logo
26 MAYIS 2026

HASRETLE, MİNNETLE VE ÖZLEMLE...

 
Fikir adamı, siyaset adamı, gönül adamı, BTP'nin merhum Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın aramızdan ayrılışından bu yana tam bir yıl geçti. Baş Hocamızı hasretle, minnetle, özlemle yâdediyoruz. Baş Hoca önceki gün İstanbul'da duygu ve gözyaşı dolu bir programla yâdedildi. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, kapanışta yaptığı konuşmada, "Söz bitti evet ama fikirler bitmez, davalar bitmez. Kıyamet sabahına kadar savunulacak bir kale bıraktı bize" dedi.
 

14.04.2021 00:10:00
 HASRETLE, MİNNETLE VE ÖZLEMLE...
 HASRETLE, MİNNETLE VE ÖZLEMLE...
 
 
RECEP BAHAR / İSTANBUL
 
Devlet adamı, fikir adamı, siyaset adamı, gönül adamı, aksiyon adamı... Mütefekkir, âlim, dost, yâren ve mümtaz şahsiyet. Kelimelerin tanımlamakta aciz kaldığı güzel insan... Bağımsız Türkiye Partisi'nin merhum Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın, Baş Hoca'nın aramızdan ayrılışından bu yana tam bir yıl geçti. Ne kadar da çabuk geçti. Özlemimiz, hasretimiz hiç azalmadı; acımız hiç dinmedi. Bağrımız hep yanık, kafamız hep düşünceli... 
 
Baş Hoca'nın yoluna baş koyduk
 
Geçen yıl bugün yeri doldurulmayacak bir insanı Hakk'a uğurladık. Sadece eşi benzeri bulunmayan bir insanı değil, aynı zamanda akıl hocamızı, rehberimizi... Hayatımızıda derin bir boşluk oluştu. Bizlere her daim, her konuda yol gösteren yıldızımız söndü. Yüreklerimize çöken bu dayanılmaz acı asla dinmeyecek. Ancak devam etmemiz gerekiyor, O da böyle olsun isterdi. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş liderliğinde ülkemiz için yeni fikirler üretmenin, bu fikirleri uygulamaya koymak için yola devam etmenin şanlı görevi bizlere düşüyor. Baş Hoca'mızın bize gösterdiği yolun devamını getirmemiz gerekiyor. Buna layık olduğumuzu göstermemiz gerekiyor. 
 
Duygu dolu anma programı
 
Baş Hoca'yı vuslatının birinci yılında anmak için İstanbul'da önceki akşam gözyaşlarının sel olup aktığı bir program tertip edildi. BTP Sözcüsü Emre Polat'ın sunduğu, BTP Genel Başkan Yardımcısı Fuat Şengül'ün açılış konuşmasını yaptığı programda okunan özel şiirler duygu seli oluşturdu. Kapanış konuşmasını ise BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş yaptı. BTP Lideri'nin konuşması muhtevasıyla, duygsuyla kısaca her yönüyle çok özeldi... Baş Hoca ancak bu kadar güzel, bu kadar veciz anlatılabilirdi. İşte o özel konuşma... 
 
Mücadele insanı Haydar Hoca
 
"Biz olmasaydık da o bu mücadeleyi verirdi ama o olmasaydı biz asla böyle bir mücadele veremezdik. Yalnızlığın senfonisiydi onunki sessizliğin gürültüsü kimsesizliğin kalabalığıydı. 
Sonra bir gün gitti. Gökyüzü bile saygı duydu onun gidişine, zaten o nereye gitse şenlenirdi her yer, nereden gitse hüzün kaplardı onsuzluğu. 
Kimseye borçlu kalmazdı, herkesten alacaklıydı. Alacaklı gitti bu dünyadan sonsuzluk âlemine, umarım bizi de alacakları arasına yazmıştır. 
 
Evladı olmak ne güzel
 
Kim mutlu ederdi ki bizi onun kadar, hangi derdimiz onunla derman bulmazdı. Adaletin, asaletin, merhametin temsilcisiydi benim babam, hiçbir şeyden gururlanmadım onun evladı olmaktan fazla. Hiç de istemedim onun evladı olmaktan fazlasını. 
Bir servetti onunla yaşamak; ilmi, irfanı, sevgiyi, muhabbeti, feraseti kana kana içmekti. Bazıları vardır hayatta sen ne istersen onu verirler sana. Yunuslar vardır, Mevlanalar vardır, Aliler vardır böyle. İşten benim babam da böyle biriydi dostlar. Sen ne istersen onu verirdi sana. Sen ne olmak istersen o olurdun onun yanında. Öyledir ki onlar, gözyaşı onları getirmez de bir muhabbet demi peydah oldu mu doya doya hissedersin sevgisini.
Dar gün adamıydı benim babam, vefalıydı, ne zaman ah çeksen yanında belirirdi, hala öyle bilir misiniz, zor gününde an onu sen. Bak ne kapılır açılır adama. Böyle bir deryaydı işte kadın erkek çocuk yaşlı kimi anlamazdı ki. Ha bir de hiçbir şey istemezdi kimseden, tek bir isteği vardı: İnsan ol. O insanı da tarif ederdi, "gönüldür derdi insana" içli içli. 
Hiç kızmaz mıydı. Tabi kızardı hem de en fiyakalısından. Bir kızdı mı dağlar titrerdi. Yer sallanırdı. Ama bir merhamet ederdi sonra. Dünyaları bir adamın gönlüne nasıl sığdırırdı hayret ederdin. Bilirdi masayı devirmeyi de, gönül almayı da. 
Kısacası tam bir babaydı benim babam. Babam varsa ben bu işi yaparım derdin. Hani 3 yaşında çocuk kafa tutar ya dünyaya o misal. Kararlıydı, azimliydi, en önemlisi iradeliydi. 
 
Allah'a güveni tamdı
 
Ne zaman başı sıkışsa Allah'ına güvenirdi. Başka bir bağ vardı Allah ile arasında. He vallahi. İstemeyi bilirdi Yaradan'dan. İstediğini de ihsan ederdi Yaradan. Gerçi tek istediği milletinin bağımsızlığıydı. Benim babam dünyanın derdini yüklendi de dünya benim babamı çekemedi. 
Dedim ya alacaklı gitti dünyadan alacağını da tahsil etmek için bizi bıraktı geride. Yoksa kimseyi geride bırakmazdı o. Bir yolculuğa çıkarken mesela. Kafasında vardı yolcu listesi. Herkesi tek tek sorardı bindi mi arabaya diye. Hiç kendini düşünmedi benim babam hep hakkı hukuku düşündü. Hep dostlarını düşündü, hep davasını düşündü. Hep milletini düşündü. Hem de öyle bir düşündü ki ondan sonra onu düşünmekten başka hiçbir şey düşünemez olduk biz. 
 
Çok farklı bir insandı
 
Birisi demişti "Bütün güzel cümlelerin bittiği yerde başlayan adamdır Haydar Hoca" diye, öyle bir adamdı işte. Haydar Hoca'ydı benim babam herkesin Haydar Hocasıydı. Telefonu açtığında "Ben Haydar Hoca" derdi. Herkes bilirdi onun kim olduğunu da kimse sevemedi onu onun bizi sevdiği kadar. 
Mesela pek severdi Kisarna'yı. Bizim oralarda çıkan bir maden suyuydu. Çok severdi balık yemeyi. Memleketine de aşıktı. Her köşesi cennetti onun için. Milletini de epey severdi. "Dünyada lider bir millettir" derdi, tarihiyle inancıyla mücadelesiyle sevgisiyle başka milletti onun için Türk milleti. 
Çok başka bir fikir adamıydı. Açlığa sefalete dur demişti. Öyle formüller koydu ki şimdi dünya bir araya geliyor onun söylediklerini uygulamaya başlıyor. "Sen hiç yamalı pantolon giydin mi oğlum" derdi, "Aç gezdin mi sen" derdi. Evet, benim babam aç gezdi. Çile çekti, ihanete uğradı ama sadakati Hakk'a idi. Bir an bile sadakatinden taviz vermedi.
 
Çok çalıştı milleti için
 
Çok çalıştı benim babam. Ama çok da yoruldu. Gitmek istedi buralardan. "Hastalık bahane, ecel Allah'tan" derdi. Yoksa sağlığına çok dikkat ederdi benim babam. Sadece kendi sağlığına mı etrafındaki herkesin sağlığına çok dikkat ederdi. Birinin en ufak bir başı ağrısa mesela hemen hastaneye yollardı "aman dursun birazdan geçer" demezdi. Kimisinin hayatını kurtarmıştır böyle. Kumru ablası vardı mesela. Çok severdi, hep anlatırdı. Onla ilgilenmişti en son. Hayat vermişti adeta Kumru'lara, Hüseyin'lere, Ayşe'lere, Fatma'lara.
 
Atatürk gibi adamdı
 
Atatürk gibi adamdı benim babam. Kimse görmezdi tehlikeyi ama onun gözünden kaçmazdı. Bir FETÖ belası sardı milletimizin başını. Öyle bir savaştı ki onlarla. Haydar Hoca'nın adını duyunca kaçacak delik ararlardı. Düşmanının bile Haydar Hocasıydı benim babam. 
Emin adamdı benim babam. Kimse kimseye güvenmezken Haydar Hoca emanetimize sahip çıksa derdi insanlar. Begoviç der ya "Her şey bittiğinde düşmanlarımızın ne dediğini değil dostlarımızın ne demediğin hatırlayacağız." 
Babam öyleydi. Çok önemserdi sahip çıkılmayı. Ona sahip çıkanı da asla bırakmazdı. Her şeyiyle sahip çıkardı. Mesela en son bir geziye çıkmıştık. Antep'e vardığımızda saat ileriydi. Evde bir şeyler yedik. Uğur Abi aradı beni, "Hocam istirahat mi eder, biz geçelim mi eve" diye sordu bende ilettim babama. Ayağa kalktı "Evladım, bizim biraz yorulmamız lazım" dedi. Niye, biliyor musunuz? O insanlar babama sahip çıkmıştı babam da onları hiç yalnız bırakmak istemedi. Nerden bilirdik ki son gezisi olduğunu. Ama anladım ki o biliyormuş. 
Çok üstüne gelmek istediler hayat boyu ama o hiç boyun eğmedi, kim geldiyse boyunun ölçüsünü aldı. Son zamanlarında 'yurtdışına çıkma' dediler, babam 'yasak sana' dediler, tüm dünyayı evine kapattı da gitti. Ve en sonunda beratını aldı da öyle gitti. 
Bir Öğüt Gecesi yapmıştık, orada Baki Hocayı anlatırken, "Gece saat 3 kapısına giderdim, Baki şu meseleyi istişare etmemiz lazım diye" dedi. Sonra dedi ki "Ben şimdi kimin kapısına gideceğim?" E biz şimdi kimin kapısına gideceğiz. Çok düşündüm. Ama anladım. Kapısı hep açık bize Haydar Hoca'nın. Fikriyle, davasıyla kapısı bize hep açık... 
Özel hissettirirdi insanı babam. Ama öylesine özel değil. Biz onunla insanlığı kurtarma yolculuğuna çıkmıştık. İnsanlığı kurtarmak… Ne kadar özel bir şey, değil mi? Evlatlarının geleceği için dünyayı güzelleştirdi, dünyanın geleceği için evlatlarını yetiştirdi. 
 
Denge adamıydı
 
Tam bir denge adamıydı, ölçü adamıydı benim babam. "Her şeyin bir ölçüsü var, ölçüyü aşmayın" derdi. Şimdi bakıyorum kurtarmış insanlığı. Açlıktan, sefaletten, sömürülmekten kurtarmış insanları. 
Fedakâr adamdı. Yağmur mesela darılmaz ne şemsiye açana, ne de üstüne basana. Devletine, milletine askerine her zaman sahip çıktı. "İlmimim zekâtı etmez bunlar" derdi ama hiç kıskanmadı ilmini bizden.  
Kim ne derse desin özel adamdı bizim babamız. Güzel giyerdi, tertemizdi her zaman, ayakkabısı janti, saçları dalga dalga nizamiydi. "Kafası Zenit saati gibi" derdi kimisi için asıl kendinin bir kafası vardı, tıkır tıkır işlerdi. Tarihçilere tarihi, filozoflara felsefeyi, sosyologlara toplumu, iktisatçılara ekonomiyi, ilahiyatçılara dini, sanatçılara sanatı öğretti benim babam. Dünya meseleleri basitti onun için. Ama çok kızardı hiçbir şey bilmeyip biliyormuş gibi yapanlara. Dedim ya kaçmazı onun gözünden hiçbir şey. 
Neyse ben babamı anlatmaya kalksam günler alır. Zaten anlatılınca anlaşılan biri değildi benim babam, yaşamak lazımdı onu. Ne mutlu ki yaşadık ve tanıdık Haydar Hoca'yı. 
 
Sözün bittiği tarih
 
Gerçi sözün bittiği yerdeyiz. Nerde miyiz, 14 Nisan'dayız. Kumruların sustuğu gündeyiz. Söz bitti evet ama fikirler bitmez, davalar bitmez. Kıyamet sabahına kadar savunulacak bir kale bıraktı bize. Bu kale Türk milletinin bağımsızlığının kalesidir. Atatürk ilkelerinin, Cumhuriyet bilincinin yılmaz savunucularının kalesidir. Bu kale ahde vefanın kalesidir, bu kale bir eline ayı bir eline güneşi verseler davasından vazgeçmeyeceklerin kalesidir. Hayırlı uğurlu olsun."

İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama

İstanbul Bilgi Üniversitesi, mevcut akademik ve kurumsal yapısıyla eğitim öğretim faaliyetlerini kesintisiz şekilde sürdürdüğünü, akademik takvimde herhangi bir değişiklik bulunmadığını bildirdi

 

26.05.2026 16:04:00
Anadolu Ajansı
İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama
İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama

Üniversiteden yapılan yazılı açıklamada, "Cumhurbaşkanımızın takdirleri doğrultusunda alınan karar ile üniversite olarak temel önceliğimiz olan öğrencilerimizin eğitim haklarının korunması, akademik ve idari kadromuzun hak ve çalışma düzeninin güvence altına alınması, ailelerimizin beklentileri ve yüksek kamu yararı gözetilmiş, üniversitemizin faaliyetlerine mevcut yapısıyla devam etmesi kararlaştırılmıştır." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, bu doğrultuda kayyum mütevelli heyetinin yeniden görevine başladığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Üniversitemizin akademik ve idari yönetim süreçleri planlandığı şekilde işlemeye devam etmektedir. Rektörlüğümüz ve ilgili tüm birimlerimiz, öğrencilerimizin eğitim süreçlerinde herhangi bir aksama yaşanmaması için çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir. Öğrencilerimizin en çok merak ettiği konulardan biri olan akademik takvimde herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır. 2025-2026 Akademik Yılı Bahar Dönemi final sınavları, daha önce ilan edildiği şekilde 8-20 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecektir."

Bilimsel araştırmalar, akademik çalışmalar, öğrenci kulübü faaliyetleriyle sosyal ve kültürel etkinliklerin de planlandığı şekilde devam ettiği aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Bugün, Mütevelli Heyetimiz ile üniversitemizin üst düzey akademik ve idari yöneticilerinin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirilmiş, süreç yönetimi, koordinasyon ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası ele alınmıştır. 'Okul için değil, yaşam için öğrenmeli' mottosuyla çıktığı eğitim yolculuğunda bu yıl 30. yılını dolduran üniversitemiz, kurumsal birikimiyle eğitim, araştırma ve bilimsel üretim faaliyetlerini daha güçlü bir şekilde sürdürmeye devam edecektir. Öğrencilerimizin, akademik ve idari kadromuzun, ailelerimizin gönül rahatlığıyla geleceğe odaklanmalarını temenni ediyor, bu süreçte gösterdikleri güven, sağduyu ve kurumsal aidiyet için onlara teşekkür ediyoruz." 

İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı

İstanbul'da 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin dördüncü gününde trafik yoğunluğu düşük seviyelerde ölçüldü

26.05.2026 10:34:00 / Güncelleme: 26.05.2026 11:03:52
Anadolu Ajansı
İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı
İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı

Bayram tatili nedeniyle birçok İstanbullunun şehir dışına çıkması, arife günü kent genelinde ulaşımın normal günlere göre daha akıcı seyretmesini sağladı.

İş günleri ve hafta sonu tatillerinde trafik yoğunluğu görülen D-100 kara yolu, TEM Otoyolu, Anadolu Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, İstanbulluların bayram için tatil bölgeleri ve memleketlerine gitmeleri nedeniyle boş kaldı.

Ana arterler ve bağlantı yollarındaki trafik yoğunluğu ile toplu ulaşım araçlarında yolcu yoğunluğu yaşanmadı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) CepTrafik uygulaması verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 8 olarak kaydedilirken, Anadolu yakasında yüzde 2, Avrupa yakasında yüzde 9 olarak ölçüldü. 

Hacı adayları vakfe için Arafat'ta


 
Haccın en önemli rüknü olan vakfe için Arafat'a intikal eden hacı adayları, Hazreti Adem ile Hazreti Havva'nın yeryüzünde buluştuğu ve ilk tövbenin kabul edildiği Cebel-i Rahme'de büyük yoğunluk oluşturdu. 

26.05.2026 08:48:00 / Güncelleme: 26.05.2026 08:56:33
HABER MERKEZİ/AA
Hacı adayları vakfe için Arafat'ta
Hacı adayları vakfe için Arafat'ta

Haccın en önemli rüknü olan vakfe için Arafat'a intikal eden hacı adayları, Hazreti Adem ile Hazreti Havva'nın yeryüzünde buluştuğu ve ilk tövbenin kabul edildiği Cebel-i Rahme'de büyük yoğunluk oluşturdu. Mekke'ye yaklaşık 25 kilometre mesafedeki Arafat bölgesine akşamdan itibaren ulaşan hacı adayları, geceyi ibadet ederek geçiriyor.

Arafat'ta vakfe duası, Türkiye saatiyle 12.18'de öğle ve ikindi namazının birlikte eda edilmesi sonrasında başlayacak. Hacı adayları akşama kadar dua edebilecek.Akşamleyin ise Müzdelife yolculuğu başlayacak. Burada akşam ve yatsı namazları yatsı vaktinde cem edilerek kılınacak. Sabah ezanı vaktine kadar Müzdelife'de kalmak gerekiyor ancak izdiham nedeniyle çok sayıda hacı adayı bunu erkenden yola çıkıyor. Ardından şeytan taşlamak için Mina yolculuğu başlayacak. Özetle hacı adayları 26 Mayıs'ı 27 Mayıs'a bağlayan geceyi hareket halinde geçirecek. 

Arafat vakfesi, hac ibadetinin iki farzından birini oluşturuyor. Diğeri ise vakfeden sonra tavaf yapmak...

Bayramda 'mide dostu' 10 önlem


 
Kurban Bayramı sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz, aile sofralarının kurulduğu ve tatlıların bol bol tüketildiği dönemlerden biri. Ancak sadece birkaç güne sıkıştırılan bu beslenme şenliği başta tansiyon, kalp-damar hastalıkları ve diyabet olmak üzere ciddi sağlık problemlerini de beraberinde getirebiliyor.

26.05.2026 08:20:00
MURAT ÇORBACI
Bayramda 'mide dostu' 10 önlem
Bayramda 'mide dostu' 10 önlem

Sağlıklı ve huzurlu bir bayram geçirmenin tabağımızı ne kadar doğru yönettiğimizle doğrudan ilişkili olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, "Bayram döneminde kırmızı et ve tatlı tüketiminin artması nedeniyle porsiyon kontrolü sağlamak, etin yanında salata ve meyve gibi liften zengin gıdalara yer vermek büyük önem taşıyor. Özellikle kurban etinin kesilir kesilmez tüketilmesi hem pişirme hem de sindirim açısından zorluk yaratır. Bu nedenle etin buzdolabında ortalama 12-24 saat bekletildikten sonra tüketilmesine dikkat edilmelidir" dedi. Kronik rahatsızlığı olanların ve sindirim sistemi hassasiyeti bulunanların bayramda beslenme düzenine çok daha fazla dikkat etmeleri gerektiğini belirten Çelik, bu süreçte sindirim sorunu yaşamamak için dikkat edilmesi gereken 10 temel kuralı sıraladı.







Güne dengeli bir kahvaltı ile başlayın

Geleneksel alışkanlıklardan biri olan bayram sabahı kavurma tüketmek, güne yüksek yağlı bir öğünle başlamanıza neden olur. Bu durum mide yanması, reflü ve hazımsızlık gibi şikayetlerin artmasının yanı sıra gün içerisinde enerjinin düşmesine yol açabilir. Bunun yerine haşlanmış veya yağsız pişmiş yumurta, peynir, çiğ sebze (domates, salatalık, yeşillik gibi) ve tam tahıllı ekmekten oluşan dengeli bir kahvaltı tercih edilebilir.







Eti Dinlendirin

Etin buzdolabında ortalama 12-24 saat bekletildikten sonra tüketilmesi; gastrit, reflü ve bağırsak problemlerinin yaşanmaması için oldukça önemli.

Et ile birlikte otu da tüketin

Kırmızı etin ağırlıklı tüketildiği öğünlerde bağırsak hareketleri yavaşlayabilir. Bu nedenle öğünlerde etin yanına mutlaka bol yeşillik, çoban salata ya da semizotu salatası ve semizotlu-salatalıklı cacığa yer verilmeli.







Doğru pişirme yöntemlerini seçin

Kurban etini pişirirken kızartma veya kavurma yerine haşlama, fırınlama ya da ızgara gibi sağlıklı yöntemlerin tercih edilmesi gerekir.







Tatlı seçiminde hafif alternatiflere yönelin

Kırmızı et ağır bir öğün anlamına gelir. Bu ağır öğünün ardından hamurlu ve şerbetli tatlıların tercih edilmesi kan şekerinde ani dalgalanmalara ve kalp üzerinde ekstra yüke neden olabilir. O nedenle daha hafif olacağı için tercihinizi sütlü tatlılar, dondurma veya meyve bazlı tatlılardan yana yapın.

Akşam öğünlerini daha hafif planlayın

Eğer gün içinde veya öğle yemeğinde kırmızı et tüketildiyse, vücudu dinlendirmek adına akşam öğününü daha hafif planlayın. Akşam saatlerinde zeytinyağlı sebze yemekleri, çorba veya hafif bir salata tercih etmek, gece boyunca rahat bir uyku uyumanıza ve sindirim sisteminin yorulmamasına yardımcı olur.







Yemekten hemen sonra uyumayın!

Özellikle akşam yemeklerinden sonra hemen uzanmak veya uyumak, reflü şikayetlerini doğrudan tetikleyebilir. Et gibi sindirimi uzun süren gıdaların tüketilmesinin ardından, mide boşalmasına zaman tanıyarak yemek ile uyku arasında en az 3-4 saatlik bir zaman bırakın.







Fiziksel aktiviteyi artırın

Ağır yemeklerin ardından hemen oturmak yerine, gün içinde yapılacak 30-45 dakikalık hafif tempolu yürüyüşler hem kan şekerini dengeler hem de sindirimi kolaylaştırır.

Şişli'de silahlı saldırı: 1 yaralı

Şişli'de bir iş yerinin önünde silahlı saldırıya uğrayan bir kişi yaralandı. Yaralı ambulansla hastaneye kaldırılırken, ekipler şüpheli ya da şüphelileri yakalamak için geniş kapsamlı çalışma başlattı

26.05.2026 05:20:00
İHA
Şişli'de silahlı saldırı: 1 yaralı
Şişli'de silahlı saldırı: 1 yaralı
Olay, 02.00 sıralarında Şişli Gülbahar Mahallesi Beşinci Yıldız Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre iş yerinin önünde kimliği henüz bilinmeyen kişi ya da kişilerce silahlı saldırıya uğrayan bir kişi saldırı sonucu yaralandı.

İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı şahıs olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alarak sokağı trafiğe kapattı.

Olay yeri inceleme ekipleri saldırının gerçekleştiği alanda delil topladı. Açılan ateş sonucu isabet alan bir restoranın camları da kırıldı. Polis ekiplerinin olay yeri inceleme çalışmanın ardından trafiğe kapatılan sokak yeniden açıldı.

Polis ekipleri silahlı saldırıyı gerçekleştiren kişi ya da kişileri yakalamak için geniş çaplı arama çalışması başlattı.

Bayramda Güvenli Kesim ve Kurban Etinin Sağlıklı Saklama İçin Altın Kurallar

Kurban Bayramı yaklaşırken uzmanlar hem kesim güvenliği hem de etin doğru saklanması konusunda önemli uyarılarda bulunuyor

25.05.2026 17:16:00
Ahmet Turan Yiğit
 Bayramda Güvenli Kesim ve Kurban Etinin Sağlıklı Saklama İçin Altın Kurallar
 Bayramda Güvenli Kesim ve Kurban Etinin Sağlıklı Saklama İçin Altın Kurallar
Kurban Bayramı yaklaşırken uzmanlar hem kesim güvenliği hem de etin doğru saklanması konusunda önemli uyarılarda bulunuyor. Bayramda en sık karşılaşılan sorunlardan biri, acemi kasapların kesim sırasında yaşadığı kazalar. Kesici aletlerle yaralanmalar ya da hayvan darbeleri, her yıl binlerce kişiyi hastanelik ediyor. Bu nedenle kurban kesiminin mutlaka işi bilen kasaplar tarafından yapılması gerektiği vurgulanıyor.

Kesim yerlerinin önceden belirlenmesi, hijyen standartlarına uygun alanların kullanılması ve hayvanların veteriner kontrolünden geçmiş olması da kritik noktalar arasında. Uzmanlar, kurban derisinin çıkarılmasının da dikkatle yapılması gerektiğini, kaya tuzuyla ovularak saklanmasının hem ekonomik hem de sağlık açısından faydalı olduğunu belirtiyor.

Kesim sırasında kullanılan bıçak ve diğer aletlerin antiseptikle temizlenmesi, ne aşırı keskin ne de fazla kör olmaması gerekiyor. Çok keskin aletler ağır yaralanmalara yol açabilirken, kör aletler ise hayvana eziyet çektiriyor. Ayrıca çelik örgülü eldiven kullanımı, olası kazaların önüne geçmek için öneriliyor.

Etin saklanması konusunda da ciddi uyarılar var. Kurban etinin sıcakken plastik kaplara veya poşetlere konulmaması gerektiği özellikle vurgulanıyor. Sıcak et, plastikle temas ettiğinde zararlı kimyasallar gıdaya geçebiliyor. Bu maddeler uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Etin en az 2 saat soğutulduktan sonra kalın ve sızıntı yapmayan poşetlerle taşınması, yağlı kâğıda sarılarak buzdolabında veya derin dondurucuda saklanması öneriliyor.

Sonuç olarak, kurban kesimi ve etin saklanması sürecinde hem güvenlik hem de sağlık açısından dikkatli olmak şart. İşin uzmanına başvurmak, doğru yöntemleri uygulamak ve hijyen kurallarına uymak, bayramı kazasız ve sağlıklı geçirmek için en önemli adımlar.

Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı

Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan, İmralı Heyeti'nin gerçekleştirdiği son görüşmenin ardından yayımlanan metne göre, CHP Genel Merkezi'ndeki gelişmeleri ve demokrasi eksikliğini eleştirdi. Öcalan, "Cumhuriyetin demokratik niteliğini geliştirmek kadar aciliyet taşıyan bir durum yoktur" dedi

25.05.2026 12:59:00 / Güncelleme: 25.05.2026 13:14:50
Haber Merkezi
Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı
Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı
DEM Parti İmralı Heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile İmralı Adası'nda bir görüşme gerçekleştirdi. DEM Parti Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Parti Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu Avukatı Faik Özgür Erol'dan oluşan heyet, yaklaşık 1,5 aylık aranın ardından yapılan bu görüşmeye dair yazılı bir basın açıklaması paylaştı.

Yapılan açıklamaya göre, görüşmede öne çıkan en dikkat çekici başlıklardan biri Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi'nde yaşanan polis baskını oldu. Terör örgütü elebaşı Öcalan, muhalefet partisinin binasına yönelik gerçekleştirilen müdahaleyi eleştirerek, yaşananların demokratik siyaset eksikliğinden kaynaklandığını söyledi.

Görüşmenin ardından DEM Parti İmralı Heyeti tarafından yapılan yazılı açıklamada Öcalan'a atfen şu ifadelere yer verildi:

"Bir siyasi partinin genel merkezine kapısını balyozla kırarak girmek demokraside olacak şey midir? Cumhuriyet Halk Partisine yönelik uygulamalar ve yaşanan gelişmeler, doğru işleyen bir demokrasinin ve demokratik siyasetin olmamasıyla ilgilidir. İşleri bu noktaya getiren sebep budur; cumhuriyetin temelindeki demokrasi ilkesinden yoksunluktur. Demokrasiye sanki bir lüksmüş, demagojiymiş, lafazanlıkmış gibi yaklaşarak önemsememenin sonuçları vahim bir hatadır. Cumhuriyetin demokratik niteliğini geliştirmek kadar aciliyet taşıyan bir durum yoktur."

Kılıçdaroğlu'nun yol haritası belli oldu: 28 Mayıs ayrıntısı

Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, CHP Genel Merkezi'nde bayramlaşma programının yapılacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, 28 Mayıs'ta genel merkezde olacak

25.05.2026 11:15:00 / Güncelleme: 25.05.2026 17:52:50
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu'nun yol haritası belli oldu: 28 Mayıs ayrıntısı
Kılıçdaroğlu'nun yol haritası belli oldu: 28 Mayıs ayrıntısı
CHP'nin, 4-5 Kasım 2023'te düzenlediği 38. Olağan Kurultayı için çıkan "mutlak butlan" kararının yankıları sürüyor. Dün sabah saatlerinde Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel'i destekleyen gruplar arasında arbede yaşanmıştı. İlerleyen saatlerde ise genel merkez Çevik Kuvvet ekipleri tarafınca boşaltılmıştı.

Bugün, Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, gazetecilere yaptığı açıklamada CHP Genel Merkezi'nde bayramlaşma programının yapılacağını bildirdi.

Bu kapsamda Kılıçdaroğlu, 28 Mayıs Perşembe tarihinde genel merkeze gidecek. Kılıçdaroğlu'nun yurttaşlara hitap etmesi bekleniyor.

Özgür Özel ise dün, bayram sürecinde sahada olacaklarını söyledi.

Şeytan zekası!

Adana'da siber dolandırıcılık soruşturması kapsamında ele geçirilen bir cep telefonunun şifresinin kırılmasıyla ortaya çıkarılan yasa dışı bahis ve kara para ağına ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı

25.05.2026 10:04:00 / Güncelleme: 25.05.2026 10:08:16
İhlas Haber Ajansı
Şeytan zekası!
Şeytan zekası!
Adana'da siber dolandırıcılık soruşturması kapsamında ele geçirilen bir cep telefonunun şifresinin kırılmasıyla ortaya çıkarılan yasa dışı bahis ve kara para ağına ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı.

Polisin yaklaşık 2 yıl süren teknik ve fiziki takibi sırasında örgütün, seri numarası belirlenmiş 5 liralık banknotlarla "havala" yöntemi kullanarak milyonlarca lirayı fiziki nakde dönüştürdüğü ortaya çıktı.

Adana Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 2024 yılının Mayıs ayında S.T.'nin evine düzenlenen operasyonda çok sayıda dijital materyal ve cep telefonu ele geçirdi. Şifresi kırılan telefon üzerinden yapılan incelemelerde, KKTC bağlantılı yasa dışı bahis, kara para aklama ve nitelikli dolandırıcılık ağı deşifre edildi.



Soruşturma kapsamında örgütün para transfer yöntemine ilişkin dikkat çeken detaylara ulaşıldı. Teknik ve fiziki takipte, örgüt üyelerinin aklanan parayı "havala" olarak bilinen yöntemle kurye sistemi üzerinden taşıdığı belirlendi. Sistemde, kuryelere seri numarası önceden belirlenmiş 5 liralık banknot verildiği, aynı banknotun fotoğrafının ise Kapalı Çarşı ile Adana'daki bazı kuyumcu ve döviz bürolarına gönderildiği tespit edildi.

Polis ekipleri, kurye tarafından söz konusu 5 liralık banknotun teslim edilmesinin ardından kuyumcu ve döviz bürolarından valizlerle nakit para teslim alındığını belirledi. Bu yöntemle milyonlarca liralık suç gelirinin dövize çevrilerek doğrudan örgüt liderine ulaştırıldığı öğrenildi.

Soruşturma dosyasında, operasyonda el konularak kayyum atanan bazı kuyumcu ve döviz bürolarının bu işlemler karşılığında yüzde 10 komisyon aldığı bilgisine de yer verildi.
Öte yandan, örgüt lideri olduğu öne sürülen KKTC vatandaşı Selahattin A.U.'nun, bir yakınının düğünü için Türkiye'ye geldiği sırada İstanbul'da yakalandığı öğrenildi. Dijital verilerde, Selahattin A.U.'nun 2022 yılında öldürülen Halil Falyalı ve çevresiyle yakın ilişki içerisinde olduğu yönünde bilgilere ulaşıldığı belirtildi.

Geçtiğimiz hafta Adana merkezli 21 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda toplam 161 şüpheli gözaltına alınırken, aralarında gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı'nın da bulunduğu 135 kişi tutuklandı.

'Ceza infaz sistemi güçlendirildi'

Adalet Bakanı Akın Gürlek, ceza infaz sisteminin toplumsal uyumu ve yeniden kazanımı önceleyen bir anlayışla güçlendirildiğini belirtti

25.05.2026 09:21:00
İhlas Haber Ajansı
'Ceza infaz sistemi güçlendirildi'
'Ceza infaz sistemi güçlendirildi'
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda hükümlülerin madde bağımlılığına karşı farkındalık kazanmalarının, mesleki beceriler edinmelerinin ve sosyal hayata daha güçlü şekilde hazırlanmalarının hedeflendiğini ifade etti.

Bu alanda tüm kurumlarla iş birliği içerisinde çalışmaların sürdürüldüğünü kaydeden Gürlek, ceza infaz kurumlarında yürütülen rehberlik ve psikososyal destek faaliyetleriyle bireylerin yalnızca bugünlerinin değil, geleceklerinin de yeniden inşa edilmesine imkan sağlandığını vurguladı.

Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde sağlıklı bir toplum ve güçlü bir infaz sistemi hedefi doğrultusunda adımların kararlılıkla atılmaya devam edeceğini belirtti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.