logo
09 ŞUBAT 2026

FETÖ darbe girişiminin 7. yıl dönümü, işte 15 Temmuz'un tüm detayları

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) silahlı kalkışmasına geçit vermemek için bedenini kurşunlara siper ederek milli iradeye sahip çıkan Türk milletinin, "15 Temmuz direnişi"nin üzerinden 7 yıl geçti.

15.07.2023 09:59:00
Haber Merkezi
FETÖ darbe girişiminin 7. yıl dönümü, işte 15 Temmuz'un tüm detayları
FETÖ darbe girişiminin 7. yıl dönümü, işte 15 Temmuz'un tüm detayları
Kurulduğu günden beri, "devletin kılcal damarlarına" sızmak için her türlü yolu deneyen FETÖ, "cemaat" adı altında yaptığı hukuksuzluklar deşifre olunca 15 Temmuz gecesi darbe girişiminde bulundu.

AA muhabiri, seçilmiş hükümete karşı 7 yıl önce silaha sarılan FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminde neler yaşandığını derledi.

AK Parti'nin 1 Kasım 2015 genel seçimlerinde yüzde 49 oy oranıyla yeniden iktidara gelmesinin ardından hükümetin, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarıyla FETÖ'cü askerleri tasfiye edeceğini bilen örgüt, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, generallerin de aralarında olduğu örgüt mensubu askerlere yönelik gözaltı kararıyla sarsıldı.

Süreçte, dönemin MİT Başkanlığı Müsteşarı Hakan Fidan ile teşkilatın üst düzey görevlilerinin ifadeye çağrılması, 17/25 Aralık soruşturmaları ve MİT tırlarının durdurulması gibi kumpaslarla hükümete geri adım attıramayacağını anlayan örgüt, son çare olarak darbe yapmaya karar verdi.

Örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in, 19 Mart 2016'da kamera karşısına geçerek yaptığı konuşmanın, darbe çağrısı olduğu belirlendi. Elebaşının bu talimatının ardından Türkiye genelinde darbe hazırlıklarını tamamlayan sivil ve asker örgüt mensupları, harekete geçmek için 16 Temmuz saat 03.00'ü beklemeye başladı.

Ancak ihanet girişimine saatler kala helikopter pilotu bir binbaşı, MİT Başkanlığına giderek FETÖ'cülerin Müsteşar Fidan'ı alıkoymayı planladığını ihbar etti.

Fidan, bu bilgiyi dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'e bildirdi, daha sonra bir yardımcısını ayrıntıları aktarmak üzere Genelkurmay Başkanlığına gönderdi.

Orgeneral Güler, MİT yetkilisiyle konuştuktan sonra dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'a görüşmenin içeriğini aktardı. Bunun üzerine Akar, Türk Silahlı Kuvvetler Harekat Merkezine, havadaki araçların üslerine dönmesini, hava sahasının ise uçuşa kapatılması emrini verdi.

Ayrıca Etimesgut Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığından zırhlı araçların birlik dışına çıkarılmaması için dönemin 4. Kolordu Komutanı Korgeneral Metin Gürak'ı görevlendiren Akar, helikopter uçuşlarına karşı da dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak'ı Kara Havacılık Komutanlığına gönderdi.

Aynı saatte Orgeneral Güler'in eski Özel Kalem Müdürü Kurmay Yarbay Bünyamin Tuner, darbe girişimini sevk edecek isimlerden eski Genelkurmay Personel Plan ve Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral Mehmet Partigöç'e, MİT Müsteşarı Fidan'ın, Akar ile görüştüğünü iletti.

Akar ve Fidan'ın görüşmesi ile Çolak'ın Kara Havacılık Komutanlığına gittiği bilgisi, darbeciler arasında dolaşmaya başladı.

Darbe saati erkene çekildi

Bunun üzerine Akıncı Üssü'nde darbeyi yönetecek Adil Öksüz ve diğer sivil imamların onayıyla 16 Temmuz 03.00'te başlaması planlanan darbe girişimi 15 Temmuz saat 20.30'a çekildi.

Darbe girişimi için talimat verildikten hemen sonra Akıncı Üssü'nde toplanan Özel Kuvvetler Komutanlığından (ÖKK) seçilmiş teçhizatlı 33 bordo bereli, Genelkurmay Başkanlığı'na hareket etti.

Eski Genelkurmay Strateji Daire Başkanı Tümgeneral Mehmet Dişli, Genelkurmay Başkanı Başdanışmanı Albay Orhan Yıkılkan, Tuğgeneral Mehmet Partigöç ve Özel Kalem Müdürü Albay Ramazan Gözel, Genelkurmay Başkanlığındaki darbe girişimini organize etmek için bir araya geldi.

Mehmet Dişli, saat 21.00'de Orgeneral Akar'a darbeyi tebliğ etti. Ancak Akar'ı ikna edemeyeceğini anlayan Dişli, makam odası dışında bekleyen ekibe müdahale emri verdi. Gözel, Yıkılkan, eski emir subayı Yarbay Levent Türkkan, eski emir subayı yardımcısı Yüzbaşı Serdar Tekin ve eski Başçavuş Abdullah Erdoğan, Orgeneral Akar'ı alıkoydu.

Gecenin ilk şehidi: Bülent Aydın

Karargahtaki darbecilerin talimatı üzerine Polatlı'da konuşlu 58. Topçu Tugay Komutanı eski Tuğgeneral Murat Aygün, Ankara'nın kritik noktalarını kontrol altına almak için aralarında füze rampa sistemlerinin de bulunduğu araçların kışladan çıkarılmasını emretti.

Genelkurmay Başkanlığı Mesaj ve Evrak Dağıtım Sistemi (MEDAS) üzerinden "Hazırlık İkazı ve Birlik İntikali" başlıklı ihanet girişiminin ilk bildirisi gönderildi.

Darbeciler Partigöç ile Turhan'ın imzasını taşıyan sözde sıkıyönetim atama listesi, MEDAS üzerinden birliklere gönderildi. Bu mesajdan sonra darbeciler, şehirlerin kritik yol ve kavşakları ile kamu kurumlarının işgali için aynı sistem üzerinden "Zırhlı Muharebe Aracı İntikali" konulu ikinci emri yayımladı.

MEDAS üzerinden ardı ardına mesaj gönderen darbeciler, saat 21.53'te kışla dışındaki askerlerin birliklerine katılması emrini verdi. Bunun üzerine harekete geçen darbeciler, Kağıthane'deki "İstanbul'un gören gözü" olarak bilinen Afet Koordinasyon Merkezi'ni (AKOM) işgal etti.

Kara Kuvvetleri Komutanı Çolak'ın koruma Astsubayı Bülent Aydın, Genelkurmay Başkanlığı Karargahı'nda darbecilerce şehit edildi ve Aydın, 15 Temmuz'un ilk şehidi olarak kayıtlara geçti.

Darbe girişimine karşı ilk soruşturma

Akıncı Üssü'nden havalanan F-16'lar Ankara üzerinde alçak uçuşa başladı. Askeri hareketliliğe ilişkin gelişmeler, haber kanallarına saat 22.28'de yansıdı. Televizyonlar, İstanbul Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinden geçişlerin askerlerce engellendiğini "son dakika" olarak duyurdu.

Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, saat 23.02'de NTV'ye telefonla bağlanarak, "Milleti temsil eden hükümet iş başındadır. Bu kalkışmayı yapanlar, bu çılgınlığı yapanlar, bu kanunsuz eylemin içerisinde olanlar en ağır şekilde bedelini ödeyeceklerdir." dedi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, saat 23.05'te darbe girişimine ilişkin soruşturma başlattı.

Kritik kurumlar bombalandı

Darbeci pilotlar, Gölbaşı'ndaki Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Daire Başkanlığı'na, ardından Özel Harekat Başkanlığı'na saldırdı. Ayrıca darbecilerin kontrolündeki helikopterler, Yenimahalle'deki MİT yerleşkesini taradı. Eski Yarbay Ümit Gençer, TRT'yi işgal ederek darbe bildirisini okuttu.

Direniş fişeğini ateşleyen açıklama

Saat 00.24'ü gösterdiğinde CNN Türk'e bağlanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, darbe girişiminin seyrini değiştiren tarihi konuşmasını yaptı ve "Milletimizi meydanlara davet ediyorum." çağrısında bulundu.

Jandarma Genel Komutanlığı Karargahı önünde darbecileri protesto eden vatandaşlara helikopterden açılan ateş sonucunda 9 kişi şehit oldu, onlarca kişi yaralandı.

Darbeci pilotlar Mehmet Yurdakul ve İlhami Aygül saat 00.56'da Ankara Emniyet Müdürlüğü'nü, yaklaşık 10 dakika sonra eski pilot Mustafa Özkan burayı ikinci kez bombaladı.

Halisdemir, darbeci generali vurdu

Diyarbakır'dan bir tabur bordo bereli askerle havalanan darbeci Tuğgeneral Semih Terzi'nin uçağı Etimesgut Havalimanı'na saat 01.13'te indi.

Dönemin Özel Kuvvet Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı, telefonla ulaştığı emir Astsubayı Ömer Halisdemir'den, Terzi'yi etkisiz hale getirmesini istedi.

Komutasındaki askerlerle Etimesgut Özel Hava Alay Komutanlığı'na gelen Terzi, saat 02.14'te ÖKK'nın emir komutasını almak için helikopterle Gölbaşı'ndaki karargaha gitti. Karargah giriş kapısına kadar gelen Terzi, kahraman Astsubay Ömer Halisdemir tarafından vurularak etkisiz hale getirildi. Halisdemir, Terzi ile Diyarbakır'dan gelen askerlerden bazılarının açtığı ateşle şehit oldu.

Meclis bombalandı

Genelkurmay Başkanlığı Karargahı'nın önünde darbe girişimini protesto eden vatandaşlardan 36'sı şehit edildi.

Vatandaşların direncini kırmak için her türlü yola başvuran darbeciler, bu kez Meclis'i hedef aldı. Eski pilotlar Hasan Hüsnü Balıkçı ve Uğur Uzunoğlu'nun kullandığı F-16'dan Meclis'e atılan bombayla 32 kişi yaralandı.

Vatandaşlarca işgalden saat 03.00'te kurtarılan TRT normal yayınına dönerken darbeciler polise teslim edildi.

Darbeci pilot Hüseyin Türk, televizyon yayınlarını kesmek için saat 03.14-03.19'da TÜRKSAT tesislerine dört bomba attı.

Saatler ilerledikçe Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısıyla vatandaşların alanları doldurması darbecileri iyice panikletti.

İstanbul Atatürk Havalimanı Kontrol Kulesini işgal eden darbeciler, polis özel harekat ekiplerince etkisiz hale getirildikten hemen sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı taşıyan ATA uçağı piste teker bastı. Erdoğan'ı havalimanında binlerce vatandaş karşıladı.

İstanbul'daki gelişmenin ardından TBMM bir kez daha darbecilerin saldırısına maruz kaldı.

Eski pilot yüzbaşı Hüseyin Türk, saat 03.24 ve 03.25'te F-16 uçağıyla TBMM'yi ikinci kez bombaladı.

Sokaklarda vatandaşların, kışlalarda ise vatansever askerlerin darbecilere karşı mücadelesi devam ederken saat 04.00'te Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "FETÖ ile irtibatlı yargı görevlileri", "sözde Yurtta Sulh Konseyi üyeleri" ile "darbe teşebbüsüne katılanlar" hakkında gözaltı kararı verdi.

Darbeciler için yolun sonu göründü

Saat 06.19'da eski pilot üsteğmen Müslim Macit, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Kavşağı'na iki bomba attı. Saldırıda 15 vatandaş şehit oldu, 7 kişi yaralandı.

Jandarma Genel Komutanlığı'nda alıkonulan TEM Daire Başkanı Turgut Aslan ile koruması Hasan Gülhan, elleri ve gözleri bağlı halde bina dışına çıkarılarak, darbeci Albay Erkan Öktem tarafından başlarından vuruldu. Aslan ağır yaralanırken, Gülhan şehit oldu.

Başbakan Yıldırım, Korgeneral Ziya Kemal Kadıoğlu'na darbecilerin kontrolündeki uçakları düşürme yetkisi verdi.

Girişimin başarısız olduğunu anlayan İstanbul Boğaziçi Köprüsü'ndeki darbeciler, teslim oldu.

Saat 08.26'yı gösterdiğinde darbecilerin alıkoyduğu Genelkurmay Başkanı Akar, Akıncı Üssü'nden helikopterle Çankaya Köşkü'ne götürüldü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Milli Savunma Bakanı Fikri Işık'ın talimatıyla uçakların kalkış yapmasını engellemek için Akıncı Üssü ana pisti vuruldu.

Saat 12.57'de Başbakan Yıldırım, Bakan Işık ve Genelkurmay Başkanı Akar ile Çankaya Köşkü'nde düzenlediği basın toplantısında darbe teşebbüsünün bastırıldığını açıkladı.

Böylece Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde, milletin gayreti ve vatansever güvenlik güçleri sayesinde 15 Temmuz 2016'da gerçekleştirilen ihanet girişimine geçit verilmedi ve asker sivil 252 kişinin örgüt mensuplarınca şehit edildiği darbe girişimi, tüm yurtta yaklaşık 21 saatte kontrol altına alındı.

Darbe girişiminde, yaklaşık 9 bin askeri personel, 35 uçak, 37 helikopter, 74'ü tank 246 zırhlı araç ve 4 bine yakın hafif silah kullanıldığı kayıtlara geçti.

Gözaltına alınan İmamoğlu'nun korumasına adli kontrol

Ekrem İmamoğlu'nun koruması B.K. hakkında, "yolsuzluk" soruşturmasına ilişkin adli kontrol kararı verildi

 

09.02.2026 15:24:00
Anadolu Ajansı
Gözaltına alınan İmamoğlu'nun korumasına adli kontrol
Gözaltına alınan İmamoğlu'nun korumasına adli kontrol

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun koruması B.K. hakkında, "yolsuzluk" soruşturmasına ilişkin adli kontrol kararı verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca İBB'ye yönelik yürütülen "yolsuzluk" soruşturması kapsamında, İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 7 Şubat'ta gözaltına alınan B.K'nin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheli, sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Savcılıkta ifade veren B.K, yurt dışı çıkış yasağı ve imza şeklindeki adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Hakimlik, B.K. hakkında adli kontrol kararı verdi.

Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye

Meclis lokantasında stajyer kız öğrencilere yönelik cinsel taciz skandalında tutuklu dört sanık tahliye edildi. Mahkeme “kaçma şüphesi yok” diyerek serbest bıraktı. Dava 15 Mayıs 2026 tarihine ertelenirken kamuoyu karara tepki gösterdi

09.02.2026 15:18:00
Haber Merkezi
Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye
Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) lokantasında çalışan personelin stajyer öğrencilere yönelik cinsel taciz iddialarıyla ilgili dava, kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı.

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, bugün tutuklu dört sanığın tahliyesine karar verildi. Sanıklar hakkında "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlamalarıyla 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor. Duruşma, 15 Mayıs 2026'ya ertelendi.

Mağdurlar 18 yaşın altında

Olay, 2024-2025 eğitim öğretim döneminde TBMM'de staj yapan lise öğrencilerinin şikayetiyle ortaya çıktı. İlk şikayet, D.K. isimli öğrenci tarafından 4 Aralık 2025'te Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü'ne yapıldı.

Öğrenci, Meclis lokantasında görevli Halil İlker Güner'in kendisine cinsel tacizde bulunduğunu iddia etti. Soruşturma kapsamında, benzer iddialarla dört mağdur öğrenci daha tespit edildi.

Sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven ve Ramazan Çetin hakkında iddianame hazırlandı. Sanıklar, stajyerlerin 18 yaşından küçük olması nedeniyle çocuklara yönelik suçlamalarla yargılanıyor.

Adli kontrol şartı uygulandı

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşması bugün yapıldı. Tutuklu sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu ve Recep Seven ile tutuksuz sanık Ramazan Çetin duruşmaya katıldı. Duruşmada, sanıkların ifadeleri alındı ve mağdurların beyanları değerlendirildi. Mahkeme, tutuklulukta geçen süreyi ve sanıkların kaçma şüphesinin bulunmamasını gerekçe göstererek tahliye kararı verdi. Bu karar, adli kontrol şartıyla uygulandı.

Sanıklar pişman olduklarını söyledi

Duruşmada sanıklar pişmanlıklarını dile getirdi. Sanık İbrahim Beşlioğlu, mağdura mesaj attığını kabul ederek "Çok pişmanım, boşluğuma geldi" ifadesini kullandı. Diğer sanıklar da benzer şekilde tahliye talebinde bulundu. İddianamede, sanıkların sistematik taciz iddialarıyla suçlandığı belirtiliyor, ancak sanıklar suçlamaları kısmen reddetti.

Tutuklu sanık kalmadı

Mahkeme heyeti, ara kararında tüm tutuklu sanıkların tahliyesine hükmetti. Gerekçe olarak tutukluluk süresi ve kaçma riskinin olmaması gösterildi. Duruşma, delillerin incelenmesi ve tanık beyanlarının tamamlanması için 15 Mayıs 2026'ya ertelendi. Bu kararla birlikte davada tutuklu sanık kalmadı.

Karar, sosyal medyada ve kamuoyunda tepkilere neden oldu. Sosyal medya hesabı X platformunda paylaşılan gönderilerde, tahliye kararının mağdurların adalet beklentisini zedelediği yorumları yapıldı.

Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede

İsrail İstihbarat Servisi Mossad'a çalıştıkları gerekçesiyle gözaltına alınan Mehmet Budak Derya ile Veysel Kerimoğlu adliyeye sevk edildi

 

09.02.2026 12:04:00
Anadolu Ajansı
Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede
Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede

Bir süredir takip altında olan ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün ortak operasyonu sonucu yakalanan Derya ve Kerimoğlu'nun İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Vatan Caddesi yerleşkesindeki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen 2 şüpheli, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Ne olmuştu?

MİT tarafından bir süredir takip altında olan şirket sahibi Mehmet Budak Derya, yanında çalışan Veysel Kerimoğlu'nun İsrail İstihbarat Servisi Mossad'a bilgi aktarımı yaptığı belirlenmişti.

Derya'nın, Kerimoğlu vesilesiyle Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini artırdığı, İsrail'in Orta Doğu ülkelerine yönelik politikalarına muhalif Filistinliler ile sosyal ve ticari ilişkilerini geliştirerek topladıkları bilgileri İsrail servisine aktardığı tespit edilmişti.

İsrail istihbaratı ile 2013'te başlayan ilişkisini bugüne kadar sürdüren Derya'nın bu süreçte "Luis, Jesus/Jose, Dr.Roberto/Ricardo, Dan/Dennis, Mark, Elly/Emmy ve Michael" kod adlı birçok istihbaratçı ile çeşitli Avrupa ülkelerinde üçüncü ülke görüşmeleri gerçekleştirdiği anlaşılmıştı.

İsrail servisi ile kriptolu bir haberleşme sistemiyle iletişim kuran Derya'nın, Mossad mensuplarının talimatları doğrultusunda Türkiye ve diğer ülkelerden SIM kartları, internet modem ve router cihazları satın alarak, bunların şifre, seri numarası, üretim ve MAC adresleri gibi bilgilerinin yer aldığı etiketlerin fotoğraflarını muhataplarına ilettiği belirlenmişti.

Derya'nın Mossad görevlileri ile ocak ayında yaptığı son görüşmede paravan firma için gereken banka hesabının oluşturulması, internet sitesinin tasarlanması ve sosyal medya hesaplarının açılması gibi işlemler ile ortaklık yapılacak firmalara dair araştırmaların ele alındığı tespit edilmişti.

Çalışmaların tamamlanmasının ardından Derya ve Kerimoğlu, MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İstanbul'da 6 Şubat'ta gözaltına alınmıştı.

İTEO yeni başkanı İsmet Dalcı oldu

Uzun yıllardır Eyüp Aksu’nun yönettiği İstanbul Taksiciler Esnaf Odası’nda büyük değişim! İsmet Dalcı, 2 bin 455 oyla zafer kazandı, Aksu’nun dönemi sona erdi. Esnaf odaklı şeffaf yönetim ve komisyon sınırlamaları vaadiyle yeni bir sayfa açılıyor

08.02.2026 22:00:00
Haber Merkezi
İTEO yeni başkanı İsmet Dalcı oldu
İTEO yeni başkanı İsmet Dalcı oldu
İstanbul Taksiciler Esnaf Odası (İTEO) Başkanlığı seçimlerinde İsmet Dalcı zafer kazandı. Yaklaşık 20 bin plaka sahibini temsil eden odada, iki dönemdir başkanlık yapan Eyüp Aksu'nun dönemi sona erdi. Seçim, 8 Şubat 2026 Pazar günü Haliç Kongre Merkezi'nde yoğun katılım ile gerçekleştirildi.

Seçim süreci ve adaylar

İstanbul Taksiciler Esnaf Odası'nın olağan genel kurulu, taksi sektörünün uzun süredir beklediği bir değişim fırsatı olarak görüldü. Seçime üç aday katıldı: 

- Mevcut Başkan Eyüp Aksu (yeniden aday), 

- İsmet Dalcı (değişim ve şeffaflık vurgusuyla öne çıkan aday), 

- Davut Hanoğlu. 

Seçim öncesi dönemde İsmet Dalcı, "RANT DEĞİL, ESNAF KAZANACAK" sloganıyla kampanya yürüttü. Dalcı, taksi plakalarının değer kaybı, uygulama firmalarının yüksek komisyonları, SGK mevzuatındaki mağduriyetler ve oda yönetiminin şeffaflığı gibi konuları sıkça gündeme getirdi. Eyüp Aksu ise iki dönemlik yönetiminin devamını savunmuştu.

Seçim sonuçları

Yoğun katılımlı genel kurulda kullanılan oylar sonucunda net sonuçlar şöyle açıklandı: 

- İsmet Dalcı: 2455 oy 

- Eyüp Aksu: 1471 oy 

- Davut Hanoğlu: 74 oy 

Bu sonuçlarla İsmet Dalcı, taksi esnafının büyük çoğunluğunun desteğini alarak yeni başkan seçildi. Eyüp Aksu'nun yönetimi ise genel kurulda ibra edilmedi.

Eyüp Aksu döneminin sonu

Eyüp Aksu, uzun yıllardır İstanbul taksiciliğini temsil eden odanın başında bulunuyordu. Döneminde taksi ücretlerindeki zam talepleri ve sektördeki bazı uygulamalar tartışma konusu olmuştu. Seçim sürecinde ise yönetiminin bazı kararları (örneğin taksi aplikasyonu satışıyla ilgili iddialar) ve Ticaret Bakanlığı müfettiş raporlarında belirtilen fazla maaş ödemeleri gibi konular gündeme gelmişti. Seçimin ardından Eyüp Aksu dönemi resmen sona erdi ve yönetim değişikliğiyle yeni bir sayfa açıldı.

İsmet Dalcı'dan ilk mesajlar ve beklentiler

Yeni Başkan İsmet Dalcı, Nevşehirli kökenli bir isim olarak esnaf arasında tanınıyor. Seçim zaferinin ardından tebrik mesajları yağarken, Dalcı'nın vaatleri arasında şunlar öne çıkıyor: 

- Uygulama firmalarına komisyon üst sınırı getirilmesi, 

- Taksiciye özel SGK düzenlemeleri, 

- Oda kaynaklarının şeffaf kullanımı ve esnaf odaklı projeler (örneğin İTEO'ya ait uygulama devreye sokulması), 

- Plaka değerlerinin korunması ve taksicilik itibarının yeniden yükseltilmesi. 

Dalcının "esnafın emeğini ve yatırımını koruma" odaklı vizyonu, sektörde değişim beklentisini artırıyor.

Sektör için ne anlama geliyor?

İstanbul'da taksi taşımacılığı, trafik yoğunluğu, korsan taşımacılık, dijital uygulamalar ve ücret düzenlemeleri gibi sorunlarla boğuşuyor. Yeni yönetimin bu kronik sorunlara çözüm üretmesi, hem esnaf hem de yolcu açısından kritik önem taşıyor. İsmet Dalcı'nın başkanlığı, uzun süredir devam eden Eyüp Aksu yönetiminden sonra taksi sektöründe yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

Ağrı ve Iğdır'da tefecilik operasyonu: 19 gözaltı

Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesi ve Iğdır'da tefecilere yönelik düzenlenen operasyonda 19 kişi gözaltına alındı

08.02.2026 11:33:00
İhlas Haber Ajansı
Ağrı ve Iğdır'da tefecilik operasyonu: 19 gözaltı
Ağrı ve Iğdır'da tefecilik operasyonu: 19 gözaltı
Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesi ve Iğdır'da tefecilere yönelik düzenlenen operasyonda 19 kişi gözaltına alındı.



Ağrı Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince tefecilik suçuyla mücadele kapsamında çalışma yürütüldü.



Bu kapsamda Doğubayazıt ilçesinde 6 ikamet ve 3 iş yeri ile Iğdır'da 1 ikamet olmak üzere toplam 10 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonlarda 1 milyon lira nakit para ve 2 ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Gözaltına alınan 19 şüpheli hakkında adli makamlarca tahkikat başlatıldı.

Viyana’da iktisat tarihi yeniden şekilleniyor

 
 
Prof. Dr. Haydar Baş'a ait Milli Ekonomi Modeli, Viyana Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen uluslararası kongre ile 11. kez dünya gündeminde… İki gün sürecek kongrenin ilk gününde 7 ayrı oturumda tebliğ sunan 36 akademisyen, dünya ekonomisinde yaşanan daralma ve büyük krize karşı Milli Ekonomi Modeli'nin getirdiği çözüm ve önerileri masaya yatırdı.

07.02.2026 19:38:00 / Güncelleme: 07.02.2026 19:46:33
ÖNDER YILMAZ
Viyana’da iktisat tarihi yeniden şekilleniyor
Viyana’da iktisat tarihi yeniden şekilleniyor

11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi Avusturya'nın Başkenti Viyana'da gerçekleştiriliyor. Prof. Dr. Haydar Baş'a ait olan model için düzenlenen uluslararası kongreye Viyana Teknik Üniversitesi ev sahipliği yapıyor. Uluslararası Bağımsız Ekonomi Modeli Birliği (UBEM) tarafından düzenlenen kongre Avusturya Viyana Teknik Üniversitesi ve Viyana Bilim Kulübü, Malezya Taylor Üniversitesi ve Bosna - Hersek Zenica Üniversitesi katkılarıyla gerçekleştiriliyor.

MEM insan merkezli bir sistem

21 ülkeden 50'yi aşkın iktisatçı ve akademisyenin katıldığı kongre sinevizyon gösterisi ve UBEMB Başkanı Harun Kayacı'nın açış konuşmasıyla başladı.
Kayacı şunları söyledi: "Küresel sistem, sistemin içinde kalmak koşuluyla yapılan her türlü eleştiriye ve çözüme açıktır. Tek istenen günün sonunda mevcut geminin içinde bulunarak yerini almaktır. Tam da bu noktada Prof. Dr. Haydar Baş, küresel sistemin dışına çıkarak, tüm insanlığın barış ve esenlik içinde yaşayabileceği bir model, yeni bir gemi inşa etmiştir.
Sayın Baş'ın Sistemi (MEM) insan merkezli bir sistemdir. Sayın Baş'a göre insan, ekonominin temelini oluşturur. Onun için ekonomi ve devlet insana hizmet etmek için vardır. Sayın Baş'a göre ekonomik başarının kriteri, insanın onurlu yaşamına sağladığı katkı oranındadır. Haydar Baş'ın sisteminin matematiği, insanın/bireyin ekonomik bağımsızlığı üzerine
inşa edilmiştir. Sayın Baş'ın sosyal devlet tanımı, vatandaşından topladığı vergilerden daha fazlasını hizmet olarak verebilendir.
MEM; kaynaklara, devlete, paraya, makro ve mikro ekonomiye getirdiği özgün yaklaşımlarıyla, gelir dağılımında adaleti sağlayacak, tam istihdamı gerçekleştirecek, milli paraları devreye koyarak borçlanmadan sürekli büyümeyi ve bireyin ekonomik bağımsızlığını sağlayacak sistemdir."

Milli Ekonomi Modelinin sosyal devlet projelerinden biri olan "vatandaşlık maaşı" Avrupa'da "basic income" veya "temel gelir" başlığı altında uygulama alanı bulmuştur.
Bugün burada XI. Uluslararası MEM kongresinde "Sürdürülebilir Büyüme ve Ekonomik İstikrar için Milli Ekonomi Modeli" başlığı altında, insanın/bireyin ekonomik özgürlüğüne, onurlu yaşamına katkıda bulunmak için çözümler üretilecektir.



Sıradaki kongre için Özbekistan daveti

Azerbaycan Devlet Üniversitesi'nde Ruşen Guliyev ve Buhara Devlet Üniversitesi'nden Prof. Juraev Abror Turobovich da kongrenin açılış konuşmasını yapan isimlerden oldu.
Milli Ekonomi Modeli'nin Türk dünyasının ekonomik bağımsızlığı açısından önemli bir model olduğunu belirten Abror Turobovich bir sonraki kongrenin Özbekistan Buhara Devlet Üniversitesinde yapılmasını önerdi.
Turobovich Milli Ekonomi Modeli'nin geleceği savunmak anlamına geldiğini de ifade etti.

Konoflacher: Prof. Dr. Haydar Baş'ın modeli gelirin daha adil dağıtılmasını sağlıyor

Kongreye ev sahipliği yapan Viyana Teknik Üniversitesi ve Viyana Bilim Kulübü adına da Prof. Hermann Knoflacher de açılışta konuşan akademisyenler arasındaydı.
Dünyanın içinde bulunduğu ekonomik çıkmaza ilişkin değerlendirmeler yapan Knoflacher, Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nin gelirin daha adil dağıldığı bir ekonomi modeli geliştirdiğini ifade ederek bu modelin aranan çözümleri içerdiğini belirtti.

"İnsanlığa huzuru getirecek model"

Kongre açılışında konuşan Birleşik Arap Emirlikleri Al Ain Üniversitesi'nden Prof. Mosab Tabash ve Portekiz Évora Üniversitesi'nden Prof. Soumodip Sarkar da ekonomi analizi yaptı.
Prof. Tabash Milli Ekonomi Modeli'nin milli para projesinin ülkelere bağımsızlık yolunu açtığını ifade ederek, " Neden bu model ihtiyaç var. 2026 yılındaki durum 2015'e benzemiyor. Geleceğe daha umutlu bakmak için bir model ihtiyacı var. O nedenle de adalete dayalı, insanlığa huzuru getirecek bir ekonomi modeli arıyoruz ve bu model Milli Ekonomi Modeli'dir" dedi.

Teknolojiyle birlikte ile birlikte kaynaklar sınırsız hale geliyor

Soumodip Sarkar ise "Milli Ekonomi Modeli heyecan verici. Teknolojiyle birlikte, yapay zeka ile birlikte kaynaklar sınırsız hale geliyor. Ben Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaynaklar sınırsızdır diyen modelinden çok şey öğreniyorum" dedi. ABD Boston Üniversitesinden Prof. Dr. Veysel Ulusoy da kongreye video konferans yoluyla mesaj gönderdi.

İlk gün 7 oturumda 36 akademisyen tebliğ sundu

11. MEM kongresinin ilk gününde 2 ayrı salonda eş zamanlı olarak 7 ayrı oturum düzenlendi.
Bu oturumlarda toplam 36 akademisyen ve iktisatçı tebliğ sundu.
Yarın da devam edecek olan kongrenin kapanış konuşmasını BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş yapacak.
Kongreyi Türkiye'den giden çok sayıda basın mensubu gazeteci ve iktisatçı da takip ediyor.
11. MEM kongresi akademisyenlere verilecek katılımcı belgesi ve plaket töreninin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erecek.

Yıl 2026... Esnafı haraca bağlayan 'Dönmezler' örgütüne operasyon

Hatay'da esnafı haraca bağlayan, iş yerlerini dağıtan ve silah kaçakçılığı başta olmak üzere çeşitli suçlara karışan 'Dönmezler' suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli tutuklandı

07.02.2026 10:45:00
İhlas Haber Ajansı
Yıl 2026... Esnafı haraca bağlayan 'Dönmezler' örgütüne operasyon
Yıl 2026... Esnafı haraca bağlayan 'Dönmezler' örgütüne operasyon
Hatay'da esnafı haraca bağlayan, iş yerlerini dağıtan ve silah kaçakçılığı başta olmak üzere çeşitli suçlara karışan 'Dönmezler' suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli tutuklandı.

İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince; yürütülen soruşturma kapsamında, örgütün alacak-verecek konularında tahsilatçılık yaptığı, haraç vermeyen eğlence mekanlarını tehdit ederek yağma ve mala zarar verme eylemlerinde bulunduğu, ayrıca çek ve senet tahsilatı, tefecilik ve silah kaçakçılığı faaliyetleri yürüttüğü tespit edildi.



Şüphelilerin bu kapsamda 11 ayrı suça karıştığı belirlendi. Soruşturmanın önceki aşamalarında, suç örgütü lideri ve yöneticileri ile birlikte 4 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. 'Dönmezler' suç örgütü yöneticisi ve üyeliği tespit edilen 35 şüpheliden 2'sinin yurt dışında bulunduğu, 7'sinin ise halen ceza infaz kurumunda tutuklu olduğu tespit edildi.



Özel Harekat polis ekiplerinin de yer aldığı operasyonla; 2 Şubat günü saat 06.30'da Hatay, İstanbul ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 23 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilere ait ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda 17 ruhsatsız tabanca ve şarjörleri, 91 fişek, 2 ruhsatsız av tüfeği, 34 av tüfeği kartuşu, 74 boş senet, 1 yazılı senet, 1 hesap ajandası, 22 cep telefonu, 1 bilgisayar ve başkasına ait 1 kimlik ele geçirildi.



Gözaltına alınan şüphelilerden 16'sı adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 4'ü adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 12 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Balıkesir'de 4.1 büyüklüğünde deprem

Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi

07.02.2026 10:30:00
İhlas Haber Ajansı
Balıkesir'de 4.1 büyüklüğünde deprem
Balıkesir'de 4.1 büyüklüğünde deprem
Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.



Sabah 09.41'de meydana gelen depremin merkez üssü Alakır kırsal mahallesi olarak tespit edildi.

Yerin 9 kilometre altında meydana gelen deprem kısa süreli paniğe neden oldu.

Depremin 3. yıl dönümünde depremzedeler mezarlıkta sabahladı

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yılında vatandaşlar, depremde kaybettikleri yakınlarının kabirlerini ziyaret etti. Kapıçam Şehir Mezarlığı'nda gece saatlerinden sabahın ilk ışıklarına kadar yoğunluk yaşanırken, vatandaşlar kaybettikleri yakınları için dualar etti

06.02.2026 15:03:00 / Güncelleme: 06.02.2026 15:07:46
İhlas Haber Ajansı
Depremin 3. yıl dönümünde depremzedeler mezarlıkta sabahladı
Depremin 3. yıl dönümünde depremzedeler mezarlıkta sabahladı
6 Şubat 2023 depremlerinde yakınlarını kaybeden vatandaşlar, gece saatlerinden itibaren Kapıçam Şehir Mezarlığı'na gelerek, yakınlarının kabirlerini ziyaret etti.

Depremde aile fertlerinin büyük bölümünü kaybeden vatandaşlar, mezar başlarında gözyaşı döktü. Dualar edip Kur'an okuyan depremzedeler, acılarının aradan geçen zamana rağmen ilk günkü gibi taze olduğunu dile getirdiler.

Depremzede Hülya Zavrak, "Yaşadıklarımız çok acı, tarifi yok. Ne yapalım, sanki buraya gelince onları görüyormuş ve onlarla sarılıyormuş gibi hissediyoruz" derken, Sultan Yıldırım ise, "Herkesin şehidi var. Ben de enkazdan çıkarıldım, enkazdan oğlumla beraber kurtuldum. Allah herkesin kalbine ferahlık versin" diye konuştu.

"O benim her şeyimdi"

Hatice Polat isimli depremzede de, "Acının tarifi imkansız. Oğlum 21 yaşındaydı, o benim her şeyimdi. Neşeli ve sevecen bir insandı. Tüm ölmüşlerimize rahmet olsun" ifadelerini kullandı.



ABB'den Melih Gökçek atağı

Danıştay'ın Melih Gökçek hakkında soruşturma izni verilmemesine yönelik İçişleri Bakanlığı kararını kaldırmasının ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi, Bülent Arınç'ın soruşturmada tanık olarak dinlenmesi talebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu

06.02.2026 13:04:00 / Güncelleme: 06.02.2026 13:09:13
Haber Merkezi
ABB'den Melih Gökçek atağı
ABB'den Melih Gökçek atağı
Danıştay 1. Dairesi, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında yürütülen soruşturma sürecinde kritik bir adım attı.

İçişleri Bakanlığı'nın, Gökçek ve dönemin belediye yöneticileriyle ilgili imar planı değişiklikleri yoluyla haksız menfaat sağlandığı iddiasına ilişkin "soruşturma izni verilmemesi" ve şikayetin "işleme konulmaması" kararını oy birliğiyle kaldırdı. (karar 3 Şubat 2026 tarihinde duyuruldu). Bu kararın ardından dosya, yeniden ön inceleme yapılmak üzere İçişleri Bakanlığı'na geri gönderildi.

İçişleri Bakanlığı soruşturmayı engelliyordu

Süreç, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin (ABB) 2020 yılında başlattığı suç duyurusu üzerine şekillenmişti. İddialar, Gökçek döneminde bazı taşınmazlara yönelik imar planı değişiklikleriyle FETÖ ve FETÖ bağlantılı kişi/şirketlere bireysel menfaat sağlandığı yönündeydi. Daha önce İçişleri Bakanlığı'nın engeli nedeniyle ilerlemeyen dosya, Danıştay'ın müdahalesiyle yeniden hareket kazandı.

ABB, Bülent Arınç'ın tanık olarak dinlenmesini talep etti

Bugün ise Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na resmi başvuru yaparak eski TBMM Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın soruşturma kapsamında tanık olarak dinlenmesini talep etti. Başvuruda, Arınç'ın kamuoyuna yansıyan açıklamaları özellikle vurgulandı. Arınç, daha önce Gökçek dönemini eleştirerek "Ankara'yı parsel parsel sattılar" ifadesini kullanmış ve 2015'ten beri bu konuda savcılar tarafından çağrılmadığını belirterek "Çağırırlarsa ifade veririm" demişti.

Bu talep, sürecin siyasi boyutunu da öne çıkarıyor. Arınç'ın tanıklığı, iddiaların dayanağı olarak görülen açıklamaların soruşturmada delil değeri taşıyabileceği anlamına geliyor. Başvuru, ABB'nin Gökçek dönemi imar uygulamalarına ilişkin ısrarlı takibinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Top savcılıkta

Savcılık tarafından başvurunun kabul edilip Arınç'ın ifadesine başvurulup başvurulmayacağı henüz netleşmedi. Ancak Danıştay'ın kararıyla soruşturma izni engeli kalktığı için dosyanın ön inceleme aşamasında ilerlemesi ve olası iddianame sürecine evrilmesi bekleniyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.