logo
29 NİSAN 2026

Güneş azaldıkça depresyon artıyor


 
 
Sonbahar ve kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte günlerin kısalması, havanın erken kararması ve güneş ışığının azalması birçok kişide ruh hali değişikliklerine yol açıyor. Uzmanlara göre bu durumun adı mevsimsel depresyon ya da mevsimsel duygudurum bozukluğu. Toplumda sanıldığından daha yaygın olan bu sorun, kişinin hem psikolojik hem de fiziksel sağlığını olumsuz etkileyebiliyor.
 

25.10.2025 14:53:00
AHMET SAFA TERZİ
Güneş azaldıkça depresyon artıyor
Güneş azaldıkça depresyon artıyor

Psikiyatri Hekimi Uzm. Dr. Serap Kaya, mevsimsel depresyonun mevsim değişiklikleriyle ortaya çıkan bir depresyon türü olduğunu belirtiyor. En sık sonbahar ve kış aylarında görüldüğünü vurgulayan Uzm. Dr. Kaya, "Güneş ışığının azalması, havaların soğuması ve günlerin kısalması beyindeki serotonin ve melatonin hormonlarını etkileyerek depresyonu tetikleyebilir" dedi.

Belirtiler uzun süre devam ederse dikkat edilmeli

İstek kaybı, keyifsizlik, hayattan zevk alamama, uyku ve iştah değişiklikleri, enerjide belirgin azalma ve odaklanma zorluğu en sık görülen belirtiler arasında. Normal yorgunluğun birkaç gün içinde geçtiğini söyleyen Uzm. Dr. Kaya, "Mevsimsel depresyonda bu belirtiler haftalarca sürebilir ve kişinin iş, okul ya da aile hayatını olumsuz etkileyebilir" diye konuştu.

Kimler risk altında?

Kadınların, daha önce depresyon geçirmiş kişilerin, ailesinde depresyon öyküsü olanların ve kapalı ortamlarda uzun süre çalışanların risk grubunda olduğunu belirten Uzm. Dr. Kaya, "Kuzey bölgelerinde yaşayanlar ve güneş ışığını az görenler bu sorunu daha sık yaşayabiliyor. Ayrıca stresli yaşam, yalnızlık ve sosyal destek eksikliği de riski artırıyor" dedi.

Sadece ruh halini değil bedeni de etkiliyor

Mevsimsel depresyon yalnızca psikolojik değil fiziksel belirtilerle de kendini gösterebiliyor. Uyku düzeni bozulabiliyor, aşırı uyuma ya da uykusuzluk gelişebiliyor. Tatlı ve karbonhidrat isteği artabiliyor, buna bağlı olarak kilo değişiklikleri görülebiliyor. Uzm. Dr. Kaya, "Sürekli halsizlik, kaslarda yorgunluk, baş ağrısı ve motivasyon eksikliği de sık karşılaşılan şikâyetler. Bazı kişilerde bağışıklık sistemi zayıflayarak sık hastalanmalara yol açabiliyor" dedi.

Ne zaman doktora başvurmalı?

Eğer belirtiler iki haftadan uzun sürüyorsa, iş ve okul hayatını aksatıyorsa ya da sosyal hayattan uzaklaşmaya neden oluyorsa uzman desteği almak büyük önem taşıyor. Umutsuzluk hissi, uyku ve iştah değişikliklerinin belirgin olması ya da kendine zarar verme düşüncelerinin ortaya çıkması halinde vakit kaybetmeden psikiyatri uzmanına başvurulması gerekiyor. "Erken başvuru tedavi sürecini kolaylaştırır ve yaşam kalitesini hızla artırır" diyen Uzm. Dr. Kaya, toplumda bu konuda farkındalık yaratmanın önemine dikkat çekti.

Umut veren bir mesaj

Çakmak Erdem Hastanesi'nden Psikiyatri Hekimi Uzm. Dr. Serap Kaya, mevsimsel depresyonun tedavi edilebilir olduğunu vurgulayarak şu sözlerle sonlandırdı: "Karanlık günlerin ruh sağlığınızı gölgelemesine izin vermeyin. Profesyonel destek, doğru beslenme, düzenli egzersiz ve ışık terapisi ile bu süreci sağlıklı şekilde atlatmak mümkün" diyor.

MİT "çok gizli" Humeyni belgesini paylaştı

MİT, Ayetullah Humeyni’nin 1964’teki Türkiye sürgünü sırasında Bursa’da “İranlı misafir” kod adıyla korunduğunu gösteren 11 Kasım 1964 tarihli “Çok Gizli” belgeyi kamuoyuyla paylaştı

29.04.2026 16:10:00
Haber Merkezi
MİT "çok gizli" Humeyni belgesini paylaştı
MİT "çok gizli" Humeyni belgesini paylaştı
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), resmi internet sitesinin "Özel Koleksiyon" bölümünde yer alan "Belgeler" kısmına yeni bir arşiv belgesi ekledi. bugün kamuoyuna açılan belge, İran İslam Devrimi'nin lideri Ayetullah Ruhullah Humeyni'nin (Ayetullah Humeyni) 1964-1965 yılları arasındaki Türkiye ikametiyle ilgili "çok gizli" ibareli bir emir yazısını içeriyor. Belge, dönemin Milli Emniyet Hizmeti Reisi Ziya Selışık'ın imzasıyla 11 Kasım 1964 tarihinde İstanbul Merkez Şefliği'ne gönderilmiş.

Belge, Humeyni'nin 4 Kasım 1964 ile 5 Ekim 1965 tarihleri arasında MİT'in (dönemin adıyla Milli Emniyet Hizmeti - MAH) gözetiminde Bursa'da ikamet ettiğini ortaya koyuyor. Yazıda "İranlı misafir" ifadesiyle anılan Humeyni için özel güvenlik ve lojistik önlemler alınmış. Tam metin şöyle:

"İranlı misafir Türkiye'ye gelmiş ve Bursa'da ikameti kararlaştırılmıştır. Misafirin kalacağı evin ve misafirle ilgili diğer işler Bursa Yuva Amirliğince bizzat tanzim edilecektir. Gerekli talimat yazılı ve şifahi olarak Bursa Yuva Amirliği'ne gönderilmiştir. Misafirle ilgili şifre ve diğer muhaberatta 'belli' takma adı kullanılacaktır. Bilgilerini rica ederim."

Bu talimatlarla Humeyni'nin konaklayacağı evin düzenlenmesi, tüm lojistik işlerin Bursa Yuva Amirliği tarafından doğrudan üstlenilmesi ve operasyonel güvenlik için "belli" kod adının kullanılması emrediliyor. Belge, Humeyni'nin Türkiye'deki varlığının yüksek gizlilik düzeyinde yönetildiğini gösteriyor.

Humeyni'nin Türkiye sürgünü

Ayetullah Humeyni, İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi rejimine karşı sert muhalefeti nedeniyle 1963'teki 15 Hordad ayaklanmasından sonra tutuklanmıştı. 1964'te Şah'ın "Beyaz Devrim" politikalarına ve özellikle ABD askeri personeline yargı muafiyeti tanıyan yasaya karşı verdiği hutbeler üzerine İran'dan sürgün edildi. 4 Kasım 1964'te Türkiye'ye gelen Humeyni, önce Ankara'ya, ardından Bursa'ya yerleştirildi.

Bursa'da yaklaşık 11 ay kalan Humeyni, MİT mensubu Albay Ali Çetiner'in evinde ağırlanmış ve güvenlik nedeniyle "Urfalı kayınpeder" gibi örtü hikayeleriyle korunmuştu. Bu dönemde Humeyni, bazı önemli eserlerini kaleme aldı ve devrim düşüncelerini olgunlaştırdı. 5 Ekim 1965'te Türkiye'den ayrılarak Irak'ın Necef kentine geçti; buradan 1978'de Fransa'ya, 1979'daki İran İslam Devrimi'yle de ülkesine döndü.

MİT'in paylaştığı belge, Türkiye'nin o dönemki istihbarat teşkilatının (MAH) Humeyni'ye hem koruma hem de gözetim sağladığını belgeliyor. "Çok gizli" ibaresi ve kod adı kullanımı, olayın hassasiyetini gözler önüne seriyor.

MİT'in arşiv şeffaflığı

MİT, son yıllarda "Özel Koleksiyon" projesiyle tarihi istihbarat belgelerini kamuoyuyla paylaşmaya devam ediyor. Daha önce 1940'lı yıllara ait başka "acele" ve gizli yazılar da erişime açılmıştı. Bu uygulamayla Türkiye'nin yakın tarihine ışık tutulması ve genç nesillerin istihbarat tarihine ilgisinin artırılması hedefleniyor.

Bugün paylaşılan Humeyni belgesi, hem İran Devrimi'nin kökenlerine hem de Türkiye-İran ilişkilerinin gizli sayfalarına dair önemli bir arşiv niteliği taşıyor. Belge, MİT'in resmi sitesinden (mit.gov.tr) doğrudan incelenebiliyor.

Adalet Bakanı Gürlek, "Rojin Kabaiş'in telefonu için ekip kurduk" dedi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, AK Parti Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakan Gürlek, Rojin Kabaiş'le ilgili "Rojin Kabaiş dosyasında özellikle çözümü için yurtdışına gönderilmişti. Yerli bir ekip kurduk, cep telefonunu çözersek soruşturma aşamasında evre alacağımızı düşünüyoruz" dedi.

29.04.2026 13:46:00
AA
Adalet Bakanı Gürlek, "Rojin Kabaiş'in telefonu için ekip kurduk" dedi
Adalet Bakanı Gürlek, "Rojin Kabaiş'in telefonu için ekip kurduk" dedi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayarak, Gülistan Doku davası ve faili meçhul dosyalarla ilgili yürütülen yeni çalışmalar hakkında önemli bilgiler paylaştı.

'Umut Altaş'ın iadesini bekliyoruz'
Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin gelinen son noktayı değerlendiren Bakan Gürlek, davanın firari şüphelisi Umut Altaş hakkında uluslararası düzeyde arama kararı çıkarıldığını belirtti. Bakan Gürlek şunları kaydetti:
"Gülistan Doku ile ilgili olarak, özellikle şüphelinin iadesine yönelik kırmızı bülten çıkardık. Şu an Amerikan yetkili makamlarıyla süreci titizlikle yürütüyoruz ve şüphelinin iadesini bekliyoruz. Olayın en yakın tanığı, şüpheli bir şekilde yurt dışına kaçmıştı; ancak soruşturma kararlılıkla devam ediyor. Cumhuriyet Başsavcımız ve Valimiz süreci yakından takip ediyor."
Soruşturma kapsamında yeni delillere ulaşıldığını kaydeden Gürlek, şüphelinin babasıyla olan WhatsApp yazışmalarının dosyaya girdiğini ifade etti. Bakan Gürlek, dosyanın tüm ayrıntılarıyla incelendiğinin altını çizdi.
Gürlek, IBAN mağdurlarıyla ilgili de bir düzenlemeleri olduğunu dile getirip "Meclis'ten geçer geçmez bilmiyoruz ama bir çalışmamız var" açıklamasında bulundu.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 24. duruşması sona erdi

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 11'i tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 24. duruşmasında sanık avukatlarının talepleri alındı

28.04.2026 16:39:00
AA
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 24. duruşması sona erdi
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 24. duruşması sona erdi

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuklu ve tutuksuz yargılanan bazı sanıkların avukatları beyanda bulundu.

Avukatlar, müvekkillerinin iddianamede yer alan suçlamaları işlemediklerini, olaylarda çelişkilerin bulunduğunu ifade ederek, hayali satışlardan bahsedildiğini öne sürdü. Avukatlar, iddianamede yer alan rüşvet iddialarının doğru olmadığını iddia ederek, rüşvet suçunun unsurlarının oluşmadığını savundu.

Dosyadaki birtakım belgeler ve araştırmalarda eksikliklerin bulunduğunu belirten avukatlar, bu yönde kovuşturmanın genişletilmesini talep etti.

Bir kısım tutuksuz sanıkların avukatları da esasa ilişkin mütalaadan sonra ayrıntılı savunma yapacaklarını dile getirerek, müvekkillerinin duruşmalardan vareste tutulmalarını istedi.

Duruşmaya, yarın avukatların taleplerinin alınmasıyla devam edilecek. 

BTP lideri Hüseyin Baş, "Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararıyla Bursa'da 158 yıllık Memleket Hastanesi'nin özelleştirme kapsamına alınmasını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla eleştiren BTP lideri Hüseyin Baş, "Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor" dedi
 

28.04.2026 16:35:00
Ahmet Turan Yiğit
BTP lideri Hüseyin Baş, "Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor" dedi
BTP lideri Hüseyin Baş, "Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor" dedi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararıyla Bursa'da Padişah Abdülaziz döneminde kurulan 158 yıllık Memleket Hastanesi'nin özelleştirme kapsamına alınmasını değerlendirdi. İktidarın özelleştirmelerle adeta bir mirasyedi gibi davrandığına dikkati çeken BTP lideri Baş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelereyer verdi: "Farkındaysanız uzun süredir karşı çıktığımız ve zararlarını anlattığımız özelleştirmelerin son zamanlarda hız kazandığını görüyoruz. Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, bir yandan vergilerle halka daha çok yüklenirken öte yandan özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor. Özelleştirdikçe daha çok paraya ihtiyaç duyuyorsunuz, daha çok paraya ihtiyaç duydukça özelleştiriyorsunuz. Böyle bir paradoks…"

Masrafsız yuva kurma dönemi: Düğün salonu, gelinlik, damatlık ücretsiz

Samsun'un İlkadım Belediyesi, dar gelirli ve emekli ailelerin çocuklarına düğün salonu, ikramlar, orkestra, gelinlik ve damatlık dahil ücretsiz evlilik desteği sunarken, yeni doğan bebekler için de "Hoş Geldin Bebek" projesi kapsamında ailelere hediye paketleri ulaştırıyor

28.04.2026 12:53:00 / Güncelleme: 28.04.2026 12:55:35
İHA
Masrafsız yuva kurma dönemi: Düğün salonu, gelinlik, damatlık ücretsiz
Masrafsız yuva kurma dönemi: Düğün salonu, gelinlik, damatlık ücretsiz
İlkadım Belediyesi, gittikçe azalan genç nüfus ve doğurganlık hızını tersine çevirmek amacıyla evlenecek gençlerin düğünlerini ertelememesi için çeşitli projeler yürütüyor. Belediye tarafından yürütülen proje kapsamında düğün salonu tahsisi, yaş pasta, kuru pasta, ikramlıklar ve orkestra hizmetleri ücretsiz sunulurken, gelinlik ve damatlık desteği ise Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanıyor. Ayrıca yeni evlenen çiftlerin bebek sahibi olması durumunda "Hoş Geldin Bebek" projesi kapsamında hediye paketleri de ailelere ulaştırılıyor.

"Bugüne kadar 105 çiftimizi ücretsiz şekilde evlendirdik"

Kısa bir sürede 105 çiftin düğününü ücretsiz olarak gerçekleştirdiklerini ifade eden İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Bu projemizi 2024 yılında başlattık. 2024 Haziran'dan itibaren çocuklarımızı ücretsiz evlendiriyoruz. Düğün salonu ve içindeki tüm ikramlar ücretsiz. Yaş pasta, kuru pasta, orkestra dahil her şey ücretsiz. Buna gelinlik ve damatlığı da ekledik. Onları da Samsun Büyükşehir Belediyesi, Başkan Halit Doğan öncülüğünde veriyor. Bu kardeşlerimiz bizden ücretsiz düğün yapsın ya da yapmasın, bebekleri olduğunda da 'Hoş Geldin Bebek' seti hazırladık. Belediye çalışanlarımız yeni doğan çiftleri ziyaret edip setimizi hediye ediyorlar. Bu şekilde dar gelirli aileler ve emeklilerimizin çocuklarını ücretsiz evlendirmeye devam ediyoruz. Bugüne kadar 105 çiftimizi bu şekilde evlendirdik. 2026 yılı için de bugüne kadar 80 evladımız bize müracaat etti. Randevularını verdik. O çiftlerimizi de evlendireceğiz ama bu süreç devam ediyor. 2026 yılında da 150'ye yakın çiftimizi ücretsiz bir şekilde evlendireceğiz diye düşünüyorum" dedi.



"Hoş Geldin Bebek' ve 'Ücretsiz Düğün Salonu' projelerimiz aynı kararlılıkla sürecek"

Gençlerin maddi imkânsızlıklar nedeniyle düğünlerini ertelememesi ve düğün salonu gibi yüksek maliyetli giderlerin başka ihtiyaçlara yönlendirilebilmesi amacıyla projeye önem verdiklerini belirten Başkan Kurnaz, "Amacımız hem nüfus artışına katkı sağlamak hem de evlenmek isteyen gençlerimizin ekonomik nedenlerle evliliklerini ertelemelerinin önüne geçmek. Bir an önce yuva kurmalarını istiyoruz. 2024 yılında İlkadım'ın nüfusu 322 bindi. 2025 yılı sonunda bu sayı 330 bine yükseldi. Nüfusumuzda 8 bin kişilik artış söz konusu. Bu artışın yeni doğumlar mı yoksa adres değişikliklerinden mi kaynaklandığına yönelik çalışmalar sürüyor. Son iki yılda ilçemizin nüfusu 8 bin kişi arttı. Bu artışın yeni doğan bebeklerle daha da desteklenmesini arzu ediyoruz. İlkadım, emekli nüfusun yoğun olduğu bir ilçe görünümünde. Emeklilerimiz başımızın tacı ancak genç nüfusu artıracak adımları da atmaya devam edeceğiz. 'Hoş Geldin Bebek' ve 'Ücretsiz Düğün Salonu' projelerimiz aynı kararlılıkla sürecek" diye konuştu.

Bu yıl şu ana kadar 80 ücretsiz düğün randevusu alan belediyeye başvuruların, düğün sezonunun yoğunlaşmasıyla birlikte artması bekleniyor.

Altı yıllık sessizliği yıkan şok delil

Gülistan Doku cinayetiyle ilgili Umut Altaş'ın, babasına ‘Parayı gönder yoksa savcıyı arar, her şeyi anlatırım’ diye şantaj yaptığı ortaya çıktı. Vali'nin oğluyla aynı araçtaki şüpheli, cinayeti örtbas için para istediği anlaşıldı

28.04.2026 11:50:00
Haber Merkezi
Altı yıllık sessizliği yıkan şok delil
Altı yıllık sessizliği yıkan şok delil
Tunceli'de 5 Ocak 2020'de Munzur Üniversitesi Öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasının ardından altı yıl süren sessizliğin ardından soruşturma dosyası hareketlendi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü cinayet soruşturmasına, kilit şüpheli Umut Altaş'ın babası Celal Altaş'a gönderdiği tehdit ve şantaj içerikli WhatsApp mesajları delil olarak eklendi.

Olay günü PTS (Plaka Tanıma Sistemi) kayıtlarına göre dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile aynı araçta olduğu belirlenen Umut Altaş, 9 Ocak 2026 tarihli mesajlarda babasından para talep ederek "itiraf" kozunu kullandı. Yazışmalara göre Umut Altaş şöyle yazdı:

- "Sen öyle kolay sanıyorsun değil mi? Yaptıklarınızın bir bedeli olacak. Bugün hesabıma 9 bin dolar bekliyorum."

- "Bugün para gelmezse savcı hanımı arar, her şeyi anlatırım. Beni Amerika'ya niye yolladığınızı söylerim!"

- "Bırak rol yapmayı. Sen susturuyordun ya! Ötecem lan her şeyi. Göreceksiniz dünya kaç bucak."

Celal Altaş tutuklular arasında yer alıyor

Baba Celal Altaş ise oğluna "Size gönderdiğim 150 bin doları geri gönderin" yanıtını verdi. Celal Altaş, soruşturma kapsamında tutuklanan 12 kişi arasında yer alıyor ve oğlunun olayla ilgisi olmadığını savunurken, bazı konuşmalarda Umut'un "Mustafa Türkay silahını çıkarıp 'Ben bu silahla birini vurdum' dediğini" aktardığını iddia etti.

Umut Altaş, Mayıs 2022'de önce Meksika'ya, ardından yasa dışı yollarla ABD'nin Virginia eyaletine kaçtı. Hakkında Adalet Bakanlığı talebiyle kırmızı bülten çıkarıldı. Soruşturma dosyasında Altaş'ın "kasten öldürme" suçlamasıyla arandığı belirtiliyor.

Yeni deliller dosyaya etlendi

Soruşturmayı yeniden canlandıran Tunceli Başsavcısı Ebru Cansu'nun özel ekibi, KGYS ve PTS kayıtlarını, güvenlik kamerası görüntülerini ve yeni tanık beyanlarını dosyaya kattı. Mustafa Türkay Sonel "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklandı. Gizli tanık ve diğer deliller arasında Gülistan Doku'nun cinsel istismara uğradığı, hamile kaldığı ve olayın infazla sonuçlandığı iddiaları da yer alıyor. Hastane kayıtlarının silinmesiyle ilgili ayrı soruşturmada da tutuklamalar ve adli kontrol kararları verildi.

Gülistan Doku'nun akıbeti hâlâ bilinmiyor, arama çalışmaları devam ederken, dosyadaki yeni mesajlar olayın "organize bir cinayet ve delil karartma" şüphesini güçlendiriyor. Soruşturma derinleştiriliyor.

Soğuk ve yağışlı hava geri dönüyor

İstanbul'a Perşembe'den itibaren Balkanlar'dan soğuk ve yağışlı hava geliyor. Sıcaklıklar 3-5 derece düşecek, hafta sonuna kadar aralıklı yağmur bekleniyor

28.04.2026 10:57:00 / Güncelleme: 28.04.2026 11:02:24
Haber Merkezi
Soğuk ve yağışlı hava geri dönüyor
Soğuk ve yağışlı hava geri dönüyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), 27 Nisan 2026 tarihli haftalık hava tahmin raporunda İstanbulluları ani hava değişimine karşı uyardı.

Nisan ayının son günlerinde kısa süreli bahar yüzü gösteren İstanbul'da, hafta ortasından itibaren Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı sistem etkili olacak. AKOM, "dikkat" notuyla vatandaşları tedbirli olmaya çağırdı.

Gün gün hava tahmini

Salı (28 Nisan) ve Çarşamba (29 Nisan): Genel olarak güneşli ve az bulutlu bir hava hakim olacak. Sıcaklıklar 16-18°C aralığında seyredecek, öğle saatlerinde 18°C'ye kadar çıkması bekleniyor. Yağış öngörülmüyor; bahar havası devam edecek.

- Perşembe (30 Nisan): Soğuk ve yağışlı hava dalgası devreye giriyor. Akşam saatlerinden itibaren yağmur başlayacak (metrekareye 1-3 kg yağış). Sıcaklıklar 3-5 derece birden düşerek mevsim normallerinin altına inecek.

- Cuma (1 Mayıs) ve sonrası: Aralıklı yağış geçişleri sürecek. Sıcaklıklar 12-16°C bandında, mevsim normallerinin altında kalacak. Hafta sonu da serin ve yer yer yağmurlu hava etkili olmaya devam edecek.

AKOM'un 22 Nisan'daki uyarılarında da Balkanlar kaynaklı soğuk hava dalgalarının Marmara'yı etkilediği, öğle saatlerinden itibaren yer yer kuvvetli yağışların görüldüğü belirtilmişti. Bu sistemler sıklıkla su baskını, göllenme ve ulaşımda aksamalara yol açabiliyor.

AKOM, olası risklere karşı şu önlemleri hatırlattı:

- Yol ve yaya alt geçitlerinde göllenme, su birikintileri, düşük kesimlerde su baskını riski.

- Özellikle sabah ve akşam saatlerinde hissedilir serinlik; mont, şemsiye ve su geçirmez ayakkabı gibi hazırlıklar.

- Toplu taşıma ve özel araç kullananlar için yavaş seyir, dikkatli sürüş.

- Zorunlu olmadıkça riskli bölgelerde bulunmamak, resmi uyarıları takip etmek.

AKOM'un açıklamasında, "İstanbul'un her noktasındaki ihbarlara anında müdahale ediyoruz" vurgusu yapılarak, vatandaşların dikkatli olması istendi. Baraj doluluk oranlarının da yağışlarla olumlu etkilenebileceği ancak sel riskine karşı önlem alınması gerektiği kaydedildi.

Avrupalı raportörlerden Türkiye'ye demokrasi mektubu


 
Avrupa kurumları raportörleri, Türkiye'de yerel demokrasiyi etkileyen konulara ilişkin, "insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü" vurgusu yapılan ortak mektup kaleme aldı.

28.04.2026 07:19:00
Haber Merkezi
Avrupalı raportörlerden Türkiye'ye demokrasi mektubu
Avrupalı raportörlerden Türkiye'ye demokrasi mektubu

Avrupa kurumları raportörleri, Türkiye'de yerel demokrasiyi etkileyen konulara ilişkin, "insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü" vurgusu yapılan ortak mektup kaleme aldı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye hitaben yazılan mektupta Avrupa kurumlarının yetkililerinin, "sorunların aşılması için birlikte çalışma" ve "Türkiye'nin demokratik yükümlülüklerini yerine getirmesine daha fazla destek verme" vurguları dikkat çekiyor.

Pek rastlanılan bir durum değil

Avrupalı farklı kurumların ortak bir mektup girişimde bulunması, örneğine pek rastlanan bir durum değil. İlgili kurumların Türkiye ile iş birliğinin, ortak değerler olan demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü üzerine kurulu olduğunun ve bu değerlerin devam eden ilişkilerin temelini oluşturduğunun altının çizildiği mektupta şu ifadelere yer verildi: "Bu nedenle, ülkenizdeki yerel demokrasiyi etkileyen son gelişmelerle ilgili ortak endişelerimizi dile getirmek ve bu sorunların üstesinden gelmek için nasıl birlikte çalışabileceğimizi görüşmek amacıyla size ortaklaşa sesleniyoruz."

İmamoğlu'nun yargılanmasına atıf

Mektupta, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu yargılanmasında ikinci yıla girildiği ve Türkiye'de muhalefete bağlı birçok yerel seçilmiş temsilcinin de uzun süredir tutuklu olduğu hatırlatıldı.

Ortak mektupta, "Mevcut durum, seçmenlerin temsilcilerini özgürce seçme hakkını zedeleyerek genel olarak demokrasiyi zayıflatmaktadır" denildi.
Bu konulardaki endişelerin Türk yetkililerle yürütülen siyasi diyalog aracılığıyla sistematik olarak dile getirildiği de mektuptaki vurgular arasında yer aldı. Demokrasi, adalet ve insan hakları gibi temel ilkelere bağlılık ve seçilmiş temsilcilerin tutuklu yargılanması konusu bağlamında diyaloğu sürdürmeye hazır olunduğunun belirtildiği mektupta şu mesaj verildi:
"Avrupa Konseyi üyesi ve Avrupa Birliği'nin stratejik ortağı olan Türkiye'nin demokratik taahhütlerini yerine getirmesine daha fazla destek vermeye hazırız."

"Süregelen zorlukların üstesinden birlikte gelerek, Türkiye'de demokratik ilke ve değerlerin korunmasında somut ve sürdürülebilir ilerlemeler kaydedilebileceğine" olan inançlarını dile getiren imzacılar, mektubu şu ifadelerle sonlandırdılar: "Ortaklık ruhu ve ortak sorumluluk bilinci içinde iş birliğimizin devam etmesini dört gözle bekliyoruz."

Mektupta kimlerin imzası var?

Mektupta, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türkiye Raportörleri Lord David Blencathra ve Yves Cruchten, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi'nden Bryony Rudkin, Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor ve Avrupa Bölgeler Komitesi Türkiye Çalışma Grubu Başkanı Jelena Drenjanin'in imzaları bulunuyor.
Bu kurumlar insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü konularında Türkiye konusunda zaman zaman benzer mektuplar ya da rapor ve kararlarla devreye giriyor. Son mektubu diğerlerinden farklı kılan en dikkat çekici unsursa, farklı kurumların aynı konuda ortak hareket etmeyi tercih etmesi. Özellikle Avrupa Konseyi ve bağlantılı kurumların Türkiye konusunda Avrupa Parlamentosu'yla ortak girişimde bulunması, örneğine pek rastlanmayan bir durum. Mektubun ortak yazılmış olması, vurgu yapılan konularda Avrupa kurumlarının kurumsal kimlikleri farklı da olsa aynı çizgide olduklarını göstermesi açısından önemli.

Yakından izleniyor

Türkiye'de yerel yöneticilere yönelik tutuklamalar Türkiye'nin de üye olduğu Avrupa Konseyi ile aday ülke olduğu Avrupa Birliği (AB) kurumları tarafından yakından izleniyor.
Bununla birlikte son dönemde özellikle insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü konularında eskisine oranla daha az tepki verilmesi dikkat çekiyor.
AB yetkilileri tepkisizliğin söz konusu olmadığını belirterek, "Raporlarımızda bu konulara detaylı şekilde değiniyoruz" tezini öne çıkarıyorlar.
Mektubun imzacılarından olan Sanchez Amor, Şubatta, Türkiye Raporu taslağının görüşüldüğü AP oturumunda, AB Komisyonu'nun ve AB Konseyi'nin "Türkiye'deki demokratik gerilemeye" karşı sessiz kalarak AB'nin imajına büyük ölçüde zarar verdiğini söyledi.
Amor aynı oturumda, "Türkiye'deki Avrupa ve demokrasi yanlısı sivil toplumu kaybediyoruz" diye konuşmuştu.
Mektuptaki konular, ilgili kurumların raporlarında yer almayı sürdürüyor.
AP'nin, Mayısta yapılacak oylamayla nihai halini alacak Türkiye Raporu taslağında Türkiye'de yerel demokrasinin kötüye gitmesinden ciddi endişe duyulduğu vurgulanıyor.

Akciğer kanseri yaygınlaşıyor


 
Çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor, fark edildiğinde ise geç kalınmış olabiliyor… Üstelik öyle yaygın ki, dünyada 2 milyonun üzerinde, ülkemizde ise her yıl yaklaşık 40 bin kişi bu hastalıkla tanışıyor.

28.04.2026 06:48:00
MURAT ÇORBACI
Akciğer kanseri yaygınlaşıyor
Akciğer kanseri yaygınlaşıyor

Akciğer kanseri, hem dünyada hem de Türkiye'de en sık görülen ve en ölümcül kanser türleri arasında yer alıyor. Peki, bu hastalığı önlemenin ya da ölümcül hastalıklar listesinde daha alt sıralara geriletmenin mümkün olduğu yeni tedavi yöntemleri yok mu? Elbette var! Günümüzde geliştirilen tanı yöntemleri ve kişiye özel tedavi yaklaşımları sayesinde akciğer kanserinde umut her geçen gün artıyor. Bu umuda dair bilinmesi gerekenleri aktarmak için Acıbadem Maslak Hastanesi'nde "Akciğer Kanserinde Farkındalık ve Umut" söyleşisi düzenlendi.

Ana neden sigara

Akciğer kanserinin en önemli nedeninin sigara ve tütün ürünleri olduğunu vurgulayan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, özellikle son yıllarda gençler arasında artan kullanımın ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Akciğer kanseri vakalarının yüzde 80'inin tütün kullanımına bağlı olduğunu anlatan Dr. Babaoğlu Karan, yüzde 20'sinin ise asbest gibi mesleki nedenlerden geliştiği bilgisini verdi. Akciğer kanserinin çoğu zaman erken dönemde belirti vermediğine dikkat çeken Karan, bu nedenle risk grubundaki bireylerin, özellikle 50 yaş üzerinde ve en az 20 yıl günde bir paket sigara içmiş kişilerin her yıl düzenli kontrol yaptırmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Düşük doz radyasyonla yapılan BT çekimlerinin hastalığın erken tanısında çok önemli olduğunu belirtti.
Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba ise "Özellikle erken evrede teşhis konulan hastalarda cerrahi müdahale ile yüksek başarı oranları elde edilebiliyor. Ayrıca cerrahi yöntemler de hızla gelişiyor. Bu yöntemlerden en yenisi olan robotik cerrahi sayesinde göğüs bölgesi tamamen açılmadan, küçük kesilerle ameliyatlar yapılabiliyor" dedi.


Kişiye özel tedavi dönemi

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez de akciğer kanseri tedavisinde son yıllarda önemli bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Artık her hastaya aynı tedavinin uygulanmadığını, tümörün genetik ve moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlarının oluşturulduğunu ifade etti.
Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Enis Özyar, akciğer kanseri tedavisinde multidisipliner yaklaşımın önemine dikkat çekerek, şunları söyledi: "Halk arasında ışın tedavisi olarak bilinen radyoterapide amaç, ameliyat edilemeyen tümörleri ışınlar aracılığıyla yok etmek ya da küçültmektir. Özellikle tıbbi nedenlerle ameliyat olamayacak hastalarda radyoterapi çok etkili bir tedavi seçeneğidir. Radyoterapi yöntemleri de gelişmekte ve giderek etkinliği artmaktadır. Gelişen teknoloji sayesinde daha hassas ve hedefe yönelik tedavi yapılabilmektedir. Bu sayede yan etkiler azalmakta ve tedavi başarısı artmaktadır." HABER MERKEZİ

Karaya oturan gemi kurtarıldı


 
İstanbul yeniköy'de karaya oturan Türk bayraklı konteyner gemisi, başlatılan çalışmaların ardından kurtarıldı.

28.04.2026 06:42:00
HABER MERKEZİ/AA
Karaya oturan gemi kurtarıldı
Karaya oturan gemi kurtarıldı

Sarıyer'de karaya oturan konteyner gemisi, başlatılan çalışmaların ardından kurtarıldı. İstanbul Boğazı'nda seyreden "KAPPA" isimli 148 metre uzunluğundaki konteyner gemisi, Yeniköy önlerinde karaya oturdu.
İhbar üzerine olay yerine polis ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KEGM) ekipleri sevk edildi.

İstanbul Boğazı'nda gemi trafiği askıya alınmıştı

KEGM'den konuya ilişkin gece saatlerinde yapılan açıklamada, şunlar kaydedilmişti: "Rusya'dan Kocaeli'ye kılavuz kaptan alarak seyir halindeyken İstanbul Boğazı Yeniköy önlerinde karaya oturan KAPPA isimli 148 metre boyundaki konteyner gemisi için KURTARMA-5 ve KURTARMA-6 römorkörlerimiz ile balık adam ekibimiz ve KEGM-5 hızlı tahlisiye botumuz olay yerine ivedilikle yönlendirilmiş olup kurtarma çalışmalarına başlanmıştır. İstanbul Boğazı gemi trafiği çift yönde ve geçici olarak askıya alındı."
KEGM'den yapılan diğer açıklamada ise "Gemi, balık adam ve kurtarma ekiplerimizin yaptığı incelemenin ardından İstanbul Gemi Trafik Hizmetleri Merkezimizin koordinasyonunda, KURTARMA-5, KURTARMA-6 ve KURTARMA-8 römorkörlerimiz tarafından yüzdürüldü" ifadesi kullanıldı.
Ekiplerin başlattığı çalışma sonucunda konteyner gemisi kurtarıldı.

Akabinde Boğaz trafiğe açıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.