Gelir dağılımını bozan faktörler
Gelir dağılımda bozukluk liberal görüşün “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” ilkesinin kapitalizm adı altında ekonomik bir sistem olarak kendisine hayat imkanı bulmasıyla başlamıştır
Haber Merkezi





Kapitalistler devlete ve paraya getirdikleri tarifler ve yükledikleri görevlerle beraber gelir dağılımının bozulmasına neden olmuşlardır.

Liberal anlayışa göre devlet; güvenlik, asayiş, altyapı yatırımlar gibi işlerle uğraşmalı, ekonomiye ve ticarete kesinlikle müdahale etmemelidir. Devlete bu rol biçilince kamu harcamalarının hacmi artmış, harcamaların finansmanı için hükümetler, yüksek faizlerle iç ve dış borç alma yoluna gitmişlerdir.
Zaman içerisinde alınan borçların faizlerini bile ödemeyen devletler halktan yüksek vergiler alarak bu gelirleri borç aldığı sermaye gruplarına aktarmasına rağmen girdiği bu borç batağından kurtulamamıştır.
Faizle satın alınan paralar vergilerle karşılanmaya başlayınca toplumun büyük bir kesimine ait gelirler, azdan da az bir gruba aktarılmaya başlamıştır.

Global sermaye grupları bu mantıkla ülkeleri adeta haraca bağlayarak, ülkelerin kaynak ve gelirlerini faizle birlikte kendilerine aktarmaktadır.
Diğer taraftan Merkez Bankaları, bağımsızlıkları savunularak, devletlerin kontrolünden çıkartılmış global sermayenin çıkarlarına hizmet eden bir kurum haline getirilmiştir.
Gelişmekte olan devletler senyoraj gelirinden vazgeçerken, başta ABD olmak üzere gelişmiş ülkeler kendi paraları ile bu emisyon açığını kapatarak, gelişmekte olan ülkelerin emeğini ve üretimini kendilerine aktarmaktadırlar. Senyoraj hakkını kullanan kendi parasının kullanım alanını dünyada genişleten ülkelerin başında ABD gelmektedir.

Gelir dağılımındaki dengesizliğin en önemli sebeplerinden birisi de paranın belli ellerde tekelleşmesidir. Paranın faiz kanalıyla stoklanması, piyasada herkesin ihtiyaç duyduğu anda üretim veya tüketim faaliyetlerini yapmak için paraya ulaşamaması, paranın belli ellerde toplanmasına sebep olur ki gelir dağılımının bozulmasının en önemli sebebi de budur.
Üretim ile para kazanmak yerine para ile para kazanmanın teşvik edildiği kapitalist modeller faizi sistemlerinin merkezine oturttuğu için gelirde dengesizlik ortaya çıkmaktadır.
Özelleştirme adı altında devletin en kârlı ve stratejik kurumlarının piyasa değerinin çok altında satılması ile devletin yerini çokuluslu şirketlerin almasına yol açmıştır.

Global güçler satın aldıkları bu kurumlar vasıtasıyla ülkenin zenginliklerini yurtdışına aktarmaktadırlar. Oysa yeraltı ve yerüstü kaynakların devlet–millet işbirliği ile işletilmesi bu kaynaklardan toplumun her kesiminin istifade etmesine imkan tanıyacaktır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)





















































































