logo
02 HAZİRAN 2026

Hlep, Konya'ya hayran

Torku Konyaspor'un Belaruslu yıldız oyuncusu Aliaksandr Hleb, Türkiye'ye ilk geldiğinde Antalyaspor ile anlaşmak üzere olduğunu ancak sonradan karar değiştirdiğini söyledi

15.12.2014 00:00:00
Spora eski Sovyetler Birliği zamanında jimnastikçi olarak başladığını ifade eden Hleb, "Babam futbolcu olmamı çok istiyordu ve futbol okuluna yazılmaya gittiğim gün çok şiddetli yağmur yağıyordu. Ben 'futbolcu olmak istemiyorum' ve 'çok üşüyorum' diye ağlıyordum. Gittiğimizde seçmeler başlamıştı ve beni alamayacakların söylediler. Ben de kızarak giderken geri çağırdılar. Belki o gün antrenör de bana kızsa ben bugün futbolcu değildim, tramplende zıplıyor ve jimnastik yapıyordum. Jimnastikle 4 yaşında uğraşmaya başladığım için vücudum esnekti ve hangi spor olursa olsun zorlanmadan yapabiliyordum. Futbola başladıktan sonra her geçen gün daha da sevmeye başladım. Sonrasında ise verilen fırsatları iyi kullanarak bugünlere geldiğimi düşünüyorum" dedi.'Rüyalarım Almanya'ydı'Futbola başladığı dönemde rüyalarında hep Almanya'da futbol oynadığını gördüğünü aktaran ünlü futbolcu, "Bir gün o rüyamın gerçekleşeceğine inanıyordum ve henüz 18 yaşıma bile girmeden Konyaspor'da birlikte çalıştığımız ve Stuttgart'ın scout ekibinde yer alan Werner Schoupa tarafından beğenilerek Stuttgart'a transfer olmuştum. Stuttgart'ın en iyi döneminde futbol oynadım. Benim adıma her şey güzel olmuştu. Bu transfere benden çok babam sevinmişti. Bundesliga'dan sonra kendimi daha da fazla geliştirmek istiyordum. Bunun için de teklifler arasında benim için en iyi tercihin Arsenal olduğu kararına vardım" diye konuştu.'Pep Guardiola ile kavga ediyordum'Futbol hayatında yanlış transfer kararları verdiğini söyleyen Hleb, "Herkes gibi benim de hayatımda hatalar vardı. Barcelona'ya transfer olduktan sonra Guardiola ile neredeyse sürekli olarak kavga ediyordum. Kendisinin teknik direktörlüğünün ilk dönemiydi. Dinlemeden söylediği her şeye karşı çıkıyordum. Ailemle ilgili sorunlarım vardı. Bu da beni psikolojik olarak etkiliyordu. Hep sinirliydim ve bu durumum Guardiola'ya da yansıyordu. Yani tamamen suç bendeydi. Barcelona'dan ayrılmayı kendim istedim ve ayrıldıktan sonra Guardiola'yı bir daha görmedim. BATE Borisov'a transferim tamamen hatır içindi. Kulüp başkanı benden kendilerine Şampiyonlar Ligi mücadelelerinde yardımcı olmamı istedi. Gitmemem gerekirdi. Ama duygusal davrandım ve transfer oldum. Herkes gibi benim de hayatımda hatalar vardı" ifadelerini kullandı.'Antalya ile anlaşıyordum'Geçen sezon Türkiye'den Antalyaspor'dan transfer teklifi aldığını, anlaşmak üzereyken teknik direktörün kendisini istememesi nedeniyle transferin gerçekleşmediğini açıklayan Hleb, "Aynı dönemde Konyaspor benimle ilgilendi. Hayatımda görüşlerine çok değer verdiğim ve benim için 'bilge' özelliğine sahip yaşlı bir nene Konyaspor'a gelmemin benim için hayatımın yeni bir başlangıcı olacağını söyledi. Geldim ve doğru bir karar verdiğimi de şimdi anlıyorum" dedi.

UEFA finallerinin kaybedeni Arsenal

Arsenal, UEFA turnuvalarında son 6 finalini de kaybederken Avrupa'da seri penaltılara giden 3 final maçında da kupaya uzanma başarısı gösteremedi

02.06.2026 00:56:00
AA
UEFA finallerinin kaybedeni Arsenal
UEFA finallerinin kaybedeni Arsenal
Arsenal, UEFA turnuvalarında son 6 finalini de kaybederken Avrupa'da seri penaltılara giden 3 final maçında da kupaya uzanma başarısı gösteremedi.

Avrupa futbolunun kulüp düzeyindeki en önemli turnuvası olan UEFA Şampiyonlar Ligi'nde final müsabakası, Fransız temsilcisi PSG ile İngiltere'nin Arsenal takımı arasında Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de geçen cumartesi günü oynandı.

Normal süresi ve uzatma bölümü 1-1 beraberlikle sona eren ve seri penaltı atışlarına geçilen mücadelede rakibine 4-3 üstünlük kuran PSG, mutlu sona ulaşan takım oldu. Finalde rakibine yenilen Arsenal, daha önce de birçok final maçında hüzün yaşadı.

Arsenal, Devler Ligi'nde 2. kez final kaybetti



Arsenal, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde ilk şampiyonluk şansını yine değerlendiremedi.

Daha önce 1 kez finale yükselme başarısı gösteren Arsenal, 2006'da Barcelona'ya 2-1 yenilerek sahadan üzgün ayrıldı.

Finale çıkma başarısını 20 yıl sonra tekrarlayan İngiliz temsilcisi, ikinci finalinden de Fransız ekibi PSG karşısında istediğini elde edemedi.

Seri penaltıların kaybedeni



Arsenal, UEFA finallerinde seri penaltılara kalan 3 maçta da kupaya uzanma başarısı gösteremedi.

1979-80 UEFA Kupa Galipleri Kupası: Arsenal, Valencia ile 0-0 berabere kaldı, penaltılarda 5-4 kaybetti.

1999-2000 UEFA Kupası: Arsenal, Galatasaray ile oynadığı finalde 0-0 berabere kaldı, penaltı atışlarında 4-1 kaybederek kupayı kaptırdı.

2025-26 UEFA Şampiyonlar Ligi: Arsenal, tarihinde ikinci kez çıktığı Devler Ligi finalinde Paris Saint-Germain (PSG) ile 1-1 berabere kaldı ancak penaltı atışlarında 4-3 yenilerek kupaya yine uzanamadı.

Son 6 finalini de kaybetti

Arsenal, UEFA turnuvaları tarihinde 7 kez finalde kaybederken son oynadığı 6 final maçının tamamında mağlup oldu.

1979-80 UEFA Kupa Galipleri Kupası, 1999-2000 UEFA Kupası ve 2025-26 UEFA Şampiyonlar Ligi finallerini seri penaltılarla kaybeden Arsenal'in kaybettiği diğer finaller ise şöyle:

1994 UEFA Süper Kupası: Arsenal, iki maç üzerinden oynanan finalde Milan'a toplamda 2-0 yenildi.

1994-95 UEFA Kupa Galipleri Kupası: Arsenal, Real Zaragoza'ya uzatmalarda 2-1 mağlup oldu.

2005-06 UEFA Şampiyonlar Ligi: Arsenal, Barcelona'ya karşı öne geçmesine rağmen maçı 2-1 kaybetti.

2018-19 UEFA Avrupa Ligi: Arsenal, Londra derbisinde Chelsea'ye 4-1 mağlup oldu.

Kazandığı 2 final

Arsenal, Avrupa kupaları tarihinde toplam 9 kez final oynarken bu finaller sonucunda 2 kez kupaya uzandı.

1969-70 Fuar Şehirleri Kupası: Arsenal, finalde Belçika ekibi Anderlecht'i iki maçın toplamında (1-3 ve 3-0) 4-3 mağlup ederek ilk Avrupa kupasını kazandı. Bu turnuva daha sonra UEFA Kupası/Avrupa Ligi adını aldı.

1993-94 UEFA Kupa Galipleri Kupası: Arsenal, finalde İtalya'nın Parma takımını 1-0 yenerek şampiyon oldu.

Dünya Kupası'nın unvanları Brezilya'da

Brezilya, Dünya Kupası tarihinin en başarılı takımı olarak dikkati çekiyor.

02.06.2026 00:01:00
AA
Dünya Kupası'nın unvanları Brezilya'da
Dünya Kupası'nın unvanları Brezilya'da
Brezilya, Dünya Kupası tarihinin en başarılı takımı olarak dikkati çekiyor.

Kupanın unvanlarını elinde tutan "Sambacılar", Dünya Kupası'na en çok katılan, en çok şampiyon olan, en çok maç kazanan, en çok üst üste maç kazanan ve en çok gol atan ülke oldu.

Bugüne dek yapılan 22 Dünya Kupası'na katılan tek ülke Brezilya, 5 kezle en çok şampiyonluğa ulaşan ekip olarak zirvede yer aldı. 1958, 1962, 1970, 1994 ve 2002'de dünya şampiyonu olan Brezilya, 1950 ve 1998'de ise finalde kaybetti.

"Sambacılar", 1938 Fransa ve 1978 Arjantin'de üçüncü, 1974 Almanya ve 2014 Brezilya'da dördüncülüğü elde etti.

Dünya Kupası'nda İtalya ve Almanya 4'er şampiyonlukla Brezilya'yı takip etti.

En çok galip gelen Brezilya



Brezilya, Dünya Kupası tarihinde en çok galip gelen ülke ünvanını elinde tutarken oynadığı 114 maçta 76 kez galip geldi.

Almanya, 68 galibiyetle ikinci sırada yer aldı, Arjantin 47 galibiyetle üçüncü oldu.

Üst üste kazanma rekoru



Brezilya, Dünya Kupası'nda üst üste maç kazanma rekorunu elinde bulunduruyor.

Güney Amerika ekibi, 2002 ve 2006 Dünya Kupası'nda üst üste 11 maç kazanarak bu alanda tarihi bir başarıya imza attı. 2002'de Türkiye maçıyla başlayan galibiyet serisi, Çin, Kosta Rika, Belçika, İngiltere, Türkiye ve Almanya ile devam etti. Brezilya, 2006'da da Hırvatistan, Avustralya, Japonya ve Gana ile yaptığı maçları kazandı ve üst üste 11 galibiyet aldı.

"Sambacılar"ın 11 maçlık galibiyet serisine, 1-0'lık sonuçla 2006'daki çeyrek finalde Fransa son verdi.

2 turnuvada tüm maçlarını kazandı

Brezilya ayrıca katıldığı Dünya Kupalarının ikisinde yaptığı maçların tümünü kazanarak tarihe geçti.

Güney Amerika temsilcisi 1970 Meksika'da ve 2002 Güney Kore-Japonya'da oynadığı tüm maçları kazanarak şampiyon oldu.

"Sambacılar", Meksika'da 6, Güney Kore-Japonya'da 7 maç kazanmayı başardı.

Uruguay ve İtalya ise katıldıkları turnuvalarda birer kez tüm maçlarını kazandı. Uruguay, 1930 yılında ülkesinde, İtalya ise 1938'de Fransa'da düzenlenen kupada tüm maçlarını kazanarak şampiyonluğa ulaştı.

13 maç kaybetmedi

Brezilya, tüm bu ünvanlarının yanı sıra üst üste maç kaybetmeme konusunda da zirvede yer aldı.

Güney Amerika ekibi, 1958, 1962 ve 1966 Dünya Kupası'nda üst üste 13 maçta rakiplerine yenilmedi.

1958'de Avusturya ile başlayan ve 1966'daki Bulgaristan galibiyetiyle 13'e ulaşan yenilmezlik serisine, Macaristan 3-1'lik skorla son verdi. Bu 13 maçlık seride "Sambacılar", 11 galibiyet alıp 2 kez berabere kaldı.

En çok gol atan

"Sambacılar", 2014'te Almanya'ya kaybettiği Dünya Kupası'nın en çok gol atan takımı ünvanını, 2018'de tekrar ele geçirdi.

Bu alanda Brezilya, 237 golle ilk sıraya yerleşti. Almanya 232 golle ikinci, Arjantin ise 152 golle üçüncü basamağı elde etti.

Milli Takım'dan hazırlık maçında gol yağmuru!

A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında Kuzey Makedonya ile yaptığı maçı 4-0 kazandı

01.06.2026 22:50:00
AA
Milli Takım'dan hazırlık maçında gol yağmuru!
Milli Takım'dan hazırlık maçında gol yağmuru!
A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında Kuzey Makedonya ile yaptığı maçı 4-0 kazandı.

A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında Kuzey Makedonya ile oynadığı maçın 1. dakikasında gole yaklaştı. Rakip ceza sahasına yakın bölgede Orkun Kökçü'nün pasında Can Uzun ceza sahası sol çaprazında topla buluştuktan sonra şutunu çekti, meşin yuvarlak üst direkten oyun alanına döndü.

2. dakikada ay-yıldızlılar 1-0 öne geçti. Sağ taraftan gelişen atakta çizgiye inen Oğuz Aydın'ın yerden içeri çevirdiği topa Orkun Kökçü, altıpas önünde gelişine sert vurdu ve meşin yuvarlak ağlara gitti.

16. dakikada Türkiye, skoru 2-0 yaptı. Orta alandan hızlı atakla başlayan hücumda Can Uzun soldan bindiren Eren Elmalı'ya topu bıraktı. Eren sola indikten sonra topu arkasında kalan Can'a bıraktı. Can Uzun ceza sahasında sol çaprazdan çektiği şutla topu ağlara gönderdi.

44. dakikada ceza sahasının sol tarafında topla buluşan Miovski'nin arka direğe ortasında topu kapan Alioski, Ozan Kabak'tan sıyrılarak şutunu çekti. Kaleci Altay Bayındır yaptığı müdahaleyle topun ağlarla buluşmasını engelledi.

45+3. dakikada sağ tarafta topla buluşan Oğuz Aydın, ceza sahasında rakibinden sıyrılarak şutunu çekti, kaleci gole izin vermedi.

Karşılaşmanın ilk yarısı Türkiye'nin 2-0 üstünlüğüyle sona erdi.

İkinci yarı



53. dakikada ay-yıldızlılar skoru 3-0 yaptı. Can Uzun'un ceza sahası dışından içeri gönderdiği uzun topu, Deniz Gül kafayla dokunarak ağlarla buluşturdu.

70. dakikada Türkiye şık bir organizasyonla 4. golü buldu. Arda Güler'in topuk pasıyla sağdan çizgiye inen İrfan Can Kahveci'nin içeri çevirdiği topu Barış Alper Yılmaz düzgün bir vuruşla ağlara gönderdi.

Karşılaşma Türkiye'nin 4-0 üstünlüğüyle sona erdi.

Süper Lig maçlarını kaçak yayınlıyordu

Süper Lig maçlarını kaçak yayınladığı ve kullanıcıları yasa dışı bahis sitelerine yönlendirdiği öne sürülen Selçuksport isimli internet sitesinin yöneticisi olduğu belirlenen şüpheli, Denizli'de yakalanarak İstanbul'a sevk edildi

01.06.2026 22:49:00
İhlas Haber Ajansı
Süper Lig maçlarını kaçak yayınlıyordu
Süper Lig maçlarını kaçak yayınlıyordu
Süper Lig maçlarını kaçak yayınladığı ve kullanıcıları yasa dışı bahis sitelerine yönlendirdiği öne sürülen Selçuksport isimli internet sitesinin yöneticisi olduğu belirlenen şüpheli, Denizli'de yakalanarak İstanbul'a sevk edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve MİT Bölge Başkanlığı'nın koordineli çalışmaları sonucunda, Türkiye Süper Ligi karşılaşmalarını kaçak olarak yayınladığı belirlenen internet sitesine yönelik operasyon düzenlendi.



Yapılan çalışmalarda, kullanıcıların ücret ve abonelik karşılığında izleyebildiği Süper Lig maçlarını izinsiz şekilde yayınladığı tespit edilen "Selçuksport" isimli internet sitesine giriş yapan kişilerin aynı zamanda yasa dışı bahis sitelerine yönlendirildiği belirlendi.

Yürütülen araştırmalar sonucunda sitenin yöneticisinin Selçuk Y. olduğu tespit edildi. Şüpheli, Denizli'nin Pamukkale ilçesinde düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı.
Şüphelinin İstanbul'a sevk edilmesinin ardından adli işlemlerinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüleceği öğrenildi.

Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan

Beşiktaş'ın teknik direktör arayışlarında Raffaele Palladino ismi gündeme geldi. Türkiye'ye gelmeye hazır olduğu iddia edilen İtalyan teknik adam 'genç yetenek avcısı' unvanına sahip

01.06.2026 12:30:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan
Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan
Beşiktaş'ın teknik direktör arayışlarında Raffaele Palladino ismi gündeme geldi. Hem kariyerinde yeni bir sayfa açmaya hem de Türkiye'ye gelmeye hazır olduğu iddia edilen İtalyan teknik adam elindeki kadrolardan maksimum verim alarak 'genç yetenek avcısı' unvanını kazandı. Modern 3-4-2-1 sistemiyle taktiksel bir devrim vaat eden İtalyan çalıştırıcı için soru işaretleri de var.






Yeni sezon öncesi teknik direktör arayışlarını yürüten Beşiktaş yönetiminin rotasını bu kez de Raffaele Palladino'ya çevirdiği iddia edildi. Dedikodulara bakılacak olursa Atalanta'dan ayrılması beklenen 41 yaşındaki çalıştırıcıyla siyah-beyazlı yönetim ciddi şekilde ilgileniyor.






MAKSİMUM VERİM ALAN TEKNİK ADAM

Monza'daki başarılı çıkışının ardından Fiorentina ve Atalanta'da görev yapan Palladino, Coverciano patentli modern İtalyan ekolünün en dikkat çeken temsilcilerinden biri.






Modern 3-4-2-1 dizilişiyle takımını sahaya süren genç teknik adam; agresif şok pres, yüksek atletizm ve kanat beklerinin çift yönlü dominasyonuna dayalı bir oyun tercih ediyor.

Kulüp projelerine sadakati ve elindeki malzemeden maksimum verim almasıyla tanınan Palladino, bütçe disiplini içinde genç oyuncuları parlatma konusunda Serie A'nın en başarılı isimleri arasında.






HAYATINDA HİÇ YURT DIŞINA ÇIKMADI

Palladino ismi taktiksel modernizmiyle heyecan yaratsa da, Beşiktaş cephesinde bu tercihe dair bazı soru işaretleri de tartışılıyor.

Kariyerinde İtalya dışına hiç çıkmamış olan 41 yaşındaki hocanın, İstanbul'daki şampiyonluk baskısına ve kaotik medya atmosferine nasıl reaksiyon vereceği en büyük merak konusu.






TÜRKİYE'DEKİ BASKIYI KALDIRABİLİR Mİ?

İtalyan basınında, Palladino'nun takımlarının hedefe giden kritik virajlarda zaman zaman stres yönetimi sorunları yaşadığına dair eleştiriler yer alıyor.

Türkiye Ligi'nin sert yapısı ve Beşiktaş'ın mevcut kadrosunun üçlü savunma esnekliğine ne kadar sürede uyum sağlayabileceği, bu olası transferin önündeki en büyük risk analizi olarak değerlendiriliyor.

Fenerbahçe'ye iki milli: Hakan Çalhanoğlu ve Can Uzun

Fenerbahçe'de başkan adaylığını açıklayarak seçim sürecine damga vuran Hakan Safi’nin, "İki milli futbolcuyla anlaştık" müjdesinin ardındaki dev isimler sızdı. Sarı-lacivertli camiada heyecan yaratan "yüksek vizyon" projesinin merkezinde, A Milli Takım’ın dünyaca ünlü kaptanı Hakan Çalhanoğlu ile Avrupa futbolunun gelecekteki en büyük yetenekleri arasında gösterilen genç yıldız Can Uzun’un yer aldığı iddia edildi

01.06.2026 12:23:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'ye iki milli: Hakan Çalhanoğlu ve Can Uzun
Fenerbahçe'ye iki milli: Hakan Çalhanoğlu ve Can Uzun
Fenerbahçe başkan adaylığını açıklayan Hakan Safi, camiada heyecan yaratan iddialı transfer açıklamalarıyla gündeme damga vurdu. Seçim çalışmalarına hız kesmeden devam eden Safi, taraftarları heyecanlandıracak müjdeyi vererek, "İki tane milli oyuncuyla anlaştık, onları da yakında açıklayacağız" dedi.






SALİH ÖZCAN VE ZEKİ ÇELİK

Bu açıklamaların ardından kulisler hareketlenirken, akıllara gelen ilk isimler ve transfer listesinin perde arkası netleşmeye başladı. Safi'nin "anlaştık" dediği gizemli milli oyuncular için spor kamuoyunda ibre, sözleşmeleri sona eren iki yıldıza döndü. Sağ bek arayışındaki Fenerbahçe için milli savunmacı Zeki Çelik ve orta sahaya dinamizm katması beklenen Salih Özcan, kulislerde konuşulan ilk iki isim olarak öne çıkıyor.






4 GENÇTEN 1'İ YA DA 2'Sİ

Hakan Safi'nin her fırsatta vurguladığı "yüksek vizyonlu kulüp yapısı" ve gençleşme operasyonu doğrultusunda, Avrupa'da ve ligimizde parlayan genç yetenekler de listeye dahil edildi. Safi'nin listesinde olduğu konuşulan ve geleceğe yatırım gözüyle bakılan o isimler:

- Deniz Gül
- Can Uzun
- Aral Şimşir
- Yusuf Akçiçek






ÇALHANOĞLU VE BERKE ÖZER

Fenerbahçe'nin mevcut kadro yapısı ve acil ihtiyaçları düşünüldüğünde ise taraftarların ve otoritelerin beklentisi çok daha büyük isimler üzerinde yoğunlaşıyor.

Takımın lider oyuncu ve yaratıcı orta saha eksikliğini gidermek adına A Milli Takım'ın kaptanı Hakan Çalhanoğlu ismi yüksek sesle konuşulmaya başlandı.






Öte yandan Ederson'u istemeyen Hakan Safi'nin Fransa Ligi'nde sezonun en iyisi seçilen Berke Özer'i de acil ihtiyaçlar listesine eklediği düşünülüyor.

Fenerbahçe'nin 'Gardi'si olacak

Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi’nin devrim yaratacak küresel transfer operasyonunun arkasındaki büyük sır çözüldü 

01.06.2026 12:10:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'nin 'Gardi'si olacak
Fenerbahçe'nin 'Gardi'si olacak
Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi'nin seçilirse futbol şubesinde devrim yaratacak küresel transfer operasyonunun arkasındaki büyük sır çözüldü. Paolo Maldini, yeni dönemdeki transfer "prensini" İtalya'da belirledi! Milan efsanesinin bir oğulunun menajerliğini yürüten diğer oğlunun ise beraber çalıştığı menajer Beppe Riso, Hakan Safi'yle Fenerbahçe'yi ileriye götürmek için çalışacak.

Fenerbahçe'de yaklaşan seçim öncesinde başkan adaylarından Hakan Safi futbol şubesinde devrim yaratacak küresel iş birlikleri için gaza bastı. Kulübün vizyonunu uluslararası arenaya taşımayı hedefleyen Safi, yeni dönem futbol yapılanması, teknik direktör ve transferler için en iyisini yokluyor. Hafta içi çok daha hareketli geçmesi beklenen süreçte Safi'nin en büyük kozu ise dünya futbolunun efsane ismi Paolo Maldini olacak.






MALDINI'NİN BİR OĞLUNUN MENAJERİ

Hakan Safi'nin yurt dışı transfer operasyonlarını emanet ettiği Maldini, güçlü bağlantılarını Fenerbahçe için devreye soktu. Sürecin en büyük sürprizi ise Şampiyonlar Ligi için gidilen Budapeşte'de gerçekleşen dev zirve oldu.

Maldini, Hakan Safi ile birlikte, AC Milan döneminde şampiyonluk kadrosunu kurarken çok yakından çalıştığı dünyaca ünlü menajerler Fali Ramadani ve Beppe Riso'yu bir araya getirdi. Safi başkan olması durumunda yurt dışı transfer operasyonlarında bu iki menajerden tam destek alacak.






DİĞER OĞLU DA ONUNLA ÇALIŞIYOR

Maldini, Ramadani ve Riso arasındaki bu güçlü iş birliği, geçmişe dayanan köklü ilişkilere ve güvene dayanıyor. İtalyan menajer Riso, Maldini'nin oğlu Daniele'nin de menajerliğini yürütüyor. Ayrıca Maldini'nin futbolu erken bırakan büyük oğlu Christian Maldini de yeşil sahalara veda ettikten sonra menajerlik kariyerine adım atarak Riso'nun sahibi olduğu GR Sports ajansına katıldı.






AC MILAN'DA BALKAN KOLONİSİ

Maldini, Milan'da sportif direktörlük yaptığı dönemde kazanılan Serie A şampiyonluğunun en kritik parçalarından biri olan Ante Rebic transferini Ramadani üzerinden yürütmüştü. Keza Real Madrid'den Luka Jovic transferi ve Nikola Milenkovic gibi isimlerin süreçlerinde de Maldini, Ramadani ile olan direkt ve güçlü ilişkisini her zaman ana kozu olarak kullanmıştı.






BALKAN ASILLI OYUNCULARLA DEVAM

Stratejinin en dikkat çekici detaylarından biri ise transfer edilecek oyuncuların profiliyle ilgili. Fenerbahçe tarihine bakıldığında Balkan asıllı oyuncuların takıma hızla adapte olması ve şampiyonluklarda büyük rol oynaması, Paolo Maldini'nin de radarına girdi.

Balkan kökenli oyuncuların karakterine ve aidiyet duygusuna inanan Maldini, bu coğrafyanın oyuncu pazarını elinde tutan en güçlü isim olan Fali Ramadani ile tam da bu noktada stratejik bir ortaklık öngörüyor. Fenerbahçe'nin yeni dönemde rotayı yeniden Balkan pazarına çevirmesi bekleniyor.






4 ÖNEMLİ TRANSFER GELECEK

Hakan Safi ve kurmayları, bu hafta içi Maldini'nin de içinde bulunacağı yoğun bir seyahat ve görüşme trafiğine giriyor. Listenin ilk sırasında camianın sabırsızlıkla beklediği teknik direktör koltuğu yer alıyor. Teknik direktörün hemen ardından takviye yapılacak ana bölgeler de belirlendi:

-Stoper (Savunmanın lideri)
-Santrfor (Gol yollarını sırtlayacak isim)
-Kanat (Hücuma dinamizm katacak profiller)






SAFİ İDDİALI MESAJLAR VERİYOR

Hakan Safi cephesinden gelen bilgiler, hafta başından itibaren basına sızacak isimlerin taraftarı heyecanlandıracağı yönünde. Sarı-lacivertli camiaya "beklemede kalın" mesajı verilirken, bu hafta atılacak adımların seçimin kaderini de doğrudan etkileyebileceği belirtiliyor.

Conte mi Aykut Kocaman mı? Başarı var iyi futbol zor

Oynattığı kontrollü ve sabırlı oyun tarzı nedeniyle yıllarca acımasızca eleştirilen Aziz Yıldırım'ın teknik direktör adayı Aykut Kocaman, Hakan Safi'nin takımın başına getirmek istediği Antonio Conte'nin yanında hücum dehası gibi kalıyor. Juventus, Chelsea ve Inter gibi devlerde kupalar kazanmasına rağmen sergilediği defansif oyun yüzünden futbol dünyasını adeta isyana teşvik eden Antonio Conte, modern futbolun gördüğü en 'sıkıcı' oyunun ordinaryüsü kabul ediliyor

01.06.2026 12:00:00
Haber Merkezi
Conte mi Aykut Kocaman mı? Başarı var iyi futbol zor
Conte mi Aykut Kocaman mı? Başarı var iyi futbol zor
Futbol dünyası uzun yıllar "sıkıcı futbol", "yana pas", "hücum coşkusunun katledilmesi" gibi kavramları Türkiye'de Aykut Kocaman, dünyada da Jose Mourinho ile özdeşleştirdi. Ancak Fenerbahçe'nin gündemine gelen hatta Hakan Safi'nin anlaştığı iddia edilen Antonio Conte, Juventus, Chelsea, Inter ve Tottenham maceralarında "sıkıcı futbolun imparatoru" unvanını kazandı.






5'Lİ SAVUNMA İLE İZLEYENLERE İŞKENCE

İtalyan hocanın sahaya sürdüğü 5'li savunma blokları, topu bilerek rakibe bırakması ve tamamen "rakibin hata yapması" üzerine kurulu kelepçeli futbolu, futbol kamuoyunun sabrını taşırdı. Öyle ki, Avrupa medyası ve eski futbolcular Conte'nin bu tarzını "Futbol Katilliği"  olarak nitelendirdi.






HER DAİM YERDEN YERE VURULDU

- Jamie Carragher (Sky Sports / Eski Liverpool Kaptanı):

Conte gibi milyonlarca sterlin kazanan elit bir menajerin takımını sahaya bu kadar korkak, bu kadar geride ve tamamen rakibin hata yapmasını bekleyen bir acizlikle çıkarmasını kabul edemiyorum. Bu futbol sıkıcı, paranızı çöpe atmaktır.

- Maurizio Sarri (Teknik Direktör):

Eğer takımımın 30 dakika boyunca kendi ceza sahası önünde sadece defans yapıp kontratak beklediğini görseydim, kulübeden kalkar eski mesleğim olan bankacılığa geri dönerdim. Ben bu oyundan keyif almak istiyorum.

- Peter Crouch (Eski İngiliz Santrfor):

Onun takımlarını iç sahada izlemek taraftar için işkence. Kendi evinizde oynuyorsunuz ve takım topu tamamen rakibe bırakıp kalesinin önüne hat kuruyor. Bu izlemesi son derece sıkıcı, coşkusuz bir oyun.






KENDİSİNİ "SERİ KAZANANIM" OLARAK GÖRÜYOR

Dünya onun futbolunu "sıkıcı ve defansif" diye yerden yere vururken, Antonio Conte bu eleştirilere karşı kendini nasıl savunuyor? İşte açıklaması:

- İstediğinizi söyleyebilirsiniz, futbolumu sıkıcı bulabilirsiniz ama benim geçmişim çok net konuşuyor. Ben bir 'seri kazananım'. Benim işim insanları eğlendirmek değil, kupayı kulübe getirmektir.






CONTE, KOCAMAN'A RAHMET OKUTUR

Aziz Yıldırım'ın teknik direktör adayı Aykut Kocaman, Türkiye'de topa sahip olarak tempoyu kontrol etmeyi ve oyunu bir satranç gibi yavaşlatmayı seçiyordu. Safi'nin adayı Conte ise topu tamamen rakibe teslim edip, kendi ceza sahası yayında adeta etten bir duvar örüyor.

Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak

Aziz Yıldırım'ın üstü kapalı verdiği Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile Aykut Kocaman isimleri Fenerbahçe camiasında "bizi 2026-27 sezonunda neler bekliyor" sorularını da beraberinde getirdi 
 

01.06.2026 11:50:00 / Güncelleme: 01.06.2026 12:44:47
Haber Merkezi
Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak
Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak
Aziz Yıldırım'ın başkanlık koltuğuna yürürken üstü kapalı verdiği Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile Aykut Kocaman isimleri Fenerbahçe camiasında "bizi 2026-27 sezonunda neler bekliyor" sorularını da beraberinde getirdi. Eğer beklendiği gibi bu "kare as" kurulursa camia, sahada fanteziyi ve bol gollü maceraları bir kenara bırakıp, rakipleri fiziksel olarak ezen, 90 dakika disiplinden kopmayan pragmatik bir başarı makinesini izlemeye hazır olmalı.






Fenerbahçe camiasında seçim rüzgarları eserken, başkan adayı Aziz Yıldırım'ın açıklamaları ve transfer kulislerinden sızan isimler radikal bir felsefe değişimine işaet ediyor. Kulislerde forvet için yükselen Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile teknik direktörlük için Aykut Kocaman'ın isimlerinin yükselmesi 2026-27 sezonunun taktiksel şifrelerini vermeye başladı.






GÖZE HOŞ GELMEYECEK FUTBOL

Eğer Aziz Yıldırım seçimi kazanır, Aykut Kocaman kulübeye geçer ve bu dev forvet ikilisi transfer edilirse; yeni sezonda Fenerbahçe'nin "göze hoş gelen, çılgın, bol gollü ve macera dolu" bir futbol oynamayacağı iddiasına zemin hazırladı.

Aykut Kocaman'ın katı oyun disiplini ile Muriqi ve Guirassy'nin karakteristik özellikleri bir araya geldiğinde ortaya çıkacak muhtemel saha içi karakteri şu şekilde özetlenebilir:






SAVUNMA EN UÇTA BAŞLAYACAK

- Yeni sezonda Fenerbahçe, Türkiye liginin fiziksel olarak en yırtıcı takımı olmaya aday. Guirassy ve Muriqi'in ön alandaki pres gücü, savunmanın en uçtan başlamasını sağlayacak.

- Muriqi'in sırtı dönük oyunu ve hava hakimiyeti, Guirassy'nin ise bitiriciliği ve bağlantı kalitesi rakip stoperler için kabusa dönüşecek. İkili mücadelelerde yıkılmayan bir Fenerbahçe izleyeceğiz.






- Kocaman'ın vazgeçilmez kuralı bu sezonda da değişmeyecek. 90 dakika boyunca taktiksel disiplinden kopmayan, kompakt mesafesini kaybetmeyen ve önceliği "gol yememek" olan bir takım sahada olacak.

- Set oyununun tıkandığı anlarda, iki dev kuleyle duran top organizasyonları ve kazanılan toplarla yapılacak kusursuz geçiş hücumları en büyük skor silahı haline gelecek.






ROMANTİK BİR FUTBOL OLMAYACAK

Kadıköy'de tribünler daima hücum eden, coşkulu ve tabelayı her an değiştirebilen "romantik" bir futbolu arzuluyor. Ancak Kocaman ve Yıldırım ortaklığının vadettiği şey romantizm değil, soğukkanlı bir matematik futbol.






Günün sonunda, 2026-27 model bu takım belki her maç 4-5 gol atmayacak, belki izleyenlere her saniye büyük bir futbol ziyafeti sunmayacak; ancak sahaya çıktığında yıkılması neredeyse imkansız, ligin en zor gol yiyen ve tabelayı almasını bilen takımı olacak. Fenerbahçe camiası için estetiğin yerini tamamen "mutlak başarıya" bırakacağı yeni bir dönem, hemen eşikte bekliyor.

PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor

PSG’nin Şampiyonlar Ligi’nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı

01.06.2026 10:24:00
Haber Merkezi
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı.

Dünya kamuoyu 'Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?' sorusuna yanıt ararken, madalyonun arkasından derin bir sosyolojik kriz çıktı. Katarlı sahipleriyle küresel elitlerin markası haline gelen PSG, banliyölerde yaşayan dışlanmış gençlik için bir spor kulübünden çok daha fazlasını ifade ediyor.







PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste ikinci kez kupayı müzesine götürmesi, futbol tarihinde devasa bir sportif başarı olarak kayıtlara geçti.

Ancak tıpkı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bitiş düdüğünün ardından Paris sokakları kutlama alanına değil savaş meydanına döndü. Dünyaca ünlü Şanzelize olmak üzere şehrin simge noktalarında dükkanlar yağmalandı, araçlar ateşe verildi ve polis ile taraftarlar arasında saatlerce süren çatışmalar yaşandı.







SEVİNÇ DEĞİL TOPLUMSAL İSYAN

Dünya kamuoyu "Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?" sorusunu tartışırken, sosyologlar ve psikologlar madalyonun arkasındaki acı gerçeğe işaret ediyor. Paris sokaklarındaki bu patlama bir sevinç gösterisi değil, futbol maskesi takmış yapısal bir öfke ve toplumsal bir isyan.

EKONOMİK OLARAK DIŞLANANLAR

Uzmanlara göre olayların merkezinde, Paris'in keskin coğrafi ve sosyal sınırları yer alıyor. Katarlı sahipleri ve ultra lüks imajıyla küresel bir elit markası olan PSG'nin sokaktaki taraftarı şehrin banliyölerde yaşayan, ekonomik olarak dışlanmış ve göçmen kökenli gençlerden oluşuyor.







KENDİLERİNİ GÖRÜNÜR KILIYOR

Şampiyonluk geceleri, normal şartlarda kendilerini bu lüks merkeze ait hissetmeyen, polisin sürekli "şüpheli" gözüyle baktığı banliyö gençliği için kitlesel bir akın fırsatı yaratıyor. Sosyologlar, bu durumu "merkezden intikam alma psikolojisi" olarak tanımlıyor. Gençler, şampiyonluk coşkusunu bir avantaja çevirerek sistem tarafından görünmeyen kimliklerini, şehrin en zengin caddelerinde "Biz buradayız" diyerek görünür kılıyor.







ANTİ POLİSİSYANI

Özellikle banliyö gençleri ile Fransız güvenlik güçleri arasında on yıllardır süren, ırkçılık ve aşırı güç kullanımı iddialarıyla beslenen kronik husumet, bu tarz gecelerde fitili ateşleyen en büyük unsur. Kutlamalar sırasında atılan tek bir havai fişek ya da polisin sert bir müdahalesi, saniyeler içinde geceyi bir "anti-polis isyanına" çeviriyor.







NORMALDE YAPMAYACAK OLANLAR

Binlerce insanın bir arada olduğu kaotik ortamlarda birey, kendi kimliğinden sıyrılarak kalabalığın içinde anonimleşiyor. Bu durum "cezasızlık" hissi yaratarak, normalde tek başına asla vitrin kırmayacak ya da araç yakmayacak kişileri vandalizmin bir parçası haline getiriyor.

KONFORLU MEŞRU ZEMİN HAZIRLIYOR

Fransa'daki ekonomik durgunluk, gelecek kaygısı ve yüksek genç işsizliği, bu kitlelerde muazzam bir içsel öfke biriktiriyor. Şampiyonluk gibi ekstrem duygu patlaması yaşanan anlar, bu birikmiş öfkenin dışarı salınması için en "konforlu" meşru zemini sunuyor. Sevinç ile öfke arasındaki çizgi bu yüzden bu kadar hızlı bulanıklaşıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.