Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Şeker Soruşturması" kapsamında nişasta bazlı şekerde kota ve satış sınırlamalarını ihlal ettiği belirlenen 47 şirket yöneticisinin ifadeye çağrıldığını bildirdi.
Bakan Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, "Vatandaşlarımızın sağlığını, devletimizin vergi gelirlerini ve ekonomik düzenimizi hedef alan her türlü yasa dışı faaliyetin üzerine kararlılıkla gitmeye devam ediyoruz" ifadesini kullandı.
Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarla kurulan koordinasyonun çok boyutlu suçlarla mücadelede en önemli güç olduğunu belirten Gürlek, "Nişasta bazlı şeker üretimi ve ticareti yapan bazı firmaların, 'Şeker Kanunu' ile belirlenen kota ve iç piyasa satış sınırlamalarını ihlal ederek, iç piyasaya arz edilmemesi gereken nişasta bazlı şeker niteliğindeki ürünleri piyasaya sürdükleri tespit edilmiştir." açıklamasında bulundu.
Gürlek, yapılan incelemelerde ayrıca bazı ürünlerin gerçek niteliğinin "maltodekstrin", "glukoz", "nişasta", "fruktoz" ve benzeri adlarla faturalandırılarak gizlendiğini, faturada gösterilen ürünle fiilen teslim edilen ürün cinsi arasında farklılıklar bulunduğunun anlaşıldığını bildirdi.
Bu kapsamda halk sağlığının, tüketicinin güveninin ve piyasa düzeninin etkilendiğini belirten Gürlek, "Şeker Soruşturması"nın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesince yürütülerek eş zamanlı adli işlemlerin başlatıldığını bildirdi.
Gürlek, şunları kaydetti:
"İstanbul merkezli 8 ilde, 26 adrese, 25 şirkete yönelik arama ve evraka el koyma işlemleri gerçekleştirilmiş, soruşturma kapsamında şirket yöneticisi olarak belirlenen 47 şüpheli ise çağrı yoluyla ifadeye çağrılmıştır. Soruşturma, 'Bozulmuş veya Değiştirilmiş Gıda veya İlaçların Ticareti', 'Vergi Usul Kanunu kapsamında vergi kaçakçılığı' ve muhteviyatı itibarıyla 'yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma', 'özel belgede sahtecilik ve fiyatları etkileme' suçları yönünden çok yönlü ve titizlikle sürdürülmektedir."
Soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ve katkı sağlayan tüm kurumlara teşekkür eden Gürlek, "Halk sağlığını tehlikeye atan, vatandaşlarımızı yanıltan, devletimizi vergi kaybına uğratan ve hukuka aykırı kazanç elde etmeye çalışan kim olursa olsun, hukuk önünde hesabını verecektir." ifadelerini kullandı.
Üretimi ve ticaretinde sıkı kotalar var
Türkiye'de nişasta bazlı şeker (NBŞ) üretimi ve ticareti, yerli şeker pancarı üretimini korumak ve halk sağlığını gözetmek amacıyla sıkı kotalar ve yasal denetimler altında yürütülmekte.
Sektörün yasal çerçevesini çizen 4634 Sayılı Şeker Kanunu, NBŞ üreticilerine pazar payı sınırlamaları getirirken, kurallara uymayan firmalara yönelik son dönemde geniş çaplı adli yaptırımlar uygulanıyor.
Nişasta bazlı şeker kotalarında yüzde 2,5 sınırı
Geçmiş yıllarda toplam A kotasının yüzde 10'una kadar çıkabilen NBŞ üretim kotası, yapılan yasal düzenlemeler neticesinde yüzde 2,5 seviyesine indirildi. Resmi Gazete'de yayımlanan güncel Cumhurbaşkanı Kararları doğrultusunda, 2026/2027 pazarlama yılı için ülke toplam A kotası 2 milyon 910 bin ton olarak belirlenirken; nişasta bazlı şeker kotası bu miktarın yüzde 2,5'ine karşılık gelen 72 bin 750 ton ile sınırlandırıldı. Bu sınırın üzerindeki üretimin iç piyasada satılması kesinlikle yasak.
Ticaret düzenlemeleri ve denetim mekanizması
NBŞ üretimi ve pazar faaliyetleri, Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanlığı tarafından yakından takip ediliyor. Türk Gıda Kodeksi mevzuatlarına göre, paketli ürünlerin etiketlerinde kullanılan tatlandırıcının türü (glukoz şurubu, fruktoz şurubu vb.) net bir şekilde belirtilmek zorunda.