logo
29 NİSAN 2026

Haray haray men Türkem!

13.07.2014 00:00:00
Bugün Türkiye ve Türk milleti çok hızlı bir değişim ve dönüşüme tabi tutuluyor. Akla hayale gelmedik algı operasyonlarıyla, dahilî ve haricî bedhâhlar ittifakıyla, oluk oluk para harcanacak, yüzlerce televizyon kanalı, gazete, dergi ve sivil (sefil) toplum kuruluşu baskılarıyla, bombardımanlarıyla Türkiye, Türk devleti olmaktan çıkarılıyor, Türk milleti millet olmaktan uzaklaştırılıp kuru bir kalabalığa, boş saman çuvalına dönüştürülüyor. Çünkü Türk milleti, milliyet ruh ve şuurunu, Türklük kimliğini kaybederse, Irak ve Suriye Türkleri tasfiye edilip vatanları üzerinde korsan Barzani devleti kurulmasına itiraz etmezler. Türkiye Türklüğü Türklüğünü unutursa hatta reddederse ve inkâr ederse, kendi vatan topraklarında PKK korsan devletçiğinin inşa edilmesine itiraz etmezler. Türkler, Türklüklerini unutursa, maddi ve manevi bütün zenginliklerinin emperyalistler tarafından yağmalanmasına ses çıkarmazlar. Emperyalistler bunun için Türkleri Türklüklerinden uzaklaştırıyorlar. Bugün nüfusunun neredeyse tamamının Türk olduğu Türkiye'de Türkler, Türk düşmanlığı propagandalarına esir olmuş vaziyette. Öz be öz Türkoğlu Türkler, iki temel zaaflarıyla: Korku ve menfaat zaaflarıyla kendi devletlerini, vatanlarını, siyasetlerini, ekonomilerini Türklüğü yok etmek isteyen zihniyete teslim etmiş. Millet olamamış, korku ve menfaatlerinin esiri olmuş kalabalık, kendi kimliğini, Türklüğünü reddediyor. Küçücük menfaatleri kesilecek diye hepsi sus pus olmuş, Türk'üm demekten korkar olmuşlar. Öz be öz Türk oldukları halde Türk'üm diyememektedirler. Âdeta Türklükten kaçmaktadırlar. Bütün mesele, tamamen sanal, gerçek dışı, hayalî korkuya dayalı bir algı yanılsamasından ibarettir. Bu durumun farkına varılsa bütün mesele hallolacak, Türkler öz benliğine dönecek. Bu durumu ayan beyan anlatan bir Türk fıkrası: Adamın biri elinde bıçakla camiye dalar: "Ey cemaat içinizde Müslüman olan var mı?" der. Kimseden ses çıkmaz. Sadece yaşlı biri "Ben varım" der. Bıçaklı adam ihtiyara: "Bir dakika dışarı gelir misin" diyerek götürür. Biraz ötede bağlı bir koyunun yanına gidip: "Amca, bu kurbanı kesmeme yardımcı olur musun, İslamî kurallara uygun keselim" der. İhtiyar koyunu kesmeye başlar. Ama gücü yetmez, beceremez her taraf kan olur. Tabii kurban sahibi eli bıçaklı adamın da üstü başı kan içinde kalır. İhtiyar: "Oğlum camiye git, başka birini bul" der. Adam elinde kanlı bıçağı ile camiye dalar: "İçinizde başka Müslüman var mı?" der. Yaşlı adamı götürüp kestiğini zanneden cemaat ses çıkarmaz, ama hepsi dönüp imama bakarlar. İmam telâşla bağırır: "Ne bakıyorsunuz ulan, iki rekât namaz kıldırmakla Müslüman mı olduk!"Bu fıkrayı günümüz Türk kalabalığına uyarlayalım. Camiyi yani vatanı dolduran bir sürü adam, Türk kalabalığıdır. Eli bıçaklı bir tek adam da PKK, IŞİD ve onların Türkiye'deki açıktan ve gizli koruyucusu, destekleyicisi, işbirlikçisi, besleyicisi olan sahtekâr İslamcı siyasetçiler ve Türk düşmanı çevrelerdir. O ümmet ve millet olamamış kalabalık insan yığını olan cemaatin imamı da milliyet bilincinden uzak, salt kendi kişisel menfaatini öne çıkararak Türk kalabalığının önderi konumunda olanlardır. Hem cemaat olan Türk kalabalığının eli bıçaklı adamdan korkması, hem de Türk kalabalığının liderinin, cemaatini ve milletini temsil şuurundan uzak bir şekilde sadece canını kurtarmak istemesi, bireysel menfaatine tapınan bir tavırla kimliğini inkâr etmesi hali, hiçbir Türk kusura bakmasın, ama bugünkü Türklerin halidir. Eli bıçaklı PKK ve IŞİD'den ve onların İslamcı görünen siyasi destekçilerinden korkan Türk kalabalığı, kalabalık olmaktan bir an önce sıyrılıp "Türk milleti" olma bilincine kavuşmadıkça hem PKK hem de IŞİD zihniyeti tarafından teker teker sıraya dizilip koyun gibi boğazlanarak yok olup gidecektir. Ey Türk! Titre ve kendine dön!
 
Prof. Dr. Nurullah Çetin / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.