logo
21 MART 2026


Gerçek "değerli yalnızlık" budur..

28.07.2016 00:00:00
 "Demokrasi gereken durakta inilecek olan bir araçtır. Geç kalan yer bulamaz." Tarifini Sayın Cumhurbaşkanından öğrendim.
Ülkelere, yönetim şekillerine ve dîni inançlara göre uygulama farklılığı gösteren, Batı icadı demokrasiye inancım olmadığı için, samimiyetle söylemeliyim ki bu tariften pek rahatsız değildim ama Erdoğan'ın bu tarifini bî?hakkın uygulayarak lokomotifinde makinist olarak oturduğu İleri Demokrasi Trenine, herkesten önce koşup yer kapanlardan ise hep kuşkuluydum!
İleri Demokrasi Treninin Yemekli?Yataklı vagonunu kapanların ise apaçık yaptıklarını görerek ve yaptıklarının; her defasında ve bizzat Tayyip Erdoğan'ın sahiplenmesi ve korumasıyla yanlarına kâr kaldığını görünce; hem İleri Demokrasi Treninden, hem makinistinden, hem de herkesten önce koşup yer kapanlardan şüphelenerek öfkelenmiştim.
FETÖ'nün başının, doğduğu Erzurum'da, "Tehcir artığı" birisi olduğunu yıllardır duyduğum Fetullah Gülen hakkında ve aleyhinde, arşivimde var olan onlarca yazım var ama bugün, Müslüman Türk ahlâkı; "Düşene vurulmaz. Kaçan kovalanmaz." düsturu gereği, ne hakarete, ne de herhangi bir sıfat takmaya tenezzül etmem!
Türkiye'de Fetullah Gülen ve onun adıyla başlatılan; "Dinler?Arası Diyalog" adlı din?dışı tezi, duyulduğu ilk andan itibaren reddeden, 2001 yılında bizzat sayın Cumhurbaşkanı'nı da 5 (beş) saatlik sohbetlerinde uyaran, Prof. Dr. Haydar BAŞ Hoca'nın ferâsetine ve besâretine saygımı ifade etmeden geçemeyeceğim.
Bir Haçlı Projesi ve ABD uygulaması olan Dinler?Arası Diyalog'un gerçekleştirilmesi için lazım olan parti kuruluş aşamasında, Haydar BAŞ Hoca'ya yapılan teklifi ve O'nun;"Benim parayla satılacak ne imanım, ne de bir karış Vatan toprağım yoktur."tavrını da, bir daha açıkça alkışlamazsam eksiklik olur.
15 Temmuz 2016 Cuma Günü; Devletimiz, Hükümetimiz, Vatanımız ve Milletimiz büyük bir badire atlattık. Geçmiş olsun.
Henüz tehlikenin geçip?geçmediğini, milletin çoğunluğu gibi Sayın Cumhurbaşkanının da bilemediği ve emin olamadığından, meydanlardaki Demokrasi Nöbeti devam ediyor.
Artık partizan bir gösteriye dönüştürülen, AKP'ye yakın bazı STK'ların ve Belediyelerin verdiği hizmetlerle toplu pikniğe dönüştürülen, bu nöbetlerden sıkıldığımı ifade etmiştim.
10 günden fazladır taraflı?tarafsız, yandaş?muhalif yayın organlarında ve medyada, ağız birliği ile Sayın Cumhurbaşkanı'nın yalnızlığından bahsediliyor.
Ben de aynı kanaatteyim!
Yerel, Yaygın ve Millî olmak üzere üçe ayırdığım Basın?Medya Gruplarından Millî tarafta olan bir muharrîr olarak, görevim ve mesleğimin verdiği hakla ben de Sayın Erdoğan'a sesleneceğim:
Sayın Cumhurbaşkanı!
Zirveler, bir kişiliktir. Dolayısıyla zirvedeki yalnızlığa mecbur ve mahkumdur!
Siz de Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin zirvesinde olarak yalnızlığa ve tek başınalığa mecbursunuz. Konumunuzun farkındalığını ise uçağınız havalandıktan sonra, nereye gideceğinizi pilot dahil hiç kimseyle paylaşmamakla gösterdiniz ki bu tavrınız, takdir ve alkışa layık.. 
Sayın Cumhurbaşkanı!
Bu kahpe?kalleş kalkışmayı engelleyen Milleti, lütfen dikkatle inceleyiniz. Göreceksiniz ki, bu kalkışmayı engelleyenlerin ezici çoğunluğu Sizi sevenler değil, Fetullah Güleni sevmeyen ve onun yapılanmasına kızan kahhâr kalabalıktır.
Sizi ve sizden önceki iktidarları da kandırarak elde ettikleri imtiyaz ile dünyanın her yerinde Devlet kefaletinde hareket ederek, çok güçlü yayıldılar ma'lesef!
Ve bunlar, bin?bir suratlılar! Bunları her her yerde, her kılıkta görmek mümkün! Yağmurda ve güneşte şemsiyeli, plajlarda bikinili, soğuk ülkelerde şayak paltolu; bukalemunca renksiz ve kimliksiz kişiler bunlar!...
Tarih boyu, Nakşîlerin yaptıkları gibi bunlar hep iktidardan yana ve hep iktidarı isteyerek var olan Allah ile Aldatan din tacirleri! 
Bunlar; Netekim Generale de, Özal'a da, Demirel'e de, Karaoğlan'a da, Türkeş'e de, Yazıcıoğlu'na da, her devrin kudretlilerine mutlaka yakın olmayı başarmış ve her birine methiyeler dizip onlardan methiyeler almayı başarmış mürâiler...
Sayın Cumhurbaşkanı!
Bu mürailerin veya bin?bir suratların, günlük yaşamda hiç kimseyle problemleri yok gibidir! Hiç bir şahıs ve fikirle bırakın kavgayı, münakaşaları bile görülmemiş tuhaf, köşesiz, yuvarlak bir oluşum!
Bu Allah ile Aldatan güruh, yıllarca Prof. Dr. Haydar BAŞ Hoca ile kavgalı idiler ve son zamanlarda sadece Sizinle kavgaya girdiler farkında mısınız? 
Bu, Sizi tekliğinizden dolayı zayıf zannettiklerinden olabilir mi? 
Sizi; en yakınınıza kadar soktukları siyasi veya bürokrat elemanları sayesinde kontrol edeceklerini zannetmelerinden olabilir mi?
Dün; kürsülerde, meydanlarda ve ekranlarda Fetullah Gülen'e coşkulu methiyeler dizenlerden bugün ağız dolusu küfredenlerin, o şedîd?şerîr gurubun en kıymetlileri olduğunu, hatırlatmama gerek var mı? 
Bu renksiz?gölgesiz karaktersizlerin hâlâ sizi aldatmakla meşgul olduklarının farkında mısınız?
Millî Muharrirlerin meselâ benim; Sizi, Sizin şahsınızda ailenizi değil ama temsil ettiğiniz Makamı yani Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanlığı Makamını korumak içgüdüsüyle direndiğimizi ve benim gibi düşünen milyonların varlığının farkında mısınız?
Sayın Cumhurbaşkanı!
BRICS Ülkeleri'nden (Brezilya, Rusya, İndia/Hindistan, Çin ve Güney Afrika Cumhuriyeti) meselâ Rusya ile görüştüğünüzde Putin'e; bir?kaç yıl önce 10 dolar olan asgari ücreti hangi yolla 2.000 dolara çıkardıklarını, vatandaşlarına sosyal yardımları hangi ekonomik sistemi uygulayarak verdiklerini sorar mısınız?
Sorarsanız size; "Sosyal Devlet?Millî Devlet" Projesinden, "Milli Ekonomi Modeli" nden ve DUMA 'da 5 saat konferans veren Prof. Dr. Haydar BAŞ 'tan bahsederler, biliyorum.
Sayın Cumhurbaşkanı! 2001 senesinde İstanbul'da 5 saat dinlediğiniz ama yakınlarınıza kadar sokulan bu şedîd?şerîr din satıcıları yüzünden, tavsiyelerine uymadığınız Haydar Hoca'yı, en az Rusya kadar dinlemenizin ve tek millî görüş olan sistemlerini uygulamaya koymanızın Vallahi tam zamanı!
Zirvedesiniz, dolayısıyla yalnızsınız! "Kimsesizler Kimsesi" ne teslim, Ehl?i Beyt Dostu, ehl?i îman Haydar Hoca'ya kulak verirseniz siz de; "Kimsesiziler Kimsesi" ne sığınarak, zirve yalnızlığınızı, âdil beşerî kudrete dönüştürebilirsiniz. 
Gerçek, "Değerli Yalnızlık" Vallahi budur. Aksi halde korkunç yalnızlığa ve yalnızlıktan korkmaya mecbûrsunuz. Saygılarımla...
"OLAMAZ TÜRK'E BAŞ, TÜRK'ÜM DEMEYEN" Vesselâm...
Selâm, sevgi, duâ...
 
Mustafa Aslan / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.