logo
06 MAYIS 2026

Fıstıklar stokçunun elinde patladı!

 
Fıstık fiyatlarında stokçular nedeniyle kısa sürede yaşanan fiyat artışındaki yükselişi baklavacılar durdurdu. BAKTAD, geçtiğimiz aylarda Antep fıstığının fiyatının bir ayda 160 liradan 450 liraya çıkması üzerine harekete geçti. BAKTAD Başkanı Yıldırım, fiyatlar geri gelmese de tüccarın yeni sezon ürünü yüksek fiyattan aldığını ve en azından kazananın üreticiler olduğunu kaydetti.

30.09.2022 10:50:00
 Fıstıklar stokçunun elinde patladı!
 Fıstıklar stokçunun elinde patladı!

RECEP BAHAR / İSTANBUL

En son 2019 yılında yapılan ve pandemi nedeniyle 2 yıl ara verilen Baklava Festivali ve Altın Oklava Baklava Yarışması 2 Ekim Pazar günü Eminönü'nde gerçekleştirilecek. Festivale özel kurulacak baklava müzesinde 40 çeşit baklava sergilenecek, ayrıca toplam 2 ton baklava halka ikram edilecek. Festivalde, 40 baklava ustası arasında yapılacak baklava yarışmasında birinciye 10 yarım altın, ikinciye 5 yarım altın, üçüncüye 3 yarım altın, dördüncüye 1 yarım altın verilecek. Festivalle birlikte yüzyıllar öncesine dayanan bir lezzet olan baklavayı hem ulusal hem uluslararası arenada daha iyi tanıtacaklarını söyleyen Baklava ve Tatlı Üreticileri Derneği (BAKTAD) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yıldırım, İstanbul'da basınla düzenlediği sohbet toplantısında, düzenlenecek yarışmayla da baklava ustalarını heveslendirip meslek kalitesini yükseltmek istediklerini belirtti.

Günlük üretim 1450 ton

Türkiye'de baklava üretiminin küçük pandemi molasına rağmen hızla arttığını belirten Yıldırım, son 10 senede günde 700 tondan 1450 tona kadar ulaştıklarını vurguladı. Türkiye'de baklava satılan 125 bin civarında işletme olduğunu ifade eden Yıldırım, baklava ekonomisinin yarattığı istihdamın ise 500 bin kişiye dayandığını söyledi. BAKTAD olarak 2001 yılında kurulduklarından bu yana en önemli amaçlarının baklavanın bilinirliğini yükseltmek olduğunu hatırlatan Yıldırım, "Derneğimiz kurulmadan önce baklava ihracatı sadece 150 bin dolar seviyesindeydi. Şimdi ise 15 milyon dolara yakın direkt ihracat var, bir o kadar da buraya gelen turistlerin paket paket alıp götürdükleri var. Dolayısıyla halihazırda 30 milyon dolara ulaşan bir baklava ihracatımız olduğunu söyleyebiliriz" dedi.

Ucuz baklava, baklava değildir!

Piyasadaki baklava fiyatlarını da değerlendiren Yıldırım, "Örneğin 100 liradan 400 liraya kadar fıstıklı baklava mevcut. Fiyatını içerisindeki hammadde miktarının şekillendirdiği baklavayı tüketici ağız tadına ve bütçesine uygun olana göre satın alıyor. Baklavanın tereyağı Urfa yöresinden olmalı. İklim özelliği nedeniyle o bölgenin tereyağının asit oranı düşük oluyor. Fıstık Antep ya da Urfa fıstığı olacak. Piyasada satılan 50-60 liralık baklavalar baklava sınıfına girmiyor. Bir kilo baklavada 250 gram yağ, 150 gram fıstık var. Yağın kilosu 200, fıstığın kilosu 450 lira... Hesabı siz yapın... Gerçek baklavanın maliyeti kilogramda 200 lirayı geçer. En ucuz hakiki baklava 300 lira. Ucuz baklava satanlarla ilgili dernek olarak herhangi bir yaptırımımız yok. Bilgilendirme yapıyoruz sadece. Baklavayı dünya İstanbul vasıtasıyla tanıyor. En çok baklavayı İstanbul satıyor ve tüketiyor" dedi.

Fıstık işinde dümen var!

Baklavanın en önemli hammaddesi olan fıstık fiyatlarındaki artışa da değinen Yıldırım, fiyatların bahar aylarında 20-25 gün içerisinde 160 liralardan 450 liraya kadar çıktığını hatırlattı. Kendilerinin o dönem bu suni artışa tepki olarak ürünlerde fıstık kullanmama çağrısı yaptıklarını belirten Yıldırım, bu çağrının ardından yükselişin durduğunu ve 450 liralara çıkan fiyatların hafifçe gerilediğini söyledi. Yıldırım, "O dönem fıstık fiyatlarının 600 liraya kadar gideceği yönünde bir algı oluşturulmuştu. Bizim müdahalemizle artış durdu. Fiyatlar çok gerilemese de en azından tüccarlar yeni sezonun ürününü de bu yüksek fiyatlardan almak zorunda kaldı. Böylece mevcut durum tüketiciye olmasa bile en azından çiftçiye ve üreticiye yaramış oldu. Şu anda depolarda 3 yıllık fıstık stoku var" ifadelerini kullandı. Yıldırım, piyasada fiyatların anlaşmalı olarak nasıl artırıldığını ise şöyle anlattı: "Üreticinin elinde mal kalmayınca ve tüm ürünler tüccarın eline geçtiğinde, karaborsacı ve stokçu diye tanımladığımız insanlar fıstık fiyatlarını yükseltiyor. Fıstık borsasına gidip örneğin o dönem 450 lira olan fıstığın üzerine 470 lira etiket koyuyorlar. Sonra kendi adamlarından biri gelip o fiyattan alım yapıyor ve bu sefer geri kalan ürünler için de fiyat 470 liraya çıkıyor. Burada tamamen kayıt dışı bir oyun oynanıyor ve bu şekilde fiyatlar suni olarak şişiyor. Ayrıca fıstığın fiyatının bu şekilde hızlı yükselişi sektörle ilgisi olmayan insanları da buraya çekiyor ve fıstık bir yatırım aracına dönüşüyor. Devletin bu döngüye müdahale etmesini ve vergi kaybına da neden olan kayıt dışılığı bitirip sektörü düzenlemesini istiyoruz. Özetle stokçular bu yıl yaz aylarında 400 liradan alım yapmıştı fiyat yükselecek diye. Yeni sezonda düşük fiyattan alış yapamadılar çünkü yapsalardı fiyat düşmüş olacaktı, zararları artacaktı. Fiyatı yüksek olduğu için fıstık ihracatı yapılamıyor. Fıstığın Antep'teki ticaret tamamıyla kayıt dışı… Belgesi yok… Onun için mal çok olsa da fiyat düşmüyor."

Nisan ayında en az 26 kadın katledildi

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'na göre geçen ay en az 26 kadın erkekler tarafından öldürüldü

05.05.2026 16:22:00 / Güncelleme: 05.05.2026 16:28:51
Haber Merkezi
Nisan ayında en az 26 kadın katledildi
Nisan ayında en az 26 kadın katledildi
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'na göre geçen ay en az 26 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 23 kadın da şüpheli şekilde ölü bulundu.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu geçen aya ilişkin verilerini yayımladı. Buna göre Türkiye'de nisanda en az 26 kadın öldürülürken, 23 kadın da şüpheli şekilde ölü bulundu.

Rapora göre öldürülen 26 kadından 20'sinin hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi. 4'ü ekonomik bahanelerle, 1'i barışmayı kabul etmemesi bahanesiyle, 1'i de bebeğini aldırmadığı bahanesiyle öldürüldü.

Kadınların yüzde 69'u evlerinde öldürüldü

Katledilen 26 kadından 10'u evli olduğu erkek, 2'si eskiden evli olduğu erkek, 2'si birlikte olduğu erkek, 1'i babası, 1'i akrabası, 1'i oğlu ve 1'i tanıdığı tarafından öldürüldü. Kadınların 18'i evinde, 2'si sokakta, 1'i otelde, 1'i arabada, 1'i su kenarında ve 1'i boş arazide öldürüldü. 2 kadının öldürüldüğü yer tespit edilemedi. Kadınların yüzde 69'u evlerinde katledildi.

Cinayetlerin 16'sı ateşli silahlarla, 2'si boğularak, 7'si kesici aletlerle, 1'i de darbedilerek öldürüldü.

Eylem Tok cezaevinden mektup gönderdi

Eylem Tok, ABD'deki cezaevinden gönderdiği mektupta Kemerburgaz’daki ölümlü kazanın ardından oğlu Timur Cihantimur’u kaçırmasının sorumluluğunu üstlendi. Eylem Tok, “Eğer bir hata varsa en büyük sorumluluk anne ve babası olarak bize aittir” dedi

05.05.2026 10:58:00
Haber Merkezi
Eylem Tok cezaevinden mektup gönderdi
Eylem Tok cezaevinden mektup gönderdi
İstanbul Kemerburgaz'da 1 Mart 2024'te meydana gelen ölümlü trafik kazasının ardından oğlu Timur Cihantimur'u önce Mısır'a, ardından ABD'ye kaçıran yazar Eylem Tok, Boston'daki tutukluluğunun sürdüğü cezaevinden 3 sayfalık bir mektup gönderdi.

Avukatı aracılığıyla kamuoyuna yansıyan mektupta Tok, "Eğer bir hata varsa bunun en büyük sorumluluğu anne ve babası olarak bize aittir. Evladımızı çok sevdik, çok koruduk; belki de bazı anlarda gerekli sınırları koyamadık. Bunun yükünü her gün yüreğimde taşıyorum" ifadelerine yer verdi.

Mektubunda olay gecesi "içgüdüsel" davrandığını savunan Tok, 16 yaşındaki oğlunu korumak dışında bir amacı olmadığını belirterek, "Bir annenin kendi çocuğunu koruma çabası, başka bir ailenin acısını hafifletmez. Bunun bilincindeyim ve bu gerçekle yaşamayı öğrenmeye çalışıyorum" dedi.

Hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci'nin ailesine başsağlığı dileyen Tok, "Bu kaybın telafisi yok, biliyorum. Ancak yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim" ifadelerini kullandı. Ayrıca kaza yerine gitmediğini, telefonları almadığını ve polisin aranmasını engellemediğini iddia etti.

Kaza ve kaçış süreci

Kaza, Eyüpsultan Kemerburgaz Belgrad Ormanı yolunda saat 23.50 sıralarında meydana geldi. Timur Cihantimur'un ehliyetsiz kullandığı 34 EEG 06 plakalı araç, yol kenarında arıza nedeniyle park halinde bulunan üç ATV'ye çarptı. Kazada 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci hayatını kaybetti; Süleyman Keçici, İbrahim Gümüş, Hasan Topal ve Tahsin Arslan yaralandı. Tanıklara göre araç aşırı hızlıydı ve kaza sonrası sürücü olay yerinden uzaklaştı.

Eylem Tok, oğlu Timur'u olay yerinden aldıktan sonra eşi Bülent Cihantimur'u bilgilendirdi. Anne-oğul, 2 Mart 2024'te önce Mısır'a, ardından ABD'ye kaçtı. Türkiye'nin iade talebi üzerine 14 Haziran 2024'te Boston'da yakalandılar. Her ikisinin de tutukluluk hali devam ediyor. Timur Cihantimur ayrı bir soruşturmayla "taksirle öldürme ve yaralama" suçlamasıyla yargılanıyor.

Hukuki gelişmeler

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Şubat 2026'da hazırladığı iddianamede, Eylem Tok ve eski eşi Bülent Cihantimur'un da aralarında bulunduğu 5 şüpheli için "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 10'ar yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede, ailenin kazadan hemen sonra delil kararttığı ve Timur'u yurt dışına çıkardığı vurgulandı.

ABD mahkemesi, Türkiye'nin iade talebini Şubat 2025'te kabul etmişti ancak Eylem Tok'un avukatlarının itirazı üzerine süreç geçici olarak durduruldu. Tutukluluk kararları ise Ekim 2024'teki üçüncü duruşmada da onandı.

Aci ailesinin durumu

Olayın ardından Oğuz Murat Aci'nin eşi Şükriye Aci şikayetinden vazgeçti ve yasal varislerle sulh sağlandı. Bu karar, Aci ailesi içinde tartışmalara yol açtı. Özer Aci (ölenin babası), "Benim oğlumun kanını sattı" diyerek tepki gösterdi. Şükriye Aci ise para iddialarını yalanladı ve aile içi baskıdan söz etti. Eylem Tok'un mektubunda bahsettiği "helalleşme", bu sulh anlaşmasına işaret ediyor.

Eylem Tok mektubunda sessiz kalmayı tercih ettiğini ancak "eksik ve önyargılı yorumlar" nedeniyle konuşma ihtiyacı duyduğunu da belirtti. "Kimseye bilerek ya da isteyerek zarar vermediklerini" savunan Tok, sürecin hem hukuki hem insani bir sınav olduğunu ifade etti.

Olay, Türkiye'de uzun süre gündemde kalmış, ehliyetsiz araç kullanımı, aile korumacılığı ve adalet tartışmalarına yol açmıştı. Eylem Tok ve Timur Cihantimur'un iade süreci ile Türkiye'deki davalar devam ederken, Tok'un cezaevinden gönderdiği mektup kamuoyunda yeni tartışmalara neden oldu.

Yetersiz su tüketimi böbrek taşına yol açıyor


 
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, çay ve kahvenin sanıldığı gibi vücutta sıvı kaybına yol açmadığını, aksine böbrek taşı riskini azaltabildiğini belirterek, taş oluşumunda belirleyici faktörün çay tüketimi değil, yetersiz su alımı olduğunu bildirdi. 

05.05.2026 10:32:00
AA
Yetersiz su tüketimi böbrek taşına yol açıyor
Yetersiz su tüketimi böbrek taşına yol açıyor

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, çay ve kahvenin sanıldığı gibi vücutta sıvı kaybına yol açmadığını, aksine böbrek taşı riskini azaltabildiğini belirterek, taş oluşumunda belirleyici faktörün çay tüketimi değil, yetersiz su alımı olduğunu bildirdi. Günde 4-6 bardak çay veya 3-5 fincan kahve tüketiminin hidrasyon açısından suyla benzer etki gösterdiğini aktaran Salabaş, düzenli tüketimde kafeinin 'sıvı attırıcı' etkisinin ortadan kalktığını ve klinik olarak anlamlı sıvı kaybı oluşmadığını aktardı.

Salabaş, "Yarım milyonu aşkın kişinin takip edildiği çalışmalarda düzenli çay içenlerde böbrek taşı riskinin yüzde 27'ye kadar daha düşük bulundu. Yüz binlerce kişiyi kapsayan başka araştırmalarda ise kahve tüketimi taş riskini yüzde 26 ile 31 arasında azalttığı kaydedildi. Türkiye verilerine göre böbrek taşı hastalarının yüzde 46'sı günde 1 litrenin altında su tüketiyor. Taş oluşumunda belirleyici faktör çay tüketimi değil, yetersiz su alımıdır. 'Çay dehidratasyon yapar' veya 'Her çayın yanında su içilmeli' gibi yaygın öneriler, güncel bilimsel verilerle desteklenmemektedir" ifadelerini kullandı.

Salabaş, günlük sıvı tüketiminin 2-2.5 litre olması gerektiğini belirterek, çay ve kahvenin bu miktara dahil edilebileceğini ancak su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Yeşil çayın antioksidan içeriği sayesinde böbrek sağlığını destekleyebileceğini de ifade eden Salabaş, yapılan laboratuvar çalışmalarında çayın içindeki doğal bileşenlerin taş kristallerinin böbrek dokusuna tutunmasını azalttığını belirtti.

Baharda cilt sorunlarına karşı 7 etkili önlem


 
Kış aylarının soğuk, rüzgarlı ve kurutucu etkisinin ardından bahar mevsimine geçiş, cildimiz için önemli bir adaptasyon sürecini beraberinde getiriyor. Kış boyunca düşük nem, soğuk hava ve kapalı ortamlarda geçirilen uzun süreler cildin bariyerini zayıflatabiliyor ve kuruluğa neden olabiliyor. 

05.05.2026 08:29:00
MURAT ÇORBACI
Baharda cilt sorunlarına karşı 7 etkili önlem
Baharda cilt sorunlarına karşı 7 etkili önlem

Kış aylarının soğuk, rüzgarlı ve kurutucu etkisinin ardından bahar mevsimine geçiş, cildimiz için önemli bir adaptasyon sürecini beraberinde getiriyor. Kış boyunca düşük nem, soğuk hava ve kapalı ortamlarda geçirilen uzun süreler cildin bariyerini zayıflatabiliyor ve kuruluğa neden olabiliyor. Bahar aylarıyla birlikte ise sıcaklık artıyor, nem oranı değişiyor ve güneş ışınları daha güçlü hissedilmeye başlıyor. Ayrıca bahar aylarında artan ağaç ve çimen polenleri ile küf sporları gibi çevresel alerjenler de daha yoğun hale geliyor. Bu çevresel etkenler nedeniyle, cilt bakımına dikkat edilmediğinde; ciltte kuruluk, hassasiyet, kızarıklık, pullanma,  lekelenme ve yağ üretiminin artmasına bağlı akne oluşumu gibi sorunlar gelişebiliyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Cemşitoğlu, "Kışın uygulanan yoğun ve besleyici bakım rutinlerinin bahar aylarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi, cildin bu geçiş sürecine daha sağlıklı  uyum sağlaması için çok önemlidir" dedi.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Cemşitoğlu, bahar aylarında cilt sağlığı için dikkat edilmesi gereken 7 kuralı anlattı.
1. Cildinizi günde iki kez temizleyin. Özellikle akşam temizliği; makyaj, güneş koruyucu ve gün boyunca biriken çevresel kirletici etkenlerin uzaklaştırılması açısından önemli.
2. Güneşten korunmayı rutin haline getirin. Bahar aylarında UV ışınlarının yoğunluğu artmaya başlıyor ve bu durum ciltte fotoaging (ışığa bağlı yaşlanma) ile pigmentasyon artışına, yani cilt lekelerinin gelişimine yol açabiliyor.

3. Mevsime uygun nemlendirici kullanın. Cilt bariyerinin sağlıklı olması, çevresel faktörlere karşı cildin direncini artırıyor. Ancak kış aylarında kullanılan yoğun ve yağ bazlı nemlendiriciler, bahar aylarında bazı cilt tiplerine ağır gelebiliyor ve gözeneklerin tıkanmalarına neden olabiliyor.
4. Mevsim geçişlerinde, cilt yüzeyinde biriken ölü hücreler, cildin mat ve cansız görünmesine yol açabiliyor. Cilt sağlığı için haftada 1-2 kez nazik peeling uygulamalarını önerdiklerine işaret etti.

5. Günde 2-2.5 litre su için. Yeterli sıvı alımı, vücudun genel metabolik fonksiyonlarının yanı sıra cilt sağlığı için de önem taşıyor.

6. Cilt bariyerini destekleyen içerikleri tercih edin. Mevsim geçişleri bazı kişilerde cilt hassasiyetini artırabiliyor. Bu nedenle cilt bakım ürünlerinde bariyer onarıcı içeriklerin bulunması fayda sağlayabilir. Güçlü bir cilt bariyeri cildin çevresel stres faktörlerine karşı daha dirençli olmasını sağlar. Seramidler, niasinamid, panthenol ve hyaluronik asit gibi içerikler cildimizin üst tabakasında bariyer fonksiyonunu destekleyerek, ciltten su kaybını azaltmaya yardımcı olur.

7. Cildi tahriş edebilen ürünlerden kaçının. Alkol oranı yüksek tonikler, yoğun parfüm içeren kozmetikler veya aşındırıcı peeling ürünleri bazı ciltlerde hassasiyeti artırabiliyor. Özellikle mevsim geçişlerinde cilt bariyeri daha kırılgan hale gelebileceği için bu tür ürünlerden kaçınılması öneriliyor.

İstanbul'da Halk Ekmek'e zam geldi

İBB iştiraki Halk Ekmek AŞ, normal ve kepekli ekmek fiyatlarına yüzde 25 zam yaptı. Zamla birlikte 250 gramlık normal ve kepek ekmeğin fiyatı 10 liradan 12,5 liraya yükseldi 

04.05.2026 18:35:00
Haber Merkezi
İstanbul'da Halk Ekmek'e zam geldi
İstanbul'da Halk Ekmek'e zam geldi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Halk Ekmek AŞ, normal ve kepekli ekmek fiyatlarına yüzde 25 zam yaptı. Zamla birlikte 250 gramlık normal ve kepek ekmeğin fiyatı 10 liradan 12,5 liraya yükseldi. Yeni fiyatlar bugün itibarıyla tüm Halk Ekmek satış noktalarında uygulanmaya başlandı.

Halk Ekmek AŞ'den yapılan açıklamada, zam kararının artan üretim maliyetleri nedeniyle zorunlu hale geldiği belirtildi. Un fiyatlarındaki yükseliş, enerji giderleri, nakliye maliyetleri ve genel enflasyon baskısı, şirketin bu adımı atmasında etkili oldu. Yetkililer, kaliteli ve hijyenik üretimi sürdürmek için fiyat güncellemesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Diğer ekmek çeşitleri ve ambalajlı ürünlerde ise şu an için bir değişiklik yapılmadığı öğrenildi.

Halk Ekmek, İstanbul'da dar gelirli vatandaşların temel gıda maddesi olan ekmeğe erişimini kolaylaştırmak amacıyla faaliyet gösteren önemli bir kurum. Şehir genelinde yüzlerce satış noktasıyla hizmet veren şirket, özellikle emekliler, öğrenciler ve düşük gelir grupları için uygun fiyatlı ekmek alternatifi sunuyor. Ancak son dönemde yaşanan genel ekonomik sıkıntılar, un ve enerji gibi girdi maliyetlerini önemli ölçüde artırdı. Türkiye genelinde de fırıncılar benzer maliyet baskıları nedeniyle zamlara gitmiş, standart ekmek fiyatlarında da artışlar yaşanmıştı.

Vatandaşlar arasında zam tepkileri hızlı yükseldi. Sosyal medyada birçok kullanıcı, "Ekmeğe her zam daha da zorlaştırıyor" yorumlarını yaparken, bazıları da maliyet artışlarını anlayışla karşıladıklarını ifade etti. Özellikle büyükşehirlerde yaşam maliyeti yüksek olduğu için bu tür zamlar dar kesimleri doğrudan etkiliyor. Bir ailenin günlük ekmek tüketimi göz önüne alındığında, aylık bütçeye yansıyacak ek yükün 100-150 lirayı bulabileceği hesaplanıyor.

İBB yetkilileri, zamın sınırlı tutulduğunu ve Halk Ekmek'in sosyal sorumluluk misyonunu sürdüreceğini belirtti. Şirket, üretimde verimlilik artırıcı önlemlerle maliyetleri kontrol altında tutmaya çalışacağını açıkladı. Önümüzdeki dönemde un destekleri veya belediye sübvansiyonları gibi adımların gündeme gelip gelmeyeceği ise merak konusu.

Hastaneye kaldırılan aileden acı haber

Mersin'in Bozyazı ilçesinde memleketine gelen polis memuru baba, eşi ve 2 çocuğu mide bulantısı, kusma şikayetiyle hastaneye kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan aileden 2 çocuk hayatını kaybetti

04.05.2026 15:08:00
İhlas Haber Ajansı
Hastaneye kaldırılan aileden acı haber
Hastaneye kaldırılan aileden acı haber
Olay, Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Tüllüler Sokak'ta meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Karaman İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan polis memuru M.T. (39), eşi E.T. (33), çocukları A.T. (7) ve Ö.S.T. (4) ile hafta sonu memleketi Mersin'in Bozyazı ilçesine geldi. Yakınlarında kalan aile rahatsızlanınca, kusma ve mide bulantısı nedeniyle haber verilen sağlık ekipleri, aileyi hastaneye sevk etti. Hastaneye kaldırılan aileden önce Ö.S.T., ardından A.T. yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Anne ve baba ambulansla Mersin Şehir Hastanesi'ne sevk edildi.

Olayla ilgili savcılık ve jandarma ekipleri tarafından incelemelerin sürdürüldüğü bildirildi.

Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET'e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve suçtan elde edilen gelirin aklanması" suçları kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANSET'e yönelik yürütülen soruşturmada adliyeye sevk edilen 27 kişiden 14'ü tutuklandı. Savcılık sorgusunun ardından 11 kişi serbest bırakılırken, 2 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

04.05.2026 08:23:00
İHA
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET'e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET'e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANSET'e yönelik çalışma başlatıldı.

Mülkiye Başmüfettişi tarafından hazırlanan tevdi raporu ve emniyet birimlerince yapılan araştırmalar doğrultusunda, ANSET tarafından gerçekleştirilen ihalelerde usulsüzlük tespit edildiği öğrenildi. Soruşturma kapsamında, ihalelerde yetkili olan kişiler ile aralarında suçtan elde edilen geliri aklama amacıyla para geçişleri tespit edilen şüpheliler hakkında işlem başlatıldı. Dosyada, 113 milyon 426 bin TL kamu zararı tespit edildiği bildirildi.


7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi



Şüphelilerin yakalanması ve suç unsurlarının ele geçirilmesine yönelik 30 Nisan 2026 tarihinde Antalya merkezli olmak üzere İstanbul, Ankara, İzmir, Muğla, Denizli ve Edirne'de eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Soruşturma kapsamında ilk etapta 34 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Süreç içinde 1 kişinin daha gözaltına alınmasıyla dosya kapsamındaki kişi sayısının 35'e yükseldiği öğrenildi.


Muhittin Böcek ve Cansel Tuncer de dosyada yer alıyor



Dosya kapsamında, İçişleri Bakanlığı kararıyla Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer'in de aralarında bulunduğu isimler hakkında işlem yapıldı.


27 kişi adliyeye sevk edildi



Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 27'si, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık sorgusunun ardından 11 kişi serbest bırakıldı. Sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 14'ü tutuklanırken, 2 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Dosya kapsamında 2 kişinin emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldığı, 1 kişinin hastanedeki tedavisinin sürdüğü, 3 firari şüpheli hakkında yakalama çalışmalarının devam ettiği, 2 kişinin ise cezaevinde bulunduğu öğrenildi.İi

Muhittin Böcek'e yönelik "rüşvet" soruşturmasında gelini Zuhal Böcek tutuklandı

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu Muhittin Böcek'e yönelik açılan "rüşvet" soruşturması kapsamında gözaltına alınan gelini Zuhal Böcek tutuklandı

03.05.2026 21:50:00
Haber Merkezi
Muhittin Böcek'e yönelik "rüşvet" soruşturmasında gelini Zuhal Böcek tutuklandı
Muhittin Böcek'e yönelik "rüşvet" soruşturmasında gelini Zuhal Böcek tutuklandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Böcek'e yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan gelini Zuhal Böcek'in de aralarında olduğu 3 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler sağlık kontrollerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürüldü.

Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden Zuhal Böcek, "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Diğer iki şüpheli ise ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

Sulh ceza hakimliği şüpheli Zuhal Böcek'in tutuklanmasına karar verdi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek hakkında aday olmasına ilişkin "rüşvet" verdiği iddiasıyla açılan soruşturma kapsamında, gelini Zuhal Böcek'in de aralarında olduğu 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Bu kapsamda Zuhal Böcek ve 2 şüpheli polis ekiplerince 30 Nisan'da gözaltına alınmıştı.

Kurban Bayramı tatili kaç gün olacak? Bakan Ersoy'a soruldu

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kurban Bayramı tatilinin dokuz güne çıkarılıp çıkarılmayacağına dair soruyu yanıtladı

03.05.2026 17:21:00
Haber Merkezi
Kurban Bayramı tatili kaç gün olacak? Bakan Ersoy'a soruldu
Kurban Bayramı tatili kaç gün olacak? Bakan Ersoy'a soruldu
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aydın'da düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali'nde gazetecilerle bir araya geldi.

Bakan Ersoy, konuya ilişkin gelen soru üzerine "Dokuz günlük tatil turizm açısından gayet olumlu olur. Ama bu kabinede tartışılıp alınacak bir karar" dedi.

Kurban Bayramı 27 Mayıs'ta başlayacak, 30 Mayıs'ta bitecek. 2016, 2018, 2019, 2021, 2023, 2024 yıllarında Kurban Bayramı tatilinin dokuz güne çıkarılması kararlaştırılmıştı.

Kabine Toplantısı için henüz belirlenmiş bir tarih yok.

Fatih Sultan Mehmet Han kabri başında anıldı

Fatih Sultan Mehmet Han, vefatının 545. yıl dönümünde kabri başında anıldı. İstanbul Valisi Davut Gül'ün katılımıyla gerçekleşen programda, Osmanlı padişahı dualarla yâd edildi.

03.05.2026 16:52:00
İhlas Haber Ajansı
Fatih Sultan Mehmet Han kabri başında anıldı
Fatih Sultan Mehmet Han kabri başında anıldı
Fatih Sultan Mehmet Han, vefatının 545. yıl dönümünde kabri başında anıldı. İstanbul Valisi Davut Gül'ün katılımıyla gerçekleşen programda, Osmanlı padişahı dualarla yâd edildi.
Fatih Sultan Mehmet Han, vefatının 545. yıl dönümünde Fatih Camii haziresinden bulunan kabri başında tören düzenlendi. Törene İstanbul Valisi Davut Gül, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, İstanbul İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin, İstanbul İl Müftüsü Doç. Dr. Emrullah Tuncel, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı ve Fatih İlçe Müftüsü Abdurrahman Şenoğlu katıldı. Törende, Fatih Camii İmamı Kurra Hafız Yusuf Yılmaz tarafından Kur'an-ı Kerim okundu.

Tilavetin ardından İstanbul İl Müftüsü Tuncel tarafından dua edildi
Programda konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "Büyük bir devlet adamı ve komutan. Aynı zamanda büyük bir lider olan Fatih Sultan Mehmet Han Hazretleri'nin ölüm yıldönümü için bir araya geldik. Kendisine Allah'tan rahmet diliyoruz. Mekânı cennet olsun. Fatih Sultan Mehmet sadece bir komutan, bir lider, bir devlet adamı değildi. Aynı zamanda çağ açan çağ kapatan ve bununla birlikte de yeni bir medeniyet tasavvuru başlatan bir devlet adamıydı. Farklılıkları bir arada yaşatan ilme adalete önem veren ve bunları bize miras bırakan devlet adamıydı. Bizler de Fatihin mirasını bu şehirde aynı hassasiyetle devam ettiriyoruz. Rabbim birliğimizi beraberliğimizi kardeşliğimizi daim etsin. Onun bize bıraktığı miras üzerinde birlikte yaşamayı nasip etsin" şeklinde konuştu.İHA
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.