logo
16 HAZİRAN 2026

Fibromiyalji genellikle kadınlarda görülüyor

Fibromiyalji, yaygın ağrı ve yorgunlukla karakterize kronik bir durumdur. Bu durum, vücuttaki yumuşak dokuların, özellikle kasların, tendonların ve bağların yaygın ağrı ve hassasiyetine neden olur. Fibromiyalji ayrıca uyku bozuklukları, depresyon, anksiyete ve bilişsel sorunlar gibi diğer semptomlara da yol açabilir

31.08.2024 17:29:00 / Güncelleme: 31.08.2024 17:31:07
Ahmet Haydar Tarhanlı
Fibromiyalji genellikle kadınlarda görülüyor
Fibromiyalji genellikle kadınlarda görülüyor
Fibromiyaljinin kesin nedeni bilinmemektedir, ancak genetik yatkınlık, travma, enfeksiyonlar ve psikolojik stres gibi faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Fibromiyalji, genellikle kadınlarda, özellikle de 30-50 yaşları arasında görülür.

Fibromiyaljinin teşhisi, fiziksel muayene ve tıbbi geçmişin değerlendirilmesiyle yapılır. Semptomların şiddeti ve süresi, fibromiyalji teşhisi için önemlidir. Tanı koymak için, belirli noktalara basıldığında hassasiyetin ölçüldüğü bir test olan fibromiyalji hassasiyet noktası muayenesi de yapılabilir.

Fibromiyaljinin tedavisi, semptomları yönetmeye ve yaşam kalitesini iyileştirmeye odaklanır. Tedavi seçenekleri şunları içerir:

İlaçlar: Ağrı kesiciler, antidepresanlar ve kas gevşeticiler, ağrı ve diğer semptomları hafifletmek için kullanılabilir.

Fizik tedavi: Egzersiz, esneme ve masaj, ağrıyı azaltmaya ve hareketliliği artırmaya yardımcı olabilir.

Psikoterapi: Stres yönetimi teknikleri, depresyon ve anksiyeteyi tedavi etmek ve uykuyu iyileştirmek için kullanılabilir.

Yaşam tarzı değişiklikleri: Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, yeterli uyku ve stres yönetimi, fibromiyalji semptomlarını yönetmeye yardımcı olabilir.

Fibromiyalji, kronik bir durum olmasına rağmen, doğru tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle semptomları yönetilebilir ve yaşam kalitesi iyileştirilebilir. Fibromiyalji teşhisi konulduktan sonra, bir sağlık uzmanıyla yakın bir şekilde çalışmak ve tedavi planını düzenli olarak takip etmek önemlidir.

‘Şişman diyetisyen’ dediler


 
İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Dilara Demirkan, 97 kilodan 61 kiloya düştü. “Sen diyetisyen olamazsın” sözlerine inat 16 ayda 36 kilo veren Demirkan, bugün hastalarının ilham kaynağı oldu.

16.06.2026 00:05:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
‘Şişman diyetisyen’ dediler
‘Şişman diyetisyen’ dediler

İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, çocukluk yıllarından beri mücadele ettiği fazla kilolarından 16 ayda kurtuldu. 97 kiloyla başladığı yolculukta 36 kilo vererek 61 kiloya düşen Demirkan, bir zamanlar kendisine yöneltilen "Sen diyetisyen olamazsın" sözlerini bugün başarı hikayesine dönüştürdü. Hastalarının artık "Ama burada şişman bir diyetisyen vardı" diyerek şaşkınlık yaşadığını söyleyen Demirkan, sağlıklı kilo vermenin sırrının sabır, disiplin ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarında saklı olduğunu anlattı.







"Sen diyetisyen olamazsın" diyenler oldu

Fazla kilolarla küçük yaşlarda tanışan Demirkan, yıllarca diyet yapıp bıraktığını anlattı. Çocukluğundan beri kilo problemi yaşadığını belirten Demirkan, "Her yaz diyetisyene gider, birkaç ay diyet yapardım. Ancak kış geldiğinde eski beslenme düzenime geri dönerdim. Bu döngü yıllarca sürdü. Üniversite yıllarında önce gıda teknolojisi eğitimi aldım. Babamın yıllardır diyetisyenlere para ödediğini görünce kendi kendime 'Seni bu dertten kurtaracağım' dedim ve Beslenme ve Diyetetik bölümünü tercih ettim. Ancak bu kararıma çevremden olumsuz tepkiler geldi. 'Kelin ilacı olsa başına sürer', 'Sen diyetisyen olamazsın' diyenler oldu" ifadelerini kullandı.







97 kiloyla başlayan dönüşüm

Uzun yıllar kilosunu çok önemsemediğini söyleyen Demirkan, sağlık sorunlarının ortaya çıkmasıyla birlikte yaşamında köklü bir değişiklik yapmaya karar verdiğini belirterek, "Tiroidle ilgili bazı sağlık sorunları yaşamaya başladım. Bir aile düğünü öncesinde kardeşimle birlikte diyet yapmaya karar verdik. Başlangıçta küçük adımlarla ilerledik, ancak zamanla bu süreç bir yaşam değişikliğine dönüştü. 97 kiloyla başladığım yolculukta yaklaşık 16-17 ayın sonunda 61 kiloya düştüm. Eski hastalarım geldiğinde beni tanımakta zorlanıyor ve 'Ama burada şişman bir diyetisyen vardı' diyorlar. Ben de 'Evet, o bendim' diye yanıt veriyorum. Ardından büyük bir şaşkınlıkla 'Nasıl yaptınız?' diye soruyorlar" dedi.







Salçalı makarna için ağlayarak uyudu

Kilo verme sürecinde birçok kişinin kendisine ameliyat ya da zayıflama iğnesi kullanıp kullanmadığını sorduğunu belirten Demirkan, başarısının arkasında yalnızca sağlıklı beslenme ve düzenli spor olduğunu söyledi. Demirkan, "Ne mide ameliyatı oldum ne mide balonu yaptırdım ne de zayıflama iğnesi kullandım. Kendi hazırladığım beslenme programına sadık kaldım ve düzenli olarak spor yaptım. Bir gece sadece salçalı makarna yemek istediğim için ağlayarak uyudum. Evde makarna da yoğurt da vardı. İstesem kalkıp yiyebilirdim. Ama kendime bir söz vermiştim. Yemedim ve uyudum. Ertesi sabah programıma kaldığım yerden devam ettim. 'Artık yapamıyorum' dediğim çok zaman oldu. Ancak ailem, arkadaşlarım ve doktor meslektaşlarım bana sürekli destek verdi. Bazen insanın yanında kendisine inanan insanların olması her şeyden daha önemli" dedi.







Diyetisyen sadece kilo verdirmez

Toplumda diyetisyenlik mesleğinin çoğu zaman yalnızca kilo verme ile ilişkilendirildiğini belirten Demirkan, hastanede çok farklı sağlık sorunları bulunan hastalara da hizmet verdiklerini vurguladı. Demirkan, "Diyetisyen denince insanların aklına ilk olarak zayıflamak geliyor. Oysa biz sadece kilo vermek isteyen kişilerle çalışmıyoruz. Diyabet, kolesterol ve gut hastalarının yanı sıra nöroloji ve yoğun bakım servislerinde tedavi gören hastalara da beslenme desteği sağlıyoruz. Bizim görevimiz yalnızca kilo verdirmek değil, bireylere sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları kazandırmak" dedi.







Kilo vermek değil, korumak zor

Bugün artık "diyet" sürecinden çok "koruma" döneminde olduğunu söyleyen Demirkan, asıl mücadelenin verilen kiloları koruyabilmek olduğunu vurguladı. Demirkan, "İnsanlar hedef kiloya ulaştıklarında sürecin bittiğini düşünüyor. Oysa asıl süreç bundan sonra başlıyor. Ben bugün dikkat etmeyi bıraksam verdiğim kiloların önemli bir kısmını geri alabilirim. Ameliyat, mide balonu ya da zayıflama iğnesi kullanan kişiler için de durum farklı değil; beslenme düzeni değiştirilmediği sürece verilen kilolar geri dönebiliyor. Önemli olan sürdürülebilir bir yaşam tarzı oluşturmak. Diyet ve spor, emek isteyen ama süreklilik gerektiren süreçlerdir. Uzun süre çaba gösterilir, ancak bırakıldığında geri dönüşler başlayabilir. Bu nedenle önemli olan kısa süreli diyetler değil, ömür boyu sürdürülebilecek sağlıklı alışkanlıklar kazanmaktır. Benim bu süreçte öğrendiğim en önemli şey de bu oldu" dedi.

‘Onurlu Dönüş’ yalanmış

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz'ın sığınmacıların Türkiye'de kalacağına yönelik açıklamalarına sert tepki gösterdi

15.06.2026 22:02:00
Haber Merkezi
‘Onurlu Dönüş’ yalanmış
‘Onurlu Dönüş’ yalanmış
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz'ın sığınmacıların Türkiye'de kalacağına yönelik açıklamalarına sert tepki göstererek, "Türk milleti artık uyanmaz ise tarihinin en karanlık kabuslarından birisini yaşayacak" dedi.

Büyükelçi Nuh Yılmaz'ın Açıklaması



Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz, yaptığı konuşmada Suriyeli sığınmacıların tamamının ülkelerine gönderilmeyeceğine işaret etti. Yaklaşık 700 bin Suriyelinin ülkesine döndüğünü belirten Yılmaz, Türkiye'de kalmaya devam edecek milyonlarca Suriyelinin ise Türkiye-Suriye ilişkilerinin geliştirilmesine köprü olarak katkı sağlayacağını savundu

Ümit Özdağ'ın Sert Tepkisi

Büyükelçi Yılmaz'ın açıklama videosunu sosyal medya hesabından paylaşan Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, hükümetin geçmişteki söylemlerini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

"Hani savaş bitince döneceklerdi? Hani geri dönüşleri teşvik ediyorduk? Yıllarca Türk milletini 'savaş bitince dönecekler' diye oyalayanlar, şimdi kalacaklarını açık açık söylüyorlar. Türk milleti artık uyanmaz ise tarihinin en karanlık kabuslarından birisini yaşayacak."

Onurlu dönüş!



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sığınmacılar konusunda Türkiye'nin resmi politikasının "gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüş" olduğunu vurgulayarak, "Muhacirlerin gönüllü geri dönüş sürecini tarihimize, kültürümüze ve ev sahipliğimize yaraşır şekilde yöneteceğiz" demişti.

Erdoğan, Suriye'deki iç dinamikler ve güvenli bölgelerin genişlemesiyle birlikte geri dönüşlerin hızlanacağını ifade ederek: "Suriye istikrara kavuştukça gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüşler de artacaktır. Suriyeli kardeşlerimizin vatan hasretinin artık yavaş yavaş son bulacağına inanıyorum" cümlelerini kurmuştu.

Araştırma hastanesinde kimyasal madde paniği

İzzet Baysal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde kimyasal madde paniği yaşandı. Kimyasal maddeden 9 kişi etkilendi 
 

15.06.2026 15:32:00
İhlas Haber Ajansı
Araştırma hastanesinde kimyasal madde paniği
Araştırma hastanesinde kimyasal madde paniği
Bolu'daki İzzet Baysal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tuvalet ve banyo temizliği sırasında kullanılan kimyasal maddeden, aralarında hasta ve personelin de bulunduğu 9 kişi etkilendi.

Olay, saat 11.00 sıralarında Karacasu beldesinde yer alan İzzet Baysal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesinde meydana geldi. Hastanenin tuvalet ve banyolarında temizlik çalışmaları yapıldığı esnada kullanılan kimyasal maddeler nedeniyle koku oluştu. Yayılan kokudan ve kimyasallardan ilk belirlemelere göre, aralarında hastane personeli ve hastaların da bulunduğu 9 kişi etkilendi.

112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan ihbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ve AFAD ekibi sevk edildi. Kısa sürede hastaneye ulaşan ekipler, kimyasal maddeden etkilenen vatandaşlara ilk müdahaleyi yaptı. Maddeden etkilenen şahısların bir kısmı olay yerinde ayakta tedavi edilirken, bazı hasta ve personeller ise ambulanslarla tedbir amacıyla kentteki diğer hastanelere sevk edildi.

Meydana gelen olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Özgür Özel cephesinde yeni parti formülü masada

Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı düşürülen partinin Grup Başkanı Özgür Özel, yeni parti seçeneğini bugüne kadar "felaket senaryosu" olarak tanımladı

15.06.2026 12:00:00
Haber Merkezi
Özgür Özel cephesinde yeni parti formülü masada
Özgür Özel cephesinde yeni parti formülü masada
Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı düşürülen partinin Grup Başkanı Özgür Özel, yeni parti seçeneğini bugüne kadar "felaket senaryosu" olarak tanımladı.

Ancak Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin olağanüstü kurultaya kapıları kapatması, ihraç ve görevden almalar nedeniyle, yeni parti sürecinin hızlanması bekleniyor ve temmuz ayı sonu işaret ediliyor.

Yeni parti formülünün hayata geçmesi halinde güç dengesindeki olası değişimlerden belediye başkanlarının tutumuna, finansmandan hukuki risklere kadar çok sayıda zorluğun Özel ve ekibinin önüne çıkabileceğine dikkat çekiliyor.

Yeni parti için hangi seçenekler masada?
Yeni parti senaryolarında ilk seçenek olarak seçime girme yeterliliği olan mevcut partilerden biriyle anlaşma yoluna gitmek görülüyor.

Özel kanadı, DSP ve Genç Parti ile görüşme iddialarını reddetti.

Ancak parti kulislerinde, Ahmet Özal'ın kurduğu ve halen genel başkanlığını Süleyman Yağcıoğlu'nun yaptığı Teknoloji Kalkınma Partisi (TEK Parti) ile temasların olduğu konuşuluyor.

Özel'e yakın bazı milletvekilleri, Demokrat Parti (DP) ile de anlaşma yolunun aranması gerektiğini savunuyor.

Özel yeni parti için henüz bir isimlendirme yapmadı ancak kendisine yakın kaynaklar, "seçeneklerimiz hazır" diyor.

Bu formülün olası "baskın seçim" için düşünüldüğü ifade ediliyor.

Ancak, seçimin 2027 sonu veya daha ileri bir tarihte yapılması olasılığı da dikkate alınarak "sıfırdan bir parti kurma" seçeneği de değerlendiriliyor.

Özel'in bugüne kadar "felaket senaryosu" olarak tanımladığı yeni parti seçeneğinin üç temel gerekçeye dayandığı ifade ediliyor.

Bunlar; CHP'nin seçime girme yeterliliğini kaybetme riski, ihraçlar ve görevden almalar nedeniyle CHP çatısı altında siyaset yapma olanağının ortadan kalkması ve parti içi tartışmalar nedeniyle oluşan siyasi desteğin kaybedilmesi riski olarak sıralanıyor.

Seçime girme riski: Fiilen yasaklı hale geliriz
Mutlak butlan kararı nedeniyle, 2020'de yapılan 37. Kurultay'da seçilen yönetim partinin başına geçti.

Özel ve kurmayları, seçim takvimi başladıktan sonra YSK'ya yapılacak bir itirazın, tüm adayları fiilen "siyasi yasaklı" hale gelmesi sonucunu doğuracağını savunuyor.

Genel merkez yönetimi ise "mücbir sebep" nedeniyle kurultayın yapılamadığı gerekçesiyle, seçime girme yeterliliği için risk görmüyor.

Özel'in yakın kurmayları ise bu konuda somut bir veri olmadığına işaret ederek şu değerlendirmeleri yapıyorlar:

"Şu anda mücbir sebep, yargıdan seçime girebilir diye bir karar çıksa bile garantisi yok. Ama diyelim biz aday listelerini verdik, bir kişi YSK'ya başvursa, YSK da 'CHP, kurultayını yapmamış seçime giremez' derse biz fiilen siyasi yasaklı hale geliriz. Çünkü artık o saatten sonra başka partinin listelerinden aday da olamazsınız. Asıl tehlike bu."

20 Temmuz'da başlayacak adli tatil sürecine dikkat çeken bazı milletvekilleri, "Eğer bu tarihe kadar Yargıtay'dan bir karar çıkmazsa, yeni parti için düğmeye basılır. Zaman kaybı bizim aleyhimize olur" görüşünü savunuyor.

Silivri Belediyesine yönelik usulsüzlük soruşturmasında yakalanan 18 zanlı adliyede

Silivri Belediyesindeki bazı iş ve işlemlerde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan, aralarında Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun da olduğu toplam 18 şüpheli adliyeye sevk edildi

15.06.2026 08:54:00
AA
Silivri Belediyesine yönelik usulsüzlük soruşturmasında yakalanan 18 zanlı adliyede
Silivri Belediyesine yönelik usulsüzlük soruşturmasında yakalanan 18 zanlı adliyede

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, belediye nezdindeki bazı iş ve işlemlerin menfaat temini amacıyla kullanıldığı, belediyeye personel alınması, işletme devri ve kiralanması, imar, ruhsat, mühürleme, kaçak yapı, malvarlığı edinimi ile belediye taşınmaz satışı süreçlerinde usulsüzlükler bulunduğu tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonla gözaltına alınan 18 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Bayrampaşa Devlet Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirilen, aralarında Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu ile Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Yavuz'un da bulunduğu şüpheliler Silivri Adliyesine sevk edildi.

Operasyon

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, belediye nezdindeki bazı iş ve işlemlerin menfaat temini amacıyla kullanıldığı, belediyeye personel alınması, işletme devri ve kiralanması, imar, ruhsat, mühürleme, kaçak yapı, malvarlığı edinimi ile belediye taşınmaz satışı süreçlerinde usulsüzlükler bulunduğu tespit edilmişti.

Belediyeye ait tescil harici/park alanı niteliğindeki bir taşınmazın düşük bedelle satılması suretiyle 21 milyon 522 bin 717 lira kamu zararı oluştuğuna ilişkin bilirkişi tespiti yapılmıştı.

Tespitler doğrultusunda, Başsavcılık tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "örgüte üye olma", "rüşvet alma-verme", "irtikap", "nüfuz ticareti", "görevi kötüye kullanma", "ihaleye fesat karıştırma", "edimin ifasına fesat karıştırma", "imar kirliliğine neden olma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından soruşturma başlatılmıştı.

Başsavcılık, isnat edilen eylemlerin örgütlü bir yapı içerisinde işlendiği, örgütün kurucusu ile yöneticisi olduğu değerlendirilen Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'yla hareket eden diğer şüphelilerin, belediye iş ve işlemleri üzerinde nüfuz kullanarak haksız menfaat temin ettiğine ilişkin kuvvetli şüphe bulunduğu gerekçesiyle şüpheliler hakkında gözaltı kararı verilmişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen eş zamanlı operasyonda, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Yavuz, CHP Silivri Belediye Meclis Üyesi Aykut Batur, Özel Kalem Müdürü Aşkın Kaynar, eski CHP Silivri İlçe Başkanı İbrahim Kömür, Silivri Belediyesi Zabıta Memuru Mustafa Demirayak, Özel Kalem Müdürü Aşkın Kaynar'ın şoförü Serdar Tuna, Özbingöl Plastik ve Alüminyum Doğrama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde inşaat işçisi Yalçın Tuna, Erstream Yayıncılık AŞ'de satış personeli/emekli Pınar Kalaba, Martı Denizcilik ve Gemi İşletmeciliği AŞ'den Adem Kalaba, Spot Denizcilik AŞ'de sekreter/emekli Ayla Can, Bektaşoğlu Döviz Ticareti Sınırlı Yetkili Müessese AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Dirik, Saray Deniz Malzemeleri ve Yatçılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ortağı Nihat Nahit Sarayönü, Kale Şömine İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi şömine ustası Murat Tuna, Şah Otomotiv İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi şirket ortağı Gökhan Tuna, AYM Danışmanlık İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi ortağı Naci Aydın, Adem Tuna ve Gökhan Bıçak yakalanmıştı.

Polis ekipleri belediye binasında da arama yapmıştı. 

İmamoğlu'ndan Bora Balcıoğlu açıklaması: Bu ülkede iktidara karşı seçim kazanmak suç

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

14.06.2026 19:00:00
Haber Merkezi
İmamoğlu'ndan Bora Balcıoğlu açıklaması: Bu ülkede iktidara karşı seçim kazanmak suç
İmamoğlu'ndan Bora Balcıoğlu açıklaması: Bu ülkede iktidara karşı seçim kazanmak suç
İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi sosyal medya hesabından paylaşılan mesajında, Silivri Belediyesi'ne yönelik operasyonda Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun gözaltına alınmasına ilişkin şunları kaydetti:

"Bu ülkede iktidara karşı seçim kazanmak suç. Silivri halkı 31 Mart'ta sandığa gitti, oyunu kullandı, Bora Balcıoğlu'nu başkanı seçti. Azılı bir suçlu gibi yine sabah baskınıyla, yine polis araçlarıyla, yine 'yolsuzluk' iddiasıyla hedef alındı. Bora başkanım; sen doğduğun topraklar için mücadele ettin. Silivri seni seçti, çünkü seni tanıyor. Biz de seninle durmaya devam edeceğiz. Silivri halkına sesleniyorum: Bu muhterislerin çaresizliğidir. Merak etmeyin biz bu kötülüğü bitireceğiz. Sandık gelecek, onlar gidecek."

Trabzon'da sahile vuran roket parçası incelemeye alındı

Trabzon'un Akçaabat ilçesinde sahile vuran ve üzerindeki işaretlerden Rus menşeli olduğu değerlendirilen roket motoru parçası, jandarma ekiplerince incelenmek üzere muhafaza altına alındı

14.06.2026 11:43:00
İhlas Haber Ajansı
Trabzon'da sahile vuran roket parçası incelemeye alındı
Trabzon'da sahile vuran roket parçası incelemeye alındı
Trabzon'un Akçaabat ilçesinde sahile vuran ve üzerindeki işaretlerden Rus menşeli olduğu değerlendirilen roket motoru parçası, jandarma ekiplerince incelenmek üzere muhafaza altına alındı.

Olay, Akçaabat ilçesine bağlı Söğütlü Mahallesi Liman mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, gece saatlerinde bölgede avlanan balıkçılar kıyı şeridinde sürüklenerek geldiği değerlendirilen roket motoruna ait bir parça fark etti. Durumun yetkililere bildirilmesi üzerine bölgeye jandarma ekipleri sevk edildi.



Olay yerine gelen ekipler çevrede güvenlik önlemi alarak, cismin bulunduğu alanda inceleme yaptı. Yapılan ilk tespitlerde parça üzerinde Rus menşeli olduğunu düşündüren damga ve işaretlerin bulunduğu belirlendi. Patlayıcı özelliği bulunmadığı değerlendirilen roket motoru parçası, detaylı inceleme yapılmak üzere jandarma ekipleri tarafından muhafaza altına alınarak, bölgeden kaldırıldı.

Olayla ilgili incelemelerin sürdüğü öğrenildi.

FETÖ firarileri yine yok!

İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 90 suçlunun, 16 ülkede yakalanarak Türkiye'ye getirildiğini bildirdi.

13.06.2026 17:05:00
İhlas Haber Ajansı
FETÖ firarileri yine yok!
FETÖ firarileri yine yok!
İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 90 suçlunun, 16 ülkede yakalanarak Türkiye'ye getirildiğini bildirdi.



Bakanlıktan yapılan açıklamada, "EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarınca; yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların izini titizlikle sürdük. Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan S.D., K.A., A.A., U.A., K.G., B.K., S.C., B.F., U.Y., M.Ç., M.A., Ş.Ş., L.P., C.K., A.S., O.A., A.A.K., A.A.M., S.G., M.F., A.D., M.Ö., B.K., M.M., N.İ., R.A., T.E.O., A.Ç., S.Ö., M.O., N.Ç., N.D., R.B., O.G., İ.Ç., C.Y., H.R., U.A., M.T., B.T., E.L. ve N.İ. ile ulusal seviyede aranan 48 G.Y., V.A., M.T., A.D., C.T., C.Ç., N.O., A.E., A.M.G., K.K., Y.A., A.Y., B.H.Ö., M.E.Ö., A.Ö., F.G., U.A., H.G., H.Ş., M.A., S.Ç., H.K., M.Ş.S., G.P., O.Ç., Y.K., E.Ş., C.A., B.B., Y.Y., H.H.Ö., E.Ç., M.A.D., B.M., B.C., O.T., B.S., H.İ., M.E., H.S., M.A., E.D., M.K., B.B., A.O., İ.E., Y.E. ve F.G. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı" ifadeleri yer aldı.



Yakalanan zanlıların, 58'inin Gürcistan, 12'sinin Almanya, 3'ünün Bulgaristan, 3'nün Yunanistan, 2'sinin Hollanda, 2'sinin KKTC, diğerlerinin ise Avusturya, Belarus, İngiltere, İtalya, Japonya, Kırgızistan, Kuzey Makedonya, Moldova, Tayland ve Ukrayna'dan getirildikleri belirtildi.

FETÖ firarileri



FETÖ/PDY terör örgütü soruşturmaları ve 15 Temmuz darbe girişimi kapsamında, uluslararası düzeyde Interpol Kırmızı Bülteni ve İçişleri Bakanlığı'nın Terörden Arananlar Kırmızı Listesi ile aranan en kritik firari isimler şunlardır:

Adil Öksüz

Zekeriya Öz

Ekrem Dumanlı

Emre Uslu

Cevheri Güven

Hakan Şükür

Arif Erdem

Suat Yıldırım

Akın İpek

Mustafa Özcan

Harun Tokak

Şerif Ali Tekalan

Jandarma Teşkilatı 187 yaşında

Devlet arşivlerinde adına ilk defa 1839'dan itibaren rastlanan ve 2016'da İçişleri Bakanlığına bağlanan Jandarma Teşkilatı, vatandaşın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla 187 yıldır gece gündüz görev yapıyor

13.06.2026 13:54:00
AA
Jandarma Teşkilatı 187 yaşında
Jandarma Teşkilatı 187 yaşında

Jandarma Teşkilatının ilk nizamnamesi olan "Asakir-i Zaptiye Nizamnamesi"nin (Askeri Kolluk Tüzüğü) 14 Haziran 1869'da yürürlüğe girmesiyle zabıtanın görev ve hizmetleri ile yetki ve sorumlulukları hukuki çerçeveye alındı. Yönerge kapsamında her ilde personeli piyade ve süvarilerden oluşan birer "zaptiye alayı" kuruldu.

Arşivlerde 1839'dan itibaren "jandarma" adına ve "jandarma tayin kararnamelerine" rastlandığı için Türk Jandarma Teşkilatının, ay ve gününün tespiti mümkün olmasa da 1839'da kurulduğu kabul edildi.

Tanzimat Fermanı'nın ilan edildiği 1839 ile "Asakir-i Zaptiye Nizamnamesi"nin yürürlüğe girdiği 14 Haziran gününün birleştirilmesiyle Jandarma Teşkilatının kuruluş tarihi 14 Haziran 1839 olarak belirlendi.

Sadrazam Sait Paşa tarafından 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra modern zabıta teşkilatı kurulması amacıyla İngiltere ve Fransa'dan subaylar getirtildi ve teşkilatlanmada değişiklik yapılarak 20 Kasım 1879'da "seraskerlik" makamına bağlı "Umum Jandarma Merkeziyesi" kuruldu.

Jandarma Teşkilatı, 1908'de İkinci Meşrutiyet'in ilan edilmesinden sonra Rumeli'de gösterdiği başarılar dolayısıyla 1909'da yeniden düzenlenip "Harbiye Nezareti"ne bağlanarak "Umum Jandarma Kumandanlığı" adını aldı.

Hukuki statüsünü 1930'da kazandı

Jandarma birlikleri, 1914-1918'deki Birinci Dünya Savaşı ile 1919-1922'deki Kurtuluş Savaşı'nda bir yandan iç güvenlik görevlerini sürdürürken diğer yandan birçok cephede yurt savunmasına katıldı.

Cumhuriyet'in ilanından sonra devletin birçok kuruluşunda olduğu gibi Jandarma Teşkilatı da yeniden düzenlendi.

1918'de kapatılan Jandarma Astsubay Okulu İzmit'te yeniden açılırken, sabit jandarma bölge müfettişlikleri ve il jandarma alay komutanlıkları yeniden teşkilatlandırılıp seyyar jandarma birlikleri de güçlendirildi.

Teşkilat, bugünkü hukuki statüsünü 10 Haziran 1930'da 1706 sayılı Jandarma Kanunu'nun çıkarılmasıyla kazandı.

"Jandarma Teşkilat ve Vazife Nizamnamesi" 1937'de yürürlüğe girerken, 1939'da jandarma teşkilatı, "Sabit Jandarma Birlikleri", "Seyyar Jandarma Birlikleri", "Jandarma Eğitim Birlikleri" ve "Okullar" olmak üzere dört grup halinde yeniden düzenlendi.

6815 sayılı Sınır, Kıyı ve Karasularımızın Muhafaza ve Emniyeti ve Kaçakçılığın Men ve Takibi İşlerinin Dahiliye Vekaletine Devri Hakkında Kanun'un 1956'da yürürlüğe girmesiyle bu tarihe kadar dönemin Gümrük ve Tekel Bakanlığına bağlı Gümrük Umum Kumandanlığınca yürütülen sınır, kıyı ve kara sularının emniyet ve korunması ile gümrük bölgelerinde kaçakçılığı men, takip ve tahkik görev ve sorumluluğu, Jandarma Genel Komutanlığına verildi.

İlk Jandarma Bölge Komutanlığı Ankara'da kuruldu

Jandarma sınır birlikleri, 1957'de tugaylar haline dönüştürülürken ayrıca jandarma eğitim tugayları kuruldu. Teşkilata 1961'de jandarma bölge komutanlıkları ile 1963'te Foça Jandarma Komando Okulu kazandırıldı. İlk Jandarma Bölge Komutanlığı ise 1961'de Ankara'da hizmet vermeye başladı.

Teşkilatın gökyüzündeki gözü olan ilk Jandarma Havacılık Birliği, Diyarbakır'da 1968'de Helikopter Bölük Komutanlığı adıyla faaliyete geçti. Jandarmanın yürüttüğü kıyı ve kara suları ile kara sınırlarının korunması görevleri zaman içinde devredildi.

Jandarmanın teşkilat, görev ve yetkilerinin belirlendiği 2803 sayılı Kanun, 1983'te yürürlüğe girdi.

Jandarma Genel Komutanlığı, Fetullahçı Terör Örgütü'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından 27 Temmuz 2016'da çıkarılan 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile İçişleri Bakanlığına bağlandı. 

LGS heyecanı bitti


 
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 8'inci sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav gerçekleştirildi.

13.06.2026 12:50:00
Haber Merkezi
 LGS heyecanı bitti
 LGS heyecanı bitti

İki oturumdan oluşan sınavın birinci oturumu saat 09.30'da başladı. Birinci oturum saat 10.45'te sona erdi. İkinci oturum ise saat 11.30'da başlayıp 12.50'de son buldu. 

Merkezi sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçede, 4 bin 244 okuldaki 64 bin 697 salon, yurt dışında ise 8 ülkede, 11 sınav merkezindeki 40 salonda gerçekleştirildi. 

Özel durumu olan öğrencilere 20 dakika ek süre

Hazırlıklar bu yıl sınava başvuran 1 milyon 22 bin 658 öğrenci dikkate alınarak yapıldı. Özel durumları dolayısıyla evde veya hastanede sınava alınan öğrenciler ile görme engelli ve az gören öğrencilere yönelik de gerekli tedbirler alındı.
Özel gereksinimli öğrencilere 20 dakika ek süre verildi. Bu öğrencilere "Sınav Tedbir Hizmeti Uygulayıcı Kursu"nu tamamlayan öğretmenler "okuyucu ve kodlayıcı" olarak eşlik etti.

İki oturum arasında öğrenciler ihtiyaçlarını giderebildi

Sınavın ilk oturumunda sözel alanlardan soru soruldu. Öğrencilere Türkçe, T.C. İnkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dil derslerinden toplam 50 soru soruldu ve 75 dakika yanıtlama süresi verildi.

Matematik ve fen bilimleri derslerinden 40 sorunun yöneltildiği ikinci oturumda ise öğrencilerin 80 dakika süresi oldu. İki oturum arasındaki 45 dakikalık sürede öğrenciler, okul bahçelerine çıkabildi, ihtiyaçlarını giderebildi.
Oturumlar arasındaki dinlenme süresinde öğrencilere kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve sudan oluşan beslenme paketi dağıtıldı.

Velilerinin talepleri doğrultusunda sınava giren öğrencilerin yüzde 91'i bu beslenme paketlerinden faydalandı. Velisi tarafından beslenme paketi talep edilmeyen öğrencilere ise yalnızca su dağıtıldı.


Veliler çocuklarını yalnız bırakmadı

Öte yandan Türkiye genelinde sınava giren adaylar, erken saatlerde okula gelerek girişlerin başlamasını bekledi. Okuldaki görevliler tarafından uyarı, bilgilendirme ve üst aramasının ardından öğrenciler sınıflara alındı. Bazı veliler de sabahın erken saatlerinde çocuklarıyla birlikte okul kapısına kadar gelirken, görevliler sınav öncesinde okul çevresinde bekleyenlerden sınav süresince sessiz olmalarını istedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.