logo
26 MAYIS 2026

Genç Üniversite

26.08.2001 00:00:00
Soykırım iddiaları Batı ve Biz

Oğuz KÖRO?LU

YER DE?İŞİMİNE DO?RU

Bir yanda Ermeni isyanları, diğer yanda ise Batılı devletlerin tahrikleri ve müdahaleleri, 19. Yüzyıl sonlarına doğru adeta varlık yokluk mücadelesi veren Osmanlı Devleti'ni tedirgin etmeye yetmişti. Hele, savaş sırasında düşman hükümetlerce, İmparatorluk içersinde başlatılan kanlı ihtilal hareketleri, Osmanlı'yı bu soruna eğilmek zorunda bırakmıştı.

Hatırlanacağı üzere, dışardan Rusya, İngiltere, Fransa ve Amerika'nın tahrik ve teşvikleri, içerden ise Hıristiyan misyoner ve Ermeni din adamlarıın kışkırttıkları Ermenier, ilkin 1890 Erzurum İsyanı olmak üzere, Kumkapı gösterisi, Yozgat-Kayseri-Çorum ve Merzifon olayları, Zeytun ayaklanmaları, Van isyanı, Osmanlı Bankası'nın işgali, II. Abdulhamid Han'a yapılan bombalı suikast ve 1909 Adana isyanlarını çıkarmışlar; estirdikleri terör olayları sonucu yüzbinlerce Türk'ün kanına girmişlerdi.

Birinci Dünya Savaşı'nın başlaması ve Osmanlı Devleti'nin 1 Kasım 1914'te İtilaf Kuvvetlerine karşı Almanya'nın yanında savaşa katılması, Ermeniler tarafından büyük bir fırsat olarak değerlendirildi. Nitekim, Ermeni yazar L.Nalbantyan'ın dediği gibi, "Ermeni komiteleri için, hedeflerini gerçekleştirecek topyekün ayaklanmayı başlatmanın en uygun zamanı, Osmanlılar'ın savaş halinde olduğu zamandı." (1) Ermenilerin düşman devletlerle işbirilği yaptığına dair istihbarat, Bâbıâli'ye intikal ettikçe ve de akabinde Anadolu'da birbiri ardına ayaklanmalar çıktıkça, Osmanlı Hükümeti giderek telaşlanıyor ve fakat hadiselerin durulacağını varsayarak ciddi önlemler de almıyordu. Buna karşın Ermeniler, Rus orduları ile birlikte Türkler'e saldırma hazırlıklarına başlamışlar; Osmanlı'ya, Ermeniler için yapılacak ıslahatları uygulattırma karşılığında Ruslarla anlaşmışlardı. (2) Osmanlı Devleti'nin doğuda Rus kuvvetleri ile amansız bir savaşa tutuştuğu bu yıllarda; seferberlik emri gereği askere alınma çağrısına uymaksızın Rus hesabına casusluk yapan, silah altına alınanları ise silahlarıyla birlikte başlarında Ermeni mebusları olduğu halde gönülle çeteler oluşturarak Rus ordusunun saflarına geçen Ermeniler, Ruslar'a klavuzluk edip, işgallerini kolaylaştırarak açık bir şekilde ihanet etmişler; 1915 Şubat'ındaki ilk Ermeni ayaklanmasında Muş ilindeki bütün Müslümanları öldürerek işe, başlamışlardı. (3) Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kayıtlarına göre bu rakam 20.000'dir. (4) Cephede düşman işgalcileriyle birlikte bize karşı savaşan Ermeniler, cephe gerisinde de Türkler'in yaşadıkları kasaba ve köylere saldırarak çocukları, kadınalrı, savaşa gidememiş ihtiyarları acımasızca katlederek Türk Milleti'nin arkadan hançerlemişlerdir. Bu durumu Rafael de Nogales şu sözlerle itiraf etmektedir: "Çarpışmalar fiilen başlayınca, meclisteki Erzurum mebusu G. Pastırmacıyan, üçüncü ordudaki hemen tüm Ermeni askerler ile öte tarafa, Rusya'ya geçti. Kısa bir süre sonra, onlarla geri dönerek köyleri yakmaya, ellerine geçen bütün Müslümanları insafsızca kılıçtan geçirmeye başladı (5) Yine, Ruslarla hareket eden Ermeni alayları, Batılı bir yazarın ifadesiyle, "Nisan'da Van'ı işgal ederek ele geçirdiler. Aram ve Vandan'ın kumandasınada bir çete teşkil etiler ve 6 Mayıs günü Van'ı Müslümanlardan temizlenmiş olarak Ruslara teslim ettiler" (6) Ermeni semfatizanı bir başka yazar da şunları ifade etmekte: "... Bir gönüllü çeteler, Nisan sonunda Van'ı işgal ettiler ve Türk halkını katliama tabi tuttuktan sonra şehirden geri kalanı Haziran'da Ruslara teslim ettiler" (7)

Rus Ermenİ İşbİrlİğİ

Sonuç olarakErmeniler, Türk Milleti'nin vatan topraklarını emperyalist devletlerin işgallerinden kurtarmak için Çanakkale'den Irak'a, Suriye'den Hicaz'a, Filistin'den Yemen'e birçok cephede mücadele ettiği bu zor günlerinde Ruslarla işbirilği yaparak bize karşı savaşmışlar, hatta yaptıkları zulüm ve katliamlar nedeniyle, Rus'un düşmanlığını aratacak kadar acımasız olmuşlardı. (8)

ERMENİLERE KARŞI TEDBİR

Bunun üzerine Osmanlı Devleti, Ermenilerle ilgili bazı genel tedbirlere başvurma zorunluluğu ile karşı karşıya kalmış, bu tedbirler çerçevesinde Dahiliye Nezareti, 24 Nisan 1915'te ilgili vilayet ve mutasarrıflıklara birer genelge yollayarak Ermeni komite merkez ve şubelerinin kapatılmasını, evraklarına el konulmasını ve elebaşlarının tutuklanmasını kararlaştırmıştır (9). Komitelerin kapatılmasıyla ilgili tebliğiden iki gün sonra çetebaşı Ermenilerin hemen tevkifi öngürülmüş ,(10) bu karar gereğince İstanbul'da 2345 kişi tutuklanmıştır (11) Suçları sabit görülen bu tutukluların, Osmanlı arşiv belgelerinde mahfuz bulunan mazbatalarında şu gerekçeler yazılıdır: "Ermeni ihtilal fırkası efradından olduğu",(12) "Harekat-ı hainaneye ictisar eyledikleri "(13) "Müstakil ve muhtar bir Ermenistan teşkil maksadıyla tertibat ve istihzaratta bulundukları" (14) "Harekat-ı isyaniye ve ihtilaliyede bulundukları" (15) "Memalik-i Devlet-i Aliye'nin bir kıtasını idare-i hükümetten çıkarmaya tasaddi eylediği" (16) "Tertibat-ı ihtilaliye amillerinden oldukları..." (17)

Ermenilerin, savaş halindeki devletin iç güvenliğini tehdit eden faliyetlerine engel olunması için cephe gerisine veya düşmanla temas kuramayacakları bölgelere sevk edilmesi düşünülmüştü. Askerî nedenle düşünülen bu tedbirle de Ermeni komitecilerin pasivize edilmeleri hedefleniyordu. Nitekim, "ihracın yalnızca komitecilere hasrına imkan yoktu; çünkü başlarında Patrikhane olduğu halde komitecilerin otuzbeş-kırk senelik faaliyetleri neticesinde teşkilat, en ücra köylere varıncaya kadar yayılmış, her köy ve kasabada komite şubeleri tesis edilmiş, çete teşkilatı icra olunmuş idi" (18) Dolaysıyla, aşağı yukarı bir ay bekleyen Türk ordusu, 26 Mayıs 1915'te yeniden Dahiliye Nezareti'ne müracaatla, savaş bölgelerine yakın yerlerde ikamet eden Ermenilerin, Doğu Anadolu vilayetlerinden, Zeytun'dan ve yoğun bulundukları diğer yörelerden İmparatorluk sınırları içerisinde Diyarbakır vilayeti güneyine, Fırat nehri vadisine Urfa-Süleymaniye yakınlarındaki bölgelere sevk ve iskan edilmelerini ve bu yer değiştirme operasyonu sırasında; a)Ermeni nüfsuun gönderilğdi yerlerdeki Müslümanların sayısının % 10 oranını geçmemesine, b)Göç ettirelecek Ermenilerin yerleşecekleri köylerin her birinin elli evden çok olmamasına, c)Göçmen aileleri, seyahat ve nakil suretiyle de olsa yakın yerlere ev değiştirememesine dikkat edilmesini istedi .(19) Kânunun daha fazla uzatılmasında fayda görmeyen Osmanlı Dahiliye Nezareti, 27 Mayıs 1915'te konuya ilişkin geçici bir kanun çıkarmış, 30 Mayıs 1915'te Meclis-i Vükela da (Bakanlar Kurulu) Ermenilerin nakli konusunda aynı kararı almıştır. (20) Meclis-i Mebusan açılır açılmaz geçici yasa, milletvekillerinin de onayından geçirilmiştir (15 Eylül 1915). Talat Paşa'nın karar ile alakalı olarak Ermeniler hakkındaki şu sözleri dikkate şayandır

KARAR ALINMAMIŞ OLSA

"Karar alınmış olmasa idi, sayıları yüzleri geçip hatta binlerce olan isyancıların veya onlara tedhiş/korku zoru ile uymaktan başka hepsinin birden idama mahkum edilmeleri kaçınılmazdı." (21) "Bu (nakil) yapılmasa idi, vatana fiili ihanetten dolayı bütün Ermenilerin Divan-ı Harp önünde idamına karar verilirdi. Çünkü, vatanını (Osmanlı Devleti'ni) düşmanlarımızla el ele vererek istila ve işgal için ellerinden gelen kötülüğü, hem de vatandaş olmanın hüviyeti içinde irtikap ediyorlardı. Bir kısmı iradesinin dışında yapmış olsa da cürüm cürümdü" (22) Buradan anlaşılan o ki, göç ettirilme kararı esasen Ermeniler için bir lütuf ve ihsan olmuş oluyor... Osmanlılar, Ermenilerin hainane faaliyetlerine meydan verecek sebepleri ortadan kaldırarak, onların ihanetlerine mani olmaya, dolayısyla, idam cezası ile cezalandırılmalarını önlemeye çalışıyordu. Bununla birlikte, Osmanlı Hükümeti, alınan kararların gerekçelerini açıklarken, şu ifadelere de yer vermeyi ihmal etmemişti:

"Ermeniler hıyanet ettiler. Bu pek bedihidir. Hem de bu hıyaneti lisan, dil ve milliyetlerini; sayesinde muhafaza edebildikleri her zaman şefkat ve hürmet gördükleri hükümetin, hayat ve istiklali mevz u bahs olunduğu müthiş bir harp sırasında arkasından vurmak, can alacak noktalarına kastetmek suretiyle ve muntazam tertibatla yaptılar. Hükümet her zaman kendilerinin hukukuna hürmet, hususat-ı milliyelerine büyük müsaadatta bulundu. Mukabilinde hıyanet ve suikast gördü... Harb-i Umûmi'de ise, kendilerinin de; sayesinde temin-i refah ve servet ettikleri memleketin müdafaası yerine, ihanet ve hıyaneti tercih ettiler" (23) "Esasen hayat ve bekasını temin için binlerce evladını harp meydanlarında feda eden, ırk ve mezhep ayırt etmeden bütün ahalisinden vatana karşı her zamandan ziyade bir bağlılık bekleyen bir devletin; kendisini içeride işgale, arkadan vurmaya çalışanlara karşı böyle bir karar alması en doğal ve meşru aynı zamanda istimalini ihmali katiyen caiz olmayacak bir hakkı idi" (24)

Osmanlı Devleti, Ermenilerin yerlerinin değiştirilmesi kararının düzenli ve güvenli bir şekilde uygulanması için gereken önlemleri almıştır: İskan yerlerine gelen Ermeniler, durum ve yere göre, ya mevcut köyler ve kasabalarda inşa edilecek evlere, ya da Hükümetçe belirlenen yerlerde kurulacak köylere yerleştirileceklerdir. İskan yerlerine sevk edilen Ermenilerin can ve malları korunacak (bütün taşınabilir eşyalarını beraberlerinde götürebileceklerdi) beslenme ve istirahatleri sağlanacaktır. Ermenilerin beraberlerinde götüremeycekleri eşyaları, sahipleri adına açık artırma ile satılacak, bedeli hükümetçe ödenecektir. Hükümet, 30 Temmuz 1915'te yayınladığı ek bir karar ile, değerinn altında fiyatlar üzerinden yapılan satışları iptal etmiş, fiyatlrı normal seviyeye yükseltmesini mülki mercilerden talep etmiştir. 28 Ağustos'ta ise diğer hususların yanısıra göç ettirilenlerin sağlık durumlarının kontrol edilmesini, hastalara, hamile kadınlara ve bebeklere ihtimam gösterilmesini emrediyordu. Yine aynı genelge, hasta, kadın, çocuk ve yaşlılıarın demiryoluyla, geri kalanların ise atlarla ve arabalarla sevkedilmelerini; her kafileye yiyecek stoğu sağlanıp muhafız birliklerinin refakat etmesini kayda bağlıyordu. Devamla, Müslüman halkın muhtemel saldırılarına karşı emniyet tedbirlerinin alınması, bu konuda teşebbüsü veya ihtimali görülenlerin Divan-ı harbe verilmesi (25) vurgulanmıştır...

SOYKIRIM YALANLARININ İÇYÜZÜ

"Tehcir" deyimi ile adlandırılan bu yer değiştirme uygulamasına 1916 yılının Ekim ayı sonlarına kadar devam edilmiş; bu süre içinde toplam 702.900 Ermeni nüfusun göç ettirildiği, resmi belgelerle tesbit edilmiştir (26) Belgelerle sabit olan bu yer değiştirme kararının uygulandığı göç sırasında, Türkiye'ye karşı sürekli bir tehdit unsuru olarak Batılı devletlerce gündeme taşınan, hiçbir belgeye ve kanıta dayanmaksızın günümüze kadar uzanan asılsız Ermeni soykırımı iddiaları, işte bu dönemde ortaya atılmıştır. İddiaları ortaya atanlar ise, şüphesiz daha savaşın başında Ermenileri silahlandırıp Osmanlı İmparatorluğu'nu içerden çökertmeyi hedefleyen İtilaf devletleri ve de onları emrinde faaliyet gösteren Hıristiyan misyoner/Propagandistler idi.1914 yılı verilerine göre Osmanlı topraklarında 1.234.671 Ermeni nüfusu bulunmaktadır. Buna göre 700.000 civarında bir nüfusun göçe tabi tutulduğu bir yer değiştirme olayında, topyekün nüfusu 1.230.000 civarında olan Ermenilerin iddia ettikleri gibi, 2-3 milyon Ermeninin öldürülmesi mümkün değildir. (27) Buna karşın konu, tarafsız ve derinlemesine araştırılıdğında gerçekler apaçık ortaya çıkmakta, aslında öldürüldüğü iddia edilen Ermeni sayısı, yerini Türk'e bırakmaktadır. Örneğin, İngiliz Yüksek Komiseri Sir John de Robeck'in, İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Curzon'a gönderdiği 17 Mart 1920 tarihli raporda, 1.000.000 Türk'ün, Ermenilerce katledildiği bildirilmektedir. (28) Yine doğuda Ermeni mezalimi sonucu barbarca katledilen Müslümanların sayısının 1.500.000'i geçtiğini Cemal Paşa, hatıratında belirtmiştir. (29) Bunun yanında yeni belgelerin ışığındaki istatistiki bilgiler bize Ermenilerin yapmış oldukları katliamlarda ölen Müslümanların sayısının hiç de azımsanmayacak rakamlarda olduğnu göstermektedir. Bunlardan biri de Osmanlı tarihçilerinden Prof. Dr. Justin Mc.Carth'nin, "The Anatolian Armenions, 1912-1922", Armaneians in the Ottoman Empire and Modern Turkey", 1912-1926 (İst. 1983 s. 17-25) adlı eserinde, 1.500.000'den fazla Türkün Ermeniler tarafından katledildiklerini yazmaktadır.

Dipnotlar

1. Louise Nalbandian, The Armenian Revolutionary Movement, Los Angeles, 1963 s.111.

2. Gr. Tchalkouchian, Le Livre Rouge, Paris, 1919. S. 12

3. Felix Valyi, İslamiyet Aleminde Dini ve Siyasi İnkilap, Ayın Tarihi, sayı: 32, Ank. 1926. s.1701.

4. Bkz. Genelkurmay'ın web sitesi, http://www.tsk.mil.tr/web_tr.asp

5. Rafael de Nogales, Four Years Beneath the Crescent, Newyork, 1926, s. 45

6. Felix Valyi, Revoluations in İslam, London, 1925, s. 233-234.

7. Clair Price, The Rebirth of Turkey, Newyork, 1923, s. 86-87.

8. Ahmet Refik, Kafkas Yollarında, İst. 1919, s.7.

9. Kamuran Gürün, Ermeni Dosyası, Ankara, 1985, s. 213 (3.bs)

10. Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüd Başkanlığı, Askeri Tarih Belgeleri Dergisi, C.XXXI, 18 (Aralık 1982), belge no: 1829.

11. Dr. A. İhsan Gencer-Dr. S. Özel, Türk İnkılap Tarihi, İst. 1998, s. 163.

12. BBA, BEO, Karton no:20, Dosya: 7, belge no: 330159/47; zikreden M. Kemal Öke, Ermeni Sorunu, İst. 1996, s. 163.

13. A.g.y. belge no: 330071 /45

14. A.g.y. belge no: 329947 /44

15. A.g.y. belge no: 329868 /43

16. A.g.y. belge no: 329365 / 42

17. A.g.y. belge no: 329311 /42 aynı dosyada 88 parça evrak vardır.

18. Ermeni Komitelerinin Âmal ve Harekat-ı İhtilaliyesi: İlan-ı Meşrutiyet'ten Evvel ve Sonra, İstanbul, Matbaa-i Amire, 1916, s. 287.

19. Y. H. Bayur, Türk İnkılabı Tarihi, c. III/ 3. Ank. 1957, s. 51.

20. Bayur, a.g.e.,s. 40-42.

21. Cemal Kutay, Bir Devir Aydınlanıyor: Şehid Sadrazam Talat Paşa'nın Gurbet Hatıraları, İst. 1972. C. III. s. 1197.

22. A.g.e., s. 1202.

23. Ermeni Komitelerinin..., s. 6

24. Aynı eser, s. 288.

25. M. Kemal Öke, a.g.e., s. 167-168.

26. Bkz. Genelkurmay'ın web sit.

27. Aynı yer

28. Salahi R. Sonyel, "Yeni Belgelerin Işığı Altında Ermeni Tehcirleri, "Belleten, C. XXXVI, sayı. 141 (Ocak 1972) ayrıbasım. s. 33.

29. M. Kemal Öke. a.g.e, s. 169-170.

Ekonomik krizin faydaları (!)

Emin ÜSTÜN

Evet, yazının başlığından da anlaşılacağı üzere, burada ekonomik krizin pragmatiğinden (!) bahsetmeye çalışacağız. Eee hep zarardan, ziyandan, menfi olaylardan söz edecek değiliz ya, bir de bu buhrana müspet taraflarından (!) bakalım.

Ekonomik kriz sayesinde, istediğimiz zaman nereden borç para alabileceğimizi öğrendik, buna bağlı olarak nelerden ödün verebileceğimizi öğrendik. Vefanın ne demek olduğunu anladık, vefasızlığı da iyice pekiştirdik. Avrupalı tefecilerin ülkemizdeki işbirlikçilerini tanıdık. Daha doğrusu bir ülke, kendi isteğiyle nasıl bataklığa sürüklenir bunu gördük. Rober kolejindeki, Galatasaray Lisesi'ndeki ve buna benzer birçok okulun eğitim kalitesini test ettik. Şimdiye kadar hep rakamlardan şikâyet ederdik, meğer rakamların suçu yokmuş, suç rakamlarla oynayanlardaymış, bunu öğrendik. Bunca zaman boş yere rakamların, artıların, eksilerin, çarpma ve bölme işlemlerinin günahını aldık. Doların bütün dünya da düştüğü bir zamanda Türkiye'de nasıl yükseldiğini gördük. Önceden haberini alıp bir gecede trilyonları götürenlerin haberini aldık. Beni asıl düşündüren o kadar paranın nereye sığacağı. (!) Bu sayede maneviyatın, adaletin, mefkürenin, egemenliğin nasıl yok edilmeye çalışıldığını anladık. Değiştirilmesi teklif dahi edilmemesi gereken, maddelerin nasıl ablukaya alındığını öğrendik. Yapılan bütün hareketlerin kontrol edildiğini öğrendik.

Diğer taraftan şu âna kadar adını bilmediğimiz bir çok bankanın, fonun (IMF, Dünya Bankası) adını, başkanlarını yardımcılarını, merkezlerini öğrendik. Faizli borç para almak için, dışarıdan insan ithal ettiğimize şahid olduk. Bu insanın vatanını, milletini, devletini sevdiği için bu işi kabul ettiğini öğrendik (!). Ayrıca tenis sporunun yararlarını, Hilton otelinin çevresini öğrendik.

Öyle ya şeyi unuttuk, Türkiye'yi el birliğiyle düze çıkaracağını iddia eden bir de düşük voltajlı ampul ortaya çıktı. Bu adam ampulun Türkiye'yi aydınlatacağını ve kendisi de sorunları çözeceğini iddia ediyor. Eminim ki sorunları çözersin (!) hem de öyle bi çözersin ki sonunda elimizde sorun yaratacak ülke de kalmaz. Hep birlikte, Brüksel'e, Las Wegas'a, Dallas'a... taşınırız ve ömrümüzün sonuna kadar rahat yaşarız. (!) Atalarımızın, ninelerimizin, dedelerimizin kanıyla sulanan toprakları bir hiç uğruna terk mi edelim? Hayır. Biz hiçbir yere gitmiyoruz, gitmeyeceğiz. Bu ülkeyi, Hıristiyan merkezlerinden, Yahudi lobilerinden izin alıp gelenler değil, iznini bu vatanın aziz evlatlarından alıp gelenler kurtarabilir. Ve öyle olacak Allah'ın izniyle.

İşte, ekonomik kriz ve buna bağlı nedenlerden dolayı ülkemizin içinde bulunduğu durum içler acısı. Çözüm için kimlerden medet umduğumuz da ortada. Halbuki formül milli şahlanıştadır. Tarihinde birçok merhale geçiren bu millet, gerekli kişilerin müdahale etmesiyle bu kara günleri de geride bırakacaktır.

Yıldız ailesi Trabzon'da son yolculuklarına uğurlandı

Giresun'da 23 Mayıs'ta yaşanan kazada can veren 3 kardeş ile anne ve baba bugün Trabzon'un Arsin ilçesinde toprağa verildi

25.05.2026 17:10:00 / Güncelleme: 25.05.2026 17:58:26
İhlas Haber Ajansı
Yıldız ailesi Trabzon'da son yolculuklarına uğurlandı
Yıldız ailesi Trabzon'da son yolculuklarına uğurlandı
Giresun'da 23 Mayıs Cumartesi gecesi Karadeniz Sahil Yolu liman mevkiinde arkadan gelen demir yüklü tırın kırmızı ışıkta beklerken otomobillerine arkadan çarpması sonrasında hayatlarını kaybeden 3 kardeş ile anne ve babaları bugün Trabzon'un Arsin ilçesinde son yolculuklarına uğurlandı.






23 Mayıs Cumartesi gece saat 01.45 sıralarında Ordu istikametinden Trabzon istikametine gitmekte olan M.U. yönetimindeki 55 K 4065 plakalı demir yüklü tır, Karadeniz Sahil Yolu'nun Giresun Limanı mevkiindeki ışıklarda bekleyen ve ailesi ile İstanbul'dan memleketi Trabzon'a gitmekte olan Ali Yıldız (45) idaresindeki 34 PM 61 plakalı otomobile arkadan çarptı. Çarpmanın etkisi ile savrulan araç önünde duran Ferhat Yıldız (45) yönetimindeki 34 PN 09 plakalı otomobile çarptı. Bu araç da çarpmanın etkisiyle ileri fırlayarak önünde kırmızı ışıkta beklemekte olan Köksal Yusuf Halil (31) idaresindeki otomobil yüklü tıra çarptı.








4 aracın karıştığı zincirleme kazada Ali Yıldız ile aynı araçta bulunan eşi Melek Yıldız (40), ikiz çocukları Hamza Yıldız (7) ve Hasan Yıldız (7) ile Sadem Yağmur Yıldız (15) hayatını kaybetti, büyük kızları Rana Meltem Yıldız (20) ise ağır yaralandı.








Kazaya neden olan tır sürücüsü M.U. (59) da kazada ağır yaralanırken, Ferhat Yıldız, Fatma Yıldız, Rana Yıldız, Sümeyye Yıldız (9) ve Eymen Yıldız (16) Giresun'daki hastanelerde tedavi altına alındı.

Kazada hayatını kaybeden Yıldız ailesinin 5 ferdi için bugün Trabzon'un Arsin ilçesi Konak mahallesinde öğle namazı sonrasında cenaze namazı kılındı. Konak Mahallesi Camii'nde kılınan cenaze namazına Trabzon Valisi Tahir Şahin, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Arsin Kaymakamı Şule Demirtaş, Arsin Belediye Başkanı Hamza Bilgin, ailesi, yakınları ve vatandaşlar katıldı. Namazın ardından 3 kardeş ile anne ve babaları aynı yerdeki aile kabristanlığında toprağa verildi.









"Yola çıkan insanlar, büyük araçların şoförleri dikkatli olsunlar, rica ediyoruz. Bir aileyi mahvettiler"

Arsin Konak Mahallesi Muhtarı Orhan Yaşar Sunguroğlu, "Ailenin ata toprağı burası. Kendileri İstanbul'da gurbetteler. Bayram arifesinde aile büyüklerini ziyaretlere gelirken Giresun'da talihsiz bir kaza oluyor. 5 kişi can verdi. Çok üzücü bir olay. Anlatılıp ifade edilebilecek bir şey değil bunlar. Benim gibi gasilhanede bunları görseydiniz, özellikle de çocuklar paramparça olmuş. 






Bayram arifesinde şoförler, yola çıkanlarda dikkatli olmalı. Benim gibi gasilhaneyi görseydiler, çocukların halini görseydiler gaz pedalına basamazdılar. 2 çocuğu birlikte çocuk tabutuna koydular da tabutun yarısı boş. Bu çocukların geri kalanları nerede' İki amca çocuğu İstanbul'dan yola çıkmışlar. Diğer ailenin hastanede tedavisi sürüyor. Hayati tehlikeleri yok, çiftin büyük kızının bel kırığı var yoğun bakımda tedavi altında. Doktorlar hayati tehlikesinin olmadığını söyledi. Cenazelerimizi defnedeceğiz, acımız büyük. Yola çıkan insanlar, büyük araçların şoförleri dikkatli olsunlar, rica ediyoruz. Bir aileyi mahvettiler. Vicdana da insan ahlakına da sığmaz. Bayramda yollar yoğun oluyor, dikkatli olunsun, kimsenin hayatına sebep olmasınlar" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'nun yol haritası belli oldu: 28 Mayıs ayrıntısı

Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, CHP Genel Merkezi'nde bayramlaşma programının yapılacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, 28 Mayıs'ta genel merkezde olacak

25.05.2026 11:15:00 / Güncelleme: 25.05.2026 17:52:50
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu'nun yol haritası belli oldu: 28 Mayıs ayrıntısı
Kılıçdaroğlu'nun yol haritası belli oldu: 28 Mayıs ayrıntısı
CHP'nin, 4-5 Kasım 2023'te düzenlediği 38. Olağan Kurultayı için çıkan "mutlak butlan" kararının yankıları sürüyor. Dün sabah saatlerinde Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel'i destekleyen gruplar arasında arbede yaşanmıştı. İlerleyen saatlerde ise genel merkez Çevik Kuvvet ekipleri tarafınca boşaltılmıştı.

Bugün, Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, gazetecilere yaptığı açıklamada CHP Genel Merkezi'nde bayramlaşma programının yapılacağını bildirdi.

Bu kapsamda Kılıçdaroğlu, 28 Mayıs Perşembe tarihinde genel merkeze gidecek. Kılıçdaroğlu'nun yurttaşlara hitap etmesi bekleniyor.

Özgür Özel ise dün, bayram sürecinde sahada olacaklarını söyledi.

'Ceza infaz sistemi güçlendirildi'

Adalet Bakanı Akın Gürlek, ceza infaz sisteminin toplumsal uyumu ve yeniden kazanımı önceleyen bir anlayışla güçlendirildiğini belirtti

25.05.2026 09:21:00
İhlas Haber Ajansı
'Ceza infaz sistemi güçlendirildi'
'Ceza infaz sistemi güçlendirildi'
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda hükümlülerin madde bağımlılığına karşı farkındalık kazanmalarının, mesleki beceriler edinmelerinin ve sosyal hayata daha güçlü şekilde hazırlanmalarının hedeflendiğini ifade etti.

Bu alanda tüm kurumlarla iş birliği içerisinde çalışmaların sürdürüldüğünü kaydeden Gürlek, ceza infaz kurumlarında yürütülen rehberlik ve psikososyal destek faaliyetleriyle bireylerin yalnızca bugünlerinin değil, geleceklerinin de yeniden inşa edilmesine imkan sağlandığını vurguladı.

Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde sağlıklı bir toplum ve güçlü bir infaz sistemi hedefi doğrultusunda adımların kararlılıkla atılmaya devam edeceğini belirtti.

Gaziantep'te mobilya fabrikası yangını kontrol altına alındı

Gaziantep'te mobilya fabrikasında çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin yoğun müdahalesi sonrası kontrol altına alındı. Fabrikada yer yer soğutma ve söndürme çalışmaları ise devam ediyor

25.05.2026 04:24:00 / Güncelleme: 25.05.2026 04:28:08
İHA
Gaziantep'te mobilya fabrikası yangını kontrol altına alındı
Gaziantep'te mobilya fabrikası yangını kontrol altına alındı
Yangın, Şehitkamil ilçesi 5. Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan bir mobilya fabrikasında çıktı. İddiaya göre, bilinmeyen bir nedenle çıkan yangın sonrası 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan ihbarla olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi.








Olay yerine gelen itfaiye ekipleri kısa sürede büyüyen ve fabrikanın bazı bölümlerini saran yangına 33 araç ve 72 personelle müdahale etti. Yangın, ekiplerin yaklaşık 4 saat süren yoğun müdahalesi sonrası kontrol altına alındı. 






Yangında ilk belirlemelere göre ölü yada yaralı bulunmazken, itfaiye ekiplerinin yer yer söndürme ve soğutma çalışmaları ise devam ediyor.
 







Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.

Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarıda bulunuldu

24.05.2026 23:18:00
Haber Merkezi
Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı
Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarıda bulunuldu.

DMM'den yapılan açıklamada, "Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden; sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanları, sahte kapora talepleri ve sahte ödeme dekontlarıyla vatandaşlarımızın dini ve manevi değerlerini suistimal etmeye yönelik dolandırıcılık girişimlerinin arttığı tespit edilmektedir. Vatandaşlarımızın, yalnızca sosyal medya hesabı üzerinden satış yapan, piyasa değerinin çok altında ilan paylaşan, acele ödeme talebinde bulunan ve doğrulanmamış IBAN bilgileriyle işlem yapılmasını isteyen kişi ve hesaplara karşı dikkatli olması önem taşımaktadır. Ödeme işlemlerinde yalnızca gönderilen dekont görüntüsüne değil, banka hesabına paranın fiilen ulaşıp ulaşmadığına dikkat edilmelidir. Ödeme öncesinde satıcı ve hesap bilgilerinin mutlaka doğrulanması gerekmektedir. Şüpheli durumlarla karşılaşılması halinde ilgili mercilere gecikmeksizin bildirimde bulunulması önem arz etmektedir" ifadeleri kullanıldı.

Efkan Ala'dan CHP'ye tepki. "Mahkemede kaybettiklerini AK Parti'de aramaktan vazgeçsinler"

AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve ekibinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik sloganlarına tepki gösterdi

24.05.2026 22:20:00
Haber Merkezi
Efkan Ala'dan CHP'ye tepki. "Mahkemede kaybettiklerini AK Parti'de aramaktan vazgeçsinler"
Efkan Ala'dan CHP'ye tepki. "Mahkemede kaybettiklerini AK Parti'de aramaktan vazgeçsinler"
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve ekibinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik sloganlarına tepki gösterdi.
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Özgür Özel ve ekibinin Meclis önünde düzenlediği toplantıda , Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan sloganlara tepki gösterdi.

Ala, "Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanına yönelik sarfedilen saygısız sloganları reddediyor ve iade ediyoruz" dedi.

Mutlak butlan kararını da değerlendiren Ala, "CHP'de ve mahkemede kaybettiklerini AK Parti'de arama yanlışından vazgeçmeyi, kaba sloganları teşvik etmemeyi öneririz. CHP'nin kurumsallaşmış geleneği olan parti içi kavgalarına ayıracak vaktimiz de yok niyetimiz de" ifadesini kullandı.

Özgür Özel TBMM önünde konuştu: 'Sarayın seçtiği yönetiyorsa CHP kapatılmıştır'

Çevik kuvvet polislerinin baskınıyla partililerin bina dışına çıkarılması ve CHP lideri Özgür Özel'in binadan ayrılması sonrası, Ankara'da binlerce kişinin katıldığı bir yürüyüş korteji oluştu

24.05.2026 19:15:00
Haber Merkezi
Özgür Özel TBMM önünde konuştu: 'Sarayın seçtiği yönetiyorsa CHP kapatılmıştır'
Özgür Özel TBMM önünde konuştu: 'Sarayın seçtiği yönetiyorsa CHP kapatılmıştır'
Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) mutlak butlan kararı sonrası Ankara'daki Genel Merkez'in 24 Mayıs Pazar günü öğlen saatlerinde polis tarafından basılması, birçok noktada protesto ediliyor.

Çevik kuvvet polislerinin baskınıyla partililerin bina dışına çıkarılması ve CHP lideri Özgür Özel'in binadan ayrılması sonrası, Ankara'da binlerce kişinin katıldığı bir yürüyüş korteji oluştu.

Yürüyüş sırasında atılan sloganlarda Kemal Kılıçdaroğlu'na tepki gösterildi, Özgür Özel'e ve CHP yönetimine destek verildi.

Özel'in başını çektiği kalabalık ilk olarak TBMM'ye yöneldi ancak polisin engelleri ve yer yer çıkan arbedeler sonrası Milli Egemenlik Parkı'nda buluşuldu.

Özgür Özel burada kalabalığa seslenerek, "Biz CHP'ye yenilgiyi yakıştıramayanlarız. Babaocağını işgalden kurtaracağız" dedi.

AKP'yi yendikleri için zulüm gördüklerini söyleyen Özel, "Sarayın seçtiği yönetiyorsa CHP kapanmıştır" dedi ve tarihte iki kez kapatılan CHP'yi üçüncü kez tekrar açmak için mücadele edeceklerini söyledi.

Özel, "AK Parti'nin yargı kollarıyla butlan kolları yan yana karşımızdadır. Bugüne kadar hep dişimi sıktım, sustum. Ama yeter" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu cephesinden 'kurultay' açıklaması: 'Kaçınılmaz'

Kılıçdaroğlu'na yakınlığıyla bilinen eski CHP milletvekili Müslim Sarı, partinin kurultaya gitmesinin 'kaçınılmaz' olduğunu belirtti

24.05.2026 19:12:00
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu cephesinden 'kurultay' açıklaması: 'Kaçınılmaz'
Kılıçdaroğlu cephesinden 'kurultay' açıklaması: 'Kaçınılmaz'
Tartışmalı bir mahkeme kararıyla 'göreve iade edilen' eski Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerden eski CHP milletvekili Müslim Sarı, pazar günü kolluk kuvvetleri marifetiyle binaya girişlerinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Sarı, "3-4 Kasım'daki kurultaydan kısa süre sonra şaibe iddilarıyla karşı karşıya kaldık" ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in kendilerini "yok saydığını" belirten Sarı, "Hukuk süreci başladı ama CHP yöneticileri yine yoksaydı. İstinaf süreci başladı ama yine yok sayıldı. Genel merkezin aynı tutumu sergilemesi olayı krize dönüştürdü" diye ekledi.

"CHP yöneticileriyle iletişime geçerek maksimum çabayı sergiledik. Orta yolu bulmak, genel merkeze müdahale olmaması için çaba sarf ettik. Sabah genel merkeze geldik, içeri girip diyalogla bu sorunu çözmek istiyoruz dedik. CHP'nin kapıları CHP vekillerine kapalıydı. Diyaloğu en üst düzeyde sürdürme çabalarımız devam etti. Saatlerce burada kaldık" diyen Sarı, "Her türlü iş birliğine diyaloğa açık olduğumuz belirttik. Bizle konuşmak yerine içişleri bakanıyla konuşmayı tercih ettiler. Maalesef polis ekipleri sürece dahil olmak zorunda kaldılar" diye ekledi.

"Bu CHP yönetiminin bir eseridir. Kendi yol haritamızı belirleyeceğiz. Kapıyı kapatanlara bizim kapımız açık. Dışlayıcı değil kucaklayıcı olacağız. CHP bu krizi fırsata çevirebilir. Bu sorundan da el birliği ile çıkacağız. CHP kurultaya gidecek."

CHP eski genel başkanı Kılıçdaroğlu'nun tartışmalı bir mahkeme kararıyla "göreve iadesinin" ardından yaşanan gerginlik sürüyor. Pazar günü sabah saatlerinde polis partinin genel merkezine geldi ve günün ilerleyen saatlerinde biber gazı ile binanın içine girdi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in parti liderliğine gelmesiyle sonuçlanan ve 2023 yılında düzenlenen CHP 38'inci Olağan Kurultayı ile 21'inci Olağanüstü Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da "mutlak butlan" kararı vermişti.

2023'ün sonlarında yapılan olağan parti kongresinde delegelerin mevcut genel başkan Özgür Özel lehine oy kullanmaları için "para aldıkları" iddiaları üzerine dava açılmıştı.

Kılıçdaroğlu ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel cuma günü telefonda görüştü.

Kılıçdaroğlu'nun yeni basın danışmanı Atakan Sönmez, görüşmede Kılıçdaroğlu'nun, "en uygun zamanda partiyi kurultaya götürme" niyetini Özel'e ilettiğini aktarmıştı.

Pazar günü ise gergin başladı. Sabah saatlerinde içlerinde birkaç CHP milletvekilinin de olduğu bir grup Kılıçdaroğlu destekçisi partinin genel merkezine yürüdü.

Sabah saatlerinden itibaren pek çok CHP yetkilisi ve milletvekilinden Kılıçdaroğlu'na ve yaşananlara tepki geldi.

Bu şehre ihanet ettik, ediyoruz, sorumluyuz

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışmada kentteki hava kirliliğinin nisan ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23 arttığı belirlendi

24.05.2026 19:02:00
AA
Bu şehre ihanet ettik, ediyoruz, sorumluyuz
Bu şehre ihanet ettik, ediyoruz, sorumluyuz
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışmada kentteki hava kirliliğinin nisan ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23 arttığı belirlendi.

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros tarafından İstanbul'da 2025 ve 2026 yıllarının nisan ayları hava kirliliği oranına ilişkin çalışma yapıldı.

Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) hava kalitesi ölçüm istasyonları tarafından kaydedilen havadaki partikül madde (PM10) oranı incelendi.

Buna göre, İstanbul'da nisan ayındaki partikül madde konsantrasyonu ortalaması 25 istasyonda metreküp başına 34,1, 2025'in aynı ayında ise 27,7 mikrogram ölçüldü. Partiküler madde kaynaklı hava kirliliğinin geçen yıla göre yüzde 23 arttığı belirlendi.



Nisan ayında kentte partikül madde hava kirliliğinin en fazla ölçüldüğü istasyon metreküp başına 63,76 mikrogramla "Kağıthane" oldu. Bunu sırasıyla metreküp başına 54,13 mikrogramla "Tuzla" ve 53,43 mikrogramla "Sultangazi 2" istasyonları takip etti.

Aynı dönemde hava kirliliğinin en düşük ölçüldüğü istasyon, metreküp başına 17,14 mikrogramla "Kumköy" istasyonu oldu. Partikül madde kirliliği "Büyükada" istasyonunda 18,34, "Alibeyköy" istasyonunda ise 19,42 mikrogram ölçüldü.

Kentte partikül madde hava kirliliği oranının 6 istasyonda azalması, 19 istasyonda ise artması dikkati çekti.

Partikül madde hava kirliliği oranının nisanda bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla arttığı istasyon yüzde 139 ile "Sarıyer", yüzde 138 ile "Arnavutköy" olarak belirlendi.

Nisan ayında partikül madde hava kirliliği oranının bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla azaldığı istasyon yüzde 26 ile "Kartal" oldu. Bunu sırasıyla yüzde 18'le "Esenler" ve yüzde 6 ile "Sultangazi 1" istasyonları takip etti.

CHP'li Mahir Polat, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi

CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün genel merkeze gitmeyeceğini ve disipline sevk edilecek isimlerin olduğunu belirterek, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi

24.05.2026 19:00:00
Haber Merkezi
CHP'li Mahir Polat, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi
CHP'li Mahir Polat, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi
CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün genel merkeze gitmeyeceğini ve disipline sevk edilecek isimlerin olduğunu belirterek, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi.

CHP Genel Merkezi, sabah saatlerinde yaşanan gerginliğin ardından bölgeye sevk edilen çevik kuvvet ekiplerince, otopark girişindeki zincirler ve kapılar kırılarak, gaz ve göz yaşartıcı gaz kapsülü ile boşaltıldı. Partililere, göz yaşartıcı gaz kapsülü de sıkıldı. Parti Genel Merkezi'nin içi gaz nedeniyle dumanla kaplandı. Polis, basın mensuplarını dışarı çıkarıyor. Binanın elektrikleri de kesildi.

Özel, milletvekilleri, partililer ile desteğe gelen yurttaşların da Genel Merkez'den ayrılmasından kısa bir süre sonra istinaf kararıyla CHP Genel Başkanı olarak tedbiren görevlendirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik ve beraberindeki bir grup, CHP Genel Merkez Binası'na girdi.

Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerden CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat da genel emrkezde basın mensuplarına açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu'nun bugün genel merkeze gitmeyeceğini söyleyen Polat, "Disipline sevk edilecekler var. Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi.

Özel'in posterlerinin indirilmesine yönelik soruya da yanıt veren Polat, "Onları kendileri alıp götürmüşler, bizden öyle bir görüntü çıkmaz" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.