logo
20 MART 2026


Hamdi Sedefçi BTP'den aday oldu

1989-2014 yılları arasında 4 dönem Edirne Belediye Başkanlığı yapan Hamdi Sedefçi, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Bağımsız Türkiye Partisi'nden Edirne Belediye Başkan adayı oldu. Sedefçi'ye BTP rozetini, düzenlenen törende BTP Genel Başkan Yardımcısı Fuat Şengül taktı

12.02.2019 00:00:00
Hamdi Sedefçi BTP'den aday oldu
Hamdi Sedefçi BTP'den aday oldu
YENİ MESAJ/EDİRNE

31 Mart yerel seçimlerine yönelik çalışmalarını sürdüren Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) 4 dönem belediye başkanlığı yapmış olan inşaat mühendisi Hamdi Sedefçi'yi Edirne'den aday gösterdi.

Edirne'de düzenlenen BTP Genel Başkan Yardımcıları Fuat Şengül ve Harun Kayacı da katıldığı basın toplantısıyla BTP rozetini takan Sedefçi Bağımsız Türkiye Partisi'nden Edirne belediye başkan adaylığını ilan etti.

Toplantıda konuşan Fuat Şengül, "Bağımsız Türkiye Partisi olarak Edirne'ye gönlünü vermiş, Edirne'ye büyük kazançlar sağlamış, halkın gönlünde taht kurmuş olan Hamdi Sedefçi Beyle yerel seçim yolunda yürümeye karar verdik. BTP gerçek anlamda anayasanın değiştirilemez maddelerini ayakta tutmayı kendisine gaye edinmiş olan bir partidir. Bu ülkeyi, bu toprakları bize emanet eden Mustafa Kemal Atatürk'ü ve O'nun ilke ve inkılaplarını yaşatmayı amaç edinmiş bir partidir BTP" dedi.

Harun Kayacı ise "Hamdi Sedefçi başkanımızın arkasında 52 tane eser yazmış, özellikle Milli Ekonomi Modeli ile beraber tüm dünyada marka olmuş, BRICS ülkelerinde (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) modeli uygulanan bir genel başkan var. Edirne'de herkesi kucaklayacak bir başkanımız var. Onun için ben inanıyorum ki, hem CHP'ye şaka yapacağız hem de AKP'ye Nisan 1'de şaka yapacağız. Bize iki parti dayatması yapanlara Edirne'de 1 Nisan şakası yapacağız" ifadelerini kullandı.

"AKP ve CHP'ye 1 Nisan şakası yapacağız"

BTP Genel Başkan Yardımcısı Fuat Şengül tarafından yakasına BTP rozeti takılan Hamdi Sedefçi ise "Ben Edirne gibi kutsal bir şehre 20 sene belediye başkanlığı yaptım" dedi ve şöyle devam etti: "Bu süre boyunca hep partiler üstü oldum, bütün insanlara elimi uzattım. Herkesin belediye başkanı, abisi, babası olmaya çalıştım. Bu dönem için aday olacağımı söyleyerek bir süre önce gezilere başlamıştım. 2 yıl boyunca 24 mahallemizde esnaf kardeşlerimizle görüştüm, sevgi ve saygı gördüm. Yıllar sonra hala sevgi ve saygı görmek benim için onur ve şereftir. Ben hayatım boyunca hep namusun gibi söz vermişimdir ve yapmışımdır. Edirne bir laf söyler; 'Hamdi Başkan söz verdi mi yapar' der. Biz öyleyiz. Birçok partide siyaset dışı eylemler yapıldığını görmekten üzüntü duyuyorum. Edirne bu eylemlerle iki adaya mahkûm edilmek istemiyor. Bir düzen kurulmaya çalışıldı, Edirne halkının sandıkta Recep Gürkan ve Koray Uymaz arasında seçim yapması istendi. Bu başarılı oldu gibi görülüyordu. İnsanlara seçme hakkı tanımak istemediler. Sonuçta Allah büyük, bize yardım etti. Bağımsız Türkiye Partisi'nin Sayın Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş ile görüşerek bugün bana partiden aday olma onurunu bahşettiler. Biz bu partide cumhuriyete, Mustafa Kemal'e sahip çıkarak hizmet yapmanın yollarını biliyoruz ve vaat ediyoruz. Edirne halkı 5 yıldır hizmetsiz kaldı, mağdur edildi. Biz bu mağduriyeti ortadan kaldıracağız. İnşallah 1 Nisan'da hem CHP'ye hem AK Partiye şaka yapacağız, onları sandığa gömeceğiz. Bağımsız Türkiye Partisi'nin bayrağını Edirne kalesine dikeceğiz."

'Haydar Baş 'Atatürk vatandır' diyen bir insan'

"2004 yılında DYP'den Edirne Belediye Başkan adayı olan Ümit Mıhlıyanlar ve yine 2004 yılında Genç Parti'den Edirne Belediye Başkan adayı olan Bülent Kahyacı kardeşim şu anda benim yanımda" diyen Hamdi Sedefçi, "Sayın Genel Başkanımız Prof. Dr. Haydar Baş Atatürk'ün kitabını yazan, 'Atatürk vatandır' diyen bir insandır. Biz Atatürkçüyüz, biz cumhuriyetçi insanlarız. Sonuçta bizim rehberimiz Atatürk'tür arkadaşlar" ifadelerini kullandı.

Hamdi Sedefçi kimdir?

1950 yılında Edirne'de doğan Hamdi Sedefçi, ilk, orta ve lise öğrenimini Edirne'de tamamlayarak, 1976 yılında Sakarya Devlet Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu.

1989 yılında yapılan mahalli idareler seçimlerinde Edirne Belediye Başkanlığı'na seçilen Sedefçi, 1994 yılındaki seçimlerde de ikinci kez kazanarak bu görevine devam etti.

1999 yılındaki seçimi kaybeden Hamdi Sedefçi, 28 Mart 2004 tarihinde yapılan mahalli idareler seçimlerinde CHP'den üçüncü kez Belediye Başkanlığına seçildi.

Sedefçi, 2009 yılında yapılan yerel seçimlerde de dördüncü kez Edirne Belediye Başkanlığı görevine seçildi. 1989'daki seçimde 35 bin 634 oy (yüzde 36.6) alarak belediye başkanı seçilen Hamdi Sedefçi, 1994'te 29 bin 112 oy (yüzde 21.2), 2004'te 44 bin 709 oy (yüzde 31.6) ve 2009'da ise 68 bin 317 oy (yüzde 35.8) alarak başkan seçildi. 



Bayram tatili yolunda feci kaza: 1 ölü, 4 yaralı

Bayram tatili için İstanbul'dan Kastamonu'nun Araç ilçesine gelen ailenin bulunduğu otomobilin şarampole uçması neticesinde meydana gelen kazada 1 kişi öldü, 4 kişi de yaralandı

19.03.2026 15:16:00
İhlas Haber Ajansı
Bayram tatili yolunda feci kaza: 1 ölü, 4 yaralı
Bayram tatili yolunda feci kaza: 1 ölü, 4 yaralı
Kaza, Kastamonu'nun Araç ilçesi İstanbul-Kastamonu kara yolu Karabük sınırında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ramazan Bayramı'nı Kastamonu'nun Araç ilçesinde geçirmek için İstanbul'dan yola çıkan ailenin bulunduğu, Hasan Buğra Yütük (34) idaresindeki 34 EA 9253 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesine yoldan çıkarak yol kenarında bulunan şarampole uçtu.

Kazada araç sürücüsü ile yolculardan Kadriye Yütük (33), B.Y. (8) ve A.Y. (4) yaralandı. Araçta bulunan Satılmış Yütük (69) ise yaralı olmadığını belirterek, hastaneye gitmeyi kabul etmedi. Yaralılar, olay yerine sevk edilen ambulanslarla Karabük ve Kastamonu'daki hastanelere sevk edildi. Araçta bulunan 67 yaşındaki Dudu Yütük ise aracın altında kalarak olay yerinde hayatını kaybetti.

Cumhuriyet savcısının ve ekiplerin incelmesinin ardından ardından Dudu Yütük'ün cenazesi, Araç Devlet Hastanesi'nin morguna kaldırıldı. Kaza sonrası olay yerine gelen Yütük ailesinin yakınları fenalaştı. Ekipler, vatandaşları sakinleştirmeye çalıştı.

5 il için kuvvetli yağış uyarısı

Meteoroloji 15. Diyarbakır Bölge Müdürlüğü Tahmin ve Uyarı Merkezi Diyarbakır, Siirt, Şırnak, Batman ve Mardin illeri için kuvvetli yağış uyarısında bulundu

19.03.2026 14:47:00
İhlas Haber Ajansı
5 il için kuvvetli yağış uyarısı
5 il için kuvvetli yağış uyarısı
Meteorolojiden yapılan açıklamada yağışların 1500 metre üzeri bölgelerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görüleceğinin tahmin edildiği belirtildi.

Açıklamada, "Yapılan son değerlendirmelere göre; bölgemizde görülecek yağışların, bu gece ile yarın akşam saatleri arasında Diyarbakır, Siirt, Şırnak, Batman, Mardin'in doğu, ilçeleri olan Midyat, Ömerli, Dargeçit, Nusaybin, Savur'da yerel kuvvetli olması bekleniyor.

Yağışların, 1500 metre üzeri rakımlı kesimlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görüleceği tahmin ediliyor. Kuvvetli yağışlara bağlı olarak sel, su baskını, yağış anında kuvvetli rüzgar, yüksek kesimlerde buzlanma ve don, tipi ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir" denildi.

Bayram dönüşü yola çıkacaklar dikkat

Kocaeli Valiliği, Ramazan Bayramı ve ara tatili dönüşünde yaşanabilecek trafik yoğunluğunu önlemek amacıyla 21-23 Mart tarihlerinde kamyon, çekici ve tankerlerin İstanbul yönüne seyretmesine izin verilmeyeceğini bildirdi

19.03.2026 12:56:00
İhlas Haber Ajansı
Bayram dönüşü yola çıkacaklar dikkat
Bayram dönüşü yola çıkacaklar dikkat
Valilikten yapılan açıklamaya göre, trafik yoğunluğunun olumsuz etkilerini en aza indirmek ve kazaların önüne geçmek amacıyla, 21 Mart Cumartesi günü saat 16.00'dan 23 Mart Pazartesi günü saat 01.00'e kadar kamyon, çekici ve tanker cinsi araçların Kocaeli sınırlarından geçişine kısıtlama getirildi.

Bu kapsamda söz konusu ağır vasıtaların; D-100 Karayolu, Anadolu O-4 Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu, O-5 ve D-595 karayollarının İstanbul istikametindeki seyirlerine, arada kalan girişler de dahil olmak üzere izin verilmeyecek.

Açıklamada, tedarik süreçlerinin aksamaması için bazı araçların kısıtlamadan muaf tutulacağı ifade edildi. Yaş sebze ve meyve, canlı hayvan, et ve süt ürünleri, dondurulmuş gıdalar, çiçek, ilaç, tıbbi malzeme, ambalajlı su, posta, hayvan yemi ile akaryakıt taşıyan araçların, öncelikle ana arterler haricindeki güzergahlarda, zorunluluk halinde ise ana arterler üzerinde en az süreyle bulunacak şekilde seyirlerine istisnai olarak izin verilecek.

Bakan Çiftçi bayram tedbirlerini açıkladı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ramazan Bayramı tatili süresince vatandaşların güvenliği için 313 bin 745 personelin sahada olacağını bildirdi

 

19.03.2026 10:26:00
Anadolu Ajansı
Bakan Çiftçi bayram tedbirlerini açıkladı
Bakan Çiftçi bayram tedbirlerini açıkladı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bakanlıktaki Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi'nde (GAMER) haber ajanslarının temsilcilerinin Ramazan Bayramı tatili süresince uygulanacak trafik tedbirleri ve Karayolları Trafik Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a ilişkin sorularını yanıtladı.

Vatandaşların bayramı huzur ve güven içinde geçirmelerini sağlamak amacıyla valiliklere, kaymakamlıklara ve kolluk birimlerine yönelik kapsamlı bir genelge yayımladıklarını belirten Çiftçi, tüm güvenlik tedbirlerinin alındığını söyledi.

Amaçlarının vatandaşların bayramı huzur ve güven içerisinde aileleriyle birlikte geçirmeleri olduğunu vurgulayan Çiftçi, "Emniyet Genel Müdürlüğümüz, Jandarma Genel Komutanlığımız yoğun şekilde trafik denetimleri yapacak. Hız denetimleri yapacağız, radar denetimlerimiz olacak. Vatandaşlarımızın kurallara uymalarını temin etmek için sahada görünür olacağız. Çünkü istiyoruz ki kimse sevdiklerine kavuşmak için acele etmesin. Yani trafik kurallarına uysunlar, hız tahditlerine uysunlar ve güven içerisinde de ailelerine kavuşabilsinler." dedi.

Özellikle trafik yoğunluğunun yüksek olduğu güzergahlarda radar denetimlerinin olacağını kaydeden Çiftçi, emniyet kemeri ve alkol denetimleri de yapılacağını ifade etti.

Çiftçi, helikopter ve insansız hava araçlarıyla ana arterlerde, kritik kavşak noktalarında trafik akışını anlık takip edebileceklerini, edinilen bilgilerin sahadaki ekiplere eş zamanlı iletileceğini belirtti.

Akıllı ulaşım ve trafik yönetim sistemlerinin etkin, verimli şekilde kullanılacağının altını çizen Çiftçi, kamera ve elektronik denetleme sistemleriyle riskli noktaların anlık takip edileceğini, trafiğin akışını sağlamak üzere ekiplerin belirlenen bölgelere yönlendirileceğini, kolluk birimlerinin ihtiyaç duyulan her noktada yardımda bulunacağını anlattı.

Hava ve karadan denetim

Bakan Çiftçi, bayramda görev yapacak ve denetimlerde yer alacak personele ilişkin şu bilgileri verdi:

"313 bin 745 emniyet, jandarma ve Sahil Güvenlik personelimiz bayramda görev yapacak, sahada olacaklar. Aynı zamanda 50 bin 150 otomobil ve motosikletle Türkiye'nin her yerinde görev başında olacaklar. Karadan yaptığımız denetimlerin yanında 16 helikopter, 1222 İHA ve dron havadan denetim yapacak. Aynı zamanda 390 gemi ve bot da Sahil Güvenlik unsurlarımıza bu denetimlerde iştirak edecek. Onlar da bayramın huzur içerisinde geçmesi noktasında vatandaşımıza yardımcı olacaklar."

Havaalanlarında, otogarlarda, alışveriş merkezlerinde, yaşam alanlarında, turizm merkezlerinde de hareketliliklerin olacağına işaret ederek, "Oralarda da ekiplerimiz yine bütün tedbirleri alacaklar, güvenlik tedbirlerini arttırmış olacaklar." ifadesini kullandı.

"Bayram evleri, matem evlerine dönüşmesin"

Sürücülerin ve yolcuların güvenliği için yorgun ve uykusuz araç kullanılmaması gerektiğine dikkati çeken Çiftçi, şunları kaydetti:

"Otobüs şoförlerine veya kendi araçlarıyla seyahat edecek vatandaşlarımıza sesleniyorum. Yorgun, uykusuz bir şekilde seyahat etmesinler. Hem kendi canlarını hem de vatandaşlarımızın canlarını riske atmasınlar. Uykuları geldiğinde yolun kenarına, park alanlarına çekip orada dinlenebilirler. Bir müddet dinlendikten sonra yollarına devam edebilirler. Kısa süre içerisinde varacakları yerlere ulaşmak için acele edip de ailelerini, sevdiklerini hüzne boğmasınlar. Bayramın sevinci, hüzne dönüşmesin. Bayram evleri, matem evlerine dönüşmesin istiyoruz. Onun için bu konuda tüm vatandaşlarımızdan da hassasiyet beklediğimizi özellikle ifade etmek istiyorum."

Tuzaklama radar denetimi yapılmayacak

Radar uygulamasına ilişkin hedeflerinin vatandaşı cezalandırmak ya da onların canlarını acıtmak olmadığını vurgulayan Çiftçi, vatandaşların kurallara uyarak güven içerisinde evlerine ulaşmasını istediklerini belirtti.

Bakan Çiftçi, şunları dile getirdi:

"Bunun için de kesinlikle tuzaklama suretiyle radar denetimi yapmayacağız, yani mutlaka uyarı levhalarımız olacak. Vatandaşlarımız bu konuda da bilgilendirilmiş olacak. Ben, vatandaşlarımızın bir kez daha hız kurallarına uymasını istirham ediyorum. Böylece hem kendileri idari yaptırımlarla karşılaşmamış olacaklar hem de daha huzurlu, güvenli şekilde memleketlerine varmış olacaklar. Çünkü önceki Kanun'a göre şu andaki hız limitleri de değişti. Önceden yüzde 10'a kadar hem şehir içinde hem de şehir dışında bir limit vardı, hız limiti vardı, artırabiliyordunuz. Şu anda 6 birimle 10 birim arasında değişiyor. Dolayısıyla bu da göz önünde bulundurularak sürücülerimizin hızları ayarlamalarında fayda var diye düşünüyorum."

Trafik Kanunu'nda yapılan değişiklikler

Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılan düzenlemelerin 27 Şubat'ta yürürlüğe girdiğini anımsatan Çiftçi, "Kanunun yürürlüğe girmesiyle beraber memleketim Konya'daydım. Orada özellikle plaka konusunda hem noterlerde hem de şoförler odasında vatandaşların yoğun bir şekilde sıraya girdiklerini, kalabalık oluşturduklarını gördüm." dedi.

Çiftçi, vatandaşların yapılan düzenlemeleri iki konu hariç gayet yerinde bulduğunu belirterek, "Mesela kırmızı ışıkta geçmeyle ilgili toplumda herhangi bir sıkıntı yok. Trafikte ısrarla kişiyi takip eden veya önünü kesip sopayı alıp sürücülerin üzerine yürüyen, yolda halay çeken, drift atan, makas atan kişilerle ilgili herhangi bir problem yok, bunlar kabul görmüş durumda." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Çiftçi, plaka basmaya yetkili kurumun Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) ve buna bağlı odaların olduğunu hatırlattı.

Plakaların ne şekilde basılacağının, standartların neler olacağının yönetmelikte belirlendiğini anlatan Çiftçi, şunları kaydetti:

"Standart plakalar belli. Buna rağmen şoförler odası iki tip plaka basıyor. Birincisi standartlara uygun plaka, ikincisi de harfleri biraz kalınlaştırılmış olan, yine plakanın taşıması gereken özellikleri taşıyan, mavi şeridi, 'TR' ibaresi, mührü, karekodu bulunan plakalar. Şoförler Odası tarafından verilmesi şartıyla biz kesinlikle bunlarla ilgili herhangi bir işlem yapmayacağız, bunları nizami plakalar olarak görüyoruz, bunlar geçerli, bunlarda herhangi bir problem yok.

Şoförler Odası tarafından verilen plaka üzerinde eğer sürücü tarafından bazı ilaveler, eklemeler yapıldıysa, işte sorun bu alanda başlıyor. Sürücü, Şoförler Odasından plakasını aldı, oradaki harf grubunu veya rakam gruplarını kalınlaştırdıysa veya oradaki mavi şeridi sildiyse, kendine göre birtakım ilaveler, eklemeler, çıkarmalar yaptıysa kanun buna yönelik olarak 4 bin lira ceza öngörüyor. Bir de dışarıda reklamcılarda bastırılan plakalar var. Onlarda herhangi bir şekilde ne 'TR' ibaresi, ne mühür, ne karekod yer alıyor. Rakamlar, harf grupları arasındaki aralıklar tamamen kapanmış durumda. Bunlar da kanun tarafından 140 bin lirayla cezalandırılıyor."

Çiftçi, plaka düzenlemesinin ardından şoförler odalarında yoğunluk olduğunu anımsatarak, "Baktık ki vatandaşımız mağdur olacak, yani en azından kendilerine bir süre verelim, bu süre içerisinde de kendilerine rehberlik yapalım. Buna rağmen standartlara uygun plaka takmayanlar olursa, onları idari müeyyideye daha sonra bağlayalım diye bir karar aldık ve bunu da uygulamaya geçirdik." diye konuştu.

"Mağduriyeti ortadan kaldıralım diye biraz süre verdik"

TŞOF'la görüşmeye de devam ettiklerini belirten Çiftçi, "Mesela ben bir görüşmemde bana şunu ifade ettiler: 'Bizim 573 odamız günde 60 bin plaka basıyor ve buna rağmen talepleri yetiştiremiyoruz.' Demek ki kısa süre içerisinde bunun yetiştirilme imkanı, ihtimali gözükmüyor, vatandaş müracaatını yaptı, Şoförler Odası eğer kendisine plakayı zamanında basıp veremediyse, burada da vatandaşımızı cezalandırmanın çok adil olmadığını düşünüyoruz." dedi.

Çiftçi, mağduriyeti ortadan kaldırmak için bu konuda biraz süre verdiklerini söyledi.

Araçlarda multimedya ve görüntü cihazı kullanımına ilişkin ise Bakan Çiftçi, şu değerlendirmede bulundu:

"Bu da toplumun şu anda tepki gösterdiği konulardan birisi. Bununla ilgili kanunun öngördüğü husus şu: Birincisi, sürücünün görüş açısını etkilemeyecek, engellemeyecek. İkincisi de araç harekete geçtiğinde, sürüş başladığında mesela o çoklu medya ortamları kapanacak. Bu ikisinin birlikte gerçekleşmesi gerekiyor. Orijinal araçlarda bununla ilgili herhangi bir problem yok. Örneğin, fabrika montajlı çoklu ortamlarda araç harekete geçtiğinde, mesela video oynatılamıyor, film seyredilemiyor ama sonradan takılanlarda veya garanti süresi bitmiş, sonradan yapılan montajlarda araç hareket halinde olsa da film izleyebiliyorsunuz, video oynatabiliyorsunuz. Bu, kanunun yasakladığı, idari müeyyideye bağladığı hususlardan birisi."

Çiftçi, araçlardaki multimedya ve görüntü cihazı kullanımının açıklığa kavuşturulması için uygulama yönetmeliğinin çıkarılması gerektiğine işaret etti.

"Vatandaşlarımız rahat olsunlar"

"Hangileri sürüş emniyetini tehlikeye atıyor, hangileri atmıyor' Ses sistemleri, haberleşme sistemleriyle ilgili bir uygulama yönetmeliğinin çıkarılması gerekiyor." diyen Çiftçi, çalışmaların devam ettiğini, belli bir standarda kavuşturulmuş uygulama belli oluncaya kadar kanunun bu maddesiyle ilgili herhangi bir uygulama yapmayacaklarını duyurdu.

İçişleri Bakanı Çiftçi, tüm tarafların mutabakatıyla uygulama yönetmeliğini en kısa sürede çıkarmayı düşündüklerini bildirerek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Şu anda çalışmalarımız devam ediyor, yoğun şekilde çalışıyoruz, en kısa süre içerisinde çıkartacağız. Yani fazla da bu süreyi uzatmayı düşünmüyoruz. Yönetmelik çıkıp da uygulama netleşinceye kadar rehberlik çalışmalarımız devam edecek. O yüzden vatandaşlarımız rahat olsunlar, yani herhangi bir şekilde endişeye kapılmasınlar. Hem onların mutlu olabileceği, yani içlerine sinen hem de sürüş emniyetini sağlayabileceğimiz, ikisini bir arada gerçekleştirebileceğimiz bir yönetmelik hazırlayacağız inşallah." 

Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında üçüncü duruşma günü

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davada üçüncü duruşma günü başladı. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, önceki celselerde tutuklu ve tutuksuz yargılanan sanıkların savunmalarının alınmasının ardından, bugün de tutuksuz yargılanan sanıkların ifade işlemlerine devam ediliyor. Duruşmanın öğleden sonraki kısmında savcının mütalaa vereceği bekleniliyor

18.03.2026 14:30:00 / Güncelleme: 18.03.2026 14:34:13
İHA
Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında üçüncü duruşma günü
Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında üçüncü duruşma günü
Bölge Adliye Mahkemesi toplantı salonunda görülen duruşmada, soruşturma kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de aralarında bulunduğu 5'i tutuklu toplam 41 sanık yargılanıyor.



İfade işlemleri üçüncü günde de sürüyor

Davanın ilk gününde tutuklu sanıkların savunmaları alınırken, ikinci gün itibarıyla tutuksuz yargılanan sanıkların ifadelerine geçilmişti. Mahkeme heyeti, üçüncü duruşma gününde de tutuksuz sanıkların savunmalarını almaya devam ediyor. Sanıkların, haklarındaki suçlamalara ilişkin savunmalarının alındığı duruşmada, dosyada yer alan para transferleri, taşınmazlar, ruhsat ve iskan süreçleri ile çeşitli mali işlemlere ilişkin iddialar değerlendirilmeyi sürdürüyor.

41 sanık yargılanıyor

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıklar hakkında icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlamalarına yer veriliyor.

Kapsamlı dosyada, belediyedeki bazı işlemler ve mali ilişkiler çerçevesinde, iskan ve ruhsat süreçlerinden seçim dönemine uzanan çeşitli iddialar da yer alıyor.

Duruşma sürüyor

Mahkeme heyetinin gün boyunca tutuksuz sanıkların savunmalarını almaya devam etmesi beklenirken, yargılamanın ilerleyen aşamalarında dosyadaki deliller ve tanık beyanlarının da ele alınacağı öğrenildi

"Çorbada tuzun bulunsun" dedi zorlama olmadı

2024 Yılı yerel seçim propaganda çalışmaları kapsamında reklam firmasının yapmış olduğu işlere yönelik ödemeler için Muhittin Böcek'in oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve Serkan Temuçin aracılığıyla kendisinden fatura ödeme talebi bulunması eylemine ilişkin savunma yapan ve aylık 40 milyon TL aylık geliri olduğunu bildiren Tacir A.Y.: "Belli sektörlerde çeşitli iş kollarında iş yapıyoruz, bir kısmı ortaklıdır. Özellikle ortaklı olan şirketlerde icra kurulunda değilim. Özellikle bahsi geçen Finike dövizin kurucusuyum, 25 yıl önce icra kurulundan ayrıldım, 15 yıl önce yönetim kurulundan ayrıldım. Yaptığı işleri avukatlarıma devrettim, kendileri yapıyorlar. Dosyada adı geçenlerin çoğunu tanımam, adı geçenlerden Muhittin Böcek başkanı uzun yıllardır tanırım, oğlunu da lise çağlarından tanırım. Tanışıklığım vardır ama samimiyetim yok. Zeynep hanımın öz babasını gençlik yıllarından tanırım. Zeynep hanım ve Zuhal hanımı ilk kez burada gördüm. Bana isnat edilen suçların hiçbirini kabul etmiyorum. Burada yargılanıyorum, delil yok, şahit yok, yönetim kurulunda değilim, detaylara dair bilgim yok. Reklam firmasına yapılan ödeme, sadece seçimlerde yapılır, seçimlerde genelde HDP dışında tüm siyasi partilere yapabildiğim ölçüde destekte bulunurum. Seçim yardımıdır herhangi bir zorlama olmadı, ricada bulunuldu, ben de yardım ettim. Muhittin başkan aradı, "Çorbada tuzun bulunsun" dedi, bundan ibarettir Gökhan böceğin bizzat benden gelip yardım istediğini sanmıyorum, Muhittin başkan vasıtasıyla yardımda bulunmuşumdur ancak. Hiçbir zorlama yok, mağduriyetim ya da beklentim yoktur, her siyasiye yardım ederiz" dedi.

Zeynep Kerimoğlu'na 80 milyon ödeme yapılmasına ilişkin eylem nedeniyle de savunma yan A.Y., "Finike dövizde yapılan işlemlerden benim haberim olmaz, Zeynep hanıma sorulsun benim hiçbir iletişimim olmamıştır, ortaklarım M.A. ve E.A. bilir. Ben büyük hissedarım, şirketin kurucusuyum" şeklinde konuştu.

"Yıllık bilançomuz 1 milyar doların üzerindedir"

Gökhan Böcek'in kurucusu olduğu döviz bürosunda gerçekleştirdiği işlemlere dair açıklamalarda bulunan A.Y., "Olaydan haberim yok, ne olduğunu bilmem. Gözaltından sonra araştırdım, bilgim yok., Benim bu olayda aracı olduğumu sanmıyorum. Avukatlarımı ararım, x kişiye yardımcı olun, beni mahcup etmeyin derim. Gökhan beyin beni aradığını sanmıyorum, ne işleri varsa beni tanıdıkları için döviz bürosuna gidip işlerini görebilirler. Bu süreçlerden önce de bu süreçte de büyükşehir belediyesinin işlerimde zorluk çıkardığı kanuna göre iş yaptıkları için doğrudur. B.Ç. ve M.Y.'yi tanımam, telefonları da yoktur, talimat verdiğim bilgisi doğru değildir. Finike dövizin yıllık bilançosu 1 milyar doların üzerindedir. S.E. ile gözaltında tanıştım, irtibatım yoktur. Türkiye'de Kapalıçarşı başta olmak üzere birçok kuyumcu ve döviz bürosunun altın işi yaptığı söylenir ama Finike Döviz çok kurumsal bir yerdir, altın işi yaptıklarını sanmıyorum. Bırakın kara parayı kayıt dışı bir işe tenezzül etmemiş bir kurumuz" ifadelerini kullandı.

"Biz kullanılmışız"

Tacir E.A. ise Finike Döviz'de gerçekleşen para transferleri eylemine yönelik şu ifadelere yer verdi:

"Antalya'nın önde gelen firmalarındanız, işlem hacmimiz baya yüksektir. Bu olaydan anlaşılıyor ki, biz kullanılmışız. B.Ç. bizden döviz almak için Gökhan Böcek ile geldi, bizim hesabımızda işlem yapmak istediklerini söyledi. İmzaları aldık, paraları teslim ettik. Gökhan, M.Y.'nin Antalya'da iş yapacağını söyledi ve parayı verdik, gönderdik. M.Y.'yi ilk kez gördüğüm için daha sonra biz bu işlemi MASAK a bildirdik. Bu işlemin şüpheli olduğunu bilme şansımız yok, bu olaydan 15-20 gün sonra Gökhan Böcek eşinin döviz işlemi olacağını söyledi. Bankada o kadar müsaitliğimiz yoktu, 70 milyon TL'lik işlemdi, döviz S.E.'nin iş yerine götürüldü, parayı Zeynep Kerimoğlu'nun hesabına ilettik. Bizim elemanlar ya da S.E.'nin elemanları göndermiş olabilir, hatırlamıyorum."

"B.Ç., 'parayı Gökhan'ın hesabına aktarın' dedi"

Yine döviz bürosu üzerinden Gökhan Böcek'in hesabına gönderilen transfere ilişkin savunmada bulunan E.A., "B.Ç.'nin Aralık ayında 55 milyon TL'lik işlemi vardı, bankadan geçeceklerini söylediler, tamam yardımcı oluruz dedik, imzalarını aldık, elden nakit aldım şeklinde yazdı. B.Ç. bir gün sonra gelemeyeceğim, parayı Gökhan'ın hesabına aktarın dedi, Gökhan'ın hesabına aktardık. Telefondan rica etti. 55 milyonluk işlemi ilk defa işlem yaptığımız için MASAK'a bildirdik. Bir gün sonraki olan işlemlerde yoktum, yurt dışındaydım" diye konuştu.

Mustafa Gökhan Böcek'in kendisine getirmiş olduğu fiziki dövizin altın bozdurma pusulası düzenlenerek babası Muhittin Böcek'e gönderilmesine ilişkin talebi doğrultusunda gider pusulası düzenlediği eylemine ilişkin savunmasını sürdüren E.A., "İfade verirken başka unuttuğunuz olay var mı dediler, Muhitin Böcek olduğundan dolayı hatırladım. Çok zaman önceydi, U.K.Y.'ye yönlendirmiştim. Büyük ihtimal Gökhan Böcek geldi, Muhittin Böceğe ait olduğunu biliyorum, 700 bin TL gibi bir paraydı. Başka bir kuyumculuk firmasına yönlendirdim, işlemi tam olarak hatırlamıyorum. Altın bozdurma ya da döviz bozdurma işlemi olabilir, biz de bu yüzden altınla ilişkilendirilmiş olabiliriz" dedi.

"Nasıl bir para kazanılsın ki bu para rüşvet parası olarak verilsin"

Finike Döviz Bürosu yetkilisi tutuksuz yargılanan sanık M.A. ise para transferlerini belediye başkanının oğluna duydukları güven nedeniyle gerçekleştirdiklerini, akıllarına şüpheli bir durum gelmediğini belirterek, şöyle konuştu: "Tüm işlemler E.A. ve ben tarafından yapılmakta. Döviz bürosunda yetkiler bizdedir. İşlem hacmimiz çok yüksek değil aslında, 1 milyar dolar bir ciromuz oluyor. Kara para yada aksi durumlar için büromuzda bir kişiyi görevlendiririz, şüpheli işlemleri yapıldığında sistemimiz bize uyarı verir. Suçlamaları kabul etmiyorum. M.Y. ve B.Ç. isimli kişileri ilk kez gördük. Para banka üzerinden geldi. Bu paranın suç ya da rüşvet parası olduğunu bilmiyorduk. Şehrimizin belediye başkanının oğlu Gökhan Böcek, M.Y. ve B.Ç.'yi getirdi. M.Y., 80 milyon liralık döviz alımı istedi. Yatırım yapmak için Antalya'ya gelen bir iş adamı zannettik. Gökhan Böcek getirdiği için de güvendik. Biz bu işlemleri M.Y.'ye yaptık ve parasını teslim ettik. Halen bu paranın rüşvet parası olduğunu idrak edemiyorum, nasıl bir para kazanılsın ki bu para rüşvet parası olarak verilsin. Daha sonra Zeynep ve Gökhan geldiler. 70 milyon liralık bir döviz istediler. Bizim o gün hesabımızda 6-7 milyon lira vardı. S.E.'ye yönlendirdik. Bir iki gün içinde bu işlemi yapabileceklerini söylediler. Zeynep Kerimoğlu bizden altın faturası istemedi, dövizi banka hesabına istedi. Paradan şüphede duymadık".

M.A. da verdiği ifadesinde M.Y. adlı şahsın parayı Gökhan Böcek'in hesabına aktarılmasını istediğini öne sürerek, "M.Y.'nin ortağı olarak Gökhan Böcek'le iş yerimize gelen B.Ç., 55 milyonluk döviz alacağını söyledi, yardım edebileceğimizi söyledik. 1 gün sonra hesabımıza para gönderdi, 'Ben gelemiyorum, Gökhan'a verir misin' dedi. Gökhan, iş yerine korumasıyla gelip parayı alarak gitti, 1 gün sonra Gökhan bey ve O.M iş yerimize geldi, 600 bin Euro döviz var, ev almak istiyoruz, yurt dışından getirirken beyan etmedikleri için altın olarak hesabına yatırılmasını istediler. Kara para olduğunu düşünmeden K.A.'yı arayarak, 'Bu işi yapabilir misin' dedik, K.A. 'Yapabilirim' dedi. Parayı kendisine attık, o da onların hesabına altın bozdurma işlemi olarak gönderdi. Biz tüm işlemleri belediye başkanının oğlu ve ailesi olduğu için güven duygusuyla yaptık. Bu yüksek miktardaki tüm işlemleri MASAK'a zaten şüpheli olarak bildirdik. Biz kullanılmış bir esnafmışız" dedi.

"Bize gelen altınların hepsi fiziki"

Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama eylemine ilişkin bir süre tutuklu kaldıktan sonra yargılanmasına tutuksuz olarak devam edilen sanık S.E. ise altın ithalatı ve ihracatı işlemleri yaptığını belirterek, "". TL karşılığı döviz yapmıyoruz. Kesinlikle döviz alımı yapılmadı. Yanımda çalışan T. Adlı şahıs beni aradı. Finike Döviz'in yönlendirdiğini söyleyerek altın işlemi olduğunu söyledi. Zeynep Kerimoğlu'nun hesabına 70 milyon liralık işlem yaptık. Bize döviz gelmedi, altın geldi. Bu işlemi de 2 gün de gerçekleştirdik. Biz esnaf arasında borç altın ya da nakit alırız. Ben Finike Döviz'den de aldım. T.A. ile cezaevinde tanıştık. 550 gram civarında bir altın götürdüğünü söyledi. Biz aldık parayı, M.K.'nın hesabına gönderdim. 5 Temmuz günü evdeydim. Muhittin Böcek'in gözaltına alındığını biliyorum. Finike Döviz'in sahipleri KOM'dan çıkınca beni aradılar. 'Kusura bakma sizi de bu işe dahil ettik' dedi. Ali Yılmaz'ın yapılan işlemlerden haberinin olmadığını düşünüyorum" dedi.

İran kadın milli futbol takımı Iğdır'da

2026 Asya Futbol Konfederasyonu (AFC) Kadınlar Asya Kupası'na katılan İran Kadın Milli Futbol Takımı kafilesi bugün öğle saatlerinde Iğdır havalimanına indi

18.03.2026 13:22:00 / Güncelleme: 18.03.2026 13:26:18
İHA
İran kadın milli futbol takımı Iğdır'da
İran kadın milli futbol takımı Iğdır'da
Avustralya'da düzenlenen 2026 AFC Kadınlar Asya Kupası'na katılan İran Kadın Milli Futbol Takımı, İran'ın hava sahasının kapalı olması nedeniyle Umman'a ve ardından Muscat Havalimanı'ndan kalkan uçakla dün akşam saatlerinde İstanbul Havalimanı'na iniş yapmıştı.



Kafile bugün öğle saatlerinde Türk Hava Yollarına ait uçakla Iğdır havalimanına geldi.



Kafile buradan karayolu ile Gürbulak sınır kapısına gelerek buradan ülkelerine geçiş yapacaklar.



Kafilede bulunan 7 kişinin önceden Avustralya'ya iltica talebinde bulunduğunun ancak 2 kişinin Avustralya'da kaldığı öğrenilirken, geri kalan 5 kişinin milli takım kafilesi ile Türkiye'ye geldiği belirtildi.

Şırnak'ta Çanakkale Zaferi ve şehitleri anıldı

Şırnak'ta 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferinin 111'inci yıl dönümü nedeniyle tören düzenlendi

18.03.2026 13:07:00
İhlas Haber Ajansı
Şırnak'ta Çanakkale Zaferi ve şehitleri anıldı
Şırnak'ta Çanakkale Zaferi ve şehitleri anıldı
Şırnak'ta 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferinin 111'inci yıl dönümü nedeniyle tören düzenlendi.

Atatürk anıtına çelenk sunulması ile başlayan tören, Atatürk ve silah arkadaşları için bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla devam etti. Daha sonra 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığında bulunan şehitler anıtını ziyaret eden Vali Birol Ekici ve beraberindekiler, burada şehitler için dua edip şehitlerin anıtlarına çiçek bıraktı.



Ardından Şırnak İmam Hatip Lisesi konferans salonunda düzenlenen programa geçildi. Programda konuşan Şırnak Valisi Birol Ekici, "Şırnak'ta terör açısından, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlatılan bir Terörsüz Türkiye süreci var. Şırnak'ta terör açısından aslında bir Çanakkale'dir. Bin 67 vatandaşımız burada son 40 yılda şehit düşmüştür. Az önce şehitler anıtını ziyaret ederek, her birinin mezarına çiçekler bıraktık. Başka şehirlerden gelen asker, polis, öğretmen, hemşire, her türlü kamu görevlilerinden de 2 bin 213 vatandaşımız bu topraklarda şehit düştü.



Bizim 516 tane gazimiz vardır. Burası terör açısından Çanakkale geçilmez gibi, Şırnak geçilemez diye tutmuşuz. Bu gün etrafımıza baktığımız zaman aynı kibir ile devlet otoriterini yok edip, bölgemizde işgale kalkışan güçler var. Bunların da sonları aynı olacaktır. Bu topraklarda Türkiye bu gün gücü ile dünyanın 9'uncu büyük ordusuna sahip, NATO'nun ikinci büyük ordusu bizde. Bu gücümüz ile bu topraklara ve dünyaya barışı ve kardeşliği beraberliği götürüyoruz" dedi.



Programda, günün anlam ve önemini belirten konuşmanın ardından sinevizyon gösterimi yapıldı. Öğrenciler tarafından şiirler okunurken, öğrenci korusu tarafından şarkılar ve marşlar söylenip öğrenciler tarafından tiyatro gösterileri düzenlendi. Program, şiir, kompozisyon ve resim yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesinin ardından sona erdi.
Şırnak Valiliği bahçesinde düzenlenen törene Vali Birol Ekici, 23. Piyade Tümen Komutanı Tuğgeneral Rıfat Dönel, Belediye Başkanı Mehmet Yarka, Şırnak Milletvekili Aslan Tatar, kurum müdürleri, askeri erkan, şehit yakınları, gaziler ve vatandaşlar katıldı.

Bayramda araç kiralayacaklar dikkat

Ramazan Bayramı öncesi araç kiralama talepleri artarken, uzmanlar dolandırıcılara karşı vatandaşları uyardı. Özellikle araç kiralama firmalarının internet sitelerinin birkaç harf değiştirilerek kopyalandığı ve düşük fiyat vaadiyle vatandaşlardan IBAN üzerinden para istendiği belirtildi

18.03.2026 12:25:00
İhlas Haber Ajansı
Bayramda araç kiralayacaklar dikkat
Bayramda araç kiralayacaklar dikkat
Ramazan Bayramı'nın yaklaşması ve okulların tatil olmasıyla birlikte araç kiralama taleplerinde artış yaşandı. Bayrama sayılı günler kala yoğunluğun arttığını belirten uzmanlar, internet üzerinden yapılan kiralamalarda dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Dolandırıcıların araç kiralama firmalarının internet sitelerini kopyalayarak site adresinde birkaç harf değişikliği yaptığı ve düşük fiyat vaadiyle vatandaşlara ulaştığı belirtildi. Rezervasyon bahanesiyle whatsApp üzerinden IBAN gönderilerek para talep edildiği ifade edilirken, vatandaşların tanımadıkları internet siteleri ve firmalara karşı dikkatli olması istendi. Bayram döneminde araçların günlük fiyatlarının yaklaşık bin 500 liradan başlayıp 3 bin lira seviyelerine kadar çıktığı belirtilirken, araç teslimi sırasında video kaydı yapılmasının da muhtemel anlaşmazlıkların önüne geçebileceği ifade edildi.

"Her ne kadar sık bilgilendirme olsa da rent a car sektöründe dolandırıcılar mevcut"

Bayram tatili nedeniyle yoğunluk olduğunu söyleyen rent a car işletmecisi Murat Demirkul, "Son günler olduğu için biraz daha yoğunluğumuz arttı. Ama Ramazan öncesinde böyle afaki bir yoğunluğumuz yoktu. Bayram yaklaştıkça biraz daha taleplerimiz artmış durumda. Vatandaşlarımızın araç kiraladıkları sırada dikkat etmesi gereken hususları gerek bizler, gerek meslektaşlarımız, valiliğimiz, emniyet müdürlüğümüz sık sık bilgilendirme yapıyor. Her ne kadar sık bilgilendirme olsa da ister istemez yine rent a car sektöründe dolandırıcılar mevcut. Firmaların internet sitelerini kopyalıyorlar. Birkaç harf değişikliği ile beraber müşterilere yüksek meblağlı araçları düşük fiyattan gösterip müşterilere ulaşım sağlıyorlar. Ulaşım sağlandıktan sonra müşterilere rezervasyon yaptıklarını söylüyorlar fakat ortada herhangi bir araç yok. Aracın rezervasyon yapıldığını, kendilerine bir miktar ya da araç ücretinin tamamını isteyerek whatsApp'tan IBAN yoluyla müşteriden para talep ediyorlar. Vatandaşlarımızdan whatsApp yoluyla para talep eden firmalardan, merdiven altı firmalardan ya da bilinmeyen firmalardan, internet sitelerinden uzak durmalarını rica ediyoruz" dedi.

Sektörde vale ayrıntısına dikkati çeken Demirkul, "Vatandaşlardan para talep ettiklerinde 'aracın ücretini siz bize gönderin biz vale ile aracınızı kapınıza kadar göndereceğiz' diyorlar. Bu tür söylemlere itibar etmemeleri gerekiyor. Ya birebir ofise gidip kiralasınlar ya da tanımadıkları, herhangi bir siteden ulaştıkları kişilerle bu tür muhabbetlere girmesin müşterilerimiz. Şu anda bayram kapsamında 5 günlük minimum paketler sunuyoruz. Araçlarımız ekonomik sınıftan üst gruplara kadar var. Bayramda fiyatlarımız günübirlik fiyatları bin 500 liradan başlıyor 3 bin lira civarında şu anda seyrediyor. Başlangıçta aracı teslim alırken müşterimiz video çekerse hem kendisi açısından hem de firma açısından daha güvenli ve iki tarafın da kafası ağrımaz. En azından araç tesliminde ve iade ederken de herhangi bir problem yaşamazlar" diye konuştu.

Tanju Özcan hakkında 'şantaj' suçundan dava açıldı

Tutuklanmasının ardından Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan ve 3 sanık hakkında "şantaj" suçundan dava açıldı

 

17.03.2026 12:38:00 / Güncelleme: 17.03.2026 13:24:57
Anadolu Ajansı
Tanju Özcan hakkında 'şantaj' suçundan dava açıldı
Tanju Özcan hakkında 'şantaj' suçundan dava açıldı

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve 6. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilen 13 sayfalık iddianamede, müşteki-sanık Tanju Özcan hakkında mağdur kadın Ö.Ç'ye yönelik "şantaj" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin gün adli para cezası ile belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması talep edildi.

İddianamede, sanıklar Boluspor Başkanı E.B. ve şoförü tutuklu Mehmet Eren A. ile Bolu Belediyesi CHP'li Meclis Üyesi H.E.S. için Özcan'a yönelik "iştirak halinde şantaj" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin gün adli para cezası istendi. Ayrıca Mehmet Eren A'nın Ö.Ç'ye yönelik "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 2 yıldan 7 yıla, "kadına karşı tehdit" suçundan 9 aydan 2 yıla kadar hapsi talep edildi.

İddianamede, 16 Şubat'ta Cumhuriyet Başsavcılığına başvuran Özcan'ın, kendisini 2 farklı zamanda WhatsApp üzerinden arayan Mehmet Eren A'nın, elinde kendisi ile eski kız arkadaşına (Ö.Ç.) ait mesaj ve ses kaydı olduğu iddiasıyla şantajda bulunarak 20 milyon lira para, araba ve oto yıkama yeri istediğini söyleyip şikayetçi olması üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.

Ö.Ç'nin 2,5 yıl önce Bolu Belediyesi danışma birimine işçi olarak girdiğini ve yaklaşık 6 ay sonra Özcan'ın ara ara kendisinden hoşlandığını söylediğini ancak kendisinin karşılık vermediği yönündeki ifadesine yer verilen iddianamede, kadının, belediye çağrı merkezine kürtaj yaptırdığı iddiasıyla yapılan ihbarın ardından Özcan'ın kendisine "Bu ses kaydını Eren duysa ne olur' Ben seni koruyacağım, benimle görüşeceksin, senden hoşlanıyorum." demesi üzerine korkarak Özcan'la görüşmeyi kabul ettiğini söylediği kaydedildi.

Özcan'ın, Ö.Ç. ile arasında herhangi gönül ilişkisi bulunmadığını, yalnızca Mehmet Eren A'nın tehditlerine ilişkin anlattıkları nedeniyle birkaç kez görüştüklerini belirttiği aktarılan iddianamede, Özcan'ın Mehmet Eren A, E.B, H.E.S. ve Ö.Ç'den şikayetçi olduğunu beyan ettiği ifade edildi.

İddianamede, Mehmet Eren A'nın farklı zamanlarda WhatsApp üzerinden Özcan'ı arayarak, tanık Ö.N.Y'ye mesajların (Özcan ile Ö.Ç'ye ait olduğu iddia edilen) ekran görüntüsünün çekildiği fotoğrafı anlık göstererek şantajda bulunduğu anlatıldı.

Sanıkların savunmalarında üzerlerine atılı şantaj suçlamalarını kabul etmedikleri belirtilen iddianamede, tanık beyanları ve kamera kayıtlarının değerlendirilmesi sonucu Mehmet Eren A, E.B. ve H.E.S'nin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek "şantaj" suçunu işlediklerinin değerlendirildiği kaydedildi.

İddianamede, Özcan hakkında "şantaj" suçlamasına ilişkin mağdur Ö.Ç'nin beyanları ve dijital incelemelere ilişkin suçun işlendiğinin anlaşıldığı belirtildi.

Ö.Ç'nin telefonuna el konularak yapılan dijital incelemede Özcan'ın kullandığı numara ile WhatsApp üzerinden 117 görüşme ve mesajlaşma tespit edildiği bilgisine yer verilen iddianamede, mesaj içeriklerinin incelenmesinde taraflar arasında duygusal yakınlaşma olduğunun değerlendirildiği, bazı mesajlarda Ö.Ç'nin Özcan'a fotoğraflar gönderdiği ve tarafların samimi ifadeler kullandıklarının görüldüğü ifade edildi.

Sanıkların yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

Yeni neslin 'üniversite yutturmacası'na karnı tok!


Yükseköğretim Kurumları Sınavına (YKS) bu yıl 2 milyon 425 bin 560 aday başvurdu. Sayı 2024'te 3 milyon 120 bin 870, 2023'te 3 milyon 527 bin 443 idi. Bu sayı, 2020'deki pandemi yılından bile düşük! Verilen eğitim, alınan diplomalar bir işe yaramayınca sonuç kaçınılmaz olarak böyle tecelli ediyor1

17.03.2026 00:59:00
Haber Merkezi/AA
Yeni neslin 'üniversite yutturmacası'na karnı tok!
Yeni neslin 'üniversite yutturmacası'na karnı tok!

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 20-21 Haziran'da gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) için 2 milyon 425 bin 560 adayın başvurduğunu açıkladı. YKS'ye 2025'te 2 milyon 560 bin 649, 2024'te 3 milyon 120 bin 870, 2023'te 3 milyon 527 bin 443, 2022'de 3 milyon 243 bin 334, 2021'de 2 milyon 607 bin 715 ve 2020'de 2 milyon 436 bin 958 aday başvurmuştu. Bu yıl 20-21 Haziran'da gerçekleştirilecek YKS için 2 milyon 425 bin 560 adayın başvurduğu belirtildi. Bu sayı, 2020'deki Covid-19 pandemisinin patlak verdiği yıldan bile düşük!
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.