logo
19 ŞUBAT 2026


Hz. Ebu Talib’in vasiyeti ve cenaze namazı

İbn-i Hacer şöyle yazıyor: “Eğer Ebu Tâlib Müslüman olsaydı Resulüllah (s.a.v.) cenazesine namaz kılardı...
 

30.03.2023 18:29:00
Hz. Ebu Talib’in vasiyeti ve cenaze namazı
Hz. Ebu Talib’in vasiyeti ve cenaze namazı
İbn-i Hacer şöyle yazıyor: "Eğer Ebu Tâlib Müslüman olsaydı Resulüllah (s.a.v.) cenazesine namaz kılardı." 

Halbuki Zeyni Dehlan gibi bir çok Ehl-i Sünnet âlimlerinin de kabul ettiği üzere o zamanlar henüz cenaze namazı teşri olmamıştı.

Bu yüzden Resulüllah Hz. Hatice için de cenaze namazı kılmadı.

İmam Sâdık şöyle buyuruyor:

"Cebrail, Resulüllah'a gelerek şöyle dedi: 'Ey Muhammed (s.a.v), Rabbin Sana selam gönderiyor ve Seni dünyaya getiren sülbe, Sana hamile kalan kadına ve seni yetiştiren ve sorumluluğunu üstlenen şahsa ateşi haram kıldım buyuruyor.'

Sonra şöyle devam etti: Mezkûr sülb baban Abdullah bin Abdülmuttalib'tir, Sana hamile olan Amine bint-i Vehb'tir ve Seni terbiye eden ise Ebu Tâlib'tir." 

Netice olarak deriz ki, Ebu Tâlib iman ehli bir insandır…
 
Ebu Tâlib'in Müslüman olarak öldüğü ile ilgili güçlü delillere yer vermeden evvel vefatına yakın bir zamanda verdiği hutbesini aktaralım.

İmam Sâdık şöyle buyuruyor: "Ebu Tâlib'in vefatı yaklaşınca Kureyş'in büyüklerini toplayarak onlara şu vasiyette bulundu:

Ey Kureyşliler! Sizler insanlar arasında Allah'ın seçkin kulları, Arab'ın kalbi, yeryüzü ve harem ehli arasında Allah'ın hazinedarlarısınız.

Sizin aranızda muktedir bir önder, cesur bir öncü ve eli açık bir bağışlayıcı bulunmaktadır.

Sizlere Kâbe'ye ta'zim etmenizi tavsiye ediyorum ki, bunda Allah'ın rızası, rızkın devamı ve zorluklar karşısında direniş vardır. Sıla-i rahim yapınız.

Zira bu, ölümü erteler ve nüfusu çoğaltır. Zulmetmeyi terk ediniz ki öncekiler de bu yüzden helak oldular. Davet edene icabet ediniz; hayat ve ölümün şerefi de bundadır. Sâdık olunuz ve emanete riayet ediniz.

Zira bu ikisi sayesinde iftiradan korunur ve hak nezdinde değer kazanırsınız.

Sizlere Muhammed hakkında iyilik etmenizi tavsiye ediyorum. Zira Muhammed, Kureyş'in emini, Arapların doğru sözlüsü ve sizi davet ettiğim şeyleri ihyâ edendir.

Muhammed sizlere öyle bir mesaj getirmiştir ki, kalp ve ruh bunu kabul etmekte ama dil, kötüle- yenlerin korkusundan inkar etmektedir.

Allah'a and olsun ki, adeta mustazaf halkın O'nun davetini ka-bul ettiğini, sözlerini tasdik ettiğini ve risaletini kabul ettiğini görür gibiyim.

Böylece Kureyş'in büyükleri hakir, evleri boşalmış ve zayıfları yücelmiş olacaktır. En büyükleri Peygambere en muhtaç olanı, en günahkârları da O'na en uzak olanlarıdır. Arap kavmi O'nu sevecek, topraklarını O'na verecek ve O'nu önder seçecektir.

Ey kureyş kabilesi! Peygamberi seviniz, O'nu himaye ediniz. Allah'a and olsun ki, O'nun yolunda ilerleyen kemâle erer ve hidayetine tâbi olan saadete kavuşur. Eğer sağ kalsaydım O'ndan bela ve zorlukları gidermeye çalışırdım". 

Ebu Tâlib'in mü'min olduğuyla ilgili güçlü deliller mevcuttur:

1- Ebu Tâlib, Hz. Ali'ye, "Oğlum seçtiğin bu din nedir?" diye sordu. Hz. Ali, "Baba Ben Allah'a ve Resulü'ne iman ettim. Peygamberin elçiliğini tasdik ettim. Allah için O'nunla namaz kıldım ve Kendisine tâbi oldum" dedi.

Ebu Tâlib ise, kendisine cevaben şöyle buyurdu: "İyi bil ki, Peygamber seni iyilikten başka bir şeye davet etmemiştir. O halde O'na tâbi ol." 

2- Şeyh Mufid şöyle demiştir: "Ebu Tâlib'in iman ettiğinin bir delili de oğlu Ali ve Câfer'e Resulüllah'a itaat etmelerini emretmesidir." 

3- Ebu Tâlib, kardeşi Hamza'ya da Resulüllah'a yardım hususunda şöyle buyurdu: "Ey Hamza! Ahmed'in dininde sabırlı olmak gerekir. Bu dine yardımcı ol ki, bu sabır sayesinde tevfik kazansın. Rabb'inden hak ile geleni savun. Bu yolda sâdık ve azimli ol. Hakkı asla gizleme..."

"O'na iman ettim demen beni çok sevindirdi. O halde Allah için Resulüllah'a yardımcı ol." 

4- Ebu Tâlib, Kureyş'in, Resulüllah'ı öldürmeye kesin karar kıldığını duyunca şöyle dedi: "Allah'a and olsun ki, beni defnetmedikleri müddetçe Sana dokunamazlar. Sen benim hayrımı dileyerek davet ettin. Sen sâdıksın ve eminsin. Sen dinlerin en hayırlısını getirdin."

Ebu'l Futuh Râzi bu hususta söyle diyor: "Bu sözler Ebu Tâlib'in imanını açıkça göstermektedir. Zira 'Sana iman ettim ve Seni tasdik ettim' sözü ile 'Sen sâdıksın' sözü arasında fark yoktur."

5- Ebu Tâlib, vefat ânındaki vasiyetinde şöyle demektedir: "Ey Kureyş kabilesi! Peygamber'i seviniz, O'nu himaye ediniz. Allah'a and olsun ki O'nun yolunda ilerleyen kemâle erer ve hidayetine tâbi olan saadete kavuşur. Eğer sağ kalsaydım O'ndan bela ve zorlukları gidermeye çalışırdım."

6- Ebu Tâlib vefat edince Hz. Ali, Hz. Peygamber'in yanına gelip babasının vefatını bildirdi.

Resulüllah, bu haberi duyunca çok üzüldü ve Hz. Ali'ye şöyle buyurdu: "Git onun gusül ve kefenleme işlemlerini yap ve bir tabutun içine koyduğunda Bana haber ver."

Resulüllah (s.a.v) Ebu Tâlib'in cenazesinin yanına vardığında keder ve üzüntü içinde şöyle buyurdu: "Ey amca! Seninle akrabalık ilişkim vardı. Allah tarafından mükâfatlandırılacaksın. Beni çocukken terbiye ettin büyüdüğümde Bana yardımcı oldun."

Daha sonrada halka dönerek şöyle buyurdu: "Allah'a and olsun, amcama öyle bir şefaatte bulunacağım ki ins ve cin toplumu şaşıracaktır."
 
7- İmam Sâdık şöyle buyuruyor: "Cebrail, Resulüllah'a gelerek şöyle dedi: 'Ey Muhammed (s.a.v), Rabbin Sana selam gönderiyor ve Seni dünyaya getiren sulbe, Sana hamile kalan kadına ve Seni yetiştiren ve sorumluluğunu üstlenen şahsa ateşi haram kıldım' buyuruyor."

Sonra şöyle devam etti: "Mezkûr sulb baban Abdullah bin Abdülmuttalib'tir, Sana hamile olan Amine bint-i Vehb'tir ve Seni terbiye eden ise Ebu Tâlib'tir" 

Peki, zayıf ve meçhul rivayetlere dayanılarak yapılmak istenen nedir?

İslam araştırmacılarına göre, Ebu Tâlib'e yapılan bu haksızlığın sebebi, Ben-i Ümeyye'nin, Hz. Ali'ye olan düşmanlığıdır. Muhalifleri, Ali'ye dil uzatamayınca babasına saldırma yoluyla Hz. Ali'nin makamına gölge düşürmeye çalışmışlardır.

Hz. Peygamber, Ebu Tâlib'in vefatından üç gün gibi kısa bir süre sonra da, hanımı Hz. Hatice'yi kaybetti. Teslimiyeti, itaati, muhabbet ve merhametiyle Allah Resulü'nün kalbinde taht kuran Hz. Hatice'yi kaybetmek, Allah Resulü'nü derin bir teessüre boğdu. O'na karşı müstesna bir sevgisi vardı. En büyük destek ve tesellicisi idi.

Vefatından sonra dahi O'nu hiçbir zaman unutmadı ve rahmetle andı. Öyle ki, Hz. Aişe, hayatta olmadığı halde en çok Hz. Hatice'yi kıskandığını itiraf etmiştir.

Allah Resulü'nün şu sözü O'nun indallahta ve mü'minlerin gönlünde ne kadar ulvi bir yeri olduğunu delalet eder: "Kendi zamanındaki kadınların hayırlısı İmran'ın kızı Meryem idi. Bu ümmetin kadınlarının hayırlısı da Hatice'dir."

Doğmadan önce babasını, altı yaşındayken de annesini kaybederek öksüz ve yetim kalan Allah Resulü, amcası ve hanımını kaybetmekle belki de ikinci kez öksüz ve yetim kalmıştı. Yüklendiği bu çile ve hüzün dolu hadiselerden ötürü bu yıla "hüzün yılı" denmiştir.

Hz. Peygamber'in böylesine çileli bir dönemde, bir de en yakınlarını kaybederek imtihan edilmesi şu evrensel kaideyi ya da sünnetullahı ispat etmesi açısından da çok mühimdir:

Her devirde bela ve musibetlerin en büyükleri, Allah'a en yakın olan kullara yüklenmiştir. Başta Hz. Peygamber olmak üzere bütün peygamberler ve onların yolunda giden sâlih insanların hayatlarını incelediğimizde hayatlarının her safhasının büyük imtihan ve çilelerle bezendiğini görürüz.

O insanlar, bir yandan üzerlerine aldıkları diğer insanların irşad edilmesi sorumluluğu sebebiyle manevi yönden çileye müptela kalırken, diğer yandan da; sanki insanların bozukluk ve isyanının bir karşılığı olarak bela, hastalık ve musibet yönünden de yüklerin en büyüğünü sırtlamakla mükellef tutulmuşlardır.

Tabiri caizse; onların vücut ülkeleri, insanların hareketlerine göre çalışan saate benzer; toplum bozulursa onların sıhhati de bozulur; toplum düzelirse onların sıhhatleri de iyi olur.

Bu noktada şunu da hemen belirtmeliyiz; Hakk'a dost olmuş bu insanlarla beraber olanların çile anlarında, mânâ büyüklerinin çilesinin daha büyük olduğunu düşünerek şükretmesi ve sabır göstermesi gerekmektedir.

Kulluk vazifelerini îfâda, kendi benliğini aradan çıkararak bütün hatalarının ceremesine Hak dostlarının ortak edileceği endişesiyle gayret etmesi, bataktaki insanlara da aynı nazarla bakıp onların bu hallerinin Hak dostlarını üzeceği ve sorumluluğunu artıracağını düşünerek rahmet elini uzatması esastır." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eserinden)

Fırınlarda pide mesaisi başladı

Ramazan ayına girilmesiyle fırınlarda "ramazan pidesi" mesaisi de başladı

 

19.02.2026 15:08:00
Anadolu Ajansı
Fırınlarda pide mesaisi başladı
Fırınlarda pide mesaisi başladı

Ramazan sofralarının vazgeçilmezi pideleri iftar saatine yetiştirmek için fırın ustaları yoğun tempoda çalışıyor. Sabahın erken saatlerinde unu kazanlara dolduran ustalar, yaklaşık bir saat süren yoğurma işleminin ardından hamuru dinlenmeye bırakıyor.

Dinlenen ve belirlenen gramajlara göre bezelenen hamura pide formu veriliyor.

Vatandaşların talebine göre susamlı ve yumurtalı olarak hazırlanan pideler, odun ateşiyle ısıtılan fırınlarda yaklaşık 15 dakikada pişiriliyor. Ustalar, gün boyu üretimlerini aralıksız sürdürüyor.

Pide ustası Tuncay Kızılarslan, her yıl olduğu gibi bu yıl da ramazan pidesi mesaisine başladıklarını söyledi.

Pide yapımının zahmetli bir süreç olduğunu belirten Kızılarslan, mesailerinin Ramazan Bayramı'na kadar devam edeceğini ifade etti.

İftar saatine yakın fırın önlerinde yoğunluk oluştuğunu dile getiren Kızılarslan, vatandaşlara en lezzetli pideleri sunabilmek için titizlikle çalıştıklarını kaydetti.

Kızılarslan, ramazan ayının maneviyatının yüksek olduğuna işaret ederek, "Ramazan bize bolluğu, bereketi hatırlatıyor. Birine sıcak pide ulaştırdığımızda onur duyuyoruz." dedi.

Pide almak için fırına gelen Nedime Özbay da ramazanın ilk gününde pide almak için geldiğini belirterek, ramazan pidesinin kendine has bir lezzeti olduğunu söyledi.

Özbay, tüm vatandaşların ramazan ayını tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan oğlu Bilal'i AKP Genel Başkanı yapıp kendi Cumhurbaşkanı olarak devam edecek! Selçuk Özdağ iddialı konuştu

2028’e doğru Türkiye siyasetinde kritik gelişmeler yaşanıyor

19.02.2026 15:07:00
Ahmet Turan Yiğit
Cumhurbaşkanı Erdoğan oğlu Bilal'i AKP Genel Başkanı yapıp kendi Cumhurbaşkanı olarak devam edecek! Selçuk Özdağ iddialı konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan oğlu Bilal'i AKP Genel Başkanı yapıp kendi Cumhurbaşkanı olarak devam edecek! Selçuk Özdağ iddialı konuştu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın devam etme planları ve Bilal Erdoğan'ın sahaya sürülmesi sürecini Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ analiz etti.

Özdağ, "Şimdi Bilal Erdoğan ismini ilk defa dile getiren benim efendim. 3 yıl önce dile getirdim ve dedim ki Süleyman Soylu'ya seslendim. Soylu heves etme. Ahmet Davutoğlu tasfiye edildi. Kendisine rakip gördü.
Sizi de tasfiye edecekler. Parti içerisinde damatlar falan da olmayacak. Kim olacak? Sadece evlat olacak. Bu
evlat da Bilal Bey. Bilal Bey gelecek buraya. Şimdi Sayın Erdoğan bu seçimi kazansın. Kazanırsa 2028'i 2027 Kasım ve 2018 martında oğlunu genel başkan genel başkan yapacak. Kendisi cumhurbaşkanlığına devam edecek. Sonra da 2028'den sonra 5 yıl sonra da kendisi bırakacak bu işi" dedi.

Selçuk Özdağ'ın konuşmasını izleyin:

Mansur Yavaş'ı adaylıktan almaya kalkarlarsa hayal kırıklığına uğrarlar Semih Turan'dan çok konuşulacak çıkış

Hangi partiler ittifak yapacak? Sosyolog Semih Turan açıkladı. "Mansur Yavaş'ı adaylıktan almaya kalkarlarsa çok büyük bir hayalkırıklığına uğrarlar" ifadelerini kullanan Semih Turan, olası ittifak seçeneklerini masaya yatırdı.
 

19.02.2026 14:49:00
Ahmet Turan Yiğit
Mansur Yavaş'ı adaylıktan almaya kalkarlarsa hayal kırıklığına uğrarlar Semih Turan'dan çok konuşulacak çıkış
Mansur Yavaş'ı adaylıktan almaya kalkarlarsa hayal kırıklığına uğrarlar Semih Turan'dan çok konuşulacak çıkış
Hangi partiler ittifak yapacak? Sosyolog Semih Turan açıkladı. "Mansur Yavaş'ı adaylıktan almaya kalkarlarsa çok büyük bir hayalkırıklığına uğrarlar" ifadelerini kullanan Semih Turan, olası ittifak seçeneklerini masaya yatırdı.
Turan, "Benim tahminim Sayın Mansur Yavaş'ı Sayın İmamoğlu'na yaptıkları gibi minderden alamayacaklarını düşünüyorum. Çünkü kör gözüne parmak misali bunu da yaparlarsa, Sayın Mansur Yavaş, Sayın İmamoğlu gibi minder dışına alınırsa oraya kimi aday yaparsanız yapın, belki de %60'la kazanacağına %70'le kazanacak" dedi.

Sosyolog Semih Turan'ın konuşmasını izleyin:

Denizli'de bir koyun tek batında 9 kuzu doğurdu

Denizli'nin Pamukkale ilçesinde "sakız" cinsi bir koyun, tek batında 9 kuzu doğurdu

 

19.02.2026 11:07:00
Anadolu Ajansı
Denizli'de bir koyun tek batında 9 kuzu doğurdu
Denizli'de bir koyun tek batında 9 kuzu doğurdu

Denizli'nin Pamukkale ilçesi Pınarkent Mahallesi'nde hayvancılıkla uğraşan Cemil Doğan, AA muhabirine, tekstil işiyle uğraştıktan sonra hobi amacıyla 6 yıl önce 4 koyunla küçükbaş yetiştiriciliğine başladıklarını söyledi.

Koyununun 9 kuzu doğurmasının mutluluğunu yaşadığını ifade eden Doğan, "Koyunlarımızın sürekli 4-5 doğumları vardı. Bir sefer 6 olmuştu ama 9'u ilk defa oldu, hepsi yaşıyor. Çok şaşırdık. Önce 'Başka bir koyun doğurdu da kaçtı mı'' diye düşündük ama öyle olmadığını fark ettik. İnanamadık ilk başta. Emzirmeye başlayınca annesi bütün yavruları kabul etti. O yüzden sevinçliyiz." diye konuştu.

Veteriner hekim Lütfi Emreoğlu ise "9 olması çok nadir bir durum. Bu da koyunun yumurtalıklarıyla alakalı. En fazla 7 doğum kayıtlı. Zaten sakız ırkı koyunlar normal şartlarda tek batında 5-6 yavru doğurabiliyor ama bu istisnai bir durum." ifadelerini kullandı. 

9'u polis 17 zanlıya gözaltı

Kamuoyunda "Casperlar" olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütüne yönelik soruşturmada 9'u polis, 1'i zabıt katibi, 1'i gümrük muhafaza memuru, 1'i müstafi polis memuru olmak üzere 17 şüpheli gözaltına alındı

 

19.02.2026 10:43:00
Anadolu Ajansı
9'u polis 17 zanlıya gözaltı
9'u polis 17 zanlıya gözaltı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda "Casperlar" olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütüne yönelik soruşturmada, örgütün hiyerarşisi içinde hareket ettiği belirlenen ve haklarında gözaltı kararı verilen 9'u polis, 1'i zabıt katibi, 1'i gümrük muhafaza memuru, 1'i müstafi polis memuru olmak üzere 17 şüpheli gözaltına alındı.

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca kamuoyunda "Casperlar" olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 9 Ocak'ta düzenlenen eş zamanlı operasyonla elde edilen dijital materyallerin incelendiği belirtildi.

İnceleme neticesinde örgüt üyelerinin kamu görevlileri ile irtibat ve menfaat ilişkisine girdiği, bu kapsamda adli mercilerce yürütülen bir kısım soruşturmada, örgütün idareci ve üyelerinin, görev ve yetki tanımına aykırı hareket eden kamu görevlilerinden "suç, aranma, araç, yakalama kaydı" gibi sorgulamalarla bilgi aldığının tespit edildiği aktarılan açıklamada, "Örgüt hiyerarşisi içinde hareket ettiği değerlendirilen, 9'u polis memuru, 1'i zabıt katibi, 1'i gümrük muhafaza memuru, 1'i müstafi polis memuru olmak üzere toplamda 17 şüpheli hakkında 19 Şubat tarihinde gözaltı, İstanbul, Muğla, Bursa, Giresun, Mersin ve Şırnak illerinde belirlenen adreslerinde arama ve el koyma talimatı verilmiştir." ifadelerine yer verildi.

Soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 şüpheli yakalandı.

Selimiye'deki tartışmalı restorasyon nihayet tamamlandı


 
 
Edirne'de restorasyon çalışmalarının ardından yeniden tam kapasite ibadete açılan Selimiye Camisi'nde ilk teravih namazı kılındı.

18.02.2026 22:46:00 / Güncelleme: 18.02.2026 22:55:06
HABER MERKEZİ/AA
Selimiye'deki tartışmalı restorasyon nihayet tamamlandı
Selimiye'deki tartışmalı restorasyon nihayet tamamlandı

Edirne'de restorasyon çalışmalarının ardından yeniden tam kapasite ibadete açılan Selimiye Camisi'nde ilk teravih namazı kılındı.
Mimar Sinan'ın "ustalık eserim" dediği Selimiye Camisi, uzun süren restorasyon çalışmalarının ardından ramazan ayında yeniden cemaatle buluştu.

Restorasyon sürecinde bir süre kısmi ibadete açık olan camide, iç mekandaki çalışmaların tamamlanmasının ardından enderun usulü ilk teravih namazı yoğun katılımla eda edildi.
Akşam saatlerinden itibaren camiye gelen vatandaşlar, tarihi mabedin avlusunda ve çevresinde yoğunluk oluşturdu.
Yatsı namazının ardından saf tutan cemaat, ramazanın ilk teravihini kılmanın manevi huzurunu yaşadı. Selimiye Camisi'nin yeniden ibadete açılmasının ramazan ayına ayrı bir anlam kattığını belirten vatandaşlar, emeği geçenlere teşekkür etti.

Restorasyon 5 yıl önce başlamıştı
 
Restorasyonuna Kasım 2021'de başlanan ve çalışmalar süresince kısmi ibadete açık tutulan Selimiye Camisi'nde iç mekandaki çalışmaların tamamlanmasının ardından ilk kez Çarşamba günü namaz kılındı.  İlk tam kapasite namaz ikindi vakti eda edildi. İkindi namazına çok sayıda vatandaş katıldı. Türk-İslam mimarisinin zirve eserleri arasında gösterilen camide, restorasyon kapsamında yürütülen iç mekan düzenlemeleri, güçlendirme ve konservasyon uygulamalarının tamamlanmasıyla birlikte cemaat saf tuttu.
 
 Restorasyon süreci
 
Vakıflar Genel Müdürlüğünce kasım 2021'de bilim kurulu nezaretinde başlatılan restorasyon çalışmalarında sona yaklaşıldı. Çalışmalar kapsamında ana kubbede güçlendirme ve enjeksiyon uygulamaları tamamlanırken, kubbenin kurşun kaplaması yenilendi.
Revaklı avlu kubbelerinin kurşun kaplamaları da bitirildi. Yapıda zamanla uygulanan çimentolu müdahaleler kaldırıldı. Caminin cam ve ahşap pencere doğramaları tamamen yenilenirken, özgün ahşap kepenk ve kapılarda çürüme ve malzeme kayıplarına yönelik onarımlar gerçekleştirildi. İç mekandaki 264 alçı içlikten 1983 onarımında düz cam ya da pleksiglasla değiştirilen bölümler, paslanmaz çelik strüktürlü ve şişe dipli cam sistemle aslına uygun biçimde yenilendi. Beyaz çimentolu dışlıklar ise suya dayanıklı özel harç ve paslanmaz teçhizat kullanılarak değiştirildi. Restorasyon sürecinde yapının en fazla yıpranan bölümlerinin minareler olduğu belirlendi. Üç şerefeli, üç yollu merdiven sistemiyle tasarlanan ve alemi dahil yaklaşık 85 metre yüksekliğe ulaşan dört minarede güçlendirme ve bakım işlemleri tamamlandı.
Orijinaline uygun olarak dokunan halı yerine serildi Ana mekan ile revaklı avlu kubbelerindeki kalem işi ve alçı süsleme onarımları tamamlandı. Hazirede çalışmalar devam ediyor. Çini temizliği ve çevre düzenlemesi de restorasyonun son aşamaları arasında yer alıyor.

Metin Akpınar'ın biyolojik kızı tazminat davasını kazandı

Ünlü sanatçı Metin Akpınar'ın biyolojik kızı olduğu 2 yıl önce mahkeme kararıyla kesinleşen Duygu Nebioğlu'nun, babalık sorumluluğunun yerine getirilmediği gerekçesiyle açtığı manevi tazminat davasında karar çıktı. Mahkeme, Nebioğlu lehine 6 milyon TL manevi tazminata hükmetti. Kararı değerlendiren Nebioğlu, "Yıllardır yaşadığım o üzüntü ve çocukluk yaralarıma sahip çıkma arzusundan ötürü bu kararı verdik ve verdiğimiz karar doğrultusunda da adaletin yerini bulduğunu düşünüyorum" dedi

18.02.2026 14:22:00 / Güncelleme: 18.02.2026 14:28:39
İHA
Metin Akpınar'ın biyolojik kızı tazminat davasını kazandı
Metin Akpınar'ın biyolojik kızı tazminat davasını kazandı
Yeşilçam oyuncusu Metin Akpınar'ın 1980'li yıllarda Suphiye Orancı ile evlilik dışı ilişkisinden doğan ikiz kızlarından biri olan Duygu Nebioğlu'nun Metin Akpınar hakkında açtığı tazminat davasından karar çıktı. Mahkeme, Nebioğlu lehine 6 milyon TL manevi tazminata hükmetti. Davanın itiraz yolunun açık olduğu belirtildi.



Karar sonrası duygularını dile getiren Duygu Nebioğlu, "Yıllardır yaşadığım o üzüntü ve çocukluk yaralarıma sahip çıkma arzusundan ötürü bu kararı verdik ve verdiğimiz karar doğrultusunda da adaletin yerini bulduğunu düşünüyorum. Emsal bir karar alındı" dedi.



Daha önce babalık davası açtıklarını ve bunu kazandıklarını belirten Avukat Ahmet Furkan Uludağ ise mahkeme kararına ilişkin şunları söyledi:

"En azından Duygu'nun bu yıkımına bir nebze su serpecek tazminat talepli bir dava açtık. Davamızda birçok tanık dinlendi. Mahkemece emsal nitelikte bir karar verildi. Duygu'ya talebimiz doğrultusunca 6 milyon TL gibi manevi tazminata hükmedildi. İnşallah kendisi lehine hükmedilen bu tazminat, Duygu'nun bu zamana kadar çektiği acılara bir nebze su serpmiş olur."

Daha önce Uğur Dündar da Duygu Nebioğlu'nun açtığı tazminat davasında tanık olarak dinlenmişti.

Kocaeli'yi lodos vurdu: Yollar göle döndü

Kocaeli'nin Gölcük ve Başiskele ilçelerinde sabah saatlerinde etkili olan lodos nedeniyle dalgalar metrelerce yüksekliğe ulaştı. Deniz taşınca bazı yollar göle döndü

18.02.2026 14:15:00 / Güncelleme: 18.02.2026 14:20:46
İHA
Kocaeli'yi lodos vurdu: Yollar göle döndü
Kocaeli'yi lodos vurdu: Yollar göle döndü
Kocaeli'de sabah saatlerinde etkili olan lodos hayatı olumsuz etkiledi. Şiddetli rüzgarın etkisiyle dalgalar yükselirken, deniz taşarak kıyı kesimlerinde su baskınlarına neden oldu.



Gölcük ilçesi Halıdere Mahallesi Sahil Caddesi deniz suyuyla kaplandı. Başiskele ilçesi sahil kesiminde de yollar göle döndü. Yolların su altında kalması nedeniyle sürücüler ilerlemekte güçlük çekti. İlçe belediyesi ekipleri çalışma gerçekleştirdi.



"Venedik'e döndük"

Esnaf İbrahim Hoşbaşak, "Venedik'e döndük. Lodosta her sene bu hale geliyor. Rıhtımın yükseltilmesini istiyoruz. Elektrik yok, depomu su bastı içiresinde malzemelerim var. Esnafımız çizmelerle dolaşıyor. Marketi su bastı her türlü zararımız var. Bazı işi bilmeyen arkadaşlarımız var deniz suyunun içerisinde geziyor" ifadelerini kullandı.


Adana merkezli 10 ilde 'Son Reçete' operasyonu

Adana merkezli 10 ilde, para karşılığında temin ettikleri başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden usulsüz reçete yazdırarak milyonlarca liralık ilaç temin eden şebekeye yönelik "Son Reçete" operasyonu düzenlendi

18.02.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
Adana merkezli 10 ilde 'Son Reçete' operasyonu
Adana merkezli 10 ilde 'Son Reçete' operasyonu
Adana merkezli 10 ilde, para karşılığında temin ettikleri başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden usulsüz reçete yazdırarak milyonlarca liralık ilaç temin eden şebekeye yönelik "Son Reçete" operasyonu düzenlendi. 69 şüpheli gözaltına alınırken, örgüte ait 87 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 34'ü tutuklanırken, 25 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, 10 kişi ise savcılıktan serbest kaldı.

Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, usulsüz reçete yöntemiyle ilaç temin eden şebekeye yönelik yaklaşık 1 yıl süren teknik ve fiziki takibin ardından operasyon düzenledi. "Son Reçete" adı verilen operasyonda, para karşılığında temin edilen başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden reçete yazdırılarak kanser ilaçları, uyuşturucu içerikli haplar, antibiyotikler ve sağlık kabinlerinde kullanılan ilaçların alındığı ortaya çıkarıldı.

Doktor üzerinden reçete, 6 eczaneden temin



Yapılan çalışmalarda, ilaçların doktor U.U. üzerinden reçete edildiği, örgüt içerisindeki 6 eczacı aracılığıyla temin edildiği belirlendi. Sağlık raporuna tabi ilaçların ise hasta yerine "dublör" kullanılarak alındığı tespit edildi. Dublörlük görevini hepatit hastası S.İ. ile R.O.'nun yaptığı öğrenildi.
Şebekenin temin ettiği ilaçları yasa dışı şekilde sağlık kabinleri ve farklı eczanelere sattığı, uyuşturucu madde içerikli hapların ise elden bağımlılara verildiği ve yurt dışına satış yaptığı belirlendi.

87 milyon TL'lik mal varlığına el konuldu



Soruşturma kapsamında şebekede; 1 doktor, 6 eczacı, 5 eczacı kalfası, 3 ecza deposu sahibi, 1 hemşire ve 2 dublör olmak üzere çok sayıda şüphelinin yer aldığı tespit edildi.
13 Şubat'ta Adana merkezli olmak üzere İzmir, Konya, Diyarbakır, Mersin, Antalya, Muğla, Batman, Osmaniye ve Mardin'de 186 ekip ve 600 polisin katılımıyla eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda 69 şüpheli gözaltına alındı.

Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ile 500 kutu ilaç ele geçirildi. Şebekeye ait yaklaşık 87 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu.
Şebekenin kamuya verdiği zararın belirlenmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından inceleme başlatıldı.

34 kişi tutuklandı

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden aralarında doktor, eczacı, ecza deposu sahipleri ve dublörlerin de bulunduğu 34 kişi tutuklandı. 25 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 10 kişi ise savcılıkça serbest kaldı.

Uyuşturucu çok baronlar yok

Edirne'de Kapıkule Gümrük sahasında yapılan operasyonlarda 914,33 kilogram esrar yakalandı

18.02.2026 10:39:00
İhlas Haber Ajansı
Uyuşturucu çok baronlar yok
Uyuşturucu çok baronlar yok
Edirne'de Kapıkule Gümrük sahasında yapılan operasyonlarda 914,33 kilogram esrar yakalandı.

Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza ekiplerince alınan istihbarat çalışmalar sonucu yurda giriş yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahası'na gelen bir tır, X-ray taramasına sevk edildi.



Şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine araçta narkotik köpekleri Thorin ve Neptün ile yapılan aramada, dondurulmuş tavuk etlerinin arasına gizlenmiş 763 vakumlu paket halinde 886,366 kilogram esrar ele geçirildi.

Pikapta gizli bölmelerden çıktı



Kapıkule'ye gelen pikap da istihbari bilgileri doğrultusunda X-ray taramasına yönlendirildi. Tespit edilen şüpheli yoğunluk üzerine yapılan detaylı aramada aracın gizli bölmelerinde 49 paket halinde 27,964 kilogram esrar bulundu.

İki ayrı olayla ilgili gözaltına alınan 3 şüpheli, sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.