logo
24 HAZİRAN 2026

Gelir dağılımında adalet: Büyüme Kimin İçin?

Ekonomi sayfalarında sıkça karşılaştığımız Gini katsayıları, büyüme rakamları ve kişi başına düşen milli gelir verileri, buz dağının yalnızca görünen kısmı

08.06.2026 00:08:00
Abdülkadir Gündoğdu
Gelir dağılımında adalet: Büyüme Kimin İçin?
Gelir dağılımında adalet: Büyüme Kimin İçin?
Ekonomi sayfalarında sıkça karşılaştığımız Gini katsayıları, büyüme rakamları ve kişi başına düşen milli gelir verileri, buz dağının yalnızca görünen kısmı.

Bu rakamların ardında, toplumların en derin damarlarına işleyen hayati bir soru yatıyor: Ekonomik adaletin sağlanamadığı bir düzende, toplumsal huzur ne kadar sürdürülebilir?

Tarih boyunca İbn-i Haldun'dan modern sosyologlara kadar pek çok düşünürün üzerinde birleştiği bir gerçek var: Toplumsal barışın çimentosu, zenginlik değil, o zenginliğin ne kadar adil paylaşıldığıdır.







Makas Açılıyor: Büyüme Kimin İçin?

Küresel ölçekte ve yerelde ekonomiler büyürken, bu büyümenin meyvelerinin toplumun tüm kesimlerine eşit veya adil dağılmadığı bir gerçek. Bir tarafta dijitalleşen ve finansallaşan dünyanın sunduğu devasa servet havuzları oluşurken, diğer tarafta temel ihtiyaçlarına (barınma, gıda, eğitim) ulaşmakta zorlanan geniş kitleler yer alıyor.

Göreceli Yoksulluk ve Psikolojik Yıkım: Günümüzde huzursuzluğu tetikleyen en büyük unsurlardan biri "mutlak yoksulluk"tan ziyade "göreceli yoksulluk". İletişim çağında, lüks ile sefaletin aynı sokakta, aynı ekranda yan yana gelmesi, bireylerde adalet duygusunu zedeliyor ve derin bir yabancılaşma yaratıyor.

Fırsat Eşitliğinin Kaybolması: Gelir adaletsizliği, eğitim ve sağlık gibi en temel haklarda fırsat eşitliğini yok ediyor. Sermayeye ulaşamayan yetenekli kitleler oyunun dışına itildikçe, toplumsal hareketlilik (sınıf atlama imkanı) durma noktasına geliyor.







Ekonomik Eşitlik Yoksa Huzur Neden Tehdit Altında?

"Ekonomik eşitlik olmadan huzur mümkün mü?" sorusuna sosyolojik ve ekonomik pencerelerden bakıldığında, yanıt net bir "Hayır" olarak öne çıkıyor. Adaletsiz bir gelir dağılımının toplumsal maliyetleri şöyle sıralanıyor:







1. Güven Toplumunun Aşınması

Bir toplumda bireyler, sistemin kendilerini korumadığına ve emeğinin karşılığını vermediğine inanmaya başladığında "sosyal güven" mekanizması çöker. İnsanların devlete, kurumlara ve birbirine olan güveni azaldıkça, suç oranlarında artış ve toplumsal kutuplaşma kaçınılmaz hale gelir.

2. Sosyal Patlamalar ve Popülizm

Tarih, gelir uçurumunun yarattığı öfkenin radikal siyasi akımları ve popülizmi beslediğini defalarca kanıtlamıştır. Ekonomik olarak sistemin dışına itildiğini hisseden kitleler, statükoya karşı yıkıcı bir tepki geliştirme eğilimindedir. Bu durum, siyasi ve sosyal istikrarsızlığın en büyük tetikleyicisidir.

3. Sürdürülemez Ekonomik Büyüme

Sadece bir azınlığın zenginleştiği modellerde, geniş kitlelerin satın alma gücü düşer. Tüketim tabana yayılmadığında iç talep daralır, bu da uzun vadede üretimi ve yatırımları baltalayarak bizzat ekonomik büyümenin kendisini vurur.







Çözüm: "Mutlak Eşitlik" Değil, "Adil Dağılım"

Burada kastedilen ütopyacı bir "herkesin tıpatıp aynı gelire sahip olması" durumu değildir. İnsani ve sürdürülebilir bir düzen için gereken şey hakkaniyet ve fırsat eşitliğidir.

Peyami Safa'nın vurguladığı gibi, insanın iç dünyasındaki huzur ile dış dünyadaki nizam arasında doğrudan bir bağ vardır. Dışarıdaki nizam adalet üzerine kurulmadıkça, bireyin ve dolayısıyla toplumun ruhsal bir huzura kavuşması ham bir hayalden ibarettir.







Huzurlu bir toplum tasarımı için atılması gereken adımlar nettir:

Vergi yükünün dar gelirliden alınıp sermaye ve servete adil şekilde yayılması,

Eğitimde kalitenin kamusal bir hak olarak herkese eşit sunulması,

Sosyal devlet mekanizmalarının sadaka kültüründen çıkarılıp yapısal bir güvenceye dönüştürülmesi.

Sonuç olarak;

Ekonomik adaletsizlik, sadece bir cüzdan sorunu değil, toplumsal bir kanserdir. Bir ülkede gökdelenlerin gölgesi, geçinemeyen insanların çaresizliği üzerine düşüyorsa, orada gerçek anlamda ne iç huzurdan ne de milli bir başarıdan söz edilebilir. Huzur, zenginliğin miktarı ile değil, o zenginliğin paylaşıldığı vicdan ile ölçülür.

Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu

Kütahya'da okul etkinliğinde yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan ve sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 114'e yükseldi. Öğrencilerden 113'ü taburcu edilirken, 1 kişinin ise tedavi ve gözlem süreci devam ediyor

24.06.2026 09:09:00
İHA
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Olay, Meydan Mahallesi'ndeki Şule Mete Tetik İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana geldi. Okulda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenci ve davetlilere tavuklu pilav ikram edildi.








İkram sonrası rahatsızlanan çok sayıda kişi kendi imkanlarıyla ve ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi ile çeşitli sağlık kuruluşlarına müracaat etti. Yapılan kontrollerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısının 96'sı öğrenci ve 18'i de yetişkin olmak üzere toplam 114 ulaştığı öğrenildi.








Tedavi altına alınan öğrencilerden 113'i taburcu edilirken, 1 kişinin ise hastanelerde müşahede altında tutulduğu ve kontrollerinin sürdüğü bildirildi.

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı

Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 9 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın 12'nci duruşmasında savcı, tutuksuz yargılanan sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı savunma yapan sanık, "Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" dedi

17.06.2026 12:01:00
İHA
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Kaza, 16 Haziran 2023 tarihinde Korkuteli-Elmalı yolu Beğiş Yaylası Öküzgözü mevkiinde meydana geldi. Erhan Deniz yönetimindeki 07 YBN 01 plakalı otomobil, emniyet şeridinde bulunan Muharrem Ertör yönetimindeki 07 L 9456 plakalı araca arkadan çarptı. Kazada Muharrem Ertör olay yerinde hayatını kaybetti.






Aynı araçta bulunan Gülten Ertör (59), Berra Türkmen (8), Kübra Türkmen (34), Beyza Türkmen (4), Abdullah Türkmen (34) ile 07 YBN 01 plakalı otomobilin sürücüsü Erhan Deniz ve araçta yolcu olarak bulunan Sudenaz Deniz (13), Dürdane Deniz (8), Veli Deniz (10), Emine Deniz (35) ve Hatice Nur Deniz yaralandı. Durumu ağır olan Gülten Ertör ile torunu Berra Türkmen, sevk edildikleri hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralılar Elmalı Devlet Hastanesi ve Korkuteli Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, yaşamını yitiren Muharrem Ertör'ün cenazesi otopsi işlemleri için Korkuteli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Tedavisinin ardından otomobil sürücüsü Erhan Deniz, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.








Taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması talep edildi

Olayın ardından hakkında "taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan iddianame hazırlanan Erhan Deniz'in yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 12'nci duruşmaya tutuksuz sanık Erhan Deniz, mağdurlar Abdullah Türkmen, Kübra Türkmen, Rasim Ertör ve taraf avukatları katıldı.








Müştekiler sanığın cezalandırılmasını talep ederken, Cumhuriyet savcısı ise sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılması yönünde mütalaa verdi.

Sanık Erhan Deniz, mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Atılı suçları kabul etmiyorum. Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.








Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.