Birçok konuda olduğu gibi okuma konusunda da dünya ortalamasının çok çok gerilerindeyiz.
Üniversite öncesi eğitim çağındaki çocuklar için yazılan ders kitaplarında kullanılan kelime sayısı dünya ortalamasında yüz bine yaklaşırken bizdeki sayı sadece yedi-sekiz bin civarında.
Nüfus başına tüketilen kitap sayısındaki oranlar da üç aşağı beş yukarı aynı.
Okumayan bir toplumdan, gelişmeleri doğru okumasını beklemek ise elbette ki boşuna beklemektir.
İşin en acı ve acıklı yanı ise, bu toplumun tamamına yakını Müslüman ve inandıkları kitabın ilk ayeti, ilk emri "oku" ile başlıyor.
Özelde bizim toplumumuz genelde ise topyekûn İslam âlemi mü'mini oldukları Kerim Kitabın bu ilk emrine harfiyyen uymadıkları, gereğini hakkıyla yerine getirmedikleri için, yani okumadıkları için sürekli canlarına okunuyor ne yazık ki bunun da farkında değiller.
Okumayan toplumların, mensupları okumayan medeniyetlerin tarih boyunca hep canlarına okunmuş ve okunmaya da devam ediliyor.
Haçlı-siyonist dünya el ele, kol kola girerek İslam dünyası ile, kedinin fare ile oynadığı gibi oynuyorlar, kağıt üzerinde çizdikleri sınırları ve haritaları hayata geçiriyorlar ve ne yazık ki bu oynamaları Müslümanların içinden seçtikleri veya seçtirdikleri maşalar vasıtası ile yapıyorlar.
Hem o oyun kurucuların hem de içerden belirledikleri iş birlikçilerin beslendikleri tek kaynak cehalet, dolayısıyla okumayan, gelişmeleri doğru okuyamayan kitleler.
Osmanlı'nın dağılma sürecinde İngiliz casusu Lavrens'in Arapları Osmanlı aleyhinde örgütlediğini ve koskoca devleti yüzlerce yıldan beri yönettiği topraklardan sürüp çıkardığını anlatır dururuz da bir kişinin tek başına bu fitne-fesat işinde nasıl başarılı olduğunu durup düşünmeyiz.
O meşhur ajanın da en büyük destekçisi okumayan ve gelişmeleri doğru değerlendiremeyen bölge insanı değil miydi?
Okumayan, dolayısıyla olayları doğru okuyamayan toplumlar, ülkeleri aleyhine yapılan hain planları sezemezler, üzerlerinde dolaşan kara bulutları ne yazık ki yağmur bulutları zannederler ve kendi içlerindeki iş birlikçileri de kahraman ilan ederler.
Gelişmeleri doğru okumanın ilk adımı okuma ile başlar, özellikle de inandığımız Kerim Kitabı anlayarak, hazmederek okuma ile...
Üniversite öncesi eğitim çağındaki çocuklar için yazılan ders kitaplarında kullanılan kelime sayısı dünya ortalamasında yüz bine yaklaşırken bizdeki sayı sadece yedi-sekiz bin civarında.
Nüfus başına tüketilen kitap sayısındaki oranlar da üç aşağı beş yukarı aynı.
Okumayan bir toplumdan, gelişmeleri doğru okumasını beklemek ise elbette ki boşuna beklemektir.
İşin en acı ve acıklı yanı ise, bu toplumun tamamına yakını Müslüman ve inandıkları kitabın ilk ayeti, ilk emri "oku" ile başlıyor.
Özelde bizim toplumumuz genelde ise topyekûn İslam âlemi mü'mini oldukları Kerim Kitabın bu ilk emrine harfiyyen uymadıkları, gereğini hakkıyla yerine getirmedikleri için, yani okumadıkları için sürekli canlarına okunuyor ne yazık ki bunun da farkında değiller.
Okumayan toplumların, mensupları okumayan medeniyetlerin tarih boyunca hep canlarına okunmuş ve okunmaya da devam ediliyor.
Haçlı-siyonist dünya el ele, kol kola girerek İslam dünyası ile, kedinin fare ile oynadığı gibi oynuyorlar, kağıt üzerinde çizdikleri sınırları ve haritaları hayata geçiriyorlar ve ne yazık ki bu oynamaları Müslümanların içinden seçtikleri veya seçtirdikleri maşalar vasıtası ile yapıyorlar.
Hem o oyun kurucuların hem de içerden belirledikleri iş birlikçilerin beslendikleri tek kaynak cehalet, dolayısıyla okumayan, gelişmeleri doğru okuyamayan kitleler.
Osmanlı'nın dağılma sürecinde İngiliz casusu Lavrens'in Arapları Osmanlı aleyhinde örgütlediğini ve koskoca devleti yüzlerce yıldan beri yönettiği topraklardan sürüp çıkardığını anlatır dururuz da bir kişinin tek başına bu fitne-fesat işinde nasıl başarılı olduğunu durup düşünmeyiz.
O meşhur ajanın da en büyük destekçisi okumayan ve gelişmeleri doğru değerlendiremeyen bölge insanı değil miydi?
Okumayan, dolayısıyla olayları doğru okuyamayan toplumlar, ülkeleri aleyhine yapılan hain planları sezemezler, üzerlerinde dolaşan kara bulutları ne yazık ki yağmur bulutları zannederler ve kendi içlerindeki iş birlikçileri de kahraman ilan ederler.
Gelişmeleri doğru okumanın ilk adımı okuma ile başlar, özellikle de inandığımız Kerim Kitabı anlayarak, hazmederek okuma ile...
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar / 29.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026

























































