logo
08 EKİM 2026

Gökdeniz için karar haftası

01.07.2003 00:00:00
 
Trabzonspor ile 4 yıllık sözleşmesi bulunan ancak ilk 2 yılı dolduktan sonra sözleşmesindeki madde gereği bordo-mavili kulüple masaya oturacak olan Gökdeniz'in transferi bu hafta netlik kazanacak

Trabzonspor Kulüp başkanı Özkan Sümer, yaptığı açıklamada, milli takım kampında iyi bir performans gösteren futbolcunun Trabzon'a geleceğini söyledi. Sümer, milli maçlar sonrası Gökdeniz ile haberleştiklerini ve bu futbolcuyla hafta içinde görüşme yapacaklarını belirterek, "Gökdeniz ile bu görüşmenin hangi gün olacağını planlamış değiliz. Ancak bu hafta bu konu sonuçlanmış olacak" dedi.

Tavan fiyatı vereceğiz

Gökdeniz'in Trabzonspor'dan hakettiği transfer ücretini alacağını da ifade eden Sümer, "Gökdeniz'e tavan fiyatı vereceğiz. Bu oyuncuyla anlaşma bakımından bir sorun olacağını sanmıyoruz" diye konuştu. Bordo-mavili takımın Gerede kampını önceki akşam ziyaret eden Gökdeniz'in, büyük olasılıkla Avusturya kampına dahil olacağı kaydedildi.

Gökdeniz evleniyor

Trabzonspor'un genç oyuncusu Gökdeniz Karadeniz, evleniyor. Gökdeniz Karadeniz'in annesi Nilüfer Karadeniz, Gökdeniz'in bordo-mavili takımın Avusturya kampı sonrasında Serra Kandaz ile birlikte yaşamını birleştireceğini söyledi. Yıldız oyuncunun, 26 Temmuz'da Zorlu Grand Otel'de nikah töreninin ardından Süleyman Restorant'da düğünü yapılacak.

Esenyurt'ta lisede bıçaklı kavga

İstanbul Esenyurt'taki bir lisede sınıf arkadaşları arasında çıkan tartışma bıçaklı kavgaya dönüştü; olayda yaralanan iki öğrenci hastaneye kaldırılırken, 16 yaşındaki şüpheli polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Olayla ilgili geniş çaplı adli inceleme ve soruşturma başlatıldı

07.10.2026 16:02:00 / Güncelleme: 07.10.2026 16:06:30
İHA
 
Esenyurt'ta lisede bıçaklı kavga
Esenyurt'ta lisede bıçaklı kavga
Esenyurt Sezai Karakoç Anadolu Lisesi'nde öğrenciler arasında çıkan tartışmada 2 öğrenci bıçakla yaralandı. Olay yerine gelerek bilgi alan Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu, yaralı öğrencilerin tedavisinin devam ettiğini açıkladı.

Olay, Esenyurt Sezai Karakoç Anadolu Lisesi'nde meydana geldi. Öğrenciler arasında çıkan tartışma sırasında bir öğrenci, diğer 2 öğrenciyi bıçakla yaraladı. Olayın ardından okula polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin okulda yaptığı ilk müdahalenin ardından yaralı 2 öğrenci, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Öğrencilerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Saldırgan ise polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.



Kaymakam Çobanoğlu açıklama yaptı

Okula gelerek konuyla ilgili bilgi alan Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Çobanoğlu, "Sınıf içerisinde bir öğrencimiz, iki sınıf arkadaşını bıçakla yaralamış. Yaralılar hastaneye kaldırıldı. Tedavi süreçleri devam ediyor. Adli ve idari tahkikat sürüyor. Yaralı bir çocuğumuzun durumu iyi, hafif yaralı. Diğer çocuğumuzun tedavisi sürüyor. İnşallah en kısa sürede sağlıklarına kavuşmalarını diliyoruz" ifadelerini kullandı.

2026 Nobel Kimya Ödülü'nü Kagan ve Soai kazandı

2026 Nobel Kimya Ödülü'ne, "asimetrik organik sentezde doğrusal olmayan etkilerin ve otokatalizin keşfi" dolayısıyla Henri B. Kagan ve Kenso Soai layık görüldü

 

07.10.2026 13:57:00
Anadolu Ajansı
 
2026 Nobel Kimya Ödülü'nü Kagan ve Soai kazandı
2026 Nobel Kimya Ödülü'nü Kagan ve Soai kazandı

İsveç Kraliyet Bilimler Akademisinde düzenlenen basın toplantısında, 2026 Nobel Kimya Ödülü'nün sahipleri açıklandı.

Kagan ve Soai, "asimetrik organik sentezde doğrusal olmayan etkilerin ve otokatalizin keşfine" yaptıkları katkılar dolayısıyla ödülün sahibi oldu.

Amino asitler gibi bazı moleküller, birbirlerinin ayna görüntüsü olan iki varyant halinde bulunuyor ancak canlı organizmalar bu ayna görüntülerinden yalnızca birini içeriyor.

Kagan ve Soai, yaptıkları çalışmalar kapsamında, bu tür bir kimyasal asimetrinin nasıl oluşmuş olabileceğini ortaya koyuyor.

Kagan, kimyasal tepkimeleri yönlendirmek için geliştirdiği yeni yöntemle, birbirinin ayna görüntüsü olan moleküllerden birinin daha önce mümkün olduğu düşünülenden çok daha yüksek oranda elde edilmesini sağladı.

Bu keşif, ilaç, aroma, koku ve yeni malzemelerin üretiminde kullanılan kimyasal tepkimelerin geliştirilmesinde önemli rol oynuyor.

Soai ise olası ayna görüntülerinden yalnızca birinin oluştuğu ilk kimyasal tepkimeyi tasarladı.

"Soai tepkimesi" olarak bilinen bu yöntem, Akademi tarafından bugüne kadar gerçekleştirilen "en dikkat çekici kimya deneylerinden biri" olarak nitelendiriliyor.

Henri B. Kagan ve Kenso Soai kimdir

Fransız kimyager Henri B. Kagan, organik ve organometalik kimya, asimetrik sentez ve asimetrik kataliz alanlarındaki çalışmalarıyla tanınıyor.

Fransa'da 1930'da doğan Kagan, Paris'teki Sorbonne Üniversitesinde eğitim gördükten sonra 1960'da College de France'tan doktora derecesini aldı.

Organik kimyager Kenso Soai ise Japonya'nın Hiroşima kentinde 1950'de doğdu. Tokyo Üniversitesinden mezun olan Soai, doktora ünvanını 1979'da aldı.

Nobel Ödülleri hakkında

İsveçli Alfred Nobel'in vasiyeti üzerine ölümünden sonra, 29 Haziran 1900'de kurulan Nobel Vakfının insanlığa hizmette bulunanlara verdiği ödüller, dünyada en saygın ödüller olarak kabul ediliyor.

Nobel Ödülleri, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, İsveç Akademisi, Karolinska Enstitüsü ve Norveç Nobel Komitesi tarafından fizik, kimya, edebiyat, barış ve tıp olmak üzere 5 dalda en başarılı kabul edilen kişiler veya kuruluşlara veriliyor.

Bunlara ek olarak Nobel Ekonomi Ödülü, 1968'de İsveç Merkez Bankasının Alfred Nobel'in anısına ekonomi dalında da ödül verilmesini kararlaştırmasıyla ilk kez 1969'da verildi.

Nobel Ödülleri, her yıl Alfred Nobel'in ölüm yıl dönümü olan 10 Aralık'ta düzenlenen törenle sahiplerine teslim ediliyor.

Ödüller 1901'den bu yana veriliyor. Ödüllerin verilmediği durumların çoğu Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sırasında gerçekleşti. Ödül törenleri, Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021'de de yapılamamıştı.

Üç ay önce istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararı sonrası CHP'den istifa ederek yoluna bağımsız devam etme kararı alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bugün AK Parti'ye katıldı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay AK Parti'ye katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından rozeti takılan Tugay, "AK Parti kimsesizlerin kimsesidir." dedi

07.10.2026 12:57:00
Haber Merkezi
 
Üç ay önce istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararı sonrası CHP'den istifa ederek yoluna bağımsız devam etme kararı alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bugün AK Parti'ye katıldı
Üç ay önce istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararı sonrası CHP'den istifa ederek yoluna bağımsız devam etme kararı alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bugün AK Parti'ye katıldı
Üç ay önce istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararı sonrası CHP'den istifa ederek yoluna bağımsız devam etme kararı alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bugün AK Parti'ye katıldı.

AK Parti Milletvekilleri ile Yasama Yılı Açılış Toplantısı'na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sözlerine "İzmir bugün bir başka, çok coşkulu." diyerek başladı.

"Bugün aramıza katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a AK Parti ailesine hoş geldin, sefalar getirdin diyorum" diyerek Tugay'ın AK Parti'ye katıldığını duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ege'nin incisi İzmir'e ve İzmirli kardeşlerimize hizmet mücadelesinde tüm imkanlarımızla kendisine destek olacağımızı vurgulamak istiyorum" dedi.

Konuşmasının ardından Erdoğan, sahneye çıkan Tugay'a rozetini taktı.

Bu adımla birlikte kentin yönetimi, tarihinde ilk kez AK Parti'ye geçmiş oldu.

Tugay: AK Parti kimsesizlerin kimsesidir

Cemil Tugay da rozetinin takılmasının ardından kürsüye çıkıp açıklamalarda bulundu.

"İzmir'de mütevazi bir ailenin çocuğuyum." diyerek sözlerine başlayan Tugay, "Bir büyüğümüz dedi ki milletimize en büyük hediye siyasettir dedi. En iyi siyasetin hizmet olduğunu anladım." dedi.

7,5 yıldır belediye başkanı olduğunu vurgulayan Tugay, "Görev sürem boyunca hiçbir vatandaşımızı diğerinden ayırmadan hizmet ettim. En küçüğünden en yaşlısına tüm vatandaşlarımız benim ailem oldu." dedi.

Tugay, AK Parti'nin kimsesizlerin kimsesi olduğunu da dile getirdi.

"Siyaseti neden yapıyoruz? Neden yaptığımızı bir büyük lider şöyle tarif etti konuşmalarında; 'Biz hakkı yenmiş mazlumların hakkını savunmak için siyaset yapıyoruz. AK Parti kimsesizlerin kimsesidir.' Bu sözler, Türkiye Cumhuriyeti'nin son 25 yılına damgasını vurmuş büyük liderimiz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sözleridir." diyerek konuşmasına devam eden Tugay şu ifadeleri kullandı:

"Tam burada şunu söylemek isterim; her İzmirli bilir ki, Cumhuriyet'e samimiyetle sahip çıkan siyasetçi, kimsesizlerin kimsesi olmak için çalışandır. Ben huzurlarınızdayım bugün... İnanarak ve güvenerek katıldığım bu çatının altında, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük ve güçlü bir Türkiye için, kutuplaşmadan kurtulmuş bir millet için aranıza geldim. Gönüller yapmaya geldim.

Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve AK Parti ailesinin kıymetli desteğiyle İzmir'i ayağa kaldırmak ve şehrimizi adeta yeniden inşa etmek üzere yola çıkıyoruz."

Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu

Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu

07.10.2026 12:11:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu
Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu
Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu.

Ajanslara yansıyan bilgilere göre Ballı, Çekmeköy'de bir aracın içinde tabancayla başından vurulmuş şekilde ölü bulundu.

Yapılan ihbar üzerine polis ve sağlık ekipleri olay yerine geldi.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Ajanslara göre Başsavcılık açıklamasında Ballı'nın Sırapınar mahallesinde saat 15.40 sıralarında boş arazide bir araç içerisinde ölü olarak bulunduğunu teyit etti.

Adil Katılım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı ve Finansal Kurumlar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ballı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında geçtiğimiz günlerde ifade vermişti.

İfadesine başvurulan Ali Emre Ballı hakkındaki mal varlığı tedbir kararı kısa bir süre önce kaldırılmıştı.

Ballı, Finansal Kurumlar Birliği Başkanlığı görevi yanında Adil Varlık Yönetim A.Ş'nin yönetim kurulu başkanıydı.

Ali Emre Ballı aynı zamanda Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) yönetim kurulunda da bulunuyordu.

Ballı kimdir?
TBF'nin internet sitesinde yer alan özgeçmişine göre Ballı, 1980 yılında Mersin'de doğdu.

Sakarya Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu.

Teknoloji alanında özel sektörde çalışan Ali Emre Ballı, 2001 yılında girişimci olarak kendi şirketlerini kurdu.

Digital Katılım Bankası, finansman şirketi, elektronik para ve ödeme şirketi, teknoloji, alacak yönetimi ve varlık yönetimi şirketlerinde ortaklıkları bulunan Ali Emre Ballı, aynı zamanda Varlık Yönetim Şirketleri Sektör Başkanlığı ve Finansal Kurumlar Birliği Başkanlığı görevlerini sürdürüyordu.

Derin Mermerci'nin Boğaz'da bulunan tarihi yalısına yolcu vapuru çarptı

Derin Mermerci'nin Boğaz kenarındaki tarihi Kazasker Necmettin Efendi Yalısı'na yolcu vapuru çarptı. O anları Derin Mermerci sosyal medya hesabından paylaştı

07.10.2026 07:00:00
İHA
 
Derin Mermerci'nin Boğaz'da bulunan tarihi yalısına yolcu vapuru çarptı
Derin Mermerci'nin Boğaz'da bulunan tarihi yalısına yolcu vapuru çarptı
Kaza, 23.30 sıralarında Kandilli Sahili'nde bulunan 200 yıllık Kazasker Necmettin Efendi Yalısı'nda meydana geldi.

Boğaz Turu yaptığı öğrenilen yolcu vapuru henüz bilinmeyen sebeple yalıya doğru sürüklenerek önce yalı önünde bulunan yata ardından yalıya çarptı.

Kaza sonrası yaşananları Derin Mermerci sosyal medya hesabından paylaştı.

Görüntülerde Derin Mermerci dava açacağını, rıhtımının yok olduğunu ve çocuklarının travma yaşadığını söyledi.



Kaza anı güvenlik kamerasında



Öte yandan yolcu gemisinin yalıya çarpma anları güvenlik kamerasına yansıdı.

Görüntüleri Derin Mermerci sosyal medya hesabından paylaşırken görüntülerde geminin kontrolsüzce önce yata çarptığı ardından yalının bahçesine çıktığı görülüyor.

Bakan Gürlek: "5 kişi parayı iade etti"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, fon soruşturmalarına ilişkin, "TMSF'de bir hesap iadesi açıldı, özellikle gönüllülük esasına göre iade etmek isteyen kişilere karşı. Dün TMSF Başkanımızla görüştüm, 5 kişi bu hesaplara iadede bulunmuş" dedi

06.10.2026 16:20:00
AA
 
Bakan Gürlek: "5 kişi parayı iade etti"
Bakan Gürlek: "5 kişi parayı iade etti"
Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olan Adalet Bakanı Akın Gürlek, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen "fon soruşturması"nın nasıl başladığı ve ne aşamada olduğuna ilişkin soru üzerine Gürlek, gelen ihbarlar, şikayetler bulunduğunu, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) konuyla ilgili soruşturma izni verdiğini, bu olmadan resen soruşturma yürütülmesinin imkanının bulunmadığını ifade etti.

Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde 2025 Şubat'ta bazı fonlarda ve hisselerde hareketlilik olduğunu fark ettiklerini ve yazı yazdıklarını, 2026 Ağustos'ta ise vatandaşlardan şikayetler geldiğini anlattı.

Meşru kazanç ile haksız kazancı ayırmak gerektiğine işaret eden Gürlek, haksız, anormal bir şekilde, "balon hisse" diye tabir edilen hisselerden kısa sürede gir çık yapılarak elde edilen bir kazancın olduğuna dikkati çekti.

Konuyla ilgili SPK'ye soruşturma izni için yazı yazıldığını belirten Gürlek, şöyle devam etti:

"Bizim dikkatimizi çekmişti, arkadaşlarımız da soruşturma izni için SPK'ye yazı yazdı, hatta şahsen de görüştük. Tabii sağ olsun Sayın Bakanımız da bu süreci takip ediyordu, fonlarla ilgili açıklamaları vardı. Ağustos ayında yazdığımız müzekkereye en son soruşturma izni verildi. Fon soruşturması bu şekilde başladı. Başsavcılık sadece soruşturma izni verildiği zaman bu suçlara bakabiliyor. Şu an devam eden bir soruşturma süreci var. Ben şunu ifade etmek istiyorum; Türk piyasası, Türk ekonomisi çok güçlü. Bizim göz bebeğimiz. Buradaki küçük bir kısmında meydana gelen bir hadiseyi genele yaymamak gerekiyor.

Burada sürecin ilk başından beri Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan süreci takip ediyor. Anlık olarak bilgilendirme yapıyoruz. Maliye Bakanımızla sürekli olarak bu konuda görüşmeler, toplantılar yaptık. En son Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu kuruldu. Maliye Bakanımız da bu kurulda, biz de bu kuruldayız. Günlük rutin işlemler, bunlar tamamen serbest piyasa ekonomisi kapsamında, kurulların takdirinde. Gelen ihbarlar, şikayetler ya da verilen soruşturma izinleri kapsamında başsavcılarımız bunlara bakıyor. Şu an devam eden süreçler var."


"Mal kaçırmasının önlenmesi için tedbirler alındı"


Bakan Gürlek, "soruşturmanın derinliğine" ilişkin soru üzerine, "17 Eylül itibarıyla SPK tarafından fonların tasfiyesine karar verildi. Karar verildiği an, biz Başsavcılık olarak verilen soruşturma izinleri kapsamında bütün önleyici tedbirleri aldık. Özellikle şu an itibarıyla 85 şüpheli tutuklandı, 207 kişi hakkında işlem yapıldı ve birçok kişinin mal varlığı donduruldu. Aynı şekilde mal kaçırmasının önlenmesi için de arkadaşlarımız gerekli tedbirleri aldılar." yanıtını verdi.

Mal kaçırmanın çok yoğun yapılabildiğini belirten Gürlek, soruşturmanın başlamasında 2 gün sonra tutuklu olan bir kişinin eşinin yurt dışına 40 milyon liralık havale talimatı verdiğini, bunun önlendiğini ifade etti.

Konuyla ilgili Devlet Denetleme Kurulunun da devreye girdiğini anımsatan Gürlek, kurumların ihmalinin olup olmadığı konusunun da incelendiğini, bir ihmal, kusur, kasıt ya da kötü niyet varsa kurumlarla ilgili de bir çalışma yapılacağını söyledi.

Kapalı ya da açık fonlarda alınan tüyolarla, kısa sürede girdi çıktı yapılarak fahiş miktarda kazanılan paraların olduğuna dikkati çeken Gürlek, şunları kaydetti:

"Biz, şu an zaten bunlarla ilgili soruşturmayı başlattık. Biz, SPK ve İstanbul Borsası aynı zamanda merkezi kayıt kuruluşu var. Oradan gelen bütün listeler uyarınca İstanbul Başsavcılığı, manipülatif hareket yapan, kısa sürede fahiş ya da olağan dışı kazanç sağlayan kişilere karşı, tabii şirketler de var, normal kişiler de var, bunlarla ilgili tedbir kararları koydu, mal varlıklarını dondurdu. Bunların bir kısmı tutuklandı, bir kısmı firari. Yurt dışı çıkış yasakları var. Devam eden bir süreç var. Bu tamamen bağımsız yargının gözetiminde."


"5 kişi bu hesaplara iadede bulunmuş"


Adalet Bakanı Gürlek, Türk piyasasının, fonların ve İstanbul Borsasının göz bebekleri olduğunun altını çizerek, "Burada yürüyen bir süreç var. Biz titizlikle yürütüyoruz. İyi niyetli yatırımcılarımızın, hisselerimizin, şirketlerimizin özellikle bu süreçten etkilenmemesi lazım." dedi.

Başsavcılık olarak süreci takip ettiklerini belirten Gürlek, Başsavcılığın, SPK tarafından gönderilen listeler, Borsa İstanbul ve Merkez Kayıt Sistemi tarafından gönderilen listeler kapsamında işlem yapabildiğini söyledi.

"Para iadesine" ilişkin yöneltilen soru üzerine Gürlek, SPK'nin iyi niyetli yatırımcının 1 milyon liraya kadar olan paralarının iadesi konusunda karar aldığını anımsattı.

Başsavcılığın konuyla ilgili tespitlerine dikkati çeken Gürlek, şunları kaydetti:

"Kısa sürede manipülatif hareketlerle, inanılmaz, mesela 2 ayda girilmiş çok yüksek miktarlarda çıkış yapmış. Yani bir kar çıkışı yapmış. Bunlarla ilgili bir çalışmamız var. Listemiz var. Zaten bu kişiler tutuklandı. Mal varlığına el koyduk. Buralarda özellikle kurulan kurulun kararları ve SPK'nin kararları uyarınca şahsi mallara da el koyduk. Portföy yöneticilerinin, fon yöneticilerinin bütün mal varlığına el koyduk. Bunlar belirlenen ilkeler çerçevesinde TMSF'de de bir hesap iadesi açıldı, özellikle gönüllülük esasına göre iade etmek isteyen kişilere karşı. Dün TMSF Başkanımıza görüştüm, 5 kişi bu hesaplara iadede bulunmuş."

Bakan Gürlek, söz konusu mal varlıklarının hukuk çerçevesinde TMSF'ye devredildiğini, TMSF'nin de iadenin ardından savcılığa gerekli yazıyı yazacağını ifade etti.


"Halen de şu an araştırdığımız konular var"


Konuyla ilgili Sermaye Piyasası Kanunu'nun bulunduğunu belirten Gürlek, "Zararın iki katını karşılaması etkin pişmanlık sebebi ama bu soruşturmanın kapanması, dosyanın kapanması anlamına gelmiyor. Sadece kanunda düzenlenen bir indirim sebebi. Yani zararı giderenler hakkında bir işlem yapılmayacak algısı yanlış. Mutlaka onlarla ilgili işlem yapılacak." dedi.

Bakan Gürlek, konuyla ilgili ellerinde listelerin bulunduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kısa sürede fahiş kazanan kişiler, tüzel kişiler, şirketler vesaire bunlarla ilgili elimizde bilgiler var. Zaten adımları da attık. Ben buradan şunu söylemek istiyorum; Sayın Cumhurbaşkanımızın da konuşmalarında çok açık ve net. Kesinlikle milletimizin cebine el uzatan, haksız kazanç sağlayan bu kişilerden biz hukuk çerçevesinde hakkımızı sonuna kadar arayacağız. Bu haksız kazançları da TMSF büyümesinde kurulan fona devredeceğiz. Daha sonradan da SPK'nin ve işte kurulan kurulun almış olduğu kararlar çerçevesinde de bir kısım iyi niyetli yatırımcının zararları karşılanacak ama hukuk çerçevesinde mutlaka kaçırılan mallar, bir kısım para transferleri yapmışlar, biz bunların getirilmesi için de İsviçre'ye gönderilen paranın getirilmesi için de adli süreçleri başlattık. Şahsi mallarına el koyduk, tedbir koyduk, tapuya tedbir koyduk. Halen de şu an araştırdığımız konular var."


"Üzerimize ne düşüyorsa yapacağız"


Gürlek, vatandaşların hakkının korunacağını vurgulayarak, "Ben şunu vatandaşlarımıza kesinlikle söylüyorum. Hukuk çerçevesinde, kısa sürede fahiş kazanan, işte tüyo alıp içeri giren kişilerden sonuna kadar vatandaşlarımızın hakkını koruyacak şekilde paralarını tahsil etmek için elimizden geldiğince, üzerimize ne düşüyorsa yapacağız." dedi.

Konunun, devletin takibinde olduğunu dile getiren Gürlek, "Biz de hukuk çerçevesinde bunların sonuna kadar takipçisi olacağız." ifadelerini kullandı.

"Devlet kurumlarının bu konuda bir koordinasyon mekanizması inşa edip etmediğinin" sorulduğu Gürlek, şunları kaydetti:

"Elbette. Sürecin en başından beri sürekli olarak Maliye Bakanımızla, Sayın Cumhurbaşkanımız da zaten süreci en başından beri takip ediyor. Sürekli istişare halindeyiz. Şu an fon kurulu kuruldu. Biz de katılıyoruz. Yani devletin tüm kurumları istişare halinde. Ben buradan vatandaşlarımıza şunu söylemek istiyorum; müsterih olsunlar. Yani burada devam eden soruşmalar sebebiyle bizim piyasamız, İstanbul Borsamız, yatırımcılarımız kesinlikle etkilenmez bu süreçten dolayı. Bunlar devam eden süreçler ama bir yandan da Maliye Bakanlığımızın almış olduğu önlemler var. SPK'nin, bağımsız kurumlarımızın almış olduğu önlemler var. Devletin tüm kurumları en başından beri Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla işbirliği ve koordinasyon içerisinde yürütüyor. Ben, vatandaşlarımızdan kesinlikle Türk ekonomisine, Türk sermayesine, piyasalarına güvenmesini istiyorum. Bu konuda süreç devam ediyor. Biz, sadece adli sürece bakıyoruz ama günlük borsanın rutin işlemleri vesaire onlar bağımsız kurullar tarafından devam eden bir süreç."

Okul saldırısından acı haber geldi

İstanbul Başakşehir'deki bir ortaokula eski okul üniformasını giyerek giren 15 yaşındaki lise öğrencisinin bıçaklı saldırısında kahreden haber geldi. Ağır yaralanan ortaokul öğrencisi Eslem Sare Bulut hastanedeki tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından İçişleri ve Millî Eğitim Bakanlıkları geniş çaplı soruşturma başlatarak müfettiş görevlendirdi

06.10.2026 16:08:00
Haber Merkezi
 
Okul saldırısından acı haber geldi
Okul saldırısından acı haber geldi
İstanbul'un Başakşehir ilçesi Kayaşehir Mahallesi'nde bulunan Kayaşehir Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu, bu sabah saat 08.35 sıralarında korkunç bir şiddet olayına sahne oldu. Farklı bir ilçedeki lisede 10. sınıf öğrencisi olan 15 yaşındaki F.M. isimli kız öğrenci, eski okuluna ait üniformayı giyerek bina içerisine sızdı. Yanında getirdiği bıçakla koridordaki öğrencilere hedef gözetmeksizin saldıran şüpheli, okulda dehşet saçtı.

Saldırıda ilk belirlemelere göre tamamı kız öğrencilerden oluşan 8 çocuk yaralandı. Okul yönetiminin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ve acil sağlık ekibi sevk edildi. Yaralı öğrenciler, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'ne kaldırıldı.


Acı haberi Bakan Yusuf Tekin duyurdu


Hastanede tedavi altına alınan öğrencilerden durumu kritik olan Eslem Sare Bulut, doktorların gösterdiği tüm çabalara rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Eğitim camiasını yasa boğan acı haberi Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve İçişleri Bakanlığı peş peşe yaptıkları açıklamalarla doğruladı. Yapılan açıklamalarda, hayatını kaybeden küçük Eslem'e Allah'tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileyen bakanlık yetkilileri, hastanede tedavisi süren diğer 7 öğrencinin durumunun yakından takip edildiğini bildirdi. Sağlık Bakanlığı verilerine göre yaralılardan ikisinin tedavisinin orta-ağır seviyede devam ettiği öğrenildi.


Saldırgan yakalandı, okulda eğitime ara verildi


Dehşet anlarının ardından kaçmaya çalışan 15 yaşındaki saldırgan F.M., okulun kadın güvenlik görevlisi ve emniyet güçlerinin müdahalesiyle kısa sürede silahıyla birlikte yakalanarak gözaltına alındı.

Olayın ardından okul önüne akın eden veliler büyük panik ve korku yaşarken, yetersiz güvenlik önlemleri gerekçesiyle duruma tepki gösterdi. Yaşanan trajedinin ardından Kayaşehir Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu'nda eğitime 2 gün süreyle ara verildiği açıklandı. Ayrıca, İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı doğrultusunda Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından olayla ilgili geçici yayın yasağı getirildi.


Çifte müfettiş görevlendirildi, güvenlik önlemleri masada


Yaşanan feci olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla İçişleri Bakanlığı, bir Mülkiye Başmüfettişi ile bir Polis Başmüfettişi görevlendirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Olayın öncesi ve meydana geliş sürecine ilişkin bütün hususlar hassasiyetle değerlendirilmektedir" denildi.

Ayrıca İçişleri Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ile koordineli şekilde benzer hadiselerin bir daha tekerrür etmemesi adına Türkiye genelindeki tüm okullarda ve okul çevrelerinde uygulanan güvenlik tedbirlerinin tamamen gözden geçirileceğini ve ilave önlemler için çalışmaların hızlandırıldığını duyurdu. Olayla ilgili adli ve idari tahkikat çok yönlü olarak sürdürülüyor.

BTP lideri Hüseyin Baş: "Atatürk İstanbul'un ikinci fatihidir"

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, İstanbul'un düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmetle andı ve Atatürk'ün İstanbul'un ikinci fatihi olduğunu belirtti

06.10.2026 12:42:00
Haber Merkezi
 
BTP lideri Hüseyin Baş: "Atatürk İstanbul'un ikinci fatihidir"
BTP lideri Hüseyin Baş: "Atatürk İstanbul'un ikinci fatihidir"
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş İstanbul'un düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yıl dönümünü kutladı.

Sosyal medya hesabından "Geldikleri gibi giderler" başlığı ile paylaşım yapan BTP lideri; "4 yıl, 10 ay, 23 gün süren düşman işgalinin ardından 6 Ekim 1923'te İstanbul yeniden Türk yurdu oldu. Bu büyük zaferi mümkün kılan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyorum. İstanbul'un düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yılı kutlu olsun…" ifadelerini kullandı.

"İstanbul'un ikinci fatihi Atatürk'tür"

BTP Genel Başkan Hüseyin Baş paylaşımında bir de videoya yer verdi.

Videoda Hüseyin Baş şu ifadeleri kullanıyor:

"Atatürk İstanbul'a geldiğinde tarih 13 Kasım 1918. Haydar Paşa limanı önünden geçen İngiliz zırhlılarını görünce, " geldikleri gibi giderler" diyor.

İstanbul'un 2 tane fatihi vardır. Birincisi 1453'te İstanbul'un kapılarını Türklere açan Fatih Sultan Mehmet Han'dır.  İstanbul'un ikinci fatihi ve diğer bütün fetihlerimizi anlamlı kılan ve bugün yaşamamızın, o fetihleri kutlamamızın arkasındaki teminat olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür.

Galata Kulesinde 4,5 yıl İngiliz bayrağı sallandı. Bu İstanbul'u işgalden kurtaran Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Bunu da Onlara öğreteceğiz, hiç kimsenin kuşkusu olmasın. "

Kalp sağlığı için yapılacak yürüyüşün de kuralı var!


 
Kalp ve damar hastalıkları dünya genelinde ölüm nedenleri arasında başı çekerken, günlük yaşama kolayca dahil edilebilen yürüyüş bu riski azaltmada önemli rol oynuyor. 
 

06.10.2026 11:01:00
Murat Çorbacı
 
Kalp sağlığı için yapılacak yürüyüşün de kuralı var!
Kalp sağlığı için yapılacak yürüyüşün de kuralı var!

Dünya Sağlık Örgütü, yetişkinlere haftada 150-300 dakika orta şiddette fiziksel aktivite öneriyor. Ancak özellikle 35 yaşından sonra ve uzun süredir hareketsiz olanlarda, yürüyüşün süresi kadar, temposu ve hangi koşullarda yapıldığı da önem taşıyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan, yürüyüşte doğru tempoyu anlamanın en kolay yollarından birinin 'konuşma testi' olduğunu belirterek, "Orta tempolu bir yürüyüşte konuşabilir, ancak uzun cümleleri rahatça söylemekte zorlanırsınız. Konuşamayacak kadar nefes nefese kalıyorsanız temponuz fazla yüksek olabilir" diyor. Prof. Dr. Murat Turfan, 4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü kapsamında yaptığı açıklamada, kalp sağlığı için yürüyüşte dikkat edilmesi gereken 6 temel kuralı anlattı.

Yürüyüşe başlamadan önce kendi risklerinizi öğrenin

Prof. Dr. Murat Turfan, "35 yaşından sonra değişen şey yürüyüşün kuralları değil, kişinin kendi risklerini daha iyi tanımasının önemidir" diyerek sözlerine şöyle devam ediyor: "Uzun süredir egzersiz yapmıyorsanız, sigara kullanıyorsanız, hipertansiyon, diyabet veya kolesterol yüksekliğiniz varsa ya da ailenizde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunuyorsa yürüyüş programına başlamadan önce sağlık durumunuzun değerlendirilmesi önemlidir. Gerekli görülen kişilerde hekim muayenesi ve ek testlerle egzersizin güvenli sınırları belirlenebilir. Bilinen kalp-damar hastalığı bulunan kişilerin ise yürüyüşün süresi ve şiddeti konusunda mutlaka hekimlerinin önerisine göre hareket etmeleri gerekir" dedi. 

İlk ve son 5-10 dakikayı hafife almayın

Yürüyüşe başlar başlamaz yüksek tempoya çıkmak kalp ve dolaşım sistemi üzerindeki yükü aniden artırabilir. Bu nedenle ilk 5-10 dakikayı daha rahat bir tempoda geçirerek vücudun ısınmasını sağlamak, ardından yürüyüş hızını kademeli olarak yükseltmek faydalıdır. Yürüyüşü bitirirken de birden durmak yerine son birkaç dakikada tempoyu yavaşlatmak gerekir. Isınma ve soğuma bölümleri özellikle yüksek tempoda yürüyenler ve kalp-damar hastalığı bulunanlar için daha önemlidir.

Temponuzu 'konuşma testi' ile ayarlayın


Yürüyüş sırasında nabzınızı sürekli takip etmek zorunda değilsiniz. Bunun için oldukça basit bir yöntem var; konuşma testi. Orta şiddette bir yürüyüş sırasında konuşabilirsiniz, ancak uzun cümleleri rahatlıkla söylemekte zorlanmaya başlarsınız. Buna karşılık konuşamayacak kadar nefes nefese kalıyorsanız tempo sizin için fazla yüksek olabilir. Elbette bu sınır kişiden kişiye değişir. Düzenli egzersiz yapan bir kişinin 'orta şiddeti', uzun süredir hareketsiz bir kişinin temposundan oldukça farklı olabilir.

Bir günde çok değil, haftaya yayarak yürüyün

Kalp sağlığı için haftada bir gün birkaç saat yürümek yerine, hareketi haftanın geneline yaymak daha doğru bir yaklaşım. Haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite hedefleyin. Örneğin, haftanın 5 günü 30'ar dakikalık tempolu yürüyüş iyi bir başlangıç olabilir. Üstelik bu süreyi tek seferde tamamlamanız gerekmiyor; gün içinde yapacağınız 10-15 dakikalık yürüyüşleri bir araya getirerek de toplam süreye ulaşabilirsiniz. Burada önemli olan kusursuz bir program değil, hareketsiz geçen günlerin sayısını azaltmak ve sürdürülebilir bir düzen oluşturmak.

Yemek saatine ve hava koşullarına dikkat edin

Özellikle ağır bir öğünün hemen ardından tempolu yürüyüş yapmak hazımsızlık, şişkinlik ve rahatsızlık hissine yol açabilir. Büyük öğünlerden sonra bir süre beklemek ve yürüyüşe daha hafif tempoda başlamak daha uygun olacaktır. Sıcak ve nemli havalarda vücudun ısı düzenlemesi zorlaşırken, çok soğuk havalarda damarların büzüşmesi ve tansiyonun yükselmesi gibi etkiler görülebilir. Kalp hastalığı olan kişilerin özellikle aşırı sıcak veya soğuk havalarda egzersiz koşullarına daha fazla dikkat etmesi gerekir.

Bu belirtilerde yürüyüşe devam etmeyin!

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan, yürüyüş sırasında bazı belirtilerin hafife alınmaması gerektiğini belirterek şöyle konuşuyor: "Yürüyüş sırasında göğüste baskı veya sıkışma; kola, sırta ya da çeneye yayılan ağrı, alışılmadık nefes darlığı; belirgin çarpıntı; baş dönmesi; soğuk terleme veya bayılacak gibi olma hissi gelişirse yürümeye devam edilmemelidir. Belirtiler kısa sürede geçse bile tekrarlıyorsa hekim değerlendirmesi gerekir. Belirgin ya da devam eden göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı veya bayılma gibi durumlarda ise acil tıbbi yardım alınmalıdır. Unutmayın, yürüyüşün amacı sınırlarınızı zorlamak değil, sağlığınızı güvenli ve düzenli hareketle desteklemektir."

Sanatçı Göksel Arsoy, 7 Ekim'de son yolculuğuna uğurlanacak


 
Türk sinemasının "Altın Çocuk" lakaplı usta oyuncusu Göksel Arsoy'un cenazesi 7 Ekim'de İstanbul'da toprağa verilecek.

06.10.2026 10:48:00
AA
 
Sanatçı Göksel Arsoy, 7 Ekim'de son yolculuğuna uğurlanacak
Sanatçı Göksel Arsoy, 7 Ekim'de son yolculuğuna uğurlanacak

Türk sinemasının "Altın Çocuk" lakaplı usta oyuncusu Göksel Arsoy'un kızı Aşkım Arsoy'un sosyal medya hesabından verdiği bilgiye göre 90 yaşında vefat eden Göksel Arsoy için 7 Ekim'de Barbaros Hayrettin Paşa Camisi'nde öğle vakti cenaze namazı kılınacak. Ardından sanatçının cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilecek.
Kayseri'de 15 Mart 1936'da dünyaya gelen Göksel Arsoy, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde öğrenim gördüğü sırada Yeşilköy Havalimanı'nda çalıştı.

Samanyolu filmiyle ünlendi

Yapımcı Fuat Rutkay ve yönetmen Sırrı Gültekin'in dikkatini çekmesinin ardından 1957'de "Kara Günlerim" filmiyle sinemaya adım atan Arsoy, "Kelepçe" ve "Samanyolu" filmleriyle kısa sürede Yeşilçam'ın önde gelen oyuncuları arasına girdi.
Özellikle 1959 yapımı "Samanyolu" filminde Belgin Doruk ile başrolü paylaşması, sanatçının kariyerinde dönüm noktası oldu. Usta sanatçı, Belgin Doruk ile 15 filmde birlikte rol aldı. İkili, dönemin en sevilen sinema çiftlerinden biri haline geldi.

Göksel Arsoy'un sinema kariyerinde oyunculuğun yanı sıra yapımcılık da önemli yer tuttu. Kendi film şirketini kurarak 12 yapım üreten Arsoy, çocukluk yıllarından itibaren büyük ilgi duyduğu havacılığı sinemaya taşıdı. Unutulmaz oyuncu, Türk sinemasının ilk havacılık filmlerinden biri olarak nitelendirdiği 1963 yapımı "Şafak Bekçileri"nde hem yapımcılığı üstlendi hem başrol oynadı.
Sanatçı, oyunculuğunun yanı sıra yapımcı kimliği, müzik çalışmaları ve sinemaya kazandırdığı farklı türdeki projelerle de Yeşilçam'da kendine özgü bir yer edindi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.