logo
22 HAZİRAN 2026

Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan

29.11.2001 00:00:00
MADDİ VE MANEVİ YARDIMLAŞMARahmet, mağfiret ve kurtuluş ayı olan Ramazan, mü'minler için hatta bütün insanlar için bir fırsat-ı ilâhidir. Kendimize, ailemize ve çevrimize en faydalı olabileceğimiz bir aydır.

Aile ve cemiyet hayatının gerçekleşmesi, bir mânâ kazanıp bütünleşmesi için maddi ve manevi yardımlaşma şarttır. Fertler gerek aile ve gerekse cemiyet içerisinde bir bütünü meydana getirebilmeleri için birçok yönden birbirlerine bağlı ve bağımlı olmaları gerekir. Sıhhatimiz, gücümüz ve imkânlarımız ne kadar çok olursa olsun yalnız olarak yaşamak, ihtiyaçları karşılamak mümkün değildir. Hayatı bir bünyeyi meydana getiren uzuvlar gibi disiplinli bir organizenin içerisinde yaşamak zorundayız. Bütün fertlerin bu cemiyette bir yeri ve vazifesi vardır. Binbir çeşit ihtiyacın karşılanmasında herkes bir hizmeti ister istemez gerçekleştirmektedir.

Hayatın maddi cephesinde bu böyle olduğu gibi, inanç ve fikir cephesinde de durum aynıdır. İnanç, fikir, ibadet ve ahlâk sahasındaki ihtiyaçlarımızı da yalnız başımıza karşılayamayız. Yani hiç bir meselede fert kendi kendine yeterli değildir. Dolayısıyla kişiler istemeseler veya farkında olmasalar bile birbirlerine maddeten ve mânen yardım etmektedirler, etmeye mecburdurlar.

Ancak kişilerin ve toplumların yanlış yönlendirilmesi neticesinde bencilliğin, nemelazımcılığın, hasedin ve kinin insanı kendinden uzaklaştırması münasebetiyle daha çok kendi menfaatlerini gözeteceği de bir gerçektir. Hem bu tip rahatsızlıklara düşmemek ve hem de cemiyet hayatında arzu edilen huzuru, birliği, dayanışmayı gerçekleştirmek için maddi ve manevi yardımlaşmaya ihtiyaç vardır. Ayrıca bu husus insan hayatında sevgi ve merhametin de ifadesidir. Hiç şüphesiz, sevgi ve merhamet de imandandır.

İşte bu noktada rahmet, mağfiret ve kurtuluş ayı olan Ramazan mü'minler için hatta bütün insanlar için bir fırsat-ı ilahîdir. Kendimize, ailemize ve çevremize en faydalı olabileceğimiz bir aydır. İnancımızı, fikrimizi, düşüncemizi aile fertlerimize akraba ve hısımlarımıza, öğrencimize, işçimize, memurumuza, meslektaşlarımıza tavsiye etmenin tam zamanıdır. Farz, vacib, sünnet, müstehab olsun bütün ibadetlerle hayatımızı Rabbimize adamalıyız. Konuşabildiğimiz herkese tavsiye ve telkin etmeliyiz. Manevi yardımlaşmadan maksat budur. Bir misal verecek olursak; imana, ibadete, hak ve hakikate dua etmek, yani İslâmî ve insanî değerleri gündeme getirmek manevi yardımlaşmanın temelini teşkil eder. Cenab-ı Hak Asr sûresinde bunu "Birbirlerine hakkı tavsiye ederler" diye haber veriyor. Maide sûresinde de "İyilikte ve takvada yardımlaşmak hususunda yarışınız" buyurmaktadır.

İnsanlar manevi yönden, bilgi yönünden çok farklı oldukları gibi maddî imkânlar bakımından da birbirlerinden farklıdırlar. Öyle ki; kimisinin servetini saymaya ömür yetmez, kimisi de saymaya bir şey bulamaz. Kimisinin anası, babası çocukları, akrabaları, çevresi bir hayli geniştir ama diğeri yapayalnızdır. Yani Cenab-ı Hak çeşitli sebep ve hikmetlerden dolayı kişileri farklı şartlarda, farklı nimet ve külfetlerde yaratmıştır. Bu farklılığın sulha sebep olması için karşılıklı hak ve vazifeleri de yine Cenab-ı Hak emir ve tavsiye buyurmuşlardır. Fakirin, yetimin, kimsesizin, muhtacın, acizin, komşunun gözetilip korunması ayet ve hadislerle mükafat ve ceza çerçevesi eçerisinde ele alınmıştır. Hatta Hz. Peygamber Efendimize komşuluk hakkında o derece vahiy gelmiştir ki, nerde ise komşunun komşuya varis olabileceğini haber vermişlerdir.

Madem ki fertler aile, akraba, hısım, komşu, meslektaşlık, hemşehrilik vb. bakımlardan birbirleriyle iç içedirler, o halde karşılıklı hak ve vazifelerin olması tabiîdir, zarurîdir.- Prof. Dr. Haydar BAŞ

Ramazan'ın faziletleri-IIMuhterem okuyucularımız bir evvelki yazımızda Ramazan ayının üstünlüklerinden bahsetmiştik. Cenab-ı Hakk'ın müjdeleri o kadar fazla ki bu yazımızda da oruç ve Ramazan'dan bahsedeceğiz.

Enes (ra) naklen Resulûllah (sav) Efendimiz'in şöyle buyurduğunu anlattı:

- "Ramazan ayının ilk gecesi geldiği zaman, şanı büyük Allah cennete bakan Rıdvan'a:

-Ey Rıdvan, diye seslenir...

Rıdvan bu sese şöyle cevap verir:

-Emret Allah'ım emrin başım üstüne...

Bundan sonra, Allah-ü Teala şöyle buyurur:

-Muhammed ümmetinden oruç tutanlar için, cenneti temizle ve süsle. Ramazan ayı çıkıncaya kadar, cennet kapılarını onlara kapama...

Daha sonra, Allah-ü Teala, Cehennem bakıcısına seslenir, o da şöyle cevap verir:

-Emret, emrine hazırım...

Allah-ü Teala şöyle buyurur:

-Muhammed ümmetinden oruç tutanlara cehennem kapılarını kilitle. Ramazan ayı çıkıncaya kadar Cehennem kapılarını onlara açma...

Allah-ü Teala bundan sonra, Cebrail'e seslenir. Cebrail şöyle cevap verir:

-Emrine hazırım; Allah'ım, emret.

Allah-ü Teala Cebrail'e şu emri verir:

-Yeryüzüne in. Azgın şeytanları, Muhammed ümmetine gidip oruçlarnı ve iftarlarını bozmamaları için bağla.

Allah-ü Tela Ramazan günlerinden her birinde; kadın ve erkek kullarından nice nice kimseleri cehennemden azad eder. Hem de güneşin doğuşundan batışına kadar.

Bundan başka, Allah-ü Teala'nın hemen her semada bir seslenici meleği vardır. Bu meleğin ibiği, arşın altında olup pençeleri dahi, yedi kat yerin dibindedir.

O meleğin bir kanadı batıda, bir kanadı da doğudadır. Hemen her kanadı; inci, mercan ve çeşitli cevherlerle süslüdür.

Şöyle seslenir:

Hiç tevbe eden yok mu ki; tevbesi kabul, makbul olsun.

Hiç dua eden yok mu ki, duası kabul edilsin.

Allah'tan yardım dileyen zulme uğramış bir kimse yok mu ki Allah ona yardım etsin.

Allah'tan bağışlanmasını isteyen yok mu ki; Allah onu bağışlasın.

Hiç bir dilekte bulunan yok mu ki, onun dilediği yerine gelsin.

Yüce Yaratan dahi, Ramazan ayının tümünde şöyle seslenir:

-Erkek ve kadın kullarım; sevinin, sabredin ve orucunuza devam edin. Yakında sizlerden sıkıntıyı kaldıracağım. Rahmetime ve ikramıma nail olacaksınız.

Devam edecek...Züleyha KARAKUŞ

Fıkıh KöşesiKeffareti gerektiren ve gerektirmeyen oruçlarDünden devam

Yenilmesi âdet halinde olan bir şeyi Ramazanda oruçlu iken unutarak ağzına alan kimse, oruçlu olduğunu hatırlayınca hemen onu ağzından çıkarıp atması gerekir. Fakat ağzındakini çıkarmayıp yutarsa, üzerine keffaret gerekir. Ancak ağzından çıkarır da onu soğuduktan sonra yutacak olursa, yalnız ona kaza gerekir: Çünkü böyle bir şeyi yutmak tiksinti veren bir şeydir.

Bir kimse, fecir doğduğu halde, henüz doğmamıştır zannı ile sahur yemeğini yese veya güneş batmamış olduğu halde, battı sanarak iftar etse üzerine kaza gerekir, keffaret lâzım gelmez. Çünkü kasden iftar etmiş değildir.

Bir kimse, Ramazanda zevcesine: "Bak, fecir doğmuş mu, doğmamış mı?" dedikten sonra, kadın bakıp henüz doğmadığını haber vermesi üzerine, o kimse oruca aykırı bir harekette bulunsa; fakat daha sonra fecrin doğmuş olduğu anlaşılsa, kendisine yalnız kaza gerekir, keffaret gerekmez. Fakat kadın fecrin doğmuş olduğunu bilerek böyle bir harekette bulunmuş ise, ona keffaret de lâzım gelir.

İki kimse güneşin battığına, iki kimse de güneşin henüz batmamış olduğuna şahidlik ettiği halde iftar edilecek olsa ve sonradan güneşin batmamış olduğu anlaşılsa, bundan dolayı da ittifakla yalnız kaza gerekir. Keffaret gerekmez.

İnsanların hukukunda iki kimsenin şahidliği isbata yeterli olduğu gibi, oruç hakkında da böyle şahidlik ettikleri halde, bir kimse yemek yeyip sonradan fecrin doğmuş olduğu anlaşılsa üzerine hem kaza, hem de keffaret gerekir. Bunda ittifak vardır. Bu konuda bir şeyin yokluğuna şehadet (fecrin doğmadığını söylemek) isbat hususundaki şehadete (fecrin doğmuş olmasına) karşı çıkamaz. Fakat bu hadisede böyle şehadet edenler birer kimse olsa, yalnız kaza gerekir. Çünkü fecrin doğuşu hakkında bir kişinin şahitliği tam bir delil değildir.

Unutarak bir şey yiyen veya fecir doğmuşken, henüz doğmamıştır sanarak veya uyku halinde oruca aykırı bir harekette bulunan kimse, artık orucunun bozulduğunu zannederek tekrar kasıtlı olarak yese, üzerine keffaret gerekmez. Bu unutma ile orucunun bozulmayacağını bildiği halde iftar etse, İmam Azam'a göre yine keffaret gerekmez. Sahih olan da budur. Çünkü bunda orucun bozulma şüphesi vardır.

Kendisine içten kusuntu gelen veya ağzına su verirken hata eseri boğazına su kaçan veya bir kadının güzelliğine bakan kimse, bununla orucun bozulduğunu sanarak Ramazan'da kasten iftar edecek olsa, üzerine keffaret gerekmez. Fakat bununla orucun bozulmayacağını bildiği halde iftar etse, keffaret de gerekir. Çünkü burada şüpheye yer yoktur.

Sürecek...Ömer Nasuhi Bilmen / Büyük İslam İlmihali

LâtifelerMuhterem babam bir gün anlattı: "Kara ve denizlerin kahramanı, sultanlar sultanı Ebu'l-feth Sultan Muhammed Gâzi (Fâtih) hizmetinde durur, deftardarlık hizmetini görürdük. Bir gün, devletin vezirleri ve saltanatın büyükleri münâsebet düşürüp ağılı böceklerle zararlı hayvanlardan söz açtılar. Kimi Türkistan'ın erkamından (çil yılan), kimi Arabistan'ın deyleminden (kene), kimi Rûm sâhillerinin akrep ve çiyanından ve kimi de sivri sineğinden, piresinden, yavsısından ve yılanından söz söylediler. Sonunda yoldaşım Acem deftardar söz alıp:

-Sultanım, dedi. Horasan diyarında bir şehir var. O şehre filan derler. Fezası gönül açıcı, havası cana canlar katıcıdır. Amma o şehrin içinde, gizli, ancak izinden bilinen ve soktuğunda anlaşılan eşsiz bir canavar vardır. Ve her kimi sokarsa hemen sanırsın bir ateştir yakar, anında tulum gibi şişer. Hemen canını teslim edip düşer. Lâkin o şehrin halkı bir dua bilirler ve dâima onunla ilaç ederler. Ne zaman içlerinden bir çocuk dünyaya gelse veya bir misâfir o diyârda sâye salsa, hemen bir parça köpek pisliğini, süt yahut su ile ezip içirerek o beladan kurtarırlar. Her kim ondan ayda bir kez yese ebedi o canavardan zarar görmez. İsterse günde bin ısırsın zararı dokunmaz.

Acem defterdar bu hikâyeyi anlatınca, Hünkâr Hazretleri kendisine dönüp sordu:

-Bu hikâyeyi kendin gördün de mi söylüyorsun yoksa bir efsânedir de başkalarından mı naklediyorsun? Acem defterdar:

-Hayır devletlü Hünkâr, kulunuz iki yıl o şehirde durdum ve bunları hep kendi gözlerimle gördüm. Hünkâr Hazretleri gülüp:

-Anlaşıldı ki, o ilacı sen de ediyor ve o devâdan yeteri kadar yiyorsun, dedi.

Etraftan vezirler gülüşünce Acem defterdar utancından kıpkırmızı oldu.Lamiizâde Abdullah Çelebi

Gönül DostlarıMevlânâ Hâlid-i BağdâdîBir gün yine böyle su taşırken, hocası Abdullah-ı Dehlevi Hazretleri ile karşılaştı. Abdullah-ı Dehlevî, onun mübârek omuzları üzerinden Arş'a doğru muazzam bir nûrun yükseldiğini ve meleklerin ona gıbta ve hayranlıkla baktıklarına şahid oldu. Abdullah-ı Dehlevi, Mevlânâ'nın tasavvufta pek yüksek derecelere eriştiğini, kemâle gelip olgunlaştığını görünce, bu vazifeden alıp, devamlı huzurunda bulunmasını emretti. Mevlânâ Hâlid-i Bağdadi Hazretleri, orada da hocasına canla başla hizmet ederek, büyük mücahede ve çetin rizâyetler çekti. Abdullah-ı Dehlevi'nin huzurunda beş ay çalışıp sohbetleri ve nazarlarıyla büyük velilerden olmak saadetine erişti. Huzur ve müşâhede makamına kavuştu. Vilayet-i kübrâ hasıl oldu. Müceddidiyye, Kâdiriyye, Sühreverdiyye, Kübreviyye ve Çeştiyye yolunda kemâle geldi. Abdullah-ı Dehlevi'nin kalbindeki bütün esrar ve manevi üstünlüklere kavuştu.

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri, feyz ve kemâl bulunca, Abdullah-ı Dehlevi Hazretleri; "Ey Hâlid, şimdi memleketine ve Bağdat'a git! Oradaki Hak âşıklarını, sevdiklerine, yâni Allah-ü Teâlâ'ya kavuştur" buyurunca, Mevlânâ Hâlid Hazretleri; "Ey benim sebeb-i devletim, yüksek sığınağım, efendim! Orada Hayderî ve Berzencî seyyidleri çoktur. İnsanlara doğru yolu anlatmakla nasıl meşgûl olurum. Çünkü, onlar şöhret ve îtibâr sahibi ve âlimlerin sığınağı durumundadırlar. Böyle bir işe kalkışsam, diğer insanlar bile beni men ederler" diye arz etti. "Sen, memleketine git. İrşâd ile meşgûl ol. Bütün seyyidler, senin ayağının toprağına yüz sürerler ve şerefli zatına hizmetçi olurlar. Oranın vâlileri, emînleri, âlimleri, fazîlet sahipleri, mübârek ayağını öperler. Şimdi ne istersen vereyim, iste yâ Hâlid!" buyurdu. "Din için dünyalık isterim!" dedi. "Git, her istediğini verdim!" deyip; "Yolun üzerinde, filân yerde, evliyânın büyüklerinden, iki seneden beri yemez, içmez, konuşmaz, Hakk'a gönlünü vermiş, ölü gibi hareketsiz durup, Hakk'ın sevgisine dalmış şerefli bir zât var. Ona selâmımı söyle, hayırlı duâsını al ve şerefli elini öp!" buyurdu. Sonra bütün talebe ve sevdikleriyle, dört millik mesâfeye kadar Mevlânâ Hâlid'i uğurladı. Sonra; "Hâlid bürd" yani "Hâlid herşeyi aldı götürdü" buyurdu.

Mevlânâ Hâlid, o velînin olduğu beldeye gelince, yerini sordu. Uzaktan gösterdiler. Bulunduğu yere doğru yürüyünce, velînin heybetinden Mevlânâ Hâlid'i (rahmetullahi aleyh) bir korku ve dehşet kaplayıp, gidemedi, olduğu yerde kaldı. Hemen Şâh-ı Dehlevi Hazretlerini hatırladı. Korkusu gitti. O zatın yanına gidip, hocasının selâmını bildirdi. O da başını murâkebeden kaldırıp; "Aleyke ve aleyhisselam" buyurdu. Sonra; "Ey Hâlid, senin fütûhâtın ve irşadının yayılma yeri Bağdat'tır" deyip, tekrar murâkebeye daldı. Mevlânâ Hâlid Hazretleri, o zâtın Nisbet-i Muhammedî denizine gömülmesine, feyz nûrları içinde bir an cemâl-i Haktan ve O'nu murâkebeden ayrılmamasına hayran kalarak oradan ayrıldı.

Ramazan SofrasıOSMANLI TATLILARI

(4 Kişilik)

Malzeme : 750 gr. Su, 500 gr. Un, 10 gr. Tuz, 10 gr. Toz şeker, 20 gr. yağ. 5 ad. Yumurta, 1,5 lt. Sıvıyağ.

Şurup için: 2 kg. Toz şeker, 1 kg. Su, 1 ad. Limon (birlikte kaynatılır).

Tarif : Bir tencerede su, toz şeker, tuz ve yağ konup kaynatılır. İçine un ilave edilerek pişene kadar karıştırılır. Ocaktan alınıp, soğutulmaya bırakılır. Soğuyunca hamura yumurtalar karıştırılıp, iyice yoğurulur. Bir tencereye sıvıyağ konup, ısıtılmadan yapılan hamurlar şekillendirilerek içine bırakılır. Yavaş ateşte nar gibi kızarıncaya kadar tutulup, süzgece çıkarılır. Yagı süzülünce önceden hazırlanan soğuk şerbetin içinde 15 dk. bekletilip, çıkınca servis edilir.Afiyet Olsun

Tatilcilerin korkulu rüyası denizanaları neden bu kadar arttı?

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte Ege, Akdeniz ve Marmara kıyılarında denizanası popülasyonunda patlama yaşanıyor. Tatilcilerin "Denize girebilecek miyiz?" sorusuna yanıt arayan uzmanlar, bu istilanın arkasındaki ürkütücü ekolojik gerçekleri ve temas anında hayat kurtaran ilk yardım formülünü açıkladı

21.06.2026 17:10:00
Eyüp Kabil
Tatilcilerin korkulu rüyası denizanaları neden bu kadar arttı?
Tatilcilerin korkulu rüyası denizanaları neden bu kadar arttı?
Yaz sezonunun açılmasıyla birlikte milyonlarca insan sahillere akın ederken, bu yıl denizlerde beklenmeyen bir misafir tatil keyfini gölgelemeye başladı. Türkiye'nin popüler turizm rotaları başta olmak üzere Marmara ve Akdeniz kıyılarında son günlerde sıklıkla görülen dev denizanası sürüleri, vatandaşlar arasında büyük merak ve endişe uyandırıyor.

"Denizanası olan denize girilir mi?", "Bu canlılar neden bir anda bu kadar çoğaldı?" soruları internet arama motorlarında ilk sıralara tırmanırken, bilim insanlarından korkutan bir çevre uyarısı geldi.

Suçlu sadece sıcaklık değil

Kıyılarda göze çarpan kahverengi pusula denizanaları ve mor denizciğeri türlerindeki bu sıra dışı artış, sadece mevsimsel sıcaklıklarla açıklanmıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, denizanası patlamasının temelinde insan eliyle yaratılan ekolojik tahribatın yattığına dikkat çekiyor.

Deniz ekosistemindeki besin zincirinin kırıldığını belirten su bilimleri uzmanları, aşırı ve plansız balıkçılık nedeniyle denizanalarının en büyük besin kaynağı olan planktonları tüketen balık stoklarının hızla azaldığını vurguluyor. Besin zincirinde boşalan bu alanlar, yüksek üreme potansiyeline sahip denizanalarına kalıyor. Küresel iklim krizine bağlı olarak deniz suyu sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaşması ve evsel/endüstriyel kirlilik de bu organizmaların adeta birer üreme makinesine dönüşmesini destekliyor.

Turizm ve balıkçılık tehdit altında

Denizanası istilaları sadece yüzücüleri değil, kıyı ekonomisini de doğrudan tehdit ediyor. Sürüler halinde gezen jelatinimsi bu canlılar, balıkçı ağlarını yırtıyor, su ürünleri kafeslerindeki balıklara zarar veriyor ve hatta kıyıdaki sanayi tesislerinin soğutma suyu girişlerini tıkayarak üretimi aksatabiliyor.

Asla tatlı su sürmeyin!

Sahillerde sıkça karşılaşılan denizanası temasları sonrasında vatandaşların yaptığı ilk yardım hataları ise tehlikeyi ikiye katlıyor. Uzmanlar, denizanası sokmasına maruz kalındığında panik yapılmamasını ve kesinlikle tatlı su (çeşme suyu, içme suyu) kullanılmamasını önemle hatırlatıyor. Tatlı su, cilde yapışan zehirli hücrelerin (tentakül) patlayarak vücuda daha fazla zehir salmasına yol açıyor.

Denizanası çarpmasında adım adım ilk yardım:

Deniz Suyu ile Yıkayın: Temas eden bölgeyi derhal temiz deniz suyu ile bolca durulayın.

Dokunaçları Sıyırın: Cilde yapışan uzantıları çıplak elle ellemek yerine cımbız veya plastik bir kart (kredi kartı vb.) yardımıyla yavaşça sıyırarak uzaklaştırın.

Sirke Uygulayın: Zehrin etkisini nötralize etmek için bölgeye sirke dökün veya ılık kompres yapın.

Sağlık Kuruluşuna Başvurun: Özellikle çocuklarda, yaşlılarda veya hassas bünyelerde nefes darlığı, düşük tansiyon ve kas spazmı gibi ciddi alerjik reaksiyonlar görülürse zaman kaybetmeden en yakın sağlık merkezine gidilmelidir.

Doğanın bir ekolojik uyarısı olarak nitelendirilen bu durum karşısında, sahillerde denize girerken dikkatli olunması ve kıyıya vuran ölü denizanalarına bile zehir hücreleri hala aktif olabileceği için çıplak elle dokunulmaması gerektiği ifade ediliyor.

CHP'de kritik gün salı: Grup toplantısı kararı

CHP'de mahkeme kararıyla genel başkanlığa dönen Kemal Kılıçdaroğlu 23 Haziran Salı günü Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldı

21.06.2026 17:06:00
Haber Merkezi
CHP'de kritik gün salı: Grup toplantısı kararı
CHP'de kritik gün salı: Grup toplantısı kararı
CHP'de mahkeme kararıyla genel başkanlığa dönen Kemal Kılıçdaroğlu 23 Haziran Salı günü Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldı. Toplantılar nedeniyle Kılıçdaroğlu, grup toplantısı yapmak için TBMM'ye başvurmayacak.

Butlan CHP'si Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) 23 Haziran Salı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanacak.

MYK toplantısı saat 11.00'de yapılacak, bu toplantının ardından saat 14.00'te PM toplantısı yapılacak.

Hem MYK hem de PM toplantısının ana gündemi partideki son gelişmeler olacak. Kılıçdaroğlu'nun sunuş konuşmasını yapacağı Parti Meclisi'nde güncel siyasi değerlendirmeler ve il disiplin kurullarının durumu görüşülecek.

Toplantılar nedeniyle Kılıçdaroğlu, grup toplantısı yapmak için TBMM'ye başvurmayacak.

Bakan Fidan, Sudanlı mevkidaşı Salem ile görüştü

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Sudan Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Mohieddin Salem ile bir araya geldi

21.06.2026 16:38:00 / Güncelleme: 21.06.2026 16:43:42
İhlas Haber Ajansı
Bakan Fidan, Sudanlı mevkidaşı Salem ile görüştü
Bakan Fidan, Sudanlı mevkidaşı Salem ile görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Sudan Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Mohieddin Salem ile bir araya geldi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır temaslarını sürdürüyor. Bakan Fidan, başkent Kahire'de Sudan Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Mohieddin Salem ile görüştü.İHA

CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yeni partisini açıkladı

CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, katılacağı yeni partiyi duyurdu

21.06.2026 15:28:00
Haber Merkezi
CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yeni partisini açıkladı
CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yeni partisini açıkladı
CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, aldığı karara dair açıklamalarda bulundu.

Tugay, istifa etmeden önce mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel'le telefonda konuştuğunu söyledi. Özel'in, "Senin kararın" dediğini belirten Tugay, istifa ettikten sonra bir kez daha konuştuklarını ifade etti. Tugay'ın aktardığına göre bu sefer Özel, "Eline sağlık. Bunlar bunu hak ediyor" dedi.

"Bundan sonra artık Özgür Özel ve kurmaylarının vereceği siyasi kararları takip ediyorum" diyen Tugay, "Yeni parti kurulacak ve ben orada olacağım" ifadelerini kullandı.

Başka bir partiye gitmesinin söz konusu olmadığını belirten Tugay, "Benim partiden istifa etme sebebim Kılıçdaroğlu'nun mutlak butlan ile partinin başına atanması ve aldığı ihraç, atama kararlarıdır. Ben CHP'den herhangi bir ideolojik görüş değişikliği nedeniyle ayrılmadım. 2027 yılı sonunda Türkiye seçime gidecek, bu tarihe kadar elimizden gelen her şeyi yapmak durumundayız. Özgür Özel CHP'nin başına yeniden dönene kadar istifa kararım kesindir. Eğer bunlar olursa ben de CHP'ye yeniden dönerim. AKP'ye geçmem gibi bir durum söz konusu bile değil" dedi.

YKS'nin ilk oturumu TYT sona erdi

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) düzenlenen Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi (TYT) sona erdi

20.06.2026 13:20:00 / Güncelleme: 20.06.2026 14:01:21
AA
YKS'nin ilk oturumu TYT sona erdi
YKS'nin ilk oturumu TYT sona erdi

Bu yıl 2 milyon 425 bin 628 adayın başvurduğu, saat 10.15'te başlayan YKS'nin ilk oturumu TYT'de adaylara, Türkçe testinde 40, Sosyal Bilimler testinde 20, Temel Matematik testinde 40, Fen Bilimleri testinde 20 olmak üzere 120 soru soruldu ve 165 dakika süre verildi.

TYT, Türkiye'nin 81 ili ve KKTC'nin başkenti Lefkoşa dahil olmak üzere 254 sınav merkezinde ve Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da uygulandı. 7 bin 202 bina ve 134 bin 675 salonda gerçekleştirilen ilk oturumda 340 bin 321 kişi görev aldı.

Antalya'nın Gazipaşa, Konya'nın Ilgın, Aydın'ın Kuşadası ve Trabzon'un Of ilçelerindeki sınav merkezlerinde bu yıl ilk kez YKS gerçekleştirildi.

"Bilgiye dayalı sorular vardı"

Sınava giren adaylardan Elif Cantürk, sınava daha önce de girdiğini belirterek, sınavın eleyici nitelikte olduğunu ifade etti.

Cantürk, "Şıklar arasında kalma olayı artmış. Önceden iki şık arasında kalıyorduk, şimdi beş şık arasında kaldığım sorular oldu. Ama güzeldi, umarım bütün gençler emeklerinin karşılığını alır." dedi.

Zorluk seviyesinin arttığı değerlendirmesinde bulunan Cantürk, "Ben sözelciyim. Türkçe sorularında zorlaşmaya gitmişler gerçekten. Gramer ağırlığı verilmişti mesela. Bu da hoşuma gitti bir yandan, eleyiciliği artmış sınavın." ifadelerini kullandı.

Ayçelen Dodurga, 13 yıl önce de üniversite sınavına girdiğini, şimdi ise podoloji bölümünü okumak istediğini söyleyerek, "13 yıl sonrasında tekrar böyle bir tecrübe oldu. Formüle dayalı bir sistemden böyle bir sisteme geçmek bizim için tuhaftı açıkçası. Zorlandım aslına bakılırsa çünkü sayısalda bile paragraf sorusu çözüyormuşum gibiydi. Ama yine de çok tedirgin olacak veya korkulacak bir şey yoktu." diye konuştu.

Alper Tuğra Yıldız ise sınavının güzel geçtiğini ve iyi sonuçlar beklediğini ifade ederek, "Sınavda zorlayıcı sorular vardı. Umarım herkes emeğinin karşılığını alır. Sosyal kısmı biraz zordu, bilgiye dayalı sorular vardı. Sayısal geçen seneye kıyasla biraz daha kolaydı." dedi.

Veliler de sınavın yapıldığı okullara gelerek çocuklarını yalnız bırakmadı. Dışarıda bekleyen veliler, sınav bitiminde adayları alkışlarla karşıladı.

AYT ve YDT yarın yapılacak

YKS'nin ikinci oturumu olan Alan Yeterlilik Testleri (AYT), yarın saat 10.15'te başlayacak.

AYT'de adaylara Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 testinde 40 soru, Sosyal Bilimler-2 testinde 40 soru, Matematik testinde 40 soru, Fen Bilimleri testinde 40 soru sorulacak ve 180 dakika süre verilecek.

1 milyon 627 bin 960 adayın katılacağı AYT, 4 bin 400 bina ve 86 bin 761 salonda düzenlenecek.

Üçüncü ve son oturum olan Yabancı Dil Testi (YDT) ise yarın saat 15.45'te başlayacak ve adaylara 120 dakika süre verilecek. Almanca, Arapça, Fransızca, İngilizce ve Rusça olmak üzere 5 dilde yapılacak sınavda 80 soru yer alacak.

YDT'ye İngilizceden 195 bin 51, Arapçadan 4 bin 178, Almancadan 2 bin 550, Rusçadan 941, Fransızcadan 919 kişi olmak üzere toplam 203 bin 639 aday başvurdu.

Adaylara hatırlatmalar

Sınavlardan 15 dakika önce kapılar kapatılarak sınav salonuna aday alımı tamamlanacak. Adaylar, sınavın sabah oturumu olan AYT'de saat 10.00'dan, öğleden sonraki oturumu olan YDT'de saat 15.30'dan sonra sınav binalarına alınmayacak.

Adayların, sınava gelirken sınav giriş belgeleri ile fotoğraflı nüfus cüzdanlarını veya fotoğraflı T.C. kimlik kartlarını yanlarında bulundurmaları gerekiyor.

T.C. kimlik kartını, nüfus cüzdanını kaybeden veya nüfus cüzdanında fotoğraf, T.C. kimlik numarası bulunmayan adaylar için sınav merkezi olan il ve ilçelerde nüfus müdürlükleri, yarın 07.00-15.30 saatlerinde açık tutulacak.

YKS sonuçları, 22 Temmuz'da açıklanacak. 

YKS'nin ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi başladı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) Türkiye'deki 81 ilin yanı sıra Lefkoşa ve Belgrad'da düzenlenen Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi (TYT) başladı

20.06.2026 10:40:00 / Güncelleme: 20.06.2026 11:18:04
AA
YKS'nin ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi başladı
YKS'nin ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi başladı

TYT'de ter dökecek adaylar, sabah saatlerinden itibaren aileleriyle sınava girecekleri okullara geldi.

Ailelerine sarılarak, sınav hakkında son konuşmaları yapan adaylar, sınav giriş kağıtları ile kimlik kartlarının kontrol edilmesi ve güvenlik kontrollerinin ardından salonlara yönlendirildi.

Öğrenciler daha önce sınava alınmayacağı duyurulan eşyalarını ailelerine ve emanet noktalarına bıraktı.

YKS için salonlara girişler saat 10.00'da sona ererken okul görevlileri, kapının kapanmasına sayılı dakikalar kala adayları uyardı.

Bazı öğrencilerin okullara geç kalmamak için koşarak geldiği görüldü.

Diğer veliler, sınava son anda yetişen adaylara alkışlarla moral verdi.

Giriş saatinin sona ermesinin ardından kapılar kapatıldı. Sınava geç kalan bazı adaylar bu andan itibaren binalara alınmadı.

Çocukları sınava giren bazı veliler okulların önünde Kur'an-ı Kerim okuyup dua etti.

Bazı veliler, okul çevresinde taburelerde otururken bazıları da araçlarında heyecanla çocuklarını beklemeye başladı. 

2.5 milyona yakın aday başvurdu

2026-YKS kapsamında saat 10.15'te başlayan, 2 milyon 425 bin 628 adayın başvurduğu TYT, bu yıl 7 bin 202 bina ve 134 bin 675 salonda uygulanıyor.

TYT'de adaylara Türkçe Testi'nde 40, Sosyal Bilimler Testi'nde 20, Temel Matematik Testi'nde 40, Fen Bilimleri Testi'nde 20 soru olmak üzere toplam 120 soru sorulacak ve 165 dakika süre verilecek.

Türkiye genelindeki 81 il, KKTC'nin başkenti Lefkoşa ve Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da düzenlenen TYT'de 340 bin 321 kişi görev alıyor.

Adaylar, saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmadı. T.C. kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında T.C. kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri sınav günleri açık bulunduruluyor.

TYT'ye, ihtiyaca göre oluşturulan erişilebilir binalardaki uygun sınav salonları için 15 bin 360 engelli aday başvurdu.

4 ilçede ilk kez YKS uygulanıyor

Antalya'nın Gazipaşa, Konya'nın Ilgın, Aydın'ın Kuşadası ve Trabzon'un Of ilçelerindeki sınav merkezlerinde bu yıl ilk kez YKS gerçekleştirilecek.

Ayrıca, 10 bin 880 şehit ve gazi yakını ile gaziler sınav ücretinden muaf tutuldu.

 

Tip 1 ve Tip 2 diyabet belirtileri farklı mı?


 
Tip 1 diyabet genellikle çocukluk ya da genç yaşlarında aniden gelişir. Tip 2 diyabet ise daha ziyade ileri yaşlarda ortaya çıkar. Tip 1 diyabet belirtileri daha ağır seyreder. Tip 2'de ise belirtileri uzun süre farketmemek mümkün. 

20.06.2026 03:17:00
MURAT ÇORBACI
Tip 1 ve Tip 2 diyabet belirtileri farklı mı?
Tip 1 ve Tip 2 diyabet belirtileri farklı mı?

Tip 1 diyabet genellikle çocukluk ya da genç yaşlarında aniden gelişir ve bireye bağlı olarak aşağıdaki belirtilere neden olabilir:

• Anormal susuzluk ve ağız kuruluğu
• Sık idrara çıkma
• Yatmadan önce idrar kaçırma
• Enerji eksikliği ve aşırı yorgunluk
• Sürekli açlık
• Ani kilo kaybı
• Bulanık görme
Tip 1 diyabet, bazen bu belirtilerden bazılarının varlığında yüksek kan şekeri seviyeleri ile teşhis edilir.

Tip 2 diyabette durum

Genellikle 50'li yaşlardan sonra kendini gösteren Tip 2 diyabetin belirtileri ise şunlar:

• Çok sık idrara çıkma
• Aşırı susuzluk
• Aşırı açlık
• Bulanık görme
• Enerji eksikliği ve aşırı yorgunluk
• Ellerde ve ayaklarda uyuşma ve karıncalanma
• Yavaş yara iyileşmesi ve tekrarlayan enfeksiyonlar

Tip 2 diyabetli birçok kişi, belirtiler genellikle Tip 1 diyabeti olanlar kadar belirgin olmadığı ve teşhis edilmesi birkaç yıl sürebildiği için durumlarının farkında olmadan uzun süre yaşayabilir.

Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti


 
Türkiye'de tam bir tır dehşeti yaşanıyor. Trafik kurallarını ve sürüş emniyetini hiçe sayan trafik teröristleri, her gün çoğu ölümlü onlarca kazaya imza atıyor.

20.06.2026 02:48:00 / Güncelleme: 20.06.2026 02:55:03
HABER MERKEZİ/AA
Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti
Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti

Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tırın çarptığı cipin sürücüsü yaralandı. F.E. idaresindeki tır, Şingah Mahallesi eski hastane kavşağında kırmızı ışıkta geçti. Tır, bu sırada kavşaktan geçmeye çalışan M.K'nin kullandığı 27 ABT 629 plakalı cipe hızla çarptı.

İhbar üzerine kaza yerine, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kazada hafif yaralanan cip sürücüsü M.K, sağlık ekiplerince Bayburt Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
Öte yandan, kaza anı güvenlik kamerasınca kaydedildi. Görüntülerde, kırmızı ışıkta geçen tırın cipe çarptığı anlar yer alıyor.

Tır dehşeti bitmiyor

Türkiye'de tır dehşeti sıradan bir hale geldi. Her gün onlarca trafik cinayetine imza atıyorlar. Şehirler arası yolda otobüsle seyahat edin, dehşeti göreceksiniz... Bir ayağını, özellikle de sol ayağını direksiyonun sol tarafına koyan onlarca tır sürücüsü ile karşılaşacaksınız. Durum bu olunca kazalar kaçınılmaz oluyor!

Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet operasyonunda gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı

İzmir'in Seferihisar Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet soruşturmasında, aralarında Belediye Başkan Yardımcısı İ.G.P'nin de olduğu gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı

20.06.2026 02:00:00 / Güncelleme: 20.06.2026 02:36:34
AA
Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet operasyonunda gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı
Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet operasyonunda gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında yakalanan 7 şüpheli, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesindeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Şüphelilerden Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı İ.G.P, inşaat firması yetkilileri S.B. ve R.K.B, kamu görevlisi Ö.A. ile şirket yetkilisi R.Ö. çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.

Tutuklandıktan sonra görevden uzaklaştırılan Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın eşi Nermin Günay hakkında adli kontrol tedbiri uygulanırken, şirket çalışanı M.C.H. ise serbest bırakıldı.

Soruşturma

Seferihisar Belediyesi ile bağlantılı bazı kişi ve kuruluşların, inşaat ve imar süreçlerine ilişkin işlemler karşılığında menfaat temin ettiklerine yönelik soruşturmada, 17 Haziran'da aralarında Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı İ.G.P'nin de olduğu 6 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Şüphelilerle bağlantısı olduğu öne sürülen Güzelbahçe'nin daha önce tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın eşi Nermin Günay ile şirket çalışanı M.C.H. de 18 Haziran'da yakalanmıştı.

Söz konusu 8 şüphelinin dün İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi'ndeki işlemleri tamamlanmış, şüphelilerden '''''''S.Y. sağlık sorunları nedeniyle ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı. Diğer şüpheliler ise adliyeye sevk edilmişti. 

Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu

Bartın'da sahilde 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı (İHA) bulundu

20.06.2026 00:27:00
İhlas Haber Ajansı
Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu
Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu
Bartın'da sahilde 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı (İHA) bulundu. Sahilde yoğun tedbir alınırken, parça incelenmek üzere Ankara'ya gönderildi.

Bartın'ın Amasra ilçesine bağlı Çakraz Plajı'nda saat 16.00 sıralarında insansız hava aracı bulundu. Bölgede geniş güvenlik tedbirili alan jandarma ekipleri yaptıkları incelemede, üzerinde mühimmat bulunmadığını belirledi. Jandarma ekipleri tarafından sahilden alınarak, incelenmek üzere Ankara'ya gönderildi. Çakraz Plajı'nda bulunan İHA'nın 5 gün önce Kurucaşile ilçesine bağlı Kapısuyu Plajı'nda bulunan insansız hava aracı ile aynı olduğu öğrenildi.



Uzun süre suda kaldığı ve parçalanmış halde bulunan dronun, gövde ve pervaneleri strafor köpükten, pervaneleri ağaçtan eklenti vidalarının ise plastikten yapıldığı tespit edildi. Rus yapımı olduğu tahmin edilen insansız hava aracının kesin menşeinin ise Ankara'da yapılacak incelemede belirlenmesi bekleniyor. Bulunan insansız hava aracının, mühimmat taşıma özelliğinin bulunduğu fakat saldırı dronları için önceden gönderilerek, hava savunma sistemleri ve radarları aldatmak için kullanıldığı tahmin ediliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.