logo
23 HAZİRAN 2026

Hz. Peygamberin nezdinde Ehl-i Beyt-IV

17.12.2019 00:00:00

Ehl-i Beyt âlimleri şu hususa da değinmektedirler: 

Arapçada sözün güzellik ve belagatine sebep olan cihetlerden biri de birbiriyle irtibatı olan iki cümle arasında yabancı bir cümlenin yer almasıdır. Kur'an'da bu mesele oldukça fazla görülmektedir. 

Örneğin, Allah-u Teala Mısır azizinin karısına olan hitabını anlatırken şöyle buyuruyor: "(Kocası) doğrusu bu, sizin düzeninizden (biri)dir. Gerçekten sizin düzeniniz büyüktür, dedi. Yusuf sen bundan yüz çevir. Sen de (kadın) günahın dolayısıyla bağışlanma dile." (Yûsuf, 28-29).

Bu ayetlerdeki "Yusuf Sen bundan yüz çevir" ayeti önceki ve sonraki ayetlere yabancı bir ayettir. Yani onlardan ayrı bir cümledir. Yine, şu ayet: "(Belkıs) dedi ki: Gerçekten hükümdarlar bir ülkeye girdikleri zaman orasını bozguna uğratırlar. Ve halkından onur sahibi olanları hor ve aşağılık kılarlar. İşte onlar böyle yaparlar. Ben onlara bir hediye göndereyim de bir bakayım elçiler neyle dönerler." (Nahl, 34-35).

Bu ayette geçen, "işte onlar böyle yaparlar" ifadesi önceki ve sonraki ayetlere yabancı bir ayettir. Zira bu ayet Allah'ın kelamıdır ki, Belkıs'ın sözleri arasında yer almıştır. Yani Allah Belkıs'ın sözünü naklettikten sonra onu tasdik eder mahiyette "işte onlar böyle yaparlar" buyurmaktadır. 

"Hayır, yıldızların yer (mevki)lerine yemin ederim. Şüphesiz eğer bilirseniz bu gerçekten büyük bir yemindir. Hiç tartışmasız bu Kur'an-ı Kerim'dir." (Vâkıa, 75-77). Görüldüğü gibi, "şüphesiz eğer bilirseniz bu gerçekten büyük bir yemindir" ayeti önceki ve sonraki ayete yabancı bir ayettir ki bu ayetin kendisi de yabancıdır. Yani onunla ilgisi yoktur. Yabancı ayet yabancı ayet içerisinde gelmiştir. Arapça'da buna "muterize cümlesi" denmektedir. Yani Tathir ayeti de Resûlullah (s.a.v.)'in eşleri hakkında nâzil olan ayetler arasında "muterize" olarak yer almıştır.

Tathir ayetinin mezkur ayetler arasında "muterize" olarak yer almasının nüktesi ise; beş mukaddes zatın makamına gösterilen inayet ve teveccühtür. Yani Allah-u Teâlâ Peygamberinin (s.a.v.) diliyle bir takım emir ve nehiylerde bulunuyor ve Resûlullah'ın (s.a.v.) eşlerine öğüt ve nasihatlerde bulunuyor. Çünkü Allah Peygamberin (s.a.v.) eşlerinin Ehl-i Beyt'in kınanmasına, lekelenmesine veyahut münafıkların bunlara dil uzatmalarına vesile olmalarını istemiyor. Yani bu beş mukaddes zatın takva, iffet ve şerafet dergahı her türlü kötülük pislik ve uygunsuzluklardan beri ve münezzeh olmalıdır. 

Gerçekten de bu mesele Kur'an'ın mucizesinden ve apaçık belagat örneklerinden biridir. Eğer bu muterize cümle ayetlerin arasına getirilmeseydi Kur'an'ın bu yönü kâmil olmayacaktı. Sünni âlimlerden Allame İbn-i Hacer-i Heysemî'nin "Es-Savâik" adlı kitabında Sa'lebi'den naklen yazdığına göre "Ehl-i Beyt'ten maksat Haşimoğulları'dır" diye iddia edenler vardır.

 
Gökhan Demir / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.