logo
16 ŞUBAT 2026


Gençler duygusal yorgunluk ve yalnızlık hissediyor

Uzmanlar, sınav odaklı eğitim sistemi ve erken yaşta sosyal medya kullanımının gençlerde yalnızlık ve mutsuzluğu artıran en önemli faktörler arasında yer aldığını söyledi

01.02.2026 10:13:00
İhlas Haber Ajansı
Gençler duygusal yorgunluk ve yalnızlık hissediyor
Gençler duygusal yorgunluk ve yalnızlık hissediyor
Uzmanlar, sınav odaklı eğitim sistemi ve erken yaşta sosyal medya kullanımının gençlerde yalnızlık ve mutsuzluğu artıran en önemli faktörler arasında yer aldığını söyledi.

Gençlerin ruh haline ilişkin yapılan araştırmaların dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Yılmaz, yapılan değerlendirmelere göre gençlerin yarısından fazlasının kendisini mutlu, neşeli ve heyecanlı hissettiğini ifade ederken, yarısına yakınının ise mutsuzluk, yalnızlık ve duygusal yorgunluk yaşadığını belirtti. Prof. Dr. Ercan Yılmaz, erkek gençlerin kadın gençlere kıyasla yalnızlık ve mutsuzluk duygularını daha yoğun yaşadığını vurguladı. Erken yaşta sosyal medya kullanımının gençlerde yalnızlık hissini artırdığına ve mutsuzluğu derinleştirdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ercan Yılmaz, sınav odaklı eğitim sisteminin de gençler üzerinde ciddi bir performans baskısı oluşturduğunu belirtti.



Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Yılmaz Türkiye ölçeğinde gençler üzerine bir araştırma yaptıklarını belirterek, "15-23 yaş arasında gençler üzerinde gerçekleştirdiğimiz bir çalışma sonucunda gençlerin mutluluğu ve yalnızlık duyguları üzerinde önemli sonuçlar ortaya çıktı. Araştırmamızın örneklerinde yaklaşık bin 547 genç var. Bu araştırmayı yüzde 95 güven aralığında güvenilir bir örneklem büyüklüğünde gerçekleştirdik.

Araştırmamızda geçerli ve güvenilir ölçme araçları kullandık. Araştırma sonuçlarımıza göre gençlerin yarısından fazlası olumlu duygular yaşıyor. Daha mutlu, daha neşeli, kendisini daha mutlu hissediyor, heyecanlı hissediyor. Ama yarısına yakını da mutsuz, neşesiz, her şeyden önce duygusal yorgunluk ve yalnızlık hissediyor. Yine baktığımız zaman araştırma sonuçlarında erkek gençler, kadın gençlere göre daha fazla mutsuz ve yalnızlık duygularını daha fazla hissediyorlar. Erken yaşta sosyal medya kullanımı gençleri yalnızlığa yönlendiriyor ve yalnızlık duygusunu daha fazla arttırıyor. Aynı zamanda mutsuz ediyor. Gençler sosyal ortamlarda, sosyal medyada olsa bile o ortamlarda kendilerini yalnız hissedebiliyorlar" dedi.

"Eğitim sistemimiz çocuklarımızı daha fazla yorgun, daha fazla mutsuz ve daha fazla yalnız hale getiriyor"



Eğitim sisteminin öğrencileri daha duygusallaştırarak yorgun hale getirebildiğini ifade eden Prof. Dr. Ercan Yılmaz, "Çocuklarımızda ciddi bir şekilde sınav performansı kaygısı var. Aileler çocuklarının başarılı olabilmesi için her türlü ortamı oluşturmaya çalışıyor. Ama bu oluşturma çabası aynı zamanda çocuklarda bir beklenti de oluşturuyor.

Çocukların eğitim sürecine bu beklentiyi karşılayamaması ya da beklentiyi karşılamak için ciddi bir şekilde çaba içerisine girmesi, bir mücadele içerisine girmesi gençleri daha fazla duygusal yorgun haline getirebilir veya bu süreçte kendilerini daha fazla yalnız hissettirebilir. Birinci bulgu bu esasında. Yani bizim eğitim sistemimiz çocuklarımızı daha fazla yorgun, daha fazla mutsuz ve daha fazla da yalnız hale getiriyor.



Bunlardan birincisi de yani eğitim sistemimizin maalesef sınav odaklı bir eğitim anlayışı olması ve çocuklarımızın performansının sınav merkezli birtakım yaklaşımlarla ölçülmeye çalışılması. Yine yoğun bir şekilde sosyal medya kullanımı yani erken yaşlarda sosyal medya kullanan çocuklar, gençler daha geç yaşlarda sosyal medya alışkanlığı olan gençlere göre daha fazla mutsuz, daha fazla yalnız. Erken yaşlarda sosyal medya kullanımına başlamak süreç içerisinde gençleri daha fazla yalnız, daha fazla mutsuz edebiliyor" ifadelerini kullandı.

"Bilişin, bilincin, bilginin, duygunun paylaşılmadığı bir ortamda çocuklar kendilerini daha fazla yalnız hissedebilir"



Çocuklar aile ortamında bulunsa bile tüm aile üyelerinin sosyal medyanın içerisinde olduğunu dikkat çeken Prof. Dr. Ercan Yılmaz, "Evet, herkes evde, aynı fiziki ortamda ama bilinçleri, duyguları aynı ortamda değil. Sonuç olarak bilişin, bilincin, bilginin, duygunun paylaşılmadığı bir ortamda çocuklar kendilerini daha fazla yalnız hissedebilirler. Yine eğitim sistemimiz de böyle maalesef. Yani biz çocuklarımızı bilgi aktarılması gereken varlıklar olarak görüyoruz.

Ama varlık böyle bir şey değil. Yani sanatın olmadığı, sporun olmadığı bir yerde, duygunun olmadığı bir yerde, çocuklar duygularını ifade edemediği, aynı zamanda enerjisini aktaramadığı ortamlarda kendisini daha fazla duygusal yorgun hissedebilir, daha fazla yalnız hissedebilir, daha fazla mutsuz olabilir. Çünkü zamanımızda gençler çok fazla kalori alıyor. Ama bu kaloriyi, bu enerjiyi harcayabilecek ortamlar bulamıyorlar. Yani gençlerimizin çoğunda rutin bir spor alışkanlığı yok, sanatsal faaliyetler yok. Bunlar da gençlerin kendisini daha rahat ifade edememesine sebep olabilir. Bu da beraberinde hem mutsuzluğu hem de yorgunluğu getirebilir" diye konuştu.

Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı

CHP PM Üyesi Barış Övgün, son dönemdeki bakan atamalarının perde arkasını, bürokrasi ile siyasetin iç içe geçtiği "Hibrit Merkezileşme" modelini ve muhalefete yönelik artan baskıların gerçek nedenlerini analiz etti

16.02.2026 14:49:00
Ahmet Turan Yiğit
Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı
Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı
Türkiye siyaseti, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarındaki kritik değişimlerle yeni bir döneme evriliyor. İstanbul'un güçlü savcılarından Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olması bir "tenzili rütbe" mi yoksa büyük bir yeniden yapılandırma hamlesi mi? CHP PM Üyesi Barış Övgün, son dönemdeki bakan atamalarının perde arkasını, bürokrasi ile siyasetin iç içe geçtiği "Hibrit Merkezileşme" modelini ve muhalefete yönelik artan baskıların gerçek nedenlerini analiz etti.

CHP PM Üyesi Barış Övgün'ün konuşmasını izleyin:

Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar

Tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla yargılanmasına devam edildi. Mahkeme, duruşmayı 6 Temmuz'a erteledi

 

16.02.2026 14:00:00
Anadolu Ajansı
Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar
Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar

Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 8 yıl 9 aya kadar hapis istemiyle yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesince Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, başka suçtan tutuklu Ekrem İmamoğlu ve avukatları katıldı.

Duruşmada, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, bazı milletvekilleri, parti yöneticileri, il ve ilçe belediye başkanları ile çok sayıda izleyici olarak yer aldı.

Jandarma tarafından salona getirilen İmamoğlu izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.

Bu sırada mahkeme hakimi, görüntü alınmaması için salondakileri uyardı.

Duruşmanın başlangıcında açıklama yapan hakim, "Bir önceki celse İdare Mahkemesinin kararının beklenmesine karar vermiştik. Karar verildi ama dosya henüz kesinleşmedi." diyerek İmamoğlu'na savunmasına ekleyeceği bir şey olup olmadığını sordu.

Söz alan İmamoğlu, bu hafta ramazan ayının başlayacağını dile getirerek, "Ne yazık ki ramazan ayları böyle talihsiz durumlarla ülkemizi yorduğumuz yılları bizlere yaşattı. Halbuki ramazan ayı berekettir. İnsan Yaradan'a sığınır. İnsanların eşitlenmesini hissetmesi adına bir fırsat ayıdır. Ama üzücüdür ki 2019 yılı ramazan ayında seçimi iptal eden zihniyetin 2025 yılı ramazan ayında diplomamı iptal eden zihniyetin yine ramazan aynına denk getirerek yargılanacağımız bir sürecini yaşayacağız. " diye konuştu.

Yargılandığı davaları aktaran İmamoğlu, bütün bunların ana sebebinin korku olduğunu kaydetti.

İmamoğlu, "Beni gidin İstanbul'un her semtinde kurulan pazarlardaki pazarcılara sorun, esnaf lokantalarına, garsonlara sorun. İstanbul'un her caddesine, sokağına sorun. Beni üniversite arkadaşlarıma, köydeki arkadaşlarıma, Kıbrıs'taki arkadaşlarıma sorun. Ben gerçeğim." diye konuştu.

Artık suçun delille kurulmadığını öne süren İmamoğlu, hukuk manşetlerin arasında oluşturulmak istendiğini iddia etti.

İmamoğlu, "Ben çok gerçeğim. Benden her şeyi parçalasınız sahteci çıkmaz. Siz ne yaparsanız yapın bu millet size tokat atacak. Bu dosyanın boş olduğunu, delille ilgisi olmadığını ilk günden beri söylüyorum. Ortada delil yok, sadece kötü niyetle yazılmış senaryolar var." ifadelerini kullandı.

Savunmanın ardından duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, "Savunmaya diyeceğimiz yok. İdare Mahkemesine kararın kesinleşip kesinleşmediğinin sorulması kamu adına mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirdi.

Ekrem İmamoğlu'nun avukatları ise İdare Mahkemesinin kararının bekletici sebep yapılmamasını talep etti.

Mahkeme, İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesine açtığı davanın reddedilmesine ilişkin kararının kesinleşmesinin beklenmesine, mahkemeye müzekkere yazılarak gerekçeli kararın istenmesine hükmetti.

Haklarında tefrik kararı verilen kişilerle ilgili soruşturmanın akıbetinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sorulmasına karar veren mahkeme, duruşmayı 6 Temmuz saat 11.00'e erteledi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 18 Eylül 2024'te Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının sahte olduğu iddiasıyla CİMER'e başvuruda bulunulduğu aktarılıyor.

Aynı iddiaya ilişkin 1 Ekim 2024'te savcılığa şikayet dilekçesi sunulduğu belirtilen iddianamede, söz konusu şikayetin ardından soruşturma başlatıldığı kaydediliyor.

İddianamede İmamoğlu'nun Kıbrıs'ta öğrenim gördüğü ve İstanbul Üniversitesine geçiş yaptığı "University College of Northern Cyprus'ın (UCNC)" 1990'da Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) tarafından tanınan üniversitelerden biri olmadığı belirtiliyor.

YÖK'ün 1988 ve 1992'deki yazılarında, KKTC'de faaliyet gösteren YÖK kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesinin tanındığının anlaşıldığı ifade edilen iddianamede, yatay geçiş kontenjanlarının usulsüz olarak artırıldığı anlatılıyor.

İddianamede, yatay geçiş başvurularında bazı öğrencilerin listeden usulsüz olarak silinerek yine listeye yeni öğrencilerin eklendiği, 3 kişilik kontenjanı bulunan bölüme usulsüz olarak 54 kişinin alındığı kaydediliyor.

İstanbul Üniversitesinin, KKTC'deki eğitim kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesinin YÖK tarafından tanınmakta olduğunu bilmesine rağmen İmamoğlu'na ait öğrenci dosyasının incelenmesinde, gerçekte "University College of Northern Cyprus" adlı eğitim kurumuna kayıtlı olduğunun anlaşıldığı belirtilen iddianamede, İmamoğlu'nun İstanbul Üniversitesi'ne yatay geçişi sırasında gerçeğe aykırı şekilde, öğrenci kütük defterine Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi olarak kaydedildiğinin tespit edildiği ifade ediliyor.

İddianamede, İmamoğlu'nun gerek yatay geçiş işlemleri sırasında gerekse daha sonraki süreçlerde "University College of Northern Cyprus" kurumuyla ilgili durumu açıkça bildiği, buna rağmen kamuoyunda farklı bir algı oluşturacak şekilde hareket ettiği, tüm bu hususların ifade sırasında kendisine sorulduğu ancak şüphelinin söz konusu soruları cevapsız bırakarak açıklama yapmaktan kaçındığının anlaşıldığı kaydediliyor.

"Resmi belgede sahtecilik" suçu zincirleme şekilde işlendi

İddianamede, İmamoğlu'nun "resmi belgede sahtecilik" suçuna iştirak ettiği, hileli bir şekilde aldığı evrakı yüksek lisans amacıyla İstanbul Üniversitesi'ne, askerlik hizmeti amacıyla Milli Savunma Bakanlığına ve Yüksek Seçim Kuruluna sunarak kullandığı ve "resmi belgede sahtecilik" suçunu zincirleme şekilde işlediği aktarılıyor.

İmamoğlu'nun "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, ayrıca işlemiş olduğu kasıtlı suç nedeniyle hapis cezasına mahkum edilmesi halinde Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53. maddesinde yer alan belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi de isteniyor.

Ayrıca iddianamede, İmamoğlu'nun sahte olarak elde ettiği iddia edilen evrakın TCK'nın 54. maddesi uyarınca müsadere edilmesine karar verilmesi talep ediliyor.

Bu arada, İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesine açtığı dava 23 Ocak'ta reddedilmişti. 

Taşan Gediz Nehri dolayısıyla mahsur kalanlar kurtarıldı

Manisa'da etkili olan sağanak yağışların ardından Gediz Nehri'nin taşmasıyla oluşan sel baskınlarında mahsur kalan 44 vatandaş ile 127 besi hayvanı, Manisa Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin yoğun çalışması sonucu güvenli bölgelere tahliye edildi

16.02.2026 13:32:00 / Güncelleme: 16.02.2026 13:36:41
İHA
Taşan Gediz Nehri dolayısıyla mahsur kalanlar kurtarıldı
Taşan Gediz Nehri dolayısıyla mahsur kalanlar kurtarıldı
Kent genelinde etkisini sürdüren sağanak yağış sonrası Gediz Nehri'nin taşması, nehir kıyısındaki mahallelerde su baskınlarına yol açtı. İhbarların ardından harekete geçen Manisa Büyükşehir Belediyesi ekipleri, selden etkilenen bölgelere kısa sürede ulaştı. Evlerinde mahsur kalan 44 vatandaş ile 127 büyükbaş ve küçükbaş hayvan, yürütülen koordineli çalışmalarla güvenli alanlara çıkarıldı.



Botlar ve iş makineleriyle tahliye

Taşkının ardından bölgeye sevk edilen İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, botlarla su basan alanlarda durum tespiti yaptı. Fen İşleri Dairesi'ne bağlı iş makinelerinin desteğiyle gerçekleştirilen operasyonlarda mahsur kalan aileler ve hayvanları tahliye edildi.



Hayvanlar güvenli alana alındı

Tahliye edilen hayvanlar, Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Hayvan Pazarı'na yerleştirildi. Selden zarar gören üreticilerin mağduriyetini azaltmak amacıyla belediye tarafından bölgeye 2 ton yem desteği sağlandı.



500 kum çuvalıyla önlem

Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı ekipleri, su seviyesinin yükseldiği kritik noktalarda gece boyunca nöbet tuttu. Yaklaşık 500 kum çuvalı kullanılarak evlerin girişlerine set çekildi. Kırsal Hizmetler ve Fen İşleri birimlerine ait iş makineleri ise muhtemel yeni taşkınlara karşı hazır bekletiliyor.



Başkan Dutlulu: "Tüm ekiplerimiz sahada"

Sahadaki çalışmaları yakından takip eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, selden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti. Dutlulu, "Bir yandan ovamız bereketle doluyor ancak özellikle Gediz taşkın alanında vatandaşlarımız ciddi sıkıntılar yaşıyor. Bu taşkınlar, nehir havzalarındaki yapılaşmanın getirdiği sorunları bir kez daha gözler önüne seriyor. Etkilenen tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun. Tüm ekiplerimiz sahada, vatandaşlarımızın hizmetinde" ifadelerini kullandı.

TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama

TBMM'de staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. Yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine 3 kişi yeniden tutuklandı

16.02.2026 12:52:00
İHA
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4'ü tutuklu 5 sanığın yargılandığı davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti.

Tahliye kararına yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven yeniden tutuklandı, Halil İlker Güner hakkında ise yakalama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Meclis lokantasında çalışan sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre ve kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tahliyelerine hükmedilmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığın itirazı üzerine dosya bir üst sayılı mahkemece yeniden değerlendirildi ve sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven hakkında tekrar tutuklama kararı verildi.

Sanık Halil İlker Güner'in yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi.

İstanbul'da fırtınada bazı binaların çatıları uçtu

İstanbul'da akşam saatlerinde etkili olan fırtınada Esenyurt'ta bir binanın çatısı uçarken, Arnavutköy'de de inşattan tuğlalar düştü

16.02.2026 00:35:00 / Güncelleme: 16.02.2026 07:39:56
İHA
İstanbul'da fırtınada bazı binaların çatıları uçtu
İstanbul'da fırtınada bazı binaların çatıları uçtu
Esenyurt Necip Fazıl Kısakürek Mahallesi Gazi Caddesi'nde etkili olan şiddetli rüzgar ve fırtına nedeniyle bir binanın çatısı uçtu. Uçan çatının parçaları sokağın ortasına düşerken, olayda ölen ya da yaralanan olmadı. Mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Polis sokağı trafiğe kapatırken, itfaiye ekipleri de çatı enkazını kaldırmak için çalışma başlattı.



Arnavutköy'de bir inşaattan tuğlalar düştü



Yine akşam saatlerinde Arnavutköy Merkez Mahallesi'nde şiddetli rüzgarın etkisiyle bir inşaattan tuğla parçaları sokağa düştü. O esnada çevrede kimsenin bulunmaması facianın önüne geçti. Arnavutköy'de bir eczanenin tabelasının şiddetli fırtına nedeniyle yerinden sökülerek sallandığı anlar da cep telefonu kamerasına anbean yansıdı.



Beylikdüzü'nde bir evin dış kaplaması söküldü



Fırtınada Beylikdüzü Barış Mahallesi Akdeniz Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanın dış cephe kaplaması yerinden söküldü. Binadan kopan kaplama sokağa düşerken, o anlar bir vatandaş tarafından görüntülendi. Ayrıca Küçükçekmece Atatürk Mahallesi İkitelli Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanın uçan çatısı park halindeki araçların üzerine düştü.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, akşam saatlerinde fırtına uyarısında bulunmuştu.İHA

Silahları yakmamışlar!

Şırnak'ın Silopi ilçesinde silah ve mühimmat kaçakçılığına yönelik düzenlenen geniş çaplı operasyonda adeta cephanelik ortaya çıkarıldı

15.02.2026 12:55:00
İhlas Haber Ajansı
Silahları yakmamışlar!
Silahları yakmamışlar!
Şırnak'ın Silopi ilçesinde silah ve mühimmat kaçakçılığına yönelik düzenlenen geniş çaplı operasyonda adeta cephanelik ortaya çıkarıldı. Gözaltına alınan 6 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Şırnak İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ile İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri harekete geçti.



Çiftlikköy köyünde ikamet eden M.Ö., M.Ö., B.Ö., O.Ö., M.Ö. ve A.Ö.'nün Irak'tan yasa dışı yollarla silah ve mühimmat temin ettiği bilgisi üzerine 11 Şubat'ta eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Cephanelik gibi ev



Şüphelilerin ikametlerinde ve dijital materyallerinde yapılan aramalarda 4 el bombası ve 4 gaz el bombası, uzun namlulu makineli tüfek, 2 makineli tüfek mekanizması, 6 keskin nişancı tüfeği şarjörü ve 40 fişek, 3 tabanca ve 4 tabanca şarjörü, 54 ses ve gaz fişeği atabilen tabanca, 39 adet 30 fişek kapasiteli Kalaşnikof şarjörü, çeşitli kapasitede çok sayıda tüfek şarjörü, 3 hücum yeleği, gece görüş dürbünü ve el dürbünü, 41 sikke ve tarihi eser niteliğinde objeler, çeşitli çaplarda 15 bin 467 fişek ele geçirildi.

Operasyonda 6 şüpheli gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, çıkarıldıkları Silopi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.

KKTC'deki Millet Camisi, Ramazana hazır


 
Türkiye tarafından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) armağan edilen Millet Camisi'nde Ramazan hazırlıkları tamamlandı. Yakın zamanda ibadete açılan Millet Camisi, Ramazanda teravih namazları ve mukabeleler ile Müslümanları ağırlayacak.

14.02.2026 21:36:00
AA
 KKTC'deki Millet Camisi, Ramazana hazır
 KKTC'deki Millet Camisi, Ramazana hazır

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi sınırında bulunan Millet Camisi, Türk İslam geleneğinden ilham alınan mimarisi, 2 bin 250 kişilik kapasitesi ve ihtişamıyla Lefkoşa'nın yeni sembolü olmaya aday.
KKTC Din İşleri Başkanı Hakan Moral, "KKTC'den, Ramazan-ı Şerif ayı öncesi yeni cami olan Millet Camimizde bu imkanı verdiğiniz için teşekkür ediyoruz. Bu vesileyle tüm halkımızın, tüm İslam aleminin Ramazan-ı Şerif'inin hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum" dedi.

Moral, Ramazan ayının bir anlamda da "gönül imarı" olması gerektiğine işaret ederek "Bu anlamda da inşallah halkımızı bu gönül imarına, Ramazan-ı Şerif'i bir mektep olarak düşündüğümüz zaman, bütün camilerimizde olduğu gibi, Lefkoşa Metehan sınır bölgesinde bulunan Millet Camimize bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

Camilerin "mühür" anlamı taşıdığını vurgulayan Moral, "Bir beldenin, İslam beldesi olduğu anlamını taşıdığı için sınır bölgesinde olması da hassas bir konu. Güney Rum kesiminden gelen ziyaretçilerimiz, turistlerimizin ilk karşılaştığı cami. Minareleriyle, heybetiyle bize bunu andırıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Maldivler değil Ölüdeniz


Muğla'nın Fethiye ilçesindeki dünyaca ünlü Ölüdeniz'in bir kısmı turkuaz renge büründü.

14.02.2026 20:59:00
AA
Maldivler değil Ölüdeniz
Maldivler değil Ölüdeniz

Muğla'nın Fethiye ilçesindeki dünyaca ünlü Ölüdeniz'in bir kısmı turkuaz renge büründü. İlçede iki gündür etkili olan kuvvetli yağış, yerini güneşli havaya bıraktı. Kent merkezine yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki Ölüdeniz'de de suyun rengi değişti.

Güzel havayı fırsat bilen bazı kişiler Kumburnu Plajı'nda denize girdi.
Babadağ'daki pistlerden pilotlar eşliğinde yamaç paraşütü uçuşu yapan macera tutkunları, Ölüdeniz'in eşsiz manzarasını kuş bakışı izledi.

Bazı turistler ise bölgede hatıra fotoğrafı çektirdi. Turkuaza dönüşen denizin rengi dron ile görüntülendi.

Koza Han'da kafelerin tahliye kararına yargı freni

Bursa'nın tarihi simgelerinden Koza Han'da masa ve sandalyelerin kaldırılmasına ilişkin uygulamayla ilgili bir işletmenin açtığı dava sonucunda Bursa 3. İdare Mahkemesi, tahliye işlemi hakkında yürütmenin durdurulmasına hükmetti

14.02.2026 12:41:00 / Güncelleme: 14.02.2026 12:44:44
İHA
Koza Han'da kafelerin tahliye kararına yargı freni
Koza Han'da kafelerin tahliye kararına yargı freni
UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Koza Han'da, tahliye kararına karşı mahkemeye başvuran işletmeci, yaklaşık 25 yıldır kiracı olduğunu ve 2026 yılını kapsayan yeni kira sözleşmesini Aralık 2025'te imzaladığını beyan etti. Davacı, geçerli bir sözleşme bulunmasına rağmen "fuzuli şagil" olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu savundu.



Mahkeme, tahliye işleminin uygulanması halinde işletmenin ticari itibarı ve ekonomik faaliyetleri açısından telafisi güç zararlar doğabileceğine dikkat çekti. Heyet, davalı idarenin savunması alınıp dosya yeniden değerlendirilene kadar, teminat aranmaksızın yürütmenin durdurulmasına oy birliğiyle karar verdi.

Yargılama süreci kapsamında Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nden, taşınmaza ilişkin mülkiyet belgeleri, kira sözleşmesi ve "fuzuli şagil" tespitine dair tüm evrakların gönderilmesi istendi. İdareye savunma için 10 günlük süre tanındı.



Kararın ardından han avlusuna masa ve sandalyeler geçici olarak yeniden yerleştirildi. Koza Han Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Şentürk ile Avukat Sena Deniz Ersoy, sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avukat Ersoy, mahkeme itirazının kabul edilmesi halinde, diğer işletmelerin de geçiş yollarını kapatmamak şartıyla avluya masa ve sandalye koyabileceğini ifade etti. Ersoy ayrıca, yürütmenin durdurulmasının dosya incelemesini sona erdirmediğini, ilerleyen aşamada yeniden bir kaldırma kararı çıkabileceğini söyledi.



Kozahan Başkanı Erdinç Şentürk, hem esnafın hem de turistlerin mağduriyet yaşamaması için "orta yol" arayışında olduklarını belirtti. Şentürk, han esnafının ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi ile Koza Han'ın tarihi dokusunun korunması arasında denge kurulması amacıyla ilgili kurumlarla görüşmelerin devam edeceğini kaydetti.

Ankara'da mafya operasyonu: 23 tutuklama

Ankara'da çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda 23 şüpheli tutuklandı

14.02.2026 09:44:00
İhlas Haber Ajansı
Ankara'da mafya operasyonu: 23 tutuklama
Ankara'da mafya operasyonu: 23 tutuklama
Ankara'da çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda 23 şüpheli tutuklandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde il genelinde TCK 220 kapsamında nitelikli yağma, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak, tehdit, ruhsatsız silah taşıma/bulundurma, silah ve mühimmat ticareti, suç delillerini yok etme, gizleme, değiştirme adli yargılamayı etkilemeye teşebbüs, iş ve çalışma hürriyetinin engellenmesi suçlarını işlediği tespit edilen 23 şüpheli şahıs tespit edildi.

Yapılan çalışmalar ve soruşturmalar sonucu yapılan liderliğini İ.Ş.'nin suç örgütüne yönelik operasyonlarda toplam bin 680 adet lyrca hap, 3 adet tabanca, 3 adet şarjör, 70 adet çeşitli çaplarda fişek, 1 adet balistik yelek, 125 adet sentetik ecza maddesi, 7 gram esrar, 1 adet dedektör (cihaz aramasında kullanılan) ele geçirildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına mevcutlu sevk edilen 23 şüpheli şahıs Tutuklanma talebiyle sevk edildiği Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.