"F.Bahçe bizi 50 milyon lira'dan kurtardı"
Mustafa Cengiz, Fenerbahçe'nin Tolga Ciğerci ve Serdar Aziz transferleriyle kendilerini büyük bir maliyetten kurtardıklarını söyledi
12.02.2019 00:00:00





Galatasaray'da devre arasında transfer edilen Mbaye Diagne, Kostas Mitroglou, Christian Luyindama, Marcao, Semih Kaya ve Emre Taşdemir için imza töreni düzenlendi. Törende ilk olarak söz alan Mustafa Cengiz, "Bazı hizmetler gerçekten maddiyatla izah edilemez, bunun tek açıklaması arma sevdası, arma aşkıdır" diye konuştu
Transferlerin ardından söz alan başkan Mustafa Cengiz şunları söyledi: "Finansal Fair-Play içerisindeyiz. Efektif olarak da reel olarak ilk defa kâra geçtik. En yakın rakiplerimizle ciddi bir farka geçtik. İnşallah bütün kulüplerimiz kâra geçer. Biz kâra geçtiğimizde bunu övünme, diğer takımları yerme anlamında söylemiyoruz. Biz istenen noktaya doğru gidiyoruz, daha iyi olacağını da umut ediyoruz."
Cengiz'in açıklamalarından önemli diğer detaylar ise şu şekilde: "Galatasaray Spor Kulübü, taraftarıyla var. Sosyal camiayı oluşturan değerler vardır. Aidiyet, sahiplenme, vefa, teşekkür şeklinde. Taraftarımız, 14 Şubat'ı hedeflediler biliyorum, GS Store'lara hücum etsinler. Ne var ne yok alsınlar! Benim istediğim model değil demesinler. Silgi de olsa kalem de olsa alsınlar. Kendilerinde olmayan bedeli, bir taraftar hediye etsin. Benfica'yı 14 Şubat'ta ağırlayacağız, o gün store'lara hücum etmelerini bekliyoruz. Bir görevimizi yaptık, destek bekliyoruz. Taraftarımızdan maddi ve manevi olarak desteklemelerini bekliyoruz."
"197 locadan 43'ü boş. Locaların hızlı alınmasını, var olan localarımızın yenilenmesini istiyoruz. Trabzonspor maçında izlediniz, planet ötesi müthiş bir futbol oynadık. Bu takımı izlemek hak edilir."
"Dünya dijitalleşmeye gidiyor. Özellikle YouTube kanalına destek bekliyoruz. Oraya yapılan aboneler bize gelir getirecek ve istediğimiz efektif iletişimi sağlayacak. Lütfen kanala abone olun ve Türkiye'de değil, dünyada birinci olalım."
"Trabzonspor maçı hakemle konuşuluyor, bu bizi çok üzüyor. Demokratik ortamda her şeyin konuşulması gerekir, konuşulsun. Hakemden ziyade iki güzellik vardı. Galatasaray, müthiş bir futbol oynadı, müthiş. Ben öyle gördüm. Son yılların en güzel futbolunu oynadık. Trabzonspor da aynı şekilde müthiş direnç gösterdi. En değerli anlar bence maç bittikten sonraydı. Maçın içerisinde kasıtlı tek faul olmadı, darp olmadı. Her iki takım oyuncuları maç sonrasında birbirlerine sarıldı. Avrupa'da gördüğümüz, ülkemizde de görmek istediğimiz sahneler oldu, maalesef bunu atladık. Biz kavgadan beslenmiyoruz. Ağzımızdan çıkan her lafın nerelere gideceğine dikkat etmeliyiz. Trabzonspor yöneticilerine bu konuda hak veriyorum. İnsanın canı yanınca gayet doğal. Ancak biz bunun çok fazla abartılmasını istemiyoruz."
"Aynı tepkileri biz de verdik. Ben 150 gün ceza aldım, 100 bin TL dahil, kendim ödedim. Biz neden şiddetli tepki verdik? Uluslararası maçlardan önce verdik. İlk tepkiyi niye verdik? Hakemler lehimize hata yapsın istemiyoruz. Rakip takımlar da buna lütfen inansın. Onların kötü niyetle değil, iyi niyetle davrandıklarını varsayıyor ve inanıyoruz. Biz neye tepki gösterdik? Maçtan önce açıklandı cezalar. Serdar'ın pozisyonunda VAR'a gidilmedi. Yolu bahtı açık olsun, kırmızı kart verildi ve VAR'a gidilmedi. Biz bu konuşmaların yayınlanmasını istedik. Penaltı veya değil, biz orada değildik. Siz ne konuştunuz da VAR'a gitmediniz? Biz gereğini yaptık, TFF'den resmi olarak kayıtları istedik. Aslında 15 günde vermeleri gerekirdi, vermediler. Canları sağ olsun. IFAB'a, gittik, UEFA'ya gittik. Geçen hafta yanıt verdiler. İnceliyorlarmış. Hollanda'da, İspanya'da bu yapıldı. Yayınlayın, Trabzon'daki maçı da yayınlayın. Bizim aleyhimizdeyse biz gereken söylemi yaparız. Hiç de rahatsız olmayız."
"Trabzon, futbol şehridir, çok değerli bir markadır. Yüzlerce binlerce futbolcusu vardır. Biz niye ona haksızlık yapılsın isteyelim. Oynanan oyun, müthiş bir oyundu. Maçı izlerken ben bize haksızlık yapıldığını düşündüm ama karşı takıma da haksızlık yapıldığını gördüm. Bunu değiştiremem."
"Kulüpler Birliği'nde yan yanasınız oturuyorsunuz, Moskova'da maçtayız, 'Ayrıcalık tanıyamazsınız' diye bildiri yayınladınız. Yönetimde birlikte olduğunuz insan, sizden habersizce size karşı bir eylem yaparsa bunun adı nedir? Ben koymuyorum adını. Belki o bildirideki birçok madde, bizden yana. Fakat kimse üzerine alınmadı. Çok büyük bilgi kirliliği var. O bildiriyi 17 kulüp imzalamadı. Sadece 8 kulüp imzaladı. Benim görüştüklerim, onaylamadıklarını, aceleyle imzaladıklarını söylediler. İsimlerini vermeyeceğim. İmza onayı zaten yok. Bakkalda bile defter olur, ben Kulüpler Birliği yönetimindeyim, bana nasıl sorulmadı?"
"Senfoni Orkestrası'na girecek insan mı arıyoruz, futbolcu mu arıyoruz? Allah aşkına! Galatasaray, Türkiye'yi Avrupa'da temsil ediyor. Yabancı olayı... Yabancı serbestliği yok, yabancı sınırlaması var! Yerli serbestliği var! Biz Türkiye Kupası'nda 11 yerliyle oynadığımızda kimse yazdı mı? Yazmadı. 11 yabancıyla oynayınca yazılıyor! Siz kapalı kalırsanız, bir siyasi sitemi eleştirmek istemiyorum ama Kuzey Kore olursunuz. Rekabetten korkmamanız gerekir. TFF şunu yapabilir, daha kaliteli, daha seçici oyuncular için önlemler alınabilir. Anadolu takımları müthiş güzel futbol oynuyor ve büyükleri rahatlıkla yeniyorlar. Sonuncu Akhisar bize 3 gol atmadı mı? Akhisarspor bunları yabancılarla attılar. 11 yerliyle çıkmanıza engel bir şey var mı? Niye 11 yerliyle çıkmıyorsunuz? Biz çıktık."
"Siz kural varken bunu kaldıramazsınız. En önemli şey altyapıdır arkadaşlar. Her takım 28 oyuncu bildirir. Trabzonspor ile Galatasaray, en çok genç oyuncu bildiren kulüplerdir. Altyapıda devrim yapıyoruz. Biz 8 oyuncu bildirdik TFF'ye. UEFA'ya 4 tane bildirdik. Ozan Kabak'ı kim yetiştirdi? Arkadan gelen de var. Biz bununla da övünüyoruz. Türkiye Kupası ve ligde yerli oyuncuların Galatasaray'da aldığı süre: 8224 dakika. En çok biz oynatmışız. Bu ülkeyi yerli ve yabancı diye, yabancı düşmanlığına getirmeyin olayı. Bu geri kalmış ülkelerin işidir."
"12 kulüple görüştüm, bu bildiriye karşılar. Bu bildiride bir yanlış yapıldı. İki bacaklı masa olmaz. Bu bildiriye kimse sahip çıkmadı. Kulüpler Birliği diyoruz, birlik adı üzerinde. Kendilerine yazı yazdık, 'Lütfen bu bildiriyi kaldırın' dedik. İçeriğine de yandaşız. Biz herhangi bir kulübe ayrıcalık istemiyoruz. Bize verilecek ayrıcalık bizi rahatsız eder. Rötuşlayın, tüm paydaşların katılacağı bir metin çıksın istedik, cevap vermediler. O zaman amaç başka! Sen içerisinde bulunduğun gücü, başka bir kulübün aleyhine kullanıyorsun. Düzeltsinler, biz de o düzeltilecek metne de iştirak ederiz."
"Bazı hakemlerin ısrarla aynı hataları yaptığı belirterek hakemliği bırakmalarını istedik. TFF'nin de bütün kurumlarıyla istifa etmesini istedik. Her açıklamamız da bana yol, su, elektrik olarak döndü. Ben demokratik hakkımı kullandım, istifa etmelerini talep ettim. Kulüpler Birliği resmen alenen tehdit etti, hiçbir şey olmadı. Ben de Mohaç'tan girerim Plevne'den çıkarım... Olmaz. Galatasaray'a karşı yaratılmak istenen algı ve havanın dışında bize karşı cephe görüyorum."
"Değerli rakibimiz, Serdar Aziz'den vergiler dahil 5.9 milyon euro bize bir destek sağladı. Harcamadan kurtulduk. Bunun için en zor transferimiz Serdar'dı diyebilirim. Yusuf kardeşim çok yoruldu, Yusuf'u hasta etti. Sağolsun değerli rakibimiz 5 milyon 950 bin € bize destek sağladı. Tolga Ciğerci ile birlikte 50 milyon TL'den kurtardılar. Türkiye'de ilk kez milyar lira gelire ulaşan kulüp olacağız."
"MHK'nin başına isterse en fanatik rakip taraftar başkanı olsun. Bizim maçımızı fanatik bir hakem gelsin yönetsin, beis duymayız. Göksel bey ve Trabzonspor Başkanı o bildiriyi asla imzalamadı. Kurulun başkanı kim olmuş, bizi hiç ilgilendirmiyor. Sahaya çıktığında kasıtlı şekilde bizim ya da rakibimizin aleyhine hata yapıyorsa tasvip etmeyiz ama bu konuda sorumlu TFF'dir. Semih Özsoy'a cevap vermek istemiyorum, polemik yanlış. Diagne'nin düşürülmesi de bana göre penaltı. Trabzonspor'un aleyhine de Fenerbahçe'nin de Beşiktaş'ın da Galatasaray aleyhine hatalar yapılmıştır. Biz, neden VAR'a gitmedi diye isyan ettik. Sistematik bir şey oluşmasın. Cevap verilecek bir şey değil, rakibimize saygımdan veriyorum."
Transferlerin ardından söz alan başkan Mustafa Cengiz şunları söyledi: "Finansal Fair-Play içerisindeyiz. Efektif olarak da reel olarak ilk defa kâra geçtik. En yakın rakiplerimizle ciddi bir farka geçtik. İnşallah bütün kulüplerimiz kâra geçer. Biz kâra geçtiğimizde bunu övünme, diğer takımları yerme anlamında söylemiyoruz. Biz istenen noktaya doğru gidiyoruz, daha iyi olacağını da umut ediyoruz."
Cengiz'in açıklamalarından önemli diğer detaylar ise şu şekilde: "Galatasaray Spor Kulübü, taraftarıyla var. Sosyal camiayı oluşturan değerler vardır. Aidiyet, sahiplenme, vefa, teşekkür şeklinde. Taraftarımız, 14 Şubat'ı hedeflediler biliyorum, GS Store'lara hücum etsinler. Ne var ne yok alsınlar! Benim istediğim model değil demesinler. Silgi de olsa kalem de olsa alsınlar. Kendilerinde olmayan bedeli, bir taraftar hediye etsin. Benfica'yı 14 Şubat'ta ağırlayacağız, o gün store'lara hücum etmelerini bekliyoruz. Bir görevimizi yaptık, destek bekliyoruz. Taraftarımızdan maddi ve manevi olarak desteklemelerini bekliyoruz."
"197 locadan 43'ü boş. Locaların hızlı alınmasını, var olan localarımızın yenilenmesini istiyoruz. Trabzonspor maçında izlediniz, planet ötesi müthiş bir futbol oynadık. Bu takımı izlemek hak edilir."
"Dünya dijitalleşmeye gidiyor. Özellikle YouTube kanalına destek bekliyoruz. Oraya yapılan aboneler bize gelir getirecek ve istediğimiz efektif iletişimi sağlayacak. Lütfen kanala abone olun ve Türkiye'de değil, dünyada birinci olalım."
"Trabzonspor maçı hakemle konuşuluyor, bu bizi çok üzüyor. Demokratik ortamda her şeyin konuşulması gerekir, konuşulsun. Hakemden ziyade iki güzellik vardı. Galatasaray, müthiş bir futbol oynadı, müthiş. Ben öyle gördüm. Son yılların en güzel futbolunu oynadık. Trabzonspor da aynı şekilde müthiş direnç gösterdi. En değerli anlar bence maç bittikten sonraydı. Maçın içerisinde kasıtlı tek faul olmadı, darp olmadı. Her iki takım oyuncuları maç sonrasında birbirlerine sarıldı. Avrupa'da gördüğümüz, ülkemizde de görmek istediğimiz sahneler oldu, maalesef bunu atladık. Biz kavgadan beslenmiyoruz. Ağzımızdan çıkan her lafın nerelere gideceğine dikkat etmeliyiz. Trabzonspor yöneticilerine bu konuda hak veriyorum. İnsanın canı yanınca gayet doğal. Ancak biz bunun çok fazla abartılmasını istemiyoruz."
"Aynı tepkileri biz de verdik. Ben 150 gün ceza aldım, 100 bin TL dahil, kendim ödedim. Biz neden şiddetli tepki verdik? Uluslararası maçlardan önce verdik. İlk tepkiyi niye verdik? Hakemler lehimize hata yapsın istemiyoruz. Rakip takımlar da buna lütfen inansın. Onların kötü niyetle değil, iyi niyetle davrandıklarını varsayıyor ve inanıyoruz. Biz neye tepki gösterdik? Maçtan önce açıklandı cezalar. Serdar'ın pozisyonunda VAR'a gidilmedi. Yolu bahtı açık olsun, kırmızı kart verildi ve VAR'a gidilmedi. Biz bu konuşmaların yayınlanmasını istedik. Penaltı veya değil, biz orada değildik. Siz ne konuştunuz da VAR'a gitmediniz? Biz gereğini yaptık, TFF'den resmi olarak kayıtları istedik. Aslında 15 günde vermeleri gerekirdi, vermediler. Canları sağ olsun. IFAB'a, gittik, UEFA'ya gittik. Geçen hafta yanıt verdiler. İnceliyorlarmış. Hollanda'da, İspanya'da bu yapıldı. Yayınlayın, Trabzon'daki maçı da yayınlayın. Bizim aleyhimizdeyse biz gereken söylemi yaparız. Hiç de rahatsız olmayız."
"Trabzon, futbol şehridir, çok değerli bir markadır. Yüzlerce binlerce futbolcusu vardır. Biz niye ona haksızlık yapılsın isteyelim. Oynanan oyun, müthiş bir oyundu. Maçı izlerken ben bize haksızlık yapıldığını düşündüm ama karşı takıma da haksızlık yapıldığını gördüm. Bunu değiştiremem."
"Kulüpler Birliği'nde yan yanasınız oturuyorsunuz, Moskova'da maçtayız, 'Ayrıcalık tanıyamazsınız' diye bildiri yayınladınız. Yönetimde birlikte olduğunuz insan, sizden habersizce size karşı bir eylem yaparsa bunun adı nedir? Ben koymuyorum adını. Belki o bildirideki birçok madde, bizden yana. Fakat kimse üzerine alınmadı. Çok büyük bilgi kirliliği var. O bildiriyi 17 kulüp imzalamadı. Sadece 8 kulüp imzaladı. Benim görüştüklerim, onaylamadıklarını, aceleyle imzaladıklarını söylediler. İsimlerini vermeyeceğim. İmza onayı zaten yok. Bakkalda bile defter olur, ben Kulüpler Birliği yönetimindeyim, bana nasıl sorulmadı?"
"Senfoni Orkestrası'na girecek insan mı arıyoruz, futbolcu mu arıyoruz? Allah aşkına! Galatasaray, Türkiye'yi Avrupa'da temsil ediyor. Yabancı olayı... Yabancı serbestliği yok, yabancı sınırlaması var! Yerli serbestliği var! Biz Türkiye Kupası'nda 11 yerliyle oynadığımızda kimse yazdı mı? Yazmadı. 11 yabancıyla oynayınca yazılıyor! Siz kapalı kalırsanız, bir siyasi sitemi eleştirmek istemiyorum ama Kuzey Kore olursunuz. Rekabetten korkmamanız gerekir. TFF şunu yapabilir, daha kaliteli, daha seçici oyuncular için önlemler alınabilir. Anadolu takımları müthiş güzel futbol oynuyor ve büyükleri rahatlıkla yeniyorlar. Sonuncu Akhisar bize 3 gol atmadı mı? Akhisarspor bunları yabancılarla attılar. 11 yerliyle çıkmanıza engel bir şey var mı? Niye 11 yerliyle çıkmıyorsunuz? Biz çıktık."
"Siz kural varken bunu kaldıramazsınız. En önemli şey altyapıdır arkadaşlar. Her takım 28 oyuncu bildirir. Trabzonspor ile Galatasaray, en çok genç oyuncu bildiren kulüplerdir. Altyapıda devrim yapıyoruz. Biz 8 oyuncu bildirdik TFF'ye. UEFA'ya 4 tane bildirdik. Ozan Kabak'ı kim yetiştirdi? Arkadan gelen de var. Biz bununla da övünüyoruz. Türkiye Kupası ve ligde yerli oyuncuların Galatasaray'da aldığı süre: 8224 dakika. En çok biz oynatmışız. Bu ülkeyi yerli ve yabancı diye, yabancı düşmanlığına getirmeyin olayı. Bu geri kalmış ülkelerin işidir."
"12 kulüple görüştüm, bu bildiriye karşılar. Bu bildiride bir yanlış yapıldı. İki bacaklı masa olmaz. Bu bildiriye kimse sahip çıkmadı. Kulüpler Birliği diyoruz, birlik adı üzerinde. Kendilerine yazı yazdık, 'Lütfen bu bildiriyi kaldırın' dedik. İçeriğine de yandaşız. Biz herhangi bir kulübe ayrıcalık istemiyoruz. Bize verilecek ayrıcalık bizi rahatsız eder. Rötuşlayın, tüm paydaşların katılacağı bir metin çıksın istedik, cevap vermediler. O zaman amaç başka! Sen içerisinde bulunduğun gücü, başka bir kulübün aleyhine kullanıyorsun. Düzeltsinler, biz de o düzeltilecek metne de iştirak ederiz."
"Bazı hakemlerin ısrarla aynı hataları yaptığı belirterek hakemliği bırakmalarını istedik. TFF'nin de bütün kurumlarıyla istifa etmesini istedik. Her açıklamamız da bana yol, su, elektrik olarak döndü. Ben demokratik hakkımı kullandım, istifa etmelerini talep ettim. Kulüpler Birliği resmen alenen tehdit etti, hiçbir şey olmadı. Ben de Mohaç'tan girerim Plevne'den çıkarım... Olmaz. Galatasaray'a karşı yaratılmak istenen algı ve havanın dışında bize karşı cephe görüyorum."
"Değerli rakibimiz, Serdar Aziz'den vergiler dahil 5.9 milyon euro bize bir destek sağladı. Harcamadan kurtulduk. Bunun için en zor transferimiz Serdar'dı diyebilirim. Yusuf kardeşim çok yoruldu, Yusuf'u hasta etti. Sağolsun değerli rakibimiz 5 milyon 950 bin € bize destek sağladı. Tolga Ciğerci ile birlikte 50 milyon TL'den kurtardılar. Türkiye'de ilk kez milyar lira gelire ulaşan kulüp olacağız."
"MHK'nin başına isterse en fanatik rakip taraftar başkanı olsun. Bizim maçımızı fanatik bir hakem gelsin yönetsin, beis duymayız. Göksel bey ve Trabzonspor Başkanı o bildiriyi asla imzalamadı. Kurulun başkanı kim olmuş, bizi hiç ilgilendirmiyor. Sahaya çıktığında kasıtlı şekilde bizim ya da rakibimizin aleyhine hata yapıyorsa tasvip etmeyiz ama bu konuda sorumlu TFF'dir. Semih Özsoy'a cevap vermek istemiyorum, polemik yanlış. Diagne'nin düşürülmesi de bana göre penaltı. Trabzonspor'un aleyhine de Fenerbahçe'nin de Beşiktaş'ın da Galatasaray aleyhine hatalar yapılmıştır. Biz, neden VAR'a gitmedi diye isyan ettik. Sistematik bir şey oluşmasın. Cevap verilecek bir şey değil, rakibimize saygımdan veriyorum."















































































