logo
14 EYLÜL 2026

Hangisi daha sağlıklı, ayçiçeği mi kabak çekirdeği mi?

Genel sağlık profili, mineral zenginliği ve protein oranı açısından kabak çekirdeği bir adım öndedir; ancak hücresel koruma ve antioksidan desteği arayanlar için ayçiçeği çekirdeği eşsiz bir E vitamini deposudur

02.09.2026 12:55:00
Hasan Gündoğdu
 
Hangisi daha sağlıklı, ayçiçeği mi kabak çekirdeği mi?
Hangisi daha sağlıklı, ayçiçeği mi kabak çekirdeği mi?
İki tohum da besinsel açıdan oldukça güçlüdür fakat sundukları temel faydalar birbirinden farklıdır:






Kabak Çekirdeğinin Öne Çıkan Faydaları

Yüksek Magnezyum ve Çinko: Kas fonksiyonları, kaliteli uyku (triptofan içeriği sayesinde), bağışıklık sistemi ve erkeklerde prostat sağlığı için güçlü bir destektir.

Kan Şekeri Dengesi: Yüksek protein ve sağlıklı yağ profili sayesinde kan şekerini daha stabil tutar.

Prostat ve Mesane Sağlığı: İçerdiği fitosteroller ve delta-7-sterol bileşikleri sayesinde erkeklerde iyi huylu prostat büyümesini önlemeye yardımcı olur.






Ayçiçeği Çekirdeğinin Öne Çıkan Faydaları

E Vitamini Deposu: Güçlü bir antioksidan olan E vitamini sayesinde hücresel stresi azaltır, cilt sağlığını korur ve iltihaplanmayı önler.

Kalp Sağlığı: İçerdiği yüksek orandaki doymamış yağ asitleri (özellikle linoleik asit) ve fitosteroller sayesinde kötü kolesterolün (LDL) düşürülmesine katkı sağlar.

B Vitamini Kompleksi: Özellikle folat (B9) ve niasin (B3) açısından zengin olup sinir sistemi sağlığını destekler.






Hangi Durumda Hangisini Seçmelisiniz?

Kabak Çekirdeğini Seçin: Kas krampı yaşıyorsanız, uyku kalitenizi artırmak istiyorsanız, spor yapıp yüksek proteine ihtiyaç duyuyorsanız veya bağışıklık/çinko desteği arıyorsanız.






Ayçiçeği Çekirdeğini Seçin: Cilt ve hücre sağlığınızı antioksidanlarla desteklemek, E vitamini eksikliğini kapatmak ve kalp-damar sağlığınızı korumak istiyorsanız.






Kullanım Tavsiyesi:

Tuzsuz ve çiğ (kavrulmamış) olarak tüketilmeleri, besin değerlerinin korunması ve aşırı sodyum alımının önlenmesi açısından kritik önem taşır. Günde 1 küçük avuç (yaklaşık 30 gram) tüketim, kilo kontrolünü riske atmadan ideal faydayı sağlar.

Sağanak yağış Zonguldak'ta zor anlar yaşattı: Valilik uyardı

Zonguldak'ta aniden bastıran sağanak yağış vatandaşlara zor anlar yaşattı

14.09.2026 13:18:00
İHA
 
Sağanak yağış Zonguldak'ta zor anlar yaşattı: Valilik uyardı
Sağanak yağış Zonguldak'ta zor anlar yaşattı: Valilik uyardı
Zonguldak Valiliği, il genelinde kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklendiğini duyuruldu. Uyarıda, 14 Eylül 2026 saat 00.00'da başlayacak yağışlı sistemin saat 18.00'e kadar etkisini sürdüreceği belirtilerek sel, su baskını, yıldırım, heyelan, ulaşımda aksamalar ve kuvvetli rüzgar gibi risklere karşı dikkatli olunması istendi.






Valiliğin uyarısının ardından beklenen yağış sabah saatlerinden itibaren yüzünü gösterdi. Haftanın ilk gününde sokağa hazırlıksız çıkan vatandaşlar aniden bastıran sağanak nedeniyle zor anlar yaşadı. 






Yağmurdan korunmak isteyenler çareyi bina saçaklarının altına ve çevrede kurulan giysi pazarının çadırlarına sığınmakta buldu. Yanında şemsiyesi bulunan bazı vatandaşlar ise ıslanmamak için hızlı adımlarla yürümeye çalıştı.








Sabah saatlerinde aralıklarla etkisini gösteren sağanak yağışla birlikte zaman zaman şiddetini artıran rüzgar da günlük yaşamı olumsuz yönde etkiledi. Vatandaşların, valiliğin belirlediği saat olan 18.00'e kadar sürmesi beklenen yağışlı hava dalgasına karşı vatandaşların tedbiri elden bırakmamaları istendi.

Mersin'de 7 milyar 640 milyon TL'lik bahis operasyonu: 42 gözaltı

Mersin'in Tarsus ilçesi merkezli gerçekleştirilen 7 milyar 640 milyon 332 bin TL'lik işleme sahip bahis çetesi operasyonunda, 42 şüpheli yakalandı

14.09.2026 13:12:00
İHA
 
Mersin'de 7 milyar 640 milyon TL'lik bahis operasyonu: 42 gözaltı
Mersin'de 7 milyar 640 milyon TL'lik bahis operasyonu: 42 gözaltı
Alınan bilgiye göre, Mersin ve Tarsus Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Şubesi ekipleri yasa dışı bahis suçlarına yönelik çalışma yaptı. Polisin çalışmasında Tarsus merkezli bahis şebekesi belirlendi.






50 şüphelinin banka hesap bilgilerini yasa dışı bahis suçunda kullandırdıklarının tespiti üzerine bugün eş zamanlı operasyona yapıldı. Operasyonda 42 şüpheli yakalandı, çok sayıda dijital materyal de ele geçirildi. Operasyon çerçevesinde ise 8 şüphelinin arandığı öğrenildi.








Öte yandan, gözaltına alınıp emniyete götürülen şüphelilerin hesaplarında 7 milyar 640 milyon 332 bin liralık işlem hacminin olduğu öğrenildi.

Operasyonla ilgili soruşturma sürüyor.

Manisa'da apartmandaki çatlaklar korkuttu

Manisa'nın Turgutlu ilçesinde zemin oturması nedeniyle kolon ve duvarlarında tehlikeli yarıklar oluşan Emirali Apartmanı, hem bina sakinleri hem de çevredekiler için büyük risk oluşturuyor. Hukuki mücadelesini sürdüren ve korkudan geceleri gözüne uyku girmediğini söyleyen bina sakini Halit Erbulut, facia yaşanmadan yetkililerin acil olarak binada inceleme yapmasını ve karar vermesini istiyor

12.09.2026 12:50:00 / Güncelleme: 12.09.2026 12:54:09
İHA
 
Manisa'da apartmandaki çatlaklar korkuttu
Manisa'da apartmandaki çatlaklar korkuttu
Manisa'nın Turgutlu ilçesine bağlı Sefa Mahallesi Subaşı Sokak No: 1 adresinde bulunan Emirali Apartmanı'nın yapımına 2010 yılında bir müteahhit tarafından başlandı. İddiaya göre müteahhidin inşaatı yarım bırakması üzerine, temeli atılmış ve kolonları dikilen inşaat projesini binada hak sahibi olan Turgutlulu esnaf Halit Erbulut devralarak 2011 yılında binayı tamamladı. Ancak aradan geçen yıllar içerisinde zemin oturmasına bağlı olarak binada ufak çaplı çatlamalar başladı. Zamanla bu çatlaklar büyüyerek yapının taşıyıcı sistemlerini de tehdit eden tehlikeli yarıklara dönüştü.






Kendi oturduğu ve dairelerinin bulunduğu binadaki durumu fark eden Halit Erbulut, özel mühendisler getirterek binada inceleme yaptırdı. Yapılan incelemelerde binanın statiğinin tamamen bozulduğu ve yaşanabilecek en ufak bir depremde veya farklı bir sarsıntıda yıkılabileceği tespiti yapıldı. Bunun üzerine Erbulut, inşaata ilk başlayan müteahhite karşı hukuk mücadelesi başlattı. Turgutlu mahkemelerinde görülen davayı kaybeden Erbulut, yılmayarak dosyayı istinafa taşıdı.

"Gerekli mercilere başvurdum ancak hiçbir sonuç alamadım"

Binada yapılacak işlemler için bir sonuç alamadığını belirten Erbulut, "Bu binada yaşıyorum. Binamda zeminden kaynaklı oturmalar oldu. Gerekli mercilere başvurdum ancak hiçbir sonuç alamadım. Ancak çarem kalmadı ve bu binada yaşıyorum. 2011 yılında projesi hazır temeli atılmış ve kolonları dikilmiş bir inşaat durumundan ben devraldım. Binada 8 yıl kadar oturduktan sonra çatlaklar oluşmaya başladı. Biz bunu oturmaya bağlı olduğunu düşündük ancak devam edince tadilat yaptırdık. Ancak tadilat sonrasında da çatlaklar devam etmeye başladı" dedi.








"Apartmandaki herkes korkup kaçtı"

Apartman sakinlerinin binayı terk ettiğini kendisinin de binadan taşınacağını ama binanın çevreye de tehdit oluşturduğunu belirten Erbulut, "Apartmandaki herkes korkup kaçtı. Ben de çıkmayı düşünüyorum. Ancak benim bu apartmandan çıkmam bir şeyi değiştirmiyor. Depremde ve ya bir yıkılma durumunda çevreden geçenlere zarar vereceğini düşünüyorum. Yetkililerin gelip bu konuyla ilgili ne yapılması gerekiyorsa onu yapmaları gerekiyor" ifadelerini kullandı.








"Benim de üzerime düşen ne varsa ben de yapayım"

Binada yapılacak işlemler için adli süreç başlattığını ancak bir sonuç alamadığını ifade eden Erbulut, "Adli süreçte bir hakime düştük. Hiçbir çalışma yapılmadı. Sonra başka bir hakim devraldı davayı ancak bir kere keşfe geldi. Sonrasında da dosyayı reddederek kapattı. İstinaf yolu açıktı ancak 2-3 yıl sürebileceğini öğrendim. Ancak bu süreçte acil bir şekilde binayla ilgilenilmesi gerekiyor. Binayla ilgili güçlendirmeyse güçlendirme, yıkılması gerekiyorsa yıkılması kararı alınsın. Benim de üzerime düşen ne varsa ben de yapayım" dedi.








Temel iki parça atılmış, oturma sınırı aşılmış

Öte yandan, mahkeme sürecinde dosyaya giren bilirkişi heyeti ve itiraz tutanakları ise binadaki vahim tabloyu gözler önüne serdi. İtiraz dilekçelerinde yer alan Turgutlu mahkemelerinin raporlarına göre; binada zemin-yapı ilişkisinin doğru kurulamadığı belirlendi. Tanıklara ve raporlara yansıyan en çarpıcı detay ise binanın temelinin iki parça halinde dökülmüş olması. Birlikte hareket etmesi gereken temelin ayrı hareket etmesi nedeniyle binanın ara sokağa doğru yattığı ifade edildi. İnşaat mühendisliği açısından maksimum 2,50 santimetre olması gereken zemin oturmasının söz konusu binada 5,92 santimetreye ulaştığı ve yapının statik açıdan ciddi şekilde zorlandığı kayıtlara geçti.






Kendi oturduğu ve dairelerinin bulunduğu binadaki durumu fark eden Halit Erbulut, özel mühendisler getirterek binada inceleme yaptırdı. Yapılan incelemelerde binanın statiğinin tamamen bozulduğu ve yaşanabilecek en ufak bir depremde veya farklı bir sarsıntıda yıkılabileceği tespiti yapıldı. Bunun üzerine Erbulut, inşaata ilk başlayan müteahhite karşı hukuk mücadelesi başlattı. Turgutlu mahkemelerinde görülen davayı kaybeden Erbulut, yılmayarak dosyayı istinafa taşıdı.

"Gerekli mercilere başvurdum ancak hiçbir sonuç alamadım"

Binada yapılacak işlemler için bir sonuç alamadığını belirten Erbulut, "Bu binada yaşıyorum. Binamda zeminden kaynaklı oturmalar oldu. Gerekli mercilere başvurdum ancak hiçbir sonuç alamadım. Ancak çarem kalmadı ve bu binada yaşıyorum. 2011 yılında projesi hazır temeli atılmış ve kolonları dikilmiş bir inşaat durumundan ben devraldım. Binada 8 yıl kadar oturduktan sonra çatlaklar oluşmaya başladı. Biz bunu oturmaya bağlı olduğunu düşündük ancak devam edince tadilat yaptırdık. Ancak tadilat sonrasında da çatlaklar devam etmeye başladı" dedi.

Türkiye ve iç güvenlik

Milli Devlet kavramı, yeni dünya düzeninde küçük veya küçültülmüş devletlerden ve dağıtılmış milletlerden bahseden küreselleşme taraftarları için son derece tehlikelidir

12.09.2026 00:01:00
Haber Merkezi
 
Türkiye ve iç güvenlik
Türkiye ve iç güvenlik
Milli Devlet kavramı, yeni dünya düzeninde küçük veya küçültülmüş devletlerden ve dağıtılmış milletlerden bahseden küreselleşme taraftarları için son derece tehlikelidir.

Bu bağlamda milli birlik ve milli bütünlük, ne kadar korktukları iki esas ise; bunlarla ayakta duran "ulus devlet" de o derece globalizmi tehdit eden bir devlet tipidir.

Milli Devlet'in muhafazasında en önemli ve öncelikli unsur, elbette içteki birliğin temin edilebilmesidir. Daha önce de belirttiğimiz gibi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti farklı etnik gruplardan vücut bulmuştur.

Ancak gelenekleri, örf ve adetleri, siyaseti, dini, tarihi ve kültürü bir olarak bir medeniyet birikimi ile şekillenen Türk kimliğimiz, tüm etnik grupları bünyesinde toplamış, yekvücut ve tek kimlik haline getirmiştir; bunun adı Türk milletidir.







Artık burada farklılıklardan değil, tek olan bünyenin asla birbirinden kopartılamayacak ehemmiyeti haiz uzuvlarından, başından, elinden ve ayağından bahsedilebilir.

Gelinen bu noktada asırlarca bir arada, bu muazzez topraklar üzerinde yaşamış yüce milletimizin, hepsi eşit haklara sahip kardeşler olan aziz fertlerinin hangi etnik gruba mensup olduğunun bir önemi kalmamıştır.

Bizim kendi içimizde hallettiğimiz bu mesele, günümüzde küresel güçlerin çomak sokmalarının yanı sıra, içeride özellikle AB'ye uyum bahanesiyle adeta zemin hazırlayan basiretsiz politikacıların ve kimi taşeronların gayretleriyle, parçalanmamızın önünü açabilecek hassas bir nokta olarak değerlendirilmekte ve farklı mecralara çekilmektedir.







Bugün hiç alakası olmamasına rağmen, AB uyum çalışmaları adı altında Türkiye'den etnik bölünme ve ayrımcılığın önünü açacak düzenlemelerin talep edilmesi; bizim kendimizden asla ayrı– gayrı görmediğimiz kardeşlerimizin AB Parlamentosu kararlarında hakları korunması gereken azınlıklar olarak tarif edilmesi küresel bölücü yaklaşımın bir uzantısıdır.

Türkiye haricinde hiçbir devlet için AB üyelik müzakereleri şartları arasında yer almayan ve Türkiye dışında hiçbir ülkeden talep edilmeyen azınlıklara ilişkin düzenlemeler, aslında etnik çeşitlilikte birlik ve ahengi yakalamış olan ve bu ahenkle var olan milletimiz içinde karışıklık ortamı yaratmaktan başka bir amaca hizmet etmemektedir.







Görüldüğü gibi iç güvenliğimizin temini konusu, sadece kolluk kuvvetlerimizin vazifesi olmaktan çoktan çıkmıştır. Konu, iç güvenliğimizi tehdit eden ama uluslararası boyutu da olan siyasi bir mahiyet kazanmıştır.

Bu noktada kolluk kuvvetlerimizin dikkatli çalışmalarının yanı sıra, milli birlik, beraberlik ve bütünlüğümüze halel getirecek tuzaklara ve manevralara karşı ayık olmak, tahriklere kapılmamak bir vatan borcu haline gelmiştir.

Devletimizin bekası ve Cumhuriyetimizin teminatı, milli birlik ve beraberliğimizdir; her zaman ve zeminde ifade ettiğimiz gibi sivil–asker ve devlet–millet birliği esastır.

Bu bağlamda bizce asayişin sağlanmasında asıl sorumluluk, güvenlik güçlerimizin değil, bu birlik ve beraberlik şuurunu vatandaşımıza kazandırması gereken siyasilerimizdedir.







Hangi etnik gruptan olursa olsun, her bireyi kucaklayacak, onu dış tahriklere ve toplum mühendisliği oyunlarına karşı uyanık tutacak olan milli şuur ve değerleri muhafaza edecek, asker–sivil birliği ve dayanışmasını temin edecek, devleti ile milletini kenetleyecek bir siyaset anlayışı, bu tür ayrımcılık hareketlerinin önünü kesecek tek yoldur. Asayişin temininin asıl yolu da budur.

İç güvenliğin sağlanmasını engelleyen bir diğer manevra ise dinler arası diyalog çalışmaları ve misyonerlik faaliyetleridir. En az etnik azınlıklar meselesinin gündem edilmesi kadar tehlikeli olan bu konu, dininden edilen vatandaşların Türklüğünü ve kimliğini inkâr noktasına sürükleyerek ayrımcılık ve bölücülüğe itmektedir.

Gayr– ı Müslimlerin her türlü can, mal namus, din ve vicdan emniyetini doya doya yaşadıkları medeniyet tarihimizde olduğu gibi; bugün de bizim, elbette hiç kimsenin dini inancı ile bir sorunumuz yoktur, olamaz.

Ancak 'dinimi anlatıyorum' aldatmacasının arkasında sergilenen "etnik alt kimlikleri kaşıma ve etnik parselasyon" planları, işin sadece din anlatmak olmadığını göstermektedir.







Son dönemde özellikle AB'ye uyum sürecinde, misyonerlik faaliyetleri ile binlerce gencimiz, dinini değiştirmiştir. Bu projenin ikinci adımı ise İslam dininden kopartılan Türk gençlerine, Sen Türk değilsin, aslın Rum'dur veya aslın Ermeni'dir, aslı şudur, aslın budur, şeklindeki bölücü etnik telkindir.

Böylece Türk olmadığına ikna edilen bir vatandaşımızın ise, Anadolu toprakları aslında Türk yurdu değildir, söylemlerine karşı bir tepki vermesi elbette beklenemez.

Can, mal ve namus emniyetinin devlet eliyle temin edilmesi de bir ülkede iç güvenlik vardır, demek için, olmazsa olmaz hususlardır.

Eğer bu temel haklar, devlet tarafından korunamazsa; o zaman her şahıs için, kendi hakkını kendi kurallarına göre koruma yolu açılır ki, bu da huzur ve düzeni bozacak çok sakıncalı bir durumdur. Bu bakımdan Milli Devlet anlayışında, hakların koruyucusu ve teminatı yalnızca devlettir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

7 kişinin öldüğü yangın davasında 2 zabıta müdür vekili tutuklandı, 4 kamu görevlisi tahliye edildi

Kocaeli'de kozmetik fabrikasında 7 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin davanın 4'üncü duruşmasında ara karar verildi. Mahkeme heyeti, 2 zabıta müdür vekilinin tutuklanmasına, 4 kamu görevlisinin ise adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağıyla tahliye edilmesine hükmetti. Diğer 6 tutuklu sanığın mevcut durumunun devamına karar vererek duruşmayı erteledi

10.09.2026 12:03:00
İHA
 
7 kişinin öldüğü yangın davasında 2 zabıta müdür vekili tutuklandı, 4 kamu görevlisi tahliye edildi
7 kişinin öldüğü yangın davasında 2 zabıta müdür vekili tutuklandı, 4 kamu görevlisi tahliye edildi
Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 4'üncü celsesi, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde yapıldı. Şirket ve belediye yetkililerinin de aralarında bulunduğu 10'u tutuklu, 1'i firari toplam 23 sanığın yargılandığı duruşmaya tutuklu sanıkların yanı sıra bazı tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları katıldı. Fabrika sahipleri ve yöneticilerinin de yargılandığı dosyada sanıkların savunmaları alındı. Yakınlarını kaybeden aileler, tüm sanıklardan şikayetçi oldu.






2 kişi tutuklandı, 4 kişi serbest kaldı

Alınan savunma ve ifadelerin ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. Mahkeme, Zabıta Müdür Vekili N.B. ile eski Zabıta Müdür Vekili C.T.'nin tutuklanmasına karar verdi. Heyet, eski Yapı Kontrol Müdürü C.S., eski Yapı Kontrol Müdür Vekili S.S., dönemin İmar ve Şehircilik Müdürü ve Belediye Başkan Yardımcısı H.S. ile Yapı Kontrol Müdürü M.T.'nin adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı şartıyla tahliye edilmesine hükmetti.

Diğer sanıklar; Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı N.T., İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Ali Osman Akat, Gökberk Güngör, Abdurrahman B.'nin tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 3 Kasım'a erteledi.









7 kamu görevlisine 22 yıl 6 aya kadar hapis talebi

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, eski İmar ve Şehircilik Müdürü H.Ö., eski Yapı Kontrol Müdürü C.S., Yapı Kontrol Müdürleri S.S. ve M.T., Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı N.T., eski Zabıta Müdürü C.T. ile Zabıta Müdür Vekili N.B. hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edilmişti.








Olayın geçmişi

Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi'ndeki Ravive isimli kozmetik dolum tesisinde 8 Kasım 2025'te yangın çıkmıştı. Yangında çalışanlardan Hanım Gülek (65), Esma Gikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmiş, 6 kişi yaralanmıştı. Fabrika sahiplerinden Kurtuluş Oransal ise tutuklu bulunduğu cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonrası kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.









İddianamede Ravive Kozmetik yetkilileri İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen LYKEE Kozmetik firmasının yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında "olası kastla öldürme" suçundan 7'şer kez müebbet, "nitelikli mala zarar verme" suçundan ise 3'er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.

Fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi firari Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D. ile binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.'nin "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti. Ali Osman Akat, Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B. hakkında ise "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.

Kazaya sebebiyet verdi, yaralı sürücüyü bırakıp kaçtı

Dönüş yapmak isteyen otomobile çarpmamak için manevra yapan motosiklet sürücüsü devrilerek sürüklendi. Kazaya sebebiyet veren otomobil sürücüsü ise olay yerinden kaçtı

10.09.2026 11:01:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kazaya sebebiyet verdi, yaralı sürücüyü bırakıp kaçtı
Kazaya sebebiyet verdi, yaralı sürücüyü bırakıp kaçtı
Antalya'nın Manavgat ilçesinde dönüş yapmak isteyen otomobile çarpmamak için manevra yapan motosiklet sürücüsü devrilerek sürüklendi. Kazaya sebebiyet veren otomobil sürücüsü ise yaralı sürücüye yardım etmek yerine olay yerinden uzaklaştı.






Kaza, Manavgat ilçesi Örnek Mahallesi 1525 Sokak'ta meydana geldi.

Şükrü Sözen Köprüsü istikametine seyir halindeki Mesut K.'nın kullandığı 07 LJB 75 plakalı motosiklet yasak olmasına rağmen 1057 Sokak istikametine dönüş yapmak için sola manevra yapan sürücüsü tespit edilemeyen 07 JG 147 plakalı otomobile çarpmamak için manevra yaptı. Motosikletin kontrolünü kaybeden Mesut K. devrilerek sürüklenmeye başladı.







Yardım etmek yerine yoluna devam etti

Güvenlik kamerasına yansıyan kazanın ardından kazaya sebebiyet veren otomobil sürücüsü kısa süre duraklamanın ardından yaralı motosiklet sürücüsüne yardım etmek yerine ambulans ve trafik ekibini beklemeksizin olay yerinden ayrıldı. Kazada yaralanan motosiklet sürücüsü 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.








Kazanın ardından olay yerini terk eden otomobilin sürücüsünün belirlenmesi için emniyet güçleri tarafından çalışma başlatıldı.

Kocaeli'de 5,4 milyon liralık kaçakçılık operasyonu

Kocaeli'de jandarma ekiplerince Dilovası ve Gebze'de 3 araçta yapılan aramalarda piyasa değeri yaklaşık 5 milyon 400 bin TL olan kaçak ürünler ele geçirildi. Operasyonda 4 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı

09.09.2026 14:28:00
İHA
 
Kocaeli'de 5,4 milyon liralık kaçakçılık operasyonu
Kocaeli'de 5,4 milyon liralık kaçakçılık operasyonu
Kocaeli İl Jandarma Komutanlığınca kaçakçılık suçlarıyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar kapsamında, Dilovası ve Gebze ilçelerinde 3 araçta arama gerçekleştirildi. 6-7 Eylül tarihlerinde yapılan aramalarda piyasa değeri yaklaşık 5 milyon 400 bin lira olan çok sayıda kaçak ürün ele geçirildi.






Ekiplerce yapılan aramalarda 500 paket ısıtılmış elektronik sigara tütünü, bin paket kaçak sigara, 238 elektronik sigara ve ünlü markalara ait bin 500 çift gümrük kaçağı terlik bulundu. 






Operasyon kapsamında 4 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.

Antalya'da 15 katlı binada can pazarı

Antalya'da 15 katlı binanın dış cephesini boyayan iki işçi, iskele halatının boşalması sonucu 13'üncü katta asılı kaldı. Emniyet halatları sayesinde ölümden dönen işçiler, kendi imkanlarıyla dairenin balkonuna girdi

09.09.2026 14:17:00
İHA
 
Antalya'da 15 katlı binada can pazarı
Antalya'da 15 katlı binada can pazarı
Olay, dün öğle saatlerinde Muratpaşa ilçesi Meltem Mahallesi Dumlupınar Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, isimleri öğrenilemeyen iki işçi 15 katlı binanın dış cephesinde boyama yaptığı sırada iskele henüz belirlenemeyen bir nedenle düşmeye başladı. Bu sırada iki işçi emniyet kemerlerinden halatlara tutulu vaziyette asılı kaldı. Büyük bir tehlike atlatan işçiler, kendi imkanlarıyla 13'üncü kattaki dairenin balkonuna girdiler. İskele ise apartmanın dördüncü katındaki klima ve balkon demirlerine takılı vaziyette durdu.






İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Adrese gelen ekipler, işçilerin güvenli bölgede olduğunu görünce, bina etrafında şeritlerle güvenli alan oluşturdu.

Dairede oturanların olmaması nedeniyle bir süre balkonda bekleyen işçiler, ardından ev sahibinin gelmesi sonrası aşağı indi. İşçilerin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.








"Çok korktum"

Olayın görgü tanıklarından Gülefer Anlak, "Yemek yemeye geliyordum. Karşı yoldan geçip kaldırımın dibine ulaştığımız sırada apartmandan iskeleler yuvarlandı. Bir baktım, iki beyefendi asılı halde kalmış. O anda çok korktum. Yanımdan geçen, yandaki inşaatta çalıştığını öğrendiğim beyefendiye, 'Lütfen hemen yardım çağırın' dedim. O da bana, 'Abla, bu iskelenin böyle olması ikinci kez oluyor' dedi. Ben de 'Neden aynı iskeleyi tekrar tekrar kullanıyorlar' İnsanların canı bu kadar mı değersiz' diye tepki gösterdim. Çok üzüldüm. Allah'tan canları kurtuldu. İtfaiye çağrıldı, şimdi müdahale ediliyor" dedi.




















Boşanma davasından çıkan aileler birbirine girdi: 1 ölü, 5 yaralı

Adana'da boşanma davasından çıkan iki aile arasında çıkan silahlı, sopalı ve döner bıçaklı kavgada 1 kişi hayatını kaybederken 5 kişi yaralandı

08.09.2026 13:49:00
İHA
 
Boşanma davasından çıkan aileler birbirine girdi: 1 ölü, 5 yaralı
Boşanma davasından çıkan aileler birbirine girdi: 1 ölü, 5 yaralı
Edinilen bilgiye göre, olay, merkez Yüreğir ilçesi Mustafa Kemalpaşa Bulvarı'nda meydana geldi. İddiaya göre, henüz isimleri öğrenilemeyen iki aile, Adana Adliyesi'nde boşanma davasından çıktıktan sonra henüz belirlenemeyen nedenle tartışmaya başladı.






Adliye önünde başlayan tartışma bir süre sonra kavgaya dönüştü ve taraflar 2 otomobil, 1 motosikletle bölgeden uzaklaştı. Bulvar üzerinde tekrardan duran taraflar, bu seferde tabanca, döner bıçağı ve sopalarla birbirine girdi.








Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edilirken kavgada Cebrail Timi tabancayla vurularak hayatını kaybederken 5 kişiyse vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralandı.








Yaralılar, olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından kentteki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.

Polis ekipleri olay yerinde geniş güvenlik önlemi alırken, kavgaya karışan şüphelilerden 3'ü gözaltına alındı.









Bagajı açtılar, sopa ve bıçaklar çıktı

Öte yandan, araçlarda inceleme yapan polis ekipleri, 01 EK 022 plakalı otomobilin bagajını açtığında çok sayıda bıçak ve sopayla karşılaştı.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.






Mersin'de orman yangını: Alevler rüzgarın etkisiyle yayılıyor

Mersin'in Bozyazı ilçesinde çıkan ve rüzgarın etkisiyle büyüyen orman yangınına ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi sürüyor

08.09.2026 13:46:00
İHA
 
Mersin'de orman yangını: Alevler rüzgarın etkisiyle yayılıyor
Mersin'de orman yangını: Alevler rüzgarın etkisiyle yayılıyor
Edinilen bilgiye göre, Tekeli Mahallesi Akdam mevkisinde, seraların bulunduğu alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.






Alevler, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede çevredeki ormanlık alana yayıldı. İhbar üzerine bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekipleri sevk edildi.








Yangına havadan ve karadan müdahale edilirken, ekiplerin alevleri kontrol altına alma çalışmaları devam ediyor.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.