logo
24 HAZİRAN 2026

Gazze'de öldürülen Filistinli sayısı 18 bine yaklaştı

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi'nde son 24 saatte öldürülenlerin sayısı 213 artarak 17 bin 700'e yükseldi

10.12.2023 11:38:00 / Güncelleme: 10.12.2023 11:48:04
AA
Gazze'de öldürülen Filistinli sayısı 18 bine yaklaştı
Gazze'de öldürülen Filistinli sayısı 18 bine yaklaştı
Gazze'deki Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail'in devam eden saldırılarına ilişkin bilgi verdi.

İsrail'in saldırılarında son 24 saatte 213 Filistinlinin öldürüldüğünü aktaran Kudra, 210 cenaze ile 2 bin 300 yaralının hastanelere sevk edildiğini kaydetti.

Kudra, 7 Ekim'den bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının 17 bin 700'e, saldırılarda yaralananların sayısının ise 48 bin 780'e çıktığını belirtti.

"Son saatlerde, işgal (İsrail) güçleri 20 korkunç katliam gerçekleştirdi ve aileleri bütünüyle yok etti. İşgalcilerin korkunç bir katliam gerçekleştirdiği Gazze'deki Halife Okulu dahil olmak üzere yerleşim bölgelerindeki ve okullardaki vatandaşlardan çok sayıda çağrı aldık." ifadelerini kullanan Kudra, İsrail'in Gazze Şeridi halkına yönelik suçlarının ve soykırımın, açıklamaların ve mantığın ötesine geçtiğini belirterek, ABD ve Avrupa'nın desteğiyle Filistin varlığının sona erdirilmesinin insanlık dışı olduğunu vurguladı.

Kudra, Gazze Avrupa Hastanesi bölgesinde yaralıları tahliye etmeye çalışan bir ambulansın hedef alınması sonucu 2 sağlık görevlisinin yaralandığını, ambulansta hasar meydana geldiğini ifade ederek, şu ana kadar 57 ambulansın hedef alındığını aktardı.

'Gazze'nin kuzeyinde yaşayanlar ev ev, okul okul imhaya maruz kalıyor'

Kudra, İsrail askerlerinin, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Kemal Advan ve El-Avde Hastanesi'ni kuşatmaya devam ettiğini, İsrail keskin nişancılarının iki sağlık personelini öldürdüğünü, çok sayıda hamile kadını da öldürdüğü veya yaraladığını belirtti.

Gazze'nin kuzeyindeki hamile kadınların, El-Avde Hastanesi'ndeki doğum hizmetine erişemediğini, bunun hem onlar hem bebekleri için tehlike teşkil ettiğini vurgulayan Kudra, "Gazze'nin kuzeyinde yaşayanlar ev ev, okul okul imhaya maruz kalıyor. Hastanelerin kuşatılması ve hizmet dışı kalması sonucu yaralılar ölüme terk ediliyor." ifadelerini kullandı.

İsrail 36 sağlık personelini alıkoymaya devam ediyor

Kudra, İsrail güçlerinin Şifa Hastanesi Genel Müdürü Muhammed Ebu Silmiyye başta olmak üzere 36 sağlık personelini hala alıkoyduğuna dikkati çekti.

İsrail'in bilinçli olarak 132 sağlık kuruluşunu hedef aldığını, 22 hastane ve 46 sağlık merkezini hizmet dışı bıraktığını aktaran Kudra, İsrail'in sağlık sistemine yönelik saldırganlığının 295 sağlık personelinin ölümüne, yüzlercesinin de yaralanmasına yol açtığını kaydetti.

Gazze Şeridi'ne sağlık desteği verilmesi çağrısında bulunan Kudra, yaralıları tahliye etmek için kullanılan mekanizmaların hala kısıtlı olduğunu ve yüzlerce yaralının ölüme terk edildiğini aktardı.

İsrailli keskin nişancılar, Gazze'de ilaç temin etmeye çalışan sağlık yetkilisini yaraladı

Gazze Şeridi'ndeki Sağlık Bakanlığı Eczacılık Genel Müdürü Eşref Ebu Mehadi, hastaneye ilaç ve tıbbi malzeme temin etmeye çalıştığı sırada İsrailli keskin nişancıların açtı ateş sonucu yaralandı.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Ebu Mehadi'nin Gazze kentinde Şifa Hastanesi için ilaç ve tıbbi malzeme temin etmeye çalışırken İsrail ordusunun konuşlandırdığı keskin nişancıların saldırısına uğradığı belirtildi.

Tıbbi malzeme depolarına yakın binaların tepesine konuşlanan İsrailli keskin nişancıların Ebu Mehadi'ye ateş açtığı vurgulanan açıklamada, keskin nişancıların hedef aldığı Ebu Mehadi'nin yanı sıra aracı kullanan şoför ve üçüncü bir kişinin yaralandığı aktarıldı.

Açıklamada, Ebu Mehadi ve diğer yaralıları almak için bölgeye intikal eden ambulansa da ateş açıldığı ifade edildi.

Konuyla ilgili İsrail ordusundan herhangi bir açıklama yapılmadı.


Cibaliya Mülteci Kampı'nda boş alanlar 'toplu mezarlara' dönüştü

İsrail'in yoğun saldırıları altındaki Gazze Şeridi'nin güneyindeki Cibaliya Mülteci Kampı'nda sokak, meydan ve boş alanlar "toplu mezarlara" dönüştü.

İsrail ordusunun havadan ve karadan saldırılarını sürdürdüğü Gazze'de bulunan Cibaliya Mülteci Kampı'nda kabristanların dolması ve yoğun saldırılar nedeniyle mezarlıklara ulaşılamadığı için halk, saldırılarda hayatlarını kaybeden yakınlarını çarşıda defnediyor.

Cibaliya Mülteci Kampı çarşısında yaşamını yitirenler, yakınları tarafından kazılan mezarlarda bazen topluca bazen ayrı ayrı toprağa veriliyor.

Kampta hayatını kaybedenler, çarşının birçok noktasında meydan ve dükkan önlerindeki boş alanlarda en yakın yerde İsrail savaş uçaklarının saldırıları ve patlama sesleri altında hızlıca gömülmeye çalışılıyor.

Kime ait olduğunun bilinmesi için mezarların başına konulan levhalarda el yazısıyla tüm cenazelerin isimleri sıralanıyor.

Gazze'deki hükümet daha önce birçok kez İsrail'in saldırıları nedeniyle kabristanların dolduğu, cenazelerin topluca defnedildiği yönünde açıklamalar yapmıştı.

İsrail'in Gazze'nin güneyindeki bir eve düzenlediği saldırıda 10 sivil öldürüldü

İsrail ordusunun abluka altındaki Gazze Şeridi'nin güneyinde bir evi bombalaması sonucu 10 sivilin hayatını kaybettiği, onlarcasının yaralandığı bildirildi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA'da yer alan haberde, İsrail ordusuna ait savaş uçaklarının, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Ham Yunus kentinde bir evi bombaladığı belirtildi.

Han Yunus'ta Filistinli bir aileye ait eve düzenlenen hava saldırısı sonucu çoğu çocuk 10 sivilin yaşamını yitirdiği ve onlarcasının yaralandığı aktarılan haberde, İsrail topçu birliklerinin de Han Yunus'taki Avrupa Hastanesi'nin çevresini top atışına tuttuğuna işaret edildi.

İsrail savaş uçaklarının Gazze Şeridi'nin orta kesimlerindeki Deyr el-Balah bölgesinin yanı sıra Nusayrat, el-Magazi, ez-Zavayide kamplarına yoğun saldırılar düzenlediği ifade edilen haberde, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin kuzeyinde de saldırılarını sürdürdüğüne dikkat çekildi.

İsrail ordusu, Batı Şeria'da düzenlediği baskınlarda 3 Filistinliyi yaraladı

İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kentinde düzenlediği baskınlarda 3 Filistinli genci yaraladı.

Filistin resmi haber ajansı WAFA'da yer alan habere göre, İsrail güçleri, Nablus'taki Asker El-Cedid Filistin Mülteci Kampı'na baskın düzenledi.

İsrail askerleri, kendilerine tepki gösteren kamp sakinlerine karşı gerçek mermi kullanarak Filistinli 2 genci yaraladı, Esad Nasrallah isimli genci de gözaltına aldı.

Nablus'a bağlı Asira eş-Şimaliye beldesine de baskın düzenleyen İsrail güçleri, tepki gösteren belde sakinlerine gerçek mermi ve gaz bombası kullanarak müdahale etti.

İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu 21 yaşındaki Filistinli bir genç yaralandı.

İşgal altındaki Batı Şeria'nın Tubas kentinde de birkaç mahallede geniş çaplı baskınlar yapan İsrail ordusu, arama gerekçeleriyle Filistinlilerin evlerine girdi.

Tubas kentindeki baskınlar sırasında İsrail ordusuna ait insansız hava araçları (İHA) bölgede yoğun uçuşlar yaptı.

Filistin yerel medyasındaki haberlerde ise İsrail ordusunun Tubas'taki bir evi roketle hedef almasının ardından ambulansların bölgeye doğru hareket ettiği ifade edildi.

İsrail güçlerinin Gazze'ye saldırılara başladığı 7 Ekim'den bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik gözaltı ve baskınlarda artış yaşanıyor.

Dünya Gıda Programı: Gazze'deki kıtlık tehlikesini ortadan kaldırmanın tek yolu ateşkes

Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı (WFP), Gazze'de meydana gelen kıtlık tehlikesini ortadan kaldırmanın tek yolunun, geniş kapsamlı gıda girişini sağlayacak bir ateşkes olduğunu belirtti.

WFP Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Doğu Avrupa Bölge Direktörü Corinne Fleischer, programın X sosyal medya platformundan, Gazze'ye gerçekleştirdiği ziyaret ve izlenimleriyle ilgili açıklamada bulundu.

Fleischer, "20 yıl boyunca acil durumlarda çalıştım ancak hiçbir şey bugün Gazze'de gördüklerim, duyduklarım ve hissettiklerimle karşılaştırılamaz." ifadesini kullandı.

Gazze halkının, umutsuzluk, korku, açlık ve kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu, ailelerin dağılıp gittiğini kaydeden Fleischer, Gazze'deki kıtlık tehlikesini ortadan kaldırmanın tek yolunun, geniş kapsamlı gıda girişini sağlayacak bir ateşkes olduğunu vurguladı.

Fleischer, WFP İcra Direktörü Yardımcısı Carl Skau ve WFP'nin Filistin temsilcisi Samir Abdulcabir ile dün Refah Sınır Kapısı'ndan Gazze'ye girmişti.

Filistinli gruplar, İsrail askerlerini ve araçlarını hedef aldıklarını duyurdu

Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları ile İslami Cihad Hareketinin askeri kanadı Kudüs Seriyyeleri, Gazze Şeridi'nin farklı bölgelerinde İsrail askeri araçlarını ve askerlerini hedef aldıklarını açıkladı.

Kassam Tugayları ile Kudüs Seriyyeleri, Telegram hesaplarından yaptıkları açıklamalarda, İsrail güçlerine karşı yürüttükleri direniş faaliyetlerine ilişkin bilgi verdi.

Kudüs Seriyyelerinin açıklamasında, Gazze'nin batısındaki Şeyh Rıdvan'da İsrail askeri personel aracının iki Tandum roketiyle hedef alındığı belirtildi.

Kassam Tugaylarının açıklamasında da Gazze'nin güney eksenindeki İsrail komuta odalarının ağır kalibreli havan toplarıyla hedef alındığı aktarıldı.

Han Yunus'ta İsrail'e ait bir Merkava tankının Yasin-105 roketleriyle vurulduğu belirtilen açıklamada, İsrail askerlerinin yoğunlaştığı bir noktanın da havan toplarıyla hedef alındığı kaydedildi.

Açıklamada, Gazze Şeridi yakınındaki Magen yerleşim birimindeki İsrail'e ait birliklere roket saldırısı düzenlendiği belirtildi.

İsrail'in hava saldırısında Gazze'de 2 kadın gazeteci daha hayatını kaybetti

İsrail'in abluka altındaki Gazze Şeridi'nin Han Yunus ve Gazze kentlerine düzenlediği hava saldırılarında 2 kadın gazeteci daha hayatını kaybetti.

Gazze'deki hükûmetin basın ofisinden yapılan yazılı açıklamada, Filistinli kadın gazeteci Ula Atallah'ın, İsrail savaş uçaklarının Gazze kentinin doğusundaki Ed-Derc Mahallesi'nde düzenlediği saldırıda bir akrabasının evinde yaşamını yitirdiği duyuruldu.

Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, aynı evde bulunan Atallah'ın ailesinden bazı kişilerin de hayatını kaybettiği aktarıldı.

Daha önce Anadolu Ajansı (AA) muhabiri olarak da görev yapan Atallah, çeşitli yerli ve uluslararası basın kuruluşlarında çalışmıştı.

Öte yandan Filistin Gazeteciler Sendikasından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Han Yunus kentine düzenlediği hava saldırısında gazeteci Dua el-Cebbur'un eşi ve çocuklarıyla beraber hayatını kaybettiği belirtildi.

Filistinli Gazeteciler Sendikası Başkan Yardımcısı Ömer Nezzal, yaptığı açıklamada, Cebbur'un yerel "Medya Gözü Ağı"nda görev yaptığını aktardı.

Buna göre İsrail'in 7 Ekim'den bu yana düzenlediği saldırılarda ölen basın mensubu sayısı 9'u kadın 84'e yükseldi.

Gazze'deki hükumet, dün yaptığı açıklamada, İsrail'in saldırılarında 7 Ekim'den bu yana 82 gazetecinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu.

İsrail'in Gazze'yi işgalinde 7 Ekim sonrası

Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, "Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme" gerekçesiyle İsrail'e 7 Ekim'de kapsamlı saldırı düzenledi.

İsrail'de 7 Ekim'deki saldırılarda 310'dan fazlası asker olmak üzere 1200 İsraillinin öldüğü, 5 bin 132 kişinin yaralandığı duyuruldu.

İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırılarında en az 7 bin 112'si çocuk, 4 bin 885'i kadın olmak üzere 17 bin 487 Filistinli öldü. Enkaz altında binlerce ölü olduğu bildiriliyor.

İsrail ordusu halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumlarını hedef alarak sivil altyapıyı tahrip ederken, karadan işgal sürecinde 93 askeri öldü.

Çatışmalara 24 Kasım'da 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan "insani arada" 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs'te de İsrail güçleri ve yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 274 Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail ordusu ile Lübnan Hizbullahı'nın sınır hattındaki düşük yoğunluklu çatışmalarında ise 23 Lübnanlı sivil, 97 Hizbullah mensubu ve 6 İsrail askeri öldü.

DSÖ: Gazze'deki El-Avde Hastanesi'nde iki sağlık personeli görevi başında öldürüldü

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yer alan El-Avde Hastanesi'ndeki iki sağlık personelinin görevdeyken öldürüldüğünü bildirdi.

DSÖ'nün X sosyal medya platformundan yapılan paylaşımda, "Gazze Şeridi'nde sağlık hizmetlerine yönelik devam eden saldırılardan dehşete düşmüş durumdayız." ifadesi yer aldı.

El-Avde Hastanesi'nin 5 Aralık'tan bu yana kuşatma altında olduğu aktarılan açıklamada, burada iki sağlık personelinin hastane içinde görevi başında öldürüldüğü belirtildi.

Açıklamada, "Hastaların, sağlık çalışanlarının ve El-Avde Hastanesi'nde kalan diğer kişilerin acil güvenliğinin yanı sıra Gazze Şeridi'ndeki sağlık tesislerinin, personelin ve hastaların güvenliğinden de ciddi şekilde endişe duyuyoruz. Sağlık hizmetleri hedef değil." ifadeleri kullanıldı.

DSÖ'nün, uluslararası insancıl hukuka saygı gösterilmesi, sivillerin ve sağlık hizmetlerinin aktif olarak korunması talebine de yer verilen açıklamada, Gazze için ateşkes çağrısı yapıldı.

İsrail ordusu, Gazze'de yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı okula baskın düzenledi

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yerinden edilmiş binlerce Filistinlinin sığındığı okula baskın düzenleyerek kadın ve çocukları dışarı çıkardıktan sonra erkekleri alıkoydu.

Görgü tanıkları ve yerel medya kaynaklarından alınan bilgiye göre, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Lahya bölgesinde binlerce Filistinlinin saldırılardan kaçarak sığınmak zorunda kaldığı Halife bin Zayid Al Nahyan Okulu, İsrail güçleri tarafından baskına uğradı.

Yüksek noktalara konuşlanan İsrailli keskin nişancılar da okulda hareket eden herkesi hedef alıyor.

Okula sığınanlardan adını açıklamak istemeyen Filistinli bir kadın, yerel medyayla paylaştığı ses kaydında, "İsrail ordusu, 9 Aralık Cumartesi günü okula baskın düzenleyerek kadın ve çocukların yakınlardaki meydana gitmelerini istedi. Askerler daha sonra erkekleri okuldan alarak alıkoydu." ifadelerini kullandı.

Okula sığınan 15 yaş ve üstü erkeklerin İsrail askerleri tarafından alıkonulduğunu aktaran Filistinli kadın, meydana sürülen kadın ve çocukların aç ve susuz olarak soğukta bekletildiklerini belirtti.

Filistinli İbrahim Ebu Riyaş isimli vatandaş da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail ordusunun Halife bin Zayid Al Nahyan Okuluna baskın düzenlediğine ve okula sığınan anne babası ile 2 kardeşinden haber alamadığına dikkati çekti.

Söz konusu okulda 7 binden fazla yerinden edilmiş Filistinli arasında kadın, çocuk ve yaralıların olduğuna işaret eden Ebu Riyaş, İsrailli güçlerin okulu birkaç gün kuşatma altında tuttuktan sonra baskın yaptığını belirtti.

Okula sığınan Filistinlilerin günlerden beri aç susuz ve tedaviden mahrum bırakıldıklarına vurgu yapan Ebu Riyaş, bu süre zarfında ölenlerin okul yerleşkesinde defnedildiğini aktardı.

Ebu Riyaş, bölgedeki yapıların bombalanmasının ardından okula bu baskının yapıldığını belirtti.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, dünkü basın açıklamasında, "İşgalcilerin korkunç bir katliam gerçekleştirdiği Gazze'deki Halife Okulu dahil olmak üzere yerleşim bölgelerindeki ve okullardaki vatandaşlardan çok sayıda çağrı aldık. Okuldaki insanlar gıda, su ve tedaviden mahrum durumdalar" ifadelerini kullanmıştı.

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.