logo
24 HAZİRAN 2026

Fitoterapinin yıldızı parlıyor

Doğal bitkiler modern tıbbın yanında yerini alıyor, fitoterapi artık kanıta dayalı tamamlayıcı tedavi olarak parlıyor. Ancak uzmanlar uyarıyor, kanser için "mucize bitki" iddialarına kanmayın, mutlaka hekim ve fitoterapi uzmanına danışın

05.02.2026 16:20:00 / Güncelleme: 05.02.2026 21:10:32
Eyüp Kabil
Fitoterapinin yıldızı parlıyor
Fitoterapinin yıldızı parlıyor







Türkiye'de ve dünyada fitoterapi (bitkisel tedavi), geleneksel bilgiyi kanıta dayalı yaklaşımlarla birleştirerek yükselişe geçti.

2025-2026 yıllarında düzenlenen kongreler, klinik araştırmalar ve üniversitelerin yeni merkezleri ile alan, tamamlayıcı tıp içinde daha kurumsal bir kimlik kazanıyor. İşte son gelişmeler ışığında detaylı bir bakış.






Fitoterapi nedir ve neden yeniden popüler?

Fitoterapi, tıbbi bitkilerin standardize edilmiş preparatlarını kullanarak hastalıkların önlenmesi, tedavisi veya semptomlarının hafifletilmesinde uygulanan bilimsel temelli yöntemdir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından tanınan bu yaklaşım, sadece "bitkisel çay içmek" değil; dozajı belirlenmiş, farmakolojik etkisi kanıtlanmış ürünlerle yapılan kontrollü bir tedavidir.

Son yıllarda artan kronik hastalık yükü, ilaç yan etkilerine karşı doğal alternatif arayışı ve immün sistem desteği ihtiyacı fitoterapiye ilgiyi patlattı.

Özellikle pandemi sonrası dönemde bağışıklık güçlendirici ve anti-enflamatuar bitkisel ürünlere talep yüzde 40'ın üzerinde arttı.






Son dönemde Türkiye'deki önemli kongre ve etkinlikler

Türkiye Fitoterapi Derneği'nin öncülüğünde düzenlenen 5. Fitovizyon ve 2. Fitoterapi Kongresi (11-12 Ekim 2025, Yıldız Teknik Üniversitesi), "Kanserde Beslenme ve Doğal Yaklaşımlar" temasıyla büyük ilgi gördü.

Bezmialem Vakıf Üniversitesi gibi kurumların destek verdiği kongrede, klinik fitoterapi uygulamaları, fonksiyonel beslenme ve tamamlayıcı tedaviler bilimsel oturumlarda masaya yatırıldı.

Ayrıca 2025 Şubat'ta gerçekleşen 4. Fitovizyon Kongresi fitoterapi-aromaterapi ve kozmetik yeniliklerini ele aldı.

2026'da ise uluslararası kalite ödüllerinde "Yılın Fitoterapisti" gibi unvanların verilmesi, alanın profesyonelleşme hızını gösteriyor.






Bilimsel çalışmalar ve klinik kanıtlar artıyor

Yara iyileşmesi alanında Calendula officinalis (ayçiçeği) üzerine 2020-2025 arası yayınlanan çalışmalar, bitkinin yenileyici etkisini doğruladı, yeni hemostatik biyomateryaller geliştirildi.

Romatoid artrit gibi otoimmün hastalıklarda Curcuma longa (zerdeçal), Zingiber officinale (zencefil) ve Tripterygium wilfordii (bir çeşit asma) içeren fitoterapi kombinasyonlarının semptomları azalttığı sistematik derlemelerle gösterildi (Phytomedicine, 2025).

Kabızlık tedavisinde Çin, İran ve Hindistan merkezli 100'den fazla RCT'de Rheum palmatum, Citrus aurantium ve Cannabis sativa gibi bitkilerin etkinliği kaydedildi.

Nörodejeneratif hastalıklar (Alzheimer, Parkinson) için EGCG (yeşil çay) gibi doğal bileşiklerin motor ve bilişsel parametreleri iyileştirdiği klinik denemeler umut veriyor.






Kanser tedavisinde fitoterapi

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği ve uzmanlar fitoterapinin bazı hastalarda yaşam kalitesini artırabildiğini, yan etkileri azalttığını ve kısmi destek sağladığını belirtiyor.

Kenevir, yüksek doz C vitamini veya bitkisel karışımların "kemoterapiye gerek yok" iddiaları bilimsel temelden yoksun ve tehlikeli bulunuyor. 2026'da yayımlanan açıklamalarda, immünoterapi ve akıllı ilaçların 5 yıllık sağkalımı yüzde 70'lere çıkardığı vurgulanırken, fitoterapi yalnızca tamamlayıcı olarak öneriliyor.






Üniversiteler ve kurumsal adımlar

Bezmialem Vakıf Üniversitesi Fitoterapi Merkezi, Silivri Belediyesi ile işbirliği protokolü imzalayarak klinik uygulamaları genişletti.

Türkiye'nin tıbbi bitki envanteri dijital ortama taşınıyor, Darüşşifalardan modern farmakognoziye uzanan bir köprü kuruluyor.

Fitoterapi ürünlerinde standartlaşma ve farmakokinetik çalışmalar artıyor, nano-teknoloji entegrasyonu (fitonanoteknoloji) yeni ufuklar açıyor.






Vatandaşlar için öneriler

Fitoterapi güvenli ve etkili olabilir ancak uzman kontrolü olmadan kullanılmamalıdır. Sosyal medya ve internetteki "mucize bitki" iddialarına karşı dikkatli olunmalı. Kronik rahatsızlığı olanlar, ilaç etkileşim riski nedeniyle mutlaka hekim ve fitoterapi uzmanına danışmalı.

2026 yılı, fitoterapinin "alternatif" olmaktan çıkıp, kanıt temelli tamamlayıcı tıp içinde hak ettiği yeri aldığı bir yıl olmaya aday. Bilimsel kongreler, klinik denemeler ve üniversite-sanayi iş birlikleri sayesinde doğa ile modern tıp arasındaki köprü güçleniyor.

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.

Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesinde maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti

17.06.2026 12:18:00
İHA
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Olay, Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesindeki maden ocağında sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, maden ocağında işçilerin çalışması esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma, çok sayıda sağlık, İtfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. Yapılan ilk çalışmalarda maden işçisi Muhammet Özkul'un cansız bedenine ulaşıldı.








Ekiplerin göçük altında kalan maden ocağındaki çalışmaları devam ediyor.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.