'Sünniliğin' arkasına saklanarak, ısrarla Kerbela çölünde sergilenen vahşetin faillerini saklamaya, mümkün mertebe zikretmemeye özen gösterenler, acaba neyin peşindeler?
Kerbela çölünde, Peygamber evladına bu vahşeti, bu acıyı yaşatanlar, o günün super güçlerinden birinin kahrolası orduları olmadığına göre, bu katiller sürüsü kimlerdir?
Fatıma Ananın kuzuları, Aliyyel Mürtezanın kızları ve oğulları, hangi suçlarından ötürü, bu dehşete ve bu vahşete maruz bırakılmışlardır?
Söz konusu elim hadisede mazlum Hüseyin ve aile efradının, çoluk-çocğunun, bir avuç dostunun yaşadıkları tarifsiz acıları onlara yaşatanlar, insanlık ailesine yaşatanlar kimlerdir, cinsleri-cibilliyetleri nedir, hangi ocakta, hangi kültürde yetişmilerdir ve nasıl bir kültürel altyapı sayesinde bu kadar vahşileşmişlerdir?
Her devirde yetişen yeni nesillerin, bu katilleri, bu canileri, bu alçakları tanıma hakları yok mudur?
Peygamber evladına bu vahşeti reva görenler, gözlerini kırpmadan onları kılıçtan geçirip sonra da atlara çiğneterek parçalayanlar, hangi özelliklerinden dolayı, gerçek yüzleri, gerçek kimlikleri yeni nesillerden gizlenmektedirler?
Bu satırları yazarken bir taraftan da ülkemizde, Akbelen'de ağaçları doğranan, ormanları tahrip edilen köylülerin feryatları, ağlama sesleri kulaklarıma çarpıp duruyordu.
Köylüler haklı olarak, o ağaçların fidan döneminden itibaren büyümelerine şahit olan, onlarla beraber büyüyen köylüler, çamların devrilmesine yaşın yaşı ağlıyorlardı.
Sizler, her kimseniz, yok mu uyaracak kimseniz?
Gözyaşlarınızı kimler için, ne için saklıyorsunuz?
Hz. Ali ve Fatıma'nın oğulları, torunları ve kılıçtan geçirilen sevenleri için, yıl içinde ara-sırada da olsa, hiç olmazsa bu vahşetin her yıl dönümünde ağlamaaycaksanız, göz yaşı dökmeyecekseniz, ne zaman ağlayacaksınız?
Peygamberin ağladığı bir acıya, Peygamberin kızının ağladığı bir vahşete ağlayıp dökmeyeceğiniz göz yaşlarınızı kim için, ne için depoluyorsunuz?
Hz. Hüseyin ve yarenleri için ağlamayı, gözyaşı dökmeyi, Ümmet-i Muhammed'in bir kesimine havale edip beriye gelmenin, bu da yetmezmiş gibi onların feryadlarına bıyık altından gülmeyi nasıl izah edeceksiniz ve kitaptan hangi ölçüye, hangi ilkeye dayandıracaksınız?
Bir katliamın katillerini zikretmeden nasıl anlatabilirsiniz, bir vahşetin faillerini yeni nesillere tanıtmadan olayı dünyaya, insanlık ailesine nasıl analtacaksınız?
- Yüz yıl sonrasına bir mektubum var / 21.06.2026
- Terazinin başındakiler sizler adaletten muaf mısınız? / 20.06.2026
- Sarayda taht kavgası halk içinde ekmek kavgası / 17.06.2026
- İktidarın işleri var / 14.06.2026
- Bu resim şimdilerde tüm ülkeyi resmediyor / 13.06.2026
- Ülkenin kazancı ile iktidarınki ters orantılı / 12.06.2026
- Tuhaf zamanlardan geçiyoruz / 11.06.2026
- İktidar dedikodu ile besleniyor da yoksullar ne ile beslenecek? / 09.06.2026
- Nerede ne varsa / 08.06.2026

























































