logo
24 HAZİRAN 2026

Gazze'de öldürülen Filistinli sayısı 18 bine yaklaştı

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi'nde son 24 saatte öldürülenlerin sayısı 213 artarak 17 bin 700'e yükseldi

10.12.2023 11:38:00 / Güncelleme: 10.12.2023 11:48:04
AA
Gazze'de öldürülen Filistinli sayısı 18 bine yaklaştı
Gazze'de öldürülen Filistinli sayısı 18 bine yaklaştı
Gazze'deki Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail'in devam eden saldırılarına ilişkin bilgi verdi.

İsrail'in saldırılarında son 24 saatte 213 Filistinlinin öldürüldüğünü aktaran Kudra, 210 cenaze ile 2 bin 300 yaralının hastanelere sevk edildiğini kaydetti.

Kudra, 7 Ekim'den bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının 17 bin 700'e, saldırılarda yaralananların sayısının ise 48 bin 780'e çıktığını belirtti.

"Son saatlerde, işgal (İsrail) güçleri 20 korkunç katliam gerçekleştirdi ve aileleri bütünüyle yok etti. İşgalcilerin korkunç bir katliam gerçekleştirdiği Gazze'deki Halife Okulu dahil olmak üzere yerleşim bölgelerindeki ve okullardaki vatandaşlardan çok sayıda çağrı aldık." ifadelerini kullanan Kudra, İsrail'in Gazze Şeridi halkına yönelik suçlarının ve soykırımın, açıklamaların ve mantığın ötesine geçtiğini belirterek, ABD ve Avrupa'nın desteğiyle Filistin varlığının sona erdirilmesinin insanlık dışı olduğunu vurguladı.

Kudra, Gazze Avrupa Hastanesi bölgesinde yaralıları tahliye etmeye çalışan bir ambulansın hedef alınması sonucu 2 sağlık görevlisinin yaralandığını, ambulansta hasar meydana geldiğini ifade ederek, şu ana kadar 57 ambulansın hedef alındığını aktardı.

'Gazze'nin kuzeyinde yaşayanlar ev ev, okul okul imhaya maruz kalıyor'

Kudra, İsrail askerlerinin, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Kemal Advan ve El-Avde Hastanesi'ni kuşatmaya devam ettiğini, İsrail keskin nişancılarının iki sağlık personelini öldürdüğünü, çok sayıda hamile kadını da öldürdüğü veya yaraladığını belirtti.

Gazze'nin kuzeyindeki hamile kadınların, El-Avde Hastanesi'ndeki doğum hizmetine erişemediğini, bunun hem onlar hem bebekleri için tehlike teşkil ettiğini vurgulayan Kudra, "Gazze'nin kuzeyinde yaşayanlar ev ev, okul okul imhaya maruz kalıyor. Hastanelerin kuşatılması ve hizmet dışı kalması sonucu yaralılar ölüme terk ediliyor." ifadelerini kullandı.

İsrail 36 sağlık personelini alıkoymaya devam ediyor

Kudra, İsrail güçlerinin Şifa Hastanesi Genel Müdürü Muhammed Ebu Silmiyye başta olmak üzere 36 sağlık personelini hala alıkoyduğuna dikkati çekti.

İsrail'in bilinçli olarak 132 sağlık kuruluşunu hedef aldığını, 22 hastane ve 46 sağlık merkezini hizmet dışı bıraktığını aktaran Kudra, İsrail'in sağlık sistemine yönelik saldırganlığının 295 sağlık personelinin ölümüne, yüzlercesinin de yaralanmasına yol açtığını kaydetti.

Gazze Şeridi'ne sağlık desteği verilmesi çağrısında bulunan Kudra, yaralıları tahliye etmek için kullanılan mekanizmaların hala kısıtlı olduğunu ve yüzlerce yaralının ölüme terk edildiğini aktardı.

İsrailli keskin nişancılar, Gazze'de ilaç temin etmeye çalışan sağlık yetkilisini yaraladı

Gazze Şeridi'ndeki Sağlık Bakanlığı Eczacılık Genel Müdürü Eşref Ebu Mehadi, hastaneye ilaç ve tıbbi malzeme temin etmeye çalıştığı sırada İsrailli keskin nişancıların açtı ateş sonucu yaralandı.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Ebu Mehadi'nin Gazze kentinde Şifa Hastanesi için ilaç ve tıbbi malzeme temin etmeye çalışırken İsrail ordusunun konuşlandırdığı keskin nişancıların saldırısına uğradığı belirtildi.

Tıbbi malzeme depolarına yakın binaların tepesine konuşlanan İsrailli keskin nişancıların Ebu Mehadi'ye ateş açtığı vurgulanan açıklamada, keskin nişancıların hedef aldığı Ebu Mehadi'nin yanı sıra aracı kullanan şoför ve üçüncü bir kişinin yaralandığı aktarıldı.

Açıklamada, Ebu Mehadi ve diğer yaralıları almak için bölgeye intikal eden ambulansa da ateş açıldığı ifade edildi.

Konuyla ilgili İsrail ordusundan herhangi bir açıklama yapılmadı.


Cibaliya Mülteci Kampı'nda boş alanlar 'toplu mezarlara' dönüştü

İsrail'in yoğun saldırıları altındaki Gazze Şeridi'nin güneyindeki Cibaliya Mülteci Kampı'nda sokak, meydan ve boş alanlar "toplu mezarlara" dönüştü.

İsrail ordusunun havadan ve karadan saldırılarını sürdürdüğü Gazze'de bulunan Cibaliya Mülteci Kampı'nda kabristanların dolması ve yoğun saldırılar nedeniyle mezarlıklara ulaşılamadığı için halk, saldırılarda hayatlarını kaybeden yakınlarını çarşıda defnediyor.

Cibaliya Mülteci Kampı çarşısında yaşamını yitirenler, yakınları tarafından kazılan mezarlarda bazen topluca bazen ayrı ayrı toprağa veriliyor.

Kampta hayatını kaybedenler, çarşının birçok noktasında meydan ve dükkan önlerindeki boş alanlarda en yakın yerde İsrail savaş uçaklarının saldırıları ve patlama sesleri altında hızlıca gömülmeye çalışılıyor.

Kime ait olduğunun bilinmesi için mezarların başına konulan levhalarda el yazısıyla tüm cenazelerin isimleri sıralanıyor.

Gazze'deki hükümet daha önce birçok kez İsrail'in saldırıları nedeniyle kabristanların dolduğu, cenazelerin topluca defnedildiği yönünde açıklamalar yapmıştı.

İsrail'in Gazze'nin güneyindeki bir eve düzenlediği saldırıda 10 sivil öldürüldü

İsrail ordusunun abluka altındaki Gazze Şeridi'nin güneyinde bir evi bombalaması sonucu 10 sivilin hayatını kaybettiği, onlarcasının yaralandığı bildirildi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA'da yer alan haberde, İsrail ordusuna ait savaş uçaklarının, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Ham Yunus kentinde bir evi bombaladığı belirtildi.

Han Yunus'ta Filistinli bir aileye ait eve düzenlenen hava saldırısı sonucu çoğu çocuk 10 sivilin yaşamını yitirdiği ve onlarcasının yaralandığı aktarılan haberde, İsrail topçu birliklerinin de Han Yunus'taki Avrupa Hastanesi'nin çevresini top atışına tuttuğuna işaret edildi.

İsrail savaş uçaklarının Gazze Şeridi'nin orta kesimlerindeki Deyr el-Balah bölgesinin yanı sıra Nusayrat, el-Magazi, ez-Zavayide kamplarına yoğun saldırılar düzenlediği ifade edilen haberde, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin kuzeyinde de saldırılarını sürdürdüğüne dikkat çekildi.

İsrail ordusu, Batı Şeria'da düzenlediği baskınlarda 3 Filistinliyi yaraladı

İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kentinde düzenlediği baskınlarda 3 Filistinli genci yaraladı.

Filistin resmi haber ajansı WAFA'da yer alan habere göre, İsrail güçleri, Nablus'taki Asker El-Cedid Filistin Mülteci Kampı'na baskın düzenledi.

İsrail askerleri, kendilerine tepki gösteren kamp sakinlerine karşı gerçek mermi kullanarak Filistinli 2 genci yaraladı, Esad Nasrallah isimli genci de gözaltına aldı.

Nablus'a bağlı Asira eş-Şimaliye beldesine de baskın düzenleyen İsrail güçleri, tepki gösteren belde sakinlerine gerçek mermi ve gaz bombası kullanarak müdahale etti.

İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu 21 yaşındaki Filistinli bir genç yaralandı.

İşgal altındaki Batı Şeria'nın Tubas kentinde de birkaç mahallede geniş çaplı baskınlar yapan İsrail ordusu, arama gerekçeleriyle Filistinlilerin evlerine girdi.

Tubas kentindeki baskınlar sırasında İsrail ordusuna ait insansız hava araçları (İHA) bölgede yoğun uçuşlar yaptı.

Filistin yerel medyasındaki haberlerde ise İsrail ordusunun Tubas'taki bir evi roketle hedef almasının ardından ambulansların bölgeye doğru hareket ettiği ifade edildi.

İsrail güçlerinin Gazze'ye saldırılara başladığı 7 Ekim'den bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik gözaltı ve baskınlarda artış yaşanıyor.

Dünya Gıda Programı: Gazze'deki kıtlık tehlikesini ortadan kaldırmanın tek yolu ateşkes

Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı (WFP), Gazze'de meydana gelen kıtlık tehlikesini ortadan kaldırmanın tek yolunun, geniş kapsamlı gıda girişini sağlayacak bir ateşkes olduğunu belirtti.

WFP Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Doğu Avrupa Bölge Direktörü Corinne Fleischer, programın X sosyal medya platformundan, Gazze'ye gerçekleştirdiği ziyaret ve izlenimleriyle ilgili açıklamada bulundu.

Fleischer, "20 yıl boyunca acil durumlarda çalıştım ancak hiçbir şey bugün Gazze'de gördüklerim, duyduklarım ve hissettiklerimle karşılaştırılamaz." ifadesini kullandı.

Gazze halkının, umutsuzluk, korku, açlık ve kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu, ailelerin dağılıp gittiğini kaydeden Fleischer, Gazze'deki kıtlık tehlikesini ortadan kaldırmanın tek yolunun, geniş kapsamlı gıda girişini sağlayacak bir ateşkes olduğunu vurguladı.

Fleischer, WFP İcra Direktörü Yardımcısı Carl Skau ve WFP'nin Filistin temsilcisi Samir Abdulcabir ile dün Refah Sınır Kapısı'ndan Gazze'ye girmişti.

Filistinli gruplar, İsrail askerlerini ve araçlarını hedef aldıklarını duyurdu

Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları ile İslami Cihad Hareketinin askeri kanadı Kudüs Seriyyeleri, Gazze Şeridi'nin farklı bölgelerinde İsrail askeri araçlarını ve askerlerini hedef aldıklarını açıkladı.

Kassam Tugayları ile Kudüs Seriyyeleri, Telegram hesaplarından yaptıkları açıklamalarda, İsrail güçlerine karşı yürüttükleri direniş faaliyetlerine ilişkin bilgi verdi.

Kudüs Seriyyelerinin açıklamasında, Gazze'nin batısındaki Şeyh Rıdvan'da İsrail askeri personel aracının iki Tandum roketiyle hedef alındığı belirtildi.

Kassam Tugaylarının açıklamasında da Gazze'nin güney eksenindeki İsrail komuta odalarının ağır kalibreli havan toplarıyla hedef alındığı aktarıldı.

Han Yunus'ta İsrail'e ait bir Merkava tankının Yasin-105 roketleriyle vurulduğu belirtilen açıklamada, İsrail askerlerinin yoğunlaştığı bir noktanın da havan toplarıyla hedef alındığı kaydedildi.

Açıklamada, Gazze Şeridi yakınındaki Magen yerleşim birimindeki İsrail'e ait birliklere roket saldırısı düzenlendiği belirtildi.

İsrail'in hava saldırısında Gazze'de 2 kadın gazeteci daha hayatını kaybetti

İsrail'in abluka altındaki Gazze Şeridi'nin Han Yunus ve Gazze kentlerine düzenlediği hava saldırılarında 2 kadın gazeteci daha hayatını kaybetti.

Gazze'deki hükûmetin basın ofisinden yapılan yazılı açıklamada, Filistinli kadın gazeteci Ula Atallah'ın, İsrail savaş uçaklarının Gazze kentinin doğusundaki Ed-Derc Mahallesi'nde düzenlediği saldırıda bir akrabasının evinde yaşamını yitirdiği duyuruldu.

Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, aynı evde bulunan Atallah'ın ailesinden bazı kişilerin de hayatını kaybettiği aktarıldı.

Daha önce Anadolu Ajansı (AA) muhabiri olarak da görev yapan Atallah, çeşitli yerli ve uluslararası basın kuruluşlarında çalışmıştı.

Öte yandan Filistin Gazeteciler Sendikasından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Han Yunus kentine düzenlediği hava saldırısında gazeteci Dua el-Cebbur'un eşi ve çocuklarıyla beraber hayatını kaybettiği belirtildi.

Filistinli Gazeteciler Sendikası Başkan Yardımcısı Ömer Nezzal, yaptığı açıklamada, Cebbur'un yerel "Medya Gözü Ağı"nda görev yaptığını aktardı.

Buna göre İsrail'in 7 Ekim'den bu yana düzenlediği saldırılarda ölen basın mensubu sayısı 9'u kadın 84'e yükseldi.

Gazze'deki hükumet, dün yaptığı açıklamada, İsrail'in saldırılarında 7 Ekim'den bu yana 82 gazetecinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu.

İsrail'in Gazze'yi işgalinde 7 Ekim sonrası

Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, "Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme" gerekçesiyle İsrail'e 7 Ekim'de kapsamlı saldırı düzenledi.

İsrail'de 7 Ekim'deki saldırılarda 310'dan fazlası asker olmak üzere 1200 İsraillinin öldüğü, 5 bin 132 kişinin yaralandığı duyuruldu.

İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırılarında en az 7 bin 112'si çocuk, 4 bin 885'i kadın olmak üzere 17 bin 487 Filistinli öldü. Enkaz altında binlerce ölü olduğu bildiriliyor.

İsrail ordusu halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumlarını hedef alarak sivil altyapıyı tahrip ederken, karadan işgal sürecinde 93 askeri öldü.

Çatışmalara 24 Kasım'da 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan "insani arada" 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs'te de İsrail güçleri ve yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 274 Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail ordusu ile Lübnan Hizbullahı'nın sınır hattındaki düşük yoğunluklu çatışmalarında ise 23 Lübnanlı sivil, 97 Hizbullah mensubu ve 6 İsrail askeri öldü.

DSÖ: Gazze'deki El-Avde Hastanesi'nde iki sağlık personeli görevi başında öldürüldü

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yer alan El-Avde Hastanesi'ndeki iki sağlık personelinin görevdeyken öldürüldüğünü bildirdi.

DSÖ'nün X sosyal medya platformundan yapılan paylaşımda, "Gazze Şeridi'nde sağlık hizmetlerine yönelik devam eden saldırılardan dehşete düşmüş durumdayız." ifadesi yer aldı.

El-Avde Hastanesi'nin 5 Aralık'tan bu yana kuşatma altında olduğu aktarılan açıklamada, burada iki sağlık personelinin hastane içinde görevi başında öldürüldüğü belirtildi.

Açıklamada, "Hastaların, sağlık çalışanlarının ve El-Avde Hastanesi'nde kalan diğer kişilerin acil güvenliğinin yanı sıra Gazze Şeridi'ndeki sağlık tesislerinin, personelin ve hastaların güvenliğinden de ciddi şekilde endişe duyuyoruz. Sağlık hizmetleri hedef değil." ifadeleri kullanıldı.

DSÖ'nün, uluslararası insancıl hukuka saygı gösterilmesi, sivillerin ve sağlık hizmetlerinin aktif olarak korunması talebine de yer verilen açıklamada, Gazze için ateşkes çağrısı yapıldı.

İsrail ordusu, Gazze'de yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı okula baskın düzenledi

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yerinden edilmiş binlerce Filistinlinin sığındığı okula baskın düzenleyerek kadın ve çocukları dışarı çıkardıktan sonra erkekleri alıkoydu.

Görgü tanıkları ve yerel medya kaynaklarından alınan bilgiye göre, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Lahya bölgesinde binlerce Filistinlinin saldırılardan kaçarak sığınmak zorunda kaldığı Halife bin Zayid Al Nahyan Okulu, İsrail güçleri tarafından baskına uğradı.

Yüksek noktalara konuşlanan İsrailli keskin nişancılar da okulda hareket eden herkesi hedef alıyor.

Okula sığınanlardan adını açıklamak istemeyen Filistinli bir kadın, yerel medyayla paylaştığı ses kaydında, "İsrail ordusu, 9 Aralık Cumartesi günü okula baskın düzenleyerek kadın ve çocukların yakınlardaki meydana gitmelerini istedi. Askerler daha sonra erkekleri okuldan alarak alıkoydu." ifadelerini kullandı.

Okula sığınan 15 yaş ve üstü erkeklerin İsrail askerleri tarafından alıkonulduğunu aktaran Filistinli kadın, meydana sürülen kadın ve çocukların aç ve susuz olarak soğukta bekletildiklerini belirtti.

Filistinli İbrahim Ebu Riyaş isimli vatandaş da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail ordusunun Halife bin Zayid Al Nahyan Okuluna baskın düzenlediğine ve okula sığınan anne babası ile 2 kardeşinden haber alamadığına dikkati çekti.

Söz konusu okulda 7 binden fazla yerinden edilmiş Filistinli arasında kadın, çocuk ve yaralıların olduğuna işaret eden Ebu Riyaş, İsrailli güçlerin okulu birkaç gün kuşatma altında tuttuktan sonra baskın yaptığını belirtti.

Okula sığınan Filistinlilerin günlerden beri aç susuz ve tedaviden mahrum bırakıldıklarına vurgu yapan Ebu Riyaş, bu süre zarfında ölenlerin okul yerleşkesinde defnedildiğini aktardı.

Ebu Riyaş, bölgedeki yapıların bombalanmasının ardından okula bu baskının yapıldığını belirtti.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, dünkü basın açıklamasında, "İşgalcilerin korkunç bir katliam gerçekleştirdiği Gazze'deki Halife Okulu dahil olmak üzere yerleşim bölgelerindeki ve okullardaki vatandaşlardan çok sayıda çağrı aldık. Okuldaki insanlar gıda, su ve tedaviden mahrum durumdalar" ifadelerini kullanmıştı.

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.