logo
01 HAZİRAN 2026

Genç yıldız Beşiktaş'ı açıkladı

Antalyaspor'un genç futbolcusu Gökdeniz Bayrakdar, Antalyaspor'a transferi sürecinde Beşiktaş'tan da teklif aldığını açıkladı

01.03.2021 13:33:00
Genç yıldız Beşiktaş'ı açıkladı
Genç yıldız Beşiktaş'ı açıkladı
Antalyaspor'un 20 yaşındaki sağ kanat oyuncusu Gökdeniz Bayrakdar, Tam Saha Dergisi'ne açıklamalarda bulundu.

Profesyonel futbola başlama hikayesini anlatan genç yetenek, 'Kocaelispor'da seçmelere katıldım. Üç idmana gittim, direkt seçtiler beni. O sene benim şansıma Akademi Ligi başladı. Rakiplerimiz arasında altyapısı güçlü olan Fenerbahçe, Kasımpaşa gibi İstanbul takımları da vardı. Akademi Ligi'nde takım iyi gitmedi ama ben 16 gol atarak dikkatleri çektim. Hatta Fenerbahçe beni transfer etmek istedi. Ancak Kocaelispor Başkanı Bahri Yavuz beni Fenerbahçe'ye vermedi ve profesyonel imza attırdı. Çünkü Kocaelispor'da transfer yasağı vardı ve takımda kalmam gerektiğine inandılar. Yasak nedeniyle ilk profesyonel olduğum sene şans buldum ve iyi değerlendirdiğime inanıyorum' diye konuştu.

'Bana inananları mahcup etmedim'

2017-2018 sezonunda 3. Lig 3. Grup'ta Kocaelispor formasını terletmeye başlayan Gökdeniz, 'İlk profesyonel yılımda Kocaelispor gibi büyük ve köklü bir kulübün formasını giymek nasip oldu. Transfer yasağı nedeniyle şans bana da geldi ve henüz ilk yılımda 3 gol attım. 16-17 yaşlarındaydım. Fatih Kavlak Hocam vardı. Bana inanıyordu. İlk olarak o oynattı zaten profesyonel anlamda. Bana inananları mahcup etmedim ve iyi bir çıkış yaptım' şeklinde konuştu.

'3. Lig gerçekten çok zor'

Genç futbolcu, 'Henüz 16-17 yaşında 3. Lig'in o sert temposunda oynamak nasıldı' Oradaki fiziksel mücadelenin altından nasıl kalkabildin' sorusunu şöyle cevapladı: '3. Lig gerçekten çok zor. Sert futbol oynanıyor. Hele genç ve tecrübesizseniz, üstelik fizik olarak da daha tam yeterliliğe ulaşmadıysanız çok zor bir lig. Ben de fiziksel olarak sıkıntı çekeceğimi düşündüğüm için sürekli ekstra antrenmanlar yaptım. Hocalarımdan, futbolcu abilerimden yardım ve destek aldım. Yeteneğimin farkındaydım artık. Fizik olarak da kendimi geliştirirsem başarılı olacağımı düşündüm. Bu ekstra çalışmaların sayesinden bu sert ligde mücadele etmenin zorluğunun altından kalktım.'

'Beşiktaş'ın da bir ilgisi ve teklifi oldu'

Sezon başında Antalyaspor'a transfer sürecini anlatan Gökdeniz, 'Bana önce Antalyaspor'un ilgisi oldu. Transfer için ilk teması Antalyaspor'la sağladık. Ama sonra bir süre ses çıkmadı. Yine de takipte olduklarını biliyordum. Ardından Beşiktaş'ın da bir ilgisi ve teklifi oldu. Her konuda da anlaşma sağlandı. İş imzaya kalmıştı. Antalyaspor bu sırada tekrar ciddi bir şekilde devreye girdi ve Kocaelispor'a teklifini iletti. Kocaelispor'un istediği parayı Beşiktaş taksitlerle, Antalyaspor peşin teklif etti. Bu teklife çok sevindim. Çünkü ben de zaten Antalyaspor'da oynamak istiyordum. Futbol gelişimim ve daha fazla forma şansı bulmam açısından Antalyaspor'da oynamamın en doğru adım olacağına inanıyordum. Babama da 'Antalyaspor teklif yaptı, başka bir takımı düşünmeyelim, ben oraya gitmek istiyorum' dedim. Babam da saygı duydu. Kararımızı menajerim Murat (Erdoğan) abiye de ilettik. Ayrıca Antalyaspor ile Kocaelispor'un kardeş takım olması nedeniyle Antalya'da kendimi evimde gibi hissedeceğimi biliyordum. Antalyaspor'da da 41 numaralı formayı bu kardeşliğin daha da anlam kazanması için giyiyorum. Şimdi çok doğru bir karar verdiğimizi de görüyorum. İyi ki Antalyaspor'a transfer olma kararı vermişim' ifadelerini kullandı.

'Verilen fırsatı iyi kullandığımı düşünüyorum'

Antalyaspor'daki ilk sezonunu değerlendiren genç futbolcu, 'Öncelikle şunu söylemeliyim; 3. Lig'le Süper Lig arasında dağlar kadar fark var. Buradaki tesisler, bir futbolcunun istediği her imkanın bulunması, Nuri Şahin, Lukas Podolski ve birçok deneyimli futbolcuyla birlikte antrenmana çıkmak büyük bir tecrübe. Antalyaspor'a adım attığım ilk günden beri çalışmaya devam ettim. Şans verileceğini umuyordum ve verildi de. Verilen fırsatı da iyi kullandığımı düşünüyorum. İlk çıktığım maçta Beşiktaş'a gol atmak benim için dönüm anı olabilir. Bunun verdiği özgüvenle iyi bir çıkış yakaladığıma inanıyorum. Çalışmaya ve buna bağlı olarak fırsat bulmaya devam ediyorum. Daha çok çalışmam gerektiğinin de farkındayım' açıklamasını yaptı.

'Nuri Şahin ve Podolski ile aynı ortamda bulunmak büyük fırsat'

Nuri Şahin ve Lukas Podolski gibi yıldız oyuncularla aynı ortamda bulunmanın bambaşka bir deneyim olduğunu dile getiren Gökdeniz Bayrakdar, 'Bu isimler Dünya Kupası'nda oynamış, hatta kazanmış, Avrupa'nın üst düzey takımlarında yıllarca forma giymiş, başarılı olmuş isimler. Aynı idmanda bulunmak, onların deneyimlerinden bir kırıntı bile kazanmak benim ve takımdaki diğer genç oyuncular için bulunmaz bir fırsat. Onlardan çok şey öğreniyorum. Tabii ki onların da bize yaklaşımı çok önemli. Sadece bu iki isim değil, takımdaki diğer deneyimli abilerim de bizlere ilgi gösteriyor, destek veriyor. Gelişimimize çok faydaları oluyor. Bu anlamda şanslı bir futbolcuyum diyebilirim. Tabii ki başımızdaki Ersun Yanal Hocamızın deneyimini ve bize kattıklarını da unutmamak gerek' dedi.

'Ersun Yanal Türkiye'nin sayılı isimlerinden biri'

Gözdeniz, Teknik Direktör Ersun Yanal ile ilişkilerinin sorulması üzerine, 'Ersun Yanal Türkiye'nin sayılı isimlerinden biri. Benim gözümde bir marka. Kendisi ile çalışmaya başladığımdan bu yana oyunumun gelişmesinde çok faydası oldu. Hala oluyor ve olmaya devam edecek. Ersun Hocanın idman teknikleri çok farklı. Bilimin her imkanını kullanmaya önem veriyor. Her antrenmanımız öncesi drone kalkıyor ve canlı antrenman performansımız belirleniyor. Teknolojinin nimetlerinden azami faydalanan bir anlayışı ve bu anlamda oluşturduğu ekibi var. Bu da bizim gelişimimize büyük katkı sağlıyor. Kendisinin Türk futboluna kazandırdığı isimleri göz önüne getirdiğimizde, ben ve benim gibi genç arkadaşlarım, neden biz de onlardan biri olmayalım diyoruz. Çünkü Ersun Hocanın elinde çok daha gelişim göstereceğimizin farkındayız. Hocamız bize bu inanç ve özgüveni veriyor. Biz de onu mahcup etmemeye çalışıyoruz' cevabını verdi.

'Sonuna kadar kovalayacağız'

Takım olarak sezona iyi bir başlangıç yaptıklarını hatırlatan Gökdeniz, 'İlk yarının ortalarına doğru biraz dengemiz bozuldu. Bir teknik direktör değişikliği yaşadık. Yeni bir teknik direktör, yeni bir anlayış elbette ki biraz zaman alıyor. Fakat bu süreci çabuk atlattığımıza inanıyorum. Yeni bir oyun planımız var ve bunu çok iyi oturttuğumuzu düşünüyorum. Türkiye Kupası ile birlikte 10 maçlık bir yenilmezlik serisi yakalamamız bunun göstergesi. Sezon sonunda da ligde iyi bir sıralamada yer almak ve Türkiye Kupası şampiyonu olarak tamamlamak en büyük arzumuz. Kupa şampiyonluğu, Avrupa demek. Bunu istiyoruz ve sonuna kadar kovalayacağız' şeklinde konuştu.

'Avrupa'da forma giymek isterim'

Gökdeniz Bayrakdar, kariyer planlaması ile ilgili olarak ise, 'Antalyaspor ile 5 yıllık sözleşmem var. Ben 5 yılın sonunu düşünmüyorum. Her gün daha fazla çalışıp hem takımıma faydalı olmak hem de kişisel gelişimimin ilerlemesi için çaba göstermek istiyorum. Bu sürenin sonunda olur, farklı bir zamanda olur bilemem ama elbette ki Avrupa'da forma giymek isterim. Antalyaspor'a da önemli bir para kazandırmak isterim. Bunu bana yaptığı yatırımın karşılığı olarak değil, genç oyunculara verdiği önem ve bize duyduğu güvenin karşılığı olarak kazandırmak isterim. Antalyaspor gibi gençlere önem veren kulüpler bunun karşılığını almalı. Kulübüm izin vermeden de hiçbir yere gitmem zaten' değerlendirmesini yaptı. İHA

Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü

Galatasaray ve Milli Takımın yıldızı Barış Alper Yılmaz’ın sahadaki durdurulamaz enerjisinin, hırsının ve dev kulüpleri peşinden koşturan kariyer sıçramasının arkasındaki devrimsel formül ilk kez gün yüzüne çıktı

01.06.2026 13:25:00
Haber Merkezi
Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü
Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü
Galatasaray ve Milli Takımın yıldızı Barış Alper Yılmaz'ın sahadaki durdurulamaz enerjisinin, hırsının ve dev kulüpleri peşinden koşturan kariyer sıçramasının arkasındaki devrimsel formül ilk kez gün yüzüne çıktı! Milli futbolcu sadece fiziksel idman yapmıyor... evinde, deplasman yolculuklarında ve soyunma odasında kimsenin bilmediği gizli bir ajandaya oyunun kitabını yazıyor.






Son dönemde hem Galatasaray formasıyla kazandığı şampiyonluklarda hem de A Milli Takım'daki performansıyla Avrupa devlerinin radarına giren Barış Alper Yılmaz, başarısının tesadüf olmadığını kanıtlayan sıra dışı bir yöntemi hayata geçirdi. Fiziksel gücü ve hızıyla sahada fırtınalar estiren milli yıldızın, zihinsel hazırlık konusunda da Türk futbolunda eşine az rastlanır bir profesyonelliğe imza attığı ortaya çıktı.






HER ŞEY GÜNLÜKLE BAŞLADI

Barış Alper Yılmaz'ın her müsabaka öncesinde adeta bir ritüel haline getirdiği not tutma alışkanlığı, mental hazırlığının temelini oluşturuyor. Başarılı futbolcu, maça çıkmadan önce zihnini tamamen temizlemek ve odağını artırmak için özel bir günlük tutuyor.

- Ben bazen not tutuyorum. Mesela; maça gitmeden önce ne yapmam gerektiğini, nasıl bir yolculuk var, o gün antrenmanda tam olarak ne yaptım gibi detayları tek tek günlük tutar gibi yazıyorum.






KENDİ KENDİNİN MUHASEBESİ

Bu yöntem sayesinde deplasman yolculuklarının yorgunluğunu ve maç önü stresini minimuma indiren Barış Alper, sahaya adım atmadan önce ne yapacağını zihninde bitirmiş oluyor.

Milli futbolcunun asıl fark yaratan yönü ise son düdük çaldıktan sonra başlıyor. Maçın skoru ne olursa olsun, soyunma odasında veya eve dönüş yolunda eline kağıdı kalemi alan Barış Alper, kendi kendinin antrenörü oluyor. Maçın tarihini ve skorunu not ederek başladığı analizinde, sahadaki her saniyenin muhasebesini yapıyor.






ÖZ YANSITMA UYGULAMASI YAPIYOR

Özeleştiri mekanizmasını nasıl çalıştırdığını anlatan başarılı kanat oyuncusu, "Sonra da maç sonrası neleri yapamadım, neleri doğru yaptım, neleri daha iyi yapabilirim gibi notlar alıyorum. Skoru ve tarihi de mutlaka yazıyorum" diyerek, modern futbolun en çok ihtiyaç duyduğu "öz-yansıtma" yöntemini nasıl uyguladığını gözler önüne seriyor.






KENDİ KENDİNİN ANALİZCİSİ

Avrupa'nın elit sporcularının psikolojik destek kliniğinde öğrendiği bu yöntemi kendi iç disipliniyle harmanlayan Barış Alper Yılmaz, idman performansı ile maç performansını bu defter sayesinde birleştiriyor. İdmanda eksik kaldığı yönleri maça çıkmadan önce defterine bakarak hatırlayan yıldız isim, bir sonraki 90 dakikada aynı hataları tekrarlamayarak gelişimini somut bir şekilde hızlandırıyor.

Transfer piyasasında adı dev kulüplerle anılan ve saha içindeki güçlü karakteriyle parmak ısırtan Barış Alper'in bu gizli ajandası, genç futbolcu adayları için de tam bir ders niteliğinde.

Fenerbahçe'de Serhou Guirassy çılgınlığı

Fenerbahçe’de gelecek pazar yapılacak başkanlık seçimi formaliteden ibaret... çünkü adayların girdikleri transfer çılgınlığının asıl kazananı Serhou Guirassy oldu

01.06.2026 13:18:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'de Serhou Guirassy çılgınlığı
Fenerbahçe'de Serhou Guirassy çılgınlığı
Fenerbahçe'de gelecek pazar yapılacak başkanlık seçimi formaliteden ibaret... çünkü adayların girdikleri transfer çılgınlığının asıl kazananı Serhou Guirassy oldu. Sadettin Saran döneminde 12 milyon Euro'ya el sıkışılan, Hakan Safi ile rakamı 15-16 milyon Euro'ya tırmandıran ve son olarak Aziz Yıldırım'ın hamlesiyle rakamı 25 milyon Euro'ya fırlatan Dortmund'un 30'luk Gineli golcüsü seçimin mutlak galibi ilan edildi.






Fenerbahçe'nin seçim heyecanı ve adayların taraftara hoş görünmek için giriştikleri transfer rekabeti, Dortmund'un 30 yaşındaki Gineli golcüsü Serhou Guirassy'yi durup dururken milyoner edecek. Kulislerde dalga dalga yayılan iddialar, Aziz Yıldırım ve Hakan Safi'nin seçim popülizminin transfer piyasasını gerçek dışı bir noktaya taşıdığını kanıtlıyor.






OCAK'TA 12 MİLYON EURO'YA GELECEKTİ

Guirassy'nin menajerlik şirketi, sarı-lacivertli kulüpteki her yönetim hamlesinde fiyatı bir adım daha yukarı çekti.

Ocak Ayı (Sadettin Saran Dönemi): Süreç ilk başladığında Gineli oyuncu yıllık 12 milyon Euro civarında bir ücrete Türkiye'ye gelmeye hazırdı.

Hakan Safi'nin Hamlesi: Başkan adaylarından Hakan Safi'nin bizzat devreye girip oyuncuyla Nisan ayında masaya oturmasıyla talep 15-16 milyon Euro seviyesine ulaştı.

Aziz Yıldırım'ın Teması: Son olarak Aziz Yıldırım ve ekibinin de transfer listesine giren Guirassy için son teklifler havada uçuşunca, oyuncu cephesi açık artırmayı 25 milyon Euro'ya kadar çıkardı.

Sadece 4 ay önce 12 milyon Euro'ya imza atmaya razı olan bir futbolcu, Fenerbahçe'deki seçim yarışı sayesinde bugün kazancını tam ikiye katlamanın ve servetine servet katmanın hayalini kuruyor.






25 MİLYON EURO'YU BULAN MAAŞ

Gazetemizin 26 Mayıs tarihli özel haberinde detaylarını paylaştığı mali tablo, kulübün geleceğini geri dönülemez bir ekonomik çıkmaza sürükleme riski taşıyor. Galatasaray'ın dünyaca ünlü yıldızı Mauro Icardi ve Victor Osimhen (21 milyon Euro) gibi isimlerin kazançlarını geride bırakan Guirassy'nin faturası tam anlamıyla dudak uçuklatıyor.

Net Garanti Maaş 15 Milyon Euro
İmza Parası, İmaj Hakları & Sadakat Bonusu 10 Milyon Euro
Başarı Bonusları  Puan, gol ve asist odaklı ekstra ödemeler
Toplam Yıllık Maliyet   25 Milyon Euro






HAKAN SAFİ "ÇİRKİNLEŞTİRME" DEDİ

Fiyatın bu denli fırlamasının arkasındaki perde arkasını ise Hakan Safi'nin bizzat yaptığı açıklamalar doğruladı:

- Guirassy ile Nisan 23'ünde ben kendim de görüştüm. Yarın da görüşeceğiz. Klasik rakibimizin çirkinleştirme oyunları. Guirassy de Dortmund'un kontratlı oyuncusu... Seçimi kim kazanacaksa Guirassy'ı da gider alır. O yüzden bu kardeşiniz onu alacak inşallah.






AZİZ YILDIRIM İSİM VERMİYOR

Kulislerde konuşulan bir diğer iddiaya göre; Aziz Yıldırım'ın meydanlarda sürekli olarak "Büyük bir golcüyle anlaştım ama isim vermiyorum" demesinin arkasındaki yegane sebep Guirassy cephesinin bu doymak bilmez iştahı.

Yıldırım'ın, ismin resmen telaffuz edilmesi halinde menajerlerin fiyatı 25 milyon Euro'nun da üzerine çıkarmasından ve bu astronomik rakamların taraftar nezdinde yaratacağı mali tepkiden çekindiği belirtiliyor.

Ademola Lookman Fenerbahçe'nin avucundan böyle kaymış

Ademola Lookman krizinin perde arkasından tarihe geçecek bir seçim krizi çıktı! İddialara göre Sadettin Saran ve ekibinin 40 milyon Euro’luk dev paketle bitirme noktasına getirdiği transfer, Fenerbahçe başkan adayının 'Haziran'da onlar yok, ben başkan olacağım' çıkışıyla bir anda kördüğüme döndü

01.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
Ademola Lookman Fenerbahçe'nin avucundan böyle kaymış
Ademola Lookman Fenerbahçe'nin avucundan böyle kaymış
Ademola Lookman krizinin perde arkasından tarihe geçecek bir seçim krizi çıktı! İddialara göre Sadettin Saran ve ekibinin 40 milyon Euro'luk dev paketle bitirme noktasına getirdiği transfer, Fenerbahçe başkan adayının 'Haziran'da onlar yok, ben başkan olacağım' çıkışıyla bir anda kördüğüme döndü. İtalyan kulübü Atalanta'nın bu çift başlılık sonrası panikleyerek katı bir şekilde 'banka teminat mektubu' talep etmesi üzerine transfer çıkmaza girdi.

Fenerbahçe camiası, Ademola Lookman transferinin neden gerçekleşmediğini tartışırken, perde arkasından tam bir "seçim" krizi çıktı. İddialara göre o dönemde aday olmayı düşünen ancak resmi olarak seçim olmadığı için adaylığını açıklamayan bir ismin bir itirafı tüm krizi çorap söküğü gibi çözdü.






LOOKMAN İLE HANGİ SIFATLA GÖRÜŞTÜ

"Ben Lookman ile kışın görüştüm. Artık gündemimizde değil" açıklamasıyla yeniden alevlenen sürecin, kulüpler arasındaki finansal güven ve adayın hamlesiyle çıkmaza girdiği iddia edildi.

Transfer piyasasında büyük ses getiren süreçte, Atletico Madrid, Lookman için Atalanta ile 35 milyon Euro+5 milyon Euro bonus olmak üzere toplam 40 milyon Euro karşılığında anlaştı.






MURAT SALAR'IN AÇIKLAMASI VARDI

Oyuncu ile yıllık bonuslar dahil 9 milyon Euro maaş üzerinden el sıkışıldı. O dönemde Fenerbahçe'nin de radarına giren bu dev transferin neden gerçekleşmediğine dair en net açıklama ise Murat Salar'dan geldi:

- Atalanta kulübü teminat mektubu istedi. Fenerbahçe Kulübü, tarihi boyunca teminat mektubu vermemiştir ve teminat mektubu almamıştır. Biz bunu hakaret kabul ettik. Hangi bankanın itibarı, 120 yıllık Fenerbahçe Spor Kulübü'nden daha değerlidir?






ÖNCE BANKA TEMİNATI SORUNU YOKTU

Atalanta başta talep etmediği banka teminat mektubu konusunda neden bir anda bu kadar katılaştı? Kulüp kulislerinde konuşulan iddialar, transferin sportif değil, siyasi bir krize kurban gittiğini gösteriyor. İddialara göre süreç şu şekilde gelişti:

Sadettin Saran ve ekibi, Lookman transferi için devredeyken 35 milyon Euro'luk bonservis bedelini uzun vadeye yaymak istedi. Atalanta yönetimi ilk etapta buna sıcak baktı ve teminat talep etmedi.






BANKA TEMİNATI GÜNDEME GELDİ

Saran ile Lookman arasındaki görüşmeler sürerken, Fenerbahçe başkanlığına aday olmayı planlayan bir isim devreye girdi. Bu isim, hem Atalanta hem de Lookman cephesiyle "Haziran'daki seçimde başkan ben olacağım" diyerek görüşmeler yaptı.

Adayın bu hamlesi ve kulüpteki seçim belirsizliği Atalanta cephesinde alarm zillerinin çalmasına neden oldu. İtalyanlar, Saran yönetimine "Bir aday, Haziran'dan sonra sizin olmayacağınızı söylüyor. Eğer yönetim değişirse uzun vadeli bu ödemeleri yeni gelen başkan ödemezse ne olacak?" sorusunu yönelterek masaya acil kodlu "banka teminatı" şartını koydu.






İTALYANLAR MASADAN KALKTI

Fenerbahçe'nin kurumsal ilkeleri gereği banka teminatı vermeyi reddetmesi, Atalanta'nın ise seçim belirsizliği nedeniyle bu güvenceden geri adım atmaması üzerine köprüler tamamen atıldı. Taksitlendirme ve ödeme planında ortak nokta bulamayan İtalyan ekibi masadan kalktı.

Aziz Yıldırım'ın hayalindeki defans

Aziz Yıldırım’dan rakiplerine gözdağı, taraftarına ise transfer müjdesi geldi. Efsane Başkan, Fenerbahçe'ye Milan Skriniar’ın yanına dünya çapında bir partner getirmeye karar verdi. Manchester City’nin dünyaca ünlü sol stoperi Nathan Ake için İngiliz devinin sportif direktörü Hugo Viana ile masaya oturan Yıldırım ve ekibi, dev operasyonun mali şartlarını belirledi. İngiliz ekibinin kapıyı 11 milyon Euro’dan açtığı tarihi pazarlıkta, Fenerbahçe'nin masaya koyduğu 8 milyon Euro bonservis ve oyuncuya önerilen yıllık 6 milyon Euro’luk rüya kontratın detayları sızdı

01.06.2026 12:37:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım'ın hayalindeki defans
Aziz Yıldırım'ın hayalindeki defans
Fenerbahçe'de yaklaşan kongre öncesinde başkan adaylarından Aziz Yıldırım, taraftarı ayağa kaldıracak transfer hamlelerine bir yenisini daha ekledi. Yıldırım, Milan Skriniar'ın yanına dünya çapında partner olarak Nathan Ake'yi getirmek için hamlesini yaptı.






TEKLİF BİLE HEMEN HEMEN NETLEŞTİ

Edinilen bilgilere göre; Manchester City'nin Sportif Direktörü Hugo Viana ile direkt temas kuruldu. İngiliz ekibi, kontratı devam eden 31 yaşındaki Hollandalı sol stoper için kapıyı 11 milyon Euro'dan açtı. Yıldırım ve ekibinin masaya koyduğu ve şu an sıcaklığını koruyan güncel şartlar ise şu şekilde:

-Bonservis Bedeli: 8 milyon Euro
-Oyuncu Maaşı: 6 milyon Euro + başarı bonusları






MUTLU SONLA BİTERSE NELER OLUR

Eğer bu transfer operasyonu mutlu sonla biterse, Fenerbahçe sadece Türkiye'de değil, Avrupa'da da parmakla gösterilecek bir savunma duvarı örmüş olacak. Teknik direktörün henüz belli olmadığı ortamda bu ikilinin vadettikleri ise heyecan verici.






SKRINIAR İLE BÜYÜK VAADLER

- Sağ ayaklı Skriniar ile sol ayaklı Ake, geriden oyun kurarken rakip presi sıfıra indirecek. Ake'nin Guardiola tedrisatından gelen dikine pas kalitesi, sarı-lacivertlileri set hücumunda bambaşka bir seviyeye taşıyacak.

- Nathan Ake'nin sol bek geçmişi, Fenerbahçe'ye maç içinde anında formasyon değiştirme esnekliği sağlayacak. Takım, geçişlerde hiçbir oyuncu değişikliği yapmadan rahatlıkla 3-4-2-1 veya 4-4-2 düzenine evrilebilecek.

- Skriniar öne doğru basan, rakip forvetleri fiziksel olarak yıpratan sert bir oyun tarzına sahipken; Ake muazzam pozisyon bilgisi ve atletizmiyle arkaya atılan tüm topları süpüren "emniyet sibobu" görevini üstlenecek.

Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan

Beşiktaş'ın teknik direktör arayışlarında Raffaele Palladino ismi gündeme geldi. Türkiye'ye gelmeye hazır olduğu iddia edilen İtalyan teknik adam 'genç yetenek avcısı' unvanına sahip

01.06.2026 12:30:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan
Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan
Beşiktaş'ın teknik direktör arayışlarında Raffaele Palladino ismi gündeme geldi. Hem kariyerinde yeni bir sayfa açmaya hem de Türkiye'ye gelmeye hazır olduğu iddia edilen İtalyan teknik adam elindeki kadrolardan maksimum verim alarak 'genç yetenek avcısı' unvanını kazandı. Modern 3-4-2-1 sistemiyle taktiksel bir devrim vaat eden İtalyan çalıştırıcı için soru işaretleri de var.






Yeni sezon öncesi teknik direktör arayışlarını yürüten Beşiktaş yönetiminin rotasını bu kez de Raffaele Palladino'ya çevirdiği iddia edildi. Dedikodulara bakılacak olursa Atalanta'dan ayrılması beklenen 41 yaşındaki çalıştırıcıyla siyah-beyazlı yönetim ciddi şekilde ilgileniyor.






MAKSİMUM VERİM ALAN TEKNİK ADAM

Monza'daki başarılı çıkışının ardından Fiorentina ve Atalanta'da görev yapan Palladino, Coverciano patentli modern İtalyan ekolünün en dikkat çeken temsilcilerinden biri.






Modern 3-4-2-1 dizilişiyle takımını sahaya süren genç teknik adam; agresif şok pres, yüksek atletizm ve kanat beklerinin çift yönlü dominasyonuna dayalı bir oyun tercih ediyor.

Kulüp projelerine sadakati ve elindeki malzemeden maksimum verim almasıyla tanınan Palladino, bütçe disiplini içinde genç oyuncuları parlatma konusunda Serie A'nın en başarılı isimleri arasında.






HAYATINDA HİÇ YURT DIŞINA ÇIKMADI

Palladino ismi taktiksel modernizmiyle heyecan yaratsa da, Beşiktaş cephesinde bu tercihe dair bazı soru işaretleri de tartışılıyor.

Kariyerinde İtalya dışına hiç çıkmamış olan 41 yaşındaki hocanın, İstanbul'daki şampiyonluk baskısına ve kaotik medya atmosferine nasıl reaksiyon vereceği en büyük merak konusu.






TÜRKİYE'DEKİ BASKIYI KALDIRABİLİR Mİ?

İtalyan basınında, Palladino'nun takımlarının hedefe giden kritik virajlarda zaman zaman stres yönetimi sorunları yaşadığına dair eleştiriler yer alıyor.

Türkiye Ligi'nin sert yapısı ve Beşiktaş'ın mevcut kadrosunun üçlü savunma esnekliğine ne kadar sürede uyum sağlayabileceği, bu olası transferin önündeki en büyük risk analizi olarak değerlendiriliyor.

Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak

Aziz Yıldırım'ın üstü kapalı verdiği Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile Aykut Kocaman isimleri Fenerbahçe camiasında "bizi 2026-27 sezonunda neler bekliyor" sorularını da beraberinde getirdi 
 

01.06.2026 11:50:00 / Güncelleme: 01.06.2026 12:44:47
Haber Merkezi
Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak
Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak
Aziz Yıldırım'ın başkanlık koltuğuna yürürken üstü kapalı verdiği Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile Aykut Kocaman isimleri Fenerbahçe camiasında "bizi 2026-27 sezonunda neler bekliyor" sorularını da beraberinde getirdi. Eğer beklendiği gibi bu "kare as" kurulursa camia, sahada fanteziyi ve bol gollü maceraları bir kenara bırakıp, rakipleri fiziksel olarak ezen, 90 dakika disiplinden kopmayan pragmatik bir başarı makinesini izlemeye hazır olmalı.






Fenerbahçe camiasında seçim rüzgarları eserken, başkan adayı Aziz Yıldırım'ın açıklamaları ve transfer kulislerinden sızan isimler radikal bir felsefe değişimine işaet ediyor. Kulislerde forvet için yükselen Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile teknik direktörlük için Aykut Kocaman'ın isimlerinin yükselmesi 2026-27 sezonunun taktiksel şifrelerini vermeye başladı.






GÖZE HOŞ GELMEYECEK FUTBOL

Eğer Aziz Yıldırım seçimi kazanır, Aykut Kocaman kulübeye geçer ve bu dev forvet ikilisi transfer edilirse; yeni sezonda Fenerbahçe'nin "göze hoş gelen, çılgın, bol gollü ve macera dolu" bir futbol oynamayacağı iddiasına zemin hazırladı.

Aykut Kocaman'ın katı oyun disiplini ile Muriqi ve Guirassy'nin karakteristik özellikleri bir araya geldiğinde ortaya çıkacak muhtemel saha içi karakteri şu şekilde özetlenebilir:






SAVUNMA EN UÇTA BAŞLAYACAK

- Yeni sezonda Fenerbahçe, Türkiye liginin fiziksel olarak en yırtıcı takımı olmaya aday. Guirassy ve Muriqi'in ön alandaki pres gücü, savunmanın en uçtan başlamasını sağlayacak.

- Muriqi'in sırtı dönük oyunu ve hava hakimiyeti, Guirassy'nin ise bitiriciliği ve bağlantı kalitesi rakip stoperler için kabusa dönüşecek. İkili mücadelelerde yıkılmayan bir Fenerbahçe izleyeceğiz.






- Kocaman'ın vazgeçilmez kuralı bu sezonda da değişmeyecek. 90 dakika boyunca taktiksel disiplinden kopmayan, kompakt mesafesini kaybetmeyen ve önceliği "gol yememek" olan bir takım sahada olacak.

- Set oyununun tıkandığı anlarda, iki dev kuleyle duran top organizasyonları ve kazanılan toplarla yapılacak kusursuz geçiş hücumları en büyük skor silahı haline gelecek.






ROMANTİK BİR FUTBOL OLMAYACAK

Kadıköy'de tribünler daima hücum eden, coşkulu ve tabelayı her an değiştirebilen "romantik" bir futbolu arzuluyor. Ancak Kocaman ve Yıldırım ortaklığının vadettiği şey romantizm değil, soğukkanlı bir matematik futbol.






Günün sonunda, 2026-27 model bu takım belki her maç 4-5 gol atmayacak, belki izleyenlere her saniye büyük bir futbol ziyafeti sunmayacak; ancak sahaya çıktığında yıkılması neredeyse imkansız, ligin en zor gol yiyen ve tabelayı almasını bilen takımı olacak. Fenerbahçe camiası için estetiğin yerini tamamen "mutlak başarıya" bırakacağı yeni bir dönem, hemen eşikte bekliyor.

PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor

PSG’nin Şampiyonlar Ligi’nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı

01.06.2026 10:24:00
Haber Merkezi
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı.

Dünya kamuoyu 'Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?' sorusuna yanıt ararken, madalyonun arkasından derin bir sosyolojik kriz çıktı. Katarlı sahipleriyle küresel elitlerin markası haline gelen PSG, banliyölerde yaşayan dışlanmış gençlik için bir spor kulübünden çok daha fazlasını ifade ediyor.







PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste ikinci kez kupayı müzesine götürmesi, futbol tarihinde devasa bir sportif başarı olarak kayıtlara geçti.

Ancak tıpkı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bitiş düdüğünün ardından Paris sokakları kutlama alanına değil savaş meydanına döndü. Dünyaca ünlü Şanzelize olmak üzere şehrin simge noktalarında dükkanlar yağmalandı, araçlar ateşe verildi ve polis ile taraftarlar arasında saatlerce süren çatışmalar yaşandı.







SEVİNÇ DEĞİL TOPLUMSAL İSYAN

Dünya kamuoyu "Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?" sorusunu tartışırken, sosyologlar ve psikologlar madalyonun arkasındaki acı gerçeğe işaret ediyor. Paris sokaklarındaki bu patlama bir sevinç gösterisi değil, futbol maskesi takmış yapısal bir öfke ve toplumsal bir isyan.

EKONOMİK OLARAK DIŞLANANLAR

Uzmanlara göre olayların merkezinde, Paris'in keskin coğrafi ve sosyal sınırları yer alıyor. Katarlı sahipleri ve ultra lüks imajıyla küresel bir elit markası olan PSG'nin sokaktaki taraftarı şehrin banliyölerde yaşayan, ekonomik olarak dışlanmış ve göçmen kökenli gençlerden oluşuyor.







KENDİLERİNİ GÖRÜNÜR KILIYOR

Şampiyonluk geceleri, normal şartlarda kendilerini bu lüks merkeze ait hissetmeyen, polisin sürekli "şüpheli" gözüyle baktığı banliyö gençliği için kitlesel bir akın fırsatı yaratıyor. Sosyologlar, bu durumu "merkezden intikam alma psikolojisi" olarak tanımlıyor. Gençler, şampiyonluk coşkusunu bir avantaja çevirerek sistem tarafından görünmeyen kimliklerini, şehrin en zengin caddelerinde "Biz buradayız" diyerek görünür kılıyor.







ANTİ POLİSİSYANI

Özellikle banliyö gençleri ile Fransız güvenlik güçleri arasında on yıllardır süren, ırkçılık ve aşırı güç kullanımı iddialarıyla beslenen kronik husumet, bu tarz gecelerde fitili ateşleyen en büyük unsur. Kutlamalar sırasında atılan tek bir havai fişek ya da polisin sert bir müdahalesi, saniyeler içinde geceyi bir "anti-polis isyanına" çeviriyor.







NORMALDE YAPMAYACAK OLANLAR

Binlerce insanın bir arada olduğu kaotik ortamlarda birey, kendi kimliğinden sıyrılarak kalabalığın içinde anonimleşiyor. Bu durum "cezasızlık" hissi yaratarak, normalde tek başına asla vitrin kırmayacak ya da araç yakmayacak kişileri vandalizmin bir parçası haline getiriyor.

KONFORLU MEŞRU ZEMİN HAZIRLIYOR

Fransa'daki ekonomik durgunluk, gelecek kaygısı ve yüksek genç işsizliği, bu kitlelerde muazzam bir içsel öfke biriktiriyor. Şampiyonluk gibi ekstrem duygu patlaması yaşanan anlar, bu birikmiş öfkenin dışarı salınması için en "konforlu" meşru zemini sunuyor. Sevinç ile öfke arasındaki çizgi bu yüzden bu kadar hızlı bulanıklaşıyor.

Serdar Adalı'nın transferlerini onlar mı belirleyecek?

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı'nın bayramın ikinci gününde evinde ağırladığı sosyal medya fenomenleri ile yeni sezonun transfer stratejisini çizdiği iddia edildi

01.06.2026 10:19:00 / Güncelleme: 01.06.2026 10:34:09
Haber Merkezi
Serdar Adalı'nın transferlerini onlar mı belirleyecek?
Serdar Adalı'nın transferlerini onlar mı belirleyecek?
Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı'nın bayramın ikinci gününde evinde ağırladığı sosyal medya fenomenleri ile yeni sezonun transfer stratejisini çizdiği iddia edildi.

Kulübün yeni futbol aklını ve yönetim modelini tamamen dijital dünyaya kaydırdığını eleştirileri böylece ayyuka çıktı.







Daha önce ekranlardan kulübe katılan Önder Özen, Sergen Yalçın ve Serkan Reçber örneklerinin ardından yaşanan bu son gelişme, camiada "Beşiktaş'ı artık sosyal medya yönetiyor, yeni transferleri de fenomenler yapacak" tartışmalarının fitilini ateşleri.

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı, kritik yaz transfer dönemi öncesinde camiada ve dijital dünyada birlik sağlamak adına ezber bozan bir hamleye imza attı. Bayramın ikinci gününde evinin kapılarını açan Adalı, siyah-beyazlıların yeni yol haritasını sosyal medyanın gücüyle şekillendirmeye çalıştı.







TRANSFER STRATEJİLERİ KONUŞULDU

Bu kritik buluşmada Adalı; siyah-beyazlı camiaya yön veren yüksek takipçili sosyal medya fenomenlerini ağırladı. Kulislerden sızan bilgilere göre kahvaltının ana gündem maddesi, Beşiktaş'ın yaklaşan yaz dönemi transfer stratejisi ve yeni futbol planlaması oldu.

SOSYAL MEDYADA BİRLİK OLMA

Bu organizasyon, kritik transfer dönemi öncesinde Beşiktaş camiasının sosyal medyada tek ses olması ve algı yönetiminin doğru yönlendirilmesi açısından stratejik bir adım olarak yorumlandı.

Siyah-beyazlı yönetimin, dijital dünyadaki dağınık yapıyı toparlayarak "sosyal medyada birlik olma" misyonuyla bu hamleyi gerçekleştirdiği ve kulübün yeni dönemdeki iletişim dilini bu sacayağı üzerine kurmak istediği belirtiliyor.







BAŞA GEÇENLER HEP SOSYAL MEDYADAN

Serdal Adalı'nın bu hamlesi, Beşiktaş'ın son dönemde ekran ve sosyal medya yüzlerine gösterdiği kurumsal ilginin de bir devamı niteliğinde. Kulübün hafızası incelendiğinde, sosyal medyanın Beşiktaş yönetim ve teknik kadro kararlarındaki ağırlığı dikkat çekiyor.

Yakın zamanda Beşiktaş'ta yeniden yapılanma çalışmaları doğrultusunda Futbol Direktörlüğü görevine getirilen Önder Özen, bu göreve gelmeden önce uzun bir süredir sosyal medya mecralarında ve dijital kanallarda yorumculuk yapıyordu.







SERGEN VE REÇBER DE ORADAN ÇIKTI

Siyah-beyazlılarda daha önce görev yapan teknik direktör Sergen Yalçın ve idari kadroda yer alan Serkan Reçber de Beşiktaş'ın başına geçmeden önce yine sosyal medyada ve dijital ekranlarda yorumcu olarak görev alıyor, kitleleri peşinden sürüklüyordu.







ÖNDER ÖZEN DE SOSYAL MEDYADAN

Başkan Serdal Adalı'nın hem futbol aklını dijital mecralarda rüştünü ispatlamış Önder Özen gibi isimlere emanet etmesi hem de transfer öncesi fenomenlerle evinde strateji toplantısı yapması, spor kulislerinde "Serdal Adalı Beşiktaş'ı sosyal medya vizyonuyla yönetiyor" yorumlarının yüksek sesle yapılmasına neden oldu.

Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu' Arda Güler

Real Madrid'de forma giyen milli oyuncu Arda Güler, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde "Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu" ödülünü kazandı

01.06.2026 00:54:00
İhlas Haber Ajansı
Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu' Arda Güler
Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu' Arda Güler
Real Madrid'de forma giyen milli oyuncu Arda Güler, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde "Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu" ödülünü kazandı.

UEFA, sezon ödüllerini açıklarken, milli oyuncu Arda Güler'e bir ödülün sahibi oldu. UEFA yaptığı açıklamada, "Real Madrid'in orta saha oyuncusu Arda Güler, UEFA Teknik Gözlem Grubu tarafından UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Oyuncusu' seçildi" ifadelerini kullandı.



Real Madrid formasıyla bu sezon başarılı bir performans sergileyen 21 yaşındaki yıldız, sezonu La Liga'da 4 gol ve 9 asist, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde ise 2 gol ve 4 asistle noktaladı. Güler, özellikle Bayern Münih maçında attığı iki golle dikkatleri üzerine çekmişti.

Hacıosmanoğlu'na darbe uzaktan gelmedi

TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu zehir zemberek açıklamalar yaptı. bir yıldır uğradığı haksızlıkları ve organize saldırıları tek tek not ettiğini belirten Hacıosmanoğlu, isim vermeden eski kulübü Trabzonspor'un Başkanı Ertuğrul Doğan ve mevcut yönetimini de adeta topa tuttu. Bordo-mavili kulübün saha içi başarısızlıklarını ve mali eksikliklerini örtbas etmek için kendisinin hedef tahtasına oturtulduğunu vurguladı

31.05.2026 21:47:00
Haber Merkezi
Hacıosmanoğlu'na darbe uzaktan gelmedi
Hacıosmanoğlu'na darbe uzaktan gelmedi
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu uzun süre konuşulacak, sitem ve öfke dolu açıklamalara imza attı. Eski kulübü Trabzonspor'un mevcut yönetimiyle uzun süredir perde arkasında yaşanan gerilim, Hacıosmanoğlu'nun patlamasıyla gün yüzüne çıktı.






Gündeme bomba gibi düşen açıklamalarında organize bir sosyal medya operasyonuna maruz kaldığını belirten TFF Başkanı, şu ifadelerle adeta meydan okudu:
 
"ALLAH'A HAVALE EDİYORUM" SÖZLERİ
 
- Yaklaşık bir senedir, not alıyorum... Allah'a havale ediyorum! Kişisel herkese verecek cevabım var ama bir senedir kimseye kişisel cevap vermiyorum! Başarı yakalamak için insanları insanların önüne atabilirsiniz. Paralı troller tutabilirsiniz. Bu kainatın bir efendisi var, her şeyi görüyor!







İBRA SÜRECİ HAKKINDA KONUŞTU
 
Hacıosmanoğlu'nun konuşmasındaki en dikkat çekici detaylardan biri, Trabzonspor yönetiminin saha içi ve dışındaki eksikliklerini örtmek için kendisini hedef göstermesi üzerine oldu.
 
Bordo-mavili kulübün mali ibra süreçleri ve sportif sonuçlar üzerinden faturayı geçmişe kesme çabasına tepki gösteren Hacıosmanoğlu, "İşlemediğimiz suçtan, kendi eksikliklerinizden bizi toplum önüne atıyorsunuz!" sözleriyle mevcut yönetimin taraftar algısını yönetmeye çalıştığını iddia etti.







KORKAKLIK TEPKİSİ VERDİ
 
Hacıosmanoğlu, arkasından dönen oyunları "korkaklık" olarak nitelendirerek sözlerini çok daha ağır bir tonda sürdürdü. Sosyal medyadaki paralı hesaplar üzerinden ailesinin hedef alındığını belirten TFF Başkanı, konuşmasını şu çarpıcı sözlerle noktaladı:
 
- O yapılanların binde birini, benim yüzüme karşı yapacak adam daha anasından doğmadı. Trollerle ölmüş anneme küfür ettiriyorsunuz! Yaradan her şeyi görüyor!
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.