Gafil, hangi üç asır, hangi on asır
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarihler söylememiş bunu
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
Dinleyin sesini doğan tarihin,
Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak
Yalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin.
Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları
Doğudan çıkan biz, Batıdan yine biz
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz
Türk sadece bir milletin adı değil,
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
Ey yığın yığın insan gafletleri
Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde,
Dünya o zaman görecek hakikat nerede,
Hakikat nerede?
Aziz Ata'mızın bunu sadece bir şiir olsun diye yazmış olabileceğini düşünmüyorsunuz sanırım.
Burada muazzam bir tarih ve yüksek bir medeniyetin izleri mevcuttur.
Artık milletçe uyanmak ve tarihin bize neler söylediğini kavramak gerekmez mi?
Türk ifadesi bir ırkı değil, yüksek bir medeniyeti ve ortak inanç ve kültürü tarif etmektedir.
Bu ortak kültür ve medeniyetin mümessilleri olan herkese, Türk denir.
Dolayısıyla bu geniş kapsamlı tanım içerisinde farklı etnisitelerin varlığından bahsetmek, olsa olsa büyük bir cehaleti gerektirmektedir.
Elbette ki iç ve dış odaklı SEVR'cilerin farklı etnisite arayışı veya bu husustaki ısrarlı vurguları, Türklere olan düşmanlıklarından dolayıdır.
Bu bağlamda üzerine balıklama atlanan çerçeve yasanın tamir edilemez vahametine birde bu açılardan bakılmasının yararlı olacağına inanmaktayım.
Ünlü bilim insanı Prof. Dr. Kazım Mirşan'ın Orhun yazıtlarında geçen ve "Gök Türk" diye yanlış olarak okunan Ön Türk yazıtının "Ökük Türük" olarak okuması, çok büyük bir devrim olmuştur.
Kazım Mirşan "Ökük Türük"ün manasını ise, gerçeğe uygun şekilde şöyle izah etmiştir:
"Ökük Türük" demek, imanlı Türk demektir. Yaradanını bilen ve tanıyan demektir.
Türk Hakanı tarafından eğitilip kurulan devletin sınırları içine kabul edilen kişilere, imanlı Türk denirdi. Türkçe konuşanlar değil, Hakan'dan bu eğitimi alanlara Türk ismi verilmiştir."
Bütün bilinen yanlış tarihi bilgileri çöp sepetine atan ve bu sahada büyük bir inkılaba imza atan Kazım Mirşan'a, bu tespitlerinden sonra çok ilginçtir içimizde ki SEVR'ci tarihçiler tarafından cephe alınmıştır.
Çünkü bu hakikatin ortaya çıkması ve genel kanaat haline dönüşmesi ihtimali, "Kürtçülük" peşinde koşan bölücüleri fena halde panikletmiştir.
Bu yüzden olacak ki, Mirşan'ın ölümü bile kamuoyundan gizlenmiş ve cenazesine sadece 19 kişi katılmıştır.
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarihler söylememiş bunu
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
Dinleyin sesini doğan tarihin,
Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak
Yalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin.
Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları
Doğudan çıkan biz, Batıdan yine biz
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz
Türk sadece bir milletin adı değil,
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
Ey yığın yığın insan gafletleri
Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde,
Dünya o zaman görecek hakikat nerede,
Hakikat nerede?
Aziz Ata'mızın bunu sadece bir şiir olsun diye yazmış olabileceğini düşünmüyorsunuz sanırım.
Burada muazzam bir tarih ve yüksek bir medeniyetin izleri mevcuttur.
Artık milletçe uyanmak ve tarihin bize neler söylediğini kavramak gerekmez mi?
Türk ifadesi bir ırkı değil, yüksek bir medeniyeti ve ortak inanç ve kültürü tarif etmektedir.
Bu ortak kültür ve medeniyetin mümessilleri olan herkese, Türk denir.
Dolayısıyla bu geniş kapsamlı tanım içerisinde farklı etnisitelerin varlığından bahsetmek, olsa olsa büyük bir cehaleti gerektirmektedir.
Elbette ki iç ve dış odaklı SEVR'cilerin farklı etnisite arayışı veya bu husustaki ısrarlı vurguları, Türklere olan düşmanlıklarından dolayıdır.
Bu bağlamda üzerine balıklama atlanan çerçeve yasanın tamir edilemez vahametine birde bu açılardan bakılmasının yararlı olacağına inanmaktayım.
Ünlü bilim insanı Prof. Dr. Kazım Mirşan'ın Orhun yazıtlarında geçen ve "Gök Türk" diye yanlış olarak okunan Ön Türk yazıtının "Ökük Türük" olarak okuması, çok büyük bir devrim olmuştur.
Kazım Mirşan "Ökük Türük"ün manasını ise, gerçeğe uygun şekilde şöyle izah etmiştir:
"Ökük Türük" demek, imanlı Türk demektir. Yaradanını bilen ve tanıyan demektir.
Türk Hakanı tarafından eğitilip kurulan devletin sınırları içine kabul edilen kişilere, imanlı Türk denirdi. Türkçe konuşanlar değil, Hakan'dan bu eğitimi alanlara Türk ismi verilmiştir."
Bütün bilinen yanlış tarihi bilgileri çöp sepetine atan ve bu sahada büyük bir inkılaba imza atan Kazım Mirşan'a, bu tespitlerinden sonra çok ilginçtir içimizde ki SEVR'ci tarihçiler tarafından cephe alınmıştır.
Çünkü bu hakikatin ortaya çıkması ve genel kanaat haline dönüşmesi ihtimali, "Kürtçülük" peşinde koşan bölücüleri fena halde panikletmiştir.
Bu yüzden olacak ki, Mirşan'ın ölümü bile kamuoyundan gizlenmiş ve cenazesine sadece 19 kişi katılmıştır.
Hacı Gaydan / diğer yazıları
- Eşsiz önderimiz Atatürk diyor ki / 23.09.2026
- Türkler Anadolu’ya 1071’de geldi yalanı! / 22.09.2026
- Kozinoğlu ‘ŞEHİT’ edilmeden uyarmıştı: “Ülke intihar ediyor” / 15.09.2026
- “Kürtlerin annesi” / 14.09.2026
- Türkiye-Pakistan-S.Arabistan Paktı’na farklı bir bakış açısı / 17.08.2026
- ABD dolar saltanatını kaybettiği için savaşıyor / 15.08.2026
- Federasyon ufukta değil, kapıda! / 14.08.2026
- Türkler Osmanlı'da hamaldı / 13.08.2026
- 10 Ağustos 1920 Sevr / 10 Ağustos 2026 çerçeve yasa / 12.08.2026
- Federasyonun fidesi dikiliyor! / 11.08.2026
- Türkler Anadolu’ya 1071’de geldi yalanı! / 22.09.2026
- Kozinoğlu ‘ŞEHİT’ edilmeden uyarmıştı: “Ülke intihar ediyor” / 15.09.2026
- “Kürtlerin annesi” / 14.09.2026
- Türkiye-Pakistan-S.Arabistan Paktı’na farklı bir bakış açısı / 17.08.2026
- ABD dolar saltanatını kaybettiği için savaşıyor / 15.08.2026
- Federasyon ufukta değil, kapıda! / 14.08.2026
- Türkler Osmanlı'da hamaldı / 13.08.2026
- 10 Ağustos 1920 Sevr / 10 Ağustos 2026 çerçeve yasa / 12.08.2026
- Federasyonun fidesi dikiliyor! / 11.08.2026
























































