logo
26 MAYIS 2026

Genç Üniversite

26.08.2001 00:00:00
Soykırım iddiaları Batı ve Biz

Oğuz KÖRO?LU

YER DE?İŞİMİNE DO?RU

Bir yanda Ermeni isyanları, diğer yanda ise Batılı devletlerin tahrikleri ve müdahaleleri, 19. Yüzyıl sonlarına doğru adeta varlık yokluk mücadelesi veren Osmanlı Devleti'ni tedirgin etmeye yetmişti. Hele, savaş sırasında düşman hükümetlerce, İmparatorluk içersinde başlatılan kanlı ihtilal hareketleri, Osmanlı'yı bu soruna eğilmek zorunda bırakmıştı.

Hatırlanacağı üzere, dışardan Rusya, İngiltere, Fransa ve Amerika'nın tahrik ve teşvikleri, içerden ise Hıristiyan misyoner ve Ermeni din adamlarıın kışkırttıkları Ermenier, ilkin 1890 Erzurum İsyanı olmak üzere, Kumkapı gösterisi, Yozgat-Kayseri-Çorum ve Merzifon olayları, Zeytun ayaklanmaları, Van isyanı, Osmanlı Bankası'nın işgali, II. Abdulhamid Han'a yapılan bombalı suikast ve 1909 Adana isyanlarını çıkarmışlar; estirdikleri terör olayları sonucu yüzbinlerce Türk'ün kanına girmişlerdi.

Birinci Dünya Savaşı'nın başlaması ve Osmanlı Devleti'nin 1 Kasım 1914'te İtilaf Kuvvetlerine karşı Almanya'nın yanında savaşa katılması, Ermeniler tarafından büyük bir fırsat olarak değerlendirildi. Nitekim, Ermeni yazar L.Nalbantyan'ın dediği gibi, "Ermeni komiteleri için, hedeflerini gerçekleştirecek topyekün ayaklanmayı başlatmanın en uygun zamanı, Osmanlılar'ın savaş halinde olduğu zamandı." (1) Ermenilerin düşman devletlerle işbirilği yaptığına dair istihbarat, Bâbıâli'ye intikal ettikçe ve de akabinde Anadolu'da birbiri ardına ayaklanmalar çıktıkça, Osmanlı Hükümeti giderek telaşlanıyor ve fakat hadiselerin durulacağını varsayarak ciddi önlemler de almıyordu. Buna karşın Ermeniler, Rus orduları ile birlikte Türkler'e saldırma hazırlıklarına başlamışlar; Osmanlı'ya, Ermeniler için yapılacak ıslahatları uygulattırma karşılığında Ruslarla anlaşmışlardı. (2) Osmanlı Devleti'nin doğuda Rus kuvvetleri ile amansız bir savaşa tutuştuğu bu yıllarda; seferberlik emri gereği askere alınma çağrısına uymaksızın Rus hesabına casusluk yapan, silah altına alınanları ise silahlarıyla birlikte başlarında Ermeni mebusları olduğu halde gönülle çeteler oluşturarak Rus ordusunun saflarına geçen Ermeniler, Ruslar'a klavuzluk edip, işgallerini kolaylaştırarak açık bir şekilde ihanet etmişler; 1915 Şubat'ındaki ilk Ermeni ayaklanmasında Muş ilindeki bütün Müslümanları öldürerek işe, başlamışlardı. (3) Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kayıtlarına göre bu rakam 20.000'dir. (4) Cephede düşman işgalcileriyle birlikte bize karşı savaşan Ermeniler, cephe gerisinde de Türkler'in yaşadıkları kasaba ve köylere saldırarak çocukları, kadınalrı, savaşa gidememiş ihtiyarları acımasızca katlederek Türk Milleti'nin arkadan hançerlemişlerdir. Bu durumu Rafael de Nogales şu sözlerle itiraf etmektedir: "Çarpışmalar fiilen başlayınca, meclisteki Erzurum mebusu G. Pastırmacıyan, üçüncü ordudaki hemen tüm Ermeni askerler ile öte tarafa, Rusya'ya geçti. Kısa bir süre sonra, onlarla geri dönerek köyleri yakmaya, ellerine geçen bütün Müslümanları insafsızca kılıçtan geçirmeye başladı (5) Yine, Ruslarla hareket eden Ermeni alayları, Batılı bir yazarın ifadesiyle, "Nisan'da Van'ı işgal ederek ele geçirdiler. Aram ve Vandan'ın kumandasınada bir çete teşkil etiler ve 6 Mayıs günü Van'ı Müslümanlardan temizlenmiş olarak Ruslara teslim ettiler" (6) Ermeni semfatizanı bir başka yazar da şunları ifade etmekte: "... Bir gönüllü çeteler, Nisan sonunda Van'ı işgal ettiler ve Türk halkını katliama tabi tuttuktan sonra şehirden geri kalanı Haziran'da Ruslara teslim ettiler" (7)

Rus Ermenİ İşbİrlİğİ

Sonuç olarakErmeniler, Türk Milleti'nin vatan topraklarını emperyalist devletlerin işgallerinden kurtarmak için Çanakkale'den Irak'a, Suriye'den Hicaz'a, Filistin'den Yemen'e birçok cephede mücadele ettiği bu zor günlerinde Ruslarla işbirilği yaparak bize karşı savaşmışlar, hatta yaptıkları zulüm ve katliamlar nedeniyle, Rus'un düşmanlığını aratacak kadar acımasız olmuşlardı. (8)

ERMENİLERE KARŞI TEDBİR

Bunun üzerine Osmanlı Devleti, Ermenilerle ilgili bazı genel tedbirlere başvurma zorunluluğu ile karşı karşıya kalmış, bu tedbirler çerçevesinde Dahiliye Nezareti, 24 Nisan 1915'te ilgili vilayet ve mutasarrıflıklara birer genelge yollayarak Ermeni komite merkez ve şubelerinin kapatılmasını, evraklarına el konulmasını ve elebaşlarının tutuklanmasını kararlaştırmıştır (9). Komitelerin kapatılmasıyla ilgili tebliğiden iki gün sonra çetebaşı Ermenilerin hemen tevkifi öngürülmüş ,(10) bu karar gereğince İstanbul'da 2345 kişi tutuklanmıştır (11) Suçları sabit görülen bu tutukluların, Osmanlı arşiv belgelerinde mahfuz bulunan mazbatalarında şu gerekçeler yazılıdır: "Ermeni ihtilal fırkası efradından olduğu",(12) "Harekat-ı hainaneye ictisar eyledikleri "(13) "Müstakil ve muhtar bir Ermenistan teşkil maksadıyla tertibat ve istihzaratta bulundukları" (14) "Harekat-ı isyaniye ve ihtilaliyede bulundukları" (15) "Memalik-i Devlet-i Aliye'nin bir kıtasını idare-i hükümetten çıkarmaya tasaddi eylediği" (16) "Tertibat-ı ihtilaliye amillerinden oldukları..." (17)

Ermenilerin, savaş halindeki devletin iç güvenliğini tehdit eden faliyetlerine engel olunması için cephe gerisine veya düşmanla temas kuramayacakları bölgelere sevk edilmesi düşünülmüştü. Askerî nedenle düşünülen bu tedbirle de Ermeni komitecilerin pasivize edilmeleri hedefleniyordu. Nitekim, "ihracın yalnızca komitecilere hasrına imkan yoktu; çünkü başlarında Patrikhane olduğu halde komitecilerin otuzbeş-kırk senelik faaliyetleri neticesinde teşkilat, en ücra köylere varıncaya kadar yayılmış, her köy ve kasabada komite şubeleri tesis edilmiş, çete teşkilatı icra olunmuş idi" (18) Dolaysıyla, aşağı yukarı bir ay bekleyen Türk ordusu, 26 Mayıs 1915'te yeniden Dahiliye Nezareti'ne müracaatla, savaş bölgelerine yakın yerlerde ikamet eden Ermenilerin, Doğu Anadolu vilayetlerinden, Zeytun'dan ve yoğun bulundukları diğer yörelerden İmparatorluk sınırları içerisinde Diyarbakır vilayeti güneyine, Fırat nehri vadisine Urfa-Süleymaniye yakınlarındaki bölgelere sevk ve iskan edilmelerini ve bu yer değiştirme operasyonu sırasında; a)Ermeni nüfsuun gönderilğdi yerlerdeki Müslümanların sayısının % 10 oranını geçmemesine, b)Göç ettirelecek Ermenilerin yerleşecekleri köylerin her birinin elli evden çok olmamasına, c)Göçmen aileleri, seyahat ve nakil suretiyle de olsa yakın yerlere ev değiştirememesine dikkat edilmesini istedi .(19) Kânunun daha fazla uzatılmasında fayda görmeyen Osmanlı Dahiliye Nezareti, 27 Mayıs 1915'te konuya ilişkin geçici bir kanun çıkarmış, 30 Mayıs 1915'te Meclis-i Vükela da (Bakanlar Kurulu) Ermenilerin nakli konusunda aynı kararı almıştır. (20) Meclis-i Mebusan açılır açılmaz geçici yasa, milletvekillerinin de onayından geçirilmiştir (15 Eylül 1915). Talat Paşa'nın karar ile alakalı olarak Ermeniler hakkındaki şu sözleri dikkate şayandır

KARAR ALINMAMIŞ OLSA

"Karar alınmış olmasa idi, sayıları yüzleri geçip hatta binlerce olan isyancıların veya onlara tedhiş/korku zoru ile uymaktan başka hepsinin birden idama mahkum edilmeleri kaçınılmazdı." (21) "Bu (nakil) yapılmasa idi, vatana fiili ihanetten dolayı bütün Ermenilerin Divan-ı Harp önünde idamına karar verilirdi. Çünkü, vatanını (Osmanlı Devleti'ni) düşmanlarımızla el ele vererek istila ve işgal için ellerinden gelen kötülüğü, hem de vatandaş olmanın hüviyeti içinde irtikap ediyorlardı. Bir kısmı iradesinin dışında yapmış olsa da cürüm cürümdü" (22) Buradan anlaşılan o ki, göç ettirilme kararı esasen Ermeniler için bir lütuf ve ihsan olmuş oluyor... Osmanlılar, Ermenilerin hainane faaliyetlerine meydan verecek sebepleri ortadan kaldırarak, onların ihanetlerine mani olmaya, dolayısyla, idam cezası ile cezalandırılmalarını önlemeye çalışıyordu. Bununla birlikte, Osmanlı Hükümeti, alınan kararların gerekçelerini açıklarken, şu ifadelere de yer vermeyi ihmal etmemişti:

"Ermeniler hıyanet ettiler. Bu pek bedihidir. Hem de bu hıyaneti lisan, dil ve milliyetlerini; sayesinde muhafaza edebildikleri her zaman şefkat ve hürmet gördükleri hükümetin, hayat ve istiklali mevz u bahs olunduğu müthiş bir harp sırasında arkasından vurmak, can alacak noktalarına kastetmek suretiyle ve muntazam tertibatla yaptılar. Hükümet her zaman kendilerinin hukukuna hürmet, hususat-ı milliyelerine büyük müsaadatta bulundu. Mukabilinde hıyanet ve suikast gördü... Harb-i Umûmi'de ise, kendilerinin de; sayesinde temin-i refah ve servet ettikleri memleketin müdafaası yerine, ihanet ve hıyaneti tercih ettiler" (23) "Esasen hayat ve bekasını temin için binlerce evladını harp meydanlarında feda eden, ırk ve mezhep ayırt etmeden bütün ahalisinden vatana karşı her zamandan ziyade bir bağlılık bekleyen bir devletin; kendisini içeride işgale, arkadan vurmaya çalışanlara karşı böyle bir karar alması en doğal ve meşru aynı zamanda istimalini ihmali katiyen caiz olmayacak bir hakkı idi" (24)

Osmanlı Devleti, Ermenilerin yerlerinin değiştirilmesi kararının düzenli ve güvenli bir şekilde uygulanması için gereken önlemleri almıştır: İskan yerlerine gelen Ermeniler, durum ve yere göre, ya mevcut köyler ve kasabalarda inşa edilecek evlere, ya da Hükümetçe belirlenen yerlerde kurulacak köylere yerleştirileceklerdir. İskan yerlerine sevk edilen Ermenilerin can ve malları korunacak (bütün taşınabilir eşyalarını beraberlerinde götürebileceklerdi) beslenme ve istirahatleri sağlanacaktır. Ermenilerin beraberlerinde götüremeycekleri eşyaları, sahipleri adına açık artırma ile satılacak, bedeli hükümetçe ödenecektir. Hükümet, 30 Temmuz 1915'te yayınladığı ek bir karar ile, değerinn altında fiyatlar üzerinden yapılan satışları iptal etmiş, fiyatlrı normal seviyeye yükseltmesini mülki mercilerden talep etmiştir. 28 Ağustos'ta ise diğer hususların yanısıra göç ettirilenlerin sağlık durumlarının kontrol edilmesini, hastalara, hamile kadınlara ve bebeklere ihtimam gösterilmesini emrediyordu. Yine aynı genelge, hasta, kadın, çocuk ve yaşlılıarın demiryoluyla, geri kalanların ise atlarla ve arabalarla sevkedilmelerini; her kafileye yiyecek stoğu sağlanıp muhafız birliklerinin refakat etmesini kayda bağlıyordu. Devamla, Müslüman halkın muhtemel saldırılarına karşı emniyet tedbirlerinin alınması, bu konuda teşebbüsü veya ihtimali görülenlerin Divan-ı harbe verilmesi (25) vurgulanmıştır...

SOYKIRIM YALANLARININ İÇYÜZÜ

"Tehcir" deyimi ile adlandırılan bu yer değiştirme uygulamasına 1916 yılının Ekim ayı sonlarına kadar devam edilmiş; bu süre içinde toplam 702.900 Ermeni nüfusun göç ettirildiği, resmi belgelerle tesbit edilmiştir (26) Belgelerle sabit olan bu yer değiştirme kararının uygulandığı göç sırasında, Türkiye'ye karşı sürekli bir tehdit unsuru olarak Batılı devletlerce gündeme taşınan, hiçbir belgeye ve kanıta dayanmaksızın günümüze kadar uzanan asılsız Ermeni soykırımı iddiaları, işte bu dönemde ortaya atılmıştır. İddiaları ortaya atanlar ise, şüphesiz daha savaşın başında Ermenileri silahlandırıp Osmanlı İmparatorluğu'nu içerden çökertmeyi hedefleyen İtilaf devletleri ve de onları emrinde faaliyet gösteren Hıristiyan misyoner/Propagandistler idi.1914 yılı verilerine göre Osmanlı topraklarında 1.234.671 Ermeni nüfusu bulunmaktadır. Buna göre 700.000 civarında bir nüfusun göçe tabi tutulduğu bir yer değiştirme olayında, topyekün nüfusu 1.230.000 civarında olan Ermenilerin iddia ettikleri gibi, 2-3 milyon Ermeninin öldürülmesi mümkün değildir. (27) Buna karşın konu, tarafsız ve derinlemesine araştırılıdğında gerçekler apaçık ortaya çıkmakta, aslında öldürüldüğü iddia edilen Ermeni sayısı, yerini Türk'e bırakmaktadır. Örneğin, İngiliz Yüksek Komiseri Sir John de Robeck'in, İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Curzon'a gönderdiği 17 Mart 1920 tarihli raporda, 1.000.000 Türk'ün, Ermenilerce katledildiği bildirilmektedir. (28) Yine doğuda Ermeni mezalimi sonucu barbarca katledilen Müslümanların sayısının 1.500.000'i geçtiğini Cemal Paşa, hatıratında belirtmiştir. (29) Bunun yanında yeni belgelerin ışığındaki istatistiki bilgiler bize Ermenilerin yapmış oldukları katliamlarda ölen Müslümanların sayısının hiç de azımsanmayacak rakamlarda olduğnu göstermektedir. Bunlardan biri de Osmanlı tarihçilerinden Prof. Dr. Justin Mc.Carth'nin, "The Anatolian Armenions, 1912-1922", Armaneians in the Ottoman Empire and Modern Turkey", 1912-1926 (İst. 1983 s. 17-25) adlı eserinde, 1.500.000'den fazla Türkün Ermeniler tarafından katledildiklerini yazmaktadır.

Dipnotlar

1. Louise Nalbandian, The Armenian Revolutionary Movement, Los Angeles, 1963 s.111.

2. Gr. Tchalkouchian, Le Livre Rouge, Paris, 1919. S. 12

3. Felix Valyi, İslamiyet Aleminde Dini ve Siyasi İnkilap, Ayın Tarihi, sayı: 32, Ank. 1926. s.1701.

4. Bkz. Genelkurmay'ın web sitesi, http://www.tsk.mil.tr/web_tr.asp

5. Rafael de Nogales, Four Years Beneath the Crescent, Newyork, 1926, s. 45

6. Felix Valyi, Revoluations in İslam, London, 1925, s. 233-234.

7. Clair Price, The Rebirth of Turkey, Newyork, 1923, s. 86-87.

8. Ahmet Refik, Kafkas Yollarında, İst. 1919, s.7.

9. Kamuran Gürün, Ermeni Dosyası, Ankara, 1985, s. 213 (3.bs)

10. Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüd Başkanlığı, Askeri Tarih Belgeleri Dergisi, C.XXXI, 18 (Aralık 1982), belge no: 1829.

11. Dr. A. İhsan Gencer-Dr. S. Özel, Türk İnkılap Tarihi, İst. 1998, s. 163.

12. BBA, BEO, Karton no:20, Dosya: 7, belge no: 330159/47; zikreden M. Kemal Öke, Ermeni Sorunu, İst. 1996, s. 163.

13. A.g.y. belge no: 330071 /45

14. A.g.y. belge no: 329947 /44

15. A.g.y. belge no: 329868 /43

16. A.g.y. belge no: 329365 / 42

17. A.g.y. belge no: 329311 /42 aynı dosyada 88 parça evrak vardır.

18. Ermeni Komitelerinin Âmal ve Harekat-ı İhtilaliyesi: İlan-ı Meşrutiyet'ten Evvel ve Sonra, İstanbul, Matbaa-i Amire, 1916, s. 287.

19. Y. H. Bayur, Türk İnkılabı Tarihi, c. III/ 3. Ank. 1957, s. 51.

20. Bayur, a.g.e.,s. 40-42.

21. Cemal Kutay, Bir Devir Aydınlanıyor: Şehid Sadrazam Talat Paşa'nın Gurbet Hatıraları, İst. 1972. C. III. s. 1197.

22. A.g.e., s. 1202.

23. Ermeni Komitelerinin..., s. 6

24. Aynı eser, s. 288.

25. M. Kemal Öke, a.g.e., s. 167-168.

26. Bkz. Genelkurmay'ın web sit.

27. Aynı yer

28. Salahi R. Sonyel, "Yeni Belgelerin Işığı Altında Ermeni Tehcirleri, "Belleten, C. XXXVI, sayı. 141 (Ocak 1972) ayrıbasım. s. 33.

29. M. Kemal Öke. a.g.e, s. 169-170.

Ekonomik krizin faydaları (!)

Emin ÜSTÜN

Evet, yazının başlığından da anlaşılacağı üzere, burada ekonomik krizin pragmatiğinden (!) bahsetmeye çalışacağız. Eee hep zarardan, ziyandan, menfi olaylardan söz edecek değiliz ya, bir de bu buhrana müspet taraflarından (!) bakalım.

Ekonomik kriz sayesinde, istediğimiz zaman nereden borç para alabileceğimizi öğrendik, buna bağlı olarak nelerden ödün verebileceğimizi öğrendik. Vefanın ne demek olduğunu anladık, vefasızlığı da iyice pekiştirdik. Avrupalı tefecilerin ülkemizdeki işbirlikçilerini tanıdık. Daha doğrusu bir ülke, kendi isteğiyle nasıl bataklığa sürüklenir bunu gördük. Rober kolejindeki, Galatasaray Lisesi'ndeki ve buna benzer birçok okulun eğitim kalitesini test ettik. Şimdiye kadar hep rakamlardan şikâyet ederdik, meğer rakamların suçu yokmuş, suç rakamlarla oynayanlardaymış, bunu öğrendik. Bunca zaman boş yere rakamların, artıların, eksilerin, çarpma ve bölme işlemlerinin günahını aldık. Doların bütün dünya da düştüğü bir zamanda Türkiye'de nasıl yükseldiğini gördük. Önceden haberini alıp bir gecede trilyonları götürenlerin haberini aldık. Beni asıl düşündüren o kadar paranın nereye sığacağı. (!) Bu sayede maneviyatın, adaletin, mefkürenin, egemenliğin nasıl yok edilmeye çalışıldığını anladık. Değiştirilmesi teklif dahi edilmemesi gereken, maddelerin nasıl ablukaya alındığını öğrendik. Yapılan bütün hareketlerin kontrol edildiğini öğrendik.

Diğer taraftan şu âna kadar adını bilmediğimiz bir çok bankanın, fonun (IMF, Dünya Bankası) adını, başkanlarını yardımcılarını, merkezlerini öğrendik. Faizli borç para almak için, dışarıdan insan ithal ettiğimize şahid olduk. Bu insanın vatanını, milletini, devletini sevdiği için bu işi kabul ettiğini öğrendik (!). Ayrıca tenis sporunun yararlarını, Hilton otelinin çevresini öğrendik.

Öyle ya şeyi unuttuk, Türkiye'yi el birliğiyle düze çıkaracağını iddia eden bir de düşük voltajlı ampul ortaya çıktı. Bu adam ampulun Türkiye'yi aydınlatacağını ve kendisi de sorunları çözeceğini iddia ediyor. Eminim ki sorunları çözersin (!) hem de öyle bi çözersin ki sonunda elimizde sorun yaratacak ülke de kalmaz. Hep birlikte, Brüksel'e, Las Wegas'a, Dallas'a... taşınırız ve ömrümüzün sonuna kadar rahat yaşarız. (!) Atalarımızın, ninelerimizin, dedelerimizin kanıyla sulanan toprakları bir hiç uğruna terk mi edelim? Hayır. Biz hiçbir yere gitmiyoruz, gitmeyeceğiz. Bu ülkeyi, Hıristiyan merkezlerinden, Yahudi lobilerinden izin alıp gelenler değil, iznini bu vatanın aziz evlatlarından alıp gelenler kurtarabilir. Ve öyle olacak Allah'ın izniyle.

İşte, ekonomik kriz ve buna bağlı nedenlerden dolayı ülkemizin içinde bulunduğu durum içler acısı. Çözüm için kimlerden medet umduğumuz da ortada. Halbuki formül milli şahlanıştadır. Tarihinde birçok merhale geçiren bu millet, gerekli kişilerin müdahale etmesiyle bu kara günleri de geride bırakacaktır.

Tekirdağ'da barajlar yağışlarla nefes aldı


 
Tekirdağ'da geçen yıl kuraklık nedeniyle su seviyesi kritik düzeye düşen Naip Barajı'nın doluluk oranı, yağışların etkisiyle arttı.

26.05.2026 08:31:00
AA
Tekirdağ'da barajlar yağışlarla nefes aldı
Tekirdağ'da barajlar yağışlarla nefes aldı

Tekirdağ'da geçen yıl kuraklık nedeniyle su seviyesi kritik düzeye düşen Naip Barajı'nın doluluk oranı, yağışların etkisiyle arttı.

Kuraklık nedeniyle geçen yıl kritik su seviyesine gerileyen Naip Barajı, kentte etkili olan yağışların ardından yüzde 24 doluluk oranını yakaladı.

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (TESKİ) Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, yaşanan kuraklık ve su kaynaklarının verimli kullanılması amacıyla Süleymanpaşa ilçesinde tüm mahallelerde uygulanan kısmi planlı su kesintisi uygulamasının sona erdiği bildirildi.

Bayramda 'mide dostu' 10 önlem


 
Kurban Bayramı sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz, aile sofralarının kurulduğu ve tatlıların bol bol tüketildiği dönemlerden biri. Ancak sadece birkaç güne sıkıştırılan bu beslenme şenliği başta tansiyon, kalp-damar hastalıkları ve diyabet olmak üzere ciddi sağlık problemlerini de beraberinde getirebiliyor.

26.05.2026 08:20:00
MURAT ÇORBACI
Bayramda 'mide dostu' 10 önlem
Bayramda 'mide dostu' 10 önlem

Sağlıklı ve huzurlu bir bayram geçirmenin tabağımızı ne kadar doğru yönettiğimizle doğrudan ilişkili olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, "Bayram döneminde kırmızı et ve tatlı tüketiminin artması nedeniyle porsiyon kontrolü sağlamak, etin yanında salata ve meyve gibi liften zengin gıdalara yer vermek büyük önem taşıyor. Özellikle kurban etinin kesilir kesilmez tüketilmesi hem pişirme hem de sindirim açısından zorluk yaratır. Bu nedenle etin buzdolabında ortalama 12-24 saat bekletildikten sonra tüketilmesine dikkat edilmelidir" dedi. Kronik rahatsızlığı olanların ve sindirim sistemi hassasiyeti bulunanların bayramda beslenme düzenine çok daha fazla dikkat etmeleri gerektiğini belirten Çelik, bu süreçte sindirim sorunu yaşamamak için dikkat edilmesi gereken 10 temel kuralı sıraladı.







Güne dengeli bir kahvaltı ile başlayın

Geleneksel alışkanlıklardan biri olan bayram sabahı kavurma tüketmek, güne yüksek yağlı bir öğünle başlamanıza neden olur. Bu durum mide yanması, reflü ve hazımsızlık gibi şikayetlerin artmasının yanı sıra gün içerisinde enerjinin düşmesine yol açabilir. Bunun yerine haşlanmış veya yağsız pişmiş yumurta, peynir, çiğ sebze (domates, salatalık, yeşillik gibi) ve tam tahıllı ekmekten oluşan dengeli bir kahvaltı tercih edilebilir.







Eti Dinlendirin

Etin buzdolabında ortalama 12-24 saat bekletildikten sonra tüketilmesi; gastrit, reflü ve bağırsak problemlerinin yaşanmaması için oldukça önemli.

Et ile birlikte otu da tüketin

Kırmızı etin ağırlıklı tüketildiği öğünlerde bağırsak hareketleri yavaşlayabilir. Bu nedenle öğünlerde etin yanına mutlaka bol yeşillik, çoban salata ya da semizotu salatası ve semizotlu-salatalıklı cacığa yer verilmeli.







Doğru pişirme yöntemlerini seçin

Kurban etini pişirirken kızartma veya kavurma yerine haşlama, fırınlama ya da ızgara gibi sağlıklı yöntemlerin tercih edilmesi gerekir.







Tatlı seçiminde hafif alternatiflere yönelin

Kırmızı et ağır bir öğün anlamına gelir. Bu ağır öğünün ardından hamurlu ve şerbetli tatlıların tercih edilmesi kan şekerinde ani dalgalanmalara ve kalp üzerinde ekstra yüke neden olabilir. O nedenle daha hafif olacağı için tercihinizi sütlü tatlılar, dondurma veya meyve bazlı tatlılardan yana yapın.

Akşam öğünlerini daha hafif planlayın

Eğer gün içinde veya öğle yemeğinde kırmızı et tüketildiyse, vücudu dinlendirmek adına akşam öğününü daha hafif planlayın. Akşam saatlerinde zeytinyağlı sebze yemekleri, çorba veya hafif bir salata tercih etmek, gece boyunca rahat bir uyku uyumanıza ve sindirim sisteminin yorulmamasına yardımcı olur.







Yemekten hemen sonra uyumayın!

Özellikle akşam yemeklerinden sonra hemen uzanmak veya uyumak, reflü şikayetlerini doğrudan tetikleyebilir. Et gibi sindirimi uzun süren gıdaların tüketilmesinin ardından, mide boşalmasına zaman tanıyarak yemek ile uyku arasında en az 3-4 saatlik bir zaman bırakın.







Fiziksel aktiviteyi artırın

Ağır yemeklerin ardından hemen oturmak yerine, gün içinde yapılacak 30-45 dakikalık hafif tempolu yürüyüşler hem kan şekerini dengeler hem de sindirimi kolaylaştırır.

Jeopolitik krizler dolandırıcıların iştahını kabartıyor


 
Jeopolitik gerginlik ve çatışmalar, çevrimiçi dolandırıcılar için potansiyel fırsatlar doğuruyor. Dolandırıcılar, bu olayların potansiyel kurbanların dikkatini çekmek için harika bir yol olduğunu biliyor; onların korku ve sempati duygularını eşit ölçüde istismar ediyor.

26.05.2026 08:10:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Jeopolitik krizler dolandırıcıların iştahını kabartıyor
Jeopolitik krizler dolandırıcıların iştahını kabartıyor

Dolandırıcılar hangi taktikleri seçerlerse seçsinler, nihai hedef genellikle aynı: Kimlik bilgilerinizi veya kişisel ve finansal verilerinizi ele geçirmek. Ya da sizi doğrudan kandırarak var olmayan kuruluşlara ödeme yapmanızı sağlamak. Bunlar yeni teknikler değil denenmiş ve test edilmiş teknikler... e-posta, kısa mesaj, sosyal medya veya telefon görüşmesi yoluyla gelebilirler. Farklı olan şey İSE zamanlamaya ve maksimum etkiye göre özel olarak tasarlanmış tuzak.







Dolandırıcılar hangi  dolandırıcılık yöntemlerini kullanıyorlar?

Sahte ücretler

Bir banka veya güvenilir bir şirketten, hesabınızda "İran veya Ukrayna" ile ilgili var olmayan ücretler olduğunu bildiren bir arama veya SMS alırsınız. daha sonra sizi banka hesap bilgilerinizi vermeye ikna eden bir devlet memuruna bağlanabilirsiniz.







Sahte hayır kurumları

Jeopolitik kargaşa genellikle insanlara kötü hissettirir ve bu da insanların duygularını harekete geçirir. Meşru yardım kuruluşları, çatışmanın ortasında kalan masum vatandaşları desteklemek için bağış toplayabilir. Dolandırıcılar bunu bilir ve bağış toplamak için kendi sahte hayır kurumlarını kurar veya meşru kurumların kimliğine bürünür. Taleplerine ağırlık kazandırmak için profesyonel görünümlü web sitelerine sahip olabilirler. Ancak şüphesiz ki bu dolandırıcılıklara kanarsanız sonunda onlara paranızı, kart bilgilerinizi veya her ikisini birden vermiş olursunuz.







Seyahat dolandırıcılığı

Askeri çatışmalar genellikle ani uçuş iptallerine, sınır kontrollerine ve seyahatle ilgili diğer aksaklıklara neden olabilir. Dolandırıcılar, havayolu şirketleri ve devlet kurumlarının kimliğine bürünerek bundan yararlanabilir. Vize işlemlerini kolaylaştırma veya rezerve edilen uçuş ve konaklama için geri ödeme teklifinde bulunabilirler. Ancak tek amaçları kişisel ve finansal bilgilerinizi ele geçirmektir.







Yatırım dolandırıcılığı

FBI'a göre, geçen yıl yatırım dolandırıcılığı diğer tüm siber suç türlerinden daha fazla para topladı: 8.6 milyar doların üzerinde. Nitekim dolandırıcılar, bu alanda amaçlarına ulaşmak için jeopolitik durumdan yararlanabilirler; örneğin enflasyona veya piyasadaki istikrarsızlığa karşı bir koruma olarak garantili getiri sunduklarını iddia ederek.







Sansasyonel (sahte) haberler

Siyasi ve sosyal karışıklıklar genellikle tıklanmaya değer çok sayıda içerik üretir. Sorun, bunların bir kısmının tamamen sahte olması... Dolandırıcılar, sansasyonel 'sızdırılmış videolar' ve 'son dakika haberleri'ni kullanarak sizi kötü amaçlı bağlantılara tıklamaya yönlendirir. Bunun en olası sonucu, telefonunuza veya bilgisayarınıza bir bilgi hırsızı bulaşmasıdır. Bu tür kötü amaçlı yazılımlar, parolaları toplamak, tuş vuruşlarını kaydetmek ve hatta oturum çerezlerini çalarak hesaplarınızdaki çok faktörlü kimlik doğrulamayı (MFA) atlatmak için tasarlanmıştır.

Ön ödeme dolandırıcılığı

Bu, belki de en eski dolandırıcılık yöntemlerinden biridir. Hiç tanışmadığınız birinden aniden bir mesaj alırsınız. Bu kişi, bir tür idari masraf için önceden küçük bir ücret öderseniz servetinden pay alabileceğinize dair fantastik bir hikâye anlatır. Bu şablon, halihazırda Orta Doğu'daki mevcut çatışma için yeniden kullanılıyor.







Bu tür dolandırıcılık yöntemlerini nasıl tespit edebilirsiniz?

Üretken yapay zekâ araçları sayesinde, dolandırıcıların amaçlarına ulaşmak için son derece ikna edici yazılı içerikler, videolar ve web siteleri oluşturması hiç olmadığı kadar kolay hâle geldi. Ancak sizi güvende tutacak bazı belirgin işaretler vardır. Şunlara dikkat edin:
• Gerçek olamayacak kadar iyi olan büyük meblağlı para teklifleri.
• e-posta, SMS, mesajlaşma uygulaması, telefon görüşmesi veya sosyal medya yoluyla istenmeyen iletişim.
• Kişisel ve finansal bilgi talepleri.
• Acil durum yaratarak veya duygusal yönünüze hitap ederek sizi dolandırıcının lehine bir karar vermeye zorlama girişimleri.







Tıklama yapmayın!

Bir şeyin tam olarak doğru görünmediğini veya kulağa doğru gelmediğini gösteren uyarı işaretlerini fark etmek daha kolay olacaktır. Ana kural, istenmeyen mesajlardaki bağlantılara asla tıklamamak veya ekleri açmamaktır; bunlar ikna edici ve güvenilir bir kaynaktan gönderilmiş gibi görünse bile. Mesajın gerçek olup olmadığını gerçekten öğrenmek istiyorsanız gönderenle bağımsız olarak kontrol edin; yani doğrudan cevap vermeyin veya mesajdaki iletişim bilgilerini kullanmayın. Ya da haberle ilgiliyse doğrudan tercih ettiğiniz haber kaynağına gidin. Sosyal medya hesaplarına, özellikle havayolları ve benzeri kuruluşların müşteri hizmetleri hesapları gibi görünenlere karşı dikkatli olun.

Bilmediğiniz, daha önce duymadığınız sivil toplum örgütlerine karşı dikkatli  olun. Dolandırıcıların bu teknikleri kullanmasının nedeni, bunların işe yaramasıdır. Bunlar, iyi niyetimizi bize karşı kullanmak üzere tasarlanmıştır. Ek bir savunma katmanı olarak, tüm bilgisayarlarınızın ve cihazlarınızın, güvenilir bir tedarikçiden temin ettiğiniz kimlik avı önleme özellikleri de dâhil olmak üzere kötü amaçlı yazılımdan koruma yazılımlarıyla korunduğundan emin olun. Bu, dolandırıcılık vakalarının çoğunu filtrelemeye yardımcı olacaktır.

Bayramda Güvenli Kesim ve Kurban Etinin Sağlıklı Saklama İçin Altın Kurallar

Kurban Bayramı yaklaşırken uzmanlar hem kesim güvenliği hem de etin doğru saklanması konusunda önemli uyarılarda bulunuyor

25.05.2026 17:16:00
Ahmet Turan Yiğit
 Bayramda Güvenli Kesim ve Kurban Etinin Sağlıklı Saklama İçin Altın Kurallar
 Bayramda Güvenli Kesim ve Kurban Etinin Sağlıklı Saklama İçin Altın Kurallar
Kurban Bayramı yaklaşırken uzmanlar hem kesim güvenliği hem de etin doğru saklanması konusunda önemli uyarılarda bulunuyor. Bayramda en sık karşılaşılan sorunlardan biri, acemi kasapların kesim sırasında yaşadığı kazalar. Kesici aletlerle yaralanmalar ya da hayvan darbeleri, her yıl binlerce kişiyi hastanelik ediyor. Bu nedenle kurban kesiminin mutlaka işi bilen kasaplar tarafından yapılması gerektiği vurgulanıyor.

Kesim yerlerinin önceden belirlenmesi, hijyen standartlarına uygun alanların kullanılması ve hayvanların veteriner kontrolünden geçmiş olması da kritik noktalar arasında. Uzmanlar, kurban derisinin çıkarılmasının da dikkatle yapılması gerektiğini, kaya tuzuyla ovularak saklanmasının hem ekonomik hem de sağlık açısından faydalı olduğunu belirtiyor.

Kesim sırasında kullanılan bıçak ve diğer aletlerin antiseptikle temizlenmesi, ne aşırı keskin ne de fazla kör olmaması gerekiyor. Çok keskin aletler ağır yaralanmalara yol açabilirken, kör aletler ise hayvana eziyet çektiriyor. Ayrıca çelik örgülü eldiven kullanımı, olası kazaların önüne geçmek için öneriliyor.

Etin saklanması konusunda da ciddi uyarılar var. Kurban etinin sıcakken plastik kaplara veya poşetlere konulmaması gerektiği özellikle vurgulanıyor. Sıcak et, plastikle temas ettiğinde zararlı kimyasallar gıdaya geçebiliyor. Bu maddeler uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Etin en az 2 saat soğutulduktan sonra kalın ve sızıntı yapmayan poşetlerle taşınması, yağlı kâğıda sarılarak buzdolabında veya derin dondurucuda saklanması öneriliyor.

Sonuç olarak, kurban kesimi ve etin saklanması sürecinde hem güvenlik hem de sağlık açısından dikkatli olmak şart. İşin uzmanına başvurmak, doğru yöntemleri uygulamak ve hijyen kurallarına uymak, bayramı kazasız ve sağlıklı geçirmek için en önemli adımlar.

Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı

Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan, İmralı Heyeti'nin gerçekleştirdiği son görüşmenin ardından yayımlanan metne göre, CHP Genel Merkezi'ndeki gelişmeleri ve demokrasi eksikliğini eleştirdi. Öcalan, "Cumhuriyetin demokratik niteliğini geliştirmek kadar aciliyet taşıyan bir durum yoktur" dedi

25.05.2026 12:59:00 / Güncelleme: 25.05.2026 13:14:50
Haber Merkezi
Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı
Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı
DEM Parti İmralı Heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile İmralı Adası'nda bir görüşme gerçekleştirdi. DEM Parti Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Parti Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu Avukatı Faik Özgür Erol'dan oluşan heyet, yaklaşık 1,5 aylık aranın ardından yapılan bu görüşmeye dair yazılı bir basın açıklaması paylaştı.

Yapılan açıklamaya göre, görüşmede öne çıkan en dikkat çekici başlıklardan biri Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi'nde yaşanan polis baskını oldu. Terör örgütü elebaşı Öcalan, muhalefet partisinin binasına yönelik gerçekleştirilen müdahaleyi eleştirerek, yaşananların demokratik siyaset eksikliğinden kaynaklandığını söyledi.

Görüşmenin ardından DEM Parti İmralı Heyeti tarafından yapılan yazılı açıklamada Öcalan'a atfen şu ifadelere yer verildi:

"Bir siyasi partinin genel merkezine kapısını balyozla kırarak girmek demokraside olacak şey midir? Cumhuriyet Halk Partisine yönelik uygulamalar ve yaşanan gelişmeler, doğru işleyen bir demokrasinin ve demokratik siyasetin olmamasıyla ilgilidir. İşleri bu noktaya getiren sebep budur; cumhuriyetin temelindeki demokrasi ilkesinden yoksunluktur. Demokrasiye sanki bir lüksmüş, demagojiymiş, lafazanlıkmış gibi yaklaşarak önemsememenin sonuçları vahim bir hatadır. Cumhuriyetin demokratik niteliğini geliştirmek kadar aciliyet taşıyan bir durum yoktur."

Kılıçdaroğlu'nun yol haritası belli oldu: 28 Mayıs ayrıntısı

Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, CHP Genel Merkezi'nde bayramlaşma programının yapılacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, 28 Mayıs'ta genel merkezde olacak

25.05.2026 11:15:00 / Güncelleme: 25.05.2026 17:52:50
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu'nun yol haritası belli oldu: 28 Mayıs ayrıntısı
Kılıçdaroğlu'nun yol haritası belli oldu: 28 Mayıs ayrıntısı
CHP'nin, 4-5 Kasım 2023'te düzenlediği 38. Olağan Kurultayı için çıkan "mutlak butlan" kararının yankıları sürüyor. Dün sabah saatlerinde Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel'i destekleyen gruplar arasında arbede yaşanmıştı. İlerleyen saatlerde ise genel merkez Çevik Kuvvet ekipleri tarafınca boşaltılmıştı.

Bugün, Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, gazetecilere yaptığı açıklamada CHP Genel Merkezi'nde bayramlaşma programının yapılacağını bildirdi.

Bu kapsamda Kılıçdaroğlu, 28 Mayıs Perşembe tarihinde genel merkeze gidecek. Kılıçdaroğlu'nun yurttaşlara hitap etmesi bekleniyor.

Özgür Özel ise dün, bayram sürecinde sahada olacaklarını söyledi.

'Ceza infaz sistemi güçlendirildi'

Adalet Bakanı Akın Gürlek, ceza infaz sisteminin toplumsal uyumu ve yeniden kazanımı önceleyen bir anlayışla güçlendirildiğini belirtti

25.05.2026 09:21:00
İhlas Haber Ajansı
'Ceza infaz sistemi güçlendirildi'
'Ceza infaz sistemi güçlendirildi'
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda hükümlülerin madde bağımlılığına karşı farkındalık kazanmalarının, mesleki beceriler edinmelerinin ve sosyal hayata daha güçlü şekilde hazırlanmalarının hedeflendiğini ifade etti.

Bu alanda tüm kurumlarla iş birliği içerisinde çalışmaların sürdürüldüğünü kaydeden Gürlek, ceza infaz kurumlarında yürütülen rehberlik ve psikososyal destek faaliyetleriyle bireylerin yalnızca bugünlerinin değil, geleceklerinin de yeniden inşa edilmesine imkan sağlandığını vurguladı.

Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde sağlıklı bir toplum ve güçlü bir infaz sistemi hedefi doğrultusunda adımların kararlılıkla atılmaya devam edeceğini belirtti.

Özgür Özel'in TBMM'ye yürüyüşüne soruşturma açıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel'in TBMM yürüyüşü hakkında soruşturma başlattı

24.05.2026 22:06:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'in TBMM'ye yürüyüşüne soruşturma açıldı
Özgür Özel'in TBMM'ye yürüyüşüne soruşturma açıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel'in TBMM yürüyüşü hakkında soruşturma başlattı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel liderliğinde CHP Genel Merkezi'nden TBMM'ye gerçekleştirilen yürüyüş sırasında yaşanan olaylara ilişkin soruşturma başlatıldığını açıkladı.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca 24 Mayıs tarihinde CHP Genel Merkezinde başlayıp devam eden olaylara ilişkin olarak, izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşü yapanlardan taşkınlık çıkaranlar hakkında '2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'na muhalefet', kolluk güçlerine yönelik şiddet içeren eylemlerde bulunan kişiler hakkında TCK 265. maddesi kapsamında 'görevli memura direnme', parti binası yakınlarında yol üzerinde bulunan vatandaşların üzerine araba süren ve bir kişinin yaralanmasına sebebiyet veren, görüntüleri de sosyal medyaya yansıyan eylem nedeniyle TCK 86. maddesi kapsamında 'kasten yaralama' suçundan soruşturma başlatılmıştır.

Özgür Özel TBMM önünde konuştu: 'Sarayın seçtiği yönetiyorsa CHP kapatılmıştır'

Çevik kuvvet polislerinin baskınıyla partililerin bina dışına çıkarılması ve CHP lideri Özgür Özel'in binadan ayrılması sonrası, Ankara'da binlerce kişinin katıldığı bir yürüyüş korteji oluştu

24.05.2026 19:15:00
Haber Merkezi
Özgür Özel TBMM önünde konuştu: 'Sarayın seçtiği yönetiyorsa CHP kapatılmıştır'
Özgür Özel TBMM önünde konuştu: 'Sarayın seçtiği yönetiyorsa CHP kapatılmıştır'
Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) mutlak butlan kararı sonrası Ankara'daki Genel Merkez'in 24 Mayıs Pazar günü öğlen saatlerinde polis tarafından basılması, birçok noktada protesto ediliyor.

Çevik kuvvet polislerinin baskınıyla partililerin bina dışına çıkarılması ve CHP lideri Özgür Özel'in binadan ayrılması sonrası, Ankara'da binlerce kişinin katıldığı bir yürüyüş korteji oluştu.

Yürüyüş sırasında atılan sloganlarda Kemal Kılıçdaroğlu'na tepki gösterildi, Özgür Özel'e ve CHP yönetimine destek verildi.

Özel'in başını çektiği kalabalık ilk olarak TBMM'ye yöneldi ancak polisin engelleri ve yer yer çıkan arbedeler sonrası Milli Egemenlik Parkı'nda buluşuldu.

Özgür Özel burada kalabalığa seslenerek, "Biz CHP'ye yenilgiyi yakıştıramayanlarız. Babaocağını işgalden kurtaracağız" dedi.

AKP'yi yendikleri için zulüm gördüklerini söyleyen Özel, "Sarayın seçtiği yönetiyorsa CHP kapanmıştır" dedi ve tarihte iki kez kapatılan CHP'yi üçüncü kez tekrar açmak için mücadele edeceklerini söyledi.

Özel, "AK Parti'nin yargı kollarıyla butlan kolları yan yana karşımızdadır. Bugüne kadar hep dişimi sıktım, sustum. Ama yeter" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu cephesinden 'kurultay' açıklaması: 'Kaçınılmaz'

Kılıçdaroğlu'na yakınlığıyla bilinen eski CHP milletvekili Müslim Sarı, partinin kurultaya gitmesinin 'kaçınılmaz' olduğunu belirtti

24.05.2026 19:12:00
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu cephesinden 'kurultay' açıklaması: 'Kaçınılmaz'
Kılıçdaroğlu cephesinden 'kurultay' açıklaması: 'Kaçınılmaz'
Tartışmalı bir mahkeme kararıyla 'göreve iade edilen' eski Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerden eski CHP milletvekili Müslim Sarı, pazar günü kolluk kuvvetleri marifetiyle binaya girişlerinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Sarı, "3-4 Kasım'daki kurultaydan kısa süre sonra şaibe iddilarıyla karşı karşıya kaldık" ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in kendilerini "yok saydığını" belirten Sarı, "Hukuk süreci başladı ama CHP yöneticileri yine yoksaydı. İstinaf süreci başladı ama yine yok sayıldı. Genel merkezin aynı tutumu sergilemesi olayı krize dönüştürdü" diye ekledi.

"CHP yöneticileriyle iletişime geçerek maksimum çabayı sergiledik. Orta yolu bulmak, genel merkeze müdahale olmaması için çaba sarf ettik. Sabah genel merkeze geldik, içeri girip diyalogla bu sorunu çözmek istiyoruz dedik. CHP'nin kapıları CHP vekillerine kapalıydı. Diyaloğu en üst düzeyde sürdürme çabalarımız devam etti. Saatlerce burada kaldık" diyen Sarı, "Her türlü iş birliğine diyaloğa açık olduğumuz belirttik. Bizle konuşmak yerine içişleri bakanıyla konuşmayı tercih ettiler. Maalesef polis ekipleri sürece dahil olmak zorunda kaldılar" diye ekledi.

"Bu CHP yönetiminin bir eseridir. Kendi yol haritamızı belirleyeceğiz. Kapıyı kapatanlara bizim kapımız açık. Dışlayıcı değil kucaklayıcı olacağız. CHP bu krizi fırsata çevirebilir. Bu sorundan da el birliği ile çıkacağız. CHP kurultaya gidecek."

CHP eski genel başkanı Kılıçdaroğlu'nun tartışmalı bir mahkeme kararıyla "göreve iadesinin" ardından yaşanan gerginlik sürüyor. Pazar günü sabah saatlerinde polis partinin genel merkezine geldi ve günün ilerleyen saatlerinde biber gazı ile binanın içine girdi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in parti liderliğine gelmesiyle sonuçlanan ve 2023 yılında düzenlenen CHP 38'inci Olağan Kurultayı ile 21'inci Olağanüstü Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da "mutlak butlan" kararı vermişti.

2023'ün sonlarında yapılan olağan parti kongresinde delegelerin mevcut genel başkan Özgür Özel lehine oy kullanmaları için "para aldıkları" iddiaları üzerine dava açılmıştı.

Kılıçdaroğlu ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel cuma günü telefonda görüştü.

Kılıçdaroğlu'nun yeni basın danışmanı Atakan Sönmez, görüşmede Kılıçdaroğlu'nun, "en uygun zamanda partiyi kurultaya götürme" niyetini Özel'e ilettiğini aktarmıştı.

Pazar günü ise gergin başladı. Sabah saatlerinde içlerinde birkaç CHP milletvekilinin de olduğu bir grup Kılıçdaroğlu destekçisi partinin genel merkezine yürüdü.

Sabah saatlerinden itibaren pek çok CHP yetkilisi ve milletvekilinden Kılıçdaroğlu'na ve yaşananlara tepki geldi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.