logo
25 NİSAN 2026

Gıda sektörünün en hızlı büyüyeni vegan pazarı oldu

Gıda sektöründe son yıllarda bitki bazlı gıda çeşitliliğinin artması ile birlikte pazar paylarında değişimler meydana geldi. Sektöre yön veren firmaların da çeşitlilikte bitki bazlı ürünleri tercih etmesiyle birlikte vegan pazar payı sektörün en hızlı büyüyen pazar payına sahip oldu. ABD'de bitki bazlı gıdaların perakende satışları 2020'de yüzde 27 artarken piyasa değeri ise 5,5 milyar dolardan 7 milyar dolara çıktı. Sektörün ayrıca 2027 yılına kadar 74 milyar ABD dolarına ulaşacağı öngörülüyor.

25.11.2021 11:41:00
Gıda sektörünün en hızlı büyüyeni vegan pazarı oldu
Gıda sektörünün en hızlı büyüyeni vegan pazarı oldu
Gıda sektöründe son yıllarda bitki bazlı gıda çeşitliliğinin artması ile birlikte pazar paylarında değişimler meydana geldi. Sektöre yön veren firmaların da çeşitlilikte bitki bazlı ürünleri tercih etmesiyle birlikte vegan pazar payı sektörün en hızlı büyüyen pazar payına sahip oldu. ABD'de bitki bazlı gıdaların perakende satışları 2020'de yüzde 27 artarken piyasa değeri ise 5,5 milyar dolardan 7 milyar dolara çıktı. Sektörün ayrıca 2027 yılına kadar 74 milyar ABD dolarına ulaşacağı öngörülüyor.

Vegan ve vejetaryen beslenme çeşidi benimseyen insan sayısı gün geçtikçe artıyor. Gerek hayvan hakları gerek karbon ayak izinin azaltılması adına belli duyarlılıklarla tercih edilen bitkisel bazlı beslenme ayrıca artan nüfusun beslenme ihtiyacına da çare olarak düşünülüyor. Her ne kadar sağlıklı olduğu konusunda tartışmalar devam etse de gıda sektörü son yıllarda vegan ve vejetaryenlere uygun olan bitkisel bazlı ürün piyasasına hızlı bir giriş yaptı.

Özellikle büyük firmalar, hayvansal gıda ürünlerine ek olarak aynı ürünlerin bitkisel bazlı çeşitlerini de bünyesine kattığı için marketlerde de vegan-vejetaryen reyonların artmasına neden oldu. Restoranlar da aynı şekilde menülerine uygun yemek çeşitleri bulundurmaya başladı.

Alternatif proteinler için büyük yatırımlar

Tercihler doğrultusunda etkilenen gıda sektöründeki pazar paylarındaki değişim Türkiye Vegan Birliği'nin V-Label Almanya Ofisi tarafından yapılan Proveg International raporu ile net bir şekilde ortaya konuldu. Rapora göre küresel bitki bazlı gıda sektörünün 2027 yılına kadar 74 milyar ABD dolarına ulaşacağı ve yıllık büyüme oranının yüzde 12 olacağı öngörülüyor. Büyük ülkelerin et, süt, peynir gibi hayvansal proteinlerin yerini alacak olan alternatif bitkisel bazlı proteinler için önemli yatırımlar yapıldığını aktaran raporda ayrıca pazarın bu sayede 2035 yılına kadar dünya çapında 290 milyar dolara ulaşacağı kaydedildi.

'Yapay et 2030'a kadar yüzde 95 değer artışı gösterecek'

Rapor ayrıca uzun vadede geleneksel protein ürünlerinin yerini laboratuvar ortamında üretilecek olan kültür ve bitki bazlı ürünlerin alacağını ön görürken şuanda tüketilen ve yüzde 90'ı hayvansal ürün olan etin 2040'ta yüzde 40 oranına düşeceğine örnek verildi ve yapay etin (kültür et) 2030'a kadar yüzde 95 oranında değer artışı göstereceği bilgisi aktarıldı.

'Satış rakamları 9 kat daha hızlı'

Gıda sektöründeki satışların son iki yılda yüzde 43 arttığı belirtilen raporda daha sağlıklı olduğu düşüncesi ile pandemi zamanı bitki bazlı ürünlerin satış rakamlarının normal gıda satışlarından 9 kat daha fazla arttığı da kaydedildi.

'Sera gazı salınımının yüzde 30'u hayvansal üretimden kaynaklanıyor'

Bitkisel bazlı ürünlerin artmasının sera gazı salınımı için de daha iyi olacağını ifade eden Bahçeşehir Üniversitesi Gastronomi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Y. Birol Saygı daha sürdürebilir bir dünya için gıda sektörünün özellikle nüfus artışı adına değişim göstereceğini söyledi. Prof. Dr. Y. Birol Saygı, 'Vejetaryenliğin ve veganlığın en büyük nedenlerinden birisi çevreyi korumak. Çünkü sera gazı salınımının yüzde 30'u hayvansal üretimden geliyor. Başka bir sıkıntı da bu kadar insana nasıl hayvan yetiştireceğiz. Çünkü gıda üretimini 2050'ye kadar 2 katına çıkarmamız gerekiyor. Şuanda 7.8 milyar insan var. 2050'lerde bu rakamı 10 binlerde bekliyoruz. Önemli olan yeterli ve kaliteli gıdanın sağlanması. Bir Amerikalı sanki 4.9 dünya varmış gibi yaşıyor, Türkiye de ise 1.9 dünya varmış gibi yaşıyoruz. Ortalamaya baktığımızda ise insanlar 1.7 dünya varmış gibi yaşıyor. Birleşmiş Milletler şuanda bu kadar insana nasıl gıda sağlayacak olduğunu düşünmeye başladı ve iki olay ortaya çıktı. Birincisi temel gelir diğeri, temel diyet. Temel diyette insanların kaliteli ve sağlıklı beslenmesi gerekiyor bu yüzden de düşündükleri hayvansal gıdadan kaçmadan ama daha çok bitkisel ağırlıklı gıdalar üretmek. 2021 gıda eğilimlerine ve trendlerine baktığımızda bir takım temel noktalar var. En önemli trendlerden bir tanesi de yine bitkisel bazlı gıdalara yönelmek Bu çerçevede gıda sanayi zaten değişecekti' şeklinde konuştu.

'Önü açık bir sektör ama tüketicinin kabul edeceği şekilde olması lazım'

Sektörde vegan ve vejetaryen ürün yatırımı yapmak isteyenlerin önünün açık olduğunu fakat lezzet noktasında çok dikkatli olunması gerektiğinin altını çizen Birol Saygı, 'Pazar paylarında da bitki bazlı ürünlerde 2020-2025 dilimine baktığınızda nerden baksanız yüzde 30'luk bir büyüme öngörülüyor. Bu eğilim artarak devam edecek. Belli bir yatırım yapılması lazım ancak tüketicinin kabul edebileceği lezzete de ulaşmak gerekiyor. O yüzden doğru bir reçete ile bilimsel çalışmaların yapılması lazım. Kesinlikle önü açık bir sektör' dedi.

Beslenme alışkanlıklarından hangisi daha sağlıklı'

Saygı ayrıca sadece bitki bazlı beslenme alışkanlığının ne kadar sağlıklı olduğuna dair sorulara ithafen bu anlamda yapılan başka bir araştırmaya da değinerek, 'Yaklaşık 4 ay önce 'dünyada nerelerde 100 yaşının üzerinde yaşayan insanlar daha fazla' denilerek bir araştırma yapıldı. Yapılan çalışmalarda 5 bölge tespit edildi. Beslenme dışında tabi ki de birçok etken var ama ortak beslenme alışkanlıklarına bakıldığında gıdaların bitkisel ağırlıklı olduğu ve bunun yanında balık tüketiminin es geçilmediği görüldü. Beslenmenin temel ilkelerine baktığımızda günlük aldığımız enerjiyi mevcut gıda gruplarından almak zorundayız. Beslenme için iki kelime çok önemli; yeterli ve dengeli. Bir diğer üçüncü kural ise çeşitlendirilmiş. Tek bir gıdadan bütün faydaları sağlayamayız. O yüzden çeşitlendirmeliyiz. Çok fazla diyet modelleri var. Her diyetin artıları veya eskileri var. Önemli olan beslenme ilkeleri çerçevesinde o diyeti yorumlamak fakat bu işlerin en kritik noktası bilinçli yapmak. Vegan ve vejetaryenlik de bir diyet modelidir. Hangi diyeti tercih ederseniz edin mutlaka sağlık kontrolü altında yapmanız gerekmektedir' diyerek sözlerini sonlandırdı.

'Son yıllarda ürün çeşitliliği arttı'

9 yıldır vegan olarak beslenen ve en büyük sebebinin ise hayvan hakları olduğunu ifade eden Merve Arlı ise gıda sektöründe yaşanan değişim sonrası veganlar ve vejetaryenler için alternatif ürünlerin arttığını söyledi. Bu değişim öncesi çeşit ürün bulmakta zorluk çektiğini vurgulayan Arlı, 'Özellikle sosyal hayatta dışarıda yemek yemek benim için çok zordu. Çünkü alternatiflerim yoktu. Ama artık böyle bir durum yok. Hemen hemen tüm restoranların menüsüne bizim için çeşitler eklendi. Ayrıca temel gıda olarak adlandırılan peynir, süt gibi ürünlere de vegan alternatifler eklendi. Bu çeşitlerin artması bizim için çok umut verici. Çünkü insanlar bunları merak edip deniyor ve arasında çok büyük bir fark olmadığını da görüyorlar. Hayvansal kaynaklı ürünlerin tüketilmesindense bitkisel kaynaklı ürünlerin tüketilmesi bizim için daha sevindirici bir durum' dedi.İHA

Alzheimer’da ilaç dışı yaklaşımlar umut vadediyor!


 
Alzheimer hastalığında mevcut ilaç tedavileri, hastalığın ilerleyişini durdurmaktan ziyade semptomları hafifletmekle sınırlı kaldığını ifade eden Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, bu nedenle son yıllarda nöromodülasyon yöntemlerinin giderek daha fazla önem kazandığını söyledi.

25.04.2026 00:33:00
MURAT ÇORBACI
Alzheimer’da ilaç dışı yaklaşımlar umut vadediyor!
Alzheimer’da ilaç dışı yaklaşımlar umut vadediyor!

Alzheimer hastalığında mevcut ilaç tedavileri, hastalığın ilerleyişini durdurmaktan ziyade semptomları hafifletmekle sınırlı kaldığını ifade eden Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, bu nedenle son yıllarda nöromodülasyon yöntemlerinin giderek daha fazla önem kazandığını söyledi.

Elektrik, manyetik alan, ultrason ve ışık gibi fiziksel uyarılarla beyin fonksiyonlarının düzenlenmesinin hedeflendiğini aktaran Dr. Celal Şalçini, "rTMS, tDCS ve TPS gibi non-invaziv yöntemler, bilişsel işlevleri destekleyerek hastalığın seyrini yavaşlatabilir. Özellikle erken dönemde uygulandığında daha etkili sonuçlar alınabileceği belirtiliyor" dedi.

Dr. Celal Şalçini, bu yöntemlerin henüz gelişim aşamasında olmakla birlikte umut vadettiğini vurguladı.

Üsküdar'da rüşvet alan 2 doktor için 12 yıl hapis istendi

Üsküdar Devlet Hastanesi'nde görev yapan ve hastalardan usulsüz şekilde para talep ettiği tespit edilmesinin ardından gözaltına alınarak tutuklanan Cem Gülçin ve Gürkan Örskıran hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. 2 doktor hakkında 4 yıldan 12 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi. Doktorların toplam 305 bin 485 lira haksız kazanç elde ettiği tespit edildi

24.04.2026 15:04:00
İhlas Haber Ajansı
Üsküdar'da rüşvet alan 2 doktor için 12 yıl hapis istendi
Üsküdar'da rüşvet alan 2 doktor için 12 yıl hapis istendi
Üsküdar Devlet Hastanesi'nde görev yapan iki doktorun hastalardan usulsüz şekilde para talep ettiği tespit edildi. Edinilen bilgilere göre, Cem Gülçin ve Gürkan Örskıran isimli doktorların muayeneye gelen hastalardan ameliyat işlemleri için ek ücret istedikleri belirlendi. Şüpheliler, rüşvet suçlamasıyla gözaltına alındı. Doktorların para istediği bazı hastaların ücretleri kabul etmediği ve bunun üzerine CİMER'e bildirerek doktorları şikayet ettiği, hastanede ise bazı yetkililerin durumu emniyete bildirdiği öğrenildi. Şikayetler üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, Üroloji doktorluğu yapan 2 şahsın hastalardan ameliyat için rüşvet aldıkları belirlendi. Şüpheli doktor Gürkan Örskıran'ın hastalarından 20 ila 30 bin TL arası rüşvet aldığı, diğer doktor Cem Gülçin'in ise bin 200 ila bin 400 dolar arasında rüşvet aldığı tespit edildi.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından doktorlar hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede 2 doktor hakkında ayrı ayrı olmak üzere 4 yıldan 12 yıla kadar hapis talep edildi.

Biri kabul etti diğeri reddetti

Doktor Gürkan Örskıran savunmasında, suçlamaları kabul etmediğini hastane bünyesinde yapılan ameliyatlarda dışarıdan temin edilen herhangi bir malzeme bulunmadığını ifade etti. Doktor Cem Gülçin ise gözaltı sürecinde geçmişini düşündüğünde yaptığı şeyin etik ve ahlaklı olmadığını, talep ettiği parayı maddiyatının yeterli olmadığı için değil hırsından dolayı talep ettiğini belirtti.

12 yıla kadar hapsi talep edildi

2 doktorun, hazırlanan iddianamede "rüşvet" suçundan 4 yıldan 12 yıla kadar hapsi istendi.



Hiranur'un öldürülmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı

Mersin'de 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar'ın otomobilde tabancayla öldürülmesine ilişkin davada mütalaasını açıklayan savcı tutuklu sanıklardan Hüseyin Arda Ş.'nin 'çocuğa karşı kasten öldürme' ve 'ruhsatsız silah bulundurma' suçlarından, 2 sanığın da 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçlarından cezalandırılmasını talep etti

24.04.2026 13:06:00 / Güncelleme: 24.04.2026 13:09:35
İhlas Haber Ajansı
Hiranur'un öldürülmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı
Hiranur'un öldürülmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı
Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Hüseyin Arda Ş. (19), Mustafa Z. (27) ve Nazmi Ç. (20) cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada, Hiranur'un ailesi ve yakınları ile taraf avukatları hazır bulundu.

Mahkemede bazı tanıklar dinlenirken, cumhuriyet savcısı mütalaasında sanıklardan Hüseyin Arda Ş.'nin 'çocuğa karşı kasten öldürme' ve 'ruhsatsız silah bulundurma' suçlarında, Mustafa Z. ve Nazmi Ç.'nin ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçlarından cezalandırılmasını talep etti.

Taraf avukatlarının beyanlarının ardından söz verilen sanıklar, tahliyelerini istedi.



Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Duruşmanın ardından Aygar'ın ailesi ve yakınları ile müşteki avukatları, Mersin Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Mersin Barosu Başkanı Gazi Özdemir de katılırken, Özdemir baro olarak davayı yakından takip ettiklerini belirterek, "Hiranur davasında adaletin sağlanması adına Mersin Barosunun üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirecek, çocuklara yönelik istismar olaylarında ve kadına yönelik şiddet olaylarında biz avukatlar yılmadan adaletin ve hukukun üstünlüğünün sağlanması adına mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz" dedi.

Avukat Derya Demir ise dosyayı başından beri takip ettiklerini belirterek, "Başından beri titizlikle takip ettiğimiz Hiranur dosyasının bugün önemli bir aşamasını geride bıraktık. Savcı mütalaasını açıkladı. Biz elbette ki bu mütalaayı kabul etmeyecek ve buna uzun bir dilekçeyle itiraz edeceğiz. Sevindirici diğer haber üç sanığın da tutukluluk halinin devam etmesi. Biz mücadeleyi sürdüreceğiz, sürecin takipçisi olacağız" ifadelerini kullandı.

Merkez Toroslar ilçesi Akbelen Mahallesi'nde 1 Eylül 2025'te meydana gelen olayda, 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar, park halindeki otomobilde tabanca ile vurularak hayatını kaybederken polis, Hiranur'un erkek arkadaşı Hüseyin Arda Ş. (19), M.Z. (27) ile Nazmi Ç.'yi gözaltına almış, 3 şüpheli de sevk edildikleri mahkemece tutuklanmıştı.

Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses: 'Çocuklarıma kuruş yok'

Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses, 7 Nisan'dan bu yana tedavi gördüğü ve geçtiğimiz haftalarda safra kesesi ameliyatının gerçekleştirildiği Acıbadem Altunizade Hastanesi'nden taburcu edildi. Taburcu olan Tatlıses, "Bana bebekler gibi baktılar bana hepsine teşekkür ediyorum, saygılarımı sunuyorum. Hepsini evlat edindim, evladım gibi oldu. Safra kesemi aldılar, ne safra kesesiymiş kafam kadar taş çıktı" dedi

22.04.2026 14:32:00 / Güncelleme: 22.04.2026 14:35:26
İHA
Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses: 'Çocuklarıma kuruş yok'
Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses: 'Çocuklarıma kuruş yok'
Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses, 7 Nisan'da İstanbul'daki evinde rahatsızlanmasının ardından hastaneye kaldırılmıştı. Acıbadem Altunizade Hastanesi Acil Servisi'ne başvurmasının ardından ünlü sanatçı tedbir amaçlı olarak yoğun bakıma alınmış, safra kesesi kaynaklı bakteriyel bir enfeksiyon olan kolesistit (safra kesesi iltihabı) tanısı ile antibiyotik tedavisine başlanmıştı. Tedavi sürecinin ardından Tatlıses'in 11 Nisan'da safra kesesi ameliyatı olduğu açıklandı.

Tatlıses'in ameliyatının başarılı bir şekilde tamamlanmasının ardından Acıbadem Altunizade Hastanesi Başhekimi Dr. Engin Çakmakçı ve ameliyatı gerçekleştiren Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bilgi Baca, sanatçının bir süre daha yoğun bakımda gözetim altında tutulduktan sonra taburcu edileceğini açıklamıştı.

"Safra kesemi aldılar, ne safra kesesiymiş kafam kadar taş çıktı"

Ünlü sanatçı bugün Acıbadem Altunizade Hastanesi'nden taburcu oldu. Ailesi ve sevenleri uzun süre hastane önünde beklerken taburcu edilen Tatlıses, hastane çıkışı yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Dünyada hastane arıyorsanız yer burası. Hani yazıyorlar ' İbrahim Tatlıses yoğun bakımda'; yoğun bakım değil bebek bakım orası. Bana bebekler gibi baktılar bana hepsine teşekkür ediyorum, saygılarımı sunuyorum. Hepsini evlat edindim, evladım gibi oldu. Safra kesemi aldılar, ne safra kesesiymiş, kafam kadar taş çıktı. Hocalarıma teşekkür ediyorum."

Hastanede hep haberleri izlediğini belirten Tatlıses, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a dünya liderlerini Antalya'ya getirdiği için teşekkür etti. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki silahlı saldırıda ölenlere rahmet dileyen Tatlıses, yaralılara da kendisi gibi taburcu olmalarını diledi.

"Çocuklarımın bazılarının hastaneye alınmamasını ben istemedim"

Sağlığının yerinde olduğunu söyleyen Tatlıses, sözlerine şöyle devam etti:

"Dostlarım hiç yalnız bırakmadılar, İzmir'de ve Ankara'dan geldiler hepsine teşekkür ediyorum. Dost bugünde lazım. Allah çocuklarımdan razı olsun ama hepsinden değil. Tuğçe benim canım, Allah ondan razı olsun. Ama A harfini alfabeden sildim. Çocuklarımın bazılarının hastaneye alınmamasını ben istemedim. Onlar benim kalbim de hakkettikleri yerde değiller. Benim babam bu haldeyken ben babamı yalnız bırakmam, babam için ölürüm. Keşke mezardan kalksa boynumu baltayla kesse. Babaların kıymeti ne zaman anlaşılır bilmiyorum."

Acıbadem Hastanelerinin sahibi Mehmet Ali Aydınlar'dan Şanlıurfa'da hastane açmasını rica ettiğini söyleyen Tatlıses, "Şanlıurfa'da 4 buçuk dönüm arsam var. Şanlıurfa'da da özel hastane yok herkes Gaziantep'e gidiyor. Gelin bu 4 buçuk dönüm yeri görün eğer imkanınız varsa orada da bir Acıbadem Hastanesi istiyoruz" dedi.

Vasiyetinde de her şeyi devlete bıraktığını ifade eden Tatlıses, "Kuruş yok, bazıları yüzünden ailemin de bir kısmı mağdur kaldı. Bana babam para bırakmadı, babam ciğerciydi. Parayı kendim kazandım, saçarım dağıtım kime ne ' Parayı ben kazanmışım. Ben onlara çok büyük miras bıraktım farkında değiller. İbrahim Tatlıses deyince bütün kapılar açılıyor, onu kullanmasını bilemediler" diye konuştu.

Tatlıses, konuşmasının sonunda "Baboş" isimli yeni şarkısının hafta içinde çıkacağını ifade etti.

Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü duruşmasında savcı görüşünü açıkladı: 3 sanık hakkında tahliye talep edildi

Aziz İhsan Aktaş davasında cumhuriyet savcısı sanıkların tutukluluk durumuna ve taleplere ilişkin görüşünü açıkladı. Savcı, 3 tutuklu sanığın tahliyesini talep etti. Duruşma sanıkların tutukluluğa ilişkin beyanları ile sürüyor

22.04.2026 13:51:00
İHA
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü duruşmasında savcı görüşünü açıkladı: 3 sanık hakkında tahliye talep edildi
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü duruşmasında savcı görüşünü açıkladı: 3 sanık hakkında tahliye talep edildi
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar'ın arasında bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 16'sı tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan salonda görülen duruşmada, cumhuriyet savcısı, sanıkların tutukluluk durumu ve taleplere ilişkin görüşünü açıkladı.

Duruşma savcısı, Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi, Beşiktaş Belediyesi personeli Gülşah Ocak, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi'nin tutuklulukla geçirdikleri süre dikkate alınarak tahliyelerine karar verilmesini talep etti.

Rıza Akpolat, Kadir Aydar, Utku Caner Çaykara ve Oya Tekin'in aralarında bulunduğu diğer tutuklu sanıkların ise kuvvetli suç şüphesi, mevcut delil durumu ile üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti dolayısıyla tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep edildi.

Tanık dinletilmesi, tefrik ve mal varlığı tedbirlerinin kaldırılması taleplerinin mevcut delil durumu ve dosyanın geldiği aşama dikkate alınarak reddine karar verilmesi talep edildi.

Duruşma sanıkların tutukluluğa ilişkin beyanları ile sürüyor.

Kahramanmaraş'taki saldırı ailelerin psikolojisini kötü etkiledi

Kahramanmaraş Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekipleri, Ayser Çalık Ortaokuluna düzenlenen silahlı saldırının ardından ziyaret ettiği 2 bin 700 haneye psikososyal destek verdi

 

22.04.2026 11:51:00
Anadolu Ajansı
Kahramanmaraş'taki saldırı ailelerin psikolojisini kötü etkiledi
Kahramanmaraş'taki saldırı ailelerin psikolojisini kötü etkiledi

Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Haydar Bey Mahallesi Muhtarlığının Psikososyal Destek Ofisine dönüştürüldüğü ve Ayser Çalık Ortaokulu çevresinde yapılan çalışmalarda 2 bin 700 hanenin ziyaret edildiği belirtildi.

Taziye sürecini tamamlayan aileler için "Yas Danışmanlığı" hizmetinin sürdürüldüğüne değinilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Kahramanmaraş Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, olaydan etkilenenler ve aileleri için en az bir, ihtiyaca göre ise 3 danışmandan oluşan özel ekipler görevlendirerek düzenli izleme çalışmalarını devam ettirmektedir. Olayda yaralanan ve hastanede yatan çocukların ailelerine vardiyalı sistemle kesintisiz destek sunulurken, taburcu edilen çocuklar ise evlerinde ziyaret edilerek psikolojik iyilik halleri takip edilmektedir. Haydar Bey Mahallesi ve çevresindeki mahalleler ile Ayser Çalık Ortaokulu çevresinde yapılan çalışmalarda 2 bin 700 hane ziyaret edildi. Sahada an itibarıyla 15 ekip tarama çalışmalarını sürdürmektedir."

Ayrıca çalışmalara, Gaziantep Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden gelen 40 uzman personelin de destek verdiği bildirildi.

Ayser Çalık Ortaokuluna 15 Nisan'da gerçekleştirilen silahlı saldırıda 1'i öğretmen, 8'i öğrenci 9 kişi hayatını kaybetmiş, 13 kişi yaralanmıştı.

22. duruşma başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin davada, 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 17'si tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam ediliyor

 

22.04.2026 11:39:00 / Güncelleme: 22.04.2026 12:45:57
Anadolu Ajansı
22. duruşma başladı
22. duruşma başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan 22. duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Aziz İhsan Aktaş'ın aralarında yer aldığı bir kısım tutuksuz sanık da duruşmada hazır bulundu. Duruşmada, sanıkların yakınları ile bazı CHP'li yöneticiler ve partililer izleyici olarak yer aldı.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.

Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, savunması alınan sanıkların duruşmaya gelmeme yönündeki taleplerinin kabulüne karar verilmesini istedi.

Savunması alınmayan bir sanık hakkında ifadesinin alınması için yakalama kararı çıkarılmasını talep eden savcı, beyanları alınan mağdurların davaya katılma taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etti.

Savcı, tanık dinletilmesi, tefrik ve mal varlığı tedbirlerinin kaldırılması taleplerinin mevcut delil durumu ve dosyanın geldiği aşama dikkate alınarak reddine karar verilmesini istedi.

Tutuklu sanıklar Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi, Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşci ve eğitmen Gülşah Ocak'ın üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti ile tutuklulukla geçirdikleri süre dikkate alınarak tahliyelerine karar verilmesini isteyen savcı, Rıza Akpolat, Kadir Aydar, Utku Caner Çaykara ve Oya Tekin'in aralarında bulunduğu 14 sanığın kuvvetli suç şüphesi, mevcut delil durumu ile üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti göz önünde bulundurularak tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

Duruşma, tutuklu sanıkların tahliyeye ilişkin taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "sanık" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın 2 fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 2 fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ayrıca iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

CH-47 ağır nakliye helikopterimiz kaza kırıma uğradı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Kara Havacılık Komutanlığına ait CH-47 ağır nakliye helikopterinin eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradığını, helikopterde bulunan personelde herhangi olumsuz bir durumun olmadığını açıkladı

22.04.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
CH-47 ağır nakliye helikopterimiz kaza kırıma uğradı
CH-47 ağır nakliye helikopterimiz kaza kırıma uğradı
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Kara Havacılık Komutanlığına ait CH-47 ağır nakliye helikopterinin eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradığını, helikopterde bulunan personelde herhangi olumsuz bir durumun olmadığını açıkladı.



Jandarma Genel Komutanlığından yapılan açıklamada, "Kara Havacılık Komutanlığımıza ait bir CH-47 Ağır Nakliye Helikopterimiz, eğitim uçuşu icra ettiği Ankara/Temelli bölgesinde henüz bilinmeyen bir nedenle kaza kırıma uğramıştır. Personelimizde herhangi bir olumsuz durum yoktur. Kaza kırım nedeni yapılacak detaylı inceleme sonucunda belirlenecektir" denildi.

Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklandı

Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Elazığ'da gözaltına alınan ve Erzurum'a getirilen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, savcılık sorgusu sonrası çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı

22.04.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklandı
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklandı
Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Elazığ'da gözaltına alınan ve Erzurum'a getirilen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, savcılık sorgusu sonrası çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınan daha sonra karayoluyla Erzurum'a getirilen Tuncay Sonel, Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi'nde yapılan 3 günlük sorgusu sonrası Erzurum Adliyesi'ne getirildi. Adliyeye geniş güvenlik önlemleri arasında getirilen Tuncay Sonel'e Gülistan Doku soruşturması ile ilgili hakkındaki iddialar yönetildi.

Savcılık ifadesi



Tuncay Sonel'in Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği ifadeden ilginç detaylar ortaya çıktı. Soruşturmanın en dikkat çeken detaylarından biri olan Gülistan Doku'ya ait sim kartın neden adli birimlere teslim edilmediği sorusuna Sonel, "hız kazanmak" savunmasıyla cevap verdi.

Sonel, ifadesinde, "Valilik binasından çıkarken Aygül Doku'yu ağlarken gördüm. Bana 'Sayın Valim bir sim kart var, savcıya ulaşamıyorum, almıyorlar' dedi. Ben de insani mülahazalarla aldım. Arama kurtarma yoğun devam ettiği için konum bilgisine hızlıca bakılması amacıyla, Ankara'da teknik bilgisine güvendiğim Gökhan komisere gönderdim" dedi.

Bilirkişi raporlarında olay günü viyadüğü gören kameraların aktif olduğunu ancak emniyet görevlilerinin "kameralar çalışmıyordu" şeklinde tutanak tuttuğuyla ilgili sorusuna ise Sonel, şöyle cevap verdi:

"Bu kamera kayıtlarının silinerek delillerin yok edilmesi talimatını ben vermedim. Üniversite bünyesinde teknik bir konu varsa oraya sorulmalıdır. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Tunceli Emniyeti'nin 'arıza yoktu' şeklindeki cevaplarından haberim yoktur. Muhatabı İl Emniyet Müdürüdür."

Yaklaşık 8 saat süren savcılık sorgusu tamamlanan Sonel, Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme (TCK 281/1), Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme (TCK 244/2), Özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK 134/1), Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme (TCK 136) ve Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek (TCK 205) suçlarından tutuklanması istemiyle 1. Sulh Ceza Mahkemesine sevk edildi.

Yapılan duruşma sonrası mahkeme heyeti, Tuncay Sonel'in tutuklanmasına karar verdi. Tuncay Sonel daha sonra Erzurum Dumlu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderildi.

Niksar'da "Okulu tarayacağım" diyen çocuk gözaltına alındı

Tokat'ın Niksar ilçesinde bir öğrenci, arkadaşlarına attığı, "Okula gelmeyin, tarayacağım" mesajı üzerine gözaltına alındı

22.04.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
Niksar'da "Okulu tarayacağım" diyen çocuk gözaltına alındı
Niksar'da "Okulu tarayacağım" diyen çocuk gözaltına alındı
Tokat'ın Niksar ilçesinde bir öğrenci, arkadaşlarına attığı, "Okula gelmeyin, tarayacağım" mesajı üzerine gözaltına alındı.

Edinilen bilgilere göre, 20 Nisan 2026 günü saat 15.30 sıralarında Kaya İsmet Özden Ortaokulu'nda 7'nci sınıf öğrencisi Y.K.'nın aynı sınıfta öğrenim gören arkadaşlarına, "Okula gelmeyin, okulu tarayacağım" şeklinde tehditte bulunduğu öğrenildi.



İhbar üzerine harekete geçen ekipler, olayla ilgili çalışma başlattı. Yapılan incelemeler sonucunda ikameti belirlenen 14 yaşındaki çocuk, Niksar İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheli çocuk emniyetteki işlemlerinin ardından Niksar Adliyesi'ne sevk edildi.

Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.