‘Hayırdan bir şeyi önemsiz görmeyin’
İmam Ali (a.s.) şöyle buyurdu: “Hayır işleyin ve hayırdan bir şeyi önemsiz görmeyin; çünkü onun küçüğü büyüktür, azı ise çoktur. İçinizden hiç kimse; ‘başkası bu hayrı işlemeye benden daha layıktır’ demesin. And olsun Allah’a, aynen öyle olur”
13.07.2023 10:20:00
Hakan Akkuş
Hakan Akkuş





Huzurunda "Estağfirullah" diyen kimseye Hz. Ali (a.s.) şöyle buyurdu: "Anan yasına ağlasın. İstiğfarın ne demek olduğunu biliyor musun? İstiğfar, yüce makam sahiplerinin derecesidir. İstiğfar, altı manası olan bir isimdir: İlki, geçmiş günahlar hakkında pişman olmak; ikincisi, o suçları ebediyen terk etmeye azmetmek; üçüncüsü, mahlûkatın haklarını eda ederek üzerinde bir kul hakkı olmadan pürüzsüz olarak Allah'a kavuşmak; dördüncüsü, üzerine farz kılındığı halde zayi ettiğin her farizanın hakkını eda etmeyi kast etmek; beşincisi, haram kazançla bedeninde oluşan eti gamla ve hüzünle, deri kemiğe yapışıncaya kadar eritmek ve o ikisinin arasında yeni et oluşmasını sağlamak; altıncısı ise vücuduna isyan tatlılığını tattırdığın gibi, itaat elemini de tattırmak. İşte bunları gerçekleştirdikten sonra 'estağfirullah' diyebilirsin."
Ashabıyla oturmakta iken güzel bir kadın önlerinden geçerken, oradakiler hep birden gözlerini kadına diktiler; bunun üzerine Hz. Ali (a.s.) şöyle buyurdu: "Bu erkeklerin gözleri, (bir namahreme) dikilmiştir; bu dikiliş, şehvetin tahrik olmasına sebep olur. Sizden birinin gözü beğendiği ve hoşlandığı bir kadına ilişince, hemen gidip kendi zevcesine yaklaşsın. Çünkü o da kendi karısı gibi bir kadındır."
Haricilerden biri İmam Ali'ye (a.s), "Allah kahretsin bu kâfiri, ne kadar da bilgilidir!" dediğinde halk onu öldürmek için üzerine hücum etti. İmam (a.s.) bu durumu görünce şöyle buyurdu: "Yavaş olun! Bu bir sövgüdür; ya sövmekle karşılık verilir ya da günahı bağışlanır."
Yine buyurdu ki: "Zavallı ve çaresiz Âdemoğlu! Eceli gizli (ne zaman geleceğini bilmez), hastalıkları örtülü (nereden saldıracağı bilinmez), ameli ise korunmuştur (kaybolmaz). Sivrisinek ısırsa, canını yakar; bir lokma boğazında kalırsa, onu öldürür; terlerse, pis pis kokar."
"Aklından, doğru yolu bâtıl yoldan ayıracak kadarı sana yeter!"
"Hayır işleyin ve hayırdan bir şeyi önemsiz görmeyin; çünkü onun küçüğü büyüktür, azı ise çoktur. İçinizden hiç kimse; 'başkası bu hayrı işlemeye benden daha layıktır' demesin. And olsun Allah'a, aynen öyle olur. Çünkü hayır ve şer için onları yapacak birtakım insanlar vardır. Bu ikisinden birini terk ettiğiniz zaman, ehli olan kimse mutlaka o işi sizin yerinize yapacaktır."
"Kim içini ıslah ederse, Allah da onun dışını ıslah eder. Kim dini için çalışırsa, malı dünya işleri için ona yeter. Kim Allah ile kendi arasında olanı güzelleştirirse, Allah da onunla insanlar arasında olanı güzelleştirir."
"Hilm, örten bir perdedir. Akıl, keskin bir kılıçtır. Öyleyse ahlak ayıplarını hilmle ört; heva ve hevesini ise aklınla öldür."
"Hilm (yumuşak davranmak, insan için) aşirettir."
Ashabıyla oturmakta iken güzel bir kadın önlerinden geçerken, oradakiler hep birden gözlerini kadına diktiler; bunun üzerine Hz. Ali (a.s.) şöyle buyurdu: "Bu erkeklerin gözleri, (bir namahreme) dikilmiştir; bu dikiliş, şehvetin tahrik olmasına sebep olur. Sizden birinin gözü beğendiği ve hoşlandığı bir kadına ilişince, hemen gidip kendi zevcesine yaklaşsın. Çünkü o da kendi karısı gibi bir kadındır."
Haricilerden biri İmam Ali'ye (a.s), "Allah kahretsin bu kâfiri, ne kadar da bilgilidir!" dediğinde halk onu öldürmek için üzerine hücum etti. İmam (a.s.) bu durumu görünce şöyle buyurdu: "Yavaş olun! Bu bir sövgüdür; ya sövmekle karşılık verilir ya da günahı bağışlanır."
Yine buyurdu ki: "Zavallı ve çaresiz Âdemoğlu! Eceli gizli (ne zaman geleceğini bilmez), hastalıkları örtülü (nereden saldıracağı bilinmez), ameli ise korunmuştur (kaybolmaz). Sivrisinek ısırsa, canını yakar; bir lokma boğazında kalırsa, onu öldürür; terlerse, pis pis kokar."
"Aklından, doğru yolu bâtıl yoldan ayıracak kadarı sana yeter!"
"Hayır işleyin ve hayırdan bir şeyi önemsiz görmeyin; çünkü onun küçüğü büyüktür, azı ise çoktur. İçinizden hiç kimse; 'başkası bu hayrı işlemeye benden daha layıktır' demesin. And olsun Allah'a, aynen öyle olur. Çünkü hayır ve şer için onları yapacak birtakım insanlar vardır. Bu ikisinden birini terk ettiğiniz zaman, ehli olan kimse mutlaka o işi sizin yerinize yapacaktır."
"Kim içini ıslah ederse, Allah da onun dışını ıslah eder. Kim dini için çalışırsa, malı dünya işleri için ona yeter. Kim Allah ile kendi arasında olanı güzelleştirirse, Allah da onunla insanlar arasında olanı güzelleştirir."
"Hilm, örten bir perdedir. Akıl, keskin bir kılıçtır. Öyleyse ahlak ayıplarını hilmle ört; heva ve hevesini ise aklınla öldür."
"Hilm (yumuşak davranmak, insan için) aşirettir."












































































