logo
02 NİSAN 2026

Gazi’nin dindarlığı konusunda yanındakilerin aktardıkları -1-

Benim annemi Zübeyde Hanım büyütmüştür. Zübeyde Hanım’ın anneme anlattığı bir anımı anlatmak istiyorum

14.06.2025 00:10:00
Haber Merkezi
Gazi’nin dindarlığı konusunda yanındakilerin aktardıkları -1-
Gazi’nin dindarlığı konusunda yanındakilerin aktardıkları -1-
EVLATLIĞI ÜLKÜ ADATEPE ANLATIYOR:

"Benim annemi Zübeyde Hanım büyütmüştür. Zübeyde Hanım'ın anneme anlattığı bir anımı anlatmak istiyorum:

Atatürk 25 Ağustos'ta Kocatepe'ye çıktığı zaman orada şöyle dua ediyordu: 'Allah'ım, Senin bana verdiğin fikir ve zeka ile ben bütün planlarımı gerçekleştirdim. Bundan sonrası artık Senin mukadderatında…'

O, Allah'a inanan bir insandı. Paşa, Ramazan'da, Dolmabahçe'de veya Çankaya'da olduğunda, anneme, 'Vasfiye oruç tutuyor musun?' diye sorarmış, annem, 'tutuyorum' dediğinde çok memnun kalırmış.

Bana hastalandığımda dua ettirirdi, kendi de ederdi. Çok iyi hatırlıyorum, tifo geçiriyordum, çok üzülmüş beni kurtarması için Allah'a dua etmiş.

Annesi Zübeyde Hanım da çok dindarmış. Anneme daha 7 yaşındayken Kur'an dersi aldırmaya başlamış. Kız kardeşi Makbule Hanım'ın da devamlı namaz kıldığını biliyorum." 

SABİHA GÖKÇEN ANLATIYOR:

"Bir sabah Ata'nın elini öpmek için yanına girdim. İşleriyle meşguldü, bir süre ayakta bekledim. Birden derin bir iç geçirdi ve 'Allah' dedi. (O sık sık böyle yapardı).

Atatürk hakkında evvelce çok şeyler duymuştum, bu tesirle olacak bir hayli şaşırdım. O'nun ağzından Allah kelimesini duymak beni şaşırtmış ve heyecanlandırmıştı.

Ata'nın yüzüne şaşkın bir şekilde bakmış olacağım ki, 'sen dindar mısın?' diye sordu.

Ben de ailemden aldığım din terbiyesi ile 'evet, dindarım' dedim. Ve bu cevabı nasıl karşılayacağını merak ederek ürkek ürkek yüzüne baktım. Cevabım hoşuna gitmişti.

'Çok iyi… Allah, büyük bir kuvvettir. O'na daima inanmak lazımdır' dedi.

Ben de o zaman anladım ki, Atatürk hakkında söylenenlerin aslı yoktur ve Ata dindar bir insandır.

Kimsenin inancına karışmaz, dindar kişilere saygı gösterirdi. Allah ve Peygamberimiz hakkındaki konular, Atatürk'ün yanında tartışma konusu yapılamazdı.

Kadir geceleri Mevlid dinlediği olurdu. Hafız Yaşar Bey'in Mevlid'ini saygıyla dinlerdi. Mevlid'in Mi'rac bölümünde, 'göklere çıktı Mustafa' denilince gözleri yaşarırdı. O zaman hemen kolonya götürürdük, inanışı samimi idi.

Öyle Allah derdi ki, yalnız kaldığında, O'nun gibi kimse diyemez. Herkes çekilip yalnız kalınca gökyüzüne bakar, kendi kendine Allah derdi."   

MANEVÎ KIZLARINDAN NEBİLE HANIM'A EZAN VE YASİN-İ ŞERİF OKUTMASI

Mithat Cemal Kuntay, Atatürk'ün, Dolmabahçe Sarayı'nda verdiği bir yemekten sonra yaşananları anlatır:

"… Güneş doğarken çok müstesna bir hadise oldu. Muayede salonunun büyük kapılarının parmaklıklarından doğan güneş ve deniz içeriye vuruyordu.

Bu çerçevenin içinde Gazi'nin manevî kızlarından Nebile Hanım, Gazi'nin işareti ile sandalyenin üzerine çıktı. Sabah ezanı okumaya başladı.

Bir aralık baktım, Nebile Hanım'ın ses damlalarına yaş damlaları karışıyordu. Gazi Mustafa Kemal, ağlıyordu." 

Atatürk'ün manevî kızlarından Nebile, bir gün Atatürk'e, "Ben Yasin-i Şerif'i ezbere hiç yanlışsız okurum" iddiasında bulunmuştu.

Bunun üzerine Atatürk Nebile'den bunu ispatlamasını istemiş. Kitaplığındaki Kur'an-ı Kerim'lerden Arapça olanını getirerek, Yasin sûresini açmış ve Nebile'den okumasını istemişti.
Nebile, besmele çekerek Yasin sûresini okumuş, bu sırada Atatürk de elinde Kur'an'la onu takip etmişti.

Bu olaya şahit olan H. Aroğul, o sırada Atatürk'ün duygulandığını, gözlerinin nemlendiğini ifade etmektedir." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden) 

Esenler'de milyonlarca sahte döviz ele geçirildi

İstanbul'un Esenler ilçesinde bir adrese düzenlenen operasyonda 1 milyon 250 bin sahte dolar, 655 bin sahte euro ve ekipmanlar ele geçirilirken, 3 şüpheli gözaltına alındı

01.04.2026 15:13:00 / Güncelleme: 01.04.2026 15:16:33
İHA
Esenler'de milyonlarca sahte döviz ele geçirildi
Esenler'de milyonlarca sahte döviz ele geçirildi
Esenler ilçesinde bir adreste sahte döviz basıldığının belirlenmesi üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Kaçakçılık ve Mali Suçlarla Mücadele Soruşturma Bürosu, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ve İstanbul MİT Bölge Başkanlığı koordinesinde belirlenen adrese operasyon düzenlendi.



3 şüpheli gözaltına alındı, milyonlarca sahte döviz ele geçirildi

Ekipler tarafından 31 Mart günü adrese yapılan baskında, M.C.S., M.D. ve M.N.S. isimli 3 şüpheli gözaltına alındı.

Öte yandan ekipler tarafından adreste yapılan aramalarda ise, 1 milyon 250 bin sahte dolar, 655 bin sahte euro, 1 adet kağıt kesme makinesi, 1 adet para kontrol cihazı, 1 adet para basma kalıp makinesi, 800 adet hologram, 2 adet para basımında kullanılan demir kalıp ile 18 adet para basımında kullanılan plastik kalıp ele geçirildi.



Konuya ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.

Gebze'de çöken bina için yeni rapor

Gebze'de yaşanan ve aynı aileden 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaya ilişkin resmi süreç devam ederken, yerel bilirkişi heyeti raporu dışında ikinci bir rapor daha olduğu ortaya çıktı. Farklı üniversitelerden uzmanların yer aldığı bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, yerel bilirkişi heyeti raporundaki çelişkilere ışık tuttuğu öğrenildi

01.04.2026 14:11:00 / Güncelleme: 01.04.2026 14:16:21
İhlas Haber Ajansı
Gebze'de çöken bina için yeni rapor
Gebze'de çöken bina için yeni rapor
Kocaeli ili, Gebze ilçesinde meydana gelen bina göçmesine ilişkin süreç, raporların ilgili makamlara sunulması ile devam ediyor. Yerel bilirkişi raporunun basına sızmasının ardından konuyla ilgili ikinci bir rapor daha hazırlandığı ortaya çıktı. Hızlı bir şekilde hazırlanarak tamamlanan ve çelişkiler içerdiği belirtilen ilk rapora karşılık; bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, teknik bir rapor olduğu ve jeolojik-jeoteknik değerlendirmelerin derin analizine yer verdiği aktarıldı.

Hazırlanan jeolojik-geoteknik değerlendirme raporu, meydana gelen bina çökmesine ilişkin önemli bulgular ortaya koydu. Raporda yer alan değerlendirmelere göre; çökmenin temelinde binanın bulunduğu zayıf zemin koşulları ve yapıdaki imalat kusurları bulunuyor. Ayrıca raporda çöken binanın eski bir dere yatağı ve döküm sahası niteliğindeki kontrolsüz dolgu zemin üzerine inşa edildiği, temelinin ise yüzeysel ve yetersiz olduğunun tespit edildiği belirtiliyor.

Raporda ayrıca yer altı su seviyesindeki değişimlere de değiniliyor. Yer altı su seviyelerinin zemin içinde zamanla boşluklar oluşturduğu, bu sürecin temel altındaki taşıyıcı zemini zayıflatarak yapının stabilitesini olumsuz etkilediği belirtiliyor. Ayrıca yapıdaki bazı beton dayanım değerlerinin binanın projesinde öngörülen seviyelerin altında kaldığı da raporda yer alıyor.

Zemin hareketi sınırlı kaldı

Raporda, metro proje inşaatı süresince ölçülen toplam zemin hareketinin azami 5 santimetre seviyesinde kaldığı ve bu değerin bina altında aniden oluşan büyük ölçekli boşluğu açıklayacak nitelikte olmadığı vurgulanıyor. Binanın zemin oturmalarının da ilgili yönetmeliklerde belirtilen sınırlar içinde kaldığı, zamanla sönümlendiği ve sonrasında ilave bir hareket gözlenmediği aktarılıyor.

Tünellerde hasar bulgusu yok

Hazırlanan ilk yerel bilirkişi raporunun genelinde, metro inşaatının sürece etkisine dair varsayımsal birçok kanaatin yer aldığı belirtiliyor. Hazırlanan teknik raporda bu konuya da değinerek, açıklık getiriliyor. Metro tünellerinde yapılan teknik incelemelerde herhangi bir çatlak, deformasyon, kayma ya da su sızıntısına rastlanmadığı kaydedilirken; metro tünellerinin sağlam kaya birimi içinde inşa edildiği, ölçümlerde eksenel sapma veya yapısal bozulma tespit edilmediği belirtildi. Raporda ayrıca tünel kazılarının yüzeydeki yapılarla etkileşiminin kabul edilebilir sınırlar içinde kaldığı ve inşaat sürecinin teknik kriterlere uygun şekilde yürütüldüğü de ifade edildi.





Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü

Muğla'nın Bodrum ilçesi açıklarında göçmen botunun batması sonucu ölü sayısının 19'a yükseldiği, 20 düzensiz göçmenin ise kurtarıldığı öğrenildi.

01.04.2026 10:55:00
İhlas Haber Ajansı
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü
Muğla'nın Bodrum ilçesi açıklarında göçmen botunun batması sonucu ölü sayısının 19'a yükseldiği, 20 düzensiz göçmenin ise kurtarıldığı öğrenildi.

Edinilen bilgiye göre, Kıyı Gözetleme Aracı tarafından Yalıkavak açıklarında, içerisinde düzensiz göçmenler olduğu değerlendirilen süratli bir lastik botun Yunanistan'ın İleryöz Adası istikametinde ilerlediği tespit edildi.



Yapılan tespit üzerine bölgeye sevk edilen TCSG-302 tarafından içerisinde çok sayıda düzensiz göçmen olduğu görülen bahse konu lastik bota dur ikazlarında bulunulurken, süratli bot ikazlara uymayarak ilerlemeye devam ederek, bölgedeki olumsuz deniz şartlarının etkisiyle su alarak battı.

Düzensiz göçmenlerin denize düştüğünün bildirilmesi üzerine bölgeye ilave 3 Sahil Güvenlik Botu ile arama kurtarma çalışmalarına hava desteği sağlanması maksadıyla İzmir'den 1 Sahil Güvenlik Helikopteri görevlendirildi. Olay yerine sevk edilen unsurlar tarafından arama kurtarma çalışmaları başlatıldı.

İlk olarak 11 düzensiz göçmenin cansız bedenine ulaşıldı. Yapılan çalışmaların devamında ölü sayısı 19'a yükselirken, 20 düzensiz göçmenin sağ olarak kurtarıldığı öğrenildi.
Bölgede çalışmalar devam ediyor.

Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi

01.04.2026 00:05:00 / Güncelleme: 01.04.2026 00:08:55
Haber Merkezi
Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı
Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden suç işlemek amacıyla örgüt kurulması iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Eylül 2025'teki ilk dalga operasyonda gözaltına alınan Kenan Tekdağ hakkında 'ev hapsi' ve 'yurt dışı çıkış yasağı' adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.



Soruşturma çerçevesinde ikinci dalga operasyonda bir kez daha gözaltına alınan Tekdağ, 'çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma' ve 'suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama' suçlamalarıyla tutuklanmıştı.

Yaklaşık 5 aydır tutuklu bulunan Tektağ, bugün ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

121 Şirkete el konuldu



Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma çerçevesinde, Kenan Tekdağ'ın yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğü Can Holding'e bağlı 121 şirkete el konuldu.

Mahkeme kararıyla bu şirketlerin yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredildi.

Operasyonun kapsamı genişledi

Soruşturmanın ilk aşamasında 121 şirketle başlayan el koyma süreci, incelemelerin derinleşmesiyle birlikte holdingin diğer iştiraklerini de kapsayacak şekilde genişledi.

Bu kapsamda, holding bünyesindeki medya organlarından eğitim kurumlarına, enerji şirketlerinden spor kulüplerine kadar çok sayıda stratejik varlığa kayyum atandı.

El Konulan Başlıca Varlıklar:

Medya Grubu: Habertürk TV, Show TV, Bloomberg HT ve HT Spor.

Eğitim Kurumları: İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Doğa Koleji.

Spor: Kasımpaşa Spor Kulübü.

Enerji ve Diğer: Energy Petrol ve çeşitli sanayi iştirakleri.

Gerekçe: Kara Para Aklama ve Nitelikli Dolandırıcılık

Yargı makamları, söz konusu şirketlerin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kara para aklama", "vergi kaçakçılığı" ve "nitelikli dolandırıcılık" faaliyetlerinde araç olarak kullanıldığı iddiasıyla bu kararı aldı. El koyma kararıyla birlikte, şirketlerin finansal hareketleri ve geçmiş dönemdeki varlık transferleri mercek altına alındı.

Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Uşak Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Keskin Ezberci ile diğer 3 şüpheli adliyeye sevk edildi

31.03.2026 16:37:00
Haber Merkezi
Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi
Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında "kişi ve firmalardan rüşvet aldığı" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 4 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Keskin Ezberci, belediye personeli Deniz Aygün ve Ulaş Küçükakalın ile özel kalem müdürlüğünde görevli Ebru Yurtuluğ sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

9 şüpheli tutuklanmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Uşak Belediyesine yönelik iddialarla ilgili "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında, 27 Mart'ta Uşak, Kocaeli ve Ankara'da eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyonda Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın da aralarında bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri İstanbul Adliyesi'nde savcılıkça ifadeleri alınan şüphelilerden Uşak Belediye Başkanı Yalım, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından tutuklama talebiyle hakimliğe gönderilmişti.

Yalım ile birlikte hakimliğe sevk edilen diğer şüpheliler Belediye Başkan Yardımcısı Halil Arslan, belediyenin Muhasebe ve Finansman Müdürü Hüseyin Yaman, Özel Kalem Müdürü Hasan Doğukan Kurnaz, makam şoförü Murat Altınkaya, belediye personeli Cihan Aras ve İsmail Özçelik, Uşak Haber Medya Şirketi Sahibi Murat Baş ile Mustafa Yalım tutuklanmıştı.

Hakimlik, şüpheliler Kenan Arslan, Seher Akay, Aslıhan Aksoy ve Salih Sönmez hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar vermişti.

Mersin'deki heyelan bölgesi havadan görüntülendi

Mersin'in en önemli yaylaları arasında yer alan Fındıkpınarı'ndaki yoğun yağış sonrası meydana gelen heyelandaki hasarın boyutu havadan görüntülenirken, 25'i ağır hasarlı yaklaşık 100 hanenin zarar gördüğü bölgedeki hasar tespit çalışmalarının sürdüğü bildirildi

31.03.2026 12:44:00 / Güncelleme: 31.03.2026 12:48:09
İHA
Mersin'deki heyelan bölgesi havadan görüntülendi
Mersin'deki heyelan bölgesi havadan görüntülendi
Merkez Mezitli ilçesine bağlı Fındıkpınarı Mahallesi'nde Fetilli mevkiinde yaklaşık 56 bin metrekarelik alanda meydana gelen heyelanda 100'e yakın hane zarar görürken, 25 hanenin ağır hasarlı olduğu tespit edildi. Bölgeye giden Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer incelemelerde bulunurken, Mersin Valiliği, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerinin hasar tespit çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.



Bölgede vatandaşlarla bir araya gelen Başkan Tuncer, geçmiş olsun dileklerini ileterek mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli tüm adımların atıldığını ifade etti. Evlerinde kalamayan vatandaşlar için geçici barınma çözümlerine yönelik çalışmaların da başlatıldığı öğrenildi. Kış mevsimi nedeniyle bölgede nüfusun az olması ise muhtemel bir can kaybının yaşanmamasında etkili oldu.



"Tüm imkanlarımızla vatandaşlarımızın yanındayız"

Heyelan bölgesinde açıklamalarda bulunan Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, süreci yakından takip ettiklerini vurgulayarak, "Yoğun yağışların ardından Fındıkpınarı Mahallemizde ciddi bir heyelan meydana geldi. İlk andan itibaren ekiplerimizle birlikte sahadayız. İlgili tüm kurumlarımızla koordinasyon içerisinde çalışıyoruz. Önceliğimiz vatandaşlarımızın can güvenliği. Hasar gören hanelerle ilgili gerekli tespitler yapılıyor, barınma sorunu yaşayan hemşehrilerimiz için de hızlıca çözüm üretiyoruz. Çok şükür ki herhangi bir can kaybı yaşanmadı. Yer hareketliliği devam ettiği için süreci dikkatle takip ediyoruz. Tüm imkanlarımızla vatandaşlarımızın yanındayız" dedi.



Yetkililer, bölgedeki risk durumuna göre yeni tedbirlerin alınabileceğini belirtirken, vatandaşların resmî uyarıları dikkate almaları istendi.

İBB Davası'nın 13'üncü duruşma başladı

İBB Davası'na ilişkin 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 13'üncü duruşması başladı

 

31.03.2026 11:53:00 / Güncelleme: 31.03.2026 13:42:20
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 13'üncü duruşma başladı
İBB Davası'nın 13'üncü duruşma başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Artvin'de düzensiz göçmen operasyonu

Artvin'de polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda 10 düzensiz göçmen yakalanırken, organizatör olduğu belirlenen 2 kişi tutuklandı.

31.03.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Artvin'de düzensiz göçmen operasyonu
Artvin'de düzensiz göçmen operasyonu
Artvin'de polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda 10 düzensiz göçmen yakalanırken, organizatör olduğu belirlenen 2 kişi tutuklandı.

Artvin'de İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yürütülen istihbari ve operasyonel çalışmalar kapsamında düzensiz göçle mücadeleye yönelik önemli bir operasyon gerçekleştirildi.



Edinilen bilgilere göre, 30 Mart 2026 günü saat 01.00 sıralarında il merkezine giriş yapan ve "toptan gıda taşımacılığı" görüntüsü verilmiş şüpheli bir minibüs durduruldu. Araçta yapılan kontrollerde, yasa dışı yollarla Türkiye'ye giriş yaptığı tespit edilen 10 Afgan uyruklu düzensiz göçmen yakalandı.



Olayla bağlantılı olduğu belirlenen 2 göçmen kaçakçısı gözaltına alınırken, şüphelilerin kullandığı 2 araca da el konuldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Yakalanan düzensiz göçmenlerin sınır dışı işlemlerinin tamamlandığı öğrenilirken, güvenlik güçlerinin suç ve suçluyla mücadelesinin kararlılıkla sürdüğü belirtildi.

Böbrek hastalığı nasıl sinyal verir?


 
Böbreklerdeki rahatsızlıklar çok sinsi ilerliyor. Böbrekler adeta çalışıyor çalışıyor, bir anda patlıyor. Peki böbreklerdeki rahatsızlığın öncü sinyalleri nelerdir? Hangi besinler işe yarıyor?

31.03.2026 00:54:00
MURAT ÇORBACI
Böbrek hastalığı nasıl sinyal verir?
Böbrek hastalığı nasıl sinyal verir?

Böbrek hastalığının belirtileri

1. Yorgunluk ve halsizlik
2. İdrar renk ve sıklığında değişiklik
3. Uyku güçlüğü
4. İştah kaybı
5. El ve ayaklarda şişme
6. İnatçı kaşıntı
7. Nefes darlığı
8. Mide bulantısı ve kusma
9. Hipertansiyon

Böbreği koruyan besinler

Kırmızı eti fazla tüketenlerde böbrek hastalığı yüzde 19 artıyor. Tavuk ve balık etinde böyle bir sorun yok... Haftada en fazla 3 kez kırmızı et yenebilir. Vejeteryanlerde böbrek hastalığı az görünüyor. Sebze ve meyveler yenmeli.

Peki hangi sebze ve meyveleri tüketmeli?

1. Lahana... Düşük potasyum ve düşük sodyum içeriyor.
2. Kapya biber
3. Sarımsak
4. Roka... Potasyum ve sodyum içeriği düşük.
5. Kızılcık
6. Kırmızı üzüm, özellikle çekirdeği
7. Kuruyemiş
8. Baklagiller, kronik böbrek hastalığını azaltıyor. Ancak nohudu ıspanak ile yememek lazım!
9. Günde 2-3 fincan kahve böbreği koruyor.
10. Çayın zararı yok. Çay su yerine geçer.
11. Susadıkça su için. Yanınızda su şişesi taşımanıza gerek yok.

Şu sıralar yağsa da kuraklık riski geçmiş değil!


 
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, iki yıllık yağış açığının artık kronik hale geldiğini belirterek, İç Batı Anadolu'nun, tarımsal kuraklık açısından en kritik alan olmayı sürdürdüğünü söyledi. 

31.03.2026 00:35:00
AA
Şu sıralar yağsa da kuraklık riski geçmiş değil!
Şu sıralar yağsa da kuraklık riski geçmiş değil!

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, iki yıllık yağış açığının artık kronik hale geldiğini belirterek, İç Batı Anadolu'nun, tarımsal kuraklık açısından en kritik alan olmayı sürdürdüğünü söyledi. Kadıoğlu, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün (MGM) 2026 Şubat Standart Yağış İndeksi (SPI) haritalarını değerlendirdi.

Kadıoğlu, "İç Batı Anadolu'da kış yağışları bile iki yıllık açığı kapatmaya yetmedi. Bu bölge, tarımsal kuraklık açısından en kritik alan olmayı sürdürüyor" dedi. Akdeniz kıyı kuşağında ise kısa vadede belirgin bir toparlanma yaşandığına değinen Kadıoğlu, Mersin, Adana ve Antalya çevresinde son aylarda yağışların normale döndüğünü ancak iki yıllık birikimli açığın henüz tamamen kapanmadığını kaydetti.

Kadıoğlu, uzun süreli kuraklığın tarım ve su kaynakları üzerinde olumsuz etkileri olduğuna dikkati çekerek, özellikle Eskişehir, Afyon ve Konya ovalarında toprak neminin ciddi şekilde azaldığını, bunun verim kayıplarına yol açabileceğini ifade etti. Hidrolojik kuraklığın meteorolojik kuraklığı gecikmeli takip ettiğini hatırlatan Kadıoğlu, Marmara ve İç Batı Anadolu'da baraj doluluk oranları ile yer altı su seviyelerinin henüz toparlanmadığını söyledi.

Kadıoğlu, "Ankara başta olmak üzere bazı büyük şehirlerde içme suyu kaynakları açısından risk devam ediyor. Kuraklık sadece meteorolojik değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir sorun haline gelmiş durumda" değerlendirmesinde bulundu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.