logo
07 AĞUSTOS 2026

Giresun ve Trabzon arasında 'ekmek' mücadelesi

Giresun ve Trabzon illeri arasında kolbastı polemiğinin ardından bugünlerde ekmek kavgası başladı. Giresun'un Görele ilçesinin Çavuşlu Beldesi'nde üretilen Çavuşlu ekmeğinin geçtiğimiz haftalarda Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret tescilinin yapılmasının ardından Trabzon'un Vakfıkebir ilçesindeki fırıncılar taklitlerinin yapıldığını ileri sürerek söz konusu ekmeğin özelliklerinin sadece kendi ekmeklerinde olduğunu savundu.

29.11.2020 12:09:00
 
Giresun ve Trabzon arasında 'ekmek' mücadelesi
Giresun ve Trabzon arasında 'ekmek' mücadelesi
Giresun ve Trabzon illeri arasında kolbastı polemiğinin ardından bugünlerde ekmek kavgası başladı. Giresun'un Görele ilçesinin Çavuşlu Beldesi'nde üretilen Çavuşlu ekmeğinin geçtiğimiz haftalarda Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret tescilinin yapılmasının ardından Trabzon'un Vakfıkebir ilçesindeki fırıncılar taklitlerinin yapıldığını ileri sürerek söz konusu ekmeğin özelliklerinin sadece kendi ekmeklerinde olduğunu savundu.

Çavuşlu ekmeğinin ustaları ise çok eskiden Vakfıbekir'den Çavuşlu'ya gelen bir çırak sayesinde Vakfıkebir ekmeğinin ortaya çıktığını ileri sürerken, Vakfıkebirli ustalar da, Vakıkebir'den Çavuşlu'ya giden bir usta sayesinde Çavuşlu ekmeğinin ortaya çıktığını kaydetti.

'Benzerlik aynı, özellikler farklı'

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Görele Belediye Başkanı Tolga Erener, 'Yaklaşık 2,5 yıldır yaptığımız girişimler sonucunda Çavuşlu ekmeğinin Coğrafi işaretini aldık. Bu konuyla ilgili olarak sınırdaşımız olan il bu ekmeğin kendilerine ait olduğunu iddia etmeleri gündeme gelmemesi gereken bir konudur. Çünkü Vakfıkebir ekmeği de bizim bir değerimiz. Çavuşlu ekmeğine gelince 300-400 yıllık bir geçmişe sahiptir. Bizim ekmeğimiz ekşi mayalı olarak yapılır, tadı ve saklanma süresinin uzunluğuyla Vakfıkebir ekmeğinden daha farklıdır. Bununla birlikte her iki ekmeğimizde baş tacımızdır. Bu iddiaları yersiz buluyorum. Bir süre önce de her iki il arasında kolbastı tartışması var. Ancak Bulancak hobteki farklıdır, Trabzon kolbastısı farklıdır. Bu farklılıkların hepsi bizim kültürel zenginliğimizdir' dedi.

'Çırak geldi usta gitti, Çavuşlu ekmeğinin sırrını öğrendi'

Çavuşlu ekmeği ustalarından Aydın Göral ise Çavuşlu ekmeğinin tarihi itibarıyla Vakfıkebir ekmeğinden daha eski olduğunu vurgulayarak "Bize dedelerimizden anlatılana göre Vakfıkebir'den bir kişi çırak olarak Çavuşlu'daki fırınlardan birinde çalışmıştır. Daha sonraki yıllarda Vakfıkebir'e dönerek aynı ekmeği öğrendiği gibi yapmaya başlamıştır ve böylelikle Vakfıkebir'de Çavuşlu ekmeği yapılmaya başlamıştır. Sonraki yıllarda ise isim değiştirerek Vakfıkebir ekmeği ismini almıştır. Dolayısıyla çırak olarak gelmiş usta olarak gitmiş ve ekmeğimizin sırrını öğrenmiştir' iddiasında bulunurken, Can Tahmaz ise 'Bizin Çavuşlu ekmeği olarak tek rakibimiz kendimiziz. Biz kendimizle yarışıyoruz. Çavuşlu küçük bir belde olabilir ama tarihi yüz yıllara dayanan bir yönetim merkezidir. Çavuşlu Osmanlı Döneminde de büyük bir idare merkeziydi ve Çavuşlu ekmeğinin tarihi de bu yıllara dayanmaktadır' ifadelerini kullandı.

'Çavuşlu ekmeği, Vakfıkebir ekmeğinin taklididir '

Çavuşlu ekmeğinin ancak Vakfıkebir ekmeğinin taklidi olabileceğini ifade eden Vakfıkebir Fırıncılar Derneği Başkanı Davut Kutoğlu ise, 'Vakfıkebir ekmeği 2 yıl önce coğrafi işaret tescilini almış bir markadır. Çavuşlu'da da bu tür ekmek yapılıyor ama tabiri yerindeyse taklit ediliyor. Bunu en iyi vatandaşlarımız değerlendirir. Çavuşlu bu ekmek işinin sadece ticaretini iyi yapıyor, Vakfıkebir'de ise kalite yapılıyor. Vakfıkebir ekmeği 200 yıllık bir geçmişe sahip. Bildiğimiz kadarıyla 1930'lu yıllarda Vakfıkebir'den bir usta Çavuşlu'da esnaflık yaptı. Vakfıkebir'den birinin orada fırın açması Çavuşlu ekmeği olduğunu göstermez. Bizim ekmek ekşi maya ile yapılıyor ve uzun süre bayatlamıyor. Her yörenin kendine göre özellikleri vardır. Bu özelliklerine göre coğrafi işaret alabilir ancak Vakfıkebir ekmeğinin özellikleriyle, kriterleriyle coğrafi işaret alamaz alırsa bu ancak taklididir olur' dedi.İHA

KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı aşısının çalışmalarında ilk fazın tamamlanmak üzere olduğunu söyleyerek, "Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz" dedi

07.08.2026 14:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
ERÜ bünyesinde çalışmalarına devam eden ve Turkovac'ı geliştiren Prof. Dr. Aykut Özdarendeli başkanlığındaki Aşı Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü'nde çalışmalar aralıksız devam ediyor. KKKA aşısı için çalışmalarını sürdüren ekip, aşıda ilk faz çalışmalarını tamamlamak üzere. Çalışmalar hakkında bilgiler veren ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, çalışmaların sürdüğü laboratuvarın daha kapsamlı bir hale geleceğini söyleyerek, "Çok büyük bir laboratuvara kavuşuyoruz.

Bu alanda stratejik araştırmalar yapabileceğimiz kapsamlı bir laboratuvar imkanının olması bizim için önemli. Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu laboratuvar imkanına sahip olabilmemiz sadece Kayseri için değil, ülkemiz ve tüm insanlık için de stratejik bir öneme sahip. Laboratuvarımızın da yıl sonu itibarıyla hazırlıklarımız bitmek üzere. İnşaatımız tamamlandı. Laboratuvarın teknik cihazlar anlamında son bağlantıları devam etmekte" dedi.

"Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz"

Çalışmalarına devam edilen KKKA aşısı hakkında bilgiler veren Altun, "Aykut Özdarendeli hocamız çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle çalışmalarına Kırım Kongo Kanamalı Virüslü ateşli hastalığı dediğimiz kene ısırmasının sebep olduğu rahatsızlıkla ilgili aşı çalışmalarına devam ediyor. Birinci fazla ilgili ciddi mesafe almış durumdayız. Burada biz elimizden geldiği kadar bu aşı süreçlerini yönetirken de ulusal ve uluslararası boyutta bunun kabul edilmesi bizim için esastır.

Biz hocamıza o süreçlerini de kolaylaştırmak için destek oluyoruz. Yaz aylarına başladığımızda hep gündemimize gelen bir rahatsızlık süreci olarak durmakta ama biz bu konularda Sağlık Bakanlığımızla ve Sağlık Müdürlüğümüzle koordineli bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Benim tahminim birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisinde olduğumuzu söylemek istiyorum" diye konuştu.

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

07.08.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi, AHBAP Derneği'nin yönetimi için kayyum atanmasına karar verdi. Daha önce alınan tedbir kararları kapsamında derneğin mal varlıklarının yönetimi için kayyum heyeti tayin edilmiş, ayrıca iştirak şirketleri olan Ahbap Lojistik ve Ahbap İktisadi İşletmesi'ne Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atanmıştı. Mahkemenin son kararıyla birlikte bu kez bizzat derneğin sevk ve idaresi kayyuma devredildi. Böylece ile derneğin hukuki varlığının sona erdirilmesi (fesih) süreci resmen başlatılmış oldu.

Kararda, İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği'nin 27 Temmuz 2026 tarihli kararıyla kayyım olarak belirlenen 3 kişinin AHBAP Derneği'ne yönetim kayyımı olarak atanmasına hükmedildi. Kayyım heyetinin dernek iş ve işlemlerini yürütmesi, mal varlığını koruması ve resmi süreçleri takip etmesi kararlaştırıldı.

Mahkeme, faaliyetlerin durdurulması kararının uygulanması kapsamında dernek binası ve eklentilerinin mühürlenmesine, fiziki faaliyetlerin engellenmesine ve kayyım heyetinin yönetime fiilen teslim edilmesine karar verdi. Bu kapsamda İstanbul İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü, İstanbul Valiliği ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılacak.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen soruşturmanın odak noktasını; özellikle 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında AHBAP Derneği adına toplanan milyarlarca liralık yardım ve bağışların usulsüz kullanımı, haksız kazanç ve kara para aklama şüpheleri oluşturuyor. İlk olarak dernek kurucusu Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in mali hareketlerini inceleyen başsavcılık, Şile Belediyesi'nde düzenlenen festival rüşvet soruşturması belgeleriyle çapraz inceleme yaptı. İncelemelerde Haluk Levent, Berkant Acil ve Yeliz Kaya arasında hem mali transferler hem de organik çalışma birlikteliği tespit edildi.

İstanbul Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, MASAK ve Mülkiye Müfettişliği raporlarının birleştirilmesiyle derinleştirilen soruşturmada mali bulgulara ulaşıldı. Sadece 2023 yılında milyarlarca lira bağış toplayan derneğin banka hesaplarında yapılan incelemelerde, hesap bakiyelerinin neredeyse tamamen boşaltıldığı saptandı. Banka detaylarına göre dernek hesaplarında yalnızca 266 bin TL, 786 bin TL, 8 bin 598 Dolar ve 19 bin Euro civarında bir meblağ kaldığı görüldü. Hatta pazar günleri de dahil olmak üzere dernek hesaplarından yüksek miktarlı finansal işlemler yapıldığı ve bu hesaplarda tek işlem yetkilisinin Haluk Levent olduğu banka kayıtlarıyla doğrulandı.

Davaname metninde yer alan Mali Müfettişlik ve MASAK verilerine göre, dernek bütçesinden Haluk Levent'in asistanı Yeliz Kaya'nın kişisel hesaplarına tespit edilebilen ilk etapta 122 milyon TL doğrudan para çıkışı yapıldı. Ayrıca Dernek Haluk Levent'in derneği usulsüz şekilde borçlandırarak kambiyo senetleri düzenlediği, bu senetler karşılığında alınan yüksek değerli taşınmazların ve dernek iştiraki Ahbap Lojistik'e ait gayrimenkullerin Yeliz Kaya adına tescil ettirildiği belirlendi. Yeliz Kaya'nın sadece 2025 ve 2026 yıllarında dernekle bağlantılı 100 adet taşınmaz işlemi yaptığı, bunların 58 adedini şüpheli Esin Önder Çağlayan'a devrettiği tespit edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca Haluk Levent tarafından kullanılan hesaplardan yüksek hacimli yasal bahis oyunlarının oynandığı bilgisi yer aldı.

Teknik ve fiziki takip altında tutulan Haluk Levent'in, 12 Temmuz 2026 günü telefonlarını kapatıp sinyal kesici kullanarak kaçma izlenimi veren eylemlerde bulunduğu ve İzmir yolunda seyir halindeyken güvenlik güçlerince yakalandığı öğrenildi. Soruşturma kapsamında 12, 14, 17 ve 27 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleşen 4 ayrı operasyon sonucunda tutuklamalar ve adli kontroller peş peşe geldi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
 

07.08.2026 11:06:00
AA
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Suudi Arabistan'da ortak savunma anlaşması imzalayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.

Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.

Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 17 Eylül'de "Ortak Stratejik Savunma Anlaşması" imzalamıştı.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

07.08.2026 11:01:00
Haber Merkezi
 
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi.

BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, Ankara İl Başkanı Emekli Yarbay Hüseyin Kuloğlu, Ankara İl Yönetim Kurulu Üyesi Aydın İlik, Çankaya İlçe Başkanı Mehmet Yalçın Vona, Altındağ İlçe Başkanı Bayram Güzel ve Ankara teşkilatından Ayhan Kuru'nun yer aldığı heyet, Güvenpark'ta bir araya geldiği şehit yakınları ve gazilerle görüş alışverişinde bulundu.

Ziyarette, BTP Genel Başkanı Avukat Hüseyin Baş'ın selamı, eylemcilerin sözcüsü Gazi Erdem Çerçioğlu aracılığıyla tüm şehit yakınları ve gazilere iletildi.

Görüşmede, şehit yakınları ve gazilerin dile getirdiği talepler ile "Terörsüz Türkiye" adıyla yürütülen sürece ilişkin endişeleri dinlendi. BTP heyeti, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerinin yanında olduklarını belirterek, partinin konuya ilişkin değerlendirmelerini ve çözüm önerilerini paylaştı.



Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerini desteklediklerini vurguladı.

Oktay, tüm şehit aileleri ve gazilere, yaşamlarının geri kalanında kimseye muhtaç olmadan onurlu bir hayat sürdürebilecekleri düzeyde maaş bağlanması gerektiğini belirterek, devletin mevcut imkânlarının bunu karşılayabilecek güçte olduğunu ifade etti.

Selim Oktay ayrıca, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin şehit aileleri ve gazilerin dile getirdiği endişeleri dikkatle dinlediklerini, Bağımsız Türkiye Partisi'nin bu konudaki duruşunu ve kararlılığını kendileriyle paylaştıklarını söyledi.

BTP heyeti, şehit yakınları ve gazilerin taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceklerini belirterek ziyaretini tamamladı.

Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı

Çanakkale'nin Ezine ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı

07.08.2026 10:23:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı
Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'nin Ezine ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı.

Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince Ezine açıklarında bir grup kaçak göçmen olduğu tespit edildi. Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik botu 'KB-57' tarafından hareket halinde durdurulan fiber karinalı lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı.

Kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (GÖKSEM) teslim edildi.

Türkiye ve 7 ülkenin dışişleri bakanları, İsrail'in Gazze'de tıbbi ve sivil altyapıyı hedef alan saldırılarını ve uluslararası insani hukuk ihlallerini en güçlü şekilde kınadı

Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki ihlallerine ilişkin ortak açıklama yayımladı

06.08.2026 16:13:00
AA
 
 Türkiye ve 7 ülkenin dışişleri bakanları, İsrail'in Gazze'de tıbbi ve sivil altyapıyı hedef alan saldırılarını ve uluslararası insani hukuk ihlallerini en güçlü şekilde kınadı
 Türkiye ve 7 ülkenin dışişleri bakanları, İsrail'in Gazze'de tıbbi ve sivil altyapıyı hedef alan saldırılarını ve uluslararası insani hukuk ihlallerini en güçlü şekilde kınadı
Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki ihlallerine ilişkin ortak açıklama yayımladı.

Bakanlar, başta sağlık tesisleri ile tıbbi altyapının hedef alınması, sivil altyapıya yönelik saldırılar ve kadınlar ile çocuklar da dahil olmak üzere sivil kayıplarının devam etmesi olmak üzere, Gazze Şeridi'nde uluslararası hukukun ve uluslararası insancıl hukukun ağır bir ihlali olarak süregelen İsrail ihlallerini en güçlü şekilde kınadı ve lanetledi.

İsrail'in ihlallerinin devam etmesinin uluslararası hukukun ve Gazze Barış Planı'nın ihlali olduğunun altını çizen bakanlar, özellikle de ABD Başkanı Donald Trump'ın Filistinli grupların silahların sınırlandırılmasını da içeren yol haritasını kabul ettiğini duyurmasının ardından ihlallerin devam etmesinin, planın ikinci aşamasının uygulanmasını hedefleyen uluslararası ve bölgesel çabaları sekteye uğrattığına işaret etti.

Bakanlar, ihlallerin siyasi süreci tehdit ettiğini, çatışmaları yeniden tırmandırma ve Gazze'deki insani felaketi derinleştirme riski taşıdığını belirtti.

İsrail'in uluslararası hukuk ihlalleri
Bakanlar, sivillerin korunmasının, sağlık tesisleri ile sağlık ve insani yardım alanlarında görev yapan personelin güvenliğinin sağlanmasının ve Gazze genelinde insani yardım, tıbbi malzeme ve acil yardım malzemelerinin "derhal güvenli ve engelsiz şekilde ulaştırılmasının" hiçbir koşul altında taviz verilemeyecek ya da zayıflatılamayacak hukuki yükümlülükler" olduğunu vurguladı.

Gazze Şeridi'nde İsrail tarafından sürdürülen ihlallerin, işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen saldırılardan, yasa dışı yerleşimlerin genişletilmesinden ve "işgal altındaki Kudüs'teki" mevcut statükoyu tek taraflı olarak değiştirmeyi amaçlayan uygulamalardan "bağımsız değerlendirilemeyeceğinin" altını çizen bakanlar, bu uygulamaların güç kullanarak fiili durum yaratmayı hedefleyen sistematik politikayı oluşturduğunu kaydetti.

Bunların iki devletli çözümün temelini zayıflattığını aktaran bakanlar, söz konusu faaliyetlerin Filistin halkının meşru haklarını "marjinalleştirdiğini" bildirdi.

Bakanlar bu durumun, uluslararası hukukun ve ilgili Birleşmiş Milletler (BM) kararlarının açık bir ihlalini teşkil ettiğini hatırlattı.

Bakanlar ayrıca, uluslararası topluma, özellikle de BM Güvenlik Konseyi'ne, hukuki ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmeleri ve İsrail'i uluslararası insani hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukuk ile BM Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı Kararı kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeye ve ciddi ihlallerden sorumlu olanları hesap vermeye zorlamak üzere; sivillerin korunmasına, anlaşmanın tam olarak uygulanması için umutların korunmasına ve kalıcı bir ateşkesin sağlanmasına katkıda bulunacak şekilde pratik ve etkili önlemler almaları yönündeki çağrılarını yineledi.

İşgal altındaki Filistin topraklarını ilhak etmeye, bu topraklar üzerinde İsrail egemenliğini dayatmaya veya Filistin halkını zorla yerinden etmeye yönelik her türlü girişimi kategorik olarak reddettiklerini vurgulayan Bakanlar, adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolunun, başkenti Doğu Kudüs olan 1967 sınırları içinde bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulmasını da içeren iki devletli çözümün uygulanmasına yönelik ciddi bir siyasi sürecin başlatılması olduğunu teyit etti.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Ankara'daki görüşmelerinin ardından yaptığı ortak basın toplantısında hem ikili ilişkiler hem de bölgeseler konularla ilgili mesajlar verdi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Ankara'daki görüşmelerinin ardından yaptığı ortak basın toplantısında hem ikili ilişkiler hem de bölgeseler konularla ilgili mesajlar verdi

06.08.2026 13:47:00
Haber Merkezi
 
 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Ankara'daki görüşmelerinin ardından yaptığı ortak basın toplantısında hem ikili ilişkiler hem de bölgeseler konularla ilgili mesajlar verdi
 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Ankara'daki görüşmelerinin ardından yaptığı ortak basın toplantısında hem ikili ilişkiler hem de bölgeseler konularla ilgili mesajlar verdi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Ankara'daki görüşmelerinin ardından yaptığı ortak basın toplantısında hem ikili ilişkiler hem de bölgeseler konularla ilgili mesajlar verdi. Bakan Fidan, "Şam, Halep ve Hama daha zengin ve daha güvenli olduğunda bizler bunu Gaziantep'te, Mersin'de ve İstanbul'da hemen hissediyoruz" derken Suriyeli mevkidaşı Şeybani de istikrara kavuşmuş bir Suriye'nin bölgenin istikrarı için önem teşkil ettiğini vurguladı. Dışişleri Bakanı Fidan ayrıca Gazze Barış Planı konusundaki son gelişmelerle ilgili de bilgi vererek İsrail'in süren saldırılarının plana engel teşkil ettiğini ifade etti. Körfez'deki çatışma durumu ve Hürmüz müzakerelerinin uluslararası toplumun konuya olan ilgisinin dağılmasına yol açtığına dikkat çeken Fidan, "Ama biz ifade ettiğim gibi Türkiye olarak bütün platformlarda oraya yönelik dikkatimizi de olabilecek en yüksek düzeyde tutmaya devam ediyoruz. Çalışmalarımız devam ediyor. Oraya has çalışan genel müdürlüklerimiz, arkadaşlarımız, ekiplerimiz var. Burada bir sıkıntı yok. İnşallah İran ve Amerika arasındaki müzakereler bugün bir iyi haberle neticelenir" ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan'ın konuşmasından satır başları şöyle:
"Çok sık bir araya gelerek, haberleşerek bu kurduğumuz mekanizmalarımızın çalışmasına yönelik bilgi alışverişinde ve koordinasyon faaliyetlerinde bulunuyoruz. Yaptığımız çalışmalarda görüyoruz ki Suriye'nin giderek daha istikrarlı bir hale geldiğini ve ülkelerimiz arasındaki iş birliğinin derinleştiğini andan izlemekteyiz. Bu durum bölgemizin ve ülkelerimizin geleceği bakımından da bizlere çok şükür umut vermekte. Suriye'deki olumlu tablo bölgesel sahiplenme anlayışıyla hep beraber hayata geçirdiğimiz müşterek gayretlerimizin bir neticesinde olmuştur.

"Şam, Halep ve Hama daha zengin ve daha güvenli olduğunda bizler bunu Gaziantep'te, Mersin'de ve İstanbul'da hemen hissediyoruz"
Daha önce de zaman zaman altını çizdiğimiz gibi Türkiye ile Suriye'nin refah ve istikrarını birbirinden ayrı görmemiz mümkün değil. Aramıza sadece 900 küsür kilometrelik bir sınır değil, ortak bir tarih, ortak bir kültür ve ortak bir gelecek var. Şam, Halep ve Hama daha zengin ve daha güvenli olduğunda bizler bunu Gaziantep'te, Mersin'de ve İstanbul'da hemen hissediyoruz. Aynı şekilde Suriye'nin herhangi bir köşesinde vuku bulan istikrarı bozucu faaliyetler Türkiye için de bir tehdit teşkil etmekte."

Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani'nin açıklamaları ise şöyle: "Türkiye'deki kardeşlerimizle tabii ki kısa bir sürede büyük atılımlara imza attık. Bu süreçte bugün yine aynı şekilde ortaklıklarımız arasında ve tabii ki kurumsal çalışmalar üzerinde durduk. Bildiğiniz yüksek stratejik işlerimiz var ve siyasi işlerimiz tabii ki bundan sonra pratik bir projeye dönüşmüştür ve dönüşecektir. Bütün bölgenin yararına olacaktır. İki ülke arasında bir koordinasyon komitesi var; ortak bütün alanlarda bütün meselelerimizi görüşüyoruz.

Türkiye ile birlikte ticari ve ekonomik entegrasyon ve iki ülke arasındaki merkez bankası arasındaki iş birliği çok önemli. İktisadi ve mali konulardaki işbirliğinin artması için iyi bir zemin oluşturmaktadır. 
Türkiye biliyor ki terörle mücadele çok önemlidir. Bu ortaklığımızın en önemli parçasıdır. Şam'ın istikrarı ve devletin egemenliğinin bütün bölgede ve bütün silahların yönetim altında toplanması önem taşımaktadır. Aynı zamanda daha fazla yatırımlar olması için kurumlar arasında birliği sağlanması ve bölgenin milislerden ve terörden arınması da bizim için büyük önem taşımaktadır. Çünkü bildiğiniz gibi burada tabii ki ortak sınırlarımızın da terörden temizlenmesi ve ortak bir şekilde koruması çok önem teşkil etmektedir. Bu sürecin başarıya ulaştırılması ortak çıkarlarımıza hizmet edecektir."

Güvenpark'ta eylem yapan gazi ve şehit yakınlarını ziyaret eden Özel'den çözüm süreci mesajı

Güvenpark'ta gazilerin eylemine destek veren Yeni Parti lideri Özgür Özel, çözüm süreciyle ilgili, "Bütün hassasiyetleri takip ediyoruz. İlk gün nasıl hassas bir yerdeysek bugün de aynı noktadayız" dedi. Özel, Meclis'te yapılacak toplantıların ardından basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunacağını açıkladı

06.08.2026 12:46:00
Haber Merkezi
 
Güvenpark'ta eylem yapan gazi ve şehit yakınlarını ziyaret eden Özel'den çözüm süreci mesajı
Güvenpark'ta eylem yapan gazi ve şehit yakınlarını ziyaret eden Özel'den çözüm süreci mesajı
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Güvenpark'ta şehit yakınları ve gazilerin eylemine destek ziyaretinde bulundu.

Özgür Özel, "Zor günlerden geçiyoruz. Biz CHP'de seçilmişken bir darbeyle partimizin yönetiminden uzaklaştırılmış, partisi elinden alınmış, cumhurbaşkanı adayı hapiste tutulan, pırıl pırıl belediye gencecik belediye başkanları hapiste tutulan, hapiste tehdit edilenlerin bazılarının parti değiştirdiği, benim kendi ilimin kadın il başkanını bile Manisa'da aldılar, büyük bir zulüm görüyor partimiz" ifadelerini kullandı.

Son olarak çerçeve yasanın Meclis Başkanlığı'na sunulduğu süreç ile ilgili de mesaj veren Özel, "Lanet olsun yaptığınıza da, yapacağınıza da dememiz gereken acıları çekiyorken Türkiye'de bir süreç yürüyor. Bu şartlarda emin olun meseleyi sizin kadar dikkatli takip ediyoruz, bütün hassasiyetleri takip ediyoruz. İlk gün nasıl hassas bir yerdeysek bugün de aynı noktadayız" diye konuştu.

"Biz şehit ailelerin yanına varamayacağımız, gözüne bakamayacağımız işlerin içinde hiçbir zaman olmayız" diyen Özel, şunları söyledi:

"Türkiye'nin geleceği açısından, terörün bitmesi açısından, bir daha gazilerin olmaması, şehitlerimimiz olmaması açısından, terörün durdurulması ve demokratik meselelere de doğru bir yerden yaklaşıyoruz."

Özgür Özel ayrıca süreç ve çerçeve yasa ile ilgili Meclis'te yapılacak toplantıların ardından basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunacağını açıkladı.

İktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak adlandırdığı 12 maddelik "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" TBMM Başkanlığı'na sunuldu

İktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak adlandırdığı yeni çözüm sürecinin hukuki altyapısını oluşturmak amacıyla hazırlanan 12 maddelik "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" TBMM Başkanlığı'na sunuldu

06.08.2026 12:36:00 / Güncelleme: 06.08.2026 12:40:45
Haber Merkezi
 
 İktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak adlandırdığı 12 maddelik "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" TBMM Başkanlığı'na sunuldu
 İktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak adlandırdığı 12 maddelik "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" TBMM Başkanlığı'na sunuldu
İktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak adlandırdığı yeni çözüm sürecinin hukuki altyapısını oluşturmak amacıyla hazırlanan 12 maddelik "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" TBMM Başkanlığı'na sunuldu.

Teklifin genel gerekçesinde düzenlemenin, süreç kapsamında yapılacak hukuki düzenlemelerin "ilk adımını oluşturan temel çerçeve" olduğu belirtilirken, bunun bir "genel af" niteliği taşımadığı, yalnızca koşullu ve sınırlı bir ceza ve infaz hukuku düzenlemesi olduğu vurgulandı.

Millî Dayanışma ve Toplumsallaşmanın Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi başlığını taşıyan yasa teklifinde 360 milletvekilinin imzası yer alıyor.
 
AK Parti, MHP, DEM Parti, CHP grupları ile Yeni Yol grubundan dört milletvekili teklife imza attı.
 
Çerçeve yasa cuma günü Meclis Adalet Komisyonu'na gelecek. Teklifin pazar günü de TBMM Genel Kurulu'da görüşülmesi bekleniyor.
 
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, teklife ilişkin sosyal medya hesabında bir değerlendirme yaptı.
 
Yıldız, teklifin hazırlanış aşamasında ulusal ve uluslararası yüksek yargı içtihatları ve doktrin tartışmaları ile dünyadaki örnekleri göz önünde bulundurduklarını söyledi. 
 
Feti Yıldız, teklifin Türkiye'ye özgür bir model olduğunu anlattı. 
 
Yasa teklifinde 360 milletvekilinin imzası olduğunu anımsatan MHP'li Yıldız, "Teklifin önümüzdeki hafta başında Gazi Mecliste 430'un üzerinde bir kabulle kanunlaşacağı görülmektedir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi saat 14.00'te Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan', MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi saat 14.00'te Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti

06.08.2026 12:26:00 / Güncelleme: 06.08.2026 16:12:53
AA
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi saat 14.00'te Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi saat 14.00'te Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi kabul etti.
 
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki kabul, basına kapalı gerçekleşti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.