logo
23 MAYIS 2026

HASRETLE, MİNNETLE VE ÖZLEMLE...

 
Fikir adamı, siyaset adamı, gönül adamı, BTP'nin merhum Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın aramızdan ayrılışından bu yana tam bir yıl geçti. Baş Hocamızı hasretle, minnetle, özlemle yâdediyoruz. Baş Hoca önceki gün İstanbul'da duygu ve gözyaşı dolu bir programla yâdedildi. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, kapanışta yaptığı konuşmada, "Söz bitti evet ama fikirler bitmez, davalar bitmez. Kıyamet sabahına kadar savunulacak bir kale bıraktı bize" dedi.
 

14.04.2021 00:10:00
 HASRETLE, MİNNETLE VE ÖZLEMLE...
 HASRETLE, MİNNETLE VE ÖZLEMLE...
 
 
RECEP BAHAR / İSTANBUL
 
Devlet adamı, fikir adamı, siyaset adamı, gönül adamı, aksiyon adamı... Mütefekkir, âlim, dost, yâren ve mümtaz şahsiyet. Kelimelerin tanımlamakta aciz kaldığı güzel insan... Bağımsız Türkiye Partisi'nin merhum Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın, Baş Hoca'nın aramızdan ayrılışından bu yana tam bir yıl geçti. Ne kadar da çabuk geçti. Özlemimiz, hasretimiz hiç azalmadı; acımız hiç dinmedi. Bağrımız hep yanık, kafamız hep düşünceli... 
 
Baş Hoca'nın yoluna baş koyduk
 
Geçen yıl bugün yeri doldurulmayacak bir insanı Hakk'a uğurladık. Sadece eşi benzeri bulunmayan bir insanı değil, aynı zamanda akıl hocamızı, rehberimizi... Hayatımızıda derin bir boşluk oluştu. Bizlere her daim, her konuda yol gösteren yıldızımız söndü. Yüreklerimize çöken bu dayanılmaz acı asla dinmeyecek. Ancak devam etmemiz gerekiyor, O da böyle olsun isterdi. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş liderliğinde ülkemiz için yeni fikirler üretmenin, bu fikirleri uygulamaya koymak için yola devam etmenin şanlı görevi bizlere düşüyor. Baş Hoca'mızın bize gösterdiği yolun devamını getirmemiz gerekiyor. Buna layık olduğumuzu göstermemiz gerekiyor. 
 
Duygu dolu anma programı
 
Baş Hoca'yı vuslatının birinci yılında anmak için İstanbul'da önceki akşam gözyaşlarının sel olup aktığı bir program tertip edildi. BTP Sözcüsü Emre Polat'ın sunduğu, BTP Genel Başkan Yardımcısı Fuat Şengül'ün açılış konuşmasını yaptığı programda okunan özel şiirler duygu seli oluşturdu. Kapanış konuşmasını ise BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş yaptı. BTP Lideri'nin konuşması muhtevasıyla, duygsuyla kısaca her yönüyle çok özeldi... Baş Hoca ancak bu kadar güzel, bu kadar veciz anlatılabilirdi. İşte o özel konuşma... 
 
Mücadele insanı Haydar Hoca
 
"Biz olmasaydık da o bu mücadeleyi verirdi ama o olmasaydı biz asla böyle bir mücadele veremezdik. Yalnızlığın senfonisiydi onunki sessizliğin gürültüsü kimsesizliğin kalabalığıydı. 
Sonra bir gün gitti. Gökyüzü bile saygı duydu onun gidişine, zaten o nereye gitse şenlenirdi her yer, nereden gitse hüzün kaplardı onsuzluğu. 
Kimseye borçlu kalmazdı, herkesten alacaklıydı. Alacaklı gitti bu dünyadan sonsuzluk âlemine, umarım bizi de alacakları arasına yazmıştır. 
 
Evladı olmak ne güzel
 
Kim mutlu ederdi ki bizi onun kadar, hangi derdimiz onunla derman bulmazdı. Adaletin, asaletin, merhametin temsilcisiydi benim babam, hiçbir şeyden gururlanmadım onun evladı olmaktan fazla. Hiç de istemedim onun evladı olmaktan fazlasını. 
Bir servetti onunla yaşamak; ilmi, irfanı, sevgiyi, muhabbeti, feraseti kana kana içmekti. Bazıları vardır hayatta sen ne istersen onu verirler sana. Yunuslar vardır, Mevlanalar vardır, Aliler vardır böyle. İşten benim babam da böyle biriydi dostlar. Sen ne istersen onu verirdi sana. Sen ne olmak istersen o olurdun onun yanında. Öyledir ki onlar, gözyaşı onları getirmez de bir muhabbet demi peydah oldu mu doya doya hissedersin sevgisini.
Dar gün adamıydı benim babam, vefalıydı, ne zaman ah çeksen yanında belirirdi, hala öyle bilir misiniz, zor gününde an onu sen. Bak ne kapılır açılır adama. Böyle bir deryaydı işte kadın erkek çocuk yaşlı kimi anlamazdı ki. Ha bir de hiçbir şey istemezdi kimseden, tek bir isteği vardı: İnsan ol. O insanı da tarif ederdi, "gönüldür derdi insana" içli içli. 
Hiç kızmaz mıydı. Tabi kızardı hem de en fiyakalısından. Bir kızdı mı dağlar titrerdi. Yer sallanırdı. Ama bir merhamet ederdi sonra. Dünyaları bir adamın gönlüne nasıl sığdırırdı hayret ederdin. Bilirdi masayı devirmeyi de, gönül almayı da. 
Kısacası tam bir babaydı benim babam. Babam varsa ben bu işi yaparım derdin. Hani 3 yaşında çocuk kafa tutar ya dünyaya o misal. Kararlıydı, azimliydi, en önemlisi iradeliydi. 
 
Allah'a güveni tamdı
 
Ne zaman başı sıkışsa Allah'ına güvenirdi. Başka bir bağ vardı Allah ile arasında. He vallahi. İstemeyi bilirdi Yaradan'dan. İstediğini de ihsan ederdi Yaradan. Gerçi tek istediği milletinin bağımsızlığıydı. Benim babam dünyanın derdini yüklendi de dünya benim babamı çekemedi. 
Dedim ya alacaklı gitti dünyadan alacağını da tahsil etmek için bizi bıraktı geride. Yoksa kimseyi geride bırakmazdı o. Bir yolculuğa çıkarken mesela. Kafasında vardı yolcu listesi. Herkesi tek tek sorardı bindi mi arabaya diye. Hiç kendini düşünmedi benim babam hep hakkı hukuku düşündü. Hep dostlarını düşündü, hep davasını düşündü. Hep milletini düşündü. Hem de öyle bir düşündü ki ondan sonra onu düşünmekten başka hiçbir şey düşünemez olduk biz. 
 
Çok farklı bir insandı
 
Birisi demişti "Bütün güzel cümlelerin bittiği yerde başlayan adamdır Haydar Hoca" diye, öyle bir adamdı işte. Haydar Hoca'ydı benim babam herkesin Haydar Hocasıydı. Telefonu açtığında "Ben Haydar Hoca" derdi. Herkes bilirdi onun kim olduğunu da kimse sevemedi onu onun bizi sevdiği kadar. 
Mesela pek severdi Kisarna'yı. Bizim oralarda çıkan bir maden suyuydu. Çok severdi balık yemeyi. Memleketine de aşıktı. Her köşesi cennetti onun için. Milletini de epey severdi. "Dünyada lider bir millettir" derdi, tarihiyle inancıyla mücadelesiyle sevgisiyle başka milletti onun için Türk milleti. 
Çok başka bir fikir adamıydı. Açlığa sefalete dur demişti. Öyle formüller koydu ki şimdi dünya bir araya geliyor onun söylediklerini uygulamaya başlıyor. "Sen hiç yamalı pantolon giydin mi oğlum" derdi, "Aç gezdin mi sen" derdi. Evet, benim babam aç gezdi. Çile çekti, ihanete uğradı ama sadakati Hakk'a idi. Bir an bile sadakatinden taviz vermedi.
 
Çok çalıştı milleti için
 
Çok çalıştı benim babam. Ama çok da yoruldu. Gitmek istedi buralardan. "Hastalık bahane, ecel Allah'tan" derdi. Yoksa sağlığına çok dikkat ederdi benim babam. Sadece kendi sağlığına mı etrafındaki herkesin sağlığına çok dikkat ederdi. Birinin en ufak bir başı ağrısa mesela hemen hastaneye yollardı "aman dursun birazdan geçer" demezdi. Kimisinin hayatını kurtarmıştır böyle. Kumru ablası vardı mesela. Çok severdi, hep anlatırdı. Onla ilgilenmişti en son. Hayat vermişti adeta Kumru'lara, Hüseyin'lere, Ayşe'lere, Fatma'lara.
 
Atatürk gibi adamdı
 
Atatürk gibi adamdı benim babam. Kimse görmezdi tehlikeyi ama onun gözünden kaçmazdı. Bir FETÖ belası sardı milletimizin başını. Öyle bir savaştı ki onlarla. Haydar Hoca'nın adını duyunca kaçacak delik ararlardı. Düşmanının bile Haydar Hocasıydı benim babam. 
Emin adamdı benim babam. Kimse kimseye güvenmezken Haydar Hoca emanetimize sahip çıksa derdi insanlar. Begoviç der ya "Her şey bittiğinde düşmanlarımızın ne dediğini değil dostlarımızın ne demediğin hatırlayacağız." 
Babam öyleydi. Çok önemserdi sahip çıkılmayı. Ona sahip çıkanı da asla bırakmazdı. Her şeyiyle sahip çıkardı. Mesela en son bir geziye çıkmıştık. Antep'e vardığımızda saat ileriydi. Evde bir şeyler yedik. Uğur Abi aradı beni, "Hocam istirahat mi eder, biz geçelim mi eve" diye sordu bende ilettim babama. Ayağa kalktı "Evladım, bizim biraz yorulmamız lazım" dedi. Niye, biliyor musunuz? O insanlar babama sahip çıkmıştı babam da onları hiç yalnız bırakmak istemedi. Nerden bilirdik ki son gezisi olduğunu. Ama anladım ki o biliyormuş. 
Çok üstüne gelmek istediler hayat boyu ama o hiç boyun eğmedi, kim geldiyse boyunun ölçüsünü aldı. Son zamanlarında 'yurtdışına çıkma' dediler, babam 'yasak sana' dediler, tüm dünyayı evine kapattı da gitti. Ve en sonunda beratını aldı da öyle gitti. 
Bir Öğüt Gecesi yapmıştık, orada Baki Hocayı anlatırken, "Gece saat 3 kapısına giderdim, Baki şu meseleyi istişare etmemiz lazım diye" dedi. Sonra dedi ki "Ben şimdi kimin kapısına gideceğim?" E biz şimdi kimin kapısına gideceğiz. Çok düşündüm. Ama anladım. Kapısı hep açık bize Haydar Hoca'nın. Fikriyle, davasıyla kapısı bize hep açık... 
Özel hissettirirdi insanı babam. Ama öylesine özel değil. Biz onunla insanlığı kurtarma yolculuğuna çıkmıştık. İnsanlığı kurtarmak… Ne kadar özel bir şey, değil mi? Evlatlarının geleceği için dünyayı güzelleştirdi, dünyanın geleceği için evlatlarını yetiştirdi. 
 
Denge adamıydı
 
Tam bir denge adamıydı, ölçü adamıydı benim babam. "Her şeyin bir ölçüsü var, ölçüyü aşmayın" derdi. Şimdi bakıyorum kurtarmış insanlığı. Açlıktan, sefaletten, sömürülmekten kurtarmış insanları. 
Fedakâr adamdı. Yağmur mesela darılmaz ne şemsiye açana, ne de üstüne basana. Devletine, milletine askerine her zaman sahip çıktı. "İlmimim zekâtı etmez bunlar" derdi ama hiç kıskanmadı ilmini bizden.  
Kim ne derse desin özel adamdı bizim babamız. Güzel giyerdi, tertemizdi her zaman, ayakkabısı janti, saçları dalga dalga nizamiydi. "Kafası Zenit saati gibi" derdi kimisi için asıl kendinin bir kafası vardı, tıkır tıkır işlerdi. Tarihçilere tarihi, filozoflara felsefeyi, sosyologlara toplumu, iktisatçılara ekonomiyi, ilahiyatçılara dini, sanatçılara sanatı öğretti benim babam. Dünya meseleleri basitti onun için. Ama çok kızardı hiçbir şey bilmeyip biliyormuş gibi yapanlara. Dedim ya kaçmazı onun gözünden hiçbir şey. 
Neyse ben babamı anlatmaya kalksam günler alır. Zaten anlatılınca anlaşılan biri değildi benim babam, yaşamak lazımdı onu. Ne mutlu ki yaşadık ve tanıdık Haydar Hoca'yı. 
 
Sözün bittiği tarih
 
Gerçi sözün bittiği yerdeyiz. Nerde miyiz, 14 Nisan'dayız. Kumruların sustuğu gündeyiz. Söz bitti evet ama fikirler bitmez, davalar bitmez. Kıyamet sabahına kadar savunulacak bir kale bıraktı bize. Bu kale Türk milletinin bağımsızlığının kalesidir. Atatürk ilkelerinin, Cumhuriyet bilincinin yılmaz savunucularının kalesidir. Bu kale ahde vefanın kalesidir, bu kale bir eline ayı bir eline güneşi verseler davasından vazgeçmeyeceklerin kalesidir. Hayırlı uğurlu olsun."

Fethiye Belediye Başkanı Karaca, silahlı saldırıya uğradı

Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, uğradığı silahlı saldırı sonucu ayağından yaralandı. Olay sonrası hastaneye kaldırılan Karaca'nın tedavisinin sürdüğü öğrenildi

23.05.2026 16:58:00 / Güncelleme: 23.05.2026 17:01:49
İHA
Fethiye Belediye Başkanı Karaca, silahlı saldırıya uğradı
Fethiye Belediye Başkanı Karaca, silahlı saldırıya uğradı
Edinilen bilgilere göre, saldırganın, yüzünde maske ile Karaca'nın evinin bulunduğu bölgeye geldiği ve burada silahla ateş açtığı öğrenildi. Saldırının ardından şüphelinin olay yerinden kaçtığı, kaçış sırasında ise inşaat halindeki bir bölgede görüldüğü öne sürüldü.






İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralı olarak hastaneye kaldırılan Alim Karaca'nın sağlık durumuyla ilgili resmi açıklama beklenirken, polis ekipleri kaçan şüphelinin yakalanması için geniş çaplı çalışma başlattı.








Fethiye Kaymakamı Fatih Akkaya, hastaneye gelerek Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca'nın sağlık durumu hakkında bilgi aldı. Kaymakam Akkaya hastane çıkışında, "Başkanımızın sağlık durumu gayet iyi. Gerekli tedavisi doktorlarımız tarafından yapılıyor. Fail ve failleri yakalamak için çalışmalarımız sürüyor" dedi.

CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı


 
 
CHP'den 2024'teki yerel seçimleri kazanan Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak, "irtikap" suçundan tutuklandı.

23.05.2026 14:24:00 / Güncelleme: 23.05.2026 14:35:11
AA
CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı
CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı

Çok sayıda müşteki şikayeti üzerine Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca "irtikap" suçundan başlatılan soruşturma kapsamında dün Antalya yolunda gözaltına alınan Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak, "irtikap" suçundan tutuklandı.
Albayrak'ın emniyetteki işlemleri tamamlandı. Adliyeye sevk edilen Albayrak, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Olayın geçmişi

Müşteki E.Ö, 2023'te ruhsat aldığı inşaatı devam eden taşınmazının iskan işlerinin tamamlanması için kendisine babası H.Ö. aracılığıyla ulaşarak 2.5 milyon lira talep eden Albayrak'ın bunun karşılığında çek almayı kabul ettiğini, sonrasında inşaatına kısmi iskan aldığını beyan ederek Düzce Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmuştu.
Ayrıca H.P'nin de aynı gerekçelerle inşaatının durdurulduğu ve çalışanı F.Ç. aracılığıyla Albayrak'ın kendisinden 1 milyon lira talep ettiğini ancak parayı vermediği için inşaat faaliyetlerinin devamına izin verilmediğine yönelik şikayeti ile benzer nitelikteki çok sayıda şikayet üzerine Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca "irtikap" suçundan soruşturma başlatılmıştı.
Belediye Başkanı Albayrak hakkında gözaltı kararı verilmiş, evinde ve belediye iştirakinde arama yapılmıştı.
Antalya'ya gittiği belirtilen Albayrak, dün Afyonkarahisar'da gözaltına alınarak Düzce'ye getirilmişti.

MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu

Milli İstihbarat Teşkilatı, sınır ötesinde DEAŞ'a yönelik bir operasyona imza attı. MİT'in Suriye'de Suriye İstihbarat Servisi ile koordineli gerçekleştirdiği operasyon sonucu Kırmızı Bülten ile aranan 10 DEAŞ'lı yakalanarak Türkiye'ye getirildi. MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı'nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda 10 DEAŞ mensubunun 9'u tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı

23.05.2026 12:06:00 / Güncelleme: 23.05.2026 12:11:38
İHA
MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu
MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu
Yakalananlardan biri Ankara Gar saldırısı ile bağlantılı

MİT'in istihbari çalışmaları sonucunda, Türkiye'den Suriye'ye geçerek DEAŞ terör örgütüne katılan Türk kökenli şahıslar tespit edildi. Yapılan istihbari çalışmalar sonucu bu şahısların DEAŞ bünyesinde faaliyet gösterdiği ortaya çıkarıldı. Ayrıca söz konusu şahısların geçmişte Türkiye'de gerçekleştirilen birçok terör eylemi içerisinde yer aldığı da belirlendi.

Yakalanan DEAŞ'lı 10 teröristten birinin, 109 kişinin hayatını kaybettiği Ankara Garı saldırısının failleri ile bağlantılı olduğu da ortaya çıktı.






Suriye'de sınır ötesi operasyon

MİT, DEAŞ mensubu 10 şahsın Suriye'de olduğunu tespit etmesi üzerine Suriye İstihbarat Servisi ile iletişime geçti. Kurulan koordine sonucu sahada çalışmalar yürütülmeye başlandı. Yürütülen çalışmalar neticesinde şahısların yerleri tespit edildi. Teröristlerin hareketleri adım adım izlendi.









Düzenlenen operasyon ile DEAŞ'lı 10 terörist Suriye'de yakalanarak Türkiye'ye getirildi. MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı'nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda 9 DEAŞ mensubu sorgularının ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı.








DEAŞ'lı 10 terörist Emniyet'te verdikleri ifadelerinde;
- DEAŞ tarafından verilen eylem talimatlarına,
- DEAŞ bünyesinde aldıkları silahlı ve dini eğitimlere,
- DEAŞ adına gerçekleştirdikleri propaganda faaliyetlerine,
ilişkin hususları aktardı.








DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüten 10 şahısların Kırmızı Bülten ile aranan şahıslar:

DEAŞ'ın Türkiye'den Sorumlu İstihbarat sözde emiri Ali Bora; 2014'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. Sözde Türkiye Vilayeti unsurlarınca TSK güçlerine yönelik düzenlenen 3 ayrı eylemin planlayıcıları arasında yer aldı.

2015'te 109 kişinin ölümüyle ve yüzlerce insanın yaralanması ile sonuçlanan Ankara Gar saldırısını düzenleyen DEAŞ'lı teröristlerle irtibatlı olan Ömer Deniz Dündar; 2014'te DEAŞ'a katılmak için Suriye tarafına geçti. DEAŞ içinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. DEAŞ'ın Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. DEAŞ'ın 2015'te düzenlediği Ankara Garı saldırısı failleri ile bağlantılı olduğu tespit edildi. Ayrıca, terör örgütünün Türkiye'ye yönelik gerçekleştirdiği birçok saldırı ile de bağlantılı olduğu ortaya çıktı.
2017 yılında Türkiye'de olası eylemlerin önüne geçilmesi için düzenlenen operasyonlar sırasında yakalanan, intihar kemerli 2 saldırganın üzerlerinde yer alan bomba düzeneklerine yönelik yapılan parmak izi tespitinde Ömer Deniz Dündar'ın da parmak izine rastlandı.








Hüseyin Peri; 2014 yılında DEAŞ'a katılmak için Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde sağlık birimde faaliyet yürüttü. 2015'te PYD/YPG unsurları tarafından yakalanarak cezaevinde kaldı. PYD/YPG ile DEAŞ arasında gerçekleştirilen esir takısında serbest bırakıldı. Serbest bırakılması sonrasında 2019'a kadar DEAŞ'ın sağlık biriminde faaliyetlerine devam etti.

Kadir Gözükara; DEAŞ'a bağlı faaliyet yürüten Dokumacı Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2015'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. Engelli olmasından dolayı DEAŞ içerinde silahlı faaliyetlerde bulunmadı ama Suriye'ye gelen DEAŞ unsurlarının lojistik ihtiyaçlarını karşılamada görev aldı. M. Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2021'e kadar medya faaliyetlerini yürüttü.








Abdullah Çobanoğlu; çatışma bölgelerinde faaliyet göstermek üzere 2016'da Suriye'ye geçti. Suriye alanında selefi/tekfiri görüşü benimseyen gruplar içerisinde silahlı olarak faaliyet gösterdi. Bulunduğu araca yönelik gerçekleştirilen EYP'li saldırıda bacağını kaybetti. 2020'de DEAŞ'a biat ederek Faruk Ofisine bağlı şekilde medya biriminde görev aldı.

Hakkı Yüksek; DEAŞ'a katılmak için 2016'da Suriye'ye geçiş yaptı. DEAŞ içerisinde silahlı olarak faaliyetlere ve çatışmalara katıldı. DEAŞ'ın kontrol sahasını kaybetmesi üzerine örgütün hücre yapılanması içerisinde faaliyetlerini sürdürdü. Bir dönem Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde faaliyetlerine devam etti. DOKUMACI Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yardımcılığını yaptı, özel işlerini dahi yürüttü.


Siverek CHP İlçe Başkanı gözaltına alındı

Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde CHP İlçe Başkanı Mehmet Eyyüp Demirböken, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı

23.05.2026 11:57:00 / Güncelleme: 23.05.2026 11:59:10
İHA
Siverek CHP İlçe Başkanı gözaltına alındı
Siverek CHP İlçe Başkanı gözaltına alındı
Edinilen bilgilere göre, Demirböken, sabah erken saatlerde polis ekiplerince evine düzenlenen operasyonla gözaltına alınarak emniyete götürüldü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in seçildiği 38. Olağan Kurultay'da "delegelerin oy kullanma iradesine müdahale edildiği" ve "rüşvet verildiği" iddialarına ilişkin olduğu iddia edildi.



Soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince İstanbul merkezli 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendiği, çok sayıda şüpheli hakkında gözaltı kararı bulunduğu öğrenildi. Operasyonların İstanbul, Ankara, İzmir, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Kilis ve Malatya'da gerçekleştirildiği, şüphelilere ait adreslerde arama ve el koyma işlemleri yapıldığı bildirildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Dindar nesil buhar oldu


 
 
MAK Danışmanlık ve Araştırma şirketinin “2026 Gençlik Araştırması”nın sonuçlarına göre 'dindarım' diyen gençlerin oranı yüzde 12.2... Fırsatını bulduğunda yurtdışına gitmek isteyenlerin oranı ise yüzde 64...

23.05.2026 11:19:00
Haber Merkezi
Dindar nesil buhar oldu
Dindar nesil buhar oldu

Gazeteci Ertuğrul Özkök, T24'teki yazısında MAK Danışmanlık ve Araştırma şirketinin "2026 Gençlik Araştırması"nın sonuçlarını yayınladı.  
Özkök'ün yazısına göre, araştırma 18-29 yaş arasındaki 8 bin genç üzerinde uygulanmış. Bu yaş grubu 16 milyon genci kapsıyor.
Nüfusun yüzde 20'sini oluşturuyor.  Bir anlamda AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılından sonra geçen 24 yıl içinde doğmuş bir nesil diyebilirsiniz.

"Dindarım" diyen genç sayısı 2 milyon

SORU: "Kendinizi en çok ne olarak tanımlıyorsunuz?"
YÜZDE 29  : "Birden fazla kimlik"
YÜZDE 27.5: "Atatürkçü"
YÜZDE 15.8: "Milliyetçi-Ülkücü"
YÜZDE 12.2: "Dindar"
YÜZDE   7.8: "Kürt milliyetçisi"
YÜZDE   3.4: "Liberal"
YÜZDE   2.4: "Sosyalist/Komünist"
YÜZDE   1.3: "Kararsız/cevap yok"

SORU: "Bu ülkeyi yönetiyor olsanız öncelikle çözeceğiniz sorun ne olurdu?

1. İşsizlik/istihdam

2. Hayat pahalılığı
3. Adalet
4. Dış politika
5. Eğitim

SORU: "Ülkemizde kendinizi özgürce ifade edebildiğiniz şartlar olduğunu düşünüyor musunuz?

(*) YÜZDE 43.8 Kesinlike olmadığını düşünüyorum
(*) YÜZDE 29.3: Kısmen olduğunu düşünüyorum
(*) YÜZDE 15.2: Kesinlikle olduğunu düşünüyorum. 


SORU: Size kalıcı olarak bir başka ülke vatandaşlığı verilse Türkiyeyi terkedip o ülkeye yerleşmeyi düşünür müsün?

YÜZDE 64   "Evet, terk eder giderim"
YÜZDE 14.  "Hayır ülkemde kalırım"
YÜZDE 22   "Kararsızım" veya cevap yok


SORU: ("Türkiye'yi terk eder giderim" diyenlere soruldu)  "Hangi ülkeye gitmek istersin?

YÜZDE 43.      "Avrupa ülkelerine"
YÜZDE 39.8.   " ABD/Kanada
YÜZDE 14.8.   " İskandinav ülkelerine"

Yani yüzde 97'si "Demokrasinin bulunduğu" bir "Batı" ülkesine yerleşmek istiyor.
Bir İslam ülkesine gitmek isteyenler yüzde 0.4..

Parti hesaplarına erişimi de kaldırılıyor


CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkında mutlak butlan kararı çıkması ardından CHP lideri Özgür Özel yönetiminin parti banka hesaplarına erişimi kaldırıldı.

23.05.2026 11:10:00
Haber Merkezi
Parti hesaplarına erişimi de kaldırılıyor
Parti hesaplarına erişimi de kaldırılıyor

CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı ile 21'inci Olağanüstü Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da 'mutlak butlan' kararı verdi. Mahkeme, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yönetiminin görevden uzaklaştırılmasına, kurultay öncesinde görevde olan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Parti Meclisi üyelerinin tedbiren göreve dönmesine karar verdi. Özel ve Kılıçdaroğlu arasında dün yapılan telefon konuşmasında "en yakın zamanda kurultay yapılması" kararının alındığı öğrenildi. Ancak bu kararın ne zaman alınacağı belli değil zira Kılıçdaroğlu, kılıçtan da keskin bir anlayışla şimdiden partide dizginleri ele geçirmeye çalışıyor.

Miting ve toplantı yapması zorlaşacak

Öte yandan CHP'nin kullanmakta olduğu banka hesaplarına Özgür Özel yönetiminin erişimine engelleme getirildi. 2026 bütçe planlamasında 1.5 milyar TL'ye yakın Hazine yardımı alan CHP yönetiminin harcamalarını yönettiği hesapların erişimi Kılıçdaroğlu ve ekibine devredilecek. Bu gerçekleştiğinde Özgür Özel'in miting ve toplantı düzenleme kapasitesi de önemli ölçüde darbe almış olacak.

Giresun'da tır katliam yaptı


 
Giresun'da kırmızı ışıkta bekleyen araçlara arkadan çarpan tır, katliama yol açtı. Kazada 5 kişi öldü, 6 kişi yaralandı. Katil tır, kırmızı ışıkta bekleyen araçlar arasında bulunan tıra çarparak durabildi. 

23.05.2026 06:51:00 / Güncelleme: 23.05.2026 11:01:19
AA
Giresun'da tır katliam yaptı
Giresun'da tır katliam yaptı

 
Karadeniz Sahil Yolu Giresun Limanı mevkisinde 'katil ve canavar sürücü' Musa U. (59) idaresindeki 55 K 4065 plakalı tır, Ali Y'nin (43) kullandığı 34 PMS 61 ve Ferhat Y. (45) yönetimindeki 34 PNK 09 plakalı otomobil'e, araçların kırmızı ışıkta beklediği sırada aşırı hızla gelerek arkadan çarptı.







İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.







İkisi çocuk, 5 kişiyi katletti
 
Ekipler, sürücü Ali Y. ile beraberindeki Melek Y. (40), Hamza Y. (7), Hasan Y. (7) ve Sadem Yağmur Y'nin (15) hayatını kaybettiğini belirledi.







Yaralılar Ferhat Y. (45), Fatma Y, Sümeyye Y. (9), Eymen Y. (16), Rana Meltem Y. (20) ile katil tır sürücüsü Musa U. ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırıldı.

Fabrikaları insanlar yakıyor!


 
 
Securitas İtfaiye Genel Müdürü Uğur Yertut, anayi yangınlarının yaklaşık yüzde 90'ının insan kaynaklı olduğunu ifade etti.

23.05.2026 01:24:00 / Güncelleme: 23.05.2026 01:29:54
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Fabrikaları insanlar yakıyor!
Fabrikaları insanlar yakıyor!

Securitas İtfaiye Genel Müdürü Uğur Yertut, endüstriyel tesislerde profesyonel itfaiye ekiplerinin artık zorunluluk olduğunu söyledi. Endüstriyel tesislerdeki yangınların büyük bölümünün insan kaynaklı hatalardan kaynaklandığını belirten Yertut, sanayi yangınlarının yaklaşık yüzde 90'ının insan kaynaklı olduğunu ifade etti.

Yertut, tesislerdeki rehavet ve aşırı özgüvenin büyük risk oluşturduğunu söyledi. "Eğer bir tesiste 'sistemler çalışıyor mu?' sorusuna herkes otomatik olarak 'evet' diyorsa, orada ciddi bir risk vardır" diyen Yertut, şu değerlendirmede bulundu: "2024 yılında 720 endüstriyel tesis yangını yaşandı. Oysa hiçbir tesisin yanmaması gerekir. Yangınların büyük çoğunluğu teknik yetersizlikten değil, insan hatası, ihmal, eksik kontrol ve yanlış güven duygusundan kaynaklanıyor. Ezbere verilen cevaplar yerine sahayı sürekli kontrol eden, riski yerinde analiz eden ve tehlikeyi önceden öngören bir anlayışla hareket edilmesi gerekiyor."

Yangın yönetiminin ayrı bir uzmanlık alanı olduğuna dikkat çeken Yertut, birçok tesiste yangın sorumluluğunun mevcut çalışanlara veya iş sağlığı ve güvenliği personeline bırakılmasının yanlış bir yaklaşım olduğunu ifade etti.

Endüstriyel tesislerde prosedürlerin çoğu zaman kâğıt üzerinde eksiksiz göründüğünü ancak asıl kritik konunun ekipmanların gerçekten çalışır durumda olup olmadığının denetlenmesi olduğunu söyleyen Yertut, "Sahada zaman zaman prosedürlere uygun yerleştirilmiş cihazlar görüyoruz ancak bunların aktif şekilde çalışıp çalışmadığı bilinmiyor. Kâğıt üzerindeki uygunluk tek başına yeterli değil" dedi. 

Bir gecede üniversite kapatılan bir ülkede her şey olur!


 
Cumhurbaşkanlığı kararıyla faaliyeti durdurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde belirsizlik ve endişe hakim. Endüstriyel tasarım bölümünden bir son sınıf öğrencisi, "İnsan, bir gecede bir üniversite böyle kapatılabiliyorsa daha neler olabileceğini düşünüyor" dedi!

23.05.2026 00:37:00
Haber Merkezi
Bir gecede üniversite kapatılan bir ülkede her şey olur!
Bir gecede üniversite kapatılan bir ülkede her şey olur!

Cumhurbaşkanlığı kararıyla faaliyeti durdurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde belirsizlik ve endişe hakim. Öğrenciler, böyle bir kararın sınav haftası devam ederken alınmasının akademik takvimlerini aksattığını ve kafa karışıklığına yol açtığını söyledi.

Öğretim görevlileri ise yöneticiler tarafından yeterli açıklama yapılmadığını, bunun karmaşaya yol açtığını ifade etti. Endüstriyel tasarım bölümünden bir son sınıf öğrencisi, "İnsan, bir gecede bir üniversite böyle kapatılabiliyorsa daha neler olabileceğini düşünüyor" dedi!

Öğrenciler, Cuma günü 14:00'te kararı protesto etmek için Bilgi Üniversitesi'nin Santral kampüsünde toplandı. Bilgi Üniversitesi'nde bazı hocalar dersleri ve sınavları iptal etti. Bazı hocalar ise eğitim faaliyetlerini devam ediyor!

Ankara'da tırda 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi

Ankara'da polis ekiplerince şüpheli bir tırda yapılan aramada 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi.

22.05.2026 20:01:00
İhlas Haber Ajansı
Ankara'da tırda 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi
Ankara'da tırda 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi
Ankara'da polis ekiplerince şüpheli bir tırda yapılan aramada 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi.

Alınan bilgilere göre, Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri şüpheli bir tırı Kahramankazan'daki gişelerde durdurdu.

Tırda yapılan aramada 228 ruhsatsız tabanca ve çok sayıda tabanca parçası ele geçirildi. Gözaltına alınan tır sürücüsü Ö.A., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.