logo
10 AĞUSTOS 2026

Fenomen olduğu görüntüyü izinsiz kullanan firmaya milyonluk dava

İzmir'de 10 yıl önce katıldığı deve güreşi festivali sonrası alkollü olduğu için direksiyon başına geçmeyip çekiciyle eve dönen ve bu görüntülerle fenomen olan Ali Unan, videosunun izinsiz reklamda kullanıldığı gerekçesiyle bir firmaya 1 milyon TL maddi, 5 milyon TL manevi tazminat davası açtı

10.08.2026 13:32:00
İHA
 
Fenomen olduğu görüntüyü izinsiz kullanan firmaya milyonluk dava
Fenomen olduğu görüntüyü izinsiz kullanan firmaya milyonluk dava
Bayındır ilçesinde yaşayan Ali Unan isimli vatandaş, 2016 yılında Gaziemir ilçesinde düzenlenen deve güreşi festivaline katıldı. Burada arkadaşları ile birlikte alkol alan Unan, bu halde direksiyon başına geçmektense otomobili için çekici çağırdı. Bu duyarlı hareketi sonrası Unan, çekici üzerindeki otomobilinin içerisinde evine döndü. Yolculuğu öncesi, festival alanında bulunan İhlas Haber Ajansı (İHA) ekibine röportaj veren Unan'ın çekici üzerindeki ilginç görüntüsü sosyal medyada dikkat çekti. Haberin yayınlanması ile bir anda milyonlarca kez tıklanan video sayesinde Ali Unan adeta fenomen oldu.






Viral görüntüler reklam filmine konulunca şikayetçi oldu

Aradan yıllar geçmiş olsa da hala sosyal medyada en çok tıklanan videolardan biri olan Ali Unan'ın çekici üzerindeki görüntüleri, "Motovale" isimli bir şirketin reklam filminde kullanıldı. Unan, kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesi ile harekete geçerek, görüntülerini rızası olmadan izinsiz kullanan ilgili firmaya 1 milyon liralık maddi, 5 milyon liralık da manevi tazminat davası açtı. İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yapılan başvuruda, firmanın bu reklam filmiyle 'binlerce/milyonlarca kişiye ulaştığı, marka bilinirliğini artırdığı, ticari kazanç sağladığı' ifade edildi. Ali Unan'ın yakın çevresinde ve sosyal hayatında reklam videosu sebebiyle alay konusu olduğu, ağır bir ruhsal çöküntü ve utanca maruz kaldığı öne sürüldü. Yaşanan olayların ardından İhlas Haber Ajansı'na (İHA) açıklamalarda bulunan Ali Unan, bir firmanın kendisini reklam filminde izinsiz kullandığını ve bu konuda haklarının bulunmadığını ifade etti.








"Kimisi vatan kahramanı yapmış, kimisi Kaddafi'ye benzetmiş"

Yaşanan olayı tekrar anlatan ve görüntülerinin izinsiz olarak bir reklam filminde kullanıldığını ifade eden Ali Unan, "Yıl 2016 sezonun son deve güreşi Gaziemir Aktepe'de yapılıyor ve o gün biz orada arkadaşlarla bol miktarda alkol aldık. Şimdi alkol aldıktan sonra benim her zaman yaptığım bir şey var. Alkollü asla direksiyonun başına geçmem. Alo derim çekici gelir beni alır evime kadar bırakır ve o gün de aynısını yaptık. Sağ olsun İhlas Haber Ajansı bunu mükemmel bir haber haline getirdi ve bütün televizyonlara dağıttı. Yorum yapanlara da çok teşekkür ediyorum. Kimisi vatan kahramanı yapmış, kimisi Kaddafi'ye benzetmiş. Hepsine teşekkür ediyorum. Olumlu veya olumsuz yorum yapanlara. Gelelim şimdi son tarafa. Bu kadar izlenici olduğunu görünce bir firmada bunu alıp kendisine reklam filmi olarak ayarlamış, medyada paylaşmış. Benden izinsiz benim görüntümü, sesimi asla kullanamaz. Ve kullanmış. 2025'in 12 Eylül'den beri şu anda yayında. Yani bir daha 2026'da 12 Eylül geldiğinde bir yıldan beri yayında. Böyle bir şeye hakkı yok" diyerek sözlerini noktaladı.






Bozkurt'ta 5 yıl geçmesine rağmen selin acıları ilk günkü gibi taze

Batı Karadeniz'de 2021 yılında meydana gelen büyük sel felaketinde 65 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin kaybolduğu Kastamonu'nun Bozkurt ilçesinde, 5 yıl geçmesine rağmen vatandaşlar o günü unutamıyor

10.08.2026 12:50:00
İHA
 
Bozkurt'ta 5 yıl geçmesine rağmen selin acıları ilk günkü gibi taze
Bozkurt'ta 5 yıl geçmesine rağmen selin acıları ilk günkü gibi taze
Batı Karadeniz'de 11 Ağustos 2021 tarihinde meydana gelen büyük sel felaketinden en çok etkilenen yerleşim yeri Kastamonu'nun Bozkurt ilçesi olmuştu. Sel felaketinde ilçedeki onlarca bina zarar görmüş, 65 kişi hayatını kaybetmiş, 7 kişi ise kaybolmuştu. Aradan geçen 5 yıl geçmesine ve ilçenin yeniden ayağa kaldırılmasına rağmen, selin bıraktığı acılar hala ilk günkü tazeliğini koruyor.

Sel anını anlatan vatandaşlar o günü unutamadıklarını söyledi.






Selin yara izlerini vücudunda taşıyor

Sel sırasında semt pazarında esnaflık yaptığını ifade eden Mustafa Tezel, yapılan uyarılarının ardından tezgahını toplayarak evine gitmek istediğini ve selin bir anda gelmesinin ardından bir dükkana girerek kurtulduğunu dile getirdi. Mustafa Tezel, 8,5 saat sel ile verdiği mücadelenin ardından askerler tarafından sıkıştığı yerden kurtarıldığını ifade etti. Sel sebebiyle 5 arkadaşının hayatını kaybettiğini söyleyen Tezel, selin üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen vücudunda oluşan yaraların izlerini taşıyor.








"8,5 saat selle mücadele verdim"

Sel anını anlatan Mustafa Tezel, "Hanıma, 'sen hükümet konağına git, ben de meydandan eve giderim' dedim. Eve giderken Sınarcık Tepesinde bir kepçe gördüm, 'kepçenin burada ne işi var' dememe kalmadan yukarıdan aşağıya sel geldi. Sel çarparak beni yere yatırdı. Kaçacak yer aradım. Kaçarken bir dükkana girdim. Dükkana girince içeride arkadaşlar can havliyle cama vuruyorlardı. Bende demir vardı, demiri tuttum. Baktım, sel burnuma kadar gelmiş. Suya daldım, baktım ayağımdan başıma kadar sel çıkmış. Üzerimde bir gözlük, bir saat var. Selin daha eseri bacağımda duruyor. 8,5 saat mücadele verdim. Sabah ekipler geldi, 'canlı var mı' diye bağırdılar. Bizi aldılar, meydana getirdiler, battaniye verdiler. Bir süre orada yattık Süleyman Soylu, askerler geldi, Allah razı olsun. Ben böyle asker görmedim. Asker beni temsil ediyor, benim askerim. Sonra askerler gelip evlerimizi, işyerlerimiz temizlediler. Bize elimizi bile sürdürmediler. Hepsinden Allah razı olsun" dedi.








"Bir ben kaldım, bir de eşim kaldı"
Hayatını kaybeden arkadaşlarını unutamadığını belirten Tezel, "Yakınlarım, arkadaşlarım gitti. Bir ben kaldım, bir de eşim kaldı. İki kişiyiz, başka kimse yok. Pazaryerindeki arkadaşlarım hayatını kaybetti. Hala unutamadık. Selin eserini vücudumda taşıyorum. Ayağım hep yaraydı. Pantolon, gömlek, kimlik hepsi selde kayboldu. Bir saat, bir de gözlüğüm kaldı. Askerlerden Allah razı olsun, beni selden kurtardılar. Pazaryerinde esnaflardan 5 kişi hayatını kaybetti" diye konuştu.

"Arkadaşımın evindeyken bir baktım kendi apartmanım yıkıldı"

Sel felaketinde evlerinin Ezine Çayı'nın kenarında olduğunu söyleyen Kayra Uhut Turan ise, "Evimiz Ezine Çayı'nın kenarındaydı. O yüzden biz de evde sıkışmıştık. Zabıta arabası gelip anons yapıyordu. Biz evden çıkmadık. Sel bir anda geldi. Evimiz su almaya başladı. Biz de selin içine girip kaçmaya karar verdik ve dışarıya çıktık. Kapıyı sel suyundan dolayı açamıyorduk, zor açtık. Biz çıktıktan sonra bina yıkılmıştı. 8 katlı bina. Biz de selden böyle kurtulduk. Annemin bir tane baktığı yaşlı ağabey vardı, onun evine sığındık. Selin olduğu zamanı hatırlıyorum. Ben arkadaşımın evinde kendi apartmanıma bakarken yıkıldı. Sonra yeni evim TOKİ oldu. TOKİ'den çok memnunum. Yeni evim çok güzel" şeklinde konuştu.








"Allah devletimizde zeval vermesin, Bozkurt ayakta dimdik duruyor"

Sel anında yaşadıklarını anlatan Şaban Demir de, "Selin ilk zamanları kimse tam farkına varmamıştı. Belediye anons yaptı, bizi uyardılar. Ondan sonra dükkanı topladık. Tam kaçarken ben içeri girmiştim. İçeride su seviyesi yavaş yavaş yükseldi. Ben giriş kattaydım. O arada bir arkadaş da içeri girmişti. 'Üst kata çıkalım' dedim. Ben de tam çıkarken içeride su seviyesi yükseldi, benim bulunduğum kata geldi. Aradaki merdivenden üst kata çıktık. Biz kurtulduk zannettik ama maalesef su birinci katı geçti, ikinci kata kadar geldi. İş yeri ağzına kadar su doldu. Yanımdaki komşuyla beraber çıktık. Saat 11.30'da kurtulduk. Şu anda Bozkurt düzeldi. At yapısıyla, dükkanlarıyla yenilendi. Bizim o zaman dükkanımız bu şekilde değildi. TOKİ yaptı. Şu anda daha dayanıklı, daha güzel. Caddemiz de daha bir geniş" ifadelerini kullandı.

Elektronik sigaralar "daha az zararlı" değil!

Elektronik sigaralar, pazara ilk girdiklerinde geleneksel tütüne kıyasla zararsız bir "su buharı" alternatifi gibi sunulmuş olsa da, modern tıp araştırmaları bu algının büyük bir yanılsama olduğunu net bir şekilde kanıtlamıştır

10.08.2026 12:06:00
Hasan Gündoğdu
 
Elektronik sigaralar "daha az zararlı" değil!
Elektronik sigaralar "daha az zararlı" değil!
E-sigaraların çıkardığı duman bir su buharı değil; ağır metaller, kanserojen kimyasallar ve ince parçacıklar içeren karmaşık bir kimyasal aerosoldür.






Solunum yollarından hücresel boyuta kadar elektronik sigaranın vücuda verdiği zararlar:

Akciğer ve Solunum Sistemi Hasarları

EVALI (Elektronik Sigara İlişkili Akciğer Yaralanması): E-sigara kullanımına bağlı ortaya çıkan, akciğer dokularında ani ve ağır iltihaplanmayla seyreden, solunum yetmezliğine ve ölüme yol açabilen akut bir tablo.

"Patlamış Mısır Akciğeri" (Bronşiyolit Obliterans): E-sigara likitlerinde tatlandırıcı olarak kullanılan diasetil maddesinin ısıtılıp solunması, akciğerdeki en küçük hava yollarında kalıcı daralma, yara dokusu ve geri dönüşsüz tıkanıklık yaratır.

Hücresel Savunmanın Çökmesi: Buhar içindeki kimyasallar, akciğerleri enfeksiyonlara karşı koruyan makrofaj hücrelerinin yapısını bozarak zatürre ve bronşit riskini artırır.






Kalp ve Damar Sağlığı Üzerindeki Etkiler

Oksidatif Stres ve Damar Sertliği: Buharlaşan kimyasallar damar iç çeperinde (endotel) iltihaplanmaya neden olarak damar esnekliğini kaybettirir.

Ritim Bozukluğu ve Tansiyon: Sıvı içerisinde yüksek oranda bulunan sentetik nikotin; adrenalini tetikleyerek kan basıncını yükseltir, kalp hızını artırır ve uzun vadede kalp krizi ile inme (felç) riskini katlar.









Hücresel Boyut ve Kanser Riski

Toksik Dönüşüm: Likitlerdeki propilen glikol ve bitkisel gliserin oda sıcaklığında güvenli kabul edilse de, yüksek sıcaklıkta ısıtıldıklarında formaldehit (kadavra koruyucu), asetaldehit ve akrolein gibi güçlü kanserojen maddelere dönüşür.

Ağır Metal Birikimi: Isıtıcı rezistans telinden buhara sızan nikel, kurşun, krom ve kalay gibi ağır metaller akciğer dokusunda birikir.

DNA Hasarı: Yapılan araştırmalar, e-sigara buharının hücre DNA'sında kırılmalara yol açarak mutasyon ve kanser oluşumuna zemin hazırladığını göstermektedir.






Beyin ve Nörolojik Gelişim

Özellikle 25 yaş altındaki gençlerde ve ergenlerde beynin ön lob (prefrontal korteks) gelişimi devam eder. Yüksek doz nikotinin bu yaş grubunda tüketilmesi; karar verme, dikkat toplama, dürtü kontrolü ve öğrenme kapasitelerinde kalıcı bozulmalara yol açar.

Duygu durum bozukluklarını tetikleyerek anksiyete ve depresyon riskini yükseltir.

Ağız, Diş ve Ağız Florası Bütünlüğü

Tiryaki Dili (Vaper's Tongue): Aroma kimyasallarının ve sürekli sıcak buharın dildeki tat tomurcuklarını tahriş etmesi sonucu tat alma duyusunun geçici veya kalıcı olarak kaybolması.

Ağız Kuruluğu ve Diş Eti Çekilmesi: Sıvıların nem emici özelliği nedeniyle tükürük salgısı azalır; bu durum bakteriyel plak oluşumunu, diş eti iltihaplarını ve erken diş kayıplarını hızlandırır.






Üreme Sağlığı ve Hormonal Denge

Hem kadınlarda hem erkeklerde kök hücre yapısına zarar vererek sperm kalitesini ve yumurtalık rezervlerini düşürür.

Gebelik döneminde kullanıldığında plasenta kan akışını bozarak düşük, erken doğum ve bebekte gelişim bozuklukları riskini belirgin şekilde artırır.

Elektronik sigara tütünü yakmadığı için tar (katran) üretmeyebilir; ancak vücuda tamamen farklı kulvardan sentetik toksinler ve yüksek dozda bağımlılık yapıcı kimyasal sevk eden karmaşık bir risk faktörüdür.

Güngören'de 5 katlı binanın balkonu çöktü

İstanbul Güngören'de 5 katlı binanın birinci katındaki balkon, henüz bilinmeyen bir nedenle çöktü. Bina tedbir amacıyla boşaltılırken ekipler tarafından mühürlendi. Bina çevresi bariyerle kapatılarak güvenlik önlemi alındı

09.08.2026 02:40:00
İHA
 
Güngören'de 5 katlı binanın balkonu çöktü
Güngören'de 5 katlı binanın balkonu çöktü
Olay, saat 22.30 sıralarında İstanbul Güngören Akıncılar Mahallesi Üstün Sokak üzerinde meydana geldi. İddiaya göre sokak üzerindeki 5 katlı binanın birinci katındaki balkonda bilinmeyen bir nedenle çökme yaşandı.






Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken bina tedbir amacıyla boşaltılarak mühürlendi. Binanın çevresi ekipler tarafından bariyerle kapatılarak güvenlik önlemi alındı.








Konu ile ilgili konuşan Tayfun Kurt, "Bildiğim kadarıyla apartmanın balkonu çökmüş. Ama neden kaynaklandığı hakkında bilgimiz yok. Geldiğimizde o esnada binada hala oturanlar vardı. Sonrasında zaten ilgili ekiplere haber verildi. Polis, etrafı kapattı. Oturanları çıkarttı. Şimdi de önlem alıyor" dedi.

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama

Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı

03.08.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı. Şüphelinin ifadesinde cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 13'ü tutuklandı.






Olay, 24 Temmuz'da merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi 13362. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Reyhan Acar (24) sokakta bir kişinin tabancayla açtığı ateş sonucu kanlar içerisinde yere yığılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Acar, ambulansla kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti aydınlatmak için yaklaşık 750 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü mercek altına aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda saldırıyı Bilal F.'nin (24) gerçekleştirdiği belirlendi. Şüphelinin eşi Öykü F. (22) ile birlikte İstanbul'a kaçtığını tespit eden ekipler, soruşturmayı derinleştirdi. Çalışmalarda Bilal F.'nin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettiği öne sürülen 13 kişinin kimliği de belirlendi.







Yunanistan'a kaçma planı başarısız oldu

Yapılan araştırmalarda Bilal F. ile eşi Öykü F.'nin Edirne'ye giderek Yunanistan'a kaçmayı planladığı tespit edildi. Ancak polis uygulamasını fark eden şüphelilerin ayçiçeği tarlasına kaçarak izlerini kaybettirdiği, bir gece burada saklandıktan sonra yeniden İstanbul'a döndükleri öğrenildi.







Yakalanmamak için 3 saatte bir adres değiştirdi, petshopta yakalandı

Cinayet dedektifleri, şüphelilerin İstanbul Bahçeşehir'de bir sitede saklandığını belirledi. Özel Harekat polislerinin de desteğiyle düzenlenen operasyonda Öykü F. sitenin bahçesinde yakalanırken, Bilal F. adreste bulunamadı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, zanlının yakalanmamak için yaklaşık 3 saatte bir adres değiştirdiğini belirledi. İzini süren polis, Bilal F.'yi siteye yakın bir petshopta saklanırken yakalayarak gözaltına aldı.

Bilal F.'nin yakalanmasının ardından harekete geçen ekipler, şüphelinin Adana'dan kaçmasına ve İstanbul'da saklanmasına yardım ettiği belirlenen 13 kişiyi de eş zamanlı operasyonlarla gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Fırat T.'nin cinayet suçundan 39 yıl, Şeyhmus Y.'nin ise yine cinayet suçundan 37 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi.









Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdü

Emniyetteki sorgusunda Bilal F.'nin "Reyhan ile ilişkimiz vardı. Başkasıyla görüştüğünü düşündüğüm için kıskançlık krizine girdim. Bu nedenle saldırıyı gerçekleştirdim" dediği öne sürüldü.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Bilal F. ve eşi Öykü F. ile birlikte 15 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan Bilal F. ve 12 şüpheli tutuklanırken, Bilal F.'nin eşi Öykü F. ile 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.