Hüseyin Baş'tan çarpıcı çıkış: 'Türkiye gençlerini kaybediyor'
Türkiye'de 5 milyon gencin ne okuduğuna ne de çalıştığına dikkat çeken BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, "Türkiye'de 5 milyon genç ne okuyor ne çalışıyor. Bu gençler yok sayılıyor, görmezden geliniyor. Oysa mesele sadece bir istatistik değil bu göz göre göre kaybedilen bir nesildir" dedi
Haber Merkezi





Hüseyin Baş'ın paylaşımı
BTP lideri Hüseyin Baş'ın açıklaması şöyle:
"Türkiye'de 5 milyon genç ne okuyor ne çalışıyor. Bu gençler yok sayılıyor, görmezden geliniyor. Oysa mesele sadece bir istatistik değil bu göz göre göre kaybedilen bir nesildir.
Bugün milyonlarca genç 30 yaşına gelmiş olmasına rağmen hâlâ ailesine bağımlı yaşıyor. İş bulamıyor; iş bulan geçinemiyor. Kendi hayatını kuramıyor, evlenemiyor, üretime katılamıyor. Eğitimde olanlar ise başka bir çıkmazın içinde; derinleşen fırsat eşitsizliği ve ağırlaşan ekonomik koşullar altında eziliyor.
Daha da tehlikelisi, bu tablo sadece ekonomik değil; aynı zamanda sosyal bir çöküşün habercisi. Anlam arayışını ve aidiyet duygusunu kaybeden gençler, kendilerine bir yön çizemediğinde, maalesef suç örgütlerinin, uyuşturucunun ve kolay yoldan para kazanma vaatlerinin hedefi haline geliyor. Çünkü sistem onlara meşru bir yol, onurlu bir gelecek sunmuyor.
Eğer bu gidişat durdurulmazsa bunun sonucu yalnızca bireysel trajediler değil Türkiye için çok yönlü bir toplumsal felaket olacaktır. Oysa bugün dünyada ülkelerin en büyük gücü; sahip oldukları nitelikli, üretken ve umutlu genç nüfustur. Biz ise bu en büyük gücümüzü kaybetme riskiyle karşı karşıyayız.
Çözüm bellidir ama irade gerektirir. Devlet, yeniden planlayan, yön gösteren, gençlerine yol açan bir akla kavuşmalıdır. Üretimi, istihdamı ve eğitimi bütüncül bir anlayışla ele alan güçlü bir planlama mekanizması kurulmalıdır. Ekonomik şartlar insan onuruna yakışır bir seviyeye getirilmeli, eğitimde fırsat eşitliği gerçek anlamda sağlanmalıdır.
Bu ülkenin tek bir gencini bile kaybetme lüksü yok. Her bir genci; üreten, kazanan, kendine ve milletine değer katan bireyler haline getirmek zorundayız. Çünkü gençliğini kaybeden bir ülke, geleceğini de kaybeder."
Paylaşım, kısa sürede binlerce etkileşim aldı ve gençlik sorunlarının siyasi gündeme taşınmasını sağladı.
İstatistikler ne diyor?Türkiye'de 5 milyon genç ne okuyor ne çalışıyor. Bu gençler yok sayılıyor, görmezden geliniyor. Oysa mesele sadece bir istatistik değil bu göz göre göre kaybedilen bir nesildir.
— Hüseyin Baş (@huseyinbas_BTP) April 21, 2026
Bugün milyonlarca genç 30 yaşına gelmiş olmasına rağmen hâlâ ailesine bağımlı yaşıyor. İş bulamıyor;… pic.twitter.com/jXOKTzNbny
Hüseyin Baş'ın işaret ettiği "5 milyon genç" tablosu, TÜİK ve bağımsız analizlerle örtüşüyor. NEET (Not in Education, Employment or Training - Ne Eğitimde Ne İstihdamda) kavramı, gençlerin hem eğitimden hem iş gücünden kopmasını tanımlıyor.
2025 son çeyreği TÜİK verilerine göre, 15-34 yaş grubunda NEET oranı yüzde 22,4 seviyesinde ve bu yaklaşık 5,4 milyon genci temsil ediyor. Bazı analizler, mevsimsel etkilerle 2026 başında bu rakamın 6,5 milyon civarına yükseldiğini belirtiyor.
15-24 yaş grubunda oran yüzde 22,9 olarak ölçülüyor. Bu yaş aralığında genç kadınlarda NEET oranı yüzde 30,1'e kadar çıkarken, erkeklerde yüzde 16,2 seviyesinde kalıyor. Türkiye, bu oranla Avrupa Birliği ve OECD ülkeleri arasında en yüksek NEET oranına sahip ülke konumunda.
Genç nüfusun önemli bir kısmı, özellikle 20-24 yaş arası sistem dışında kalıyor, her 10 gençten yaklaşık 3'ü ne okuyor ne çalışıyor. Üniversite mezunları arasında bile ilk işe yerleşme süresi ortalama 13-14 ayı buluyor ve diplomalı işsizlik ciddi boyutlarda.
Bu gençlerin sadece bir kısmı aktif iş arıyor, diğerleri umutsuzluk nedeniyle arayıştan vazgeçmiş durumda. Kadınlarda oranların daha yüksek olması, toplumsal cinsiyet rolleri ve fırsat eşitsizliğini de öne çıkarıyor.
Sorunların boyutları
Hüseyin Baş'ın vurguladığı gibi, mesele salt ekonomik değil. Gençler aile bağımlılığı ile karşı karşıya, 30'lu yaşlara gelenler hâlâ ebeveynlerine muhtaç yaşıyor.
Gençler evlenememe ve yuva kuramama sorunu yaşıyor. Ayrıca üretime katılamama nedeniyle aidiyet ve anlam kaybı hissediyor.
Bu durum, suç örgütleri, uyuşturucu ve "kolay para" vaatlerine karşı gençleri daha savunmasız hale getiriyor. Ekonomik krizin uzun sürmesi, enflasyon, düşük ücretler ve eğitim-istihdam arasındaki uyumsuzluk, tabloyu derinleştiriyor. Bazı raporlar, Güneydoğu Anadolu gibi bölgelerde NEET oranının yüzde 31,5'e ulaştığını gösteriyor.
Çözüm önerileri
Baş, açıklamasında çözümün "irade" ve bütüncül planlamada olduğunu belirtti. Devlet eliyle üretimi, istihdamı ve eğitimi entegre eden bir mekanizma, fırsat eşitliği ve insan onuruna yakışır ekonomik koşullar şart. Dünya genelinde nitelikli genç nüfus, ülkelerin en büyük gücü olarak görülüyor, Türkiye ise bu gücü kaybetme riskiyle yüzleşiyor.
TÜİK verileri resmi işsizlik oranlarını düşük gösterse de, geniş tanımlı işsizlik ve NEET rakamları tablonun vahametini ortaya koyuyor.
Hüseyin Baş paylaşımıyla, gençlerin sorunlarını "siyasi bir istatistik" olmaktan çıkarıp toplumsal bir acil mesele olduğuna dikkat çekti. Uzmanlar, bu tablonun devam etmesi halinde bireysel trajedilerin ötesinde, demografik fırsat penceresinin kapanması ve toplumsal çöküş riskinin artacağı konusunda uyarıyor.
Türkiye'nin genç nüfusu hâlâ önemli bir potansiyel taşıyor. Ancak bu potansiyelin değerlendirilmesi için eğitim reformu, nitelikli istihdam yaratma, mesleki eğitim güçlendirme ve ekonomik istikrar gibi adımların acilen atılması gerekiyor. Aksi takdirde, "gençliğini kaybeden bir ülke, geleceğini de kaybeder" uyarısı, sadece bir siyasi açıklama olmaktan çıkıp acı bir gerçek haline gelecek.


















































































