Sarı öküz, benekli öküz, boynuzu kırık öküz, şişman öküz vs. derken Libya'da düştü. Teşbihten ötürü alınmaya, kızmaya gerek yok. Bu yaşanılanların, Tayyip beyin eş başkanı olduğu Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında, haçlı zihniyetinin planlarının bir sonucu olduğu ortadadır. Defalarca yazdık, uyardık iktidar anlamadı. ABD bizzat kendi açıkladı; bu proje kapsamında 22 İslam ülkesinin sınırları değişecek, diye. Değişiyor da. Afganistan, Pakistan, Irak, Mısır, Tunus, şimdi Libya, yarın Suriye. Ya sonra!Haber bültenlerine bakıyorum. Spikerler zafer kazanmış komutan edasındalar. Libya düşmüş, Kaddafi'nin işi bitmiş. İsyancılar zafer kazanmış. Dikkatinizi çekerim; Libya'da devletine, milletine karşı haçlı güçleri adına tetikçilik yapanları, bizim haber spikerleri "isyancı" olarak niteliyor ama bu isyancıların, bu vatanına, milletine kastedenlerin yanında bir duruş ortaya koyuyor, söylemleri ile onlara destek veriyorlar. Bunun adı çelişkinin ötesinde bir şey olsa gerek?Medya bu yaklaşımını demokrasi adına mı yapıyor? Hayır. AKP adına, Tayyip Erdoğan adına, Ahmet Davutoğlu adına yapıyor. Adını siz koyun artık. Libya'ya yapılan haçlı harekâtında AKP kimin yanında yer aldı? Komuta merkezi neresiydi? Daha Meclis'ten tezkere geçmeden savaş gemilerini kim harekete geçirdi? Açıktan isyancılara 300 milyon dolar parayı kim verdi? Akdeniz'de boğulmak üzere olan 600 Müslümanın Türk savaş gemilerinden yardım istemesine ne cevap verildi? İşte bu ve benzeri soruların cevabı hep AKP'dir. Medya ise hak-hukuk bir tarafa, objektifliği bile bir tarafa bırakarak AKP sözcülüğü yapıyor. AKP'nin millet nazarında olası bir prestij kaybını önlemeye çalışıyor. Evet, Libya veya Kaddafi düştü, düşüyor, zor durumda. Bu filmi hatırlıyorsunuz değil mi! Gerçi daha devam ediyor en acımasız sahnelerle. Irak veya Saddam düştü diye sevinç çığlıkları atıyordu birileri. Saddam'ın heykellerini bile tekmeliyorlardı. Demokrasi kapının önündeydi. Irak halkı da kapıyı sonuna kadar açtı bu demokrasiye. Yatak odalarına kadar girdi bu demokrasi. 60 bin kadının ırzına geçildi. 1.5 milyon insan öldürüldü. 5 milyon çocuk yetim kaldı. Her gün patlayan bombalar, açlık, susuzluk, yoksulluk çabası. Ama hala bu demokrasi ve bu demokrasinin sahipleri başköşe konuğu?Libya farklı mı olacak zannediyorsunuz? Asla. Daha ilk günden meydanlarda kimin posterleri açıldı biliyor musunuz? Irak'a demokrasi (!) getirenlerin. Birileri de beyaz saray önünde şükür namazı kılıyormuş. Güç ve kudret sahibi olarak ABD'yi görenlerin imanı da haliyle ABD'ye oluyor. Ne olacak dersiniz? Haçlı güçleri ülkede istikrarı sağlayıp, demokratik bir seçim yapılmasına zemin hazırlayıp, halkın seçtikleri iş başına geçmesini sağlayıp, yer altı ve yerüstü kaynaklarının Libya halkının hizmetine sunulması için şartlar oluşturup vs. Ülkelerine döneceklerini mi zannediyorsunuz? Unutmayın haçlı zihniyetinin Müslümanlara bu dünyada layık gördüğü mekan yerin altıdır. Hedefleri budur ve bu hedeflerini inançlarından alıyorlar. Bu haçlı zulmüne ve ortakçılarına karşı hiçbir şey yapamıyorsanız bari buğz edin. Yoksa sorumluluktan kurtulamazsınız. Kaddafi ne yapmıştı? "Tek adamlık" düzeni kurmuştu. Hukuku cebinde taşıyordu ancak petrol gelirini Libya için harcıyordu. 6 milyon nüfuslu Libya, Afrika'nın en yüksek gelirli ülkesi oldu bu diktatörün, petrolü dünya kurtlarına yedirmemesi sayesinde. Bingazi de sokak çatışmaları başladığında ABD'nin, Fransa'nın, İngiltere'nin akıl vermesiyle Kaddafi karşıtları ilk önce "bir kamu petrol şirketi" kurdular. Libya petrol bakanını Kaddafi'ye sövdürüp muhaliflerin safına geçirdiler. ABD, Fransa, İngiltere ile birlikte Libya'yı bombalamak üzere savaş uçağı gönderen tek Arap ülkesi Katar'a "petrol satma anlaşması" imzaladılar.Kaddafi bitirildi. Petrol kurtların oldu. Irak'ta da aynısı yaşandı. Saddam da diktatördü. Saddam da bitirildi. Irak petrolü kurtların oldu.Kurtlar; Ortadoğu'da "iç savaşı durdurma-demokrasiyi yerleştirme-insan hakkı geliştirme" kılığına bürünüp bombalaya bombalaya geliyorlar. Libyalı muhalifler onların önünde "şükür namazı" kılıyor. Bu namaz abdestsiz! (Necati Doğru / Sözcü)
Akın Aydın / diğer yazıları
- ABD-İsrail, İran ile savaşabilir mi? / 28.02.2026
- Gün gelecek bu ülkede 28 Şubat değil 27 Şubat gündem olacak / 27.02.2026
- Turkey's Kurdish Problem / 25.02.2026
- İran Kürdistan’ı (!) ve ülkemizdeki komisyon / 24.02.2026
- Ürdün Kral’ın, Erdoğan’a verdiği nişan / 23.02.2026
- Bilal Erdoğan ve kayıp çocuklar / 22.02.2026
- Esad-SDG-İmralı üçgeni / 21.02.2026
- Tevhitten, marifetten, sabırdan, dayanışmadan hormonlara kadar oruç / 20.02.2026
- Bu Ramazan’da orucu değil imanı bozan şeyleri sorun / 19.02.2026
- İman var ise amel de vardır, iman gerçek ise amel geçerlidir / 18.02.2026
- Gün gelecek bu ülkede 28 Şubat değil 27 Şubat gündem olacak / 27.02.2026
- Turkey's Kurdish Problem / 25.02.2026
- İran Kürdistan’ı (!) ve ülkemizdeki komisyon / 24.02.2026
- Ürdün Kral’ın, Erdoğan’a verdiği nişan / 23.02.2026
- Bilal Erdoğan ve kayıp çocuklar / 22.02.2026
- Esad-SDG-İmralı üçgeni / 21.02.2026
- Tevhitten, marifetten, sabırdan, dayanışmadan hormonlara kadar oruç / 20.02.2026
- Bu Ramazan’da orucu değil imanı bozan şeyleri sorun / 19.02.2026
- İman var ise amel de vardır, iman gerçek ise amel geçerlidir / 18.02.2026



























































