logo
07 ŞUBAT 2026

Hesaba çekilmeden önce hesaba çekmek

“Hesaba çekilmeden hesaba çekiniz.” İnsan bir defa ruhunu teslim eder. Ama her gün, her gece başını, iki diz kapağının arasına alıp, ben bugün ne yaptım? Bu yaptıklarım Allah için mi, değil mi?

17.09.2024 18:33:00
Haber Merkezi
Hesaba çekilmeden önce hesaba çekmek
Hesaba çekilmeden önce hesaba çekmek
"Hesaba çekilmeden hesaba çekiniz." İnsan bir defa ruhunu teslim eder. Ama her gün, her gece başını, iki diz kapağının arasına alıp, ben bugün ne yaptım? Bu yaptıklarım Allah için mi, değil mi?

Bunun murakabesini, muhasebesini, ibadetlerimde doğru yolda mıyım? Noksanda mıyım? Ticaretimde helalde miyim, haramda mıyım?

Aile münasebetimde Allah'ın emrettiği gibi çoluğuma çocuğuma merhametli, şefkatli iffet ve izzetli davranıyor, onlara bakabiliyor, karnını doyuruyor, sırtını giydiriyor, hoşnut edip Allah'ın rızası istikametinde yetiştirebiliyor muyum?

Yani, bir annenin vazifesi çocuğunu doğurup atmak değil. Onu terbiye edecek, edep sahibi yapacak, yetiştirecek. Evvela nefsi için onu kazanacak. Sonra ailesi için, sonra milleti için.

Yani, onu dört dörtlük dört başı mamur bir insan haline getirecek. Ha, bunları yapabilecek hesaplaşmanın adıdır. "Ölmeden evvel ölmek."  

Yani, orda sana bunlar sorulmayacak mı? Bunları şimdiden kendine soracaksın iyi cevabı nasıl alırsan, amelini işini ona göre tayin ve tespit edeceksin ve inşallah yaptığın bütün işlerde Rıza-i Bâri istikametinde dosdoğru olarak sırat-ı müstakim üzeri bir hayat süreceksiniz. Süreceğiz…

Batının insan anlayışı

Batı, "insan meçhul" diyerek mahiyetini dün de çözemedi, bugün de çözmesi mümkün değil.

Bu görüş biliyorsunuz Alex Carrel'in görüşüdür. Batı dünyasında sayfalarca insanı anlatan eserler yazılmıştır. Ama onun herhangi bir yönünü, herhangi bir duygusunu gereği gibi ifade edememiştir.

Mesela; acıma duygusunu belki en az elli ayrı açıdan bakarak romanlarla dile getirmiştir. Sevme duygusunu en az elli farklı romanlarla dile getirmiştir.

Ne bileyim insanlara kahretme yönünü yüzlerce romanla dile getirmiştir ve bunların hiçbiri de birbirine benzemez.

Öyle bir dünya çizer batıdaki insan modeli ki, neyin ne olduğu belli değildir. Filmleri de öyledir. Abuk, sabuk. Böyle, bilhassa gece yarıları seyredilen filmlerde efendim, korku ve dehşet saçan bir insan modeli sergileniyor. Bunların olmasının tek nedeni batı maalesef insanı tanıyamamıştır. Bundan sonrada tanıması mümkün değildir.

Neden tanıyamamıştır?

Batının insanı tanıyamamasının tek nedeni, inancından kaynaklanmaktadır. Bir defa tahrip edilmiş bir din ile o muazzam kâinatın içerisine girip, onu tanımak mümkün değil.

Onun için akıl melekeleriyle beraber el yordamı diyoruz, ne kadar işi becerebilmişse o noktaya kadar işi taşıdı.

Hâlbuki İslâm akaidine göre, insan meçhul değildir. Nefha-i İlahidir. Allah'tan geldi yine Allah'a gidecektir. 

"…Kalu inna lillahi ve inna ileyhi raciun/Allah'tan geldiniz Allah'a döneceksiniz."  

Yani, kimse Allah'a varmaktan kaçınma gücüne sahip değil. Onun için insanı çok iyi ele alıp onun ne olduğunu bizim görmemiz, tanımamız ve bilmemiz lazım.

"Men arefe nefseh. Fakat arefe Rabbeh/Kim nefsini tanırsa Rabbini tanır."  

Yani, insan öyle bir ayine-i İlahi ki oradan Niyazi'nin dediği gibi: "Hak görülür." Yani insan çok farklı.

Başta söylediğim gibi; yeseluneke anirruh/sana ruhtan soruyorlar."

/kulir'ruhu min emri Rabbi/De ki: Allah'ın bir emridir." 

/vema utuytum minel ilmi illa kaliyla/bu konuda size çok az bilgi verilmiştir."

Yani ruh konusunda hakikaten insanın efendime söyleyeyim, bilgisi azdır. Çok azdır. Azdan da azdır. Bu ayet-i kerimenin iniş sebebi de malumunuz; Yahudi âlimleri, Peygamber Aleyhisselam Efendimiz'i peygamber midir, değil midir? Denemek için gelirler: 

"Madem sen, peygambersin, ruhunda ne olduğunu bilirsin. Sorarlar ruh, nedir diye?

Hazreti Fahr-i Âlem (s.a.a.) bugüne kadar böyle bir şey düşünmediği ve de bilmediği için "ben bunu bilemiyorum" cevabını veriyor. İşte tam bu esnada ayet-i kerime Hz. Cebrail bu okuduğum az evvelki okuduğum ayeti indiriyor.  

"Sana ruhtan soruyorlar. De ki: Ruh Allah'ın emridir. Bu hususta da size çok az bir ilim verilmiştir." 

Peygamber Aleyhisselalatu ve Sellem Efendimiz de "onu tanıyan, Allah'ı tanır."

Burada nefisten murat, insanın ruhudur. Anlaşıldı mı? Onu tanıyan, Allah'ı tanır.

Şimdi insanı tanıma babında önünde birtakım engeller var. O manevi dünyasının, ruh dünyasının önünde engeller var. Bu engelleri insan aşacak, o noktaya gelecek ki, kendini tanıyabilsin.

Nedir bu? Nefs-i emmâre, nefs-i levvâme, nefs-i mülhime, nefs-i mutmainne, nefs-i raziye, nefs-i merziyye, nefs-i safiyye, nefs-i kâmile.

Şimdi bütün bunlar insanın, kendisidir. Yani, bu makamlarda var olan insandır. Emmârede onun bir karakteri var. Levm mertebesinde farklı bir karakteri var. Mülhimede çok daha farklı bir karakteri var.

Mutmainnede o artık Rabbinden emin olmuştur. Onu tanıma noktasındır. İşte bu böyle gider. Nefs-i Raziye, Allah'tan razıdır. Allah'tan razı olunca nefs-i merziyye, Allah'ında razı olduğu bir nefis haline gelir.

Kısaca böyle devam eden insanın bir iç tabiatı vardır. İşte o dünyanın tanınması İslâm literatüründe mümkün.

Efendim, o insanın kendini tanımasıyla Allah'ı tanıması eşanlamlıdır. O bakımdan, bu insana bu noktaya gelmiş insana arifi billah denir.

Yani, kendini tanıyan Allah'ını tanımıştır. Arif oldu. Kime? Allah'a arif olmuştur. Allah'ı bilmiştir manasında arif olmuştur. Böyle.

İnsanın, hayvandan aşağı, melekten üstün iki yönü var. Bir hayvani yönü, iki melekûti yönü. Meleğe ait yönü var.

Eğer insan, hayvani duygularının zebunu olarak, esiri olursa yani; kin, hased, buğz, efendim şehvet, ne bilim hırsızlık, yalan konuşma, iftira etmek, gasp etmek bunu çoğaltabilirsiniz. Bu duyguların esiri olursa ve ilahi duygulardan onu yüceltecek, Allah ile görüştürecek beraber yapacak duygulardan uzak olursa, o iniyor aşağıya. Hayvandan da aşağıya.

Haa! Bütün bunları terbiye etti. Nesini? Efendime söyleyeyim, hased duygusunu eğitti. Onu temizledi. Fitne çıkartmayı önledi. Bunlar kendi içimizde bir duygu değil mi?

Bunları terbiye ediyor. Daha; başkasının hakkına tecavüz etmeyi eğitti adil bir noktaya taşıdı.

Bütün bunları ahlâk-ı zemime dediğimiz ahlâkını eğiterek, hamideye tebdil etti. Değiştirdi.

O zaman, Allah onu çıkartıyor. Nereye? En şerefli noktaya. O noktaya çıktığı zaman insan zaten yaratılış maksadına gayesine erdi demektir.

Zaten bütün gayretlerin, çalışmaların efendim sonucu da o rütbeyi, o mevkii elde etmek içindir.

Oraya gelene kadar insan düşer, kalkar. Hiçbir şey onu tatmin etmez. Ama oraya geldikten sonra da "ballar balını buldum kovanım yağma olsun." Nerede olursa olsun. İbrahim Hakkı Hazretlerinin dediği gibi: "Lutfun da hoş kahrın da hoş."
"Hoştur bana Senden gelen,
Ya hilatu yahut kefen,
Lutfun da hoş kahrın da hoş."

Niye? Öyle bir yerde ki, onunla beraber. O, ne verirse versin. O'ndan geliyor ya. İşte asıl şerefli olmak bu noktadır. Eşrefi yani, şerefli mahlûk. Anlaşıldı mı?

Bu noktaya geldiği zaman o insan aradığını bulmuştur. Bulduğuyla beraber yetinmiş ve mutmain olmuştur. Bütün koşuş buna olması lazım." (Prof. Dr. Haydar Baş Ramazan Sohbetlerinden)

Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat'taki depremlerde yıkılan binanın altında kalan 16 yaşındaki kızının elini hiç bırakmadığı fotoğrafla hafızalara kazınan Mesut Hançer, depremin 3'üncü yıl dönümünde kızının kabrini ziyaret etti

06.02.2026 15:21:00 / Güncelleme: 06.02.2026 15:29:10
İhlas Haber Ajansı
Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu
Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu
6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yakınlarını kaybeden vatandaşlar, depremin 3. yıl dönümünde Kapıçam Şehir Mezarlığı'nda bulunan yakınlarının kabirlerini ziyaret etti.

Depremde enkazın altında kalan kızının elini bırakmadığı fotoğrafla hafızalara kazınan Mesut Hançer, 3'üncü yılda da evladının mezarının başından ayrılmadı. Hançer, kızının kabrine karanfil bırakarak dua etti.



16 yaşındaki kızı Irmak Leyla Hançer'in mezarındaki fotoğrafa dokunan baba, "Onlar öldü, kurtuldular ama biz burada yaşayan bir ölü olduk" dedi.

Baba Hançer, "Acılar hiç geçmiyor, dün gibi gözümüzün önünde hiç geçmiyor. O manzarayı hiç tamir etmedik. Çünkü biz bir ümitle enkazın başına gittik. Sağ çıkarız veya yaralı falan çıkarız diye. Ama işte üçüncü günü rahmetli olmuş.

Hiç beklemediğimiz anda kaybettik. Ben o gece fırında çalışıyordum. Fırından ulaşamayınca oraya gittim. Ama işte gördüğümüz manzara felaket oldu bizim için. Çünkü her şey yerle bir olmuş. Dört çocuk vardı. En küçüğüm annemdeydi o gün. Cuma günü gezmeye gitmişti ama annemle beraber hepsi pazartesi geleceklerdi. Annem, ablalarım, yeğenlerim, yengem hepsi vefat ettiler.



En küçük kızım rahmetli oldu. Felaketten sonra işte tabii ki değişti. Her tarafımız yıkıldı. Yani onlar öldü, rahmetli oldular kurtuldular ama biz burada yani yaşayan bir ölü olduk onlarla beraber. Onlar toprağa gitti, biz toprağın içinde canlı ölüyüz yani. Çünkü onların ansızın gitmeleri, hepsinin birden gitmeleri çok felaket etti bizi" diye konuştu.

Erzincan'da 4,9 büyüklüğünde deprem

Erzincan'ın Kemah ilçesinde 4,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi

 

06.02.2026 14:38:00 / Güncelleme: 06.02.2026 15:04:20
Anadolu Ajansı
Erzincan'da 4,9 büyüklüğünde deprem
Erzincan'da 4,9 büyüklüğünde deprem

Erzincan'ın Kemah ilçesinde saat 14.16'da 4,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Kemah ilçesi olan 4,9 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 4,52 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

Vali Hamza Aydoğdu, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, "Erzincan Kemah'ta meydana gelen 4,9 şiddetindeki depremde çok şükür herhangi bir can ve mal kaybı yoktur. Rabbim milletimizi, Erzincanlı hemşehrilerimizi her türlü afetten ve beladan muhafaza eylesin. Geçmiş olsun Erzincan" ifadelerini kullandı.

ABB'den Melih Gökçek atağı

Danıştay'ın Melih Gökçek hakkında soruşturma izni verilmemesine yönelik İçişleri Bakanlığı kararını kaldırmasının ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi, Bülent Arınç'ın soruşturmada tanık olarak dinlenmesi talebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu

06.02.2026 13:04:00 / Güncelleme: 06.02.2026 13:09:13
Haber Merkezi
ABB'den Melih Gökçek atağı
ABB'den Melih Gökçek atağı
Danıştay 1. Dairesi, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında yürütülen soruşturma sürecinde kritik bir adım attı.

İçişleri Bakanlığı'nın, Gökçek ve dönemin belediye yöneticileriyle ilgili imar planı değişiklikleri yoluyla haksız menfaat sağlandığı iddiasına ilişkin "soruşturma izni verilmemesi" ve şikayetin "işleme konulmaması" kararını oy birliğiyle kaldırdı. (karar 3 Şubat 2026 tarihinde duyuruldu). Bu kararın ardından dosya, yeniden ön inceleme yapılmak üzere İçişleri Bakanlığı'na geri gönderildi.

İçişleri Bakanlığı soruşturmayı engelliyordu

Süreç, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin (ABB) 2020 yılında başlattığı suç duyurusu üzerine şekillenmişti. İddialar, Gökçek döneminde bazı taşınmazlara yönelik imar planı değişiklikleriyle FETÖ ve FETÖ bağlantılı kişi/şirketlere bireysel menfaat sağlandığı yönündeydi. Daha önce İçişleri Bakanlığı'nın engeli nedeniyle ilerlemeyen dosya, Danıştay'ın müdahalesiyle yeniden hareket kazandı.

ABB, Bülent Arınç'ın tanık olarak dinlenmesini talep etti

Bugün ise Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na resmi başvuru yaparak eski TBMM Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın soruşturma kapsamında tanık olarak dinlenmesini talep etti. Başvuruda, Arınç'ın kamuoyuna yansıyan açıklamaları özellikle vurgulandı. Arınç, daha önce Gökçek dönemini eleştirerek "Ankara'yı parsel parsel sattılar" ifadesini kullanmış ve 2015'ten beri bu konuda savcılar tarafından çağrılmadığını belirterek "Çağırırlarsa ifade veririm" demişti.

Bu talep, sürecin siyasi boyutunu da öne çıkarıyor. Arınç'ın tanıklığı, iddiaların dayanağı olarak görülen açıklamaların soruşturmada delil değeri taşıyabileceği anlamına geliyor. Başvuru, ABB'nin Gökçek dönemi imar uygulamalarına ilişkin ısrarlı takibinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Top savcılıkta

Savcılık tarafından başvurunun kabul edilip Arınç'ın ifadesine başvurulup başvurulmayacağı henüz netleşmedi. Ancak Danıştay'ın kararıyla soruşturma izni engeli kalktığı için dosyanın ön inceleme aşamasında ilerlemesi ve olası iddianame sürecine evrilmesi bekleniyor.

Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı

Bursa Emniyet Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında Mudanya ilçesinde faaliyet gösteren bir iş yerine operasyon düzenledi

06.02.2026 10:26:00
İhlas Haber Ajansı
Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı
Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı
Bursa Emniyet Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında Mudanya ilçesinde faaliyet gösteren bir iş yerine operasyon düzenledi.

Yapılan denetimlerde, iş yerinde çalıştırılan yabancı uyruklu şahıslardan 11'inin kimliksiz, 2'sinin ise çalışma izninin bulunmadığı belirlendi.



Kaçak olarak çalıştırıldığı tespit edilen toplam 13 yabancı uyruklu şahıs, deport edilmek üzere gerekli işlemlerin yapılması amacıyla İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne sevk edildi.

Öte yandan, yabancı uyruklu şahısları temin ederek çalıştırdığı belirlenen şüphelilerden 1 kişi yakalanarak adli makamlara sevk edilirken, diğer şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

6 Şubat depreminde bir araya gelemeyen partiler Öcalan için anlaştı! BTP Genel Sekreteri Mustafa Ergan sert çıktı

Teröristbaşı Öcalan'a umut hakkı tartışmalarını değerlendiren BTP Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan, "binlerce vatandaşın öldüğü ortamda kavga eden partiler Öcalan'a umut hakkı olduğunda bir araya geliyor" dedi

06.02.2026 00:37:00
Ahmet Turan Yiğit
6 Şubat depreminde bir araya gelemeyen partiler Öcalan için anlaştı! BTP Genel Sekreteri Mustafa Ergan sert çıktı
6 Şubat depreminde bir araya gelemeyen partiler Öcalan için anlaştı! BTP Genel Sekreteri Mustafa Ergan sert çıktı
Teröristbaşı Öcalan'a umut hakkı tartışmalarını değerlendiren BTP Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan, "Bakın deprem oldu bu ülkede. Bunu genel başkanımız Hüsyin Baş da söylemişti. Bu ülkede deprem oldu. Onun yıldönümündeyiz. 6 Şubat. Deprem oldu partiler bir araya gelemedi. Kavga ettiler. Yerel yönetimlerle merkezi hükümet kavga etti. Ne yapacaktık? Herkes bir tane yardım konvoyunu alıp oraya yardıma gidecektik. Burada bile kavga ettik. Ama depremde kavga eden siyasi partiler Öcalan'a umut hakkında bir araya geliyor. Evet. Çok ilginç bir depremde, bu ülkenin binlerce vatandaşın öldüğü ortamda kavga eden partiler Öcalan'a umut hakkı olduğunda bir araya
geliyor. Bu çok önemli. Aynı komisyonda buluşabiliyorlar. Aynı komisyonda buluşup aynı kararın
altına imza atabiliyorlar" dedi.

Mustafa Hayri Ergan'ın konuşmasını izleyin:

Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor


 
Hukukçular, dijital platformlardaki kolay para kazanma ilanlarına karşı gençleri uyarırken; suça konu olan banka hesapları ve GSM hatları nedeniyle gençlerin telafisi güç hukuki sorumluluklarla karşılaşabileceğine dikkati çekiyor.

05.02.2026 23:18:00
Haber Merkezi/aa
Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor
Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor

Hukukçular, dijital platformlardaki kolay para kazanma ilanlarına karşı gençleri uyarırken; suça konu olan banka hesapları ve GSM hatları nedeniyle gençlerin telafisi güç hukuki sorumluluklarla karşılaşabileceğine dikkati çekiyor.
Siber suç örgütleri genellikle 'hesabım blokeli, senin hesabını kısa süreliğine kullanabilir miyiz?' ya da 'yaptığım iş tamamen yasal, sadece vergi ödememek için senin hesabını aracı kılıyoruz' gibi yalanlarla güven telkin ediyor. Özellikle e-ticaret sitelerindeki ödeme engellerini aşma bahanesiyle aracı arayan veya 'burs vereceğiz' vaadiyle gençlerin kimlik ve banka bilgilerini ele geçiren şüpheliler, bu yöntemlerle masum kişileri suç zincirinin bir parçası haline getiriyor.

Siber suç dosyalarına göre, Türkiye'de ve dünyada en sık karşılaşılan yöntemlerin başında sahte SMS ve e-postalarla yapılan "kimlik avı" (phishing) ve kendini kamu görevlisi olarak tanıtarak gerçekleştirilen "sosyal mühendislik" faaliyetleri geliyor. Son dönemde yapay zeka destekli "Deepfake" teknolojisiyle ünlülerin taklit edildiği yatırım vaatleri, "video beğen, para kazan" şeklinde sunulan görev tuzakları ve sistemleri kilitleyen fidye yazılımları (Ransomware) ciddi tehdit oluşturuyor.

Ayrıca evden çalışma vaadiyle alınan kaporalar, müstehcen içerikli şantajlar, kripto para üzerinden kurulan "ponzi şemaları" ve "Google reklamları" üzerinden yönlendirilen sahte siteler de siber suç organizasyonlarının en yaygın yöntemleri olarak dikkati çekiyor. Uzmanlar, banka hesaplarını veya GSM hatlarını başkalarına kullandıran ve bu işlemin yasa dışı olduğunu fark eden vatandaşların vakit kaybetmeden adli süreç başlatmaları konusunda uyarıyor.

Bu acıya yürek dayanmaz

Kocaeli'nde okul çıkışında servis aracının altında kalarak hayatını kaybeden 1. sınıf öğrencisi, memleketi Zonguldak'ta gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurlandı

05.02.2026 14:54:00
İhlas Haber Ajansı
Bu acıya yürek dayanmaz
Bu acıya yürek dayanmaz
Kaza, dün Gebze ilçesi Beylikbağı Cumhuriyet Mahallesi'ndeki Bilgi İlkokulu önünde meydana geldi. Okul çıkışı kendisini eve götürecek olan servise binmek için yolun karşısına geçmeye çalışan 7 yaşındaki Elanur Tabakoğlu'na, 41 P 3597 plakalı servis minibüsü çarptı. Yaşanan kazanın ardından olay yerine gelen sağlık ekipleri, ağır yaralanan küçük Elanur'un kaza yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

"Kendi servisinin peşinden koşarken başka bir servis aracı ezmiş"

Olayın ardından konuşan Basat köyü Muhtarı Hasan Kuzucu, "Çocuk 1'inci sınıfa gidiyor. Her gün okulun bahçesine giren servis o gün girmiyor. Çocuk da yanlışlıkla başka bir arabaya biniyor. Durumu fark edince arabadan inip kendi servisinin peşinden koşmaya başlıyor. O esnada geri manevra yapan başka bir servis aracı Elanur'u eziyor. Kendi bırakıp gitmiyor biraz uzaktaymış unutuyor yani onu okulda" diye konuştu.

Tabutunu taşıyan babası güçlükle ayakta durabildi

Otopsi işlemlerinin ardından küçük Elanur'un cenazesi, memleketi Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyüne getirildi. Köydeki Merkez Ulu Camii'nde düzenlenen cenaze töreninde feryatlar yükseldi. Acılı baba Fatih Tabakoğlu, evladının tabutu başında güçlükle ayakta dururken, yakınları ve köylüler tarafından teselli edilmeye çalışıldı. Öğle namazını müteakiben kılınan cenaze namazının ardından minik Elanur'un cenazesi, dualar eşliğinde aile kabristanlığına defnedildi.

Sürücü gözaltında

Kazaya karışan servis şoförü polis ekipleri tarafından gözaltına alınırken, olayla ilgili başlatılan adli soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

Çeşme'de caddeler dereye döndü, rögarlar taştı

İzmir'in Çeşme ilçesinde öğle saatlerinde etkili olan sağanak yağış nedeniyle caddeler sularla kaplandı. Rögarların taştığı ilçede araçlar, dereye dönen yollarda ilerlemekte güçlük çekti

05.02.2026 14:44:00 / Güncelleme: 05.02.2026 14:46:41
İHA
Çeşme'de caddeler dereye döndü, rögarlar taştı
Çeşme'de caddeler dereye döndü, rögarlar taştı
Turistik ilçe Çeşme'de, öğle saatlerinde başlayan sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Yağışın şiddetini artırmasıyla birlikte ilçedeki birçok cadde ve sokak yağmur sularına teslim oldu.



Yağışla beraber altyapı sisteminde yaşanan yoğunluk nedeniyle rögarlarda taşmalar meydana geldi.

Yağmur sularının tahliye edilememesi sonucu cadde ve sokaklar adeta dere yatağına dönüştü.



Su birikintilerinin oluştuğu yollarda trafik akışında aksamalar yaşanırken, sürücüler, suyla kaplanan yollarda araçlarıyla ilerlemekte güçlük çekti.

Erzurum'da 23 kilo skunk ve 11 kilo metamfetamin ele geçirildi

Erzurum'da polisin düzenlediği operasyonda 23 kilogram skunk ve 11 kilogram metamfetamin maddesi ele geçirildi

05.02.2026 11:40:00
İhlas Haber Ajansı
Erzurum'da 23 kilo skunk ve 11 kilo metamfetamin ele geçirildi
Erzurum'da 23 kilo skunk ve 11 kilo metamfetamin ele geçirildi
Erzurum'da polisin düzenlediği operasyonda 23 kilogram skunk ve 11 kilogram metamfetamin maddesi ele geçirildi.

Edinilen bilgiye göre, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Erzurum Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince narkotik madde arama köpeği Hera ile yapılan çalışmalarda 23 kilo 250 gram skunk, 11 kilogram metamfetamin maddesi, 1 adet ruhsatsız tabanca, 15 adet fişek, 3 bin 915 TL ve 5 bin dolar suç unsuru para ele geçirildi.



Operasyonda gözaltına alınarak adli mercilere sevk edilen A.K. (44) ve S.K. (41) tutuklanarak Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi.

Emniyet Müdürlüğü'nce uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı, satışı ve nakli ile ilgili mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.

Adana'da 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi

Adana'da bir depoya yapılan baskında 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi

05.02.2026 10:56:00
İhlas Haber Ajansı
Adana'da 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi
Adana'da 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi
Adana'da bir depoya yapılan baskında 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi.

Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Sarıçam ilçesine bağlı Kürkçüler Mahallesi'nde bir depoda kaçak akaryakıt olduğu bilgisine ulaştı. Ekipler söz konusu depoya operasyon düzenledi.



Depo içerisinde bulunan tankerlerde toplamda 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi. Konuyla ilgili 2 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.