UEFA cezalarından, transfere ve hocaya kadar hayati konuların konuşulması beklenen Fenerbahçe durup dururken "akil adamlık" tartışmalarının içine çekildi. Yüksek Divan Kurulu'nda sergilediği denetleyici tavırla "Ombudsman" yakıştırmalarına yeşil ışık yakan Aziz Yıldırım'ın, Hakan Safi kanadından Abdullah Kiğılı aracılığıyla gelen "akil adamlık" teklifine verdiği sert yanıt kulisleri adeta ateşe verdi.

Fenerbahçe'de yaklaşan genel kurul öncesi kulisler hareketlendi. UEFA cezası tehlikesi, stat inşaatının zorunluluğu ya da transferler ile hoca konusunun konuşulması gerekirken bir anda patlak veren "akil adamlık" gündemi camianın yeni ve "suni" gündemi haline geldi "Akil adamlık" kavramı ise Yıldırım'ın Yüksek Divan Kurulu (YDK) toplantısındaki çıkışları sonrasında "ombudsman" konuşmalarının adeta bir devamı niteliğinde.
YILDIRIM'DAN SERT TEPKİ GELDİ
Son dönemde defalarca "bir daha asla" diyerek adaylık kapılarını kapatan Yıldırım, kendisi için ortaya atılan "akil adam" formülüne sert tepki gösterdi:
- Ben Fenerbahçe'nin akil insanı olmak istemiyorum, ben icraat yaparım. Yaptıklarım ortada. Seçimden çekilmiyorum.
TEKLİFİ ABDULLAH KİĞILI GETİRDİ
Kulislerde dolaşan iddialara göre; Hakan Safi adına Aziz Yıldırım'a "akil adamlık" teklifini götüren Abdullah Kiğılı oldu.
Camiada konuşulanlara göre Safi, kısa süre önce Yıldırım'ın yarım asırlık arkadaşı Abdullah Kiğılı'ya Futbol A.Ş.'nin başına geçmesini teklif etti. Aynı Kiğılı üzerinden de Yıldırım'a "akil adamlık" teklifini iletti.
ASLINDA KENDİSİ İSTEMİŞTİ
YDK'da yaptığı konuşmada aslında "akil adamlığa" hazır olduğunu hissettiren Yıldırım, üslubuyla da dikkat çekmişti. Rakamları sorgularken kullandığı, "Okur yazarım, anlatın" ve "Beni sıradan bir üyeyle karıştırmayın, her hamlenizi takip ediyorum" ifadeleri, kendisini başkanların da üzerinde bir denetleyici mekanizma veya bir "ombudsman" olarak konumlandırdığı şeklinde yorumlamıştı.
YILDIRIM NEDEN VAZGEÇTİ?
Yıldırım, geçmiş söylemlerinde; "Beni bırakın, gençler bir araya gelmeli ve vizyon koymalı" diyerek Batuhan Özdemir veya Ahmet Özokur gibi isimlerin desteklenmesi gerektiği mesajını vermişti. Ancak gelinen noktada; camiadaki belirsizlik, mali tabloların sorgulanması ve yönetimle olan fikir ayrılıkları Aziz Yıldırım'ı "elini taşın altına sokma" noktasına geri getirdi.