logo
27 MART 2026

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmetle, minnetle anıyoruz

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938'de saat 09.05'te Dolmabahçe Sarayı'nda, "Türk'ün tarihinde ve gönlünde daima yaşamak üzere" hayata veda etti.

09.11.2025 12:38:00
Anadolu Ajansı
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmetle, minnetle anıyoruz
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmetle, minnetle anıyoruz

Atatürk'ün sonsuzluğa göçtüğü gün hükümet, milli yasın acısını her satırında ortaya koyan ve ulusun duygularını dile getiren resmi bir tebliğ yayımladı.

Anadolu Ajansı (AA) tarafından duyurulan bu tebliğ, o günün diliyle şöyle:

"Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin resmi tebliğidir:

Müdavi ve müşavir tabiplerinin neşredilen son raporu Atatürk'ün dünyaya gözlerini kapadığını bildirmektedir. Bu acı hadise ile Türk vatanı büyük yapıcısını, Türk milleti Ulu Şef'ini, insanlık büyük evladını kaybetti. Milletimize içimiz yanarak bu tarife sığmayan ziyanından dolayı en derin taziyelerimizi sunarız. Kederlerimizin tesellisini ancak ve ancak onun büyük eserine bağlılıkta ve aziz vatanımızın hizmetinde ararız. Şurasını da her şeyden evvel beyan etmeliyiz ki, ölmez olan, onun büyük eseri Cumhuriyet Türkiyesi'dir.

Hükümetimiz, içinde bulunduğumuz bu mühim anda bugüne kadar olduğu gibi dikkatle vazife başındadır. Müesses olan nizamı ve vaziyeti idame hususunu, büyük Türk milletinin hükümeti ile tek vücud olarak teyid ve temin edeceğine şüphe yoktur. Teşkilatı Esasiye Kanunu'nun 33'üncü maddesi mucibince, Büyük Millet Meclisi Reisi Abdulhalik Renda, Reisicumhur Vekaleti vazifesini deruhte etmiş ve ifaya başlamıştır. Gene Teşkilatı Esasiye Kanunu'nun 33'ncü maddesi mucibince, Büyük Millet Meclisi derhal yeni Reisicumhur intihab edecektir.

Türkiye'nin büyük makamına Teşkilatı Esasiye Kanunu'na göre, geçecek zatın etrafında hükümeti ile şanlı ordusu ile ve bütün kuvveti ile Türk milleti, sarsılmaz bir varlık olarak toplanacak ve yükselmesine devam edecektir. Bugün ayrılığına ağladığımız Büyük Şefimiz Atatürk, her vakit Türk milletine güvendi. Eserlerini bu güvenle yaptı. İdamesi esbabını da istikmal ederek, güvenle büyük milletimize bıraktı. Ebedi Türk milleti, onun eserlerini ebediyetle yaşatacaktır. Türk gençliği, onun kıymetli vediası olan Türkiye Cumhuriyeti'ni daima koruyacak ve onun izinde yürüyecektir. Kemal Atatürk, Türk'ün tarihinde ve gönlünde daima yaşayacaktır."

KKTC kuruldu

KKTC'nin 15 Kasım 1983'te kurulması, Kıbrıs Türk halkının siyasi yaşamını devlet olgusuyla dünyaya ilan ettiği önemli bir dönüm noktası olurken, adada yarım asırdır devam eden müzakere sürecinde Rum tarafının uzlaşmaz tutumu nedeniyle bir sonuca varılamadı.

"Kıbrıs Cumhuriyeti", 1960'ta Ada'nın iki halkı arasında ortaklık temeline dayandırılan uluslararası antlaşmalar uyarınca kuruldu.

Rumlara ait silahlı gruplarca 1963'ten itibaren gerçekleştirilen saldırılar sonucu Kıbrıs Türkleri, ülke yönetiminden baskı ve zulümle uzaklaştırılmaya başlandı. Kıbrıslı Rumların Kıbrıslı Türklere karşı yürüttükleri saldırılar ve ambargolar 1963-1974 yıllarında artarak devam etti.

Bu arada, Yunanistan'da 1967'de yönetimi ele geçiren askeri darbe yönetimi, Kıbrıs'ta Boğaziçi ve Geçitkale köylerine silahlı saldırılar düzenledi. Türkiye'nin anlaşmalardan doğan müdahale hakkını kullanacağı yönündeki ihtarı üzerine Yunanistan, Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde adadan kuvvetlerini çekmek zorunda kaldı.

Daha sonra Kıbrıs Türkleri 29 Aralık 1967'de 1960 Anayasası tam anlamıyla işletilinceye kadar kendi yönetimlerinin kendilerince sağlanması anlamına gelen "Kıbrıs Geçici Türk Yönetimi"ni kurdu. Geçici yönetim, bir süre sonra "Kıbrıs Türk Yönetimi"ne dönüştürüldü. Bu yönetim biçimi, "Otonom Türk Yönetimi"nin ilan edildiği 1974'e kadar sürdü.

Kıbrıs adasını Yunanistan'a bağlamak için kurulan EOKA-B'nin liderlerinden Nikos Sampson, Yunanistan'da iktidarda bulunan cuntanın desteğiyle gerçekleştirdiği darbeyle 15 Temmuz 1974'te Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios'u devirdi. Adadaki darbe haberi Ankara'ya ulaşınca Milli Güvenlik Kurulu toplandı.

Kıbrıs Barış Harekatı

Başbakan Bülent Ecevit, toplantının ardından Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) Kıbrıs'a müdahale ihtimaline karşı hazırlık yapılması yönünde talimat verdi.

Türkiye, Ada'ya ortak müdahalede bulunulması için garantör devletlerden İngiltere'nin kapısını çaldı. İngiltere'ye, iki garantör devlet olarak Ada'ya müdahale önerildi. Londra'ya giden Bülent Ecevit'in teklifi, İngiltere Başbakanı tarafından kabul görmedi.

Türkiye, Kıbrıslı Türklerin güvenliğini de dikkate alarak Başbakan Ecevit'in "Ayşe tatile çıksın" mesajıyla 20 Temmuz 1974 günü Barış Harekatı'nı başlattı. Böylece Kıbrıs'ın Yunanistan'a ilhakı önlenerek Kıbrıs Türk halkının varlığı da güvence altına alındı. Harekatın başarıyla sonuçlanmasının ardından 13 Şubat 1975'te Kıbrıs Türk Federe Devleti kuruldu.

Taraflar arasında bir yıl sonra Viyana'da BM gözetiminde Kıbrıs Türk ve Rum tarafları arasında varılan nüfus mübadele anlaşması uyarınca Rumların güneye, Türklerin de kuzeye geçmesi sonucu adada homojen iki kesim meydana geldi.

KKTC'nin kuruluşu

Kıbrıs Türk Federe Meclisinde alınan kararla 15 Kasım 1983 tarihi, Kıbrıs Türk halkının siyasi yaşamının önemli bir dönüm noktası ve mücadelelerini devlet olgusuyla dünyaya ilan ettiği gün oldu.

Meclis aynı gün düzenlediği olağanüstü oturumda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) kuruluşunu ve bağımsızlık bildirisini oy birliğiyle onayladı. KKTC'nin kurulmasıyla Kıbrıs Türk halkının kendi kaderini tayin etme hakkı ilan edildi.

KKTC'nin kurucu Cumhurbaşkanı ve dönemin Kıbrıs Türk Federe Devleti Başkanı Rauf Denktaş, cumhuriyetin ilan edildiği Meclis birleşiminin tamamlanmasından sonra Federe Meclis önünde toplanan halka ve öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada, mücadelenin bitmediğini belirterek, "Ne Mutlu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Türk çocuklarına." ifadelerini kullandı.

Düzce depremi

12 Kasım 1999'da o dönem Bolu'nun ilçelerinden Düzce'nin merkez üssü olduğu 7,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Düzce ve Kaynaşlı ile Bolu'nun bir bölümünde etkili olan, saat 18.57'deki depremde 894 kişi öldü, 4 bin 948 kişi yaralandı.

30 saniye süreyle etkili olan deprem, pek çok ilde hissedildi. Deprem nedeniyle Düzce'deki konutların yüzde 82'si, iş yerlerinin yüzde 87'si hasar gördü.

Düzce'deki depremin ardından ilçeye, hızlı şekilde kalkınabilmesi için 9 Aralık 1999'da 57. Hükümet tarafından il statüsü verilmesi kararlaştırıldı. TBMM'den geçen karar ve dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in onayı ile Düzce, Türkiye'nin 81. ili oldu.

Belli başlı öteki olaylar

10 Kasım


1483- Protestan reformunun lideri Martin Luther doğdu.

1922- VI. Mehmet Vahdettin, son Selamlık törenine katıldı.

1924- "Halk Fırkası", "Cumhuriyet Halk Fırkası" adını aldı.

1938- Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, yaşama gözlerini yumdu.

1953- Atatürk'ün naaşı, Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın katıldığı görkemli törenle Anıtkabir'e nakledildi.

1988- Atatürk, ölümünün 50'nci yılında ilk kez yas tutulmadan anıldı.

1989- Bulgaristan Devlet Başkanı Tudor Jivkov istifa etmek zorunda kaldı.

1992- Türkiye'nin ilk cep denizaltısı dalışı Bodrum'da gerçekleştirildi.

2006- Yargıtay 9. Ceza Dairesi, gazeteci yazar Uğur Mumcu, Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, Prof. Dr. Muammer Aksoy ve Doç. Dr. Bahriye Üçok'un öldürülmesi olaylarının aralarında bulunduğu "Umut Davası"nda, sanık Ferhan Özmen'in, "Anayasal düzeni cebren değiştirmeye teşebbüs etme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasına ilişkin kararı onadı. Ekrem Baytap'a 15 yıl hapis cezası verilmesine ilişkin kararı eksik soruşturma nedeniyle bozan Daire, öteki 7 sanığın ise Topluma Kazandırma Yasası'ndan yararlanamayacaklarına hükmetti.

2007- Amerikalı yazar Norman Mailer, 84 yaşında yaşamını yitirdi.

2013- Belçika, Filistin'in Brüksel Temsilcisi'ni artık "büyükelçi" olarak tanıdığını açıkladı.

2013- Hollanda'daki Türk toplumunun katkılarıyla dünyadaki tüm göçmenleri temsilen hazırlanan "Milli Göçmen İşçi Anıtı", Rotterdam kentinde açıldı.

2016- Mardin'in Derik ilçesinde, PKK'lı teröristlerce kaymakamlık binasına düzenlenen roketatarlı saldırıda ağır yaralanan Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk, tedavi gördüğü hastanede iki gün sonra şehit oldu.

2020 - Milli yüzücü Emre Sakçı, Uluslararası Yüzme Ligi'nin 8. ayağındaki erkekler 100 metre kurbağalama yarışında 55.74 saniyelik derecesiyle Avrupa rekoru kırarak birinci oldu.

2021- Küresel sıcaklık artışının bu yüzyılın sonunda 1,5 dereceyle sınırlandırılmasını hedefleyen Paris Anlaşması, Türkiye'de yürürlüğe girdi.

2023- ABD'deki New York Üniversitesinde iş kazası sırasında sol gözünü kaybeden kişiye dünyanın ilk tüm göz nakli yapıldı.

11 Kasım

1821- Rus yazar Dostoyevski doğdu.

1914- Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı'nda İtilaf Devletleri'ne savaş ilan etti.

1918- Almanya ile Müttefikler, I. Dünya Savaşı'nı bitiren anlaşmayı imzaladı.

1938- TBMM, İsmet İnönü'yü oy birliğiyle Cumhurbaşkanı seçti.

1942- Varlık Vergisi'ne ilişkin yasa TBMM'de kabul edildi.

1973- İsrail ile Mısır ateşkes imzaladı.

1976- Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında 10 yıl süreyle elektrik alışverişini düzenleyen anlaşma imzalandı.

1997- Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü, şans oyunu "Sayısal Loto"yu başlattı.

2004- Filistin lideri Yaser Arafat, Paris yakınlarındaki bir askeri hastanede vefat etti. Arafat'ın cenazesi 12 Kasım'da Kahire'de düzenlenen törenden sonra Ramallah'ta toprağa verildi.

2006- Bülent Ecevit devlet töreniyle son yolculuğuna uğurlandı.

2008- İstiklal Savaşı'nın hayattaki son gazisi emekli Albay Mustafa Şekip Birgöl vefat etti.

2010- Irak'ta 8 ay sonra iktidarın paylaşımı konusunda anlaşmaya varıldı. Nuri El Maliki yeniden başbakan, Celal Talabani de yeniden cumhurbaşkanı oldu.

2013- Kapadokya, dünyadaki en büyük seyahat rehberi yayımcısı "Lonely Planet" tarafından "en iyi balayı güzergahı" seçildi.

2016- İçişleri Bakanlığınca FETÖ, PKK/KCK, DHKP-C ve DEAŞ bağlantılı 370 derneğin faaliyeti durduruldu.

2016- Dünyaca ünlü Kanadalı yazar, şair, söz yazarı ve şarkıcı Leonard Cohen, 82 yaşında ABD'de hayatını kaybetti.

2017- Çin'in Kaihua şehrinde yapılan Dünya Kadınlar Bocce (Petank) Şampiyonası'nda bronz madalya kazanan Hilal Çaputlu, boccede büyükler kategorisinde Türkiye'ye Dünya Şampiyonası'nda madalya kazandıran ilk sporcu ünvanını aldı.

2019- Anayasa hukuku profesörü ve eski Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Mümtaz Soysal 90 yaşında İstanbul'da yaşamını yitirdi.

2020 - Güvenpark saldırısına ilişkin ikinci davada sanık Suphi Akbaş, 37 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 10 bin 276 yıl hapis cezasına mahkum edildi.

12 Kasım

1799- İlk meteor yağmuru kaydedildi.

1840- "Düşünen Adam" heykeli ile tanınan heykeltıraş Auguste Rodin Paris'te doğdu.

1877- Gazi Osman Paşa, Plevne'de teslim olmayacağını bildirdi.

1900- Uluslararası Paris Sergisi'ni 50 milyon kişi gezdi.

1927- Sovyetler Birliği'nde Troçki Komünist Parti'den çıkarıldı, Stalin başa geçti.

1929- Yeni harflerle basılan ilk Türk posta pulları kullanıma girdi.

1934- Türkiye'de ilk kez bir kadın, belediye başkan yardımcısı oldu. Bursa Belediye Meclisi, Zehra Hanım'ı başkan yardımcılığına seçti.

1967- Türk hükümetinin, 31 Ekim'de gizlice girdiği Kıbrıs'ta, Rumların tutukladığı Türk toplumu lideri Rauf Denktaş'ın serbest bırakılmasını Kıbrıs hükümetinden istemesi sonrası Denktaş serbest bırakıldı.

1995- Sait Halim Paşa Konağı tamamen yandı.

1997- "AB-212" tipi Türk helikopteri, NATO Akdeniz Daimi Deniz Kuvvetine bağlı gemilerin müşterek eğitimleri sırasında Rodos Adası açıklarında düştü, 3 asker şehit oldu.

1999- Bolu, Düzce ve Kaynaşlı'da 7,2 büyüklüğündeki depremde 894 kişi öldü, 4 bin 948 kişi yaralandı.

2003- TÜBİTAK Bilgi Teknolojileri ve Elektronik Araştırma Enstitüsü (BİLTEN) tarafından teknoloji transferi yöntemiyle üretilerek uzaya gönderilen BİLSAT uydusu görüntü göndermeye başladı.

2003- Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin barış zamanı idam cezasının kaldırılmasını öngören 6. protokolünü onayladı.

2004- Yaser Arafat'ın ölümünün ardından Mahmud Abbas, Filistin Kurtuluş Örgütü lideri oldu.

2011- Arap Birliği, Suriye'nin üyeliğinin askıya alınmasına ve Şam yönetimine yaptırım uygulanmasına karar verdi.

2011- "Kartepe" adlı deniz otobüsünü kaçıran terörist Mensur Güzel, düzenlenen operasyonla etkisiz hale getirildi. Güzel'in üzerinde bomba düzeneği bulundu.

2012- Büyükşehir Belediye Kanunu TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Yasayla Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van büyükşehir belediyesi oldu.

2012- Merkez Bankası verilerinin AA tarafından yayımlanmasına ilişkin protokol imzalandı.

2013- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çankaya Köşkü'nde düzenlenen törenle Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e Devlet Nişanı verdi. Aliyev de Gül'e "Haydar Aliyev Nişanı" tevcih etti.

2015- Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatarlarının 1944 yılında yaşadığı sürgünü soykırım olarak kabul etti. Ülkede 18 Mayıs, "Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü" ilan edildi.

2015- TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nde (TUG) konuşlandırılmış teleskoptan yapılan tayf gözlemlerinde "anakol yıldızı" ve "galaksi kümesi" keşfedildi.

2015- 1 Kasım'da yapılan 26. Dönem Milletvekili Genel Seçimi'nin kesin sonuçları açıklandı. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Sadi Güven, düzenlediği basın toplantısında, AK Parti'nin 317, CHP'nin 134, HDP'nin 59 ve MHP'nin 40 milletvekili çıkardığını bildirdi.

2016- Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarları hakkında "FETÖ/PDY'ye müzahir oldukları" iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gazetenin İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay tutuklandı.

2017- İran-Irak sınırında 7,3 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Merkez üssü Irak'taki Halepçe ilçesi olan depremde, 450'den fazla kişi yaşamını yitirirken en az 7 bin kişi yaralandı.

2024- Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) tarafından geliştirilen Türkiye'nin ilk milli jet eğitim uçağı HÜRJET'in ikinci prototipi, ilk uçuşunu başarıyla tamamladı.

13 Kasım

1805- Napolyon Bonapart komutasındaki Fransız ordusu Viyana'ya girdi.

1885- Sırp-Bulgar Savaşı başladı.

1907- Paul Cornu, ilk helikopter uçuşunu başardı.

1914- Caresse Crosby tarafından geliştirilen sütyenin patenti alındı.

1918- Birinci Dünya Savaşı sonunda, Atatürk'ün "Geldikleri gibi giderler" dediği İtilaf Devletleri donanması, İstanbul Boğazı'na demirledi.

1920- Milletler Cemiyeti'nin Cenevre'deki açılışına 41 ülkeden 5 bin temsilci katıldı.

1945- De Gaulle, Fransa Cumhurbaşkanı seçildi.

1960- 27 Mayıs darbesinin ardından oluşturulan Milli Birlik Komitesi'nin 14 üyesi komiteden atıldı. Bu kişiler yurt dışına gönderildi.

1970- Suriye'de Hafız Esad darbe yaptı.

1976- BM Genel Kurulu, Kıbrıs'taki bütün yabancı askerlerin çekilmesini ve mültecilerin yerlerine dönmesini öngören tasarıyı kabul etti.

1983- YSK, 12 Eylül 1980'den sonra yapılan ilk seçimin kesin sonuçlarını açıkladı: ANAP 211, HP 117, MDP 71 milletvekili çıkardı.

1985- Kolombiya'da Nevado del Ruiz Yanardağı patladı, 20 binden fazla kişi öldü.

1994- Ressam Nedim Günsur, 70 yaşında hayatını kaybetti.

2006- Eski Milletvekili Sedat Edip Bucak, hakkındaki beraat kararının bozulmasının ardından yargılandığı "Susurluk Davası" kapsamında İstanbul 2'nci Ağır Ceza Mahkemesince, 1 yıl 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Bucak'ın cezası ertelendi.

2007- Resmi ziyaret için Türkiye'ye gelen İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ve Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas, TBMM Genel Kurulunda konuştu.

2009- Radyo ve televizyonların farklı dil ve lehçedeki yayınlarında süre sınırlamasını kaldıran yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlandı.

2015- Fransa'nın başkenti Paris'te terör örgütü DEAŞ'ın konser salonu ve futbol sahası dahil 6 noktada düzenlediği saldırılarda 130 kişi hayatını kaybetti, 350'den fazla kişi yaralandı.

2018- Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, Kurtuluş Savaşı'nın ilk işaretini verdiği 107 yaşındaki "Kartal İstimbotu" restorasyonun ardından Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi.

14 Kasım

1517- Sadrazam Piri Mehmet Paşa vefat etti.

1526- Kanuni Sultan Süleyman, Orta Avrupa seferinden İstanbul'a döndü.

1900- Dr. Karl Land Steiner, 3 ayrı kan grubunu belirledi.

1908- Einstein, Kuantum Teorisi'nin sunumunu yaptı.

1950- Şair Orhan Veli, Ankara'da yol yapım çukuruna düştükten iki gün sonra İstanbul'da öldü.

1976- Çayırhan Termik Santrali ve Kömür Üretim Tesisleri'nin temeli atıldı.

1985- Demokratik Sol Parti (DSP) kuruldu.

1993- Naim Süleymanoğlu, Melbourne'deki Halter Şampiyonası'nda 3 altın madalya kazandı.

1999- ABD Başkanı Bill Clinton resmi ziyaret için Ankara'ya geldi.

2001- A Milli Futbol Takımı, Dünya Kupası Avrupa Elemeleri baraj mücadelesinde Avusturya'yı yenerek, 48 yıl aradan sonra Dünya Kupası finallerine katılma hakkı elde etti.

2005- Esenboğa Havalimanı İç Hatlar Terminali yandı.

2012- Yunanistan, İspanya, Portekiz ve İtalya başta olmak üzere Avrupa genelinde kemer sıkma önlemlerine karşı başlayan grev ve protesto dalgasında Belçika'da trenler durdu, binlerce protestocu Almanya Büyükelçiliği'ni yumurta yağmuruna tuttu.

2013- Norveç Edebiyat ve İfade Özgürlüğü Akademisinin milli şair Bjornstjerne Bjornson adına verdiği "Bjornson Ödülü"ne Yaşar Kemal layık görüldü.

2015- Milli tenisçi Çağla Büyükakçay, Uluslararası Tenis Federasyonu (ITF) tarafından düzenlenen Al Habtoor Challenge Turnuvası'nda hem tekler hem de çiftlerde birinci sırada yer alarak Türk tenis tarihinin en büyük şampiyonluğuna imza attı ve 75 bin dolar ödüllü bir ITF turnuvasında zafere uzanan ilk Türk raket oldu.

2016- Moldova'da cumhurbaşkanı seçimini Rusya yanlısı Sosyalist lider İgor Dodon kazandı.

2016- Ay'ın Dünya'ya en yakın konuma gelmesi sonucu, 70 yıldır insanlığın gördüğü en yakın Ay gözlendi.

2018- İngiltere'de Bakanlar Kurulu, Avrupa Birliği ile varılan Brexit anlaşmasına onay verdi.

2023- BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Gazze'de hastanelerdeki korkunç durumdan ve can kayıplarından çok rahatsız olduğunu belirterek, "insanlık namına acilen insani ateşkes" çağrısında bulundu.

2023- Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Başkanı Uğur Erdener, küresel spor etkinliği organizasyonu SportAccord'un başkanlığına seçildi.

2024- Okyanusya ülkesi Solomon Adaları'nda "dünyanın en büyük mercan kolonisi"nin bulunduğu bildirildi.

15 Kasım

1638- Osmanlı ordusu Bağdat'ı kuşatmaya başladı.

1889- Brezilya'da monarşi devrildi ve cumhuriyet kuruldu.

1956- Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) kuruldu.

1960- Nükleer silah taşıyan ilk denizaltı USS George Washington, Güney Carolina Charleston'da suya indirildi.

1967- Kıbrıs'ta 3 Türk köyüne saldırarak işgal eden Rum tedhişçiler, 28 Türk'ü öldürdü, 200'ün üzerinde Türk kayboldu. Olağanüstü toplanan Bakanlar Kurulu, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları ile durumu değerlendirdi.

1969- Washington DC'de çeyrek milyon kişi Vietnam Savaşı'na karşı gösteri yaptı.

1977- Türk atlet Veli Ballı, Pakistan'da yapılan Uluslararası Atletizm Yarışmaları'nda maraton dalında birinci oldu.

1979- Yunan şilebi Evrenia ile Haydarpaşa mendireği açıklarında çarpışan Rumen tankeri Independenta'nın infilak etmesi sonucu 51 Rumen denizci öldü.

1983- KKTC ilan edildi.

2003- İstanbul'da Neve Şalom ve Beth İsrael sinagoglarına cumartesi duası sırasında eş zamanlı intihar saldırılarında bulunuldu, 25 kişi öldü.

2008- G20 ülkeleri liderleri, Washington'daki zirvede IMF ve Dünya Bankasında reform yapılması konusunda anlaştı.

2012- Türkiye'nin ilk milli ana muharebe tankı "Altay"ın ilk prototipleri, Otokar'ın Sakarya'daki fabrikasında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı törenle tanıtıldı.

2012- TBMM Genel Kurulu, "muharrem iftarı" dolayısıyla ilk kez birleşime ara verdi

2017- Leonardo da Vinci'nin Hazreti İsa'yı resmettiği "Salvator Mundi" tablosu, tarihin en yüksek fiyatı olan 450 milyon dolara satıldı.

2022- Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu, dünya nüfusunun 15 Kasım itibarıyla 8 milyar kişiye ulaştığını bildirdi.

2023- Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetinin tetikçisi Ogün Samast, Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan şartla tahliye edildi. Kamuoyunda tartışmalara neden olan tahliye sonrası Samast'ın, "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek" suçundan 7 yıl 6 aydan 12 yıla kadar hapsinin istendiği yeni iddianame 19 Kasım'da hazırlandı.

16 Kasım

1824- New York 5. Cadde, iş dünyasına açıldı.

1869- Süveyş Kanalı'nın açılışı yapıldı.

1918- Macaristan Halk Cumhuriyeti ilan edildi.

1922- İşgal Orduları Başkomutanı General Harrington'a yazıyla başvuran Padişah Vahdettin, İstanbul'da hayatını tehlikede gördüğünü ve İngiltere'ye sığınmak isteğini bildirdi.

1926- Hint şair Rabindranath Tagore İstanbul'a geldi.

1933- ABD ve Sovyetler Birliği, diplomatik ilişkileri başlattı.

1945- Nazi sırlarını taşıyan 88 Alman bilim insanı ABD'ye ulaştı.

1945- Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) kuruldu.

1948- "Sihirli halı" operasyonu başladı ve Yahudileri İsrail'e taşıyan ilk uçak Yemen'e indi.

1960- Amerikalı aktör Clark Gable, 59 yaşında öldü.

1967- Rumlar, Kıbrıs'ta işgal ettikleri Türk köylerini boşalttı. TBMM, konuyla ilgili gizli oturum yaptı.

1972- CHP'den ve milletvekilliğinden istifa eden İsmet İnönü, Anayasa'nın eski cumhurbaşkanlarına tanıdığı haktan yararlanarak, Cumhuriyet Senatosu'nda yemin etti ve "İlk Tabii Senatör" olarak görevine başladı.

1978- Türkiye'nin ilk film operatörü ve Atatürk'ün fotoğrafçısı Remzi Ar vefat etti.

1987- Yasa dışı TKP Genel Sekreteri Haydar Kutlu ile yurt dışında yaşayan TİP Genel Sekreteri Nihat Sargın, Türkiye'ye geldi. Kutlu ve Sargın, Esenboğa Havaalanı'nda gözaltına alındı.

1993- Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin Lenin Müzesi'ni kapattı.

2002- Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, AK Parti Kayseri Milletvekili Abdullah Gül'ü hükümeti kurmakla görevlendirdi.

2005- Şair ve yazar Özdemir İnce, merkezi Lüksemburg'da bulunan Avrupa Şiir Akademisi sürekli üyeliğine seçildi.

2007- Milli Piyango İdaresi Genel Müdürü İhya Balak, makamında silahla vurularak öldürüldü.

2013- "Roma Uluslararası Film Festivali"nde Tayfun Pirselimoğlu'nun "Ben O Değilim", filmi "En İyi Senaryo Ödülü"nün sahibi oldu.

2013- Bulgaristan'da Sosyalist Parti, 1984-1989 yıllarında ülkedeki Türklere karşı uygulanan asimilasyon politikası nedeniyle özür diledi.

2021- Şair, yazar ve fikir insanı Sezai Karakoç, 88 yaşında İstanbul'da hayatını kaybetti.

2022- ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) Ay'a dönüş projesi olarak bilinen "Artemis" misyonuyla fırlattığı Orion kapsülü, Ay'ın arka yüzünde yörüngeye ulaştı. Orion'un, 128 kilometre ile Ay'ın yörüngesinde yüzeye en yakın konumuna geldiği bildirildi. 

İran petrolüne çökme operasyonu Petrol Mühendisi Necdet Pamir Değerlendirdi

Petrol Mühendisi Necdet Pamir, küresel enerji piyasaları, petrol ve doğalgaz fiyatları, Türkiye’nin enerji stratejisi ve bölgesel jeopolitik riskleri detaylı şekilde analiz etti

26.03.2026 20:37:00
Ahmet Turan Yiğit
İran petrolüne çökme operasyonu Petrol Mühendisi Necdet Pamir Değerlendirdi
İran petrolüne çökme operasyonu Petrol Mühendisi Necdet Pamir Değerlendirdi
Petrol Mühendisi Necdet Pamir, küresel enerji piyasaları, petrol ve doğalgaz fiyatları, Türkiye'nin enerji stratejisi ve bölgesel jeopolitik riskleri detaylı şekilde analiz etti. Pamir, enerji krizlerinin arka planındaki ekonomik ve stratejik unsurları örneklerle açıkladı.

Pamir, "Bugünün British Petrolumu, o zamanın Anglo-Persian Oil Company'si, İngiliz hükümetinin kontrolündeki şirket tamamen İran petrolünün üstüne çökmüş durumdaydı. Musadık geldi petrolü millileştirdi. En büyük günahı bu. CIA ve MI6 birlikte TP Ajax denen bir operasyonla Musaddık'ı devirdiler. Yani o zaman da nükleere mi gidiyordu? İran ya sürekli böyle palavradan ve bakın şeyler, gerekçeler uydurmaya çalışıyorlar. Yıllar geçtikten sonra 1953'ün üzerinden bir takım belgeler sır niteliğini kaybettikten sonra Amerikan merkezi haber alma örgütü 60 yıl sonra açık açık İran'ı Sovyet saldırısına açık bırakmanın ABD'yi TP Ajax'ı planlamak ve uygulamak zorunda bıraktı" dedi.

Petrol Mühendisi Necdet Pamir'in konuşmasını izleyin:

Ordu'da sahilde bir insansız aracı daha bulundu

Ordu'nun Fatsa ilçesinde sahile insansız hava ya da deniz aracı olduğu değerlendirilen bir cisim vurdu. Ekiplerin bölgede yaptığı incelemenin ardından araç, jandarma ekipleri tarafından kaldırıldı

26.03.2026 14:50:00 / Güncelleme: 26.03.2026 14:52:36
İHA
Ordu'da sahilde bir insansız aracı daha bulundu
Ordu'da sahilde bir insansız aracı daha bulundu
Olay, ilçenin Bolaman Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, vatandaşlar, sabah saatlerinde sahilde şüpheli bir cisim gördü. Vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarı üzerine olay yerine jandarma ekipleri sevk edildi.

Ekipler bölgeyi güvenlik çemberine alarak inceleme başlattı. Yapılan incelemelerin ardından cismin insansız hava ya da deniz aracı olabileceği değerlendirildi. Bu esnada aracının üzeri kapatıldı. Araç, jandarma ekiplerinin yaptığı incelemenin ardından, Kriminal Daire Başkanlığı'na teslim edilmek üzere olay yerinden kaldırıldı.



"Cihazda patlayıcı madde veya mühimmat olmadığı tespit edildi"

Ordu Valiliği'nden yapılan açıklamada, "Fatsa ilçemizin Bolaman Mahallesi'nde, 26 Mart 2026 Perşembe günü saat 10.00 sıralarında yaklaşık 2 metreye 50 santimetre ebatlarında insansız deniz veya hava aracı olduğu değerlendirilen bir cihaz sahilde kıyıya vurmuştur. Ordu İl Jandarma Komutanlığı Kriminal Şube Müdürlüğü Patlayıcı Madde İmha Timleri (PAMİT) ekiplerince yapılan incelemede cihazda patlayıcı madde veya mühimmat olmadığı tespit edilmiştir. Fatsa Nöbetçi Cumhuriyet Savcısının talimatı doğrultusunda cihaz gerekli incelemelerin yapılması maksadıyla Fatsa İlçe Jandarma Komutanlığı olay yeri inceleme timine teslim edilmiş olup, Kriminal Daire Başkanlığına gönderilecektir" denildi.



5 gün önce Ünye ilçesinde mühimmat yüklü İDA imha edilmişti

Öte yandan Ordu'nun Ünye ilçesinde 20 Mart tarihinde Yüceler Mahallesi'nde kıyıya aktif ve mühimmat yüklü olduğu değerlendirilen insansız deniz aracı (İDA) vurmuş ve yapılan incelemeler ve kontrollerin ardından 21 Mart Cumartesi Sualtı Savunma Komutanlığı (SAS) ekipleri tarafından kıyıdan yaklaşık 4 kilometre denize çekilerek imha edilmişti.

Milli Savunma Bakanlığı: 'NATO Irak Misyonu'nun çekilmesi kararlaştırılmıştır'

Milli Savunma Bakanlığı, "NATO Irak Misyonu'nun çekilmesi kararlaştırılmıştır. Bu karar doğrultusunda Irak'ın başkenti Bağdat'ta görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personelimizin ülkemize tahliyesi başarıyla gerçekleştirilmiştir. NATO tarafından yürütülen çekilme planı kapsamında Müttefik ülke personelinin tahliye faaliyetlerine de ülkemiz tarafından destek sağlanmıştır" açıklamasını yaptı

26.03.2026 14:29:00 / Güncelleme: 26.03.2026 14:36:29
İHA
Milli Savunma Bakanlığı: 'NATO Irak Misyonu'nun çekilmesi kararlaştırılmıştır'
Milli Savunma Bakanlığı: 'NATO Irak Misyonu'nun çekilmesi kararlaştırılmıştır'
Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Tuğamiral Aktürk, konuşmasında Katar'da eğitim faaliyetleri yürüten helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu şehit olan Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin'e, ASELSAN teknisyenlerimiz Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can ile Katar Silahlı Kuvvetleri personeline ve Ağrı'da meydana gelen askeri araç kazasında şehit olan Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay ile Ulaştırma Uzman Çavuş Selman Akarsel'e Allah'tan rahmet diledi.



"Son bir hafta içerisinde 2 PKK'lı terörist daha teslim oldu"

Türkiye'nin beka ve güvenliğine yönelen her türlü tehdit ve tehlikeye Türkiye'nin sınırlarında ve ötesinde kesintisiz ve kararlı şekilde sürdürdüklerini kaydeden Aktürk, "Kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla yürütülen operasyon, arama-tarama ve hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında son bir hafta içerisinde 2 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, harekat bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir. Hudutlarımızda ise yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 2'si terör örgütü mensubu olmak üzere 107 şahıs yakalanmış, 950 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak'tan bugüne kadar, sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı bin 524, engellenen kişi sayısı da 16 bin 929 olmuştur" açıklamasında bulundu.



"NATO Irak Misyonu"nun çekilmesi kararlaştırıldı"

Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin uluslararası görevler ve ikili ilişkiler kapsamında, geniş bir coğrafyada barışın tesisi ve istikrarın sürdürülmesine katkı sunmaya devam ettiğini kaydederek, "NATO makamları tarafından bölgemizde son dönemde meydana gelen gelişmeler kapsamında, 'NATO Irak Misyonu'nun çekilmesi kararlaştırılmıştır. Bu karar doğrultusunda Irak'ın başkenti Bağdat'ta görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personelimizin ülkemize tahliyesi başarıyla gerçekleştirilmiştir. NATO tarafından yürütülen çekilme planı kapsamında Müttefik ülke personelinin tahliye faaliyetlerine de ülkemiz tarafından destek sağlanmıştır" diye konuştu.

ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmaların ve İsrail'in devam eden saldırganlığının Orta Doğu'daki barış ve istikrarı tehdit ettiğini söyleyen Aktürk, Türkiye'nin tüm tarafların itidal göstermesi ve ihtilafların uluslararası hukuk temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği yönündeki kararlı tutumunu sürdürdüğünü ifade etti.

"İsrail'in, Suriye'nin güneyinde sürdürdüğü faaliyetler, ülkenin egemenliği ihlal etmekte"

İsrail'in bölgedeki saldırılarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Aktürk, sözlerine şu şekilde devam etti:
"İsrail'in, Lübnan'da altyapı, sivil tesisler ve yerleşim alanlarını hedef alan saldırıları, siviller üzerinde ağır sonuçlar doğurmakta olup uluslararası insancıl hukukun ihlali niteliği taşımakta, Litani Nehri güneyine yaptığı kara harekatı ve nehir üzerindeki köprüleri imha etmesi, önümüzdeki dönemde Lübnan'a yönelik yürüteceği işgal politikasını da göstermektedir. Ayrıca İsrail'in, Suriye'nin güneyinde sürdürdüğü faaliyetler, ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlal etmekte; Batı Şeria'da artan yasa dışı yerleşim faaliyetleri ve şiddet olayları bölgedeki kırılganlığı daha da artırmaktadır. Kalıcı barışın tesisi için iki devletli çözümün hayata geçirilmesi ve Filistinlilerin temel haklarının korunması elzemdir. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası toplumu, bölgede artan ihlallerin önlenmesi ve uluslararası hukukun etkin şekilde uygulanması için sorumluluk almaya davet ediyoruz."



"Eurofighter Typhoon uçağı tedariki kapsamında teknik ve lojistik destek sözleşmesini imzalandı"

Tuğamiral Aktürk, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in 24 Mart'ta Birleşik Krallık Savunma Bakanı'nın resmi davetlisi olarak İngiltere'ye gittiğini hatırlatarak, "Bakanımız, mevkidaşıyla baş başa ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirmiş, Eurofighter Typhoon uçağı tedariki kapsamında uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesini imzalamıştır" dedi.

Eğitim ve tatbikatlara yönelik bilgilendirmelerde de bulunan Tuğamiral Aktürk, 29 Mart-10 Nisan tarihleri arasında Isparta ve Ankara'da Türkiye-Pakistan Ortak Komando ve Özel Kuvvet, 2-22 Nisan tarihleri arasında ise Kars'ta Türkiye ve Azerbaycan arasında Haydar Aliyev Fiili Atışlı Müşterek Tabur Görev Kuvveti tatbikatlarının icra edilmesinin planlandığını aktardı.

Aktürk, Türkiye öncülüğünde Karadeniz'deki mayın tehlikesine karşı oluşturulan Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz (MCM BLACK SEA) Görev Grubunun 9'uncu aktivasyon faaliyetinin TCG Ütğm. Arif Ekmekçi, TCG Ayvalık gemilerimiz ile Bulgaristan Deniz Kuvvetleri unsuru Priboy ve Romanya Deniz Kuvvetlerine ait Gikulesku'nun katılımıyla 24 Mart-4 Nisan tarihleri arasında Karadeniz'de icra edildiğini ifade etti.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin modern ve caydırıcı yapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların yerli ve milli savunma sanayii imkanlarıyla kararlılıkla sürdürüldüğüne dikkati çeken Aktürk, bu kapsamda Bir Orta Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi SİPER-1 Bataryası'nın daha envantere alındığını ve Muhtelif miktarda Aksungur İHA ile CATS Elektro-Optik/Kızılötesi Kamera Sistemi'nin muayene ve kabul faaliyetleri tamamlandığını bildirdi.



"Eurofighter Typhoon uçağı teknik ve lojistik destek sözleşmesi yedek parça, simülatörler, test ekipmanlarını kapsamaktadır"

Eurofighter Typhoon uçağı tedariki kapsamında uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesinin detaylarını paylaşan Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, "Sözleşme; pilot ve öğretmen pilot, uçak bakım teknisyeni, elektronik harp ve sistem yöneticisi eğitimleri ile yedek parça, simülatörler, test ekipmanları ve yer destek cihazlarını kapsamaktadır. Üretici firma tarafından ayrıca, uçakların hizmete girmesinden itibaren ilk üç yıllık süre boyunca teknik destek hizmetleri sağlanacaktır" açıklamasında bulundu.

"İDA ve İHA'ların Karadeniz'de oluşturduğu riskler yakından takip edilmektedir"

Ordu'nun Ünye ilçesi açıklarında tespit edilen insansız deniz aracına ilişkin bilgilendirmelerde bulunan Milli Savunma Bakanlığı, "Ordu'nun Ünye ilçesi açıklarında, motorunun arızalanması sonucu akıntıyla kıyıya sürüklendiği değerlendirilen ABD menşeli bir İnsansız Deniz Aracı (İDA), SAS Komutanlığı ekiplerince güvenli şekilde imha edilmiştir. Rusya Ukrayna arasında devam eden savaşta yoğun olarak kullanılan İDA ve İHA'ların kontrolünü kaybetmesi veya hareket kabiliyetini yitirmesi sonucu Karadeniz'de oluşturduğu riskler yakından takip edilmektedir. Bu durum, deniz güvenliği açısından dikkat ve tedbir gerektirmektedir. Bu kapsamda, denizde faaliyet gösteren, başta balıkçılarımız ve denizcilerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımızın azami dikkat göstermesi önem arz etmektedir. Şüpheli bir cisim veya sahile vurmuş bir İDA/İHA tespit edilmesi halinde, kesinlikle müdahale edilmemeli ve vakit kaybetmeden güvenlik birimlerimize bilgi verilmelidir."

Milli Savunma Bakanlığı tarafnndan konu üzerine yapılan açıklamada, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı unsurların, Karadeniz'de deniz yetki alanlarının korunması amacıyla 7 gün 24 saat esasına göre keşif, gözetleme ve karakol faaliyetlerine devam ettiğini belirtti.

"Katar'da ki helikopter ilk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle kaza kırıma uğramıştır"

Katar Silahlı Kuvvetlerine ait helikopterin düşmesine ilişkin ayrıntılara da değinen Milli Savunma Bakanlığı, "İlk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle kaza kırıma uğramıştır. Kaza kırımın kesin nedeni Katar makamlarınca yürütülen inceleme sonucunda belirlenecektir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, üretilen yerli ve milli savunma sanayi ürünlerinin sahada performanslarını deneme, geliştirme ve eğitim faaliyetlerini yurtiçi ve yurtdışında mühendis ve teknisyenlerimizle omuz omuza birlikte yapmaktadır. Bu durum dünyanın hiçbir ülkesinde örneği olmayan ve yerli ve milli savunma sanayi ürünlerimizin gelişmesine çok büyük katkı sağlayan bir uygulamadır" açıklamasında bulundu.

Yine Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı ve orada görev yapan Türk personellerin güvenliğinin, mevcut bölgesel gelişmeler ve artan güvenlik hassasiyeti gözetilerek, Katar makamları ile tam bir eşgüdüm içerisinde alınan ilave tedbirlerle en üst düzeyde sağlandığını belirten Milli Savunma Bakanlığı, şuana kadar olumsuz bir durum yaşanmadığının da altını çizdi.

"Kurulması planlanan NATO Karargahı bölgemizde meydana gelen son gelişmelerle bir ilgisi bulunmamaktadır"

Kurulması planlanan NATO Çok Uluslu Kolordu Karargahı'na ilişkin kamuoyunu bilgilendiren Milli Savunma Bakanlığı, 2023 yılında NATO Güneydoğu Bölgesel Planı kapsamında bir Kolordu Karargahı kurulmasına yönelik çalışmaların başlatılmasının emredildiğini ve bu niyetin 2024 yılında NATO'ya beyan edildiğini belirtti. Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Bu kapsamda, bir Türk general komutasında kurulması planlanan karargâhın ihtiyaçlarını karşılamak üzere 6'ncı Kolordu Komutanlığı görevlendirilmiş, millî çekirdek kadrolara gerekli atamalar yapılmıştır. Karargahın çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesine yönelik çalışmalar NATO makamlarıyla koordineli şekilde sürdürülmekte olup NATO prosedürleri henüz tamamlanmadığından onay süreci devam etmektedir. Karargahın Onaylanmış bir logosu da bulunmamaktadır. Bahse konu Kolordu Karargâhının görevi, Bölgesel Planlar kapsamında, kendisine tahsis edilecek kuvvetlerin entegrasyonunu sağlayarak sorumluluk sahasında caydırıcılık ve savunma faaliyetlerini desteklemektir. Öte yandan, tehdit değerlendirmesi kapsamında hazırlanan NATO Güneydoğu Bölgesel Planı Müttefiklerce daha önceden onaylandığından, kurulması planlanan söz konusu Çok Uluslu Kolordu Karargâhının bölgemizde meydana gelen son gelişmelerle bir ilgisi bulunmamaktadır."

Güngören'de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

İstanbul Güngören'de bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı. İddianamede, şüpheli E.Ç. hakkında, 13 yıl 6 aydan, 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. İddianame, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi

26.03.2026 14:09:00
İHA
Güngören'de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı
Güngören'de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı
İstanbul Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, E.Ç. (14) 'şüpheli', Atlas Çağlayan 'maktul', aralarında Çağlayan'ın ikiz kardeşi Doruk'un da bulunduğu 4 çocuk 'mağdur', Çağlayan'ın anne ve babasının da bulunduğu 3 kişi ise 'müşteki' sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, olay günü olan 14 Ocak günü saat 20.16 sıralarında bir kafede iki grup arasında tartışma çıktığı, bu sırada Suça Sürüklenen Çocuk (SSÇ) E.Ç.'nin, Atlas Çağlayan'ı bıçakladığı, bu olay sonucunda ise Çağlayan'ın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, olay kapsamında ise soruşturma başlatıldığı aktarıldı.

Ölü muayene raporunda, yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu aktarıldı

Hazırlanan iddianamede Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu yer aldı. Raporda, E.Ç.'nin işlemiş olduğu 'kasten öldürme', '6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet' ve 'silahla tehdit' suçlarını işlediği, suçların fiili olarak hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu vurgulandı.
Öte yandan Maktul Atlas Çağlayan'ın 15 Ocak 2026 tarihli ölü muayene raporu da iddianamede yer aldı. Rapora göre Çağlayan'ın göğüs ön ortada 3 buçuk santimlik kesi, göğüs solda 1 buçuk santimlik kesi olduğu, otopsi raporunda ise, vücutta 2 adet kesici delici alet yarasının tespit edildiği, göğsünün belli yerlerinde geniş kesici delici alet yarasının bulunduğu ve bu yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu aktarıldı.

Olay gününe ait görüntü inceleme tutanakları da iddianamede yer aldı. Tutanaklara göre, olay günü E.Ç. ve arkadaşlarının kafede oturduğu, daha sonra Atlas'ın geldiği, E.Ç.'nin, kafeden çıkarken Atlas ile bakıştığı, Atlas ve arkadaşlarının SSÇ ve arkadaşlarının arkasından gittiği, E.Ç.'nin cebinden bıçak çıkarttığı, elinde bulunan bıçağı Çağlayan'a 2-3 defa sallayarak yaraladığı, SSÇ'nin maktulü bıçakladıktan sonra arkadaşları ile kaçtığı belirtildi. Öte yandan şüpheli E.Ç.'nin ve maktul Atlas Çağlayan'ın 3 aylık arama ve aranma baz verilerinde, taraflar arasında herhangi bir baz kaydına rastlanmadığı da belirtildi. E.Ç.'nin telefonunda yapılan incelemeye göre, şüphelinin elinde silah olan birden fazla fotoğraf, tek başına silah fotoğrafları ve 1 adet çakı fotoğrafının bulunduğu da iddianamede değinildi.

"E.Ç. itildikten sonra bıçak çıkardı ve bıçağı Atlas'ın göğüs bölgesine doğru sapladı"

Müşteki anne Gülhan Ünlü'nün ve baba Cüneyt Çağlayan'ın, olayı görmediklerini diğer oğulları Doruk Çağlayan'ın kendilerini arayarak olaydan haberdar olduklarını belirttikleri iddianamede yer aldı. Olay sırasında Atlas'ın yanında bulunan ikiz kardeşi Doruk savcılık ifadesinde, "İçeri girdiğimiz andan beri E.Ç. ve yanındaki şahıslar bize bakıyorlardı. Daha önceden şahısları tanımıyorduk, E.Ç. ve arkadaşları, masadan kalkıp kasaya doğru geldikleri sırada E.Ç.'nin yanında bulunan kısa boylu esmer çocuk, Y.O., bize hitaben, 'ne bakıyorsun' dedi. E.Ç. ise araya girerek 'senin gücün küçük çocuğa mı yetiyor, ne bakıyorsun' ve 'dışarı gelin' dedi. E.Ç. ve arkadaşları dışarı çıktıktan sonra Y.O., Atlas çıktı. Ben ise farklı bir kapıdan çıktım. Çıktığımda Y.O. ve diğer çocuklar tartışıyordu. E.Ç. isimli şahıs bize hitaben 'sizi öldürürüm, hepinizi deşerim' dedi. Bıçağı görünce bize bir şey yapmasın diye E.Ç.'yi ittik. Atlas'ta bu sırada çocuğu bir kere itti. E.Ç. itildikten sonra bıçak çıkardı ve bıçağı Atlas'ın göğüs bölgesine doğru sapladı, şikayetçiyim" dedi.

"Bıçağı 1 kez karnına vurdum"

Suça Sürüklenen Çocuk şüpheli E.Ç.'nin de savcılık ifadesi iddianamede yer aldı. E.Ç.'nin ifadesinde, "Olay günü maktul ve arkadaşlarıyla kafede karşılaştık. Karşı tarafı daha önceden tanımıyordum. Sürekli bize bakıyorlardı ve kafeden çıktıktan sonra arkamızdan geldiler. Atlas bize, 'ne bakıyorsun" diyerek küfür etti ve üzerime yürüdü. Bu nedenle bıçağı 1 kez karnına vurdum. 2 kez de isabet etmeyecek şekilde bıçağı salladım. Olaydan sonra kaçtım ancak A.H.'nin teslim ol demesi üzerine, kendi irademle olay yerine geri geldim. Bıçağı kaçtığımız sırada A.H. benden aldı. Olay yerine geldikten sonra bir erkek şahsın bıçağı atın demesi üzerine yere attık. Bıçağı olay günü almıştım. Bana aittir ancak kimseyi tehdit etmedim" dediği belirtildi.

"Atlas ve arkadaşları hiç bakmıyorlardı. E.Ç. ise ısrarla 'kavga edelim' demesi üzerine kavga çıkacağını anladım ve kafeden kalkmak istedim"

Olay sırasında E.Ç.'nin yanına bulunan A.H., iddianamede 'tanık' sıfatıyla yer aldı ve ifadesi dosyaya eklendi. A.H. ifadesinde, "E.Ç. ile çocukluk arkadaşıyız. Karşı tarafı ilk kez olay günü gördük. Kafeye gittik sonra Atlas ve arkadaşlarının geldi. E.Ç. sürekli, 'niye bakıyorlar kavga edelim' beyanında bulunuyordu, ben sadece bir kez Atlasların olduğu masaya dönüp baktım. Atlas ve arkadaşları hiç bakmıyorlardı. Telefonla oynuyorlardı. E.Ç. ise ısrarla 'kavga edelim' demesi üzerine kavga çıkacağını anladım ve kafeden kalkmak istedim. E.Ç.'yi de yanıma alarak önden çıktım, çıkarken Y.M. isimli arkadaşımız bir anda koşarak önüme geçti. Y.M.'nin laf atmış olabileceğini düşündüm ve Y.M.'yi tuttum. Çıkarken karşı tarafla herhangi bir diyalog geçmedi. Biz çıktıktan sonra Atlas ve arkadaşları arkamızdan çıktı. Karşı taraftan bir şahıs Y.M.'ye küfür etti, E.Ç., küfür eden çocuğu yakasından tuttu, aralarında itişme oldu. Bir anda E.Ç.'nin elinde bıçak gördüm ancak Atlas'a bıçakla nasıl vurduğunu görmedim. Bıçaklamadan önce E.Ç., 'seni vururum, sizi vururum' dedi. Atlas sadece olayı ayırmak için E.Ç.'yi itti. Atlas bıçaklandıktan sonra kaçtık, E.Ç. bıçağı saklamasın diye cebime koydum. Bıçak, E.Ç.'nin babasına aittir. Bunu E.Ç.'nin annesi, benim abime söyledi. Bıçakla alakam yoktur. Olay yerinden kaçtıktan sonra E.Ç. çok korktu, onu kolundan tutarak olay yerine geri getirdim. Bu sırada bir şahıs gelerek bıçağı sordu, ben de bıçağı yere attığımı söyledim. Olay yerinden kaçtıktan sonra geri geldik. Karşı tarafla husumetimiz veya tanışıklığımız yoktur. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerini kullandığı vurgulandı.

21 yıl 7 aya kadar hapis cezası talebi

Hazırlanan iddianamede, şüpheli E.Ç. hakkında, 'çocuğa karşı kasten öldürme', '6136 sayılı yasaya muhalefet etme' ve 'zincirleme şekilde silahla tehdit' suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan, 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. İddianame, değerlendirilmek üzere Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Şüphelinin yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

İBB Davası'nın 11'inci duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 11'inci duruşmasında tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın çapraz sorgusu yapılıyor

 

26.03.2026 11:00:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 11'inci duruşması başladı
İBB Davası'nın 11'inci duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Çalık'ın çapraz sorgusuyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. 

Dilovası davasında sanığın "Şov yapmayın" sözleri tansiyonu yükseltti

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davanın ikinci gününde, Oransal kardeşlerin dayısı sanık Ali Osman A.'nın sözleri gerginliğe sebep oldu. Kimlik tespitinde mesleğini "basiretli iş adamı" olarak tanımlayan sanığın duruşma sırasında müştekilere dönerek "Sesim basiretli geliyor mu'" demesi ve tepkiler üzerine "Şov yapmayın" çıkışında bulunması salonda tansiyonu yükseltti. Çapraz sorgudaki soruları "Sadece külodumun rengini bilmiyorsunuz" ifadeleriyle geçiştiren sanığın tavırları üzerine mahkeme salonunda güvenlik koridoru oluşturuldu

26.03.2026 00:08:00 / Güncelleme: 26.03.2026 06:35:38
İHA
Dilovası davasında sanığın "Şov yapmayın" sözleri tansiyonu yükseltti
Dilovası davasında sanığın "Şov yapmayın" sözleri tansiyonu yükseltti
Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde 2. gün görülen duruşmada savunma yapan tutuklu sanıklardan sorumlu müdür Ünal A., fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verdiklerini söyleyerek, "2016 yılından bu yana Küresel OSGB'de sorumlu müdür olarak çalışmaktayım. Ağustos 2025 yılı itibarıyla SGK tarafından gönderilen sigorta sicil numaraları içerisinde Ravive isimli iş yeri için görevlendirme geldi. Ağustos ayında görevlendirme gelince Seyfullah arkadaşımız belirtilen adrese gitti ancak Ravive yerine başka bir iş yeri olduğunu fark etti. Bize belirtilen adres Asalet Caddesi 28 numaraydı. Ben de İstanbul'dan Kocaeli'ye gelerek bu durumu teyitledim. İsmail Oransal'ı aradım ancak dönüş alamadım. İnternetten bulduğum Ataşehir'deki adresine gittim, fabrika bekledim ancak ofis olduğunu gördüm" dedi.



"Siz kimsiniz, sizden hizmet alma zorunluluğumuz yok"



İsmail Oransal ile görüşmek istediğini belirten Ünal A., "Aramalarıma rağmen İsmail Bey telefonlarıma dönmedi. En sonunda mesaj attım, o da beni muhasebeci Mustafa Ç.'ye yönlendirdi. Mustafa Bey'e de Ravive'nin adresini mesaj atarak sordum ancak cevap vermedi. Aradım ve konuştuk ancak bu konuşma tartışma havasındaydı. Bana, 'Siz kimsiniz kardeşim, sizden hizmet alma zorunluluğumuz yok' dedi. 'Bir şey olursa hesap bizden sorulacak' dedim. Görüşmelerin üstlerimiz tarafından yapıldığını ve onay alındığını söyledim. İş yerini sordum, bana oraya giremeyeceğimi, iş yeri sahibinin asabi olduğunu söyledi. 'Sözleşmeyi feshederiz, o iş yerine giremezsin' dedi. Ofisime gittiğimde sözleşmenin feshedileceğini bildirdim. Biz de o tarihten itibaren Ravive Kozmetik'i aklımızdan sildik. Hizmet verdiğimiz 450 firma var" diye konuştu.



"Ravive tarafından hizmet kabul edilmeyerek engellendi"



Yangını haberlerden öğrendiklerini belirten sorumlu müdür Ünal A., "3 gün sonra Çalışma Bakanlığı müfettişi tarafından arandık. Ravive Kozmetik ile ilişkimizin olduğunu söylediler. Sisteme baktığımızda sözleşme olan adresin bulunmadığını söyledik. Bilirkişi de ilişkilerimizi tespit etmiş, anlattığım olaylar bunlardır. Görevlendirmemiz olan adres Asalet Caddesi No:28'dir. Ancak belirtilen adreste bu isimle bir firma yoktu. Ravive Kozmetik tehlikeli sınıfta olan bir firmadır. Kabul etselerdi hizmet vermeye devam edecektik. Ravive tarafından engellenmiş ve kabul edilmemiş bir hizmet vardır. Hiçbir sorumluluğum yok. Hatta sınırlarımı zorlayarak Esenyurt'tan Kocaeli'ye geldim. Çok büyük mağduriyet yaşamaktayım. Yangın çıkan adreste görevlendirmemiz yok" ifadelerini kullandı.


"Denetimi yapar, eksikleri bildirirdik"



Savunmasının ardından müşteki avukatlarının çapraz sorgusunda Ünal A.'ya ödeme alıp almadığı soruldu. Ünal A., "Hizmet verilmediği için fatura kesilmedi ve ödeme alınmadı. Muhasebeci Mustafa başka firmadan hizmet aldığını söyledi" dedi.

Ravive Kozmetik'in tehlikeli sınıfta yer aldığı, neden bakanlığa bildirim yapılmadığı sorusu üzerine ise Ünal A., "Bizim böyle bir işleyişimiz yoktur. Zaten Ravive Kozmetik'in ne iş yaptığını bilmiyorduk" yanıtını verdi. Avukatın adres verilseydi denetim yapılması halinde olayın önlenip önlenemeyeceğine ilişkin sorusu üzerine Ünal A., "Denetimi yapar ve eksikleri bildirirdik. Eksiklerin giderilmesini söylerdik" cevabını verdi.



"Şov yapmayın" sözleri salonda gerginliğe neden oldu



Ünal A.'nın ardından "suçluyu kayırma" suçundan yargılanan tutuklu sanık Ali Osman A. kürsüye çıktı. İlk gün kimlik tespitinde mesleği sorulunca kendisini "basiretli iş adamı" olarak tanıtan Ali Osman A.'nın bugün kürsüye çıkınca müşteki tarafına dönerek "Sesim basiretli geliyor mu'" demesi üzerine salonda gerginlik yaşandı. Müşteki vekillerinin tepki göstermesi üzerine sanık Ali Osman A., "Şov yapmayın" dedi.

Bunun üzerine yangında çocuğunu kaybeden bir baba, "Şov yapan sensin. 7 can cayır cayır yandı. Adam gibi iş yapsaydınız böyle olmazdı. Hiç mi vicdanınız yanmadı'" diyerek tepki gösterdi. Yaşananların ardından müşteki ve avukatlarının bulunduğu bölgede güvenlik koridoru oluşturuldu. Bir avukat, salonda taşkınlık olmadığını belirterek, güvenlik koridorunun kaldırılmasını talep etti. Talep yerine getirildi.


"Tek yaptığım budur"



İsmail ve Altay Ali Oransal'ın dayısı olan sanık Ali Osman A. savunmasında, "Sanıklar benimle iletişime geçtiğinde suçlu değillerdi. Sütlüce'de bulunan iş yerinde güvenlik amiri Ali D. ile birlikte oturduğum esnada Çorlu'da bulunan iş yerindeki fabrikama yeğenlerimin girmek istediği bilgisini aldım. Küs olmam sebebiyle onları içeri almamalarını söyledim. Daha sonra Ravive'nin yandığını öğrendim. İsmail ve Altay fabrikamdan çıkmayınca Onay Y.'ye yeğenlerimi fabrikadan uzaklaştırmasını ve polise teslim etmesini söyledim. Tek yaptığım budur. İsmail Oransal ile 5 aydır, Altay Ali Oransal ile de 2 yıl gibi küsüm. Babalarıyla ise ara sıra konuşuyordum. Ravive'deki imalatın nasıl yapıldığını bilmiyorum" ifadelerini kullandı.


Birçok iddiayı reddederek sorulara cevap vermedi



İddianamede yer alan "Canlarını sıkmasınlar, rahat olsunlar. Onları çok sağlam bir şekilde karşıya geçireceğiz. Maddi imkanımız ve gücümüz var. En kötü ihtimalle biz avukatları devreye sokacağız, suçu babaları üstlenecek, onlara bir şey olmayacak. Bu konuşmalarımı yeğenlerime ilet" şeklindeki ifadeleri reddeden sanık, çapraz sorguda sorulan birçok soruyu ise "Her şeyimi biliyorsunuz, sadece külodumun rengini bilmiyorsunuz" diyerek cevapsız bıraktı.


"O saatte aranmıyorlardı" dedi, babanın ölümüyle ilgili iddiada bulundu



Olayın ardından emniyetten kimi aradığı sorulan sanık Ali Osman A., "İsmini vermeyeceğim. Yangınla ilgili bilgi almak için aradım, şahısların teslim olması için tavsiyelerde bulundu" dedi. Avukatların "Neden yeğenlerinizi ihbar etmediniz'" sorusuna ise sanık, "O saatte yeğenlerim henüz aranmıyordu" yanıtını verdi. "Siyasi bağlantılarınıza güvenerek mi bu kadar cesur davranıyorsunuz'" sorusu üzerine Ali Osman A., "Siyasi bağlantılarım olsaydı burada olmazdım" cevabını verdi.

Sanık Ali Osman A., soruşturma sürecinde cezaevinde hayatını kaybeden fabrika sahibi Kurtuluş Oransal ile ilgili, "Kurtuluş Oransal kalp krizinden ölmedi" şeklinde bir iddiada bulunarak, "Acil tahliyemi talep ediyorum" dedi.
Savunmanın ardından duruşma yarına ertelendi.


Ne olmuştu



Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi'ndeki Ravive Kozmetik'te meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından yeniden revize haliyle kabul edildi.

Fabrika sahibi Kurtuluş Oransal ise, tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. İddianamede, kozmetik firması yetkilileri tutuklu sanıkları İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında 'olası kastla öldürme' suçundan 7'şer kez müebbet, 'nitelikli mala zarar verme' suçundan ise 3'er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

İddianamede ayrıca fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.'nin 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Oransal kardeşlerin dayısı sanık Ali Osman A., Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B. hakkında da 'suçluyu kayırma' suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Şehide gözü yaşlı veda

Ağrı'da yaşanan askeri araç kazası sonucu şehit olan 25 yaşındaki Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay, memleketi Hatay'da kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Cenaze namazında ve askeri törende ise şehidin annesi ve kız kardeşleri gözyaşlarına hakim olamadılar

25.03.2026 16:13:00 / Güncelleme: 25.03.2026 16:16:08
İhlas Haber Ajansı
Şehide gözü yaşlı veda
Şehide gözü yaşlı veda
Geçtiğimiz gün Ağrı'da görev esnasında meydana gelen askeri araç kazasında şehit olan Yusuf Açay'ın şehadet haberi, askeri yetkililer tarafından sağlık ekipleri eşliğinde Kırıkhan ilçesine bağlı Demirkonak Mahallesi'nde yaşayan ailesine ulaştırılmıştı.

Acı haberin ardından şehidin baba ocağına Türk bayrağı asılırken, mahallede büyük üzüntü yaşandı. Şehidin yakınları ve komşuları eve akın ederken, baba evine Türk bayrağı asıldı. Şehit için öğle namazını müteakip Kırıkhan Şehitlik Kompleksi Camii'nde cenaze namazı kılındı. Cenaze namazının ardından Şehit Açay, Kırıkhan Şehitliği'nde düzenlenen askeri törenle defnedildi.

Şehidin son yolculuğuna uğurlandığı cenaze namazında annesi Emine Açay ve kız kardeşleri duygusal anlar yaşandı. Bekar olan 25 yaşındaki Açay'ın babasının 2003 yılında vefat ettiği ve yetim olduğu öğrenildi.

Ünlüler Adli Tıp Kurumu'na getirildi

Uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan ünlü isimler saç ve kan örnekleri alınmak üzere Adli Tıp Kurumu'na getirildi

25.03.2026 16:09:00
İhlas Haber Ajansı
Ünlüler Adli Tıp Kurumu'na getirildi
Ünlüler Adli Tıp Kurumu'na getirildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturmasının son dalgası kapsamında Narkotik Şube ekiplerince aralarında Galatasaray Eski Başkanı Burak Elmas, model Didem Soydan, iş insanı Hakan Sabancı, Kerim Sabancı, ve sunucu Güzide Duran'ın da aralarında bulunduğu 14 kişi gözaltına alınmıştı.

Ünlüler polis ekipleri tarafından saç ve kan örnekleri alınmak üzere Adli Tıp Kurumu'na getirildi.

Ağrı Dağı'nda kaybolan dağcı 3'üncü gününde aranıyor

Ağrı Dağı'nda zirve tırmanışı sırasında olumsuz hava şartları nedeniyle 4 bin 700 metreden geri dönen 58 yaşındaki dağcı Sevim Hasanova'dan haber alınamıyor. Bölgede başlatılan arama kurtarma çalışmaları üçüncü gününde de sürüyor

25.03.2026 15:32:00 / Güncelleme: 25.03.2026 15:34:46
İHA
Ağrı Dağı'nda kaybolan dağcı 3'üncü gününde aranıyor
Ağrı Dağı'nda kaybolan dağcı 3'üncü gününde aranıyor
Ağrı Dağı'na tırmanış gerçekleştiren 5 kişilik grupta yer alan 58 yaşındaki Sevim Hasanova, 4 bin 700 metre rakımda olumsuz hava şartları ve yoğun tipi nedeniyle zirve tırmanışını yarıda bırakarak geri dönme kararı aldı. Hasanova'nın "çıkamıyorum" diyerek ekipten ayrıldığı öğrenildi.



Zirveye ulaşan ekip arkadaşları iniş sırasında yaklaşık 4 bin 600 metre seviyesine geldiklerinde Hasanova'yı bulamayınca durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye AFAD, UMKE, jandarma ve arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Zorlu hava şartları ve yer yer etkili olan fırtına nedeniyle arama çalışmaları güçlükle yürütülüyor.



Gece saatlerinde havanın kararmasıyla ara verilen çalışmaların, sabahın ilk ışıklarıyla yeniden başlatıldığı öğrenildi.

Tokat'ta Çekerek Irmağı taştı: Şeker pancarı ekimi durdu

Tokat'ın Yeşilyurt ilçesinde Çekerek Irmağı'nın taşması sonucu tarım arazileri sular altında kalırken, şeker pancarı ekimi için tarlalarına giremeyen çiftçiler yetkililerden çözüm bekliyor

25.03.2026 15:06:00 / Güncelleme: 25.03.2026 15:08:55
İHA
Tokat'ta Çekerek Irmağı taştı: Şeker pancarı ekimi durdu
Tokat'ta Çekerek Irmağı taştı: Şeker pancarı ekimi durdu
İlçeye bağlı Çıkrak Mahallesi'nde, kar sularının erimesi ve etkili olan yağışlar nedeniyle Çekerek Irmağı'nın debisi yükseldi. Irmak seviyesindeki artış sonucu çevredeki tarım arazileri su altında kaldı.



Bölgede özellikle pancar ekimi için hazırlık yapan çiftçiler, tarlaların sularla kaplanması nedeniyle ekim yapamaz hale geldi. Arazilerin büyük bölümünün çamur ve suyla dolu olduğu görülürken, üreticiler ekim sezonunun gecikmesinden endişe ediyor.



Mahalle sakinlerinden Arif İncebiz, "Pancar ekeceğimiz arazi ekim zamanımız gelmiştir. Tarlalarımız şu anda sular içerisindedir. Çaresiziz. Yetkililerden bu işe el atmalarını bekliyoruz. Aşırı yağışların yüksek gitmesi nedeniyle şu an arazimize giremiyoruz. Traktörlerimiz girdiği yerde çamurdan çıkamıyor" dedi.



Öte yandan, bölgede suyun ne zaman çekileceği belirsizliğini korurken, çiftçiler yetkililerden kalıcı çözüm talep ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.