Ehl-i Beyt panelleriyle Türkiye'yi karış karış gezen İcmal kadrosu, bu mübarek insanları anlatırken Hz. Fâtıma annemize de değiniyor.Ne değerli bir çalışma ki, İslam'ın yaşanmasında ve gelecek nesillere aktarılmasında mihenk taşı olan bu yüce annemiz, Sünni dünyada da tanınmaya başladı.İmam Sâdık (a.s.) şöyle buyurdu: "Muhakkak biz onu Kadir gecesinde indirdik (Kadir, 1) ayetindeki 'gece' sözcüğünün te'vili Fâtıma'dır. Ve Kadir sözcüğünün te'vili Allah Tebarek ve Teâlâ'dır. Bu yüzden her kim Fâtıma'yı (a.s.) hakkıyla tanırsa, Kadir gecesini idrak etmiştir. Ve bu adın ona verilmesinin sebebi bütün yaratıkların onu tanımaktan alıkoyulmuş olmasındandır (Yani onu olduğu gibi tanıyamadıklarındandır)." (Biharu'l-Envar, c.65, s.58).Pek çok âlim Ehl-i Beyt'in kimlerden oluştuğunu sayarken, Hz. Peygamberden sonra Hz. Fâtıma'nın ismini zikrederler. Zira O, dünyayı ahirete tercih etmenin canlı örneğidir, attığı her adım da Allah'ın rızasını arayan bir âşıktır. Resûlullah'ın rıhletinden sonra İslam'ı muhafaza rolünü üstlenen mücahidedir. Hz. Fâtıma zahirde bir kadındır ama hadislerle beyan edildiği şekliyle, O, insan sûretinde bir huridir. Son ve en büyük Peygamberin kızı; soyunu devam ettiren insandır. Dünya kadınlarının efendisidir. Hz. Peygambere hâl ve ahlak yönünden en fazla benzeyen kişi olduğu, Sünni dünyada onun yerine öne çıkarılmaya çalışılan Hz. Aişe validemiz tarafından da dile getirilmiştir.Hakim, Hz. Aişe'den rivayet ediyor: "Ben, Fâtıma kadar konuşmasında ve sohbetinde Resûlullah'a benzeyen birisini görmedim. Fâtıma, Resûlullah'ın bulunduğu yere geldiğinde, Peygamber ona hoş geldin der, (sonra) yerinden kalkıp Fâtıma'ya doğru gider; elinden tutup öper ve kendi yerinde oturturdu." (Müstedrekü's-Sahihayn, c.3, s.154 ve 159).Sahih-i Tirmizi'de (c.2, s.319) Hz. Aişe'den şöyle rivayet edilmiştir: "Ben Resûlullah'ın (s.a.a.) kızı Fâtıma kadar oturup kalkmasında, davranış tutum ve vakarında Resûlullah'a benzeyen birisini görmedim."Hz. Peygamberin nazarında Hz. Fâtıma'nın yerinin ayrı olduğu alışkanlık haline gelen şu hareketten de anlaşılabilir: "Resûlullah (s.a.a.) sürekli yolculuktan döndüğünde mescitte iki rekât namaz kılmayı severdi. Mescitten çıktıktan sonra hanımlarının yanına gitmeden önce mutlaka Hz. Fâtıma'yı (a.s.) görmeye giderdi." Hz. Peygamber, Hz. Fâtıma'ya "babasının annesi" diye seslenirdi. Hz. Hatice'nin vefatından sonra o küçük yaşına rağmen, babasının ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmış, en ağır şartlarda dahi O'nun yanından ayrılmamıştır. Hz. Fâtıma için Resûl-i Ekrem, eşi ve evlatlarından önce gelirdi. Muhiddin Taberi, Hz. Ali'den şöyle naklediyor: "Biz Resûlullah (s.a.a.) ile Hendek çukurlarındaydık ki, Fâtıma, Resûlullah'a bir parça ekmek getirdi ve ekmeği O'na uzattı. Resûlullah (s.a.a.), 'Nedir bu?' diye sorduğunda, Fâtıma, 'Çocuklarım için pişirdiğim ekmeğin bir parçasını Sana getirdim' dedi. Resûlullah onu yiyerek, 'Kızım, bu ekmek üç günden sonra Babanın yediği ilk yiyecektir' buyurdu." (Zehairü'l-Ukba, Bab'un fi Fazail-i Ehl-i Beyt, Zikr-u Bi'r-Ruha Bi'n-Nebi, s.47).Ebu Hazım'ın şöyle dediği nakledilmiştir: "Sehl ibn Sa'd, Resûlullah'ın Uhud savaşında aldığı yara hakkında sorulan bir soruya şöyle cevap verdi: Resûlullah'ın yüzü yaralanmış, azı dişi kırılmış ve başındaki miğferi ezilmişti. Resûlullah'ın kızı Fâtıma O'nun yüzündeki kanı yıkıyor ve Ali ibn Ebu Tâlib (a.s.) kalkanıyla su döküyordu. Fâtıma suyun kanı daha da arttırdığını görünce bir hasır parçasını yaktı ve külünü alıp yaranın üzerine sürdü, böylece kan kesildi." (Sahih-i Müslim, cihad ve siyer kitabı, Uhud gazvesi babı).Ebu Nuaym, Hilyetü'l??"Evliya'da (c.2, s.30) Ebu Sa'leb el??"Haşeni'den şöyle rivayet etmektedir: "Hz. Fâtıma, Hz. Peygamberden bir parçadır. Hz. Fâtıma'nın (a.s.) yanlarında olmadıkları bir an Resûlullah (s.a.a.) Hz. Ali'ye (a.s.) sırasıyla; Allah'ı, Resûlünü, Fâtıma'yı ve çocuklarını sevip sevmediğini sordu. İmam Ali (a.s.) hepsine 'evet' cevabını verdi. Resûlullah (s.a.a.), 'Ya Ali, gönül bir tane, sevgi ise dört. Bir kalbe bu kadar sevgi nasıl sığıyor?' diye sordu. Hz. Ali (a.s.) cevap veremedi. Ve Resûlullah'ın (s.a.a.) yanından ayrıldı. Hz. Fâtıma (a.s.) eşini üzgün görünce sebebini sordu. O da anlattı. Üstün bir zekâya sahip olan Hz. Fâtıma (a.s.) gülümseyerek şöyle buyurdu: 'Ey Ali, Babamın yanına git ve bu soruyu, ey Allah'ın Resûlü, sağ-sol, ön-arka diye insanın yönleri vardır. Kalbin de böyle cihetleri vardır. İşte ben Yüce Allah'ı, aklım ve imanımla; Sizi ruhum ve imanımla; Fâtıma'yı insani nefsim ile; çocuklarımı da babalık şefkatimle severim, diye cevaplandır.'Hz. Ali sevinçle kalkarak Resûlullah'ın (s.a.a.) yanına gitti ve aynı şekilde sorusunu cevaplandırdı. Resûlullah (s.a.a.) bu sözlerin Hz. Fâtıma'dan (a.s.) olduğunu anladı ve tebessüm ederek, 'Ey Ali! Bu sözler senin değil; ancak Peygamber ağacının dalından derilmiş bir meyvedir' buyurdu. (Münavi, Feyzü'l-Kadir, 4/421; İbn Hacer, el-İsabe, 8/107).Evet, Peygamber dalından bir meyve olan Hz. Fâtıma, kıyamette de bu büyük Peygamberin yanındadır. Hakim, Ebu Hureyre'den naklen Hz. Resûlullah'ın (s.a.a.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Kıyamet günü peygamberler kendi kavimlerinden olan mü'minlerle mülakat edebilmek için at üzerinde mahşere gelirler. Hz. Salih kendi devesine binerek mahşere gelir ve ben Burak'ın üzerinde mahşere gelirim. Burak her bir adımıyla gözün görebildiği en son noktaya kadar yol alır ve Fâtıma, Benim önümde hareket eder." (Müstedrekü's-Sahihayn, Marifetu's-Sahabe kitabı, Zikr-u Menakıb-i Fâtıma bint-i Resûlillah (s.a.a.) c.3, s.152).(Kaynak: Hz. Fâtıma, Prof. Dr. Haydar Baş).Allah, Cennet kadınlarının efendisi Hz. Fâtıma'yı tanımamızı, ahlakını örnek almamızı nasip etsin. Cenab-ı Hak, şefaatinden ayırmasın.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Sinem Baş / diğer yazıları
- Geçmiş olsun Sayın Baş / 23.03.2020
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018




























































































