logo
12 NİSAN 2026

G7 dışişleri bakanlarından "Gazze'de barış planının adımlarını sürdürme" çağrısı

G7 ülkelerinin dışişleri bakanları tarafından yayınlanan ortak bildiride, Gazze'deki ateşkes ile rehinelerin serbest bırakılmasının memnuniyetle karşılandığı belirtilerek, "Tüm tarafların kapsamlı planda belirtilen sonraki adımlar üzerinde yapıcı bir şekilde çalışmaya devam etmesi hayati önem taşımaktadır" denildi

13.11.2025 12:43:00
İhlas Haber Ajansı
G7 dışişleri bakanlarından "Gazze'de barış planının adımlarını sürdürme" çağrısı
G7 dışişleri bakanlarından "Gazze'de barış planının adımlarını sürdürme" çağrısı
G7 ülkelerinin dışişleri bakanları tarafından yayınlanan ortak bildiride, Gazze'deki ateşkes ile rehinelerin serbest bırakılmasının memnuniyetle karşılandığı belirtilerek, "Tüm tarafların kapsamlı planda belirtilen sonraki adımlar üzerinde yapıcı bir şekilde çalışmaya devam etmesi hayati önem taşımaktadır" denildi.
ABD, İngiltere, Almanya, Japonya, Fransa, Kanada ve İtalya'dan oluşan G7 ülkelerinin dışişleri bakanları, Kanada'nın Ontario eyaletine bağlı Niagara bölgesinde gerçekleştirdikleri 2 günlük zirvenin ardından ortak bir bildiri yayınladı. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik işgal girişimine değinilen bildiride, G7 ülkelerinin Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne, var olma hakkına, özgürlüğüne, egemenliğine ve bağımsızlığına desteği sürdürdüğü vurgulanarak, "Acil bir ateşkesin gerekliliğini bir kez daha yineliyoruz. Mevcut temas hattının müzakereler için temel alınması gerektiği konusunda hemfikiriz. Uluslararası sınırların zor kullanılarak değiştirilemeyeceği ilkesine bağlılığımızı koruyoruz" ifadeleri kullanıldı.
Rusya'ya yönelik ekonomik baskıyı artıran G7 ülkelerinin Rusya'nın savaş çabalarını dolaylı şekilde finanse eden ülke ve kuruluşlara karşı ek tedbirleri değerlendirdiği kaydedilen bildiride, "Rusya'ya Kuzey Kore ve İran tarafından askeri yardım sağlanmasını ve Rusya'nın savaşını destekleyen en önemli aktörlerden biri olan Çin tarafından silah ve çok amaçlı bileşenler sağlanmasını kınıyoruz" denildi.
Rusya'nın son dönemde enerji altyapısına yönelik gerçekleştirdiği doğrudan saldırıların da şiddetle kınandığı aktarılan bildiride, "Ukrayna'nın enerji güvenliğine desteğimizi yineliyoruz" ifadelerine yer verildi.

"Gazze'deki insani yardım kısıtlamalarından kaygı duyuyoruz"
Orta Doğu'daki gelişmelere de yer verilen bildiride, G7 ülkelerinin ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planına desteği sürdürdüğü ve ateşkes ile rehinelerin serbest bırakılmasını memnuniyetle karşıladığı belirtildi. Gazze Şeridi'ne giren insani yardımların artmasına rağmen hala devam eden kısıtlamalardan kaygı duyulduğu vurgulanan bildiride, "Tüm taraflara, Başkan Trump'ın planında öngörüldüğü üzere BM ve ilgili kuruluşları ile Kızılay'ın yanı sıra diğer uluslararası kurum ve STK'ların insani yardımları kesintisiz ve geniş çapta bölgeye ulaştırmasına imkan tanımaları çağrısında bulunuyoruz" ifadeleri kullanıldı.

"Batı Şeria'daki durumu dikkatle izlemeye devam edeceğiz"
Ateşkes ile sonuçlanan planın sonraki adımlarının tüm taraflarca uygulanmasının önemli olduğu hatırlatılan bildiride, "İsrail ve Filistin halklarının barışçıl ve müreffeh bir şekilde bir arada yaşamasına fırsat tanıyan ve kapsamlı Orta Doğu barışını ve istikrarını ilerleten siyasi ufuk arayışında tüm tarafların kapsamlı planda belirtilen sonraki adımlar üzerinde yapıcı bir şekilde çalışmaya devam etmesi hayati önem taşımaktadır. Ayrıca Batı Şeria'daki durumu da dikkatle izlemeye devam edeceğiz" denildi.

İran'a nükleer yükümlülüklerini yerine getirme çağrısı
İran'a hem Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları hem de Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini "tam olarak yerine getirme" çağrısında bulunulan bildiride, "İran, tüm nükleer tesis ve malzemelerin denetlenmesini sağlamak da dahil olmak üzere Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile tam iş birliğini yeniden başlatmalıdır" ifadeleri kullanıldı.

G7 ülkeleri isim vermeden Çin'i eleştirdi
G7 dışişleri bakanları, yayınladıkları ortak bildiride hukukun üstünlüğüne dayalı, özgür ve açık bir Hint-Pasifik bölgesinin önemini bir kez daha vurgulayarak, "Doğu Çin Denizi ve Güney Çin Denizi dâhil olmak üzere mevcut durumu tek taraflı olarak, özellikle de güç ya da baskı yoluyla değiştirmeye yönelik her türlü girişime güçlü biçimde karşı çıktığımızı yineliyoruz" dedi.
İsim vermeden Çin'in denizlerdeki saldırgan tutumuna atıfta bulunulan bildiride, "Güney Çin Denizi'nde tehlikeli manevraların ve (deniz taşıtlarına yönelik) tazyikli su kullanımının yanı sıra, militarizasyon ve baskı yoluyla seyir ve uçuş özgürlüğünü kısıtlama çabaları karşısında ciddi kaygı duyuyoruz" ifadelerine yer verildi.

"Tayvan Boğazı'ndaki meseleler barışçıl biçimde çözülmeli"
Tayvan Boğazı'nda barış ve istikrarın korunmasının önem taşıdığı hatırlatılarak, "Mevcut durumu tek taraflı olarak, özellikle güç veya zorlayıcı yöntemlerle değiştirmeye yönelik her türlü girişime karşı olduğumuzu yineliyoruz. İki taraf arasındaki meselelerin barışçıl biçimde, yapıcı diyalog yoluyla çözülmesi çağrısında bulunuyoruz. Tayvan'ın uygun uluslararası kuruluşlardaki anlamlı katılımına destek verdiğimizi ifade ediyoruz" denildi.

Pekin yönetimine şeffaflık çağrısı
Çin'in askeri kapasitesi ve nükleer silah stoğundaki artıştan kaygı duyulduğu belirtilen bildiride, "Pekin'i daha fazla şeffaflık sağlayarak istikrara bağlılığını göstermeye çağırıyoruz" ifadelerine yer verildi.
Kuzey Kore'nin nükleer silah ve balistik füze programı güçlü şekilde kınanarak, "BM Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda Kore Yarımadası'nın tamamen nükleer silahlardan arındırılmasına yönelik kararlılığımızı bir kez daha teyit ediyoruz. Kuzey Kore'nin kripto para hırsızlıklarından derin endişe duyuyoruz. Ayrıca Kuzey Kore'yi kaçırılan yabancı ülke vatandaşları sorununu ivedilikle çözmeye çağırıyoruz" ifadeleri kullanıldı.

"Sudan'daki şiddet eylemlerini ve saldırıları kınıyoruz"
Sudan'da yaşanan gelişmelerden de endişe duyulduğu belirtilen bildiride, "Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (RSF) özellikle El Faşir ve Kuzey Kordofan'da silahsız sivillere ve yardım çalışanlarına yönelik çoğu etnik motivasyonlu olan son şiddet eylemlerini ve saldırıları kesin bir dille kınıyoruz" denildi.
Bu savaşın siviller üzerindeki yıkıcı etkisinin yakından izlendiği kaydedilen bildiride, "Cinsel şiddeti şartsız biçimde kınıyoruz. RSF ve Sudan Silahlı Kuvvetleri'ni (SAF), insan haklarına saygı göstermeye, gerilimi düşürmeye, derhal ve kalıcı bir ateşkesi sağlamaya ve ona bağlı kalmaya ve insani yardımların hızlı ve engelsiz biçimde bölgeye ulaşmasını sağlamaya çağırıyoruz. Barış ve güvenliğin yeniden tesis edilmesi için yürütülen diplomatik çabalara desteğimizi ifade ediyor, dış aktörlere de bu yönde katkı sunma çağrısında bulunuyoruz" ifadelerine yer verildi.

"Doğu Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde siviller korunmalı"
Ayrıca Doğu Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde devam eden şiddet ve çatışmalarla bağlantılı cinsel şiddet dâhil insan hakları ihlallerinden kaygı duyulduğu aktarılan bildiride, "Tüm taraflara sivilleri korumaları ve insani yardımların bölgeye erişimine kolaylık sağlamaları çağrısında bulunuyoruz" denildi.
Dünyadaki çatışma ve istikrarsızlığın etkilenen ülkeler başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası güvenliği zayıflattığı ve düzensiz göçü tetiklediği hatırlatılan bildiride, bu konuların sonraki G7 dışişleri bakanları toplantısında ele alınacağı aktarıldı.

"ABD-Çin görüşmelerinin sonuçlarını memnuniyetle karşılıyoruz"
Bildiride ayrıca kritik deniz altı altyapısını hedef alan faaliyetler de dâhil olmak üzere hibrit tehditlerle mücadele etme ve limanlar ile deniz ulaşım hatlarının güvenliğini yasadışı uyuşturucu kaçakçılığına karşı artırma konusundaki ortak çabalara yönelik kararlılığın yinelendiği belirtildi. Kritik minerallerin tedarik zincirlerini sekteye uğratma ve piyasayı manipüle etmeye yönelik girişimlerden kaygı duyulduğu ifade edilen bildiride, "Bu çerçevede son ABD-Çin görüşmelerinin sonuçlarını memnuniyetle karşılıyor ve kritik mineraller dahil olmak üzere öngörülebilir ticareti engelleyebilecek her türlü politik adımın önüne geçilmesi çağrısında bulunuyoruz" denildi.
G7 üyelerinin bağımlılıkları azaltarak ve ortak ekonomik dayanıklılık ile güvenliği güçlendirerek kırılganlıkların giderilmesi için ortaklarıyla işbirliğini sürdüreceği vurgulandı.İHA

Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk hayatını kaybetti

Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti

11.04.2026 13:47:00
AA
Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk hayatını kaybetti
Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk hayatını kaybetti

Hüsamettin Cindoruk, çeşitli rahatsızlıklar nedeniyle tedavi gördüğü Koç Üniversitesi Hastanesi'nde vefat etti.

Cindoruk hakkında

Türk hukukçu ve siyasetçi Cindoruk, 1933 yılında İzmir'de doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirmesinin ardından avukatlık mesleğini icra etmeye başlayan Cindoruk siyasi kariyerine ilk adımını Demokrat Partide attı.

DYP Genel Başkanlığına 1985'te seçilen Hüsamettin Cindoruk, 1987'de siyasi yasakların kalkmasının ardından genel başkanlığı Süleyman Demirel'e bıraktı. 16 Kasım 1991'de TBMM Başkanı seçilen Cindoruk, 1 Ekim 1995'e kadar TBMM Başkanlığı yaptı. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümünün ardından 17 Nisan 1993 ila 16 Mayıs 1993 tarihlerinde vekaleten Cumhurbaşkanlığı görevini üstlendi.

Süleyman Demirel cumhurbaşkanı seçilince Tansu Çiller'in Doğru Yol Partisi Genel Başkanı olmasının ardından Cindoruk, Demokrat Türkiye Partisini kurdu.

Parti 1999 genel seçimlerinde barajı aşamayarak Meclis dışında kaldı. Cindoruk, bu seçimin ardından Demokrat Türkiye Partisi Genel Başkanlığından ayrıldı.

Cindoruk, 16 Mayıs 2009 tarihinde yapılan Demokrat Parti 5. Olağanüstü Büyük Kongresi'nde, 3. turda 559 oy alarak partinin genel başkanlığına seçildi, Demokrat Parti ile Anavatan Partisi'nin birleşme sürecinde rol aldı.

İki parti 31 Ekim 2009 tarihinde Demokrat Parti çatısı altında bütünleşti ve Hüsamettin Cindoruk da bu bütünleşmenin başındaki isim oldu. Siyasi kariyerini Demokrat Parti Genel Başkanı olarak Ocak 2011'e kadar sürdürdü.

Levent'teki saldırıda gözaltına alınan 17 şüphelinin 12'si adliyeye sevk edildi

Beşiktaş Levent'te yaşanan silahlı saldırıyla ilgili gözaltına alınan 17 şüpheliden 12'si adliyeye sevk edildi. Çatışmada yaralı ele geçirilen 2 saldırganın tedavisi hastanede devam ederken, gözaltına alınan 3 şüphelinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü TEM Şube'deki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi

11.04.2026 12:28:00 / Güncelleme: 11.04.2026 12:32:19
İHA
Levent'teki saldırıda gözaltına alınan 17 şüphelinin 12'si adliyeye sevk edildi
Levent'teki saldırıda gözaltına alınan 17 şüphelinin 12'si adliyeye sevk edildi
Geçtiğimiz salı günü Beşiktaş Levent'te polisle silahlı çatışmaya giren 3 saldırgandan 1'i öldürülmüş, diğer 2'si yaralı olarak etkisiz hale getirilmişti. Yaşanan saldırının ardından yapılan araştırmada saldırganların dini istismar eden terör örgütüyle bağlantılı olduğu tespit edildi.

Yapılan operasyon sonucunda 2 yaralı saldırganla birlikte toplam 17 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü TEM Şube'de ifadeleri alınan 15 şüpheliden 12'si adliyeye sevk edildi.

12 şüpheli üst düzey güvenlik önlemi altında sağlık kontrolü için Bayrampaşa Devlet Hastanesine getirildi. Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından İstanbul Adalet Sarayı Çağlayan Yerleşkesi'ne gönderildi.

Saldırıda yaralı olarak yakalanan 2 şüphelinin ise hastanede tedavilerinin sürdüğü öğrenildi.

Olayla ilgili daha sonradan gözaltına alınan 3 şüphelinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü TEM Şube'deki sorgusu da devam ediyor.

MİT, 1940 tarihli 'acele' ibareli belgeyi paylaştı

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) resmi sitesi üzerinden 1940 yılına ait Ankara'nın Ulus semtinde yabancı bir istihbarat şüphelisi hakkında üzerinde "acele" ibaresi bulunan bir belge paylaştı

11.04.2026 08:38:00
İhlas Haber Ajansı
MİT, 1940 tarihli 'acele' ibareli belgeyi paylaştı
MİT, 1940 tarihli 'acele' ibareli belgeyi paylaştı
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) resmi sitesi üzerinden 1940 yılına ait Ankara'nın Ulus semtinde yabancı bir istihbarat şüphelisi hakkında üzerinde "acele" ibaresi bulunan bir belge paylaştı.

Milli İstihbarat Teşkilatı, resmi sitesi üzerinden belge paylaşımlarına devam ediyor. Tarihe ışık tutmak amacıyla paylaşılan son belge ise yabancı bir istihbarat şüphelisinin Ankara'nın Ulus semtinde faaliyetlerinin açıklığa kavuşturulması amacıyla MAH Riyasetinden Ankara B Amirliğine 16 Ağustos 1940 tarihli talimat oldu.



Paylaşılan belgede kimliği henüz tespit edilmeyen ve Rus veya Bulgar olduğu anlaşılan bir şahsın Ulus meydanındaki Tan kırtasiyesinden bir fotoğraf makinesi alması, aldığı fotoğraf makinesi ile yazı kopyası ve bunun büyütülmesinin nasıl olacağı hakkında bilgi edinmeye çalışmasının dikkati çektiği belirtiliyor.

Belgede, şüpheli şahsın bir fotoğrafın büyütülerek çıkarılması için kullanılan agrandisman cihazı satın almak istemesi ve cihazın Tan kırtasiyesinde olmadığı bilgisi yer aldı. Şüphelinin yarın (17 Ağustos 1940) öğleden önce veya sonra kırtasiyeye gelip cihazı göreceği bilgisi de ayrıca belgede yer aldı.

Kısa boylu ve sarışınca olan şüphelinin teşhisi ve kimliğinin tespiti lazım olduğu belirtilen belgede, şüphelinin aldığı fotoğraf makinesi ile almak istediği agrandisman cihazı ile neler yapmakta olduğu ve neler yapacağının tespitinin ehemmiyetine vurgu yapıldı.

Karşı istihbarat çalışmaları



MİT tarafından yayımlanan belgede karşı istihbarat çalışmaları hakkında bilgiler de yer alıyor. Belgede, şüphelinin teşhisi için kırtasiye sahiplerinden istifade etmenin şüphelinin takip edildiğini anlamasına yol açabileceği belirtiliyor.

Ayrıca belgede bu sebeple mağazanın gizlice gözlenmesi ve mağaza çalışanlarından birinin dükkandan çıkarak agrandisman cihazını almak için gitmesi ile kırtasiyeye geri dönüşünün gözetilmesi ve o sırada Tan kırtasiyesinde bulunularak cihazı teslim alacak kısa boylu, sarışın şüphelinin peşini bırakmayarak kimliğini ve faaliyetlerini tespit etmeye gayret etme zarureti olduğu belirtiliyor.

"Gizli istihbarat servislerinin karakteristik mesailerinden olan alametlerden ipucu temin ederek meseleyi aydınlatmanın Ankara merkezinin uyanık ve gayretli memurlarından beklenir" ifadeleri yer alan belgede, hiç olmazsa bu alışverişin zararlı maksatla yapılmadığının tespitinin başarı olduğu belirtildi ve icabına tevessül edilmesi rica edildi.

Vatandaşlar paylaşılan belgeye MİT'in resmi sitesinde yer alan "Özel Koleksiyon" sekmesi altında bulunan "Belgeler" kısmından ulaşabiliyor.

Sahte kripto ağına darbe: 24 şüpheli yakalandı, 19 tutuklama

Kocaeli merkezli 9 ilde düzenlenen operasyonda, kripto yatırım vaadiyle indirtilen sahte uygulama üzerinden dolandırıcılık yapan şebekeye darbe vuruldu. 

11.04.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
Sahte kripto ağına darbe: 24 şüpheli yakalandı, 19 tutuklama
Sahte kripto ağına darbe: 24 şüpheli yakalandı, 19 tutuklama
Kocaeli merkezli 9 ilde düzenlenen operasyonda, kripto yatırım vaadiyle indirtilen sahte uygulama üzerinden dolandırıcılık yapan şebekeye darbe vuruldu. Kocaeli'de 2 kişinin 7 milyon 115 bin lira dolandırıldığı tespit edilirken, birçok ilde gerçekleştirilen baskınlarda gözaltına alınan 24 şüpheliden 19'u tutuklandı.

Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, kripto yatırım vaadiyle vatandaşları dolandıran şebeke deşifre edildi. Yapılan incelemelerde, yabancı şahıslar adına çıkarılmış telefon hatları üzerinden vatandaşlarla iletişime geçen şüphelilerin kendilerini kripto yatırım firmalarının yöneticileri olarak tanıttıkları belirlendi.



Şüphelilerin, mağdurlara "MATRİX-5" isimli sahte şirkete ait uygulamayı indirttikleri tespit edildi. Uygulama üzerinden yatırım yapılacağı vaadiyle para göndermeye ikna edilen kişilerin gönderdiği paraların, şüphelilerin kurdukları kripto hesaplarına aktarıldığı belirlendi. Bu paraların daha sonra paravan altın şirketlerine ait IBAN hesaplarına gönderildiği, banka hesaplarından çekildiği ya da kuyumculardan fiziki altın alınarak sisteme sokulduğu ortaya çıkarıldı.
Soruşturma kapsamında, Kocaeli'de 2 kişinin bu yöntemle dolandırıldığı ve şüphelilere ait hesaplara toplam 7 milyon 115 bin 46 lira gönderildiği tespit edildi.

9 ilde eş zamanlı operasyon



Şüphelilerin yakalanması ve suç unsurlarının ele geçirilmesi amacıyla 7 Nisan'da 9 ilde 23 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Dijital materyallerden elde edilen yeni deliller doğrultusunda Şanlıurfa'da bir kişinin daha yakalanmasıyla gözaltı sayısı 24'e yükseldi. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ile suç unsuru ele geçirildi.

19 şüpheli tutuklandı

Emniyetteki işlemleri tamamlanan 24 şüpheli, bugün adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 5'i adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 19 şüpheli tutuklandı.

Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümü kutlandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümünde tören düzenlendi. Bu çerçevede Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakıldı

10.04.2026 14:56:00 / Güncelleme: 10.04.2026 14:59:15
İHA
Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümü kutlandı
Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümü kutlandı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümü dolayısıyla organize edilen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından Taksim Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakıldı.



Törene İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız'ın yanı sıra çok sayıda ilçe emniyet müdürü ile polis memuru katıldı.



İstanbul Emniyet Müdürü Yıldız, polis teşkilatına ait ekipman ve materyallerin sergilendiği çadırı gezdi.

Yıldız, burada bulunan çocuklar ve emniyet mensuplarıyla da sohbet ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.



Alanda atlı polisler ve polis köpekleri yer alırken tören katılımcıların toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

İstanbul'da dolu ve sağanak yağış etkili oldu

İstanbul'da etkili olan dolu yağışı vatandaşlara zor anlar yaşattı. Beyaza bürünen Sultangazi'de sürücüler, ilerlemekte güçlük çekti

10.04.2026 14:33:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da dolu ve sağanak yağış etkili oldu
İstanbul'da dolu ve sağanak yağış etkili oldu
Son günlerde bahar havasının etkili olduğu İstanbul'da bugün havanın hissedilir derecede soğumasıyla dolu sürprizi yaşandı. Kentin belli bölgelerinde etkili olan dolu vatandaşlara zor anlar yaşattı. Sultangazi beyaza büründü. Araçlar dörtlülerini yakarak ilerlemek zorunda kaldı.

Sürücüler doluyla kaplanan yolda güçlükle ilerledi. Dolu bir süre sonra yerini, sağanak yağışa bıraktı.

Bahar alerjisinden kurtulmak için bunları yapın!


 
Doğanın canlandığı ve havaların ısındığı bahar ayları, bazı çocuklar için alerji mevsiminin başlangıcı anlamına geliyor. Bu dönemde artan polen ve çevresel etkenler, çocuklarda alerjik şikâyetlerin belirgin şekilde artmasına neden olabiliyor.

10.04.2026 07:20:00
MURAT ÇORBACI
Bahar alerjisinden kurtulmak için bunları yapın!
Bahar alerjisinden kurtulmak için bunları yapın!

Çocuklarda en sık burun akıntısı, burun kaşıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırık, gözlerde kaşıntı ve sulanma gibi belirtiler görülüyor. Bu tablo, halk arasında saman nezlesi olarak bilinen "mevsimsel alerjik rinit"ten kaynaklanabiliyor. Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gülfer Mehtap Yazıcıoğlu, bahar alerjisinin sadece polenlerden ibaret olmadığını belirterek, "Küf sporları, ev içi alerjenler, böcek sokmaları ve güneş maruziyeti de alerjik reaksiyonları tetikleyebilir. Bahar aylarında artan bitki ve böcek temasının yanı sıra güneşe maruz kalmak, bazı çocuklarda ciltte kaşıntılı döküntüler, kızarıklık ve kabarıklık şeklinde alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Bu nedenle, bahar aylarında çocuklarda oluşan şikayetlerin doğru değerlendirilmesi ve gerektiğinde bir uzmana başvurulması son derece önemlidir" dedi.  Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gülfer Mehtap Yazıcıoğlu, bahar mevsiminde çocuklarda alerjiyi tetikleyen etkenleri anlattı.

1. Polenler: Ağaç, çim ve yabani ot polenleri bahar alerjilerinin en yaygın nedenini oluşturuyor. Polenin yoğun olduğu sabah erken saatlerde ve rüzgarlı havalarda dışarı çıkarmayın; mecbursanız kısa süre kalın.

2. Küf sporları: Bahar aylarında sıcaklıkların artması, yağışların çoğalması, kıştan kalan ve çürüyen bitki atıkları nedeniyle küf sporları belirgin şekilde artıyor. Evinizi iyi havalandırın, odalardaki nemi yüze 50'nin altında tutun ve su sızıntılarını giderin.

3. Evcil hayvan tüyleri: Havanın ısınmasıyla birlikte birçok evcil hayvan kışlık tüylerini döküyor; bu da ev ortamındaki alerjen miktarını artırıyor. Evcil hayvanları düzenli tarayın ve tüylerini toplayın. Ellerini sık yıkayın ve evcil hayvanlarla temastan sonra yüzüne dokunmamasına özen gösterin.

4. Toz akarları: Toz akarları yıl boyunca evde bulunuyor, ancak bahar temizliği sırasında havaya karışan toz alerji belirtilerini artırabiliyor. Halı, perde ve koltukları sık süpürün; HEPA filtreli süpürge kullanın.

5. Temizlik ürünleri: Bahar temizliği sırasında kullanılan bazı kimyasal temizlik ürünleri de alerjiyi tetikleyebiliyor. Mümkünse doğal, kimyasal içermeyen temizlik ürünleri kullanın.

6. Böcek ısırıkları ve sokmaları: Bahar ve yaz aylarında artan arı, sivrisinek ve diğer böcek sokmaları bazı çocuklarda alerjik reaksiyonlar oluşturabiliyor. Böcek yoğunluğu olan alanlarda uzun süre kalmamasına özen gösterin. Açık havada uzun kollu giysiler ve kapalı ayakkabılar tercih edin.

7. Güneş ışınları: Genellikle ilkbahar veya yaz başında açık havada zaman geçirdikten sonra güneşe maruz kalan bölgelerde ciltte kızarıklık, kaşıntı ve farklı görünümlerde lezyonlar oluşabiliyor. Bu durum çocuklarda rahatsızlık oluşturabiliyor ve yaşam kalitesini düşürebiliyor.

Dünyanın 'kaygı'sı artıyor!


 
Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, “113 ülkede 1.5 milyondan fazla kişiyle yapılan analizler, son yıllarda duygusal sıkıntının arttığını ancak öfke seviyelerinde anlamlı bir değişim olmadığını ortaya koyuyor" dedi. 

10.04.2026 00:10:00
MURAT ÇORBACI
 Dünyanın 'kaygı'sı artıyor!
 Dünyanın 'kaygı'sı artıyor!

Günümüzde "her zaman mutlu olma" baskısı giderek artarken, öfke çoğu zaman yanlış anlaşılan ve bastırılması gereken bir duygu olarak görülüyor. Oysa bilimsel araştırmalar, öfkenin insanın çevresine uyum sağlamasında, engelleri aşmasında ve harekete geçmesinde kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

Öfke, doğru yönetildiğinde yıkıcı değil, aksine motive edici ve işlevsel bir güç haline gelebiliyor. Araştırmalar, toplumun düşündüğünün aksine dünyanın giderek daha 'öfkeli' değil, daha ziyade 'kaygılı ve üzgün' hale geldiğini gösteriyor.

Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, "113 ülkede 1.5 milyondan fazla kişiyle yapılan analizler, son yıllarda duygusal sıkıntının arttığını ancak öfke seviyelerinde anlamlı bir değişim olmadığını ortaya koyuyor. Asıl sorun öfkenin varlığı değil, nasıl ifade edildiği. Öfke ifade edilmesi gereken, bastırılmaması gereken bir duygudur. Eğer öfke kontrol edilemezse ve kronik hale gelmeye başlarsa bireye ya da başka birisine zarar vermeye başlar. Öfkeyi sağlıklı bir şekilde kontrol altına almak ise mümkün" dedi.

Batı Trakya Türkleri, 41 yıldır müftülerini seçemiyor


 
Yunanistan'da Batı Trakyalı Türkler, 1985'ten bu yana uygulanan atama yöntemi nedeniyle kendi müftülerini seçemiyor. Oysa Fener Rum Patriği Türkiye'de en üst makamlar tarafından iftar davetlerinde ağırlanıyor!

09.04.2026 18:50:00 / Güncelleme: 09.04.2026 19:19:39
Haber Merkezi/AA
Batı Trakya Türkleri, 41 yıldır müftülerini seçemiyor
Batı Trakya Türkleri, 41 yıldır müftülerini seçemiyor

Yunanistan'da Batı Trakyalı Türkler, 1985'ten bu yana uygulanan atama yöntemi nedeniyle kendi müftülerini seçemiyor. Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulundan (BTTADK) yapılan açıklamada, Yunanistan hükümetinin, Dimetoka'dan sonra Gümülcine ve İskeçe'de de müftü belirleme sürecini başlatmasına tepki gösterildi.
Açıklamada, daha önce Dimetoka'da atama yapıldığı, aynı yöntemin Gümülcine ve İskeçe'de de uygulanmak istendiği belirtildi.

Yunan makamları umursamıyor bile

Yunan makamlarının azınlığın taleplerini dikkate almadığı anımsatılan açıklamada, bu süreçte azınlık temsilcileriyle hiçbir diyalog kurulmadığı vurgulandı. Açıklamada, müftü belirleme uygulamalarının hem demokratik ilkelere hem de 1913 Atina ve 1923 Lozan antlaşmaları başta olmak üzere, uluslararası hukuka aykırı olduğu ifade edildi. Yaklaşık 40 yıldır çözülemeyen bu sorunun azınlıkta ciddi bir hayal kırıklığı yarattığı kaydedilen açıklamada, müftülük meselesinin azınlığın dini ve toplumsal kimliği açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekildi.

Açıklamada, 1985'ten bu yana uygulanan atama yönteminin, azınlığın kendi müftüsünü seçme hakkını ortadan kaldırdığı belirtilerek çözüm için azınlığın iradesine dayalı, kapsayıcı ve diyalog temelli bir yaklaşım çağrısı yapıldı. Yunanistan'da Batı Trakya Türklerinin müftüleri ve vakıf yöneticileri, devlet tarafından atanıyor. Azınlık ise bu uygulamaya karşı çıkarak dini liderlerini kendilerinin seçmesi gerektiğini savunuyor.

Bakanlıktan sadece tepki var!

Türkiye Dışişleri Bakanlığı da Yunanistan'ın Batı Trakya Türk Azınlığı'nın seçtiği müftüleri tanımayarak Lozan Barış Antlaşması'yla teminat altına alınan hak ve özgürlüklerini hiçe saydığını belirterek, Yunan makamlarına bu yanlış yoldan geri dönme çağrısında bulundu.

D vitamini düzeyi ile Alzheimer arasında bağlantı var


 
 
Uluslararası araştırmada, orta yaşlarda daha yüksek D vitamini düzeyine sahip olmanın, ilerleyen yıllarda Alzheimer hastalığıyla ilişkili bulguların daha düşük seviyelerde görülmesiyle bağlantılı olabileceği belirtildi.

09.04.2026 18:02:00
Haber Merkezi/AA
D vitamini düzeyi ile Alzheimer arasında bağlantı var
D vitamini düzeyi ile Alzheimer arasında bağlantı var

Uluslararası araştırmada, orta yaşlarda daha yüksek D vitamini düzeyine sahip olmanın, ilerleyen yıllarda Alzheimer hastalığıyla ilişkili bulguların daha düşük seviyelerde görülmesiyle bağlantılı olabileceği belirtildi. İrlanda'daki Galway Üniversitesi öncülüğünde yürütülen uluslararası çalışmada, D vitamini düzeylerinin beyin sağlığı üzerinde sanılandan daha önemli rol oynayabileceği vurgulandı.

Araştırma kapsamında, ortalama 39 yaşında ve demans belirtisi bulunmayan 793 yetişkinin kanındaki D vitamini değerleri ölçüldü. Yaklaşık 16 yıl sonra katılımcıların beyin taramaları yapılarak Alzheimer ile ilişkili tau ve amiloid beta protein düzeyleri incelendi.

Çalışmada, orta yaşta daha yüksek D vitamini seviyelerine sahip bireylerde, ilerleyen yıllarda Alzheimer ile bağlantılı biyobelirteçlerin daha düşük düzeylerde görülebileceği belirlendi. Araştırmanın yazarlarından Martin David Mulligan, yüksek D vitamini seviyelerinin beyinde tau birikimine karşı koruyucu olabileceğine işaret etti. En etkili D vitamini kaynağı ise güneş...
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.