logo
24 NİSAN 2026

Hurda malzemelerden araba yaptı

Yozgat'ta bir lise öğrencisi, hurdaya atılan eski otomobil parçaları ile kendisine arazi aracı yaptı

25.05.2018 00:00:00
Atatürk Anadolu Lisesi son sınıf öğrencisi İbrahim Karabulut, harçlıklarıyla hurdalıklardan satın aldığı araç motoru ve parçalarını kullanarak kendine ait 'bagi' ismini verdiği bir arazi aracı üretti. Yaklaşık 3 ay gibi bir çalışma sonunda benzin ile çalışan aracını tamamlayan Karabulut, ilerleyen dönemlerde aracına güneş paneli takarak aracın güneş enerjisi ile çalışmasını da sağlayacak.

İç ve dış tasarımını kendisi yaptığı otomobiline anahtarsız çalışma sistemi de uygulayan Karabulut, aracı 5 bin liraya mal ettiğini söyledi. Karabulut'un hurda bir araçtan alıp yenilediği 250cc gücünde motoru monte ettiği otomobili saatte 100 kilometre hız yapabiliyor ve kilometrede 30 kuruş yakıt harcıyor.

Evlerinin bahçesinde güneş paneli ile enerji ürettiklerini de söyleyen Karabulut, ilerleyen dönemlerde aracın üzerine güneş paneli takarak aracın elektrikle çalışmasını da sağlayacağını ifade etti. Son zamanlarda yerli araçlara rağbet fazla olduğu için kendi aracını üretmeye karar verdiğini anlatan Karabulut, aracına olan ilginin kendisini memnun ettiğini söyleyerek "Aracı gören beni tebrik ediyor ve fotoğraf çektirmek istiyor. Aracı kullanmak isteyen çok oluyor" dedi.
İHA

BTP'den madencilere destek

BTP, Eskişehir'den gelerek Ankara'da eylem yapan Doruk maden işçilerine destek verdi. BTP Sözcüsü Lütfullah Önder burada yaptığı açıklamada, "Madencilerimizin eylemlerine destek vermek için buraya geldik. Bu konu partimizin en hassas olduğumuz konu. Çünkü maalesef özellikle 2005 yılında yapılan maden yasası değişikliği ile birlikte madenlerde devletin ve milletin payı yok denilebilecek bir noktaya getirildi" dedi 

24.04.2026 17:47:00 / Güncelleme: 24.04.2026 17:50:50
Haber Merkezi
BTP'den madencilere destek
BTP'den madencilere destek
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Eskişehir'den gelerek Ankara'da eylem yapan Doruk maden işçilerine destek verdi.

BTP Sözcüsü Lütfullah Önder başkanlığındaki BTP heyeti işçileri eylem yaptıkları yerde ziyaret etti.

Burada açıklama yapan Önder, "Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz" dedi.

BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi:

"Bağımsız Türkiye Partisi olarak madencilerimizin eylemlerine destek vermek için buraya geldik. Onların bu haklı mücadelesinde, onların bu hak mücadelesinde yanında olmaya geldik. Bu konu Bağımsız Türkiye Partisi olarak bizim en hassas olduğumuz konu. Çünkü maalesef özellikle 2005 yılında yapılan maden yasası değişikliği ile birlikte madenlerde devletin ve milletin payı yok denilebilecek bir noktaya getirildi.

"Madenlerde devlet payı yüzde 3 ama o bile alınmıyor"

Bugün burada kömür madeninde çalışan madencilerimiz var. Devlet payı yüzde 3. Madenler aslında milletimize ait ama millet adına bu hakkı tahsil etmesi gereken devlet yüzde 3 alıyor. Bu yüzde 3'ü de almıyor. Yerin altında çalışma yapan madenciler, bu çalışma yerin altında yapıldığı gerekçesiyle yüzde 50 bu haktan da feragat ediliyor. Yetmiyor, çıkarılan madeni yine enerji tesisiyle işlendiği için değerlendirildiği için bir yüzd 50 daha bu devlet hakkından feragat ediyor. Dolayısıyla yüzde 1'ini millet adına devlet alıyor, yüzde 99'unu çıkaran firma alıyor. Ama yerin altında çalışan işçiler, yerin altında çalışan madenciler, bu haktan bırakın bu imtiyazlardan, bu teşviklerden yararlanmayı takdir edilmiş olan ücreti bile maalesef alamıyorlar.



"Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz"

3 aylık, 5 aylık, 8 aylık ücretini alamayan, tazminat haklarını alamayan madencilerimiz burada hak mücadelesini veriyorlar. Kurucu liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın çok güzel bir sözü var: Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz. Dolayısıyla buradaki madenciler kendi haklarına sahip çıkmak üzere, haklarına haksızlık yapmamak üzere buradalar. Öncelikle bu madencilerimizin sorunları çözülsün. Madencilerimiz hakkını vermeyen firmalar karşısında ezilmesin. Buna devlet müsaade etmesin. Devlet bunun için var. Devlet zayıf durumda olanı korumak için var. Devlet güç odaklarına dur demek için var. Öncelikle bu madencilerin haklarını alma konusunda devletin inisiyatif kullanması lazım. Ama uzun vadede devlet payının, millet payının artması lazım.

"Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor ama.."

Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor. Daha fazla tıraş yaptığı gerekçesiyle berberlerden daha fazla vergi almaya çalışıyor. Ama maden firmalarından beyan usulü getirilmek suretiyle maden firmalarının beyanını yeterli kabul ediyor. Yani 'ben şu kadar kömür çıkarıyorum, şu kadar altın çıkarıyorum' şeklinde maden firmasının beyanını esas kabul edip yeterli kabul edip ona göre vergi alıyor. Bu çok ilginç bir durum. Devlet çıkarılan, millete ait olan bu madenden doğru dürüst vergi almıyor, devlet payı almıyor. Bütün bu hakları tek başına alıp kullanan firma yerin altında çalışan, canını ortaya koyarak çalışan bu madencilere temel hakları bile, takdir ettiği ücreti bile, devletin tanımış olduğu tazminatları bile maalesef vermiyor. Bu, insanımızın yoksulluğa yuvarlandığının en net fotoğraflarından bir tanesidir.

"Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor"

Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz, çok değerli görüyoruz. Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor ve haklarını söke söke alıncaya kadar da milletimizin kalbi, milletimizin gönlü bu madencilerle beraber olacaktır"

Üsküdar'da rüşvet alan 2 doktor için 12 yıl hapis istendi

Üsküdar Devlet Hastanesi'nde görev yapan ve hastalardan usulsüz şekilde para talep ettiği tespit edilmesinin ardından gözaltına alınarak tutuklanan Cem Gülçin ve Gürkan Örskıran hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. 2 doktor hakkında 4 yıldan 12 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi. Doktorların toplam 305 bin 485 lira haksız kazanç elde ettiği tespit edildi

24.04.2026 15:04:00
İhlas Haber Ajansı
Üsküdar'da rüşvet alan 2 doktor için 12 yıl hapis istendi
Üsküdar'da rüşvet alan 2 doktor için 12 yıl hapis istendi
Üsküdar Devlet Hastanesi'nde görev yapan iki doktorun hastalardan usulsüz şekilde para talep ettiği tespit edildi. Edinilen bilgilere göre, Cem Gülçin ve Gürkan Örskıran isimli doktorların muayeneye gelen hastalardan ameliyat işlemleri için ek ücret istedikleri belirlendi. Şüpheliler, rüşvet suçlamasıyla gözaltına alındı. Doktorların para istediği bazı hastaların ücretleri kabul etmediği ve bunun üzerine CİMER'e bildirerek doktorları şikayet ettiği, hastanede ise bazı yetkililerin durumu emniyete bildirdiği öğrenildi. Şikayetler üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, Üroloji doktorluğu yapan 2 şahsın hastalardan ameliyat için rüşvet aldıkları belirlendi. Şüpheli doktor Gürkan Örskıran'ın hastalarından 20 ila 30 bin TL arası rüşvet aldığı, diğer doktor Cem Gülçin'in ise bin 200 ila bin 400 dolar arasında rüşvet aldığı tespit edildi.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından doktorlar hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede 2 doktor hakkında ayrı ayrı olmak üzere 4 yıldan 12 yıla kadar hapis talep edildi.

Biri kabul etti diğeri reddetti

Doktor Gürkan Örskıran savunmasında, suçlamaları kabul etmediğini hastane bünyesinde yapılan ameliyatlarda dışarıdan temin edilen herhangi bir malzeme bulunmadığını ifade etti. Doktor Cem Gülçin ise gözaltı sürecinde geçmişini düşündüğünde yaptığı şeyin etik ve ahlaklı olmadığını, talep ettiği parayı maddiyatının yeterli olmadığı için değil hırsından dolayı talep ettiğini belirtti.

12 yıla kadar hapsi talep edildi

2 doktorun, hazırlanan iddianamede "rüşvet" suçundan 4 yıldan 12 yıla kadar hapsi istendi.



57 milyonluk siber vurgun... 18 kişi tutuklandı

Karabük merkezli 7 ilde düzenlenen siber dolandırıcılık operasyonunda, sosyal medya üzerinden borsa yüksek getirili yatırım vaadiyle vatandaşları dolandırdığı belirlenen şüphelilere yönelik operasyonda 18 kişi tutuklandı.

24.04.2026 14:26:00
İhlas Haber Ajansı
57 milyonluk siber vurgun... 18 kişi tutuklandı
57 milyonluk siber vurgun... 18 kişi tutuklandı
Karabük merkezli 7 ilde düzenlenen siber dolandırıcılık operasyonunda, sosyal medya üzerinden borsa yüksek getirili yatırım vaadiyle vatandaşları dolandırdığı belirlenen şüphelilere yönelik operasyonda 18 kişi tutuklandı. Şebekenin 17 ilde 32 kişiyi yaklaşık 57 milyon TL dolandırdığı tespit edildi.

Karabük İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile ilgili şube müdürlükleri tarafından müşterek yürütülen çalışmalar kapsamında, sosyal medya üzerinden reklam vererek yatırım yapma ve para kazanma vaadiyle vatandaşları dolandıran şebekeye yönelik 11 aylık planlı çalışma gerçekleştirildi.



Karabük'te dolandırılan vatandaşların ihbarı üzerine başlatılan soruşturmada, şüphelilerin elde ettikleri suç gelirlerini paravan şirketler üzerinden şahıs hesaplarına aktardıkları, ardından kripto para borsalarında kaybettirme yöntemiyle aklamaya çalıştıkları belirlendi.

Yürütülen operasyonel faaliyetlerde 27 şüphelinin, Karabük ile birlikte toplam 17 ilde 32 müştekiden yaklaşık 57 milyon TL haksız kazanç sağladığı tespit edildi.



Şüphelilerin yakalanmasına yönelik Adana, Ankara, Antalya, Diyarbakır, Gümüşhane, Kocaeli ve Kütahya'da Karabük İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda gözaltına alınan 25 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Şüphelilerden 4'ü ifadelerinin ardından cumhuriyet savcılığı tarafından serbest bırakılırken, 3 kişi adli kontrol şartıyla salıverildi. Mahkemeye çıkarılan 18 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Firari 2 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Karabük İl Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, halkın huzuru ile can ve mal güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

Madencilere biber gazlı müdahale

Ankara'daki Kurtuluş Parkı'nda günlerden beri eylem yapan açlık grevindeki madenciler, polis ablukasına alındı. Maden işçilerinin yürüyüşüne polis engel oldu. Madenciler, protesto için üstlerini çıkardı. Üç işçi fenalaştı. Polis tarafından işçilere biber gazı sıkıldı

24.04.2026 11:24:00 / Güncelleme: 24.04.2026 12:36:23
Haber Merkezi
Madencilere biber gazlı müdahale
Madencilere biber gazlı müdahale
Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding'e bağlı Doruk Madencilik'te çalışan işçiler, aylardır ödenmeyen ücretleri, kıdem tazminatları ve gasp edilen diğer hakları için başlattıkları mücadeleyi Ankara'ya taşıdı.

Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde yaklaşık 190 kilometrelik yolu yürüyerek başkente ulaşan madenciler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde polis engeliyle karşılaştı.

Doruk Madencilik işçileri, uzun süredir maaş alamama, tazminat haklarının ödenmemesi, rızaları dışında ücretsiz izne çıkarılma ve sendikalaşma nedeniyle işten atılma gibi sorunlarla karşı karşıya kaldı.

Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi yaklaşık 130 işçi, bu taleplerle Eskişehir-Ankara sınırından yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca "Alın terimizi istiyoruz!", "Hakkımızı almadan gitmeyeceğiz" sloganlarıyla ilerleyen madenciler, 9 günde başkente vardı.

Pazartesi sabahı Ümitköy civarında bakanlık önüne yürümek isteyen işçilerin yolu polis tarafından kesildi. müdahale sırasında Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, örgütlenme uzmanı Başaran Aksu ve çok sayıda işçi gözaltına alındı. İşçiler biber gazı ve fiziksel müdahaleye maruz kaldıklarını belirtti. Ablukayı kısmen kıran grup, bakanlık önüne ulaşarak oturma eylemi ve açlık grevine başladı. Üstlerini çıkaran işçiler, "Açız, yoksuluz, çıplağız" diyerek taleplerini haykırdı.

Gözaltılar

Salı günü bakanlık önünde oturma eylemi yapan 110 işçi sabaha karşı gözaltına alındı. Sendika, fiili abluka ve gözaltı uygulandığını savundu. İşçiler yaklaşık 14 saat gözaltında kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Serbest kalan işçiler, eylemlerine Kurtuluş Parkı'nda devam etti. Açlık grevinin üçüncü gününde de nöbet devam etti, şu an yaklaşık 81 işçi ve 4 sendika yetkilisi açlık grevinde.

Açlık grevi 4. gününde

Açlık grevi bugün 4. güne girdi. İşçiler Yıldızlar SSS Holding önünde de açıklama yaptı. Polis, holding bahçesinde basın açıklamasına "özel mülk" gerekçesiyle izin vermedi. Yaklaşık 30 madencinin etrafı 200 kolluk kuvvetiyle çevrildi. İşçiler, "İş, ekmek, barış", "Vur vur inlesin, Yıldızlar Holding dinlesin", "Direne direne kazanacağız" şeklinde sloganlar attı.

Bu arada CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan ve Utku Çakırözer, DİSK Sosyal-İş ve diğer sendikalar, öğrenciler ve çeşitli sivil toplum örgütleri işçileri ziyaret etti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da Kurtuluş Parkı'ndaki eylemcileri dinledi.

İşçiler ödenmeyen ücretlerin ve tazminatların bir an önce ödenmesini, ücretsiz izin ve işten atmaların iptal edilmesini ve sendikal hakların tanınmasını istiyor ayrıcı "Hakkımızı almadan Ankara'dan ayrılmayacağız" diyorlar.

Sendika yetkilileri, 2023 seçimleri öncesi dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Enerji Bakanı Fatih Dönmez'in işletmeye gelip "takip edeceğiz" sözü verdiğini, ancak hiçbir adım atılmadığını belirtiyor.

Doruk Maden direnişi, Türkiye'nin çeşitli illerinden destek alıyor. Sendikalar ve muhalefet partileri, işçilerin yalnız olmadığını vurguluyor. Eylem, maden işçilerinin kronik hak ihlallerini bir kez daha gündeme getirdi. Gelişmeler yakından takip ediliyor; işçiler talepleri karşılanana kadar açlık grevini sürdürme kararlılığında.

Taksilerde yeni dönem

1 Eylül 2026’dan itibaren Türkiye’deki tüm ticari taksilerde yeni dönem başlıyor. Taksimetreyle entegre mali cihaz zorunlu hale geliyor, her yolculuk sonunda yüzde 20 KDV dahil fiş otomatik olarak kesilecek 

23.04.2026 18:01:00
Haber Merkezi
Taksilerde yeni dönem
Taksilerde yeni dönem
İstanbul, Ankara, İzmir ve Türkiye genelindeki ticari taksilerde köklü bir değişim kapıda. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nın (GİB) 13 Şubat 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 591) ile taksi işletmecilerine "Taksi Mali Cihazı" zorunluluğu getirildi. 1 Eylül 2026 itibarıyla mevcut tüm taksilerde taksimetreyle entegre çalışan bu cihaz devreye girecek ve her yolculuk sonunda otomatik olarak yüzde 20 KDV içeren fiş veya e-belge düzenlenecek.

Gerçek usulde vergilendirme ve KDV yükümlülüğü 

1 Ocak 2026'dan itibaren taksi plakası sahipleri basit usulden gerçek usule geçti. Bu geçişle birlikte taksi ücretleri artık yüzde 20 oranında Katma Değer Vergisi'ne (KDV) tabi hale geldi. Günlük ortalama 10 bin TL ciro yapan bir takside yaklaşık 2 bin TL KDV ödemesi gündeme geliyor. Plaka sahipleri ayrıca gelir vergisi, geçici vergi ve stopaj gibi yükümlülüklerle karşı karşıya kalacak. Sektör temsilcileri, vergi yükünün %45'e varabileceğini belirterek yeni sistemin maliyetlerini tartışıyor.

Taksi mali cihazı nedir, nasıl çalışacak? 

Taksimetre ile senkronize çalışan, Bakanlık onaylı cihaz yolculuk bitiminde taksimetre kapanınca otomatik fiş/fatura kesecek. 

Fişte yüzde 20 KDV dahil olacak, belirli tutarların üzerinde veya yolcu talep ederse "fatura yerine geçen belge" verilecek. 

Kartlı ödeme (POS) özelliği zorunlu olacak, harici bağımsız POS cihazı kullanılamayacak. 

Sistem GPS ve zaman verilerini kaydederek tüm işlemleri anlık olarak GİB'e iletecek. 

Fiş kesilmeden yeni yolculuk başlatılamayacak, bu sayede kayıt dışı ekonomi büyük ölçüde önlenecek.

Geçiş takvimi 

Mevcut plaka sahipleri en geç 1 Eylül 2026'ya kadar cihazı alıp kullanmaya başlamak zorunda. 

Yeni plaka alanlar veya taksimetre değiştirenler işe başlama veya değişiklikten itibaren 30 gün içinde cihazı devreye almak zorunda. Tebliğe uymayan taksiciler, cihaz üreticileri ve servisler Vergi Usul Kanunu cezalarıyla karşı karşıya kalacak.

Yolcuları da ilgilendiriyor

Diğer tüm işletmelerde olduğu gibi taksilerde de fiş/fatura almak artık zorunlu. Denetimlerde fiş almadan indiği tespit edilen yolculara da idari para cezası uygulanabilecek. Yolcuların seyahat sonunda fişi talep etmesi ve saklaması önem taşıyor.

Taksiciler, artan vergi yükü nedeniyle maliyetlerin yükseleceğini ve plaka fiyatlarının düştüğünü belirtiyor. Öte yandan düzenleme, kayıtlı ekonomiyi güçlendirmeyi, kartlı ödemeyi yaygınlaştırmayı ve Maliye'ye anlık veri akışı sağlamayı hedefliyor.

İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı

Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), İstanbul'da Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı havanın etkili olacağının tahmin edildiğini belirterek, beklenen kuvvetli yağış nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbirli olunması yönünde vatandaşları uyardı

22.04.2026 13:40:00
İHA
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
AKOM'dan İstanbul ve Marmara Bölgesi için yağış uyarısı geldi. İstanbul başta olmak üzere Marmara bölgesi genelinin Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı havanın etkisi altına girmesinin beklendiği belirtilerek, cuma gününe kadar aralıklı yağış geçişlerinin görüleceği, sıcaklıkların 12-16 derece aralığında mevsim normallerinin altında seyretmeye devam edeceğinin tahmin edildiği ifade edildi.

Yağışların özellikle öğle saatlerinden itibaren etkisini artırarak yer yer kuvvetli şekilde görüleceğinin tahmin edildiği belirtildi. AKOM, beklenen kuvvetli yağış nedeni ile yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbirli olunması yönünde vatandaşları uyardı.

Hafta sonu itibari ile çoğunlukla güneşli bir gökyüzünün hakim olacağının, sıcaklıkların 20 dereceler civarına yükseleceğinin öngörüldüğünü belirtildi.

Öte yandan İstanbul'daki barajlarda doluluk oranının ise yüzde 70,39 seviyesinde bulunduğu, barajlardaki su miktarının 611 milyon metreküp olarak ölçüldüğü kaydedildi.

Trakya’da "Nükleer Santral İstemiyoruz" paneli yapıldı

Trakya Platformu ve Trakya Kent Konseyleri Birliği öncülüğünde, Trakya Belediyeler Birliği'nin desteği ile Kırklareli'nin Vize ilçesinde 18 Nisan 2026 tarihinde "Trakya'da Nükleer Santral İstemiyoruz" başlıklı bir panel gerçekleşti. Panele, bilim insanları, hukukçular, yerel yöneticiler ile bölge halkı katıldı. Panelin sonuç bildirgesinde, "Kurulacak bir nükleer santral, başta soğutma suyu deşarjı olmak üzere deniz ekosistemlerinde geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açabilecek; deniz çayırlarını ve balıkçılık faaliyetlerini ciddi biçimde tehdit edecek ve bölgenin ekolojik dengesini bozacaktır" uyarısı yapıldı

22.04.2026 12:57:00 / Güncelleme: 22.04.2026 13:00:38
Haber Merkezi
Trakya’da "Nükleer Santral İstemiyoruz" paneli yapıldı
Trakya’da "Nükleer Santral İstemiyoruz" paneli yapıldı
Kırklareli'nin Vize ilçesinde 18 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen "Trakya'da Nükleer Santral İstemiyoruz" panelinin sonuç bildirgesinde şunlar ifade edildi:

"Trakya Platformu ve Trakya Kent Konseyleri Birliği öncülüğünde, Trakya Belediyeler Birliği'nin desteği ve farklı disiplinlerden bilim insanları, hukukçular, yerel yöneticiler ile bölge halkının katılımıyla 18 Nisan 2026 tarihinde Vize'de gerçekleştirilen "Trakya'da Nükleer Santral İstemiyoruz" başlıklı panel sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler kamuoyuyla paylaşılmaktadır.

Panel süresince ortaya konulan bilimsel, hukuki ve toplumsal veriler birlikte değerlendirildiğinde ve panele katılım dikkate alındığında, nükleer santralin istenmediği açıkça görülmektedir. Trakya'da planlanan yaklaşık 14 bin dönümlük nükleer santral projesinin kamu yararı, çevre hakkı ve yaşam hakkı ilkeleriyle bağdaşmadığı ortaya konmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti yalnızca bir hukuk devleti değil, aynı zamanda bir çevre devletidir. Başta Anayasa'nın 56. maddesi olmak üzere, kıyıların, ormanların ve tarım alanlarının korunmasına ilişkin hükümler, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına almaktadır. Bu çerçevede, yaşam hakkını riske atan bir projenin kamu yararı ile gerekçelendirilmesi mümkün değildir.

Planlanan proje alanı; 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarında orman alanı, tarım arazisi ve mutlak içme suyu koruma alanı olarak tanımlanmakta olup, Istranca Ormanları ve longoz ekosistemleri gibi yüksek ekolojik değere sahip hassas alanlarla doğrudan ilişkilidir. Bu alan yalnızca bir arazi değil; yeraltı ve yerüstü su sistemleri, gölleri, dereleri ve kıyı ekosistemleriyle birlikte işleyen bütüncül bir yaşam alanıdır. Nitekim 15.04.2026 tarihinde Kırklareli ili Demirköy ilçesi Sivriler Köyü ile Vize ilçesi Kışlacık Köyü sınırları içerisinde yer alan Panayır İskelesi ve çevresi, Doğal Sit – Nitelikli Doğal Koruma Alanı olarak tescillenmiştir.



Bu alana kurulacak bir nükleer santral, başta soğutma suyu deşarjı olmak üzere deniz ekosistemlerinde geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açabilecek; deniz çayırlarını ve balıkçılık faaliyetlerini ciddi biçimde tehdit edecek ve bölgenin ekolojik dengesini bozacaktır. Istrancaların kalbine yapılacak böyle bir müdahale, yalnızca bugünü değil, bölgenin geleceğini geri dönüşü zor bir risk alanına dönüştürmek anlamına gelmektedir.

Nükleer santrallerde risk hiçbir zaman sıfıra indirgenemez. Deprem, sel ve iklim krizine bağlı aşırı hava olayları gibi öngörülemeyen süreçler, teknik güvenlik önlemlerini aşabilmektedir. Geçmişte yaşanan kazalar bu durumu açıkça göstermiştir. Radyasyon il sınırlarını tanımaz; etkisi yalnızca proje alanıyla sınırlı kalmaz, Marmara ve Karadeniz havzasını kapsayan geniş bir coğrafyaya yayılabilir. Nükleer riskin etkileri, gıda zinciri ve su sistemleri aracılığıyla farklı bölgelere taşınabilir.

Bilimsel çalışmalar, iyonize radyasyonun insan sağlığı üzerinde kanserojen etkiler oluşturduğunu ve düşük doz maruziyetlerin dahi uzun vadede genetik sonuçlar doğurabildiğini ortaya koymaktadır. Bu etkiler özellikle çocuklar açısından daha yüksek riskler barındırmaktadır. Nükleer risk yalnızca fiziksel değil; psikolojik, sosyal ve ekonomik sonuçlarıyla da toplum üzerinde kalıcı etkiler yaratmaktadır.

Enerji politikaları açısından yapılan değerlendirmelerde, Türkiye'nin mevcut kurulu gücünün talebin üzerinde olduğu, dolayısıyla kısa ve orta vadede nükleer enerjiye zorunlu bir ihtiyaç bulunmadığı ifade edilmiştir. Nükleer enerji yüksek maliyetli ve dışa bağımlı bir model oluştururken, rüzgâr ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklar daha ekonomik ve güvenli alternatifler sunmaktadır.

Öte yandan sürecin şeffaf ve katılımcı bir şekilde yürütülmediği; yerel halkın, bilim insanlarının ve ilgili tüm paydaşların karar alma süreçlerine yeterince dâhil edilmediği görülmektedir. Bu durum hukuk devleti ilkesine açıkça aykırıdır. Bu ölçekte bir proje, toplumdan ve bilimsel akıldan kopuk şekilde hayata geçirilemez.

Trakya yalnızca bir bölge değil; başta İstanbul olmak üzere geniş bir coğrafyanın hava, su ve tarımsal gıda deposudur. Bu nedenle kısa vadeli enerji tercihleri uğruna uzun vadeli ekolojik ve toplumsal risklerin göze alınması kabul edilemez. Bölgenin sahip olduğu doğal değerler dikkate alındığında, Istranca Ormanları'nın UNESCO koruma statüsüne kavuşturulması ve bugüne kadar verilen zararlar da göz önüne alınarak Trakya'nın daha güçlü koruma statüleriyle güvence altına alınması gerekmektedir.

Tüm bu değerlendirmeler ışığında; Trakya'da planlanan nükleer santral projesinin durdurulması, sürecin şeffaf, katılımcı ve bilimsel temelde yeniden ele alınması, bölgenin ekolojik ve tarımsal değerlerine sahip çıkılması ve enerji politikalarında yenilenebilir kaynaklara öncelik verilmesi gerektiği açıkça ortaya konmaktadır.

Bizler, yaşam hakkını ve doğayı savunan tüm paydaşlar olarak, hukuki ve demokratik haklarımız çerçevesinde bu sürece karşı durmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz. Başta Vize olmak üzere tüm Trakya halkı, yaşam alanlarına yönelik bu tehdide vize vermeyecektir.

Trakya Platformu – Trakya Kent Konseyleri Birliği – Trakya Belediyeler Birliği"

CH-47 ağır nakliye helikopterimiz kaza kırıma uğradı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Kara Havacılık Komutanlığına ait CH-47 ağır nakliye helikopterinin eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradığını, helikopterde bulunan personelde herhangi olumsuz bir durumun olmadığını açıkladı

22.04.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
CH-47 ağır nakliye helikopterimiz kaza kırıma uğradı
CH-47 ağır nakliye helikopterimiz kaza kırıma uğradı
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Kara Havacılık Komutanlığına ait CH-47 ağır nakliye helikopterinin eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradığını, helikopterde bulunan personelde herhangi olumsuz bir durumun olmadığını açıkladı.



Jandarma Genel Komutanlığından yapılan açıklamada, "Kara Havacılık Komutanlığımıza ait bir CH-47 Ağır Nakliye Helikopterimiz, eğitim uçuşu icra ettiği Ankara/Temelli bölgesinde henüz bilinmeyen bir nedenle kaza kırıma uğramıştır. Personelimizde herhangi bir olumsuz durum yoktur. Kaza kırım nedeni yapılacak detaylı inceleme sonucunda belirlenecektir" denildi.

Niksar'da "Okulu tarayacağım" diyen çocuk gözaltına alındı

Tokat'ın Niksar ilçesinde bir öğrenci, arkadaşlarına attığı, "Okula gelmeyin, tarayacağım" mesajı üzerine gözaltına alındı

22.04.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
Niksar'da "Okulu tarayacağım" diyen çocuk gözaltına alındı
Niksar'da "Okulu tarayacağım" diyen çocuk gözaltına alındı
Tokat'ın Niksar ilçesinde bir öğrenci, arkadaşlarına attığı, "Okula gelmeyin, tarayacağım" mesajı üzerine gözaltına alındı.

Edinilen bilgilere göre, 20 Nisan 2026 günü saat 15.30 sıralarında Kaya İsmet Özden Ortaokulu'nda 7'nci sınıf öğrencisi Y.K.'nın aynı sınıfta öğrenim gören arkadaşlarına, "Okula gelmeyin, okulu tarayacağım" şeklinde tehditte bulunduğu öğrenildi.



İhbar üzerine harekete geçen ekipler, olayla ilgili çalışma başlattı. Yapılan incelemeler sonucunda ikameti belirlenen 14 yaşındaki çocuk, Niksar İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheli çocuk emniyetteki işlemlerinin ardından Niksar Adliyesi'ne sevk edildi.

Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Kocaeli merkezli 5 ilde rüşvet operasyonu: 21 gözaltı

Kocaeli merkezli 5 ilde düzenlenen rüşvet operasyonunda 21 kişi gözaltına alındı

21.04.2026 12:39:00 / Güncelleme: 21.04.2026 12:41:54
İHA
Kocaeli merkezli 5 ilde rüşvet operasyonu: 21 gözaltı
Kocaeli merkezli 5 ilde rüşvet operasyonu: 21 gözaltı
Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya kurulan örgüte üye olma", "rüşvet", "irtikap", "resmi belgede sahtecilik", "Orman Kanununa Muhalefet", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "görevi kötüye kullanma" ile "3628 sayılı Kanuna Muhalefet" kapsamında haksız mal edinme suçlarından 21 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.



İl Jandarma Komutanlığı ve Kandıra İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince Kocaeli, Bolu, Sakarya, Afyonkarahisar ve Adana'da düzenlenen eş zamanlı operasyonda 21 zanlı yakalandı. Şüpheliler arasında 3 orman işletme şefi, 4 orman muhafaza memuru, 1 orman mühendisi, 9 orman kesim müteahhidi, 3 muhtar, 1 emlakçının olduğu öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.