HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 02 TEMMUZ 2022, CUMARTESİ

Fırka-i Naciye nedir ve kimlerdir?

08.01.2015 00:00:00
"Bu ümmet de yetmiş üç fırkaya ayrılacak, biri hariç hepsi cehennem girer." (Ebu Davud, Sünnet, 1; Tirmizî, İman,18; İbn Mace,Fiten, 17; İbn Hanbel, 2/332).Her grup kendini kurtuluş adresi olarak göstermekte ve bilhassa bu konuda maalesef tutucu bir tavır sergileyip ve koyu bir taassup göstermektedir. Cemaat, grup, birey, meşrep ve mezheplerin ortaya çıkışıyla günümüzdeki algısı maalesef örtüşmemektedir. Kendisinde olmayan gruplar öğrenilmeden, tetkik edilmeden ötekileştirmek kimsenin haddine değildir. Özellikle Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat geleneği diye geniş bir paradigma oluşmuştur. Kendisini böyle tabir etmeyen cemaat ve meşrepler veya mezhepler sapkın görülmüş, ne dediğine dahi bakılmadan bu Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaatin dışında denilip dışlanmıştır. Elbette Kur'an'a ve Sünnet'e uyanlar kurtuluşa erenlerdir. Burada farklılık Kur'an'ı ve Sünnet'i yaşama biçimi olarak aldığımız referanslardır. Bunun da referansı Kur'an ve Sünnet olmalıdır ki, bu referansı hem Yüce Allah, hem de Efendimiz söylemiştir.Ancak Kur'an-ı Kerim'de Sünni diye bir tabir yoktur. Ve 73 fırkanın sadece birisi necat fırkası olduğu halde ve yine Efendimiz kurtuluş gemisinin Ehl-i Beyt gemisi olduğunun müjdesini verdiği halde bu birliktelik malesef sağlanamamıştır. Allah'a ulaştıran yol Nübüvvet yoludur, ki bu yol Hatemu'l-Enbiya Hz. Muhammed Mustafa ile son bulmuş, İmam Ali Murteza'nın velayetiyle kıyamete kadar devam edecektir. Allah-u Teala'nın muradını kavramak ve Kur'ani hayatı yaşamak üzere Efendimizin (s.a.a.) nuruna, Efendimizin nurundan o sonsuz umman ülkesinden nasiplenmek için de Ehl-i Beyt  kapısından -yani evvela velayetin şahı İmamı Ali'den -istifadeden geçer. "Ben ilmin şehriyim Ali onun kapısıdır." (el-Cami'us-Sağir 1/415, Sevaiku'l-Muhrika 73; Tehzibu't-Tehzib 6/320; Müstedrek-i Hâkim 3/126). "Evlere kapılarından girin." (Bakara: 185). "O halde kim ilim istiyorsa ona kapısından girsin." (Yenabiü'l-Mevedde, s. 65) Bu kapıya açmak için de yine onların evlatları olan On iki İmam da bu kapıya adeta anahtar olmuşlardır. Hz. Fâtıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin Ona bu makamda ortaktırlar. Onlardan sonra bu ulvi vazife Abdulkadir Geylani'ye verilmiştir. Onlara varan dostları, yarenleri, müntesipleri, talebeleri, halifeleri de bu yolun tariklerini oluşturur.Bu konuda Veda Hutbesi'nde Peygamberimiz şöyle buyurmuştur. "Size iki şey bırakıyorum; onlara temessük etseniz necat bulursunuz. biri Kitabullah, biri Ehl-i Beytim." (Tirmizî, Menâkıb: 31; Müsned, 3:14, 17, 26).Resûlullah (s.a.a.), İmam Ali'ye (a.s.), "Seni sona bırakmakla kendime kardeş yapmak istedim. Senin, Benim yanımdaki konumun, Harun'un Musa'nın yanındaki konumu gibidir, şu var ki Benden sonra peygamber gelmeyecektir ve sen Benim vârisimsin" buyurdu. Ali (a.s.), "Ya Resûlallah! Senden miras alacağım şey nedir?" diye sorunca, "Peygamberlerin bıraktıkları miras türü şey; Allah'ın kitabı ve peygamberlerinin sünneti" diye cevap verdi. (Taberanî, el-Kebîr/Şamile, 5/163).Bu hadisten anlaşılıyor ki, Ehl-i Beyt ile Sünnet arasında sıkı bir ilişki vardır. Sünnet'in asıl taşıyıcıları Hz. Ali (a.s.) ve Onun riyaset ettiği ve neslinin başını çektiği Ehl-i Beyt'idir. d"Sizden risaletime karşılık herhangi bir ücret istemiyorum, Ehl-i Beyt'ime sevgiden başka" (Şura, 23) ayet-i kerimesi Efendimizin risaletinin tasdiki, kabulü ve O'na olan borcumuzun delilidir. İmam Şafii'nin vesair ulemanın icmasıyla O'nun Ehl-i Beyt'ini sevmek farzdır. İmam Tirmizi'nin, Sünen'inde (3130) rivayet ettiği hadis-i şerifte Enes b. Malik (r.a.) şöyle diyor: "Resûlullah sabah namazına çıkarken altı ay Fâtıma'nın kapısından geçerek onlara şöyle sesleniyordu: Ey Ehl-i Beyt, namaza, ey Ehl-i Beyt, Allah sizden murdarlığı giderip sizi tertemiz kılmak diler." (Ahzab, 33). Ayrıca bu konuda müdellel eserler ortaya koyan Prof. Dr. Haydar Baş Hocamın Ehl-i Beyt Külliyatı'nda Ehl-i Sünnet âlimlerinden derlenmiş yüzlerce ayetin, Sünni kaynakların ve binlerce hadisin metnine ulaşabilirsiniz. Yukarıda bahsettiğimiz gibi Kur'an, Sünnet ve Ehl-i Beyt ile şekillenen tasavvufu, bundan başka dogma bilgiler ve kültler ile izah etmek mümkün değildir. Bundan harici görüşler bâtıl ve İslam'ın ruhunun ve mantalitesinin dışındandır. Kur'an'ın Ehl-i Beyt'iyle kıyamete kadar ayrılmayacağını söyleyen Ehl-i Beyt'ini referans almayan yaşam biçimleri konumuz dışındadır. Bunlar tarih içerisinde var olmakla beraber İslam dairesi içerisinde görülmemiş ve çoğunlukla kaybolup gitmişlerdir. Kur'an'ı anlamaya çalışırken Sünnet'i, Sünnet'i yaşamaya çalışırken Ehl-i Beyt'i yaşamayan bir tasavvuf ekolü var olamaz. Ancak günümüzde bu sevgi bağını zayıflatarak tahripkâr tutumlar her tarafa sızmıştır. Tasavvufu mistisizmle, panteizmle, hümanizm ile veya çeşitli felsefi akımlarla açıklamaya çalışmak veya ruhbanlık ile bağdaştırmak; tasavvuftan bin sene sonra doğan kendilerini yeniden anlamlandırmak isteyen batı felsefesi ile veya onun mistik anlayışlarıyla izahı mümkün değildir. Beslendikleri hatta yarım yamalak çaldıkları tasavvufi akımın yerine şimdi tasavvufu tarif eden yerli ilahiyatçıların onları referans göstererek bu tarife girmeye çalışmaları ise tuhaftır. Aslında bütün mezhepler de, meşrepler de Ehl-i Beyt'e ulaşmak için var olmuşlardır. Bugün maalesef müntesipleri bunu unutur hale getirmişlerse de öz itibarıyla tüm mutasavvıflar Ehl-i Beyt'in nurundan var olmuşturlar. Özetle, Fırka-i Naciye, Ehl-i Beyt'in kurtuluş gemisine binenlerdir. Bunun dışındaki yollar bâtıldadır. Hem burada cemaat, cemiyet, mezhep ve meşrep taassubu yoktur. Seven, sevilen, necat olan, kurtuluş olan, Fırka-i Naciye olan tek yol Ehl-i Beyt'tir. Vesselam.  
 
Arda Karani / diğer yazıları
- Antroposen Çağı / 30.06.2022
- Holosen / Mavi Cennet / 09.06.2022
- Bir Deniz Masalı/ Günebakan Şiiri / 09.05.2022
- Sakız orucu bozar mı? -2- / 19.04.2022
- Sakız orucu bozar mı? -1- / 18.04.2022
- Şiir gibi / 16.04.2022
- Türk manifesto! / 26.02.2022
- Akıl-Kur'an-Sünnet ilişkisi / Akıl mı, vahiy mi? -VI- / 22.01.2022
- Akıl-Kur'an-Sünnet ilişkisi / Akıl mı, vahiy mi? -V- / 19.01.2022
- Akıl-Kur'an-Sünnet ilişkisi / Akıl mı, vahiy mi? -IV- / 12.01.2022
- Akıl-Kur'an-Sünnet ilişkisi / Akıl mı, vahiy mi? -III- / 30.12.2021
- Akıl-Kur’an-Sünnet ilişkisi / Akıl mı, vahiy mi? -II- / 22.12.2021
- Akıl-Kur’an-sünnet ilişkisi / akıl mı üstün, vahiy mi? -1- / 06.12.2021
- İslam ve bilim ilişkisi üzerine -II- / 27.11.2021
- İslam ve bilim ilişkisi üzerine -I- / 12.11.2021
- Din ve bilim ilişkisi / 04.10.2021
- Özgürlük ve özgürlükler problemi -II- / 27.09.2021
- Özgürlük ve özgürlükler problemi / 13.09.2021
- Doğru bilgi için usül ve yöntem / 05.09.2021
- Epistemoloji ve bilgi problemi / 30.08.2021
- Doğru bilgiye nasıl ulaşırız? / Usül ve bilgi problemi / 22.08.2021
- Boyutlar ve mutlak zaman üzerine / 16.08.2021
- Miraç mucizesi astral bir yolculuk mudur? / 02.08.2021
- Astral seyahat mi, zamanda yolculuk mu? (Tayyi zaman) / 11.07.2021
- Astral seyahat mi? Mekanda yolculuk mu? (tayyi mekan) / 01.07.2021
- Kozmik takvimde zaman ve ışık yılı / 24.06.2021
- Kozmik takvimde zaman -II- ve izafiyet / 19.06.2021
- Kozmik takvimde zaman / 16.06.2021
- Elbise kuramı -II- insan elbisedir / 11.06.2021
- İnsan nedir? Elbise kuramı -I- / 03.06.2021
- İnsanlık açısından din- III / 26.05.2021
- İnsanlık açısından din - II / 25.05.2021
- İnsanlık açısından din – I / 09.05.2021
- Türk Soykırımı - 13 Kasım 1918 / 04.05.2021
- Din Açısından İnsanlık-II / 02.05.2021
- Din açısından insanlık - I / 01.05.2021
- İSLAMOFOBİ / Vatikan’ın Necefle SON VALSİ / 25.04.2021
- Misyoner Müslümanlar / 24.04.2021
- Misyoner Müslümanlar / 23.04.2021
- Yargı Problemi / İslam Dini Açısından - II / 19.04.2021
- Yargı Problemi / İnsanlık Açısından - I / 18.04.2021
- Felsefe - Din ilişkisi / Samanlıkta Ben Seni Buldum - III / 12.04.2021
- Felsefe - Din ilişkisi / Samanlıkta Ben Sana Yandım - II / 11.04.2021
- DİN -FELSEFE İLİŞKİSİ / Samanlıkta Ben Sana Kandım -I / 10.04.2021
- "Baş" Manifestom / 04.04.2021
- Deizmin Sebepleri / Çuvaldız - II / 28.03.2021
- Deizmin sebepleri / Çuvaldız -I- / 27.03.2021
- Din ve insanlık / Homo Homini Lipus / 21.03.2021
- Din afyon mudur ? / Etik manifesto / 14.03.2021
- Yine Yeni Yeniden Yeni Mesaj Merhaba! / 07.03.2021
- Niçin Türkiye, niçin Elazığ? / 22.08.2016
- Manevi Mimar Hacı Ömer Hüdai Baba-III / 12.08.2015
- Manevi mimar Hacı Ömer Hüdai BabaII / 09.08.2015
- Manevi mimar Hacı Ömer Hüdai BabaI / 08.08.2015
- Ebu Hanife Ehl-i Beyt, Muaviye Sünnidir! / 26.04.2015
- Fitne ateşinin kapısı Muaviye / 03.03.2015
- Fırka-i Naciye nedir ve kimlerdir? / 08.01.2015
- Mutluluğun formülü-II / 15.12.2014
- Mutluluğun formülü-I / 14.12.2014
- Yeditepe aşk / 25.10.2014
- Birlik, temel ve umut / 20.10.2014
- Memleketin kafa kağıdı / 08.10.2014
- Nuh'un gemisi / 01.09.2014
- Türkiye Vahhabileşiyor mu? / 24.08.2014
- Enis Karani ARDA / 07.08.2014
- Kudüs ve ben / 02.08.2014
- Anadolu'nun manevi mimarı-V / 24.07.2014
- Anadolu'nun manevi mimarı-IV / 22.07.2014
- Çağ değiştirecek model / 17.06.2014
- Anadolu'nun manevi mimarı-III / 16.06.2014
- Anadolunun manevi mimarı-II / 15.06.2014
- ABABD gergefinde Türkiye / 08.06.2014
- Anadolu'nun manevi mimarı / 07.06.2014
- Mekandan dinlediklerim / 09.05.2014
- Hannane / 20.04.2014
- Kervana mektup / 12.04.2014
- Yeni "Neokonlar" kim? / 28.03.2014
- Varoluş destanı Çanakkale / 18.03.2014
- Ne mutlu Türk milletine! / 16.03.2014
- Surda bir gedik açıldı / 13.03.2014
- Hangimiz dindar? / 09.03.2014
- Baştürk azizler şehrinde... / 26.02.2014
- Küreselleşen dünya ve misyonerlik-IV / 18.02.2014
- Küreselleşen dünya ve misyonerlik-III / 16.02.2014
- Küreselleşen dünya ve misyonerlik-II / 15.02.2014
- Küreselleşen dünya ve misyonerlik / 09.02.2014
- Sahili olmayan umman / 12.01.2014
- Alaca Aslan / 01.01.2014
- 'Nimet verdiklerinin yolu'-II / 15.12.2013
- Nimet verdiklerinin yolu / 03.12.2013
- Unutmak ve hatırda tutmak üzerine / 01.12.2013
- Hayali kendisinden güzel şehir / 20.10.2013

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

08.01.2014, 08.01.2013, 08.01.2012, 08.01.2011, 08.01.2010, 08.01.2009, 08.01.2008, 08.01.2007, 08.01.2006, 08.01.2005, 08.01.2004, 08.01.2003, 08.01.2002, 08.01.2001, 08.01.2000, 08.01.1999, 08.01.1998, 08.01.1997, 08.01.1996


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.