logo
10 EYLÜL 2026

Göztepe'de bebek ölümleri

15.06.2006 00:00:00
 
Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi yenidoğan ünitesinde önceki gün ve dün art arda dört bebeğin öldüğü öğrenildi. Cumhuriyet Savcılığı soruşturma başlattı.

 

 

En küçüğü 2 günlük, en büyüğü ise 47 günlük 4 bebeğin enfeksiyon nedeniyle öldüğü ileri sürülüyor. Son ölen bebek Efe Çavdar'ın babası Bekir Çavdar, Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak ölümlerde hastanenin ihmali olduğunu ileri sürdü. Bunun üzerine, Kadıköy Cumhuriyet Savcısı Salih Yıldırım hastane morgunda inceleme yaptı. Savcı, çıkışta gazetecilerin sorusu üzerine, "bize bir bebek ölümü intikal etti. Ailenin şikayetçi olması üzerine inceleme yaptık. Kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan gelecek raporu bekliyoruz" diye konuştu.

BAŞHEKİM: TEHLİKENİN BOYUTUNU ARAŞTIRIYORUZGöztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Rafet Yiğitbaşı, bebek ölümlerine ilişkin, "Tehlikenin boyutunu araştırmak için Enfeksiyon Kontrol Komitesi gereken tedbirleri ve gerekli kültürleri aldı. Hastanenin laboratuvarında tahlil ediliyor. Ek tedbirler gerekip gerekmediği ortaya çıkacak" dedi. Yiğitbaşı, gazetecilere yaptığı açıklamada, Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde dün ve önceki gün 4 bebeğin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Rafet Yiğitbaşı, "Bebeklerden biri, doğumsal bağırsak bozukluğu olan ve ağır bir ameliyat geçiren bebekti. Diğer 3 bebekse düşük ağırlıklı, ağırlıkları 1 kilogram civarında olan prematüre, bağışıklık sistemleri gelişmemiş, yüksek riskli bebeklerdi" diye konuştu. Bebeklerden birinin, özel bir hastanenin yoğun bakımında bir süre tedavi gördükten sonra nakil olduğunu ifade eden Yiğitbaşı, şöyle devam etti: "Vefat eden bebeklerden birinin ikizinin de özel hastanede vefat ettiğini öğrendik. Bunlarda enfeksiyon bulguları vardı. Tehlikenin boyutunu araştırmak için Enfeksiyon Kontrol Komitesi gereken tedbirleri ve gerekli kültürleri aldı. Hastanenin laboratuvarında tahlil ediliyor. Ek tedbirler gerekip gerekmediği ortaya çıkacak."

Hastanenin Yoğun Bakım Ünitesi'nin çağdaş ve temiz bir ünite olduğunu vurgulayan Yiğitbaşı, ancak yoğun bakım ünitelerinin enfeksiyon riski taşıyan yerler olduğunu kaydetti. Yiğitbaşı, Enfeksiyon Kontrol Komitesi'nin şu an toplantı halinde olduğunu ve komitenin önerisine göre tedbirler alacaklarını belirterek, şu an için enfeksiyona karşı ek tedbir alınmasını gerektirecek belgelenmiş bir durum olmadığını bildirdi.Rafet Yiğitbaşı, tahlillerin sonuçlarının yarın alınabileceğini de ifade etti. Yoğun Bakım Ünitesi'nde 8 bebeğin daha bulunduğunu anlatan Yiğitbaşı, vefat eden bebeklerin; Dönmez, Kayayel, Çavdar ve Safi ailelerine ait olduğunu söyledi.Yiğitbaşı, savcılık soruşturmasıyla ilgili kendilerine herhangi bir şey intikal etmediğini de kaydetti.

YENİDO?AN ÜNİTEMİZE HASTA ALIMI DURDURULDUGöztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Rafet Yiğitbaşı, hastanenin Yenidoğan Ünitesine hasta alımının durdurulduğunu açıkladı.Yiğitbaşı, İl Sağlık Müdürlüğü'nce görevlendirilen heyetle birlikte makamında düzenlediği basın toplantısında, ortada kanıtlanmış yüksek risk olmadığını söyledi.Ancak buna rağmen gerekli tedbirlerin alınmakta olduğunu ifade eden Yiğitbaşı, "Yenidoğan Ünitemize hasta alımı durduruldu ve gerekli izolasyonlar yapıldı" dedi.Bu arada, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından görevlendirilen çocuk sağlığı ve enfeksiyon hastalıkları konusunda uzman 4 kişilik heyet de hastanede incelemelere başladı.

BABA BEKİR ÇAVDAR: HASTANE YÖNETİMİNİN İHMALİ VARGöztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 2 gün içinde hayatını kaybeden 4 bebekten Efe'nin babası Bekir Çavdar, oğlunun ölümünde hastane yönetiminin ihmali olduğunu ileri sürdü.Hastane önünde gazetecilere açıklama yapan Çavdar, oğlunun 47 günlükken vefat ettiğini anlatarak, çocuğunun durumunun iyi olduğunu ve ihmal sonucu enfeksiyon nedeniyle öldüğünü iddia etti.Oğlunun ölümünün hastane yönetiminden kaynaklandığını ileri süren Çavdar, Kadıköy Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu söyledi.

Oğlunun ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi talebinde bulunduğunu anlatan baba Çavdar, Hasanpaşa Polis Merkezi'nde polise, hastane morgunda da Kadıköy Cumhuriyet Savcısı Salih Yıldırım'a ifade verdiğini belirtti.Çavdar, eşinin 28 Nisan 2006'da Zeynep Kamil Hastanesinde doğum yaptığını ve 8 aylık doğan ikiz erkek bebeklerinin yer olmadığı gerekçesiyle özel bir hastaneye gönderildiğini söyledi.

Özel hastanedeyken ikizlerden birinin 12 gün önce vefat ettiğini anlatan Çavdar, maddi imkansızlıklar nedeniyle diğer oğlu Efe'yi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirdiğini belirtti.Çavdar, "Oğlum 980 gram ağırlığında doğmuştu ve kilosu 1 kilo 800 grama ulaşmıştı. Yenidoğan Ünitesi'nin bulunduğu binada üst katta inşaat çalışması var. Orada çalışan işçiler istedikleri gibi içeri girip çıkabiliyor, ellerini yıkayabiliyorlardı. Ortam pek temiz değildi. Biz çocuğumuzun taburcu olmasını beklerken dün akşam ölüm haberini aldık" diye konuştu.

Oğlunun enfeksiyon nedeniyle öldüğünü savunan Çavdar, doktorların oğlu için yazdığı reçetedeki bir ilacın enfeksiyon tedavisinde kullanıldığını öğrendiğini anlattı.Çavdar, "Oğlumun ölümünde hastane yönetiminin ihmali olduğuna inanıyorum. Savcılığa da bu şekilde ifade verdim" dedi.Bekir Çavdar, oğlunun cesedinin otopsi için Adli Tıp Kurumu'na gönderileceğini kaydetti.

Anne Gülhan Ünlü'den karara tepki: "Atlas'ın adaleti sağlanmadı"

İstanbul Güngören'de çıkan kavgada 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin davada 14 yaşındaki E.Ç.'ye verilen 18 yıl 10 ay 15 günlük hapis cezasına Atlas'ın annesi Gülhan Ünlü tepki gösterdi. Ünlü, karara istinaf mahkemesinde itiraz edeceklerini belirterek, "Atlas'ın adaleti sağlanmadı" dedi

10.09.2026 16:25:00
İHA
 
Anne Gülhan Ünlü'den karara tepki: "Atlas'ın adaleti sağlanmadı"
Anne Gülhan Ünlü'den karara tepki: "Atlas'ın adaleti sağlanmadı"
Güngören'de çıkan kavgada 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin adli süreçteki çocuk E.Ç.'nin (14) 18 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmıştı. Atlas'ın annesi Gülhan Ünlü Atlas'ın mezarı başında açıklamalarda bulundu.

Anne Gülhan Ünlü, sanık E.Ç.'ye verilen 18 yıl 10 ay 15 günlük cezaya isyan ederken, cezaya istinaf mahkemesinde itiraz edeceklerini ifade etti.

Anne Güllü, "18 yıllık cezanın bizde hiçbir şekilde kabulü yoktur. Bu cezaya zaten istinaf mahkemesinde itiraz edeceğiz. Hakim hanım bugün karar açıklaması yapmadan önce şöyle bir söylemi oldu her iki taraf için de hakkaniyetli bir karar verileceğini söylemişti. Ama maalesef ki bu hakkaniyetli karar Atlas tarafından olmadı. Mağduru korumadı. Ve ailecek bize verilmiş bir ceza oldu açıkçası. Biz 18 yıl cezanın yatarının 18 yıl olmadığını her defasında, yani 21 yılın da 21 yıl olmadığını her defasında zaten anlattık. 18 yıllık cezanın yatarı ilk önce çocuk yaşından dolayı, çocuk diye adlandırıldığı için üçte biri düşüyor. Geri kalan 12 yılında 1 günü 2 güne sayılarak yatarı oluyor. Bunun da 4 yılı kapalı cezaevinde, geri kalan 2 yılı da açıkta oluyor. Yani bu şimdi bir ceza olmuyor bizim için. Bu bizi cezalandırmak oluyor. Katile ödül gibi bir ceza açıkçası" ifadelerini kullandı.

"Bu kadar acımızın içerisinde bir de bize tehdit etmeye kalkıyorlar"

Anne Ünlü, mesaj yoluyla tehditler aldığını belirtirken, "Ama onun dışında asıl bir de şu tarz durumlar da yaşıyoruz. Duruşmadan sonra tehditler tekrar gelmeye başladı. Bu kadar acımızın içerisinde bir de bize tehdit etmeye kalkıyorlar. Mesaj yoluyla geliyor. Mahkeme öncesinde de arama olarak geliyordu. Şimdi de mesaj yoluyla gelmeye başladı. Savcılık bununla ilgili şu anda soruşturma yürütmeye başladı. Yani eninde sonunda yakalanıyorlar. Çok fazla tehdit aldık zaten biz bu 8 ay içerisinde. Tehdit edenlerin çoğu da cezalandırıldı zaten. Bir tanesinde yağma davamız vardı. Onda 6 yıl civarında bir 6-7 yıl civarında tam hatırlamıyorum şu anda ama bir cezaya çarptırıldı. Hangi cesaretle de bunu yapıyorlar ben anlamıyorum. İşte bu cezasızlık algısından kaynaklanıyor. Bu tehdit edenler de kendilerinin çete üyesi olduğunu söylüyorlar. Yani bu kadar acımızın içerisinde, bu üzüntümüzün içerisinde bir de bu insanların bizi tehdit etmeleriyle uğraşıyoruz. Savcılık bununla ilgileniyor zaten şu anda" açıklamasında bulundu.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en kapsamlı restorasyon projesinde yeni bir aşamaya geçiliyor

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en kapsamlı restorasyon projesinde yeni bir aşamaya geçiliyor

10.09.2026 15:00:00
AA
 
 Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en kapsamlı restorasyon projesinde yeni bir aşamaya geçiliyor
 Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en kapsamlı restorasyon projesinde yeni bir aşamaya geçiliyor
Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, ana kubbedeki çalışmalar planlanan takvim doğrultusunda sürerken yapılan modelleme ve statik analizlerle güçlendirme ihtiyacı belirlenen doğu yarım kubbede de uygulamalar başlayacak. Çalışmalar için doğu yarım kubbeye güvenli erişim sağlayacak çelik platform kurulacak, ibadet ve ziyaret akışı ise oluşturulacak geçici düzenlemelerle devam edecek.

"Doğu yarım kubbede yeni bir aşamaya geçiyoruz"
Açıklamada görüşlerine yer verilen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Ayasofya'daki çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini belirtti.

Ana kubbedeki güçlendirme ve konservasyon uygulamaları devam ederken doğu yarım kubbede yeni bir aşamaya geçileceğini aktaran Ersoy, şunları kaydetti:

"Mozaik, kalem işi ve mermer yüzeylerdeki konservasyon ile yapısal güçlendirme uygulamalarının güvenle yürütülebilmesi için doğu yarım kubbeye erişim sağlayacak çelik çalışma platformunun kurulumuna başlıyoruz. Bilim Heyetimiz ve Koruma Kurulumuzun denetiminde ilerleyecek çalışmalar boyunca ibadet ve ziyaret akışı da gerekli geçici düzenlemelerle devam edecek. Her adımı bilimsel hassasiyetle atıyor, dünya kültür mirasının bu eşsiz eserini özgün dokusuyla koruyoruz."

Çalışmalar titizlikle yürütülüyor
Dünya kültür mirasının en nadide eserlerinden Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin korunması ve gelecek nesillere güvenle aktarılması amacıyla yürütülen restorasyon, konservasyon ve güçlendirme çalışmaları titizlikle sürdürülüyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Bilim Heyeti ile Koruma Kurulunun karar ve denetimleri doğrultusunda yürütülen Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon projesinde ana kubbedeki uygulamalar devam ederken, doğu yarım kubbede de yeni bir çalışma süreci başlatılıyor.

Ana kubbe için kurulan çelik platform üzerinde mozaik konservasyonu sürdürülüyor. Kurulan çalışma iskelesinde toz temizliği ve mozaik yüzeylerini korumaya yönelik facing olarak adlandırılan mozaik yüzeylerinin geçici olarak bezle desteklenmesi uygulamaları gerçekleştiriliyor.

Ana kubbenin üzerinde geçici çelik çatı kurulumu tamamlanırken, kurşun kaplamaların kontrollü biçimde açılmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor.

Uzmanlar tarafından gerçekleştirilen modelleme ve statik analizlerde doğu yarım kubbenin güçlendirilmesi gerektiği belirlendi. Yapısal güçlendirme uygulamalarıyla birlikte yarım kubbenin iç yüzeyindeki mozaik ve kalem işi bezemelerde konservasyon çalışmaları yürütülecek.

Mermer yüzeylerde de temizlik, konservasyon ve onarım yapılacak
Doğu yönündeki mihrap duvarında bulunan mermer yüzeylerde de temizlik, konservasyon ve onarım uygulamaları gerçekleştirilecek. Çalışmaların güvenli ve kontrollü biçimde yürütülebilmesi amacıyla doğu yarım kubbenin iç yüzeyine erişim sağlayacak çelik çalışma platformunun kurulumuna başlanacak.

Platform kurulumu öncesi çalışma alanının sınırları oluşturulacak ve yapının iç mekandaki görsel bütünlüğünün korunması amacıyla özel baskılı brandalar hazırlanacak. İbadet düzeninin devamı için geçici mihrap ve minber yerleştirilecek.

Çalışma alanındaki özgün mihrap ve minber başta olmak üzere tarihi mimari elemanlar fiziki koruma sistemleriyle güvence altına alınacak. Platform imalatının gerektirdiği sınırlı noktalardaki ahşap seki ve mermer döşemeler, uzman restoratörlerin gözetiminde kontrollü ve kısmi olarak sökülecek. Bölgede bulunan avizelerin sökümü de aynı hassasiyetle gerçekleştirilecek.

Özgün mermer döşemelerin yükten ve aşınmadan korunması için çok katmanlı yükseltilmiş döşeme sistemi oluşturulacak. Platform kurulumundan önce zemin yükleme ve titreşim testleri yapılarak uygulamanın güvenliği bilimsel verilerle kontrol edilecek.

Ek çelik sistemler kurulacak
Tüm hazırlıkların tamamlanmasının ardından Bilim Heyeti ve Koruma Kurulu onaylı proje doğrultusunda ana platform sistemi kurulacak. Platform malzemelerinin taşınması ve montaj süreci, tarihi dokuya yönelik koruma tedbirleri gözetilerek uygun iş ekipmanlarıyla yürütülecek.

Çelik platformun tamamlanmasının ardından ikinci aşamaya geçilecek.

Platform üzerinde doğu yarım kubbe seviyesine güvenli erişim sağlayacak çalışma iskelesi ve restorasyon uygulamalarına yönelik ek çelik sistemler kurulacak.

Yapının iç estetiğinin muhafaza edilmesi amacıyla çalışma alanlarına cephe ve kubbe görsellerini taşıyan özel baskılı brandalar uygulanacak. Hazırlıkların tamamlanmasıyla doğu yarım kubbedeki yapısal güçlendirme çalışmaları ile mozaik, kalem işi ve mermer yüzeylerdeki konservasyon uygulamaları başlayacak.

Yarım kubbenin taşıyıcı sistemi güçlendirilecek, mermer yüzeylerde temizlik ve onarım yapılacak, uygun olmayan beton mermer dışlıklar yapıdan uzaklaştırılacak, mozaikler ise ayrıntılı biçimde belgelenerek konservasyon çalışmalarına alınacak.

Kurulacak platform sayesinde restorasyon uygulamaları güvenli çalışma alanında yürütülürken, ibadet ve ziyaret akışı da oluşturulacak geçici düzen içerisinde sürdürülecek.

Tutuklanarak görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya, tutukluluğunun yedinci ayında hâkim karşısına çıktı

Tutuklanarak görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya, tutukluluğunun yedinci ayında hâkim karşısına çıktı. Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Kaya’nın yurt dışı çıkış yasağıyla tahliyesine karar verdi

10.09.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklanarak görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya, tutukluluğunun yedinci ayında hâkim karşısına çıktı
 Tutuklanarak görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya, tutukluluğunun yedinci ayında hâkim karşısına çıktı
Tutuklanarak görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya, tutukluluğunun yedinci ayında hâkim karşısına çıktı. Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Kaya'nın yurt dışı çıkış yasağıyla tahliyesine karar verdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya'nın da bulunduğu 13 kişi, 6 Şubat'ta tutuklanmıştı.

Ali Kaya'nın tüm uyuşturucu testleri negatif çıkmış, savcılık, Kaya hakkında "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçlamasıyla iddianame hazırlamıştı.

Ali Kaya, tutukluluğunun yedinci ayında hâkim karşısına çıktı. Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada mahkeme heyeti, Kaya'nın tutukluluk halinin devamı için yeterli şüphe bulunmadığına hükmetti. Mahkeme, Ali Kaya'nın yurt dışı çıkış yasağı uygulanmak şartıyla tahliyesine karar verdi.

Sarallar'ın Sedat Şahin'e yönelik suikast planı çökertildi

İstanbul'da organize suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, hakkında kırmızı bülten bulunan ve yurt dışında firari olduğu belirtilen Sarallar Silahlı Suç Örgütü mensubu Yakup Kerem Saral'ın, Sedat Şahin'e yönelik öldürme eylemi hazırlığında olduğu iddia edildi. Soruşturma kapsamında yakalanan 7'si İran uyruklu toplam 19 şüpheli tutuklandı. Öte yandan ağaçlar ile saksıların arasına gizlenen silah ve mühimmat ele geçirildi

10.09.2026 12:16:00
İHA
 
Sarallar'ın Sedat Şahin'e yönelik suikast planı çökertildi
Sarallar'ın Sedat Şahin'e yönelik suikast planı çökertildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şehirlerde yapılanan ve silahlı organize suç faaliyetlerinde bulunduğu değerlendirilen suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube müdürlüklerinin koordineli çalışması sonucu dikkat çeken bir saldırı hazırlığı ortaya çıkarıldı.

Kadıköy'de yakalanan 3 şüpheli soruşturmanın seyrini değiştirdi

Soruşturmanın 31 Ağustos 2026 tarihinde Kadıköy'de durdurulmak istenen bir araçtan kaçmaya çalışan 3 şüphelinin yakalanmasıyla derinleştirildiği öğrenildi. Şüphelilerin yakalanmasının ardından yapılan incelemelerde 1 tabanca ve uyuşturucu maddeler ele geçirildi. Şüphelilerin yakalanması sonrasında açık ve kapalı kaynaklardan elde edilen bilgiler ile yapılan analiz ve istihbarat çalışmaları sonucunda ekipler, Beykoz'da peyzaj alanı olarak kullanılan bir adresi tespit etti.

Peyzaj alanından cephanelik çıktı

Dedektör köpekleriyle gerçekleştirilen aramalarda, peyzaj alanındaki ağaç ve saksıların arasına gizlenmiş çok sayıda silah ve mühimmat bulundu. Aramalarda 1 roketatar, 3 roketatar sevk fişeği, 3 anti-tank roket mühimmatı, 2 Kalaşnikof (AK-47) marka uzun namlulu silah ve 2 MP5 otomatik silah ele geçirildi. Aramalarda ayrıca silahlara ait çok sayıda şarjör ve fişek, 1 çalıntı motosiklet ile saldırıda kullanılacağı değerlendirilen yabancı plakalı 1 BMW otomobil ele geçirildi. Soruşturma kapsamında, silah ve mühimmatların peyzaj alanına peyderpey getirildiği ve ağaçlar ile saksıların arasına gizlendiği belirlendi.

Silahlar saldırıdan bir gün önce konteynıra taşındı

Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre, ele geçirilen suç unsurlarının Sedat Şahin'e yönelik planlanan öldürme eyleminde kullanılmasının planlandığı ve silah ile mühimmatların operasyonun düzenlenmesinden bir gün önce alandaki konteynıra taşındığı öne sürüldü. Soruşturmanın odağındaki Yakup Kerem Saral'ın ise yurt dışından eylemin organizasyonunu yaptığı değerlendirildi.

Sedat Şahin'in fotoğrafları ve katılacağı organizasyonlar incelendi

Şüphelilerden ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesiyle saldırı hazırlığına ilişkin yeni detaylara ulaşıldı. İncelemelerde Sedat Şahin'in fotoğraflarının yanı sıra katılacağı davet ve organizasyonlara ilişkin bilgilerin bulunduğu, bu programlara yönelik keşif faaliyetleri gerçekleştirildiği tespit edildi. Dijital materyallerde ayrıca çok sayıda tabanca ve uzun namlulu silaha ait fotoğraflar, uyuşturucu madde görüntüleri ve uyuşturucu madde ticaretine ilişkin yazışmalar bulunduğu belirtildi.

Saldırının ardından yurt dışına kaçış planı

Soruşturma kapsamında yapılan dijital incelemelerde, saldırının ardından eylemi gerçekleştirecek şüphelilerin yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılmasının planlandığı ve bu kişiler için yüklü miktarda ödeme yapılmasının öngörüldüğü iddia edildi.

Eyleme iştirak ettiği değerlendirilen 7'si İran uyruklu, 1'i adli süreçteki çocuk olmak üzere toplam 19 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda ise 1 UTAŞ marka silah ve çok sayıda fişek ele geçirildi.

19 şüpheli tutuklandı

Emniyetteki işlemlerinin ardından 19 şüpheli, adliyeye sevk edildi. Savcılık işlemlerinin tamamlanmasının ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 19 şüpheli tutuklandı.
Soruşturma kapsamında, Sedat Şahin'e yönelik eylem hazırlığında olduğu değerlendirilen şüphelilerin keşif faaliyetleri yürüttüğü, saldırıda kullanılması planlanan ağır silah ve mühimmatların hazırlandığı ve eylem sonrasında şüphelilerin yurt dışına çıkarılmasına yönelik planlama yapıldığı tespit edildi.

Çerkezköy'de ev kurşunlama olayında 3 şüpheli tutuklandı

Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesinde bir ikametin kurşunlanması olayıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 3 şüpheli, adliyeye sevk edilerek tutuklandı

10.09.2026 12:09:00 / Güncelleme: 10.09.2026 12:11:50
İHA
 
Çerkezköy'de ev kurşunlama olayında 3 şüpheli tutuklandı
Çerkezköy'de ev kurşunlama olayında 3 şüpheli tutuklandı
Gazi Mustafa Kemal Paşa Mahallesi Metin Sokak üzerinde 4 Eylül gecesi meydana gelen ikamet kurşunlama olayının ardından Çerkezköy İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı.

Yürütülen çalışmalar sonucunda olayın şüphelileri olduğu değerlendirilen M.U.B., Y.T. ve R.Ç., Çorlu ilçesinde yakalanarak gözaltına alındı.



Emniyetteki işlemleri tamamlanan 3 şüpheli, sabah saatlerinde Asayiş Büro Amirliği ekiplerince geniş güvenlik önlemleri altında Çerkezköy Adliyesi'ne sevk edildi.

Şüphelilerin adliyedeki işlemlerinden sonra mahkemeye çıkarılarak tutuklandı.

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında 10 şüpheli adliyeye sevk edildi

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan 10 şüpheli işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi

10.09.2026 12:00:00
İHA
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında 10 şüpheli adliyeye sevk edildi
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında 10 şüpheli adliyeye sevk edildi
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Kasım 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde şüpheli şekilde hayatını kaybettiği değerlendirilen eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, olay tarihinde cezaevinde görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştı.

Şüphelilerden 10'u gözaltına alınırken, 1 şüphelinin yurt dışında firari olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 10 şüphelinin jandarmadaki işlemleri sonra erdi.

Şüpheliler, Silivri Adliyesine sevk edildi.

Dava bugün başlıyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Mehmet Akif Suç Örgütüne' yönelik yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Ersoy'un da bulunduğu 7 sanığın yargılanmasına bugün başlanacak

10.09.2026 10:21:00
İhlas Haber Ajansı
 
Dava bugün başlıyor
Dava bugün başlıyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Mehmet Akif Suç Örgütüne' yönelik yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Ersoy'un da bulunduğu 7 sanığın yargılanmasına bugün başlanacak.

'Çoklu cinsel birliktelik', 'uyuşturucu' suçları kapsamında faaliyet gösterdiği iddia edilen ve liderliğini gazeteci Mehmet Akif Ersoy'un yaptığı öne sürülen 'Mehmet Akif Suç Örgütü' davasının ilk celsesi bugün görülecek. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülecek olan duruşmada, aralarında Ersoy'un da bulunduğu 7 sanık ilk kez hakim karşısına çıkacak. Bugün başlanacak davada, sanıkların savunmalarının alınması bekleniyor. Duruşma, ilerleyen saatlerde başlayacak.

İddianameden:

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 11 kadın, mağdur olarak yer aldı. İddianamede Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik ise şüpheli olarak yer aldı. 11 eylemin yer aldığı 96 sayfalık iddianamede 2 Kasım 2025 tarihinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığına gelen ihbarda Mehmet Akif Ersoy, Ela Rumeysa Cebeci ve Merve Sarı'nın uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandıklarını, Mehmet Akif Ersoy'un eğlence tarzında etkinlikler düzenleyerek bu ortamda uyuşturucu ve uyarıcı madde temin ettiği, çevresinde bulunan kadınlara uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandırarak, kadınların iradesini zayıflatıp birden fazla kişiyle birlikte bu kadınlarla cinsel birliktelik yaşadıkları şeklindeki ihbara istinaden Mehmet Akif Suç Örgütü'ne yönelik soruşturma işlemlerine başlanıldığı kaydedildi.

"Cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla örgüt üyelerini ve mağdurları kullandı"

Eylemlerin örgüt kapsamında işlendiği belirtilen iddianamede, örgüt lideri Mehmet Akif'in arkadaş ve iş çevresinden tanıdığı örgüt üyeleri ile sıkça uyuşturucu madde partileri düzenlediği, bu partiler esnasında cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla örgüt üyelerini ve mağdurları kullandığı belirtildi.

"Doğruluk mu cesaretlik mi oyununu oynayarak mağdurların çoklu cinsel ilişkiye girmelerini sağladılar"

Mehmet Akif Ersoy'un normalin dışında bir cinsel yaşantısının olduğu, mağdurlarla ve örgüt üyeleri ile birlikte çoklu ilişkiye girdiği, çevresindekileri de bu ilişkilerin tarafı olarak kullandığı, örgüt üyelerinin de kişisel menfaat karşılığında kendi çevrelerindeki kadınları bu ilişkinin tarafı haline getirdikleri iddianamede kaydedildi. Şüphelilerin düzenlemiş oldukları partilerde önce uyuşturucu madde kullanımı yoluyla mağdurların karar alma süreçlerini etkiledikleri, ardından da doğruluk mu cesaretlik mi oyununu oynayarak oyun içerisinde cinsel içerikli sorularla ve isteklerle mağdurların tepkilerini ölçerek çoklu cinsel ilişkiye girmelerini sağladıkları belirtildi.

"Şüpheliler işbirliği ve menfaat paylaşımı amacıyla mağdurlara kokain sağlayarak karar alma süreçlerini etkiledi"

11 eylemin yer aldığı iddianamenin değerlendirme kısmında şüpheliler Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik'in tam bir işbirliği ve menfaat paylaşımı amacıyla, Mehmet Akif Ersoy liderliğinde suç örgütü kurdukları ve bu kapsamda mağdurlara kokain maddesi sağlayarak karar alma süreçlerini etkiledikleri belirtildi

İddianamede, şüpheli Ela Rumeysa Cebeci'nin cep telefonu üzerinde yapılan incelemede şüpheli Steven Sadettin Saran ve Yusuf Timur Savcı ile uyuşturucu madde teminine yönelik olarak verilerin elde edilmesi üzerine Cebeci, Savcı ve Saran hakkında ayırma kararı verilerek ayrı bir soruşturmanın yürütüldüğü belirtildi.

286 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede Mehmet Akif Ersoy hakkında 'suç örgütü kurma ve yönetme', 11 kez 'nitelikli cinsel saldırı', 'uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama' ve 'uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma' suçlarından toplam 11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Diyarbakır merkezli 2 ilde yasa dışı bahis soruşturmasında 17 şüpheli tutuklandı

Diyarbakır merkezli 2 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda gözaltına alınan 31 şüpheliden 17'si tutuklandı

10.09.2026 07:00:00
AA
 
Diyarbakır merkezli 2 ilde yasa dışı bahis soruşturmasında 17 şüpheli tutuklandı
Diyarbakır merkezli 2 ilde yasa dışı bahis soruşturmasında 17 şüpheli tutuklandı

Ergani Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Ergani İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince şüphelilerin yasa dışı sanal bahis ve sanal kumar oynanmasına imkan sağladıkları, vatandaşlardan temin ettikleri banka hesaplarını kullanıp bu paraları kripto hesaplarına aktararak akladıkları tespit edildi.

Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) tarafından hazırlanan raporda, 40 şüphelinin banka hesap hareketleri incelendiğinde 6,2 milyar liralık işlem gerçekleştirildiği belirlendi.

Diyarbakır ve Gaziantep'te gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 31 şüpheli yakalandı.

Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 17'si çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı, 11'i adli kontrol şartıyla olmak üzere 14'ü serbest bırakıldı.

Yapılan aramalarda, 2 tabanca, 2 şarjör, 61 gram kubar esrar, 3 hassas terazi, 28 cep telefonu, 37 sim kart, 26 farklı kişiye ait banka kartı, 2 bilgisayar, 1 tablet, 1 USB bellek ve 6 çarşaf tütün sarma kağıdı ele geçirildi.

Soruşturma kapsamında 9 zanlının da yakalanmasına yönelik çalışma sürüyor. 

Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı

Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı

09.09.2026 14:03:00
Haber Merkezi
 
 Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı
 Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı
Gürcistan'dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize'nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı.

Gürcistan'ın Batum kentinden havalandığı öğrenilen Aerospool WT-9 Dynamic tipi iki kişilik hafif spor uçak, bugün öğle saatlerinde Rize'nin Pazar ilçesi Melyat mevkii açıklarında denize acil iniş yaptı.

Uçakta bulunan 2 kişinin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilirken, uçağa ulaşmak için çalışma başlatıldı.

Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasında tutuklu kamu görevlileri savunma yaptı

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin öldüğü, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin aralarında şirket ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 10'u tutuklu, 1'i firari 23 sanığın yargılandığı davanın dördüncü duruşması başladı

09.09.2026 00:10:00
AA
 
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasında tutuklu kamu görevlileri savunma yaptı
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasında tutuklu kamu görevlileri savunma yaptı

Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan duruşmaya, tutuklu sanıklar, bazı tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları katıldı.

Duruşma, dosyaya gelen belgeler ile görevli ve eski belediye çalışanı 5'i tutuklu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamenin okunmasıyla başladı.

Söz verilen tutuklu sanık eski Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı Necati Temiz, 31 Mart 2024'teki yerel seçimlerden sonra göreve geldiğini, söz konusu işletmeye eski belediye başkanı döneminde ruhsat verildiğini, kendisinin, işletmenin adres değişikliği nedeniyle yenilenen ruhsatı imzaladığını söyledi.

Temiz, imza için getirilen dosyanın içeriğini incelemek gibi bir sorumluluğunun olmadığını savunarak, işletme sahiplerini tanımadığını, daha önce hiç aynı ortamda bulunmadığını belirtti.

Ruhsatı imzalarken yangının meydana geldiği bina hakkında yıkım kararı olduğunu bilmediğini öne süren Temiz, tahliyesini talep etti.

Dönemin Dilovası Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü ve Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Hüseyin Öztürk, görev yaptığı dönemde 264 kaçak bina için yıkım kararı verdiklerini, Dilovası'nda 40 yılı aşkın süredir biriken kaçak yapı dosyaları nedeniyle mevcut belediye yönetiminin ve sanık olarak yargılanan memurların gerçekleştirilemeyen yıkımlardan sorumlu tutulmasını doğru bulmadığını savundu.

Belediyenin yıkımları karşılayabilecek ekonomik ve sosyal güce sahip olmadığını ve mevcut kaçak yapıların 10 yılı aşkın sürede dahi yıkılamayacağını iddia eden Öztürk, yangının çıktığı işletmeye ruhsat verildiği dönemde kaçak yapıyı tespit edip yıkım kararı alarak Fen İşleri Müdürlüğüne yönlendirdiklerini ancak yıkımın gerçekleştirilmediğini kaydetti.

Öztürk, gerçekleşmeyen yıkımdan dolayı mülkiye müfettişlerinin kendisini sorumlu tuttuğunu ancak 2016'da belediye meclisinde kaçak yapılara yönelik alınan karardaki görevlerini yerine getirdiğini belirterek, yıkım kararını verdikten sonraki süreçten sorumlu olmadığını savundu, tahliyesini istedi.

Eski Yapı Kontrol Müdürü tutuklu sanık Cihan Sorgucu ise bilirkişi raporunun teknik açıdan problemli olduğunu savundu.

Davaya konu yapının yapıldığı ve yangının meydana geldiği tarihte görevde olmadığına değinen Sorgucu, bütçe eksikliği nedeniyle görev süresi içerisinde yıkım ihalesi düzenlemeye vaktinin olmadığını, görev yaptığı süre içerisinde tüm kaçak yapıları ilgili yerlere bildirdiğini, yaptığı iş ve işlemlerde görevi kötüye kullanma veya ihmal olmadığını iddia etti.

Dilovası Belediyesi Yapı Kontrol Müdürü tutuklu sanık Muammer Telli de yanan binanın inşaatının başladığı tarihte belediyede çalışmadığını, yıkım kararının çıktığı tarihlerde yapı kontrol müdürü olmadığını söyledi.

Göreve 2024'ün nisan ayında başladığını belirten Telli, ilçe genelindeki kaçak yapıların yıkım ihalesini gerçekleştirebilmek için müdürlüğün 2024'te 3,5 milyon lira olan bütçesini 2025'te yaklaşık 85 milyon liraya çıkardığını ifade etti.

Telli, 2025'in nisan ayında ilçe genelindeki kaçak yapıların yıkımı için ihale dosyası hazırladığını, aynı yılın temmuz ayında 250 milyon lira bedelle yapılan ihalenin katılımcı olmaması nedeniyle iptal edildiğini aktararak, kaçak yapıları belediyenin kendi imkanlarıyla yıkmanın mümkün olmadığını vurguladı.

Eski Yapı Kontrol Müdür Vekili tutuklu sanık Selim San ise 5,5 aylık kısa bir süre görevde kaldığını, bu süreçte yangının çıktığı işletmeyle ilgili herhangi bir işlem yapmadığını ifade etti.

Tutuklu sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından duruşmaya yarın sabaha kadar ara verildi.

Olay ve ceza istemleri

Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi'ndeki bir kozmetik fabrikasında 8 Kasım 2025'te çıkan yangında Tuğba Taşdemir (17) ile kuzeni Nisanur Taşdemir (15), Cansu Esetoğlu (15), Hanım Gülek (52), Esma Gikan (31) ve Şengül Yılmaz (59) hayatını kaybetmiş, 7 kişi yaralanmıştı. Kocaeli Şehir Hastanesi'ne kaldırılan Tuncay Yıldız da 15 Kasım'da yaşamını yitirmişti.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 97 sayfalık iddianamede, tutuklu kozmetik firması yetkilileri Altay Ali ve kardeşi İsmail Oransal ile ortak üretim yaptığı değerlendirilen kozmetik firmasının yetkilileri Aleyna Oransal ve tutuklu sanık Gökberk Güngör hakkında "olası kastla öldürme" suçundan 7'şer kez müebbet, "olası kastla mala zarar verme" suçundan ise 3'er kez 5 ay 10 günden 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Olayın yaşandığı fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren Küresel OSGB firmasının işletmecisi firari Ü.Ç, sorumlu müdürü Ü.A. ile iş güvenliği uzmanları M.D. ve S.Ç, fabrika binasının eski sahibi G.D, binayı satın alan şirketin yetkilileri C.Ö.Y, Ö.Y. ve Ö.Y'nin "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, kozmetik firması yetkililerinin kaçmasına yardım ettikleri gerekçesiyle tutuklu Ali Osman Akat ve Abdurrahman Bayat ile tutuksuz Ö.A. ve Ö.Y. için "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Ayrıca, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca, görevli ve eski belediye çalışanı 7 kişi hakkında hazırlanan ve mevcut dosyayla birleştirilmesine karar verilen iddianamede, sanıklar hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası isteniyor. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.