logo
16 EYLÜL 2026

Fenerbahçe yönetiminde çatırdama sesleri

Aziz Yıldırım'ın aldığı Kocaman, Fred ve Talisca kararları ile Lukaku transferi sonrasında rahatsız olan bazı yöneticiler, İsmail Kartal ile ilgili yaşanan sürecin ardından çıldırma noktasına geldi. Fenerbahçe Başkanının kendilerini yok saymasından ve etrafındaki 2-3 kişiyle kulübü yönetmesinden rahatsız olan bu isimler yönetimden ayrılmayı ciddi ciddi düşünüyor.

16.09.2026 12:19:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe yönetiminde çatırdama sesleri
Fenerbahçe yönetiminde çatırdama sesleri
Beşiktaş yenilgisi sonrası sesler yükseldi. Başkan Aziz Yıldırım çıktı, her yere salladı. Çok da ciddiye alınmadı. Roma beraberliğinden sonra İsmail Kartal istifa etti.






Aziz Yıldırım çıktı, "Kalacak" dedi. Dinlenmedi. Kartal ertesi gün idmana çıkmadı. Cihan Kamer ve Oğuz Çetin ikna etti. Bir sonraki gün Kartal idmanda takımın başındaydı. Sonra da Gaziantep deplasmanına Fenerbahçe, Kartal'la çıktı.






0-0'lık beraberlik geldi. Kartal kaybı zemin ve hakeme bağladı. Fenerbahçe camiası ve taraftar ikna olmadı. Herkes Aziz Yıldırım'dan bir hamle beklerken sessizlik oldu.

Aziz Yıldırım arabasına bindi, çekti, İstanbul'a geldi. Şu anda sarı-lacivertlilerde derin bir sessizlik var.






Ancak iddialara göre yönetim kaynıyor. Özellikle Yıldırım'ın çevresindeki birkaç kişi (başta Cihan Kamer) ile karar almasından rahatsızlar.

Kocaman'dan son anda vazgeçilmesi, yabancı teknik direktör isteyenlerin "Kocaman olmayacaksa yabancı olsun" sözlerini dinlemeden Kartal'ı getirmesi, Kartal'ın istememesine rağmen Fred ve Talisca'nın gönderilmesi, hatta Kartal'ın istediği Oosterwolde'un bile gönderilmek istenmesi bazı yöneticileri çok rahatsız etti.






En büyük rahatsızlıklardan birisi de Romelu Lukaku için yaşandı. İddialara göre Lukaku'nun geleceğinden habersiz olan bazı yöneticiler bu bilgi doğrulanınca çıldırdı.






Şampiyonlar Ligi'ne kalınması işleri biraz rayına sokar gibi oldu ancak son dönemde yaşananlar işleri zora soktu. İddialara göre başta Barış Göktürk olmak üzere pek çok yönetici Yıldırım ve yönetim tarzından çok rahatsız.






İstifalar ceplerde. Özellikle gelecekte başkanlık düşünen Göktürk'ün başarısız yönetimin bir parçası olmamak için istifasının cebinde olduğu iddia ediliyor. Zaten son dönemde ortalarda da görünmemeye başladı

Fenerbahçe'nin bu krizden çıkmasının tek yolu var

5 maç sonunda alınan 7, kaybedilen 8 puan... Bu durum Fenerbahçe için tam bir kriz ortamına işaret ediyor. İsmail Kartal ve Aziz Yıldırım yönetimi üzerinde sallanan giyotini bundan sonraki süreçte ancak üst üste alınacak seri galibiyetler ile Avrupa ve derbilerde yaşanacak zaferler indirebilir.
 

16.09.2026 12:50:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'nin bu krizden çıkmasının tek yolu var
Fenerbahçe'nin bu krizden çıkmasının tek yolu var
İsmail Kartal gitti, geldi. Aziz Yıldırım "kalacak" demesine rağmen kalmadı. İdmana çıkmadı, gittiğinin altını kalın kalın çizdi; sonra ertesi gün takımın başında idmana çıktı, yeniden döndü. Gaziantep maçında takımının başındaydı ancak 0-0'lık skor camianın umutlarını tuzla buz etti. İki topun direkten dönmesine rağmen beklentilerin altında kalan oyun 2 puan daha bıraktı. Fenerbahçe, 5 maçta alınabilecek 15 puanın sadece 7'sini aldı, 8'ini bıraktı.






Gidiş-geliş kriziyle sarsılan güven ortamı, alınan başarısız sonuçlarla daha da gerildi. İsmail Kartal'ın saha içindeki kararları ve otoritesi hem taraftar hem de camia nezdinde çok daha sıkı bir mercek altına alınacak.






Yönetimin de şampiyonluk yarışından erken kopma riskine karşı üzerindeki baskı katlanarak artacak. Fenerbahçe'yi önündeki haftalarda her maça "tamam mı devam mı" gözüyle bakılacak bir psikolojik süreç bekliyor.






İç saha maçlarında protestoların artması, tribünlerdeki ve sosyal medyadaki huzursuzluğun takıma ilave bir baskı oluşturması muhtemel. Bu kriz ortamından çıkışın tek yolu; takımın saha içinde net bir oyun karakteri ortaya koyarak fire vermeden bir galibiyet serisi başlatması.

Aziz Yıldırım'ın Mahmut Uslu'ya ihtiyacı var

Aziz Yıldırım'ın en büyük gücü her zaman kriz anlarındaki kararlılığı ve kulüp üzerindeki tarihsel ağırlığı olurdu. Ancak Yıldırım, ekibini istediği gibi kuramadı ve daha da önemlisi Mahmut Uslu'yu kaybetti

16.09.2026 11:10:00
Haber Merkezi
 
Aziz Yıldırım'ın Mahmut Uslu'ya ihtiyacı var
Aziz Yıldırım'ın Mahmut Uslu'ya ihtiyacı var
Yıldırım'ın en büyük gücü her zaman kriz anlarındaki kararlılığı ve kulüp üzerindeki tarihsel ağırlığı olurdu. Ancak ekibini istediği gibi kuramadığı için ve daha da önemlisi Mahmut Uslu'yu kaybettiği için, üstüne üstlük üslubunu da dijital çağın gerçeklerine adapte etmeyince her seferinde 'rüzgara karşı konuşmak' zorunda kalan eski bir tüfek haline gelmiş durumda.






Aziz Yıldırım eskiden çıkıp konuştuğunda ya da sessiz kaldığında futbol kamuoyunda yer yerinden oynardı... Son dönemde Aziz Yıldırım çıkıyor konuşuyor ama adeta balona üflüyor.






Öyle ki Kadıköy'de kaybedilen Beşiktaş derbisinden sonra yaptığı açıklama bırakın ses getirmeyi, 1 saat sonra unutuldu gitti bile.






Roma maçından sonra yaptığı açıklama ise daha da vahimdi. Öyle ki İsmail Kartal için "İstifa mistifa yok" demesine rağmen "camianın evladı" denilerek getirilen Kartal'ı bile idmana çıkaramadı.






Yıldırım'ın sözünün bu kadar "havada" kalmasıyla ilgili ilgi çekici bir iddia var. O da yanına yönetici olarak aldığı isimlerin kendisine hiç destek atmaması.






Özellikle Yıldırım'ın Mahmut Uslu'yu kaybettikten sonra tamamen tek başına kaldığı; bir şeyler beklediği Cihan Kamer'in (açıklamaları ters tepiyor), Barış Göktürk'ün (başkan adaylığı için zemin hazırlamak adına sessiz kalıp görünmez olduğu iddia ediliyor) sessizliğe gömüldüğü iddia ediliyor.






Eski dönemde Aziz Yıldırım'ın az ama tam zamanında konuşması açıklamalarını olay haline getirirdi. Son dönemdeki sık açıklama trafiği, "mesajın değerini" düşürdü. Yıldırım'ın ilk olarak sessizliğe çekilmesi ve yalnızca kırılma anlarında sahneye çıkması gerekiyor gibi duruyor. Ancak hem Beşiktaş derbisi hem de Roma maçından sonraki açıklamalar zorunlu gibiydi.






Mahmut Uslu gibi "siper olacak", Yıldırım'ın üzerindeki reaksiyonu emip kamuoyu önünde sert çıkışları üstlenecek bir kurmay eksikliği çok net ortada.

Trabzonspor'un Mendy ve Bouchouari kararının bedeli 5 milyon Euro

Trabzonspor yönetimi Batista Mendy ve Bouchouari'yi ne Sevilla ya da Nice'e kiralık gönderdi ne de sattı

16.09.2026 10:21:00
Haber Merkezi
 
Trabzonspor'un Mendy ve Bouchouari kararının bedeli 5 milyon Euro
Trabzonspor'un Mendy ve Bouchouari kararının bedeli 5 milyon Euro
Trabzonspor yönetimi Batista Mendy ve Bouchouari'yi ne Sevilla ya da Nice'e kiralık gönderdi ne de sattı. Sonunda ikisi de elde kaldı. TFF'ye tescil edilmedikleri için sezon sonuna kadar sadece Türkiye Kupası maçlarında oynayabilecek iki oyuncu için kasadan en az 4-5 milyon euro ödeme çıkacak.






Trabzonspor yönetimi Fatih Tekke'nin prensi olarak gelen ancak hayal kırıklığı yaşayan Benjamin Bouchouari ile Tekke'nin geçen sezon kiralık olarak gönderilmesini istediği Batista Mendy'yi kadroya yazmadı. İki oyuncu ancak yeni gelen teknik direktör Thomas Reis'in istemesi durumunda Türkiye Kupası maçlarında forma giyebilecek.






İşin ilginci ise Mendy'yi yaz transfer döneminde Sevilla geri istedi... Ancak Trabzonspor yönetimi Sevilla ile geçen sezon yapılan kiralama sözleşmesinde yer alan "opsiyonun" altına düşmedi.






Sevilla da o boşluğu Galatasaray ve Beşiktaş'ın istediği Youssouf Fofana'yı alarak doldurdu, defteri kapattı. Trabzonspor, Mendy ile baş başa kaldı.






Benzer bir durum Bouchouari konusunda yaşandı... Geçen sezon St. Etienne'den 4 milyon euroya alınan Faslıyı Nice istedi. Başkan Ertuğrul Doğan pazarlıklara devam ederken Fransız ekibi transferden vazgeçti. Bouchouari de Mendy gibi elde kaldı.






Bordo-mavili yönetim sadece Türkiye Kupası'nda oynamaları için iki oyuncuya bu yıl toplamda 4-5 milyon euro arasında maaş ödemesi yapacak. Kiralık gönderilip belki de en azından maaş yüklerinin bir kısmı eritilebilirdi. Ayrıca Mendy gibi gittiği takımda parlama ihtimali de olabilirdi.

Serdal Adalı'nın yeni yönetimi şekillendi


 
Beşiktaş’ta 4 Ekim’de yapılması planlanan olağanüstü seçimli genel kurul öncesinde Serdal Adalı’nın yönetim kurulunda ciddi bir revizyona gitmesi bekleniyor. Yönetime girecek isimler konusunda pek çok iddia var... Kimlerin kesik yiyeceği ise henüz netleşmiş değil. Ancak belki de en büyük sürpriz Hakan Daltaban'la olacak.

15.09.2026 12:22:00
Haber Merkezi
 
Serdal Adalı'nın yeni yönetimi şekillendi
Serdal Adalı'nın yeni yönetimi şekillendi

Beşiktaş'ta Serdal Adalı "beklenen" ama açıklandığı gün itibarıyla 'baskın' olarak anılan seçimle ilgili süreç yerine oturmaya başladı. Şu anki İkinci Başkan Hakan Daltaban'ın derneklerden sorumlu yönetici pozisyonuna kaydırılabileceği; İkinci Başkanlık koltuğu içinse Murat Kılıç veya Emre Tezmen isimlerinin tartışıldığı camiada yüksek sesle konuşuluyor.







Mete Düren dönüyor

Geçmiş dönemlerde de kulüpte görev almış tecrübeli yönetici Prof. Dr. Mete Düren'in yeni listede yer almasına kesin gözüyle bakılıyor.
Adalı'nın daha önceki dönemlerde birlikte çalıştığı bir diğer isim olan Doğan Küçükemre'nin de yeni yönetimin önemli isimleri arasında olabileceği konuşuluyor.
Fırat Fidan, Kemal Erdoğan, Vedat Kumuşoğlu, Mahir Kaplan, Süleyman Eren ve Coşkun Kaya listeye dahil edilmesi düşünülen isimler arasında geçiyor.







Gidecekler belirsiz

Henüz ismi doğrudan "kara listeye" alınan veya basına çizik yediği kesinleşen yöneticilerin listesi netleşmiş değil. Ancak yeni katılacak 4-5 ağır top isim nedeniyle, mevcut yönetimdeki pasif veya operasyonel yükü az olan bazı asil ve yedek üyelerin liste dışı kalacağı konuşuluyor.

Davinson Sanchez profesyonellik dersi veriyor

 
 
Galatasaray'da yaz boyunca "ha gitti, ha gidecek" denilen Davinson Sanchez, Başkan Dursun Özbek'in "Satmıyorum" demesiyle Serie A ve Premier Lig şansını belki de sonsuza kadar kaçırdı. Ancak klasik bir Latino oyuncu gibi "Küstüm, oynamıyorum" demek yerine İskandinav profesyonelliğinde "Kaldım, o zaman işimi en iyi şekilde yaparım" diyerek ders veriyor.
 

15.09.2026 12:11:00
Haber Merkezi
 
Davinson Sanchez profesyonellik dersi veriyor
Davinson Sanchez profesyonellik dersi veriyor

Galatasaray'ın yıldız ismi Davinson Sánchez yaz boyunca ortalarda yoktu... Hatta Kante'nin Dünya Kupası yarı finali oynamasına; Ederson'un bile "Dönmeyeceğim" demesine rağmen, Brezilya, Kolombiya'dan sonra elenmiş olsa da Ederson daha erken döndü. Ancak Davinson Sánchez herkesten sonra geldi. Öyle geç geldi ki ilk resmi maçına hiç hazırlık maçında oynamadan çıktı. Çünkü Kolombiyalı stoper, Dünya Kupası'na gitmeden önce yönetimden "İyi teklif gelirse gideyim" sözü almıştı.







Satış Özbek'ten döndü

Galatasaray, aslında Davinson ve menajerine göre iyi teklifler de aldı. Ancak Başkan Dursun Özbek satışı engelledi. Çünkü önerilen, masaya getirilen Fikayo Tomori'nin Davinson'un ikamesi olmadığı, çok güvendiği danışmanları tarafından kendisine iletildi.







Küsmedi, oynadı

Böyle bir durumda pek çok oyuncu, özellikle de Latin oyuncular küser; Como'ya gidip Serie A'da ya da Bournemouth'a gidip Premier Lig'de oynamadığı için "mızıkçılık" yapardı. Ancak Davinson, üst düzey bir İskandinav profesyoneli gibi davrandı. Hiç sorun çıkarmadı. İlk 5 haftanın en iyileri arasına girmeyi başardı.







Kilit oyuncu

İkili mücadelelerde yüzde 58, zeminde yüzde 65 ve hava topunda yüzde 55 başarı oranının yanı sıra maç başına 3.4 hava topu kazanması da Davinson'un ceza sahası savunmasındaki caydırıcılığının kanıtı.

Maç başına 7.8 tehlike engelleme ve 3.8 top geri kazanım; pozisyon bilgisinin ve sezgilerinin yüksek olduğunu, tehlikeyi büyümeden sezip bertaraf ettiğinin en net ifadesi.
Başarılı top sürmede yüzde 100 oran (0.4) ve 32.0 km/h maksimum (bu hızla koşsa, 100 metreyi 11.25 saniyede tamamlar) hız, topu geriden ileriye taşıma ve arkaya kaçan topları yakalama konusundaki atletik kapasitesini öne çıkarıyor.

Beşiktaş'ın Marsilya'yı imha planı

Beşiktaş'ın sahadaki pas kalitesini ve oyun aklını skora dönüştürdüğü takdirde Marsilya karşısında UEFA Avrupa Ligi'nde sahasında 3 puanla tanışması hiçten bile değil. Italiano'nun UEFA Avrupa Ligi'ndeki Marsilya eşleşmesine yönelik kurabileceği oyun planı ve stratejik şifreleri ise gazetemiz editörleri derledi

15.09.2026 11:31:00 / Güncelleme: 15.09.2026 11:44:56
Haber Merkezi
 
Beşiktaş'ın Marsilya'yı imha planı
Beşiktaş'ın Marsilya'yı imha planı
Marsilya'yı yenip UEFA Avrupa Ligi'ne iddialı bir başlangıç yapmak isteyen Beşiktaş'ın planları hakkında gazetemiz editörlerinin bazı fikirleri var. Vincenzo Italiano'nun fikirlerini, oyun planını bilemeyiz tabii ki ama en azından Marsilya ve Beşiktaş'ın (liglerindeki) istatistikleri üzerinden bazı fikirler yürütebiliriz.






Italiano'nun takımı, pas kalitesi ve topa sahip olma konusunda Marsilya'dan geride değil. Beşiktaş rakipten çekinip tamamen geriye çekilmek yerine, oyunu kendi yarı sahasında ve orta blokta kontrollü yönlendirip topu tutarak Marsilya'nın ön alan baskısının direncini kırabilir.






Marsilya, kat edilen toplam mesafeden ziyade patlayıcı deparlarla ve dikine hızlı hücumlarla ivme kazanan bir takım. Beşiktaş'ın savunma arkasına sarkmalara önlem alması ve kendi hızlı kanat organizasyonları ile geçiş hücumları üzerinden Marsilya'yı gafil avlaması gerekiyor.






Beşiktaş'ın ceza sahası dışından attığı verimsiz şutlar yerine set hücumlarını ceza sahasının içine kadar taşıması şart. Italiano, hücum hattına "daha sabırlı olma" ve net pozisyon yaratma talimatı verecektir.

Salah'ın Trabzonspor'da hayal ettiği hoca: Stefano Pioli

Trabzonspor elindeki kadroya göre teknik direktör aramıyor

15.09.2026 11:23:00
Haber Merkezi
 
Salah'ın Trabzonspor'da hayal ettiği hoca: Stefano Pioli
Salah'ın Trabzonspor'da hayal ettiği hoca: Stefano Pioli
Scoutların ya da teknik ekibin değil de menajerlerin kurduğu şeklinde eleştirilerin odağındaki Trabzonspor kadrosu, eğer transferi gerçekleşirse Stefano Pioli'nin elinde başka bir futbol oynayabilir. 






Devasa fiziksel gücü ve iki süper yıldızı Salah ile Fabinho'yu merkeze koyarak takımı tamamen "geçiş futbolu ve duran top canavarına" dönüştürür. Ancak yeni transfer Franculino ve herkesin hayran olduğu Nwaiwu için zor zamanlar başlar.






Trabzonspor elindeki kadroya göre teknik direktör aramıyor... İsmi olan teknik direktörü getirip "yap ne yapabilirsen" demeyi tercih ediyor. Bordo-mavililer, hâlihazırda boşta olan teknik adamlar arasında en yüksek maaşlardan birisini talep edecek (tahminen 4-5 milyon Euro) Stefano Pioli'nin peşinde.






PIOLI TRABZONSPOR'A GELİRSE NE OLUR?

İtalyan basını çok iddialı. Peki Pioli gelirse Trabzonspor'un oyun şablonu ne olur, kimler sistemin dışında kalır, kimler yıldızlaşır?







ONUACHU PARLAR

Pioli'nin tek santrforlu yapısında Onuachu formda olduğu sürece yeni transfer Franculino kulübeye hapsolur. Djú belki bazı maçlarda skora göre kanat alternatifi olarak değerlendirilebilir.







SAVIC VE MONTELLA VAZGEÇİLMEZ OLUR

Savunma liderliğini Stefan Savić'e, hamle stoperliğini ise milli takımdaki vatandaşı Montella gibi Samet Akaydın'a vermesi muhtemel olan Pioli; Nwaiwu ve Cenk Özkaçar'ı stoper rotasyonunun gerisinde tutar.







GIROUD VE IBRAHIMOVIC ÖRNEĞİ

Pioli'nin Milan'da Olivier Giroud ve Zlatan Ibrahimović ile yakaladığı "pivot santrfor" verimi düşünüldüğünde Onuachu tavan yapar.

SALAH İYİCE COŞAR

Pioli, elit yıldızlarla çalışmayı seven ve sağ kanattan içeri katedip skor üreten oyunculara seviye atlatan bir isim. Salah, bu sistemin skor yükünü çeken ana figürüne dönüşür.







FABINHO VE ONANA FAKTÖRÜ

Pioli'nin orta alanda istediği "fiziksel yırtıcılık, alan kapatma ve baskı kırıp dikine pas atma" niteliklerine en çok uyan isim de yine yeni transfer Fabinho. Pioli geriden oyun kurarken kalecisinin risk alıp baskıyı kırmasını ister. Onana'nın ayak kalitesi, Pioli'nin geriden çıkış planlarında kilit rol oynar.

Trabzonspor'da erken seçim ufukta belirdi

Hafta sonunda Trabzonspor, sezonun kırılma maçında Galatasaray'ı konuk edecek

15.09.2026 11:15:00
Haber Merkezi
 
Trabzonspor'da erken seçim ufukta belirdi
Trabzonspor'da erken seçim ufukta belirdi
Galatasaray maçından çıkacak olumsuz bir sonuç, Ertuğrul Doğan yönetiminin "yıldız transferlerle rüzgarı arkasına alan" imajını silip yerine "bütçeyi doğru yönetemeyen ve teknik belirsizlik yaratan" bir yönetim tablosunu hâkim kılar. Bu da Trabzonspor'da "erken seçim" gündeminin masaya gelmesine neden olur.






Hafta sonunda Trabzonspor, sezonun kırılma maçında Galatasaray'ı konuk edecek... Geride kalan 5 haftada toplanabilecek 15 puanın sadece 7'sini toplayan bordo-mavililerde, Avni Aker'de oynanacak maçtan alınacak negatif bir skor pek çok şeyin değişmesi anlamına gelecek.






HÜSEYİN CİMŞİR BELİRSİZLİĞİ

Ancak zorlu maç öncesinde Trabzonspor'da ağır bir belirsizlik ortamı var. Hüseyin Çimşir yeni teknik direktör mü yoksa hâlâ nöbetçi teknik direktör mü?

Çimşir'in yerine hoca aranmaması bambaşka bir kriz. Yönetim aslında Rudi Garcia tarzında yüksek maliyetli teknik adam istemiyor ancak Çimşir ile devam etmek de risk.







ERTUĞRUL DOĞAN İÇİN KRİTİK SÜREÇ

Aslında bu dakikadan sonra Salah ve Fabinho gibi dünya yıldızlarını getiren Trabzonspor yönetimi kendi geleceğiyle de oynuyor. Çünkü bu dakikadan sonra her türlü başarısızlık yönetime yazacak. Galatasaray maçında alınacak negatif bir skor, okları Ertuğrul Doğan yönetimine çevirecek.







TRABZONZPOR YÖNETİMİNDE KRİZ İHTİMALİ

Yönetim kurulu içinde kutuplaşmalar su yüzüne çıkar. Kötü sonuçla birlikte fikir ayrılıkları basına sızmaya başlar; tepki çeken bazı yöneticilerin istifası gündeme gelebilir.

Başarısızlık durumunda transfer ve teknik heyet süreçlerini yürüten profesyoneller veya yöneticiler üzerindeki baskı artar, yönetim kendi içinde günah keçisi aramaya başlar.







MUHALEFET ATAĞA KALKAR

Bordo-mavili camiada muhalefet, yüksek maliyetli kadroya rağmen alınan başarısız sonuçları koz olarak kullanır. Tribünlerin protestosu ile birleşen muhalefet baskısı, yönetimi olağanüstü kongre kararı almaya zorlayabilir.

Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı

Italiano mevkiler arası mesafeyi daraltan "makine" gibi çalışan bir yapı kurdu... Sergen Yalçın kalsaydı bu kadronun koşu mesafeleri düşerdi; ancak Vlahović ve Trossard'ın bireysel şovlarıyla maç kazanan, daha yetenek odaklı bir Beşiktaş izlerdik.
 

14.09.2026 12:47:00
Haber Merkezi
 
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano da Sergen Yalçın gibi tempolu ve hücuma dönük futbolu benimsiyor... Ancak mantalite ve saha içi organizasyonu açısından ikili arasında dağlar kadar fark var.

İtalyan teknik adam 4-2-3-1 veya 4-3-3 dizilişini tercih eder. Takım savunmasını en önde başlatır ve top rakipteyken alanı daraltarak boğucu bir pres uygulatır.






Katı şablonlar yerine yetenekli oyunculara saha içinde özgürlük tanımayı seven Sergen Yalçın'ın ise oyuncunun bireysel kalitesini ve yaratıcılığını öne çıkaran bir anlayışı vardır.

Sergen Yalçın, orta sahada Josef örneğinde olduğu gibi alanı tek başına kapatabilen, fiziksel olarak ezici veya Atiba gibi oyunu aklıyla yönlendiren isimleri sever. Salih gibi daha düz, pres odaklı ama yaratıcılığı sınırlı pasör profil yerine topu öne taşıyabilen "8/10 numara kırılımlı" oyuncuları tercih ederdi.






Sergen Yalçın bek ve stoperlerinde macera aramaz; pozisyon bilgisi yüksek, tecrübeli ve hamleli oyuncuları ister (Rosier veya Welinton tipi). Kassoum, Yalçın'ın savunma disiplini anlayışında çabuk kulübeye çekilirdi.






Yalçın kalsaydı Ernest Poku ve İlhan Fakılı'yı geçiş hamlesi olarak görürdü. Genç ve ham oyuncular yerine bitiriciliği ve skorerliği kanıtlanmış (Ghezzal, Larin tarzı) isimleri tercih ederdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.