Moskova'nın son kararı, yabancı sermayenin Rusya'daki geleceğinin artık yalnızca şirketlerin vereceği ticari kararlara bağlı olmadığını gösteriyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in imzaladığı kararnameyle, İsviçre merkezli bir gıda üreticisi ile Fransa merkezli büyük bir perakende şirketinin Rusya'daki işletmeleri geçici yönetime alındı. Bu kararla birlikte işletmeler üzerindeki yönetim yetkisi Rusya'nın belirlediği bir yapıya geçti.
Burada hukuki açıdan önemli bir ayrım var. Şu aşamada mülkiyetin değiştiği açıklanmış değil. Değişen, Rusya'daki işletmeler üzerinde yönetim yetkisinin başka bir yapıya verilmesi. İsviçreli şirket de 21 Eylül'de Rusya'daki ticari faaliyetlerini sürdüreceğini açıkladı. Fakat yönetim yetkisinin el değiştirmesi, mülkiyet değişmese bile şirketin ekonomik hareket alanını değiştiriyor. Bu uygulamayı Rusya'nın yabancı şirketlere yönelik son yıllardaki politikası içinde değerlendirmek gerekiyor.
Yaptırımların karşısında ekonomik koz
Ukrayna savaşının başlamasından sonra Batılı ülkeler Rusya'ya yönelik geniş kapsamlı ekonomik yaptırımlar uyguladı. Moskova'nın cevabı ise yalnızca kendi ekonomisini korumaya yönelik tedbirlerden ibaret kalmadı. Rusya'da bulunan yabancı şirketlerin varlıkları üzerinde devletin müdahale imkanını genişleten bir mekanizma oluşturuldu. 2023'te çıkarılan düzenlemeler, Moskova'nın "dost olmayan ülkeler" listesinde bulunan devletlerden gelen şirketlerin Rusya'daki varlıklarının geçici yönetime alınabilmesinin önünü açtı. Daha önce Avrupa merkezli bazı şirketlerin Rusya'daki iştiraklerinde de aynı yöntem kullanıldı. Bu örneklerin bazılarında geçici yönetimin ardından varlıkların Rus yatırımcılara devredildiği görüldü.
Rusya açısından bunun ekonomik bir karşılığı var. Bir yabancı şirketin ülkeden tamamen çıkması üretimden istihdama kadar uzanan bir zinciri etkileyebilir. İşletmenin çalışmaya devam etmesi Rusya açısından ekonomik kapasitenin korunması anlamına gelirken, yönetimin değiştirilmesi devletin şirket üzerindeki müdahale imkanını genişletiyor. Fakat konu yalnızca fabrikaların çalışması değil. Rusya'dan ayrılmak isteyen yabancı şirketlerin karşılaştığı şartlar da son yıllarda ağırlaştırıldı. "Dost olmayan" ülkelerden ayrılmak isteyen şirketlerin varlıklarını ciddi indirimlerle satması ve Rusya'ya belirli mali yükümlülükler ödemesi gerekiyor. Böylece bir şirketin "Rusya'dan çıkıyorum" demesi, artık yalnızca şirket merkezinde alınacak ticari bir karar olmaktan çıkıyor.
Uluslararası basında yer alan uzman değerlendirmelerinde, geçici yönetimin bazı örneklerde daha sonra zorunlu satış veya Rus yatırımcılara devir sürecine dönüşebildiğine dikkat çekiliyor. Bununla birlikte her yeni olayın aynı sonuca ulaşacağını söylemek için henüz erken. Bu durum Rusya'ya önemli bir pazarlık alanı kazandırıyor. Avrupa ülkeleri Rusya'nın finans sistemine ve ticaretine yaptırım uygularken Moskova'nın elinde Avrupa sermayesinin ülkedeki yatırımları bulunuyor. Fabrikalar, mağazalar, lojistik merkezleri ve diğer ticari varlıklar yalnızca ekonomik değer taşımıyor. İki taraf arasındaki siyasi gerilim devam ettiği sürece bunların nasıl yönetileceği de ekonomik baskının bir parçası haline gelebiliyor.
Rusya'nın hedefi ne?
Rusya'nın attığı adımı yalnızca Batılı şirketlerden ekonomik değer elde etme çabası olarak görmek yeterli değil. Bu yaklaşım, savaş ve yaptırımlar ortamında Moskova'nın ülkesindeki yabancı sermaye üzerinde daha geniş bir siyasi ve idari kontrol alanı oluşturduğunu düşündürüyor. Yabancı şirketler Rusya'da faaliyet göstermeye devam edebilir. Ancak bu faaliyetlerin geleceği artık yalnızca şirket merkezlerinde alınacak ticari kararlara bağlı değil. Yabancı yatırımcı açısından asıl sonuç ise yatırım kararlarında ortaya çıkacak.
Bir şirket Rusya'da yatırım yaparken artık sadece tüketici sayısına, üretim maliyetine veya pazarın büyüklüğüne bakmayacak. Rusya ile şirketin bağlı olduğu ülke arasındaki siyasi ilişkilerin bozulması halinde yatırımının nasıl bir hukuki ve idari durumla karşılaşabileceğini de değerlendirecek. Bu karar yalnızca Rusya'dan ayrılmış şirketler açısından değil, ülkede faaliyetlerini sürdüren şirketler açısından da önemli. Şirket ülkede kalıyor, üretim devam ediyor; fakat işletmelerin yönetiminde artık Moskova'nın belirlediği yapı da devrede.
Rusya açısından kısa vadede bunun ekonomik getirileri olabilir. Üretim devam eder, istihdam korunur ve ülkedeki ticari kapasite kullanılmaya devam eder. Daha önce geçici yönetime alınan bazı yabancı şirketlerin varlıklarının daha sonra Rus yatırımcılara devredilmiş olması da bu mekanizmanın ulaşabileceği sonuçlara dair örnekler sunuyor. Ancak uzun vadede yabancı yatırımcı açısından hesabın kendisi değişiyor. Rusya'da yatırım kararı uzun süre ağırlıklı olarak ekonomik göstergeler üzerinden değerlendiriliyordu. Bugün aynı yatırımın arkasında siyasi ilişkiler, yaptırımlar ve devlet müdahalesi de bulunuyor. Rusya'da yatırım yapan şirket artık yalnızca "Bu pazarda ne kadar kazanırım?" sorusunu değil, "Ülkeler arasındaki ilişkiler değişirse yatırımıma ne olur?" sorusunu da sormak zorunda.
Savaş sona erse bile bu tablonun kısa sürede eski haline dönmesi kolay görünmüyor. Yaptırımların geleceği, yabancı şirketlerin yeniden yatırım yapıp yapmayacağı ve Rusya'da kalan yatırımların hukuki statüsü uzun süre tartışılacak. Moskova'nın son uygulamaları, yabancı sermayenin Rusya'daki varlığının gerektiğinde devletin siyasi ve ekonomik hesaplarının bir parçası olarak ele alınabildiğini gösteriyor.
Sermaye sınırları aşmaya devam etse bile, sermayenin kaderini belirleyen siyasi sınırlar yeniden güç kazanıyor.
Cem Bürüç / diğer yazıları
- Rusya neyi hedefliyor? / 23.09.2026
- AB dışarıda büyüyor, içeride çözülüyor mu? / 21.09.2026
- Kanada'ya Avrupa kapısı açılıyor mu: AB neyin peşinde? / 18.09.2026
- Brüksel'in yeni hesabı / 17.09.2026
- Birleşik Krallık'ta ayrılık: Rusya gölgesinde Londra / 16.09.2026
- Rusya'dan Avrupa'ya uyarı mı? / 15.09.2026
- Almanya-Rusya : Diplomasinin kapılarını kapatırken / 12.09.2026
- Almanya: AfD kazandı, merkez kaybetti / 10.09.2026
- Büyük savaş mı geliyor? / 08.09.2026
- Avrupa altınının adresi değişiyor / 04.09.2026
- AB dışarıda büyüyor, içeride çözülüyor mu? / 21.09.2026
- Kanada'ya Avrupa kapısı açılıyor mu: AB neyin peşinde? / 18.09.2026
- Brüksel'in yeni hesabı / 17.09.2026
- Birleşik Krallık'ta ayrılık: Rusya gölgesinde Londra / 16.09.2026
- Rusya'dan Avrupa'ya uyarı mı? / 15.09.2026
- Almanya-Rusya : Diplomasinin kapılarını kapatırken / 12.09.2026
- Almanya: AfD kazandı, merkez kaybetti / 10.09.2026
- Büyük savaş mı geliyor? / 08.09.2026
- Avrupa altınının adresi değişiyor / 04.09.2026
























































