logo
31 OCAK 2026

Her yirmi kişiden en az 1’inde bu hastalık belirtileri görülüyor

Rahatsızlığın yetişkinlerde görülme oranının da yüksek olduğunu kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Alişan Burak Yaşar, yapılan bir araştırmayla elde edilen sonuçlarda her yirmi kişiden birinde bu hastalığın gördüğünü belirtti

15.08.2021 21:43:00
Her yirmi kişiden en az 1’inde bu hastalık belirtileri görülüyor
Her yirmi kişiden en az 1’inde bu hastalık belirtileri görülüyor
Bu hastalığın fark edilme oranı çok düşük 
    
Kamuoyunda son on yıldır çocuklar konusunda çok fazla gündeme gelen dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun yetişkinlerde görülme oranının da yüksek olduğunu kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Alişan Burak Yaşar, yapılan bir araştırmayla elde edilen sonuçlarda her yirmi kişiden birinde bu hastalığın gördüğünü belirtti.
 
Dr. Öğretim Üyesi Alişan Burak Yaşar "Yetişkinlerin yüzde 6'sında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu var" dedi.   
  

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunu bir nevi "gizli pandemi" olarak tanımlayan İstanbul Gelişim Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Alişan Burak Yaşar, hayat boyu süren bu hastalığın yetişkinlerde görülme oranının oldukça yüksek olduğuna dikkat çekti. 
 


Yapılan bir meta analiz makalesinde özellikle yetişkinlerde yüzde 6 ila 7 arasında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu saptandığını belirten Dr. Öğretim Üyesi Yaşar,  "Her yirmi kişiden en az 1'inde bu hastalık belirtileri görülüyor " dedi. 
  
Hastalık bir bireyde eğer çocukluk yaşlarında başladıysa, nörobiyolojik olarak belirti ve şikâyetlerinin hayat boyu devam edebileceğini ifade eden Yaşar,  hastalığın çocuklarda hiperaktivite yetişkinlerde ise ağırlıklı dikkat eksikliği olarak fark edilebildiğini kaydetti. Yaşar, yapılan araştırmaların sonuçlarına göre bir çocukta dikkat eksikliği ve hiperaktivite varsa anne ya da babasından birinde de olma ihtimalinin yüksek olduğunu vurguladı. 
   
Fark edilme oranı çok düşük 
  
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun fark edilme oranının düşüklüğüne değinen Yaşar
 
"Psikoloji ve psikiyatrinin gelişimi son yüz yılda hız kazandı. Günümüzde tanı kitaplarında kullandığımız pek çok tanı ve sınıflandırma aslında 1930'larda başlayan ve yaklaşık olarak 10-15 yılda bir güncellenen çeşitli kategorilerden oluşuyor. Dolayısıyla zaten ruhsal hastalıklarla ilgili kat edeceğimiz yol çok daha uzun gibi gözüküyor. Bunun yanı sıra ruhsal hastalıkları teşhis etmek hala çok zor. Hala çoğunlukla sendrom düzeyindeki hastalıkları tanımlıyor ve tedavi ediyoruz. Bu bakımdan dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğundaki gelişmeleri son yirmi yılda ki çalışmalara bağlayabiliriz "dedi. 
   
Bireyde travmalara neden oluyor 
  
Hastalığın yetişkinlerde ve çocuklarda farklı seyrettiğini belirten Yaşar
 
"Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun iki parçası var. Bunlardan biri dikkat diğeri ise hareketlilik belirtileridir. Çocuklarda fark edilen daha çok hiperaktivitedir. Çocuk yaramaz gözüküyor, yerinde duramıyor ve hareketlilik gösteriyorsa toplumda hiperatkif olarak ifade ediliyor. Ancak yaş ilerledikçe hareketlilik azalıyor ve dikkat eksikliği baskın kalıyor. 
 
Mesela bireye sıralı bir görev verildiği zaman verilen işi bir düzene sokamıyor ve çabuk sıkılıyor. Bir işe başladıklarında ilk zamanlar yüksek bir performans gösterirken, yeni olma özelliği geçince o işi sürdürmekte zorluk çekiyor, sıkılıyor ve performansı hızla düşüyor. Bu bireyler sık sık sakarlık yapıyorlar. DEHB olarak kısalttığımız bu sendromda eşyalarını bir yerlerde unutur, kaybeder ve bulmakta çok zorlanırlar. 
 
Bulundukları ortama odaklanamazlar ve bir soru sorulduğunda soru daha bitmeden cevaplamaya çalışırlar ya da konuşmayı tam ortasında bölerler. Zaman yönetimleri kötüdür. Zamanı organize edemezler ve dolayısıyla buluşmalara ya geç kalırlar ya da bunu telafi etmek için çok erken gelirler. Günlük yaşamımızda bu tür insanları çok sık görüyoruz ve onları maalesef tembel diye etiketliyoruz. İnsanlar da kendilerinde bu durumları kişilik özelliği olarak görüyor. 
 
Böylece yapabileceklerinden çok daha düşük bir performansa sahip olabiliyorlar. Ayrıca dikkat eksikliğini en çok da kariyer odaklı ele alıyoruz ama sosyal ilişkileri daha çok etkiliyor. Sosyal ilişkilerde dışlanmaya kadar giden sonuçları doğurabiliyor ve bu da kişide bir sürü travmaya sebep olabiliyor" diye konuştu. 
   
Oldukça yaygın 
  
Hatalığın tedavi yöntemlerinden de bahseden Yaşar
 
"Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunu kabaca ifade edersek, zihinde dikkati toparlayan ve sürdüren yerdeki bir filtre bozukluğu diyebiliriz.  Bu hastalık gizli bir pandemi gibi çünkü çok yaygın ve hayat kalitesini oldukça etkiliyor. Bu bakımdan profesyonel bir tedavi çok önemli. 
 
Tedavi yöntemlerinden en önemlisi ise farmakolojik tedavidir. Bunun yanı sıra insanların hayat kalitesini yükseltecek ilaçlar var. Ayrıca çeşitli psikoterapi yöntemleri ve sosyal müdahaleler de var.  Hastalarımızın da hastalığı yönetmek adına bazı tedbirler aldıklarını gördük. 
 
Aralarında günlük notlar tutanlar, hayatlarını ve iş yaşamlarını planlayarak sürdüren ve gideceği yere geç kalmamak adına çeşitli taktikler geliştiren hastalarımız oluyor. Bu gibi çeşitli stratejileri, psikososyal müdahaleleri ve terapileri hastalarımız için kullanıyoruz. Ancak en önemli tedavi yöntemi kullandığımız ilaçlardır" şeklinde konuştu. 
  
 
                                         
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
ABD, İran'ı suçluyor ama aynaya bakmalı!
Minnesota'da ICE karşıtı gösteriler devam ediyor
Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel:
"(Trump) Küba ekonomisini boğmayı hedefliyor"
ABD Ticaret Bakanı Lutnick Epstein dosyasında
ABD basını belgeleri yayımladı
ABD, bu şartlarda İran’a saldırabilir mi?
ABD giderek yalnızlaşıyor!
Kötü oynadı, penaltı kaçırdı
Trabzonspor, deplasmanda Antalyaspor ile berabere kaldı
Kovid'den 5 kat daha ölümcül
Nipah virüsü Türkiye'ye gelir mi?
Entegrasyon konusunda mutabakata varıldı
Şam ile YPG arasında anlaşma
Kamuoyunda ‘bahis baronu’ olarak biliniyordu
Veysel Şahin'in mal varlıklarına el konuldu
İşte Ocak ayı mutfak enflasyonu oranı
Açlık sınırı 31 bin, yoksulluk sınırı 101 bini geçti
TÜİK, aralık ayı dış ticaret verilerini paylaştı
1 aylık açık 9 milyar 301 milyon dolar
Ticaret Bakanlığı açıkladı
Restoran ve kafelerde kuver ücretine son
Yarıyıl tatili sona eriyor
Pazartesi ders zili yeniden çalacak
Fırtına İzmir'i kötü vurdu
9 fabrika ve 5 konut hasar gördü
ABD, İran'ı suçluyor ama aynaya bakmalı!
Minnesota'da ICE karşıtı gösteriler devam ediyor
Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel:
"(Trump) Küba ekonomisini boğmayı hedefliyor"
ABD Ticaret Bakanı Lutnick Epstein dosyasında
ABD basını belgeleri yayımladı
ABD, bu şartlarda İran’a saldırabilir mi?
ABD giderek yalnızlaşıyor!
Kötü oynadı, penaltı kaçırdı
Trabzonspor, deplasmanda Antalyaspor ile berabere kaldı
Kovid'den 5 kat daha ölümcül
Nipah virüsü Türkiye'ye gelir mi?
Entegrasyon konusunda mutabakata varıldı
Şam ile YPG arasında anlaşma
Kamuoyunda ‘bahis baronu’ olarak biliniyordu
Veysel Şahin'in mal varlıklarına el konuldu
İşte Ocak ayı mutfak enflasyonu oranı
Açlık sınırı 31 bin, yoksulluk sınırı 101 bini geçti
TÜİK, aralık ayı dış ticaret verilerini paylaştı
1 aylık açık 9 milyar 301 milyon dolar
Ticaret Bakanlığı açıkladı
Restoran ve kafelerde kuver ücretine son
Yarıyıl tatili sona eriyor
Pazartesi ders zili yeniden çalacak
Fırtına İzmir'i kötü vurdu
9 fabrika ve 5 konut hasar gördü
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.