logo
10 EKİM 2026

Gençliği tehdit eden yeni düzen

10.10.2026 00:00:00
 
Eskiden çocuklarımızın kimlerle arkadaşlık ettiğini büyük ölçüde bilirdik. Mahalle, okul ve arkadaş çevresi büyük ölçüde belliydi. Bugün ise çocuğun dünyasına çok güçlü yeni bir alan eklendi: Dijital dünya. Anne baba "Çocuğum odasında" diye düşünüyor. Oysa çocuk odasından çıkmadan dünyanın başka bir ucundaki bir dijital topluluğun içinde bulunabiliyor. Kimlerle konuşuyor? Kimleri örnek alıyor? Hangi gruplara giriyor? Hangi içeriklerle besleniyor? Kime karşı öfke biriktiriyor? Bazen aile bunların hiçbirini bilmiyor. Bu noktada önemli bir dengeyi de korumak gerekir. Çocuğun özel hayatını tamamen denetlemek doğru değildir. Ancak çocuğun dijital çevresinden bütünüyle habersiz kalmak da artık ciddi bir güvenlik açığıdır.

Son okul saldırıları tartışılırken TCC adı verilen çevrim içi alt kültür de gündeme geldi. TCC, "True Crime Community", yani "Gerçek Suç Topluluğu" ifadesinin kısaltmasıdır. Tek merkezden yönetilen bir örgütten çok, ağır suçlara ve kitlesel saldırılara yoğun ilgi gösteren dağınık internet çevrelerini ifade etmektedir. Bu çevrelerin bazı uç örneklerinde saldırganların yüceltildiği, şiddetin estetize edildiği ve faillerin rol model hâline getirildiği içeriklere rastlanabilmektedir. Türkiye'de gündeme gelen C31K adı da bazı soruşturmalarda şiddet, tehdit ve suç teşviki iddialarıyla anılan dijital yapılanmalar bağlamında kamuoyuna yansımıştır. Burada hukuki sınırı açık çizmek gerekir. Herhangi bir dijital çevreyle temas iddiası, ancak somut deliller ve bireysel eylemler üzerinden değerlendirilebilir. Aynı şekilde Başakşehir'deki saldırıyı gerçekleştiren kız öğrencinin bu gruplardan herhangi biriyle bağlantılı olduğu, doğrulanmış delil ortaya konmadan söylenemez.

Ancak şu soruyu sormak zorundayız: Çocuğun dijital çevresi araştırılıyor mu? Çünkü bugün artık mesele çocuğun telefonda kaç saat geçirdiği değildir. Kiminle geçirdiğidir. Sosyal medya yalnız eğlence alanı değildir. Akran zorbalığı da burada devam etmektedir. Eskiden okulda çıkan bir tartışma okul kapısında sona erebilirdi. Bugün görüntüsü çekiliyor, paylaşılıyor, çocuk gruplarda aşağılanıyor, alay ediliyor, tehdit ediliyor. Çocuk eve dönüyor ama kavga onunla eve geliyor. Bu nedenle siber zorbalığı küçümseyemeyiz. Bunun yanına sanal bahis, kumar, kolay para vaadi, uyuşturucu, dijital çeteleşme ve suç ağlarını da koyduğumuzda çok daha geniş bir sorunla karşı karşıya olduğumuz görülüyor.

Günümüz dijital kültürünün bir başka yönü de "kolay ve hızlı zenginleşme" görüntüsünün sürekli ön plana çıkarılmasıdır. Sosyal medyada lüks tüketim, pahalı otomobiller, gösterişli hayatlar ve kısa sürede büyük kazanç elde ettiği izlenimi verilen kişiler boy boy sergileniyor. Bir tarafta geçim sıkıntısı, işsizlik kaygısı ve gelecek endişesi yaşayan aileler ve gençler; diğer tarafta emek süreci görünmeyen, yalnız sonucu gösterilen bir zenginlik görüntüsü var. Bazı gençlerde ister istemez bir kıyaslama ve iç muhasebe başlayabiliyor. "Ben neden böyle yaşamıyorum?", "Ben neden bu imkânlara sahip değilim?", "Bunun daha kısa bir yolu yok mu?" soruları zihne düşebiliyor. Bu psikolojik zemin, sanal bahis, kumar, yasa dışı kazanç vaatleri veya suç ağlarının sunduğu "kolay para" söylemlerini bazı gençler için daha cazip hâle getirebilir. Burada sorun zenginlik değildir. Sorun, emeğin, üretimin ve meşru kazancın görünmez; sonucun ve gösterişin görünür hâle gelmesidir. Gençlere "nasıl kazandın?" sorusundan önce yalnız "ne kadar kazandın?" sorusunun gösterildiği bir kültür, değer dünyasında ciddi bir aşınmaya yol açabilir.

Tam burada Prof. Dr. Haydar Baş'ın yıllar önce başlattığı "Kaybolan Değerlerimiz" panel serisinin önemini bir kez daha görüyoruz. O programlarda yalnız bir kültür nostaljisi yapılmıyordu. Vatan, bayrak, adalet, dürüstlük, kardeşlik, vefa, sevgi, saygı ve insan yetiştirme anlayışı gündeme taşınıyordu. Bugün yaşadığımız olaylar bize gösteriyor ki mesele yalnız suç meydana geldikten sonra hangi cezanın verileceği değildir. Asıl mesele şudur: O suçu işlemeyecek insanı nasıl yetiştireceğiz? Değer eğitiminin önemi tam da burada ortaya çıkıyor. Değer eğitimi yalnız nasihat değildir. Çocuğa öfkesini yönetmeyi, çatışmayı şiddetsiz çözmeyi, kaybetmeyi kabullenmeyi, reddedilmeyle başa çıkmayı, empati kurmayı ve karşısındakinin hakkına saygı göstermeyi öğretmektir. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın son dönemde sanal bahis, kumar, uyuşturucu ve çeteleşme başlıklarını gündeme taşıyan panel çalışmaları da aynı toplumsal soruna başka bir pencereden dikkat çekmektedir. Sanal bahis, uyuşturucu, dijital çeteleşme, kolay para arzusu ve şiddet çoğu zaman aynı kırılganlık alanlarında buluşuyor. Aidiyet boşluğu, ekonomik baskı, akran etkisi, gösteriş kültürü ve kontrolsüz dijital ortamlar, bazı gençlerde riskli davranışlara açıklığı artıran ortak bir zemin oluşturabilir.

Bu nedenle mesele herhangi bir siyasi partinin meselesi değildir. Bu, toplumun geleceği meselesidir. Bugün çocuklarımızı yalnız okulda değil; evde, sokakta ve dijital dünyada da korumalıyız. Bunu yalnız yasaklarla değil, aileyi güçlendirerek, eğitimi insan merkezli hâle getirerek ve çocuğa sağlam bir aidiyet kazandırarak yapmalıyız. Çünkü eğitim yalnız meslek sahibi insan yetiştirmek değildir. Eğitim insan yetiştirmektir. Ve bugün artık şu gerçeği kabul etmeliyiz: Çocuğun yeni mahallesi cep telefonunun içindedir.

 
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.