logo
07 AĞUSTOS 2026

Hibe şartı ihracatı vuruyor

 
 
Hazırgiyim Ağustos ayında 5 yıl sonra Türkiye'nin en çok ihracat gerçekleştiren sektörü oldu. İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Gültepe, devletin izlediği hibe politikasının ihracatı olumsuz etkilediğini dile getirdi.

04.09.2020 17:11:00
 
Hibe şartı ihracatı vuruyor
Hibe şartı ihracatı vuruyor
 
RECEP BAHAR / DETAY HABER
 
Koronavirüs salgınıyla birlikte küresel pazarlarda oluşan yeni dengeler, Türk hazır giyim endüstrisinin elini güçlendirdi. Basın ile bir araya gelen İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe, hazırgiyim endüstrisinin Türkiye ekonomisi için kritik öneminin salgın sürecinde bir kez daha görüldüğünü vurguladı. Sektörün Mart, Nisan ve Mayıs aylarını kapsayan üç aylık sıkıntılı dönemin ardından hızla toparlandığını anlatan Gültepe, şunları söyledi: "Mayıs ayında yüzde 38.3'e kadar gerileyen kapasite kullanımımız Ağustos'ta yüzde 68.9'a ulaştı. Depolarımızdaki stokların hızla çekilmesinin yanı sıra maske ve koruyucu giysiye yoğun talebin de katkısı ile Haziran ayı ihracatımızda yüzde 25 artış kaydettik. Temmuz ihracatımız ise yüzde 8.4 artışla 1 milyar 812 milyon dolara yükseldi. Aylık ihracatta ilk kez 1.8 milyar dolar çıtasının üzerine çıkarak yeni bir rekora imza attık. Sektör olarak Ağustos ayında da çok iyi bir performans gösterdik. Türkiye genel ihracatı yüzde 5.7 düşerken, Ağustos 2019'a göre biz 10.9'luk artış ile 1 milyar 546 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Bu sonuçla 5 yıl aradan sonra ihracatta lider sektör olarak yeniden zirveye oturduk. Devletimizin de desteği ile yeni dönemin dinamiklerini en iyi şekilde değerlendirip zirvedeki yerimizi kalıcı hale getirmek için tüm gücümüzle çalışacağız. Hazırgiyim sektörünün ilk 10 pazarı arasında yer alan ülkelerden İsrail'e Ağustos ayında ihracatımız yüzde 39, Hollanda'ya yüzde 33, ABD'ye yüzde 30, İngiltere'ye yüzde 27, İspanya'ya yüzde 14, Fransa'ya yüzde 12, Almanya'ya ise yüzde 7 arttı. Avrupa ve ABD'den gelen siparişler önümüzdeki 4 ayın da iyi geçeceğini gösteriyor."
 
ABD pazarı iyi gidiyor
 
Gültepe, salgınla birlikte tedarik zincirinin yeniden yapılandığını, tüketim alışkanlıklarında da ciddi değişiklikler olduğunu hatırlattı. Küresel markaların tedariklerini yakın coğrafyalardan karşılamayı tercih edeceklerini, ayrıca anlık talebe hızlı cevap verebilme kapasitesinin yeni dönemin en önemli dinamiklerinden birini oluşturacağını vurgulayan Gültepe, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yeni dönemin parametreleri, ihracatımızın yaklaşık yüzde 70'ini gerçekleştirdiğimiz Avrupa'da Türkiye'yi avantajlı konuma getiriyor. Avrupa'nın yanı sıra ABD'de de büyük bir potansiyel var. Hedef pazarlarımız arasında yer alan ve yılda 100 milyar doların üzerinde hazır giyim ürünü ithal eden ABD'den Çin ile ticaret savaşı nedeniyle Türkiye'ye bir yönelim gözlemliyoruz. Toplam hazır giyim ihracatımız 8 ayda yüzde 12 azalırken aynı dönemde ABD'ye ihracatta yüzde 19.3'lük artış gerçekleştirdik. Gelişmeler bu ülkeye yıllık ihracatımızı en kısa sürede 1.5 milyar dolara çıkarabileceğimizi gösteriyor. Orta ve uzun vadede ABD pazarından en az 5 milyar dolar pay alabileceğimize inanıyoruz."
 
Yeni yatırımlar şart
 
Türkiye'nin ABD pazarındaki potansiyeli en iyi şekilde değerlendirebilmesi için Anadolu'da ölçek ekonomisine uygun, yüksek kapasiteli ve yüksek teknolojili yatırımları teşvik etmesi gerektiğinin altını çizen Gültepe, "Salgın döneminde talep patlaması yaşanan maske ve tulum gibi medikal ürünlerle ilgili büyük bir pazar oluştu. Örneğin AB bu yılın ilk yarısında Çin'den 15 milyar Euro tutarında maske, tulum ve önlük gibi koruyucu giysi tedariki gerçekleştirdi. Çin'in ardından ikinci sırada olan Türkiye'nin Avrupa'ya ihracatı ise 295 milyon Euro'da kaldı. Eğer bu ürünlerin ihracatında ön izin ve hibe prosedürü olmasaydı, toplamda 1 milyar dolara yakın ihracatımızı üç katına çıkarabilirdik. Eğer bir aksilik olmaz ise salgının tüm olumsuz etkilerine rağmen 2020'yi ihracatta en fazla yüzde 5-7'lik bir daralma ile kapatacağımızı öngörüyoruz."
 
Hibe politikası ihracata darbe vuruyor 
 
Devletin izlediği hibe politikasının ihracatı olumsuz etkilediğini dile getiren Gültepe, şunları söyledi: "İlk zamanlarda ihraç edilen bir maskeye karşılık Devlet Malzeme Ofisi'ne (DMO) bir maske, 3 tuluma karşılık bir tulum hibe etmek zorundaydık. Şimdi ise 3 maskeye karşılık bir maske, 5 tuluma karşılık bir tulum hibe etmeliyiz. Bir de bu ürünleri DMO'nun istediği depoya teslim etmemiz isteniyor! Çin'de böyle bir durum yok. Bu haliyle Çin ile rekabetimizi zora sokuyor. Arada ciddi fiyat farkı oluşuyor. Bir de pazar doyum noktasına ulaştı. Şimdi rekabette fiyat öne çıkıyor. Bir de hibe olayı olmasaydı, 1.5-2 milyar dolarlık maske, tulum ve önlük ihraç ederdik. Nitekim Çin, bu yıl 7 aylık dönemde bu ürünlerden 30 milyar dolarlık ihracat yaptı. Biz ise sadece 750 milyon dolarlık satış yapabildik. Maske, tulum, önlük gibi medikal giysilerde ihracatımızı artırabilmek için iç piyasa ihtiyacının karşılanmasında sıkıntı yaratılmayacak şekilde ön izin ve hibe şartının kaldırılmasını diliyoruz." Öte yandan salgının ihraç ürünlerinde değişikliği de beraberinde getirdiğine işaret eden Gültepe, "Takım elbise, ceket, kotta aşağı düşüş var. Buna karşılık relax (rahat giyim) ürünlere ciddi ilgi var" dedi. 
 
 
Üretim Anadolu'ya kayıyor
 
İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe, İstanbul'da sektörün yeni çalışan bulmakta zorlandığına işaret ederek, "Yeni nesil hazırgiyim sektörüne ilgi göstermiyor. Bu nedenle işletmeler işsizliğin yoğun olduğu Anadolu'ya yatırım yapıyor. Bu bağlamda Erzurum ve Malatya öne çıkıyor" dedi. Çok sayıda şirketin "çalışanların sigorta süresini aylık bazda 30'dan 10'a indiren" kısa çalışma ödeneğinden çıktığını kaydeden Gültepe, "Ancak seyahat olmaması sebebiyle Laleli ve Osmanbey'de sıkıntı devam ediyor" şeklinde konuştu. Döviz kurlarındaki artışın sektöre etkisini de değerlendiren Gültepe, "Kumaşın yüzde 60'ı dövizle alınıyor. Yüzde 40'ı TL ile. Bir tek işçilikte olumlu etkiliyor. O da toplam giderlerin yüzde 20-25'i civarında" dedi. Gültepe, şunları söyledi: "Yurt içinde üretilmeyen düğme, fermuar, çıtçıt gibi bazı aksesuar ürünlerini ithal etmek durumundayız. Tam da sektör yeniden toparlanırken bu ürünlerin ithalatına ilave gümrük vergisi getirildi; kumaş ve iplikte de gümrük vergisi yükseltildi. İlave vergilerin süresi bu ay doluyor. Biz bu vergilerde süre uzatımına gidilmeyeceğini, daha önce uygulanan oranların da sektörün elini güçlendirecek şekilde gözden geçirileceğini ümit ediyoruz. Dünyada tüketimi geometrik artan spor ve aktif giyim hammaddelerinin önemli bir kısmının ülkemizde üretimi bulunmuyor. Söz konusu ürünlerdeki ilave vergi ve korunma önlemlerinin kaldırılması halinde küresel rekabette daha avantajlı olacağımıza inanıyoruz."
 

232 belediye başkanı CHP’den istifa etti

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün, ana muhalefet partisinde büyük bir kırılma yaşandığını belirterek, 232 belediye başkanının CHP'den istifa ettiğini ve büyük bölümünün yeni partiye katıldığını açıkladı. Tüzün, ağustos ayı sonuna kadar bu sayının 300'ü aşacağını öngördüklerini ifade etti

07.08.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
TBMM'de basın toplantısı düzenleyen Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, yerel yönetimler bazında Türk siyasi tarihinin en büyük kitlesel geçiş dalgalarından birinin yaşandığını iddia etti. Özgür Özel liderliğinde CHP'den ayrılan 91 milletvekilinin kurduğu YENİ Parti saflarına, belediye başkanlarının da hızla eklenmeye başladığı belirtildi.

İstifaların kurumsal dağılımı ve 28 il detayı

Toplantıda istifa eden belediye başkanlarının kırılımını net rakamlarla paylaşan Tüzün, yerel yönetim temsilcilerinin resmi kayıt işlemlerine başladığını dile getirdi. Paylaşılan verilere göre istifa eden 232 belediye başkanının kurumsal dağılımı şu şekilde:

• Büyükşehir ilçelerine bağlı 109 ilçe belediye başkanı

• İllere bağlı 54 ilçe belediye başkanı

• Beldelere bağlı 50 belde belediye başkanı

• İl belediye başkanlığı düzeyinde başvuran 17 isim

Tüzün, yaşanan bu istifa dalgasının ardından Türkiye genelindeki 28 ilde hiç CHP'li belediye başkanı kalmadığını ileri sürdü. Bu iller arasında Aydın, Bursa, Balıkesir, Hatay, Bolu, Bilecik, Çanakkale, Kocaeli, Manisa, Samsun ve Trabzon gibi kritik büyükşehir ve merkez iller yer alıyor.

"Ay sonunda sayı 300'ü geçecek"

Büyükşehir belediye başkanlarının geçiş takvimine de değinen Tüzün, ağustos ve eylül aylarında yapılacak belediye meclis toplantılarındaki aritmetik dengelerin korunmasının önemine dikkat çekti. Meclis dengeleri gözetildiği için birçok başkanın istifasını beklettiğini söyleyen Tüzün, "Belediye başkanlarımızın bizzat tarafımı arayarak ilettikleri beyanlar doğrultusunda, ağustos ayı sonu itibarıyla istifa edenlerin sayısının 300'ü geçeceğini tahmin ediyoruz" dedi.

Büyükşehirlerde son durum ne?

Gazetecilerin İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollere yönelik sorularını yanıtlayan Yaşar Tüzün, güncel durumu şu sözlerle özetledi: "İstanbul ve Ankara ile ilgili şu an için herhangi bir resmi görüşme ya da geçiş açıklaması söz konusu değil. Eskişehir, Muğla ve Tekirdağ gibi iller süreci kendi içlerinde değerlendirecek."

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçeceği iddialarını yalanlayan Tüzün, kendisinin geçmişteki başarılı çalışmalarını hatırlatarak "Biz kendisiyle YENİ Partimizde buluşmayı umut ediyoruz" açıklamasında bulundu.

CHP'li 19 il belediye başkanından 17'sinin partiye başvurduğunu belirten Tüzün, Bartın Belediye Başkanı'nın kararını haftaya açıklayacağını, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin ise CHP'de kalmayı tercih ettiğini ve bu karara saygı duyduklarını vurguladı.

YENİ Parti'nin yerel yönetimlere dair temel ilkelerini ve vizyon belgesini ise önümüzdeki günlerde kapsamlı bir lansmanla kamuoyuna duyuracağı bildirildi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
 

07.08.2026 11:06:00
AA
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Suudi Arabistan'da ortak savunma anlaşması imzalayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.

Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.

Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 17 Eylül'de "Ortak Stratejik Savunma Anlaşması" imzalamıştı.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

07.08.2026 11:01:00
Haber Merkezi
 
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi.

BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, Ankara İl Başkanı Emekli Yarbay Hüseyin Kuloğlu, Ankara İl Yönetim Kurulu Üyesi Aydın İlik, Çankaya İlçe Başkanı Mehmet Yalçın Vona, Altındağ İlçe Başkanı Bayram Güzel ve Ankara teşkilatından Ayhan Kuru'nun yer aldığı heyet, Güvenpark'ta bir araya geldiği şehit yakınları ve gazilerle görüş alışverişinde bulundu.

Ziyarette, BTP Genel Başkanı Avukat Hüseyin Baş'ın selamı, eylemcilerin sözcüsü Gazi Erdem Çerçioğlu aracılığıyla tüm şehit yakınları ve gazilere iletildi.

Görüşmede, şehit yakınları ve gazilerin dile getirdiği talepler ile "Terörsüz Türkiye" adıyla yürütülen sürece ilişkin endişeleri dinlendi. BTP heyeti, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerinin yanında olduklarını belirterek, partinin konuya ilişkin değerlendirmelerini ve çözüm önerilerini paylaştı.



Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerini desteklediklerini vurguladı.

Oktay, tüm şehit aileleri ve gazilere, yaşamlarının geri kalanında kimseye muhtaç olmadan onurlu bir hayat sürdürebilecekleri düzeyde maaş bağlanması gerektiğini belirterek, devletin mevcut imkânlarının bunu karşılayabilecek güçte olduğunu ifade etti.

Selim Oktay ayrıca, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin şehit aileleri ve gazilerin dile getirdiği endişeleri dikkatle dinlediklerini, Bağımsız Türkiye Partisi'nin bu konudaki duruşunu ve kararlılığını kendileriyle paylaştıklarını söyledi.

BTP heyeti, şehit yakınları ve gazilerin taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceklerini belirterek ziyaretini tamamladı.

Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı

Çanakkale'nin Ezine ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı

07.08.2026 10:23:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı
Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'nin Ezine ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı.

Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince Ezine açıklarında bir grup kaçak göçmen olduğu tespit edildi. Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik botu 'KB-57' tarafından hareket halinde durdurulan fiber karinalı lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı.

Kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (GÖKSEM) teslim edildi.

Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede

Avcılar Belediyesine yönelik "ihaleye fesat karıştırma" soruşturması kapsamında İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 12 zanlı Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi

07.08.2026 09:04:00
AA
 
Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede
Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca, Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiğinin belirlenmesi üzerine "ihaleye fesat karıştırma" suçundan başlatılan soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi.

Ne olmuştu?

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "ihaleye fesat karıştırma" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiği belirlenmişti.

Kamu zararının oluşmasına yol açtıkları gerekçesiyle 14 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

İstanbul, Ankara, Balıkesir ve Bitlis'te düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli yakalanmıştı.

Hakkında gözaltı kararı verilen bir şüphelinin sağlık sorunları sebebiyle hastanede tedavi gördüğü, bir zanlının ise başka bir suçtan cezaevinde olduğu öğrenilmişti.

Hakkında gözaltı kararı verilen 14 isim şu şekilde:

"Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu Başkanı Seçkin Özcan, Yaklaşık Maliyet Komisyonu üyesi İsmail Kurtuluş, Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu üyesi Salman Kalmaz, Fen İşleri Müdürü ve ihale yetkilisi Nevzat Yalçın, İhale Komisyonu üyeleri Dursun Yavuz, Kemal Baki, Kemal Kenar, bazı inşaat ve asfalt firması yetkilileri Gülay Güneş, Burak Güneş, Furkan Karaca, Behçet Hırdar, Celal Hırdar, Mustafa Timur ve Yüksel Kırıcı."
 

Gazi Meclis’in kapısında utanç barikatı

Ankara Güvenpark'ta 25 gündür oturma eylemi yapan ve rütbeli personelle eşit özlük hakları talebiyle açlık grevinde olan malul er gaziler ile şehit yakınları, davet edildikleri TBMM kapısında polis barikatıyla durduruldu. Muhalefet milletvekillerinin araya girmesi ve kapıda yaşanan büyük arbedenin ardından Meclis'e girebilen gaziler, bu kez de Milli Savunma Komisyonu salonuna sokulmadı. İYİ Parti Milletvekili Selçuk Türkoğlu, kürsüye gazi proteziyle çıkarak Komisyon Başkanı Hulusi Akar'ı istifaya davet ederken, haksızlıkların giderilmesi için sunulan muhalefet önergesi AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi

06.08.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Gazi Meclis’in kapısında utanç barikatı
Gazi Meclis’in kapısında utanç barikatı
Ankara Güvenpark'ta haftalardır sürdürdükleri adalet nöbetini son 5 gündür açlık grevine dönüştüren er statüsündeki terör malulü gaziler ve er şehit aileleri, kendileriyle ilgili kanun teklifini yerinde takip etmek üzere İYİ Parti heyetinin resmi davetiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) geldi. Ancak Meclis dikmen ve çankaya kapılarında adeta bir güvenlik ablukasıyla karşılaştılar.

Giriş kartları basılmasına rağmen emniyet güçleri ve meclis koruma amirliği tarafından içeriye alınmayan gazi ve şehit yakınları, uzun süre kapıda bekletildi. Duruma müdahale etmek için nizamiye kapısına koşan muhalefet milletvekilleri ile güvenlik güçleri arasında çok sert tartışmalar ve itişmeler yaşandı.

"Bölücüler içeri giriyor, biz neden dışarıdayız?"

Kapı önünde tekerlekli sandalyeleriyle ve bastonlarıyla barikatın açılmasını bekleyen gaziler duruma feryat etti. Sedyede ve protez bacaklarıyla bekleyen kahramanlar, kolluk kuvvetlerine seslenerek, "Bu Meclis'e bölücüler, hainler, sabıkalılar elini kolunu sallayarak giriyor! Biz bu vatan için uzuvlarımızı bıraktık, terörist değiliz! Bizi kendi Meclisimize niye almıyorsunuz?" sözleriyle isyan etti.

Yaşanan arbedeyi ve kapıdaki insanlık dramını engellemeye çalışan İYİ Parti Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, gazilerin hıçkırıklarını duyduktan sonra kameralar önünde gözyaşlarına boğuldu. Muhalefet milletvekillerinin fiziki olarak kapılarda etten duvar örmesi ve kameraların kayda girmesiyle oluşan toplumsal baskı sonucu, kapıdaki barikatlar yaklaşık 1,5 saat sonra gevşetildi ve gaziler feryatlar eşliğinde Meclis bahçesine giriş yaptı.

Komisyon salonunda ikinci şok: İzleyici yasağı!

Bahçeyi aşarak ana binaya giren gazi dernek başkanları ve malul gaziler, bu kez de kendilerini doğrudan ilgilendiren yasa teklifinin görüşüldüğü TBMM Milli Savunma Komisyonu salonunun kapısında durduruldu. Komisyon Başkanı Hulusi Akar'ın talimatıyla, "Salonda yer olmadığı ve güvenlik gerekçesi" öne sürülerek gazilerin komisyon görüşmelerini izleyici locasından takip etmesi tamamen yasaklandı.

Komisyon salonunda tansiyon tavan yaparken, içeriye alınmayan gazilerin sesi Meclis Genel Kurulu kürsüsüne taşındı. İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, kürsüye Güvenpark'taki gazilerden aldığı gerçek bir "gazi protez bacağı" ile çıktı. Kürsüden protez bacağı kaldırarak iktidar sıralarına gösteren Türkoğlu, sert bir tonda şu ifadeleri kullandı:

"Sayın gazilerimiz, dernek başkanlarımız, şehit ailelerimiz; Türkiye Büyük Millet Meclisi adına, bizler adına sizlerden özür diliyorum. Bu memlekette bölücünün, hainin itibar gördüğü bu Meclis'te, gazilerimizin kendileriyle ilgili komisyon toplantısına izleyici olarak bile alınmasını yasaklayan Komisyon Başkanı Hulusi Akar, yazıklar olsun sana! İstifa et! İstifa et! İstifa et!"

Önerge AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi

İçeride bu kriz yaşanırken muhalefet partileri, Güvenpark'taki er gazilerin talebi olan "Rütbeli personel ile er/erbaş vazife malulleri arasındaki maaş, protez kalitesi ve özlük haklarının tamamen eşitlenmesi" yönünde komisyona bir kanun araştırma ve düzeltme önergesi sundu. Ancak bu önerge, salondaki hararetli tartışmaların ardından AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

Komisyonda kabul edilen mevcut 12 maddelik yasa teklifinde, 15 Temmuz'da yaralanan ancak gazi sayılmayanlara aylık bağlanması ve şehit anne-babalarına asgari ücret tabanı gibi iyileştirmeler yer alsa da; Güvenpark'ta açlık grevi yapan terörle mücadele malulü erlerin "Emsal Rütbe Maaşı" ve sağlık imkanlarında eşitlik talebi taslağa dahil edilmedi.

Hulusi Akar: "Gönül çok şey istiyor ama kısıtlar var"

Komisyonun ardından basına açıklamalarda bulunan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ise kapıdaki engellemelere değinmeden taslağı savundu. Devletin imkanları ölçüsünde en iyi düzenlemeyi yapmaya çalıştıklarını belirten Akar, "Şehit ailelerimizin ve gazilerimizin hakkını korumak için gece gündüz gayret gösteriyoruz. Memleketimizin, milletimizin imkanları nispetinde bu adımları atıyoruz. Gönül çok şeyler istiyor fakat belli bir noktadan sonra bazı mali kısıtlar bizleri durduruyor. Ama biz burada durmayacağız, çalışmayı sürdüreceğiz" dedi.

Komisyondan bu haliyle geçen yasa teklifinin önümüzdeki günlerde Meclis Genel Kurulu'na gelmesi beklenirken, dışarıda bekleyen gaziler teklif bu haliyle yasalaşırsa açlık grevini ölüm orucuna çevireceklerini ilan ettiler.

Türkiye ve 7 ülkenin dışişleri bakanları, İsrail'in Gazze'de tıbbi ve sivil altyapıyı hedef alan saldırılarını ve uluslararası insani hukuk ihlallerini en güçlü şekilde kınadı

Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki ihlallerine ilişkin ortak açıklama yayımladı

06.08.2026 16:13:00
AA
 
 Türkiye ve 7 ülkenin dışişleri bakanları, İsrail'in Gazze'de tıbbi ve sivil altyapıyı hedef alan saldırılarını ve uluslararası insani hukuk ihlallerini en güçlü şekilde kınadı
 Türkiye ve 7 ülkenin dışişleri bakanları, İsrail'in Gazze'de tıbbi ve sivil altyapıyı hedef alan saldırılarını ve uluslararası insani hukuk ihlallerini en güçlü şekilde kınadı
Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki ihlallerine ilişkin ortak açıklama yayımladı.

Bakanlar, başta sağlık tesisleri ile tıbbi altyapının hedef alınması, sivil altyapıya yönelik saldırılar ve kadınlar ile çocuklar da dahil olmak üzere sivil kayıplarının devam etmesi olmak üzere, Gazze Şeridi'nde uluslararası hukukun ve uluslararası insancıl hukukun ağır bir ihlali olarak süregelen İsrail ihlallerini en güçlü şekilde kınadı ve lanetledi.

İsrail'in ihlallerinin devam etmesinin uluslararası hukukun ve Gazze Barış Planı'nın ihlali olduğunun altını çizen bakanlar, özellikle de ABD Başkanı Donald Trump'ın Filistinli grupların silahların sınırlandırılmasını da içeren yol haritasını kabul ettiğini duyurmasının ardından ihlallerin devam etmesinin, planın ikinci aşamasının uygulanmasını hedefleyen uluslararası ve bölgesel çabaları sekteye uğrattığına işaret etti.

Bakanlar, ihlallerin siyasi süreci tehdit ettiğini, çatışmaları yeniden tırmandırma ve Gazze'deki insani felaketi derinleştirme riski taşıdığını belirtti.

İsrail'in uluslararası hukuk ihlalleri
Bakanlar, sivillerin korunmasının, sağlık tesisleri ile sağlık ve insani yardım alanlarında görev yapan personelin güvenliğinin sağlanmasının ve Gazze genelinde insani yardım, tıbbi malzeme ve acil yardım malzemelerinin "derhal güvenli ve engelsiz şekilde ulaştırılmasının" hiçbir koşul altında taviz verilemeyecek ya da zayıflatılamayacak hukuki yükümlülükler" olduğunu vurguladı.

Gazze Şeridi'nde İsrail tarafından sürdürülen ihlallerin, işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen saldırılardan, yasa dışı yerleşimlerin genişletilmesinden ve "işgal altındaki Kudüs'teki" mevcut statükoyu tek taraflı olarak değiştirmeyi amaçlayan uygulamalardan "bağımsız değerlendirilemeyeceğinin" altını çizen bakanlar, bu uygulamaların güç kullanarak fiili durum yaratmayı hedefleyen sistematik politikayı oluşturduğunu kaydetti.

Bunların iki devletli çözümün temelini zayıflattığını aktaran bakanlar, söz konusu faaliyetlerin Filistin halkının meşru haklarını "marjinalleştirdiğini" bildirdi.

Bakanlar bu durumun, uluslararası hukukun ve ilgili Birleşmiş Milletler (BM) kararlarının açık bir ihlalini teşkil ettiğini hatırlattı.

Bakanlar ayrıca, uluslararası topluma, özellikle de BM Güvenlik Konseyi'ne, hukuki ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmeleri ve İsrail'i uluslararası insani hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukuk ile BM Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı Kararı kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeye ve ciddi ihlallerden sorumlu olanları hesap vermeye zorlamak üzere; sivillerin korunmasına, anlaşmanın tam olarak uygulanması için umutların korunmasına ve kalıcı bir ateşkesin sağlanmasına katkıda bulunacak şekilde pratik ve etkili önlemler almaları yönündeki çağrılarını yineledi.

İşgal altındaki Filistin topraklarını ilhak etmeye, bu topraklar üzerinde İsrail egemenliğini dayatmaya veya Filistin halkını zorla yerinden etmeye yönelik her türlü girişimi kategorik olarak reddettiklerini vurgulayan Bakanlar, adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolunun, başkenti Doğu Kudüs olan 1967 sınırları içinde bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulmasını da içeren iki devletli çözümün uygulanmasına yönelik ciddi bir siyasi sürecin başlatılması olduğunu teyit etti.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Ankara'daki görüşmelerinin ardından yaptığı ortak basın toplantısında hem ikili ilişkiler hem de bölgeseler konularla ilgili mesajlar verdi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Ankara'daki görüşmelerinin ardından yaptığı ortak basın toplantısında hem ikili ilişkiler hem de bölgeseler konularla ilgili mesajlar verdi

06.08.2026 13:47:00
Haber Merkezi
 
 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Ankara'daki görüşmelerinin ardından yaptığı ortak basın toplantısında hem ikili ilişkiler hem de bölgeseler konularla ilgili mesajlar verdi
 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Ankara'daki görüşmelerinin ardından yaptığı ortak basın toplantısında hem ikili ilişkiler hem de bölgeseler konularla ilgili mesajlar verdi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Ankara'daki görüşmelerinin ardından yaptığı ortak basın toplantısında hem ikili ilişkiler hem de bölgeseler konularla ilgili mesajlar verdi. Bakan Fidan, "Şam, Halep ve Hama daha zengin ve daha güvenli olduğunda bizler bunu Gaziantep'te, Mersin'de ve İstanbul'da hemen hissediyoruz" derken Suriyeli mevkidaşı Şeybani de istikrara kavuşmuş bir Suriye'nin bölgenin istikrarı için önem teşkil ettiğini vurguladı. Dışişleri Bakanı Fidan ayrıca Gazze Barış Planı konusundaki son gelişmelerle ilgili de bilgi vererek İsrail'in süren saldırılarının plana engel teşkil ettiğini ifade etti. Körfez'deki çatışma durumu ve Hürmüz müzakerelerinin uluslararası toplumun konuya olan ilgisinin dağılmasına yol açtığına dikkat çeken Fidan, "Ama biz ifade ettiğim gibi Türkiye olarak bütün platformlarda oraya yönelik dikkatimizi de olabilecek en yüksek düzeyde tutmaya devam ediyoruz. Çalışmalarımız devam ediyor. Oraya has çalışan genel müdürlüklerimiz, arkadaşlarımız, ekiplerimiz var. Burada bir sıkıntı yok. İnşallah İran ve Amerika arasındaki müzakereler bugün bir iyi haberle neticelenir" ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan'ın konuşmasından satır başları şöyle:
"Çok sık bir araya gelerek, haberleşerek bu kurduğumuz mekanizmalarımızın çalışmasına yönelik bilgi alışverişinde ve koordinasyon faaliyetlerinde bulunuyoruz. Yaptığımız çalışmalarda görüyoruz ki Suriye'nin giderek daha istikrarlı bir hale geldiğini ve ülkelerimiz arasındaki iş birliğinin derinleştiğini andan izlemekteyiz. Bu durum bölgemizin ve ülkelerimizin geleceği bakımından da bizlere çok şükür umut vermekte. Suriye'deki olumlu tablo bölgesel sahiplenme anlayışıyla hep beraber hayata geçirdiğimiz müşterek gayretlerimizin bir neticesinde olmuştur.

"Şam, Halep ve Hama daha zengin ve daha güvenli olduğunda bizler bunu Gaziantep'te, Mersin'de ve İstanbul'da hemen hissediyoruz"
Daha önce de zaman zaman altını çizdiğimiz gibi Türkiye ile Suriye'nin refah ve istikrarını birbirinden ayrı görmemiz mümkün değil. Aramıza sadece 900 küsür kilometrelik bir sınır değil, ortak bir tarih, ortak bir kültür ve ortak bir gelecek var. Şam, Halep ve Hama daha zengin ve daha güvenli olduğunda bizler bunu Gaziantep'te, Mersin'de ve İstanbul'da hemen hissediyoruz. Aynı şekilde Suriye'nin herhangi bir köşesinde vuku bulan istikrarı bozucu faaliyetler Türkiye için de bir tehdit teşkil etmekte."

Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani'nin açıklamaları ise şöyle: "Türkiye'deki kardeşlerimizle tabii ki kısa bir sürede büyük atılımlara imza attık. Bu süreçte bugün yine aynı şekilde ortaklıklarımız arasında ve tabii ki kurumsal çalışmalar üzerinde durduk. Bildiğiniz yüksek stratejik işlerimiz var ve siyasi işlerimiz tabii ki bundan sonra pratik bir projeye dönüşmüştür ve dönüşecektir. Bütün bölgenin yararına olacaktır. İki ülke arasında bir koordinasyon komitesi var; ortak bütün alanlarda bütün meselelerimizi görüşüyoruz.

Türkiye ile birlikte ticari ve ekonomik entegrasyon ve iki ülke arasındaki merkez bankası arasındaki iş birliği çok önemli. İktisadi ve mali konulardaki işbirliğinin artması için iyi bir zemin oluşturmaktadır. 
Türkiye biliyor ki terörle mücadele çok önemlidir. Bu ortaklığımızın en önemli parçasıdır. Şam'ın istikrarı ve devletin egemenliğinin bütün bölgede ve bütün silahların yönetim altında toplanması önem taşımaktadır. Aynı zamanda daha fazla yatırımlar olması için kurumlar arasında birliği sağlanması ve bölgenin milislerden ve terörden arınması da bizim için büyük önem taşımaktadır. Çünkü bildiğiniz gibi burada tabii ki ortak sınırlarımızın da terörden temizlenmesi ve ortak bir şekilde koruması çok önem teşkil etmektedir. Bu sürecin başarıya ulaştırılması ortak çıkarlarımıza hizmet edecektir."

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 24 Ocak 1993'te Ankara'da evinin önünde bombalı suikastla hayatını kaybeden araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu'nun ailesiyle bir araya geldi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 24 Ocak 1993'te Ankara'da evinin önünde bombalı suikastla hayatını kaybeden araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu'nun ailesiyle bir araya geldi

06.08.2026 13:42:00
AA
 
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 24 Ocak 1993'te Ankara'da evinin önünde bombalı suikastla hayatını kaybeden araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu'nun ailesiyle bir araya geldi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 24 Ocak 1993'te Ankara'da evinin önünde bombalı suikastla hayatını kaybeden araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu'nun ailesiyle bir araya geldi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 24 Ocak 1993'te Ankara'da evinin önünde bombalı suikastla hayatını kaybeden araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu'nun ailesiyle bir araya geldi.

Bakanlıkta yapılan görüşmede, Uğur Mumcu'nun eşi Şükran Güldal Mumcu ve oğlu Özgür Mumcu yer aldı.

Görüşmede, Uğur Mumcu suikastına ilişkin dosyadaki son durum ve yürütülen yeni çalışmalar ele alındı.

Güvenpark'ta eylem yapan gazi ve şehit yakınlarını ziyaret eden Özel'den çözüm süreci mesajı

Güvenpark'ta gazilerin eylemine destek veren Yeni Parti lideri Özgür Özel, çözüm süreciyle ilgili, "Bütün hassasiyetleri takip ediyoruz. İlk gün nasıl hassas bir yerdeysek bugün de aynı noktadayız" dedi. Özel, Meclis'te yapılacak toplantıların ardından basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunacağını açıkladı

06.08.2026 12:46:00
Haber Merkezi
 
Güvenpark'ta eylem yapan gazi ve şehit yakınlarını ziyaret eden Özel'den çözüm süreci mesajı
Güvenpark'ta eylem yapan gazi ve şehit yakınlarını ziyaret eden Özel'den çözüm süreci mesajı
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Güvenpark'ta şehit yakınları ve gazilerin eylemine destek ziyaretinde bulundu.

Özgür Özel, "Zor günlerden geçiyoruz. Biz CHP'de seçilmişken bir darbeyle partimizin yönetiminden uzaklaştırılmış, partisi elinden alınmış, cumhurbaşkanı adayı hapiste tutulan, pırıl pırıl belediye gencecik belediye başkanları hapiste tutulan, hapiste tehdit edilenlerin bazılarının parti değiştirdiği, benim kendi ilimin kadın il başkanını bile Manisa'da aldılar, büyük bir zulüm görüyor partimiz" ifadelerini kullandı.

Son olarak çerçeve yasanın Meclis Başkanlığı'na sunulduğu süreç ile ilgili de mesaj veren Özel, "Lanet olsun yaptığınıza da, yapacağınıza da dememiz gereken acıları çekiyorken Türkiye'de bir süreç yürüyor. Bu şartlarda emin olun meseleyi sizin kadar dikkatli takip ediyoruz, bütün hassasiyetleri takip ediyoruz. İlk gün nasıl hassas bir yerdeysek bugün de aynı noktadayız" diye konuştu.

"Biz şehit ailelerin yanına varamayacağımız, gözüne bakamayacağımız işlerin içinde hiçbir zaman olmayız" diyen Özel, şunları söyledi:

"Türkiye'nin geleceği açısından, terörün bitmesi açısından, bir daha gazilerin olmaması, şehitlerimimiz olmaması açısından, terörün durdurulması ve demokratik meselelere de doğru bir yerden yaklaşıyoruz."

Özgür Özel ayrıca süreç ve çerçeve yasa ile ilgili Meclis'te yapılacak toplantıların ardından basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunacağını açıkladı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.