HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 09 AĞUSTOS 2022, SALI

Haydar Baş Hocamıza ithafen

17.04.2020 00:00:00

Yirmi yıldan fazla yazı yazan bir kardeşiniz olarak zorlandığım, kelimelerin boğazımda düğümlendiği yazmanın ıstırap olduğu anı, elli yıllık ömrümde ikinci kez yaşıyorum. Böyle bir duyguyu ilk defa 2013 yılının Aralık ayında rahmetli babamı kaybettiğimde yaşamıştım. Günler/aylar/yıllar geçse de anladım ki acılar hep aynı. Değişmiyor dostlar. 

Duygularım param parça. Bazen göz kapaklarımda titreyip duran gözyaşlarının akmasına engel olamıyorum. Bedenim göçmüş bir enkazın altında kalmış ruh hali içindeyim. Düşünün bu fani dünyada gençliğinizden bugüne kadar tam 33 yıl boyunca sevip değer verdiğiniz, milli ve manevi dünyanızın şekillenmesinde emeği olan bir hocanız hakka vuslat ediyor. Yüreğim çifte kavrulmuş acı içinde… Bu vesileyle günlerdir arayan soran taziyelerini ileten gönül dostlarıma minnettarım. Acılar paylaşıldıkça hafifliyor.

Evet sinsi koronavirüs; ülkemizin yetiştirdiği ilim, gönül ve büyük dava adamı ömrünü milletine adamış Prof. Dr. Haydar Baş hocamızın Hakka vuslatına sebep oldu. Hocamızın vefat haberini 14 Nisan Salı günü sabahın ilk saatlerinde cep telefonumdan arayan Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan Bey söyledi.

Birkaç gündür Covid-19 nedeniyle Hocamızın memleketi Trabzon'da hastanede tedavi altında olduğunu durumunun da iyi biliyorduk. Meğer değilmiş.

Acı haberle sarsıldım. Tanımlayamadığım ağır bir yük omuzlarıma çöktü.

Şairin dediği gibi "Neylersin ölüm herkesin başında/Uyudun uyanamadın olacak/Kim bilir nerde, nasıl kaç yaşında…" ama acımı hafifletmiyordu bu cümlelerde…

Ahhh hocam…

Bilinmeyen, duyulmamış, güneş gibi içimi ısıtan bir isimdi Prof. Dr. Haydar Baş. Benim olduğu kadar O'nu yakından tanıyanların üşüyen yüreği nefesiyle ısınırdı. Sesinde, soluğunda, gözlerinin ışıltısında, bayat ve pörsük hayatı canlandıran ve güzelleştiren sihirli bir güç saklıydı.

Fıtri idrak ve irfanıyla tam otuz yıldır dinlediğim manevi dünyamı şekillendiren sohbetlerinde ve konuşmalarında öyle nasihatler ederdi ki, akan suların yatağını temizlediği gibi temizlerdi yüreğimi.

Sözleri ölgün ruhlara can, çaresizliğe isyandı. Konuşması bitince sıkıntılar, umutlu ve muştulu sözleriyle ipinden kopan tespih taneleri gibi dağılır giderdi. Onun bulunduğu ortam, dingin, hoş bir barış havasıyla yüklü olurdu. Hep çözüm odaklı proje eksenli konuşmaları karanlık dünyamızı aydınlatan güneşti. 

Görüş ve düşünceleri umut oluyordu çorak yüreklerimize. 74 yıllık ömrüne altmıştan fazla kitap sığdıran, meşale gibi önümüzü aydınlatan bir ilim adamıydı aynı zamanda. Görüşleri birçok üniversitede lisansüstü ve araştırmalara konu edinmiş, sayısını bilmediğim uluslararası ödüllerin sahibi bir değerimizdi.

"Evladım insan her yerde yaşar, lakin ölmek için vatan lazım!" sözünü diline pelesenk etmiş her birimize vatan/bayrak/millet sevgisini kılcal damarlarımıza kadar nakşetmiş bir ustaydı aynı zamanda. Terzi gibi kendi hayat kumaşından kırpıp kırpıp bizim kumaşımıza eklerdi. 

Bir insan düşünün ki ömrü, Türk Milleti'nin ezeli ve ebedi düşmanlarıyla mücadele içinde geçti. Ama o milletine ölümüne sevdalıydı. O yüzden hep ölüme yakın durdu.Bir konuşmasında "Ben son nefesim ve ahirette verilmesi gereken hesabın hesabını yapan biriyim" sözleriyle bir ölçü koyardı ortaya.

Ömrü boyunca haksız ön yargılar, yüzlerce davalar, perdeleme, gizleme, baskı, zulümle dolu saldırılar onu yolundan hiç döndür(e)medi. "Tek başıma da kalsam bu yoldan dönmem" diyerek istikamet üzere olunmasını mücadele edilmesi gerektiğini gösterdi bize hep. Çünkü gittiği yol, Ehl-i Beyt'in, Hünkar Hacı Bektaş Veli'nin ve Atatürk'ün yoluydu…

Hiçbir zaman yalpalamadı, geri adım atmadı. Geçtiğimiz yıl Susurluk ilçesinde aracını "terör ihbarı" diye akıllara zarar bir düşünceyle durduran polis şefine aracından inerek; "Oğlum beni tanıyormusunuz. Ben devletine sonuna kadar bağlı bir insanım. Devleti arıyorsanız işte burada. Devlet benim" diyecek kadar baba şefkatinde, hakkında kötü niyetli insanlara bile şefkat gösteren, nasihat eden bir liderdi.

Örneğini gündelik yaşamımızda çokça gördüğümüz "Her dönemin adamı değil, her dönem adam oldu!" Teklif edilen tüm dünyalık makamları elinin tersiyle geri çevirdi.

Ölçüsü net istikameti cetvel gibi düzgündü. Kurulmasına öncülük ettiği Meltem/Mesaj/Köy/Kadırga televizyonları yayına hangi ilkelerle başlamışsa aynı çizgide devam etmesinin baş mimarıydı. Ki o televizyonlarda kurulduğundan beri her pazartesi günü evlerimize misafir olan "Haydar Baş ile Haftanın Sohbeti" programı ile milli ve manevi değerlerimiz, her dönemde bozulmaya çalışılan tevhit akideleri, ülkemiz üzerinde oynanan oyunların perde arkasını izah eder bizleri ayıktırırdı.

Tam 20 yıl önce çoğu kesimin laf söyletmediği "hocaefendi" diye methiyeler dizdiği, günlerde FETÖ terör örgütünün gerçek yüzünü millete anlatırken "çok abartıyorsunuz" diyenler yıllar sonar Haydar hoca çok haklıydı demeye başladıklarını gördük.

Ferasetiyle bugünleri gören hocamız, terörist başı Fetullah'ın başlattığı "dinler arası diyalog" masalının  O'nun için ülkeye tuzak, yüreğine batan küflü bıçaktı sanki. İçini kanatıyordu. Hatırlayın gençler hristiyanlaştırılıyordu o zamanlar. "Ben milli ve dini meselelerde çok duyarlı bir insanım. Kavga etmem. Uyarırım. İkaz ederim. İkna ederim. Yol gösteririm" diyerek yol gösterdi. Ancak görmek istemeyenler maalesef görmedi.

Hiçbir şey yapamadan eli kolu bağlı öylece beklemek O'nun için ihanetti. Yetiştirdiği vatansever talebelerini heyetler halinde dönemin idarecilerine, kanaat önderlerine göndererek tehlikenin farkında olunmasını tam 20 yıl önce yapmıştı. Ama maalesef sözünü dinletemedi. Ağır bedeller ödendi. Zaman onu hep haklı çıkardı.

Son zamanlarda Mustafa Kemal Atatürk'le ilgili ezber bozan "Hoş Geldin Atatürk" eseriyle Türk milletini gerçek Atatürk'le tanıştırması bir devrin kapanıp yeni bir devrin açılmasıydı sanki.

Hiç unutmam yaklaşık 5 yıl önceydi. Bursa'da bir düğündeyiz. Hocamızla aynı masada sohbet ediyoruz. Eskişehir'den Haşmet abi de var. Atatürk'le yazdığı eser hakkında düşüncelerimi söylerken yüzüme baktı ve biraz da öfkeli ses tonuyla: "Evladım Atatürk düşmanlığının kaynağı İngiliz ve Yunan istihbaratıdır. Bize Atatürk'ü hep kasıtlı olarak yanlış tanıttılar. Biz bunu yıkıyoruz. Ama gerçeği bu millet bilmiyor. Yazdığım eseri iyi okuyun. Orada tüm bilgi ve belgeler mevcut. Atatürk Ehl-i Beyt soyundandır. Hafız-ı kelamdır. Bunu unutmayın. Atatürk Bu milletin birleştirici harcıdır. Bunları her yerde anlatın" cümlelerini o zamandan beridir altın harflerle gönlüme yazmıştım.

Hocaların hocasıdır; dost canlısı ve şefkat abidesidir. Her an bir yara sarar. Dertlilerin dert ortağıdır. Böylesi insanlar yaşı ilerlese de asla yaşlanmazlar. Dikkatli baktığımızda yüzünde, sevgiyi/merhamet/şefkati/ seyreden bakışların ışıltısını ve duru hayranlığını görürdük. Konuşurken, gözlerindeki şükran duygusuyla gönlünden kopan sözcükler ise sıcak bir okşayış gibiydi.

Düşünüyorum da yakında mübarek Ramazan ayı geliyor. Yokluğunda nasıl olacak bilmiyorum. Her yıl iftar saatine yakın televizyonda yaptığı o doyumsuz iftar sohbetleriyle milletin Haydar Hocasıydı. Bu sohbetlerinde hep yüreğinden akıttığı "vatan sevgisi imandandır" ana düşüncesi ekranlardan evimize akan ve yatağına sığmayan koskoca bir ırmaktı.

Modern çağın değirmen gibi öğüttüğü değerlerimizi bize hatırlatır "nasıl iyi bir kul oluruz"un şifrelerini alırdı izleyenler Hocamızdan.

Zaman ne çabuk geçiyor. Ömür saati durmuyor. En son geçtiğimiz yıl Eskişehir'e Bozan Mahallesinde yaptırmış olduğu Entegre Tesisini ziyarete geldiğinde görüşmüştük. Bozanlı çiftçilerle yaptığı sohbet toplantısında şu tarihi cümlelerini unutamam.

Tarımın stratejik bir alan olduğunu vurgulayarak, "Eline en güçlü silahları ver. Ancak askerin karnını doyurmazsan o silah hiçbir işe yaramaz. Bu da tarımla, ziraatla, ürün yetiştirmekle olur. Tarlalarınızı ekin. Topraklarınızı sakın satmayın" sözleri bugünü tarif etmiyor mu?

Bozan ziyareti sonrası Eskişehir'e döndüğümüzde herkes gidecek diye beklerken gitmekten vazgeçip bir gece kalıp sıcak yaz akşamında Odunpazarı Belediyesine ait Şelale Parkta gecenin ilerleyen vaktine kadar çay dondurma eşliğinde uzayıp giden sohbetinin tadı hala damağımdadır. Aynı gece otele gittiğimizde giriş kapısından itibaren yanına yaklaşıp  elinden tutarak birkaç adım yürüdüğümüzün kendisine son dokunuşumun olacağını nereden bilebilirdim!

Alimin ölümü, alemin ölümü gibidir.

Türk Milleti değerini kıymetini maalesef vefatından sonra bilecek.

Hakkını helal et Hocam! Ruhun şad olsun. Mekanın makamın cennet, uğruna bir ömür tükettiğin Ehl-i Beyt yoldaşın olsun. Hicranlı gönüllerle göz pınarları yeşeren sevenlerinin başı sağolsun.

 
Hüseyin Turhan / diğer yazıları
- Kapanmayan derin yara… / 09.08.2022
- Doğru tercih üzerine / 02.08.2022
- Nadir Küpeli / 20.07.2022
- Gümüşhane’den yazı+yorum / 05.07.2022
- Hoş geldin temmuz / 28.06.2022
- Bugün değilse ne zaman tasarruf? / 22.06.2022
- Kerbela’nın asil torunları: Aleviler / 14.06.2022
- İstanbul ve Koç Üniversitesi izlenimleri / 08.06.2022
- Fahiş zamlardan sonra vazgeçilen şeyler / 31.05.2022
- İletişim üzerine / 24.05.2022
- Musa Canlı ile Eskişehir’de… / 18.05.2022
- Ankara izlenimleri / 10.05.2022
- Annemsiz ilk bayram / 05.05.2022
- Her geleni Hızır her geceyi Kadir bil! / 26.04.2022
- Meğer bölüğün hepsi oruçluymuş! / 20.04.2022
- Polis çevirmesinin düşündürdükleri / 13.04.2022
- Müslime teyze / 06.04.2022
- Geliyor gönlümün efendisi / 29.03.2022
- Atatürk’süz Çanakkale mi olur? / 23.03.2022
- Otogarda geçmişe yolculuk / 15.03.2022
- Hayaller Ay kuyruğu, gerçekler yağ kuyruğu / 09.03.2022
- Ukrayna savaşının perde arkası / 01.03.2022
- Gümüşhane izlenimleri / 24.02.2022
- Annem... / 15.02.2022
- Mehmet Sadık’ın ardından (2) / 11.02.2022
- Mehmet Sadık’ın ardından (1) / 10.02.2022
- Anne ile oğlunu barıştıran sistem / 01.02.2022
- Karla mücadele izlenimleri / 26.01.2022
- Yazı konumu değiştiren haber / 19.01.2022
- Boynu bükük çocuklar! / 12.01.2022
- Yiğit muhtaç oldu kuru soğana! / 05.01.2022
- Öyle bir fırıncı ki! / 30.12.2021
- Seçim mi / geçim mi? / 23.12.2021
- Biz böyle yaşamaya mahkum muyuz! / 16.12.2021
- Babamı yazı+yorum! / 08.12.2021
- Hayat mottonuz ‘uğraşma-uzlaş’ olsun / 02.12.2021
- Negatif insanları çıkarın hayatınızdan / 24.11.2021
- Dövizi, ekonomiyi yazdıkça için acıyor / 17.11.2021
- 10 Kasım sabahı ve Altan teyze! / 10.11.2021
- Cumhuriyet sabahında Türkiye gerçeği / 03.11.2021
- Erdoğan’ı Eskişehir’de dinlerken… / 30.10.2021
- İnsan fotoğraf gibidir / 20.10.2021
- Çifte maaş sefası / 14.10.2021
- İdareci böyle mi olmalı! / 08.10.2021
- Nadir Küpeli / 28.09.2021
- Aramızdaki cömert insanlar / 22.09.2021
- Raftaki çayın fiyatını görünce / 15.09.2021
- Üniversite arkadaşlığı üzerine / 08.09.2021
- Diyanet’in ayrıştıran hutbeleri! / 01.09.2021
- Uçağın kanadından asılmak istemiyorsanız! / 26.08.2021
- 14 Ağustos 2021 Cumartesi / 19.08.2021
- Sadece aşı ve uçak mı? / 11.08.2021
- Alev alev yakılan ülkem! / 05.08.2021
- Bayram yap(a)mayanlar! / 29.07.2021
- Kurbanını paylaş kardeşinle yakınlaş / 20.07.2021
- Sivrihisar-Sığırcık izlenimleri / 13.07.2021
- YKS-2021 ve Katarlı gençler / 01.07.2021
- Yozlaşmanın son örneği / 23.06.2021
- Ekranda ‘bizim çocukları’ izlerken… / 17.06.2021
- Ayasofya’nın imamları / 11.06.2021
- O şimdi asker… / 04.06.2021
- İçi boş sloganlarla kendimizi avutuyoruz / 27.05.2021
- Entübe olmuş bayramda Üstün Dökmen'i dinlerken… / 19.05.2021
- Futbolda iç burkan gelişmeler / 17.05.2021
- Hayat çok kısa / 06.05.2021
- Nurcan Özdemir / 28.04.2021
- Ramazan ve sahada oruç açan futbolcular / 22.04.2021
- O’nu anarken… / 13.04.2021
- Tencere dibin kara… / 07.04.2021
- Tedavisi olmayan hastalıklarımız! / 31.03.2021
- Ankara izlenimleri / 26.03.2021
- Tramvayda olduğunu unutan kadın / 20.03.2021
- Entübe olmuş komşuluklar / 11.03.2021
- Siz de bıktınız mı? / 06.03.2021
- Buna müsaade etmeyeceğiz! / 24.02.2021
- Sürpriz ziyaret / 18.02.2021
- Huzurlu kentin içinde / 03.02.2021
- Öyle bir kalp cerrahı ki-III / 29.01.2021
- Öyle bir kalp cerrahı ki-II / 28.01.2021
- Öyle bir kalp cerrahı ki-I / 27.01.2021
- Aşı ile gülen yüzler / 25.01.2021
- Her yönüyle örnek bir akademisyen / 14.01.2021
- Kısır tartışmalarla başlayan yeni yıl / 07.01.2021
- Zalim bu sene / 30.12.2020
- Bugün değilse ne zaman? / 25.12.2020
- Babamı anarken / 17.12.2020
- Mahalle bakkallarının yaşam mücadelesi / 09.12.2020
- Kontrolsüz yaşamda çember daralıyor / 03.12.2020
- Uğur Şahin ve Özlem Türeci-II / 26.11.2020
- Uğur Şahin ve Özlem Türeci -1- / 25.11.2020
- İshak Gündoğan Bey / 20.11.2020
- Deprem anında ne yapmalı? / 12.11.2020
- Soframıza hoş geldin Kibarköy / 11.11.2020
- Depremin dünü, bugünü ve yarını-II / 06.11.2020
- Depremin dünü, bugünü ve yarını - I / 05.11.2020
- İmamoğlu ve Cumhuriyet Haftası üzerine / 30.10.2020
- Askıda ekmek / 22.10.2020
- Can yakanın canını yakmadıkça / 16.10.2020
- Değişörenliler alkışı hak ediyor / 13.10.2020
- Bir Mustafa Canlı geçti Gümüşhane'den -3- / 12.10.2020
- Bir Mustafa Canlı geçti Gümüşhane'den -2- / 11.10.2020
- Bir Mustafa Canlı geçti Gümüşhane'den -1- / 09.10.2020
- Sağlıkçılara kalkan eller / 01.10.2020
- Söz üzerine / 24.09.2020
- Dostları artırıp düşmanları azaltmadıkça / 08.09.2020
- Kerbela, Hz. Hüseyin ve bir yudum su / 01.09.2020
- Müjdenin hatırlattıkları / 27.08.2020
- Fatma Hemşirenin evlat acısı / 19.08.2020
- Davetiye icra kağıdı gibi görülüyor / 12.08.2020
- Futbolda ahlak sorunu / 09.08.2020
- Bayram izlenimleri / 08.08.2020
- Bir iş adamı ki… / 25.07.2020
- Han’a sevdalı başkan-II / 09.07.2020
- Han’a sevdalı başkan-I / 08.07.2020
- Ülkemize yakışmayan görüntüler / 03.07.2020
- Fikret Öğretmen / 24.06.2020
- Milli Ekonomi Modeli’ni hatırlatan çalışma / 18.06.2020
- Covid-19’lu Zeynep Teyze-II / 10.06.2020
- Covid-19’lu Zeynep Teyze-I / 09.06.2020
- 2020 yılı şaşırtmaya devam ediyor / 01.06.2020
- Akitli Atilla amca! / 28.05.2020
- Telekonferanslı Ramazan Bayramı / 23.05.2020
- Gecesi Kadir olan / 19.05.2020
- Baş Hocamızın ‘üç fidan’ yorumu / 15.05.2020
- Diyanet-Baro polemiği / 07.05.2020
- Anılar, şimdi gözümde canlandılar / 06.05.2020
- Buruk geçen Ramazan / 01.05.2020
- Çarıkçı Rasim’in torunu-III / 29.04.2020
- Çarıkçı Rasim’in torunu-II / 28.04.2020
- Çarıkçı Rasim’in torunu-I / 27.04.2020
- Atatürk ve çocuk sevgisi / 26.04.2020
- Taziye ve başsağlığı mesajları / 22.04.2020
- Haydar Baş Hocamıza ithafen / 17.04.2020
- MEM’den çiftçiye müjdeler / 15.04.2020
- Salgında sokaklara sığmayanlar / 14.04.2020
- Virüsle mücadelede 3 güzel örnek / 08.04.2020
- Virüs zihniyetli fırsatçılar / 01.04.2020
- Alkışladığımız sağlık çalışanları / 28.03.2020
- İnancın zaferi / 17.03.2020
- Yengemin ardından / 13.03.2020
- Gözyaşıyla yıkanan şehitler / 03.03.2020
- ‘Soruları verdiler öyle kazandım’ / 26.02.2020
- Porsuk ile Harşit’in dostluğu / 21.02.2020
- Mihalgazi ve Sarıcakayalı çiftçiler / 11.02.2020
- ‘Büroyu ziyarete gidelim’ / 08.02.2020
- Emek verip emekliye ayrılanlar / 28.01.2020
- Bu karar skandaldır! / 21.01.2020
- Klavye kahramanları / 14.01.2020
- Yeni yıl düşünceleri / 08.01.2020
- 2019 yılında unutamadıklarımız / 31.12.2019
- Erol Mütercimler ile Eskişehir’de / 24.12.2019
- Babam-II / 15.12.2019
- Babam-I / 14.12.2019
- Uzlaştırma ve uzlaştırmacı üzerine / 13.12.2019
- Kaybolan değerlerimiz / 03.12.2019
- Bir öğretmenle baş başa / 30.11.2019
- Yol çilesi bitmeyen Sarıcakaya / 19.11.2019
- On değil, son Kasım’a kadar / 17.11.2019
- Cumhuriyetin baş savunucusu / 03.11.2019
- ‘Ben devletim’ var mı ötesi! / 26.10.2019
- Baroda heyecanlı vakitler / 06.10.2019
- Koç Üniversitesi izlenimleri.. / 28.08.2019
- 2019-YKS sınavı üzerine / 29.07.2019
- Üniversite sınavı hakkında / 15.06.2019
- Gönül orucu tutanlardan mıyız? / 18.05.2019
- Bir solukta Gümüşhane / 06.05.2019
- Geçersiz oylar üzerine / 12.04.2019
- Kimi muhtar seçelim? / 26.03.2019
- Nasıl bir belediye başkanı? / 02.03.2019
- Uzlaştırma kurumuna dair / 03.02.2019
- Kalandar geleneği / 20.01.2019
- Annemle baş başa… / 17.01.2019
- Es Es ile Gümüş’ün ortak kaderi / 10.01.2019
- Bitüm değil beton yol / 05.01.2019
- Gümüşhane’nin en prestijli ödülleri üzerine / 02.12.2018
- ABD hep ikiyüzlü / 17.10.2018
- Bir ömürsün Niyazi Sadık! / 09.10.2018
- Bir kulüp neden batar?(!) / 03.09.2018
- Alparslan'dan Atatürk'e? / 28.08.2018
- Çözüm sınav değildir / 05.07.2018
- Son dönemin görmemişliği / 09.06.2018
- Eskişehir'de Ramazan düşünceleri / 27.05.2018
- Tamam/devam demekle karın doymuyor / 12.05.2018
- Sıcak gündemde ekran baykuşları / 29.04.2018
- Tosuncuk ve tosta tüküren kurye / 04.04.2018
- Eskişehir'de MEM'in yansımaları / 06.03.2018
- Akarbaşında fark oluşturan hoca / 28.02.2018
- Adliyelerde uzlaştırmacı olabilirsiniz / 19.01.2018
- Şairin kaleminden "Hoş Geldin Atatürk" / 05.12.2017
- Es Es'teki durum futbolun turnusol kağıdı / 20.11.2017
- Hoş Geldin Atatürk / 09.11.2017
- Basının önemi ve Eskişehir'den 2 örnek / 01.11.2017
- Firuz Kanatlı'nın ardından / 24.10.2017
- Emirdağ izlenimleri / 15.09.2017
- Trabzon'dan yükselen 'Atatürk' sesleri / 31.08.2017
- Atatürk'e yapılan çirkin saldırılar / 29.08.2017
- Sivrihisar'ın bilge insanı Naci Şakar / 23.08.2017
- Eskişehir'de bir ilk gerçekleşti / 01.08.2017
- 'Vazgeç gönlüm sen bu aşktan' / 09.07.2017
- Gümüşhane'den Metin Balki geçti / 08.07.2017
- Anadolu efsanesi bitiyor mu? / 06.07.2017
- Atilla'nın hazin sonu / 13.06.2017
- 1. Lig'e kim yükselecek? / 19.05.2017
- 'Ömür Dediğin' Gümüşhane'de / 11.05.2017
- Mehmet Garaçoğlu'nun ardından / 01.05.2017
- Nerelisin? Gümüşhaneliyim Hakim'im, Ovacık'ta / 24.04.2017
- Çanakkale çanak antenle geçilmesin! / 18.03.2017
- Gümüşhane'de vali olmak / 04.03.2017
- Dağları tribün, seni şampiyon yapacağız! / 25.02.2017
- Gümüşhane Tanıtım Günleri izlenimleri-2 / 15.02.2017
- Gümüşhane Tanıtım Günleri izlenimleri-1 / 14.02.2017
- Hayaller başka bahara kaldı / 27.01.2017
- Karne alamayan ana kuzuları / 25.01.2017
- Putin'e, 'Türkiye'yi bölelim' telefonu / 17.01.2017
- Terör belasına karşı somut öneriler / 06.01.2017
- Metintaş ailesinin baba acısı / 27.12.2016
- Dört tarafımız hainlerle çevrili / 18.12.2016
- Bir okuyucumun sözlerinden babamı yazmak / 13.12.2016
- Biz kalbimizde yaşatıyoruz ama! / 11.11.2016
- Cumhuriyet Bayramı düşünceleri / 31.10.2016
- Lozan'dan 15 Temmuz'a / 07.10.2016
- Kritik süreçteyiz / 30.08.2016
- Darbenin arka planı / 01.08.2016
- Ramazan'da sünnet heyecanımız / 24.06.2016
- Bir başarı öyküsü / 04.06.2016
- Çektiği kandil mesajı sonu oldu / 20.05.2016
- Eskişehirspor ile Gümüşhanespor'un yolları kesişir mi? / 13.05.2016
- Gümüşhane'nin altın adamları anketi / 08.03.2016
- Sabah saatlerinde yolda gördüklerim / 26.01.2016
- Seda Anne Üniversitesine dair / 10.11.2015
- Nerede yeşil Gümüşhane? / 08.10.2015
- Uzat elini Gümüşhane'm / 20.09.2015
- Bataklığın içindeyiz! / 30.07.2015
- Çocukluğumuzun Ramazan günleri / 10.07.2015
- İmam da bunu yaparsa / 15.06.2015
- Eskişehirde ilginç seçim diyalogu / 06.06.2015
- Asgari ücret ne kadar olmalı meselesi / 22.05.2015
- Türk gençliğine sesleniyorum / 06.05.2015
- Muazzez ablamızın ardından / 14.03.2015
- Gümüşhane'nin kurtuluşu / 14.02.2015
- Kar altında kalan karayolları / 14.01.2015
- 2014 yılını Ehl-i Beyt'le uğurladık / 01.01.2015
- Başöğretmen Atatürk ve ulusu kurtaran öğretmenler / 25.11.2014
- Atatürk'e yapılan saldırılar ve bir anısı üzerine / 18.11.2014
- Bir Ehl-i Beyt dostu: İrfan Çetinkaya / 29.10.2014
- Ehl-i Beyt panel serisi Eskişehir'deydi / 20.10.2014
- Öğrenci ve velilerin k / 14.09.2014
- Eskişehirin çatısı örnek olmalı! / 14.08.2014
- Sami(mi) dostun ardından / 08.08.2014
- Gümüşhane Devlet Hastanesi ile ev arasında gördüklerim / 22.06.2014
- Konuştukça Hızır'ı hatırlatanlar / 08.06.2014
- Kim senin ölçün? / 24.04.2014
- Yerel seçim ve projeler üzerine / 15.03.2014
- Kurtuluşun yazısı / 21.02.2014
- Aralık'ta ayrılık varmış meğer / 07.01.2014
- Babamın ardından / 28.12.2013
- Seçimler ve başkan adayları / 07.12.2013
- Onurlu mesleğin ağır işçileri: Öğretmenler / 04.12.2013
- Milli kahramanlarımız ve Türk gençliği-II / 02.07.2013
- Milli kahramanlarımız ve Türk gençliği-I / 01.07.2013
- Eskişehir 21. Yüzyılın Milli Kahramanlarını bekliyor / 26.01.2013
- Sokak iftarları / 01.08.2012
- Bir Ramazan geleneği, sokak iftarları! / 31.07.2012
- Misafirimiz var / 23.07.2012
- Yunus Emre'nin diyarından / 30.04.2012
- Beklediğim kurtuluş törenleri Kelkit'te yapıldı / 20.02.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

17.04.2019, 17.04.2018, 17.04.2017, 17.04.2016, 17.04.2015, 17.04.2014, 17.04.2013, 17.04.2012, 17.04.2011, 17.04.2010, 17.04.2009, 17.04.2008, 17.04.2007, 17.04.2006, 17.04.2005, 17.04.2004, 17.04.2003, 17.04.2002, 17.04.2001


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.