logo
17 NİSAN 2026

Hakan Fidan: Şam'daki yeni yönetimle bir araya gelmeyi planlıyorum

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Şam'daki yeni yönetimle bir araya gelmeyi planlıyorum." dedi. Heyet Tahrir Şam'ın (HTŞ) Türkiye'nin terör listesinden neden çıkarılmadığına ilişkin soruya da yanıt veren Fidan, "Bizim onları listeye almamız, BM listesiyle alakalı bir konu. BM Güvenlik Konseyi kararlarına tabii ki uyuyoruz ama şimdi hukuki boyut ile fiili boyutun birbiriyle çeliştiği farklı bir durum var." dedi.

21.12.2024 13:05:00
Anadolu Ajansı
Hakan Fidan: Şam'daki yeni yönetimle bir araya gelmeyi planlıyorum
Hakan Fidan: Şam'daki yeni yönetimle bir araya gelmeyi planlıyorum

Bakan Fidan, Fransa merkezli yayın kuruluşu France 24 kanalına güncel meselelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Üst düzey ABD heyetinin Şam'daki yeni yönetimle bir araya gelmesinin önemine ilişkin soruya Fidan, "Bence çok önemli. Amerikalı yetkililerden önce bazı Avrupa ülkelerinin ve uluslararası kuruluşların temsilcileri de Şam'ı ziyaret ettiler. Şam'daki yeni yönetimle temas kurulmakta olduğunu görüyoruz. Bu, önemli bir gelişme." yanıtını verdi.

Bakan Fidan, "Şam'ı ziyaret etmeyi ve HTŞ lideriyle görüşmeyi planlıyor musunuz'" sorusu üzerine, "Evet, planlıyorum. Şam'daki yeni yönetimle bir araya gelmeyi planlıyorum." ifadelerini kullandı.

Heyet Tahrir Şam'ın (HTŞ) Türkiye'nin terör listesinden neden çıkarılmadığına ilişkin soruya yanıt veren Fidan, "Bizim onları listeye almamız, BM listesiyle alakalı bir konu. BM Güvenlik Konseyi kararlarına tabii ki uyuyoruz ama şimdi hukuki boyut ile fiili boyutun birbiriyle çeliştiği farklı bir durum var." dedi.

Fidan, HTŞ'nin son 10 yılda fiiliyatta herhangi bir terör faaliyeti içinde olduğunu görmediklerini belirterek, "Bu, sadece bizim değil Batılı istihbarat örgütlerinin de tespit ettiği bir husus." değerlendirmesini yaptı.

"Dışişleri Bakanı olmadan önce istihbarat şefiydiniz. Ahmed eş Şara olarak bilinen HTŞ lideriyle temasınız olduğunu varsayıyorum. DEAŞ ya da El Kaide gibi terörist gruplarla mücadelede faydalı oldular mı' Artık terörist olmadıklarını ve terörist gruplara karşı işbirliği yaptıklarını göstermek için mi sizinle ve Batılı yetkililerle işbirliği yaptılar'" sorusuna yanıtında Fidan, HTŞ'nin özellikle DEAŞ ile mücadelede istihbarat paylaşımı konusunda iyi işbirliklerinin olduğunu ve kendilerine çok yardımcı olduklarını belirtti.

Meselenin hassasiyeti nedeniyle o dönemde bunu kamuoyuna açıklamadıklarını anlatan Fidan, "DEAŞ ve El-Kaide ile bağlantılı örgütler hakkında istihbarat toplama konusunda HTŞ, yıllardır bizimle işbirliği içinde oldu." dedi.

Fidan, öte yandan HTŞ'nin DEAŞ'ın eski elebaşı Ebubekir el-Bağdadi gibi hedefler konusunda da işbirliği yapıp yapmadığı sorusuna bu tür hedefler konusunda da HTŞ'nin Türkiye ile işbirliği içinde olduğu yanıtını verdi.

"Önümüzdeki dönemde Suriye'ye geri dönüşlerde elbette büyük bir artış yaşanabilir"

Türkiye'deki Suriyelilerin ülkelerine geri dönüp dönmeyeceklerinin sorulması üzerine Fidan, "Türkiye'deki ve diğer ülkelerdeki Suriyelilerin gönüllü olarak, ülkelerine güvenli bir şekilde geri dönebilecekleri bir ortam hazırlamaya çalışıyoruz. Kendilerini orada güvende hissedebilecekleri bir zemin oluşturmak için çok çalışıyoruz ama bu zorla yaptırılacak bir şey değildir. Onları geri dönmeye elbette zorlayamayız." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Fidan, "Ama önümüzdeki dönemde Suriye'ye geri dönüşlerde elbette büyük bir artış yaşanabilir. Böyle düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.

ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump'ın Suriye'deki iktidar değişikliğinde Türkiye'nin rolüne ilişkin iddialarına yönelik soruya Fidan, "Seçilmiş Başkan Trump'ın onu söylerken menfi bir niteleme kullanma niyetinin olmadığını düşünüyorum. Yaşananları övme amacıyla öyle dediğini sanıyorum ama Suriye'de yaşanan hadise, Türkiye'nin 'ele geçirmesi' olarak nitelenemez. Bir ele geçirme söz konusu ise bu, Suriye halkının yönetimi ele geçirmesidir." yanıtını verdi.

 "Rus üslerinin akıbeti Suriye halkının bileceği bir iş"

Fidan, "Pek çok insanın inanmakta güçlük çektiği şey, birkaç yıl önce (Suriye'de devrik lider Beşşar) Esed'i desteklemek için büyük yatırımlar yapan İran ve Rusya'nın birdenbire tek bir kurşun bile atmadan çekilmeleri. Bir mutabakat vardı, değil mi'" sorusu üzerine, "Ben bunu mutabakat diye nitelemem." ifadesini kullandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in yıllardır iktidarda olmanın da katkısıyla, "taktiksel yöneticiden iyi bir stratejik düşünüre dönüştüğünü" görebileceklerini kaydeden Fidan, "Neyin önemli olduğunu, neyin daha az önemli olduğunu, neye yatırım yapılabileceğini, bir şeyin sürdürebilir olup olmadığını çok iyi biliyor. Dolayısıyla Suriye konusunda nihai hesabı yaptığını, daha fazla devam etmemeye karar verdiğini düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Fidan, bunun Putin'in "Esed'i terk etmesi" olarak algılanıp algılanamayacağı sorusuna, "'Terk etti' denilebilir mi bilemiyorum. Pek öyle görünmüyor. Neticede Esad, şu anda Moskova'da." yanıtını verdi.

İran'ın Esed rejimine desteğini neden kestiği yönündeki soru üzerine Fidan, "Bence İran da bütün seçenekleri yeniden hesapladı ve çok gerçekçi bir yaklaşım sergiledi." görüşünü paylaştı.

Bakan Fidan, Rus üslerinin Suriye'de kalmasından yana olup olmadıklarına ilişkin soruya, "Bu, Suriye halkının bileceği bir iş. Suriye halkına bağlı bir konu. Bir anlaşmaya varırlarsa bu, onların kararıdır yani göreceğiz ama şu an gördüğümüz kadarıyla Ruslar, birliklerini yeniden konuşlandırma sürecindeler. Bu sürecin sonunda bunların ne kadarı Suriye'deki üslerde kalmaya devam eder, bilemiyoruz." yanıtını verdi.

 "'DEAŞ'la mücadele' ifadesi, hep bahane olarak kullanılıyor"

"ABD'nin Suriye'deki varlığının bilinenden iki kat fazla olduğunu biliyor muydunuz'" sorusu üzerine Fidan, sayılarının son haftalarda arttığını fark ettiklerini dile getirdi.

Fidan, ABD'nin Suriye'deki askeri varlığını "DEAŞ'la mücadele" bahanesiyle artırdığına dikkati çekerek, "'DEAŞ'la mücadele' ifadesi, hep bir bahane olarak kullanılıyor. Bazı şeyleri doğru tanımlamak lazım. 'DEAŞ'la mücadele' dedikleri hadise, aslında tek bir işten ibaret: O da, DEAŞ mahkumlarını hapishanede tutmak. Hepsi bu. Ne yazık ki Amerikalı dostlarımız ve bazı Avrupalı dostlarımız, teröristleri hapiste tutmak için başka bir terör örgütünü kullanıyor." dedi.

Bunun doğru bir karar olmadığını vurgulayan Fidan, DEAŞ mahkumlarının bulundukları yerde nasıl tutulacağı, PKK/YPG'nin tasfiyesi, Kürtlerin, Arapların ve Türkmenlerin temel hak ve güvenliklerinin nasıl sağlanacağı gibi konularda ABD ile anlayış birliğine varmaları gerektiğini söyledi.

"YPG/PKK bizim ne istediğimizi gayet iyi biliyor"

Türkiye'nin Suriye'nin kuzeydoğusunda PKK/YPG'ye yönelik askeri harekat yapıp yapmayacağı sorusu üzerine Fidan, "YPG, Türkiye'den, Irak'tan, Suriye'den, bir kısmı da Avrupa'dan gelmiş kişilerden suni olarak ortaya çıkarılmış organize bir terör örgütüdür. Bu suni terör örgütünün derhal dağıtılması gerektiğini düşünüyorum. Şu anda Suriye'de yeni bir yönetim var. Bence bu işi onlar halletmeli. Suriye'nin toprak bütünlüğü ve egemenliği bunu zorunlu kılıyor. Bunun yapılması gerekiyor." şeklinde konuştu.

Fidan, bu meselenin Suriye'deki yeni yönetim tarafından ele alınmasının "tercih edecekleri yollardan biri" olduğunu belirterek, "Tercih edilen yol bu ama bu olmaz ise o vakit biz elbette kendi ulusal güvenliğimizi korumak zorundayız." dedi.

"Yani askeri müdahale ihtimal dahilinde mi'" sorusu üzerine Fidan, "Ne gerekiyorsa yapılır." cevabını verdi.

PKK/YPG'nin Şam ile müzakere ederek çözüm bulmaları gerektiğini kaydeden Fidan, "Zira artık Şam'da yeni bir yönetim var. YPG/PKK'nın arkasında artık Rusya, İran ve Esed rejimi yok." değerlendirmesini yaptı.

Fidan, Rusya, İran ve Esed'in, YPG'ye üzerine oturacağı bir zemin sunduğunu, ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin de o zemindeki YPG'ye destek çıktığını belirterek, "Ama şimdi o zemin ortadan kalktı. Şam'da artık yeni bir gerçeklik var. Şam'daki yeni yönetim, umarım bu meseleleri ele alacaktır." ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan, "Öte yandan YPG/PKK bizim ne istediğimizi gayet iyi biliyor. Biz, ülkemize yönelik herhangi bir tehdit görmek istemiyoruz. Mevcut tehditleri de potansiyel tehditleri de istemiyoruz." diye konuştu.

"(Gazze'de ateşkes) Konuştuğum tüm ilgili aktörler daha iyimser, biz de daha iyimseriz"

Gazze'de yakın vadede bir ateşkes ihtimalinin gerçekçi olup olmadığının sorulması üzerine Fidan, şunları kaydetti:

"Bugünlerde konuştuğum tüm ilgili aktörler daha iyimser, biz de daha iyimseriz ancak bu bir temenniye mi yoksa bir gerçekliğe mi dayanıyor, tam emin değilim. Şimdi İsrail'in ve Hamas'ın, her iki tarafın çözüme yakınlaşmakta oldukları bir dereceye kadar doğru ancak buna ne kadar yakınlar' Aradaki uçurumu gerçekten kapatabilecek denli yakınlar mı' Ateşkesi bu kez sağlayabilecekler mi' Yakında hep beraber göreceğiz."

Hamas'ın da buna yakınlaşıp yakınlaşmadığı sorusu üzerine Fidan, Hamas'ın da buna yakınlaştığını söyledi.

"İsrail ile İran arasında bir savaş çıkmasından endişe duyuyor musunuz'" sorusuna Bakan Fidan, "Çok." cevabını verdi.

Bunun nedeninin sorulması üzerine Fidan, her ne sebeple olursa olsun, böyle bir şeyin olabileceğini, böyle bir ihtimalin bulunduğunu dile getirdi.

Fidan, "Bildiğim tek şey, İranlıların böyle bir savaş istemediği. Büyük çatışma olsun istemiyorlar. Biliyorsunuz, İranlı dostlarımızla görüşüyoruz. O görüşmelerde onlardan doğrudan aldığım bilgiler bu yönde." diye konuştu.  

Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu'da çözüm siyasi yoldan geçiyor"

Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Orta Doğu'da barış ve istikrarın sağlanması için Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin, bölgedeki krizlerin siyasi yollarla çözümü için güçlü bir çerçeve sunduğunu değerlendirdi

17.04.2026 15:26:00
İhlas Haber Ajansı
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu'da çözüm siyasi yoldan geçiyor"
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu'da çözüm siyasi yoldan geçiyor"
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Orta Doğu'da barış ve istikrarın sağlanması için Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin, bölgedeki krizlerin siyasi yollarla çözümü için güçlü bir çerçeve sunduğunu değerlendirdi.
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, yazılı değerlendirmesinde, Orta Doğu'nun çatışmadan barışa geçiş açısından kritik bir süreçten geçtiğini ve barış için bir fırsat penceresi oluştuğunu ifade etti. Çin'in bölgede her zaman objektif ve adil bir tutum benimsediğini vurgulayan Büyükelçi Jiang, tüm taraflara ateşkes çağrısında bulunduklarını kaydetti.
Jiang, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin; barış içinde bir arada yaşama, ulusal egemenlik, uluslararası hukuka bağlılık ve kalkınma ile güvenlik arasında denge ilkelerine dayandığını belirtti.

Barış içinde bir arada yaşama vurgusu
Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin birbirinden ayrılamayacak komşular olduğunu ifade eden Jiang, tarih boyunca yaşanan çatışmaların hiçbir ülkenin tek başına güvenli olamayacağını gösterdiğini aktardı.
Jiang, Çin'in bölge ülkeleri arasında uzlaşıyı desteklediğini ve iş birliğine dayalı, sürdürülebilir bir güvenlik mimarisinin kurulmasını teşvik ettiğini kaydetti.

"Egemenlik ihlal edilemez"
Ulusal egemenliğin tüm ülkeler için temel bir ilke olduğunu belirten Jiang, İran dahil bölgedeki tüm ülkelerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Jiang, hegemonya anlayışının terk edilmesi ve Birleşmiş Milletler ilkelerine dönülmesinin, bölgede kalıcı barışın önünü açacağını ifade etti.

Uluslararası hukuk ve BM vurgusu
Uluslararası hukukun seçici şekilde uygulanmasına karşı çıkan Jiang, büyük güçlerin askeri üstünlüklerine dayanarak keyfi müdahalelerde bulunmaması gerektiğini belirtti.
Çin'in, BM merkezli uluslararası sistemi ve hukuk temelli düzeni kararlılıkla savunduğunu dile getiren Jiang, küresel ilişkilerde normların korunmasının önemine işaret etti.

Kalkınma-güvenlik dengesi
Güvenliğin, kalkınmanın temeli olduğunu ifade eden Jiang, Orta Doğu'nun enerji kaynakları ve ticaret yolları açısından küresel öneme sahip olduğunu vurguladı.
Bölge ülkelerinin kalkınmasına katkı sağlanmasının barışın kalıcılığı açısından kritik olduğunu belirten Jiang, Çin'in bu süreçte iş birliğini sürdüreceğini kaydetti.

Diplomatik temaslar sürüyor
Çin'in diplomatik çabalarına da değinen Jiang, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin Türkiye dahil birçok ülkenin dışişleri bakanlarıyla yoğun temas yürüttüğünü bildirdi. Çin'in Birleşmiş Milletler ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformlarda ateşkes, diyalog ve müzakere süreçlerini desteklediğini aktaran Jiang, bu çabaların uluslararası toplum tarafından takdir edildiğini ifade etti.

Türkiye ile ortak yaklaşım
Jiang, Türkiye ile Çin'in Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin tutumlarının büyük ölçüde örtüştüğünü belirterek, iki ülkenin de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi onayı olmaksızın yapılan askeri müdahalelere karşı çıktığını kaydetti. Çin'in, Türkiye'nin ateşkes ve siyasi çözüm yönündeki çabalarını takdir ettiğini ifade eden Jiang, iki ülkenin Küresel Güvenlik Girişimi çerçevesinde iş birliğini güçlendirmeye hazır olduğunu belirtti.İHA

Gülistan Doku soruşturmasında 7 şüpheli adliyeye sevk edildi

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada gözaltına alınan şüphelilerden 7'si daha adliyeye sevk edildi

17.04.2026 10:51:00
Anadolu Ajansı
Gülistan Doku soruşturmasında 7 şüpheli adliyeye sevk edildi
Gülistan Doku soruşturmasında 7 şüpheli adliyeye sevk edildi

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 7'sinin jandarmadaki sorguları tamamlandı.

Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal A, Zeinal'ın annesi Cemile Y. ve üvey babası Engin Y. ile Uğurcan A, Celal A, Nurşen A. ve Ferhat Hanedan G, yoğun güvenlik önlemi altında adliyeye getirildi.

Adliye önünde bekleyen Doku'nun bazı yakınları, zanlılara tepki gösterdi. Bu sırada fenalık geçiren Doku'nun annesi Bedriye Doku, ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile Vali Sonel'in o dönem korumalığını yapan Şükrü E'nin ise jandarmadaki işlemleri sürüyor.

2 zanlı tutuklanmıştı

Doku'nun kaybolmasına ilişkin 13 şüphelinin gözaltına alındığı soruşturma kapsamında, Gülistan Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok ile eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı tutuklanmış, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ise haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. 

Uşak'ın Eşme Belediyesine operasyon

Eşme Belediye Başkanı Tozan "irtikap" soruşturmasında gözaltına alındı. Operasyonda Belediye Başkanı Tozan'ın yanı sıra eşi Burcu Tozan ve 3 şüpheli yakalandı, hakkında yakalama kararı bulunan 1 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor

17.04.2026 10:21:00
AA
Uşak'ın Eşme Belediyesine operasyon
Uşak'ın Eşme Belediyesine operasyon
Uşak'ta Eşme Belediyesiyle bağlantılı "irtikap" suçuna ilişkin soruşturma kapsamında, Belediye Başkanı Yılmaz Tozan ile eşinin de aralarında bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Eşme Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Belediye Başkanı Tozan, eşi Burcu Tozan ve 4 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda Başkan Tozan ve eşi Burcu Tozan ile 3 şüpheli yakalandı.

Polis ekiplerince Eşme Belediyesinde yapılan aramada bazı dijital materyallere el konulduğu öğrenildi.

Hakkında yakalama kararı bulunan 1 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor.

Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor

Kayseri'de silah satışı yapan işletme sahibi Taha Tayfun Bağcı, silahla işlenen suçların yüzde 85'inin kayıtsız silahlarla yapıldığını söyleyerek, "Yüzde 85'lik kayıt dışı kitle ile mücadele verilmesi lazım" dedi

16.04.2026 13:45:00 / Güncelleme: 16.04.2026 13:48:35
İHA
Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor
Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor
İçişleri Bakanlığı'nca yayınlanan raporda silahlı suçların yüzde 15'lik kısmının ruhsatlı olduğunu ve bunun da yüzde 90'ının ruhsat sahibi dışında işlendiğini söyleyen Taha Tayfun Bağcı, "Ülkemizde son günlerde üzücü olaylar ve hadiseler meydana gelmeye başladı. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah rahmet eylesin diyorum. Yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Burada asıl sıkıntı silaha erişimden ziyade kayıtsız silaha erişim konusu. Silahları kayıtlı ve kayıtsız olarak değerlendirmek doğru olacaktır. Çünkü İçişleri Bakanlığı'nın bizlere 2021 yılında sunmuş olduğu raporda bu durum bariz bir şekilde ortada. İşlenen silahlı suçların yüzde 85'i kayıtsız silahlarla ve geri kalanı da kayıtlı silahlarla işleniyor. Bu yüzde 15'lik kesimin yüzde 90'ının da silah sahibi dışında işlendiği açıklanmıştı. Aslında yaşadığımız son 2 olay da bunu doğrular nitelikte. Olaylara baktığımızda kullanılan pompalı tüfek Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında yasaklanmış bir model. Yani yüzde 100 kayıtsız bir model. Emniyet yetkililerimiz zaten gerekli incelemeleri yapacaktır. Diğer kullanılan tabancalar da ruhsat sahibi dışında bir şahsın kullanmış olduğu öğrendiğimiz kadarıyla da babasına ait silahların kullanıldığı görünüyor. Bu da bakanlığın raporunu doğrular nitelikte aslında" dedi.



Bağcı, yüzde 85 olan kayıt dışı kitle ile mücadele edilmesi gerektiğini söyleyerek, "Burada yapılması gereken yüzde 85'lik ruhsatsız kitle ile önce mücadele verilmesi lazım. Bununla ilgili devletimizin çalışmaları illa ki vardır lakin sahadaki yansımalarını da analiz edip sektör temsilcileri, sivil toplum örgütleri ile bir araya gelip ciddi bir yönetmelik düzenlemesi yapılması da aşikardır. Çünkü baktığınız zaman silahlı suçlarla mücadele anlamında kaçak ve kayıtsız silah birçok operasyonda ele geçiriliyor. Yani bu yüzde 85'lik raporun her geçen gün artma riski ile karşı karşıya olma durumumuz var. Öncelikle kayıtsız silahla mücadelemiz daha sonra da sahadan kopuk olmayan kararlarla devam etmeliyiz. Daha sonra da kayıtlı silah sahiplerinin silahlarını muhafaza ile ilgili evlerinde yapması gereken önlemlerle ilgili de çalışma yapılması lazım. Bununla ilgili de kasa olabilir, sorumluluk sahibi olabilmesi için cezai yaptırımlar olabilir çeşitli çalışmalar ve görüşmeler yapılarak yönetmelikleştirilmesi lazım. Bunların ciddi bir etkisi olacaktır" ifadelerini kullandı.



Çocukların oyunlarda istedikleri silahları almaktan da etkilendiğini söyleyen Bağcı, "Bir evlat babası olarak ailelere de buradan seslenmek istiyorum. Sosyal medyada açıp baktığınız zaman herkesin dizilerden, filmlerden gördüğü birbirine zarar veren videolar mevcut. Oyunlara girdiğiniz zaman birbirlerini öldüren oyunlar mevcut. Akademik çalışmalara bakıldığında özellikle yurtdışında bireysel silahlanma alanında o yaş grubundaki çocukların ölümsüzlük duygusunu tattığını iddia eden akademisyenler var. Yani çocuk 10 defa bir oyunda ölüyor. İstediği silahı gidip alıyor ve burada tekrardan yaşama geri dönüyor. Bu da çocuklarda bir zaman sonra farklı bir psikolojiye yok açıyor ve sanki hayatın gerçek manası buymuş gibi oluyor. Yaşanan 2 okul saldırısı da bunu gösteriyor. Aslında bir oyunu yaşıyor çocuk orada" dedi.

Kocaeli'de bir ilkokulda taciz skandalı: 1 çalışan tutuklandı

Kocaeli'nin Çayırova ilçesinde 2 ilkokul öğrencisini taciz ettiği öne sürülen okul çalışanı tutuklandı

16.04.2026 13:06:00 / Güncelleme: 16.04.2026 13:09:03
İHA
Kocaeli'de bir ilkokulda taciz skandalı: 1 çalışan tutuklandı
Kocaeli'de bir ilkokulda taciz skandalı: 1 çalışan tutuklandı
Edinilen bilgiye göre, ilçedeki bir ilkokulda kapı görevlisi olarak çalışan M.Y.'nin (70), okulda eğitim gören 3. sınıf öğrencisi 2 kız öğrenciye tacizde bulunduğu iddia edildi. Öğrencilerin durumu anlatması üzerine aileler, emniyete giderek şüpheli hakkında şikayetçi oldu.



Şikayet üzerine inceleme başlatan ve okulun güvenlik kamerası kayıtlarını mercek altına alan polis ekipleri, şüpheli M.Y.'yi gözaltına aldı. Süreç kapsamında mağdur çocukların pedagog eşliğinde ifadelerine başvuruldu.



Çocukların, şüphelinin kendilerine uygunsuz sorular yönelttiği, zaman zaman vücutlarına dokunduğu ve para verdiğini beyan ettikleri öğrenildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Gebze Adliyesine sevk edilen zanlı, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Siverek'teki okul saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 20'ye yükseldi

Şanlıurfa Valiliği, Siverek ilçesinde 2 gün önce meydana gelen okul saldırısıyla ilgili 20 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Yaralıların durumuyla ilgili de bilgi veren valilik, 9 yaralıdan 8'nin durumunun iyi olduğunu, bir öğrencinin ise hayati tehlikesi bulunduğunu bildirdi

16.04.2026 13:03:00
İHA
Siverek'teki okul saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 20'ye yükseldi
Siverek'teki okul saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 20'ye yükseldi
Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 14 Nisan'da meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin gözaltına alınan şüpheli sayısı 20'ye yükseldi. Şüphelilerin işlemleri devam ediyor.

Valilikten konuya ilişkin yapılan açıklamada, saldırının 'örgütsel bağlantısı bulunmadığı' vurgulandı ve "Meydana gelen olayın münferit olarak gelişen bir hadise olduğu görülmekte olup terör ve örgütsel nitelikte bağlantısı bulunduğuna ilişkin bir bilgi ve bulguya ulaşılmamıştır" ifadeleri yer aldı.

Yaralılardan 1'inin durumu ağır

İl merkezlerinde tedavileri devam eden 9 yaralıdan 8'nin durumunun iyi olduğu, bir öğrencinin ise hayati tehlikesi bulunduğu aktarılan açıklamada, "14.04.2026 Salı günü Siverek İlçemizdeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde gerçekleşen menfur silahlı saldırı olayı ile ilgili adli ve idari soruşturma süreçleri kapsamlı olarak ve titizlikle sürdürülmektedir. Söz konusu olayla ilgili olarak 20 kişi gözaltına alınmış olup adli işlemleri devam etmektedir. Meydana gelen olayın münferit olarak gelişen bir hadise olduğu görülmekte olup terör ve örgütsel nitelikte bağlantısı bulunduğuna ilişkin bir bilgi ve bulguya ulaşılmamıştır. Başlatılan idari soruşturma kapsamında görevlendirilen Bakanlık Müfettişleri çalışmalarını sürdürmektedir. İl merkezinde bulunan hastanelerde tedavileri devam etmekte olan 9 kişiden 8 yaralımızın sağlık durumları iyidir. Bir öğrencimizin ise hayati tehlikesi bulunmakla birlikte sürekli iyileşme göstermektedir. Olayın bütün yönleriyle aydınlatılması için titizlikle yürütülen çalışmalar ilgili bütün kurum ve kuruluşlarla iş birliği içerisinde yakından takip edilmektedir" denildi.

Eşinin cenazesinde fenalaştı: Sağlıkçılar müdahale etti

Kahramanmaraş'ta ortaokula yönelik düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara'nın eşi Ramazan Kara, cenaze töreninin düzenleneceği camide fenalaştı, sağlıkçılar müdahale etti

16.04.2026 12:35:00 / Güncelleme: 16.04.2026 13:52:26
İHA
Eşinin cenazesinde fenalaştı: Sağlıkçılar müdahale etti
Eşinin cenazesinde fenalaştı: Sağlıkçılar müdahale etti
Dün öğle saatlerinde, merkez Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi'ndeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırıda öğretmen 3 çocuk annesi Ayla Kara'nın (55) yanı sırada 10 kişide hayatını kaybetti, 17 kişiyse yaralandı. Soruşturma kapsamında saldırgan İ.A.M'nin babası U.M. tutuklandı.



Öğrencilerini korumak için kendisini siper ettiği öğrenilen matematik öğretmeni Ayla Kara'nın cenazesi yakınları tarafından morgdan alınarak defnedilmek üzere Onikişubat ilçesine bağlı Tekir Mahallesi'ne getirildi.



Ayla Kara'nın cenaze töreninin düzenleneceği Tekir Mahallesi Çarşı Cami'ne yakınları geldi. Bu sırada camiye gelen Ayla Kara'nın eşi Ramazan Kara, fenalaştı. Sağlık ekiplerince müdahale edilen Kara, tedbir amaçlı ambulansa götürüldü.



Öte yandan öğretmen Ayla Kara'nın 3 çocuk annesi olduğu çocuklarından Furkan Kara'nın avukat, oğlu Ertuğrul Kara'nın öğrenci, kızı Dilara Karabıyık'ın ise evli olduğu öğrenildi.



Saldırıda ölen öğretmenin eşi ve çocukları tabut başında gözyaşı döktü

Kahramanmaraş'ta ortaokula yönelik düzenlenen silahlı saldırıda öğrencilerine siper olan ve 3 kurşunla hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara'nın cenazesi namazın kılınacağı camiye getirilip musalla taşına konuldu. Öğretmenin eşi ve 2 oğlu tabutun başında gözyaşı döküp dua etti.



Cenaze, Tekir Mahallesi Çarşı Cami'ne getirilip musalla taşına konarken Ayla Kara'nın eşi Ramazan ve oğulları Furkan ile Ertuğrul tabut başında gözyaşı döküp dua etti.

Ayla öğretmen, gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı

Öğretmen Ayla Kara'nın cenazesi gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı.

Şehit Ayla Kara için cenaze namazı kılındı. Cenazeye Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yanı sıra protokol üyeleri, Ayla Kara'nın eşi Ramazan, oğulları Furkan, Ertuğrul, kızı Dilara Karabıyık ve çok sayıda yakını katıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, aileye sarılıp teselli etti.

Cenaze namazı sonrası Ayla Kara'nın yakınları Türk bayrağına sarılı tabuta sarılıp gözyaşı döktü. Daha sonra Ayla Kara'nın cenazesi defnedilmek üzere Tekir Mezarlığı'na götürüldü.

Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Diyarbakır'da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan Narin Güran cinayetinde 4 buçuk yıl hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan Nevzat Bahtiyar'a yeniden yargılandığı davada ''Nitelikli kasten öldürme suçuna yardım'' suçundan 17 yıl hapis cezası verildi

16.04.2026 12:10:00
İhlas Haber Ajansı
Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı
Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı
Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan ve 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresinde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a 'iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamış, Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise 'eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım' kapsamında değerlendirilmesi adına bozmuştu. Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına geçtiğimiz hafta Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanmıştı. Yapılan savunmaların ardından mahkeme duruşmayı bugüne ertelemişti. Bugün tekrar görülen duruşmaya Nevzat Bahtiyar ile avukatları ve Güran ailesi katıldı.

''İftira atıyorlar''

Duruşmada söz alan sanık Nevzat Bahtiyar, ''Onların anlattıkları hepsi yalan. İftira atıyorlar. O kelimeyi Salim Güran söyledi. Parça parça et, yok et. Salim Güran söyledi götür parça parça et, suya at dedi. Kaybolsun diye. Salim bunları söyledi. Salim arkadaşımdı, samimiydik. O saatte su için aramıştım. O da bana güvenerek söyledi. Salim Güran beni yukarı çağırdı. Salim Güran yalan konuşuyor. Salim Güran tepenin üstünde beni çağırdı. Birlikte gittik. Önümde gitti, arkasında gittim. Nereye gideceğimizi bilmiyordum. Cinayetle hiçbir alakam yok. Benden önce yapılan bir cinayet. Kafana sıkarım dedi. Mecbur kaldım, bu bir tehditti. Kendi rızamla götürmedim. Bende götürüp oraya bıraktım. Baldızımın evine gidip peynir aldım. Baldızımın evine gittim. Ya çay ya da kahve verdiler. Peynirimi alıp eve bıraktım'' dedi.

''Niye keşif yapılmıyor, niye PSA araştırılmıyor''

Narin Güran'ın babası Arif Güran ise ''Başkan, bugün burada Narin'in hakkını mı yoksa bir katilin hakkı mı savunulacak' Yargılamanın genişletilmesi için verilen 10 talepten birini bile neden kabul etmediniz' Bu devletin bir keşif yapmaya parası mı yoktur' Yoksa zamanınız mı yoktur başkan' Benim gözümün içine baka baka ben kızı parçalayabilirdim diyor. Niye keşif yapılmıyor' Niye PSA araştırılmıyor' Burada 8 yaşında bir sabinin hakkı konuşuluyor. Bu vebalde hepiniz sorumlusunuz. Hem heyet hem bu salondakiler bu vebalin ortağısınız. Sizler bir katili savunuyorsunuz. Keşke ben ölseydim bu mahkeme salonunda konuşmasaydım. Kızımın hakkı için konuşuyorum. Beni cezaevine de atabilirsiniz öldürebilirsiniz de hiç umurumda değil. Adam 7 kere ifade değiştiriyor, yine de bir keşif kararı çıkmıyor. En ufak bir olayda keşif yapılması kararı çıkıyor. Türkiye gündemine oturmuş bu olayda neden keşif çıkmıyor. Çok mu zordur bir keşif yapmak' Bu benim kızıma ne yapmış, ben isteseydim paramparça ederdim diyor. Sonra da diyor ki Salim söylemiş. Bu aileden 15-20 çocuk okulu bıraktı. Bunun vebali sizlerdedir. Bu insanlar kendi köylerinden çıkamıyorlar. Bu ailenin, bu gençlerin, bu çocukların vebali bu mahkemenin boynundadır. Dosya şüpheli bir şekilde kapanıyor başkan. Bizim namusumuz, şerefimiz, evladımız, her şeyimiz devlete emanettir. Devlet bizim hakkımızı korumak zorundadır, kızımın hakkını yerde bırakmamak zorundadır. Eğer bir keşif çıkarırsanız bu adamın yalan attığı ortaya çıkacaktır'' diye konuştu.

Savunmaların ardından kararın açıklanması için duruşmaya ara verildi. Aranın ardından mahkeme, Nevzat Bahtiyar'ı, ''Nitelikli kasten öldürme suçuna yardım'' suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Güran ailesi, karara tepki göstererek sinir krizleri geçirdi.

Okullarda erken müdahale mekanizmaları güçlendirilecek

İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlığı'ndan yapılan ortak açıklamada, okul yönetimleri, rehberlik servisleri, öğretmenler, aileler, kolluk birimleri ve ilgili kamu kurumları arasında erken uyarı ve erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi yönünde görüş birliğine varıldığı belirtildi

16.04.2026 12:06:00 / Güncelleme: 16.04.2026 14:38:23
İhlas Haber Ajansı
Okullarda erken müdahale mekanizmaları güçlendirilecek
Okullarda erken müdahale mekanizmaları güçlendirilecek
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in 81 ilin valisi ve il milli eğitim müdürü ile gerçekleştirdiği çevrimiçi toplantı sona erdi. Bir saat süren toplantıda, okullarda ve çevrelerinde alınacak güvenlik önlemlerinin ele alındığı belirtildi. İki bakanlık tarafından yapılan ortak açıklamada sürecin tüm yönleriyle değerlendirildiği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

"Kahramanmaraş'ta ve Şanlıurfa'da iki okulumuzda yaşanan menfur silahlı saldırının ardından bugün İçişleri Bakanlığımız koordinasyonunda İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin'in katılımıyla valilerimiz, İl Emniyet Müdürlerimiz, İl Jandarma Komutanlarımız ve İl Milli Eğitim Müdürlerimizle kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirilmiştir. Toplantıda olaylar tüm yönleriyle ele alınmış, okul güvenliğine ilişkin mevcut uygulamalar, risk alanları ve ilave tedbir ihtiyaçları ayrıntılı şekilde değerlendirilmiştir. Toplantıda öncelikle Kahramanmaraş'ta ve Şanlıurfa'da meydana gelen saldırıların oluş şekli, ilk müdahale süreci, kurumlar arası koordinasyon kapasitesi ve olay öncesine ilişkin risk işaretleri değerlendirilmiştir. Bunun yanında okullarımızın iç ve dış güvenliği, giriş-çıkış düzeni, çevre denetimleri, kamera sistemleri, ziyaretçi uygulamaları, servis güzergahları ve öğrencilerimizin yoğun bulunduğu alanlar bakımından yeniden gözden geçirilmiştir."

Okullarda erken uyarı ve erken müdahale mekanizmaları güçlendirilecek

Önleyici çalışmaların yaygınlaştırılması amacıyla faaliyetler yürütüleceği belirtilen açıklamada, "Ayrıca fiziki güvenlik tedbirlerini artırmanın yanında çocuklarımızı ve gençlerimizi şiddete sürükleyen veya şiddeti özendiren her alanın dikkatle ele alınması gerektiği hususunda ortak bir değerlendirme yapılmıştır. Bu kapsamda internet kullanımı, sosyal medya platformlarının etkisi, dijital mecralarda yayılan zararlı içerikler, sanal zorbalık, suçun ve suçlunun özendirilmesi, şiddeti sıradanlaştıran dizi, film ve benzeri popüler kültür unsurlarının çocuklarımız üzerindeki etkileri de çok boyutlu biçimde ele alınmıştır. Toplantıda okul yönetimleri, rehberlik servisleri, öğretmenler, aileler, kolluk birimleri ve ilgili kamu kurumları arasında erken uyarı ve erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi yönünde görüş birliğine varılmıştır. Çocuklarımızın davranış dünyasında oluşabilecek risk işaretlerinin zamanında fark edilmesi, aile-okul-kamu-sivil toplum iş birliğinin güçlendirilmesi ve koruyucu-önleyici çalışmaların yaygınlaştırılması yönünde somut adımlar belirlenmiştir. Öte yandan ruhsatsız silah ve benzeri tehlike oluşturan unsurlara erişimin önlenmesi, okul çevrelerinde denetimlerin artırılması, kriz anı müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi ve psikososyal destek süreçlerinin eş güdüm içinde yürütülmesi hususları da ayrıntılı biçimde karara bağlanmıştır" denildi.

"Koordinasyonun daha da güçlendirilmesi yönünde de gerekli kararlar alınmıştır"

Aşamalı eylem planları hazırlanacağı kaydedilen açıklamada, "Toplantı sonunda kısa, orta ve uzun vadeli olmak üzere çok katmanlı bir eylem planının hazırlanması, iller bazında risk değerlendirmelerinin güncellenmesi, okul güvenliği uygulamalarının daha etkin hale getirilmesi ve kurumlar arası veri paylaşımı ile koordinasyonun daha da güçlendirilmesi yönünde de gerekli kararlar alınmıştır. Aynı zamanda her eğitim öğretim yılı başında valilerimizin koordinasyonunda gerçekleştirilen 'Eğitim Öğretim Yılı Açılışı Güvenlik Tedbirleri' toplantılarında ele alınan konuların önemine dikkat çekilerek, söz konusu toplantılarda alınan tedbirlerin hassasiyetle takip edilmesi vurgulanmıştır. Evlatlarımızın huzur ve güven içinde eğitim alması, devletimizin en temel önceliklerindendir. Gayemiz, hiçbir anne babanın çocuğunu okula gönderirken endişe taşımamasıdır. Devletimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliğinde tüm kurumlarıyla görev başındadır.

Bu acı hadiseler üzerinden provokasyon üretmeye, milletimizin ortak vicdanını zedelemeye, teyitsiz bilgi yaymaya, suçu ve suçluyu öven bir dil oluşturmaya çalışanlara karşı da hukukun çizdiği çerçevede gerekli işlemler kararlılıkla sürdürülecektir. Dezenformasyonla mücadele ve doğru bilgilendirme, bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi olayla ilgili bazı asılsız iddiaları yalanladı; resmi makamlar da kamuoyunun yalnızca teyitli açıklamaları esas alması çağrısında bulundu. Aziz milletimiz müsterih olsun. Çocuklarımızın güvenliği için gereken her adım atılacak, hiçbir ihmal alanı karşılıksız bırakılmayacak, hiçbir risk unsuru göz ardı edilmeyecektir. Hayatını kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenimize bir kez daha Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun" ifadelerine yer verildi.

Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına devam ediliyor

Diyarbakır'da Narin Güran cinayetinde 4 buçuk yıl hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılandığı duruşmanın ikinci celsesi başladı

16.04.2026 10:51:00 / Güncelleme: 16.04.2026 10:54:01
İhlas Haber Ajansı
Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına devam ediliyor
Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına devam ediliyor
Merkez Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan ve 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresinde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a 'iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti.



Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamış, Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise 'eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım' kapsamında değerlendirilmesi adına bozmuştu.

Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına geçtiğimiz hafta Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanmıştı. Yapılan savunmaların ardından mahkeme duruşmayı bugüne ertelemişti. Bugün tekrar görülen duruşmaya Nevzat Bahtiyar ile avukatları ve Güran ailesi katıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.